Balkanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balkanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2021 Perşembe

Tatil merkezlerindeki billboardlardan Bursa daveti [02 Haziran 2021 ]

Koronavirüs pandemisi öncesi rotasını turizme çeviren Bursa, yıllar sonra bu alanda önemli mesafeler kaydetmişti.

Tarih ve doğa turizmi konusunda Bursa algısı; özellikle Türkiye'de belirli bir noktaya ulaşmış, başta Güney Kore olmak üzere uzak Asya'da yeni pazarlarla ilgili atılan adımlardan da önemli geri dönüşler sağlanmıştı.

Ancak, pandemi turizmdeki tüm planları altüst etti. Alınan önlemler, kapanmalar bırakın seyahat etmeyi insanları evden dışarıya çıkamaz hale getirdi. Bursa markası konusunda BEBKA'nın yaptığı çalışmalar bile son aşamaya gelmesine rağmen kamuoyuna açıklanamadı.

Önceki gün en uzun soluklu kapanmanın ardından yeni normale dönüş adımları atıldı. İç turizm özellikle önümüzdeki haftalardan itibaren ivme kazanacak.

Bursa ise bu konuya hazırlıklı. Pandemi döneminde ciddi planlama çalışmalar yapıldı. Özellikle birçok alanda Türkiye'ye örnek olan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından diğer illerde de kurulması önerilen Bursa Turizm Platformu, aylık toplantılarını hiç aksatmadan yürüttü.

Çünkü pandeminin şekillendireceği yeni turizm konsepti için Bursa biçilmiş kaftandı. İnsanlar kalabalık ortamlar yerine doğa turizmini tercih edecekleri sinyallerini vermeye başladılar.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında turizm ile ilgili beklentilerinin yüksek olduğunu ifade ederek, yeni dönemde Bursa'nın yıldızının parlayacağını söyledi.

Bursa Turizm Platformu da, bu tarza uygun seçenekler konusunda alternatifleri arttırmak istiyor. Önceki gün aynı zamanda TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı da olan Murat Saraçoğlu koordinatörlüğünde toplanan platform, kendi içinde etki ve verimli çalışma yapmak amacıyla icra kurulu oluşturdu. Bu kurulda, Turizm Tanıtma Birliği, Kültür ve Turizm Müdürlüğü, TÜRSAB ve GÜMTOB yer alacak.

Toplantıda, kent tanıtım projeleri ve harita basımı, Bursa'daki potansiyel turizm bölgelerinin eksiklikleri, dizi ve film projeleri, turizm fakültesi kurulması, Kozahan ve Uludağ'ın yeni fotoğraflarının çekilmesi, geleneksel Bursa yemeklerini markalaştırma çalışması, turizm zabıtası ve fuar konuları ele alındı.

Murat Saraçoğlu, dış pazar olmasa da iç pazarda Bursa'ya ilgi ve algıyı arttırmaya çalıştıklarını belirterek, önümüzdeki günlerde İstanbul'un yanı sıra Bodrum, Antalya, Marmaris gibi turizm bölgelerindeki billboardlarda Bursa davetlerinin yer almaya başlayacağını söyledi.

Aslında bu bahar döneminde Bursa'ya turizmcileri davet etmeyi planladıklarını anlatan Saraçoğlu, 'Bütün planlarımız altüst oldu. Önümüzdeki günlerden itibaren yeniden tanıtım atağına geçiyoruz. Alım heyetleri ve turizm acentalarını Bursa'ya davet edeceğiz. İstanbul'da da görüşmeler yaparak konaklamalı turist sayısının arttırılması için girişimlerimiz olacak' dedi.

RUSYA YASAĞI KALDIRMADI, BEKLENTİLER YİNE ÖTELENDİ

Koronavirüsün vurduğu turizm, 54 sektörü doğrudan etkilediği gibi istihdama da önemli katkı sağlıyor. Turizm geliri, 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17 artarak 34 milyar 520 milyon 332 bin dolar olarak gerçekleşmişti. Gelen turist sayısı 52 milyona ulaşmıştı. Türkiye gibi dış ticaret açığı olan ülkeler için önemli olan turizm için 2020'de beklentiler oldukça yüksekti. Ancak, pandemi buna izin vermedi. Küresel krizle birlikte Türkiye'nin 2020'deki turizm geliri yıllık yüzde 65 düşüşle 12 milyar dolar oldu.

