termik santral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
termik santral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2014 Pazar

TERMİK SANTRAL İÇİN REFERANDUM YAPALIM


Bursa, kamuoyu son bir aydır Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde (DOSAB) kurulacak kömürlü termik santrali tartışıyor.
İddialı bir cümle kuracağım ama belki de 10 Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlinden daha çok termik santral konuşuldu.
Yerel gazeteler manşetlerine taşırken, televizyonlarda tartışma programları yapıldı.
Belki de doğrusu bu.
Çünkü Bursa’da yaşayanları en cumhurbaşkanlığı kadar ilgilendiren bir konu.
DOSAB yönetimi tam saha pres taktiğiyle sanayi bölgesinin buhar ihtiyacının tamamını, elektrik ihtiyacının da üçte birini karşılayacak santrali her platformda anlatmaya devam ediyor.
DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül’ün bugüne kadar çeşitli platformlarda 30’un üzerinde sunum yaptı.
En büyük sunumda 3 gün önce DOSAB tesislerinde gerçekleşti. 2 saate yakın süren sunum bir yerel televizyon kanalından da canlı yayınlandı.
ULUSLARASI DENETİM ÖNERİSİ
Bu kez sözü işin patronu yani DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Kahraman aldı.
Projeyi kendilerinden dinlemeden araştırmadan yapılan eleştirilerden oldukça rahatsız.
Ancak, Bursa’nın termik santral konusundaki tepkilerini de kulak tıkamadıkları görülüyor.
Daha önceki ÇED sunumlarında yer almayan yeni bir konu kamuoyunun bilgisine sunuldu.
Benim de daha önceki yazımlarımda sürekli dile getirdiğim, santralin işletme döneminde ortaya çıkacak sorunlarla ilgili bir denetim önerisi yapılıyor.
Bu eleştirileri yapmamız, gördüğümüz kötü örneklerden kaynaklanıyor. Bursa bir ayda iki büyük fabrika yangını yaşadı. Uzmanların değerlendirmesine göre, özellikle son yangın   bu işletmedeki tedbirsizliklerden kaynaklanıyor.
Yani, dünya standartlarına uygun bir tesis kursanız bile işletmedeki aksaklıklar büyük felaketlere yol açabiliyor. Ya da başka bir deyişle konulan kurallara uyulmaması yüzünden çevre kirliliği ortaya çıkabiliyor.
Öyle olmasaydı bugün Bursa’nın her yeri kokmaz, Nilüfer Çayı simsiyah akmazdı.
DOSAB bu eleştiriler üzerine, işletme denetiminin uluslar arası bağımsız bir kuruluşa yaptırılması önerisini getiriyor.
Bence önemli bir adım ve bunların kamuoyunda tartışılmasının sağlayacağı yararı gösteriyor. Daha 5-6 aylık ÇED sürecinde daha bir çok öneri ortaya çıkacaktır.
TOFAŞ’IN ENDİŞESİ
Nitekim, sunumda bölgede üretim yapan dev fabrikası bulunan Tofaş’ın da konuyu yakından takip ettiği ortaya çıktı. DOSAB Yönetim Kurulu Üyesi olan Tofaş İnsan Kaynakları Müdürü
Burhan Çakır da, bu konudaki beklentilerini dile getirdi.
Ekonomik ve çevre açısından sıkıntı görmedikleri fabrikanın acaba otomobil üretimine etkisi ne olacaktı? Türkiye’de bunun başka bir örneği olmadığı için bir norm da oluşmamış, başta   Fiat ve Chrysler’e soruldu. Ayrıca sektörde faaliyet gösteren diğer firmalardan da bilgi isteniyor. Çakır, “ilk etapta 65 metre olan termik santral bacasının yükseltilmesini isteyebiliriz” diye ekliyor.
DOSAB, bilgilendirme atağını sürdürürken, çevreciler de boş durmuyor.
İlk günden termik santrale karşı olan Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER), Termik Santral Karşıtları Platformunu oluşturdu. Platformda  bölgede yer alan Panayır, İsmetiye, Demirtaş, Doğanevler, Yeniceabat mahalle muhtarları, sakinleri ile Sinpaş, Yaseminpark'ta oturanlar, projenin yapılmaması için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne topladıkları 5 bin 558 dilekçeyi verdi. 
BURSALILARA SORALIM
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Bursa eski Çevre Müdürü Mahmut İnan’dan da bir öneri geldi.
Plesibit yapalım...
İnan’a göre, büyük bir sanayi baskısı altında denizleri,dereleri, gölleri, tarım toprakları can çekişen Bursa’da bu problemler birçok projede ortaya çıkıyor. Bu durum kent yöneticilerini, kurumları, siyasileri de büyük sıkıntılara sokuyor. Bu problemleri aşmanın en iyi ve mantıklı yolu plesibit. Yani referandum yaparak halka sormak. 
5393 Sayılı Belediye Kanunun 15’inci maddesi belediyelere halk oylaması yetkisi veriyor. Söz konusu maddede, “Belediye, belde sakinlerinin belediye hizmetleriyle ilgili görüş ve düşüncelerini tespit etmek amacıyla kamuoyu yoklaması ve araştırması yapabilir” ifadesi yer alıyor.
Kentin yarınlarını etkileyecek böyle bir yatırım için bununun kullanılması gerektiğine ben de inanıyorum.
İstanbul Kadıköy’de bir parkla ilgili geçtiğimiz aylarda mahalle halkına soruldu.
Neden, havamızı suyumuzu kullanacak böyle bir tesis için Bursalılara sorulmasın?