Bu yıl yaz sezonu için yine umutlar vardı. Ancak mutasyon ve Türkiye'deki aşılamanın istenilen sayılara ulaşamaması kapıların açılmasında sıkıntılar yarattı. Dış turizmin canlanmasıyla ilgili beklentilerimiz Rusya'nın uçuş yasağını kaldırmaması üzerine yine ötelendi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve beraberindeki heyet, 20 Mayıs'ta Rusya'ya giderek uçuşların yeniden başlaması konusunda görüşmeler yapmıştı. Bu görüşmelerde Rusya tarafı ne kırmızı ne de yeşil sinyal vermiş, inceleme yapılacağını açıklayarak bizi sarı ışıkta beklemeye almıştı.

Uçuş yasağı ile ilgili kararı merakla beklenen Rusya Koronavirüsle Mücadele Merkezi, Türkiye ile Tanzanya'ya uçuş yasağının 21 Haziran'a kadar uzatıldığını duyurdu. Karara gerekçe olarak iki ülkedeki ağır epidemiyolojik durum gösterildi.

Rusya'nın kararını değerlendiren TÜRSAB Yönetim Kurulu'nda Bursa'yı Sayman Üye olarak temsil eden Hasan Eker, 'Bu zaten beklediğimiz bir gelişmeydi' dedi.

Aldıkları duyumlara göre kararın siyasi olduğunu ifade eden Eker şöyle devam etti:

'Ancak Rus Hükümeti siyasi olmadığını duyurduğu için güvenmek zorundaydık. Bu kararla beklentilerimiz ötelenmiş oldu. Zaten bugün seferlerin açılacağı bildirilse hazırlıkları bir ay sürer ve sonra turist gelir'

Türkiye'nin başka ülkelerin kararlarını beklemek yerine, atması gereken adımların önemli olduğuna da dikkat çeken Eker, 'Bizim bir an önce hızla aşılamayı arttırmamız lazım. Bunun yanı sıra gelen turistler için de aşı ve PCR testi kurallarını yaygınlaştırmamız gerekiyor. Bu karar ilk başta turiste zorluk gibi gelse de Türkiye'ye olan güveni arttıracaktır. Kendinizi turistin yerine koyun aşı olan ve PCR testi yaptıranların alındığı bir otele mi gidersiniz yoksa, herkesin elini kolunu sallayarak girdiği tesise mi'

GÖZLEM KULESİ'NDE GÜNDEM BALKANLAR

Balkanlar ve Batı Trakya ile ilgili önemli gelişmeler yaşanıyor. Bulgaristan'da önümüzdeki temmuz ayında seçimler yapılacak. Burada Türklerin kurucuları arasında yer aldığı partilerin kilit rol oynaması bekleniyor. Bir başka gelişme de sandık sınırlamasının kaldırılması. Batı Trakya ise Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in açıklamaları Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun gezisi ile yeniden gündeme geldi.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin bu akşamki konuğu CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan olacak.

Prof. Dr. Özkan, Bal-Göç genel başkanlığı sonrası siyasete atılan bir isim. CHP'de de Balkan masası üyesi. Programda, Balkanlar ve Batı Trakya'daki gelişmeleri ele alacağız.

Gözlem Kulesi bu akşam saat 20.30'da ASTV'de...

 

26 Haziran 2021 Cumartesi

Bursa, bir UNESCO apoleti daha istiyor [30 Ocak 2021 ]

Bursa, sahip olduğu zenginlikleri UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne aldırmak için geçtiğimiz yıllarda uzun ve büyük çaba gerektiren yolculuktan başarıyla çıkmıştı.

Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık'ın Dünya Mirası Listesi'nde yer alması, rotasını turizme çeviren Bursa'ya büyük avantajlar sağladı. Belki de bunun bir sonucu olarak Hanlar bölgesinin önünün açılması gibi dev bir proje de hayata geçti.

Bursa, bugünlerde yeni bir UNESCO apoleti daha elde etmek için kolları sıvadı.

Hedefte yine UNESCO'nun bir çalışması var: UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programı (UCCN)

UNESCO tarafından 2004 yılında kurulan bu program, çeşitli bölgelerden farklı gelir seviyeleri, kapasite ve nüfusa sahip şehirleri yaratıcı endüstriler alanında çalışmak üzere bir araya getiren bir girişim.

Program, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda yerel aktörler tarafından yürütülen kültürel endüstrilerin yaratıcı, ekonomik, sosyal potansiyelini geliştirmeyi amaçlıyor.