9 Temmuz 2014 Çarşamba

ŞEHİR İÇİNDE TERMİK SANTRAL; ALTIN VURUŞ

Korkulan haber sonunda Ankara’dan geldi.
Artık Bursa kent merkezi sayılan şehirlerarası otobüs terminalinin hemen karşısında yer alan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde (DOSAB) kurulacak 49 megawatt gücündeki Buhar ve Elektrik Üretim Santrali'ne Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan izin çıktı.
14 Ocak 2013’ta “Şehrin göbeğinde termik santral olmamalı” başlıklı yazımda, yaşanacak sıkıntıları anlatmıştım.
Aradan neredeyse bir buçuk yıl geçti ve bakanlık şehir içinde termik santrale izin verdi.  Bursa, Keles’in 23 köyünü nerdeyse ortadan kaldıracak termik santrali tartışırken, asıl sürpriz DOSAB santrali oldu. 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü sitesine konulan ÇED raporundan alıntılar yaparak, bu santral hakkında biraz bilgi vereyim.
DOSAB, Bursa’nın planlı kurulmayan OSB’lerinden biri olmasına rağmen sonradan yapılan planlarla büyüyerek, Türkiye’nin en büyük organize sanayilerinden biri oldu. 300 firmanın üretim yaptığı DOSAB’ta yaklaşık 30 bin kişi istihdam ediliyor. İçerisinde ağırlıklı olarak tekstil sektörü, otomotiv ana ve yan sanayinde faaliyet gösteren firmaların yer aldığı bölgede kurulmasına onay verilen tesis 49 megawatt güç kapasitesi ile faaliyet gösterecek.
Yıllık cirosu, 2 milyar doları ihracattan olmak üzere, toplam 4 milyar dolar olan DOSAB içerisinde yer alan firmaların ihtiyaç duyduğu buharın tamamı ve elektriğin bir kısmının karşılanması için planlanan ve kömürle çalışacak santral sayesinde doğalgaz tüketiminde yüzde 65 tasarruf sağlanacak.
GÜNDE 600 TIR KÖMÜR KENT MERKEZİNE TAŞINACAK
DOSAB içerisinde yaklaşık 52 bin metrekare alan üzerine kurulması planlanan tesisin 30 ayda bitmesi hedefleniyor. Santralin çalışma süresi 8 bin 250 saat/yıl ve projenin ekonomik ömrü ise 30 yıl. 
Şimdi gelelim asıl konuya...
Proje kapsamında ihtiyaç duyulan kömür ise Polat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited şirketinden tedarik edilecek. Ön anlaşma ÇED raporunun içinde yer alıyor. Küller de Bursa Çimento’ya verilecek.
Santral,
yılda 500 bin ton ve günde bin 200 ton linyit kömürünü yakıt olarak kullanacak. Ve bu kömür, Gönen, Kepsut, İsaalanı, Dursunbey, Alpagut’tan karayoluyla getirilecek. Rakamla yazınca belki size bir anlam ifade etmiyor olabilir.
Günde bin 200 ton kömür demek, her gün
600 TIR yada kamyonun kömür getirmek için şehre girmesi anlamına geliyor.