Yaratıcı Şehirler Ağı, 7 tema etrafında şekillendiriliyor. Edebiyat, film, müzik, zanaat ve halk sanatları, tasarım, gastronomi ve medya sanatları temalarında şehirler adına bu süreci yerel yönetimler yürütüyor ve başvuruyu da belediyeler yapıyor.

Halen, Yaratıcı Şehirler Ağı'nın dünyada 85 farklı ülkede 246 üyesi bulunuyor. Ağa dahil olan şehirler, bu alanlardaki uygulama paylaşımından ortak kurumlara, şehrin kalkınma planlarına kültürün entegre edilmesinden mesleki ve sanatsal ağlar, değişim programlarına kadar bir çok alanda işbirliği yapıyor.

Türkiye'den halen Gaziantep (Gastronomi-2015), Hatay (Gastronomi-2017), İstanbul (Tasarım-2017), Kütahya (Zanaat ve Halk Sanatları-2017), Afyon (Gastronomi-2019) ve Kırşehir (Müzik-2019) yer alıyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi de 2021'de bu ağa katılmak için 'Zanaat ve Halk Sanatları' temasında başvurusunu yaptı. Bursa, bu yıl Türkiye'den kabul edilecek 2 kent arasında yer alarak, yeni bir apolet daha kazanmak istiyor. Sonbahardaki başvurunun ardından 150 kişilik bir katılımcı ile 5 farklı oturumda yuvarlak masalarda tartışarak Bursa'nın öne çıkan değerleri belirlenerek, hangi dallarda çalışma yapılması gerektiği uzmanlarla birlikte kararlaştırılacak.

Mayıs ayında aday şehirler, kasım ayında da hak eden kentler ilan edilecek.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde önceki gün başvuru ile ilgili çalıştayı izleme fırsatı bulduk. Daha sonra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da toplantıya katılarak konuşma yaptı.

20 yıl önce dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker'in dillendirdiği dünyada artık şehirler yarışacak vurgusuyla konuşmasına başlayan Aktaş, UNESCO'nun Yaratıcı Şehirler Ağı programında yer almasının Bursa'ya yeni avantajlar sağlayacağına dikkat çekti.

Zanaat ve Halk Sanatları temasında başvuru yapılmasının gerekçesini de açıklayan Aktaş'a göre, Bursa'nın bu konuda zengin bir geleneği var.

Çinicilik, ipekçilik, karagöz gölge oyunu, kaşıkçılık, çorapçılık, saraçlık, semercilik, havluculuk, bıçakçılık, çömlekçilik, çarıkçılık, kasnakçılık, hasırcılık, yorgancılık, iğne oyası, yatık/matara yapımı, kündekârî sanatı, süpürgecilik, fıçıcılık, alem sanatı ve takunyacılık gibi mesleklerin bugün Bursa'da yaşatılmaya çalışılan el sanatları olduğunu vurgulayan Aktaş, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na girilmesi halinde bu sanatların daha da gelişeceğini sözlerine ekledi.

KILIÇDAROĞLU, BOZBEY'İN SAHAYA İNMESİNİ İSTEDİ

Yerel seçimler Bursa'da kıyasıya bir yarışa sahne olmuş, Alinur Aktaş yüzde 49,62 ile büyükşehir belediye başkanı seçilirken, rakibi Mustafa Bozbey ise yüzde 47,03 oy almıştı.

Yerel seçimler sonrası Bursa seçimleri genel siyasetin de konusu olmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimin 2 puan farkla kaybedilmesi üzerine 'Bursa kalbimde yaradır' sözleriyle üzüntüsünü dile getirmişti.

Kılıçdaroğlu'nun Bursa'dan dün iki önemli ziyaretçisi vardı. Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz.

Erdem ve görüşmede bulunan Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız, Nilüfer Belediyesi'nin 2020 çalışmalarını ve 2021'deki projelerini, Fırat Yılmaz'da geçtiğimiz günlerde yayınlanan 40 sayfalık faaliyet raporunu Kılıçdaroğlu'na sundu.

Görüşmede, iki başkan Kılıçdaroğlu'nu mart ayında belediye huzurevi ve Alzheimer konukevinin açılışına davet etti. Kılıçdaroğlu da, törene katılmaktan memnuniyet duyacağını ifade ederek, Bursa'ya gelmek istediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, görüşmede, 'Mustafa Bozbey'in sahada görmek istiyorum' dedi. Konuyu sorduğumuz Fırat Yılmaz, o bölümü şu sözlerle anlattı:

'Sayın Kılıçdaroğlu, Bursa seçimlerini kılpayı farkla kaçırdığımızı hatırlattı ve Bozbey'in sahaya inmesini istedi. Bizim de yalnız bırakmamamızı ve birlikte çalışma yapmamızı talep etti. Bir dahaki seçimde mutlaka Bursa'yı alacağız mesajını verdi.'

BALKANTÜRKSİAD'TA TUNAKAN BAYRAĞI ŞAKİR'E DEVREDİYOR

Yazılarımda sık sık değinirim; Bursa'da sanayi ve iş dünyasının gelişmesinin temelinde Balkan göçmenlerinin büyük katkısı bulunuyor. Otomotivden tekstile hangi sektöre bakarsanız Balkanlardan göçle gelenlerin imzasını görürsünüz.

Ekonominin lokomotifi olan Balkan ve Rumeli göçmenleri, bir araya gelerek, bu sinerjiyi Bursa için kullanmak amacıyla Balkan ve Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'ni kurdular.

Yıllar ne çabuk geçiyor. Kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçen bu sivil toplum kuruluşu, geçen zamanda çok başarılı projelere imza attı.

Bunlardan biri olan Balkanevi'nde dün basın toplantısı düzenleyen Yönetim Kurulu Başkanı Berat Tunakan, pandemiye rağmen 2020'de de çalışmalarını sürdürdüklerini açıkladı. 6'sı kadın yeni 29 üyenin katılımıyla derneğin üye sayısı 400'e ulaşırken, Eğitim Vakfı üzerinden destek faaliyetleri de devam etti.

2020 yılı başında belirledikleri Avrupa Birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi ve iş dünyasının AB fonlarından daha çok faydalanması misyonunu 2021'de de sürdüreceklerini anlatan Berat Tunakan, görevini yönetim kurulu üyesi Fatih Şakir'e devretmeye hazırlanıyor.

Pandemi yasakları kalkınca gerçekleştirilecek genel kurulda görevi devredecek Tunakan, kendi dönemi içinde kalıcı bir eser bırakmayı da başardı: MİNİA Balkantürk....

Balkanlardaki kültür mirası eserlerin Bursa'da yaşatılması için Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı ve Nilüfer Belediyesi ile işbirliği içinde 'MİNİA Balkantürk Açıkhava Müzesi'nin hazırlıklarını da toplantı sonrası inceledik. 12 Balkan ülkesindeki Osmanlı eserlerinin yer alacağı MİNİA Balkantürk, bahar aylarında açılacak.

Önümüzdeki dönem başkan adayı Fatih Şakir de, bayrağı daha yukarıya taşımak için yeni projelerle göreve başlayacağını söyledi.

Toplantıdan birkaç not daha vereyim. BALKANTÜRKSİAD'da AB fonlarından daha çok faydalanabilmek için proje ekipleri oluşturulacak. Atina'da cami yapılması projesi için kampanyaya katılacak. 

17 Haziran 2021 Perşembe

Balkanlar'ın Refik abisi... [14 Ocak 2020 ]

Bursa'nın Balkanlar'la ilişkisi Osmanlı'nın kuruluş yıllarına kadar dayanıyor. İstanbul'un alınmasından önce erenlerin gönülleri fethetmesiyle başlayan Balkanlar'daki 500 yıllık izlerimizi, 100 yıllık ayrılık silemedi.
Osmanlı, Bursa'dan başladığı fetihlerin yanı sıra şehircilik anlayışı ve vakıf gibi sosyal kurumları da Balkanlar'a taşıdı. Ayrılığın ardından göçler yine Bursa'ya yapıldı. Dolayısıyla son 20 yılda yeniden kurulan köprüler de Bursa üzerinden gerçekleşiyor.
İlişkilerin geliştirilmesinde Bursa belediyelerinin rolü büyük. Belediye başkanları iktidar ve muhalefet partilerinden de olsalar bakış açısı değişmiyor. Ancak, kökleri Üsküplü olan geçen dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin katkılarını unutmamak gerekir.
Altepe'nin ardından bayrağı yine kökleri Balkan coğrafyasından olan AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen aldı. TBMM Bosna-Hersek Dostluk Grubu Başkanı olan Özen, bulduğu her fırsatta Balkan ülkelerini ziyaret ederek, bağları güçlendirmeye çalışıyor. En son Arnavutluk depremi sonrası gösterdiği yakın ilgi ve çabalarına bizzat bu ülkenin büyükelçisi teşekkür etti.