Santral sıfır kirlilik yaratsa bile günde 600 kamyonun kente girmesi bile kirlilik için yeterli değil mi?
SIFIR KİRLİLİK SÖZ KONUSU DEĞİL
En büyük tepkiyi santrale onayı öğrenen çevreciler veriyor. DOĞADER Başkanı Murat Demir’e göre, şehir içinde düşük kalorili kömürle termik santral, kirlilikte son nokta anlamına gelen altın vuruştan başka bir şey değil.
Demir’e göre, Bursa zaten aşırı derecede kirli bir havaya sahip. Bunun üzerine kömürle çalışan santralin yaratacağı kirliliği koyarsanız, bu olumsuzluğun tuzu biberi olacak. Zaten sağı-solu sanayi ile çevrili Bursa’da fabrika bacalarından zehir saçılmakta. Hangi teknoloji olursa olsun, yanan kömürün sıfır atığı söz konusu olamaz.
Demir, santralin yapılmaması için yasal girişimlere başlayacaklarını söylüyor.
Aslında benim gibi çoğu kişinin umudu Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin bu konudaki görüşüydü.
BURSA’YI KİRLETENLER JAPON VEYA ÇİNLİ DEĞİL
Çünkü, Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde kentte kirliliğe yol açan tesislerden 10 yıl için kurtulma planları yapıyor. Kentin anayasası olan imar planlarına da bunlar işleniyor ve Bursa artık kirlilik yaratacak fabrika istemiyor. 
2 yıl önce Gemlik Serbest Bölgesi’nin hemen yakınındaki Azot sanayi de termik santral kurmak için girişimlerde bulunmuş, önce Gemlik halkı ve Belediye Başkan Vekili Refik Yılmaz, ardından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe karşı çıkınca proje rafa kaldırılmıştı.
Aynı tavrı DOSAB santrali için beklerken, Altepe yaptığı açıklamada, gerekli bilgiyi alacaklarını ve çevre için olumsuz bir durumun olma şansı bulunmadığını söyleyerek ekliyor; ‘Avrupa standartlarına uyulduktan sonra şehir içinde tesis olur. Özellikle Almanya’nın her yerinde şehir içinde termik santral var. Çevreye zarar vermeden çalışabiliyor. Avrupa’daki standartlara uyduktan sonra şehir içine tesis olur. Bölgedeki sanayicilerin hepsi Bursalı. Yanlış bir şey olmaz. Yanlış bir şey olsa durur, çalışmaz zaten’
Altepe’nin bu konudaki görüşüne maalesef katılmıyorum.
Gelişmiş ülkeler, kent merkezlerinde bu tesisleri kurmuyor. Altepe’nin ayrıca sanayicilerle ilgili görüşleri de Bursa’nın mevcut durumuyla maalesef örtüşmüyor.
Nilüfer’in simsiyah akmasına, kentin artık dört mevsim kokmasına neden olanlar Japon veya Çinli değil!
Kentin geleceğini etkileyecek olan bu konuda iş, yine çevrecilerin hukuksal zeminlerdeki mücadelesiyle sonuçlanacak sanırım.



 



Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...