Özen, gösterdiği bu çabalar sonucu kısa sürede Balkanlar'ın Refik abisi oldu. Bir sıkıntı veya sorun yaşandığında ilk başvurulan vekil olan Özen, geçen hafta Hayrat Vakfı üyeleriyle birlikte Bosna'ya gitti. TİKA, Yunus Emre Vakfı ve Türkiye Büyükelçiliği'nde görüşmeler yapan Özen, Sönmez Medya ziyaretinde Bosna Hersek gezisiyle ilgili izlenimlerini anlattı.
'Balkanlar'daki her eser ecdadın coğrafyaya vurduğu mühür. Eğer o eserler ortadan kalkarsa bizim mühürlerimiz silinmiş olur' diyen Özen, özellikle ekonomik durumun iyi olmadığı ve işsizlik oranının yüzde 25'e ulaştığı Bosna'ya yatırım çağrısı yaptı. Bursa'da ciddi sayıda Boşnak sanayici bulunduğunu hatırlatan Özen, gençlerin çalışmak için Avrupa ülkelerine göçünü önleyeceğine dikkat çekti.
Çünkü yaşanan göçler demografik yapıyı bozması daha büyük sorunlara yol açabilir.

Balkanlar'da ve özellikle de Bosna Hersek'te Türkiye'nin varlığının ne kadar önemli olduğunu 2017 yılında Büyükşehir Belediyesi'nin organizas-yonuyla katıldığımız Srebrenitza'daki anma törenlerinde bizzat görmüştük. Katliamdan yaralı kurtulan bir Boşnak'ın 'Sizin varlığınız bizim için çok önemli. Eğer burada olmazsanız yine katliama uğrarız' sözleri hâlâ hafızamda.
O yüzden Balkan coğrafyası Bursa ve Türkiye'nin en hassas konusu olmalı.

'RİSK ALMAMIZ, İRADE ORTAYA KOYMAMIZ LAZIM'

TBMM'de Milli Savunma Komisyonu Başkanvekili de olan Refik Özen, Libya ile ilgili yaşanan gelişmeler ve ateşkes konusuna da değindi.
'Eğer o tezkere çıkmasa ve biz Türk askerini göndermeseydik sahada olmasaydık, masada olmayacaktık' diyen Özen, Libya tezkeresine muhalefetin ret oyu vermesine bir anlam veremediğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun 2018 yılının ağustos ayındaki sözlerini hatırlatan Özen;
'İtalya orada, Fransa orada biz niye yokuz diyordu. Libya'ya gideceğiz denildiğinde ise ne işimiz var diyor. Bu coğrafya bizim coğrafyamız. Söz sahibi olmamız için risk almamız, irade ortaya koymamız lazım. Bu koyduğumuz iradenin neticesini de bugün Libya'da ateşkes sağlandı ve önümüzdeki günlerde İnşallah daha güzel neticeler alınacak'

ANKARA'DA ULUDAĞ ZİRVESİ

Türkiye'nin en önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Uludağ, kar kalınlığının bir metreyi aşması sayesinde iyi bir sezon geçiriyor.
Ancak, istenilen Uludağ'ın dört mevsim yararlanılabilecek hale getirilmesi. Geçen yıl bu konuda önemli adımlar atıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Bursa ziyaretinde Uludağ'ı bürokrasi ve çok başlılıktan kurtaracak alan başkanlığı kurulacağını açıklamıştı.
Bursa Valiliği bu konudaki çalışmalarını tamamlayarak Ankara'ya gönderdi. Kapadokya'da benzeri uygulamanın Uludağ'a nasıl yansıyacağını turizmciler de merak ediyor.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, Bursa'nın taleplerinin Ankara'da bakanlar ve ilgili bürokratlara aktarılması ve çözüm bulunması konusunda her alanda çalışmalarını sürdürüyor. Çavuşoğlu, dün de Bursa'dan gelen aralarında Hayri Yazıcı, Haluk Beceren ve Ender Alkoçlar'ın da bulunduğu turizm işletmecilerini Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile görüştürdü.
Görüşmede, Uludağ'ın geleceğine dönük hedefler ele alındı.

 

20 Temmuz 2014 Pazar

BALKANLARA 100 YIL SONRA DÖNÜŞ...

Balkanlar’dan 100 önce gözyaşları içinde ayrılırken,  600 yıllık bir miras ve onun tarihsel izleri yerinde kalmıştı.
Acılı göç kervanına katılmayanlar ise bu mirasın en önemli unsurlarıydı. Çünkü bu gönül bağı, yüzyıllarca süren dostluk, kardeşlik ve kader birliğiyle oluşmuştu.
Gönüllerde duran sevgi nerdeyse üç kuşak geçmesine rağmen ilk günkü tazeliğini korumaya devam ediyor.
21’inci yüzyılda, dünyanın bir çok yerinde yaşanan dönüşüm, Balkanlar’da da çok sancılı biçimde yaşansa da gerçekleşti.
Bu gün artık, insanlar Türkiye’ye olan bağlarını ve özlemlerini daha rahat yerine getirirken, ilişkiler de her geçen gün gelişmeye devam ediyor.
Türkiye’deki girişimciler de yüzyıllarca önce tıpkı Ataları gibi önce gönülleri fethederek Balkanlara geri dönüyor.
Bu sayede kalanların 100 yıllık yalnızlığı artık sona eriyor.
Gönül köprülerini kurmak ise yine  600 yıl önce olduğu gibi Bursa’ya düşüyor. 
Bursa Büyükşehir Belediyesi son 10 yılda Balkanlar’da ayrım gözetmeksizin gitmedik toprak parçası bırakmadı.
Tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkma ile başlayan çalışmalar, sonunda “Balkanlarla Sürekli İşbirliği ve Temas Projesi’ne dönüştü.  Proje, geçen nisan ayında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sivil toplum örgütleriyle gerçekleştirdiği işbirliği ile hayata geçirildi. Oluşturulan heyet, bir yıl içinde Balkanlar'daki 10 ülkede resmi ve sivil kurumlarla, diplomatik temsilcilerle, medya mensuplarıyla, kanaat önderleriyle detaylı görüşmeler ve toplantılar yaptı. Nisan 2015’e kadar görev süresi olan heyet, ara raporunu geçen hafta Bursa’da açıkladı. 
İslam Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Genel Koordinatörü ve Proje Yürütme Kurulu Başkanı Cihangir İşbilir, ara raporu açıklarken, son yıllarda sadece Türkiye'den değil, tüm İslam dünyasından Balkanlar'a yönelik ilgi arttığına dikkati çekti.
Ancak bu ilginin ve bölgeye yönelik projelerin stratejik bir planlama ile yönetilmesi, kaynakların yerinde ve doğru kullanılmasının şart olduğunu kaydeden İşbilir’e göre, bu proje,  sivil ve resmi kurumlara saha ile ilgili detaylı ve doğru bilgiler vererek, stratejik bir planlama hazırlayacak.
Hazırlanan ara rapor, ziyaret edilen ülkelerde elde edilen veriler ve izlenimlerden oluşuyor. Ayrıca her ülke için ayrı ayrı proje önerileri var. Raporda 100 proje somut olarak, anlatılıyor.
İşbilir’e göre, en önemle çalışma ise 10 yıl süreyle Balkan yıllığının çıkarılması ve Bursa’da Balkan Entellektüeller toplantısı olacak. Ayrıca büyük çoğunluğu Bursa’da yaşayan Balkan diasporasını da harekete geçirmek amaçlanıyor.
İşbirlir’in önerisi ise artık “Elveda Rumeli” modundan çıkılması, çünkü artık “Merhaba Rumeli” deme zamanı geldi geçiyor bile.
RAPORDAKİ DUYGULANDIRAN MESAJ
Raporu hazırlayan heyetin 10 ülkede tespit ettiği en önemli unsur, Türkiye’ye olan saygı ve özlem. Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’te yaşanan bir anekdot ise bunun en güzel örneği.  Rapordaki şeklini hiç eklemeden aktarayım:
“Zagreb’te bir bayram namazı sonrası bir araya gelen müftü ve büyükelçiler sohbet ederken, başka bir ülkenin büyükelçisi, biraz da su-i niyetle, Zagreb Müftüsü’ne şöyle bir soru yöneltir: Müftü bey, İslam Alemi bayramı yarın kutlayacakken, buradan neden bugün kutlanıyor ? Cevap anlamlıdır; Bayram İstanbul’da hangi gün kutlanırsa Zagreb’te de o gün kutlanır”
Bu anekdot bile Balkanların Türkiye’ye bakışının güzel bir göstergesi.
Ve raporun son cümlelerinden biri; Balkanlarda hiçbir ülkenin mazisi bir diğerinden bağımsız olmamış, istikbali de bağımsız olmayacaktır.
Doğru söze ne denir...









Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...