müsilaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müsilaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2021 Perşembe

Vaka sayısı 200'ün altında, Bursa'nın altıda biri aşılandı [15 Haziran 2021 ]

 Koronavirüs pandemisinde, hem Türkiye hem de Bursa'dan iyi haberler var.

Önce kasım-aralık, ardından mart-nisan aylarında Bursa kabus dolu günler yaşamıştı. Günlük vaka sayıları her iki dönemde de 5 bini aşmıştı. Nisan ayındaki kısıtlamalara rağmen vaka sayısı uzun süre 2 binin altına düşmemişti.

İyi haberin birincisi 1 Haziran'da kısıtlamaların kaldırılması üzerine vaka sayılarında geçmişte olduğu gibi artış bekleniyordu. Korkulan olmadı. Kısıtlamalar döneminde 200'e inin günlük vaka sayısı, bu rakamında altında seyretmeye başladı.

İkinci iyi haber ise aşıyla ilgili. Aşılamanın başladığı ilk günlerden beri aynı şeyi söylüyorduk. Türkiye, aşı hızı konusunda, geçmişteki deneyimiyle dünyanın en iyi ülkelerinden biri. Hatta aşı temininde sıkıntı yaşanmadığı günlerde, Almanya'yı bile geçmiştik. Ancak, aşı tedarikinde sıkıntı başlayınca Türkiye, alt sıralara inmeye başladı.

Yeniden aşı tedarikinin sağlanmasının ardından Türkiye yeniden atağa geçti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, sosyal medyadan sürekli aşı sayılarını paylaşan Koca, dün saat 11.50 itibarıyla uygulanan birinci doz aşı sayısının 20 milyon 324 bin 5, ikinci doz aşı 13 milyon 734 bin 486 olduğunu, Böylece toplam doz miktarının 34 milyon 58 bin 491 olarak gerçekleştiğini duyurdu.

Peki, Bursa'da aşılama durumu nasıl?

Sağlık İl Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, vaka sayısında yeniden sarı kategoriye inildiğini ve tüm enerjilerini bugünlerde aşı çalışmalarına verdiklerini söyledi.

Bursa'da günlük aşı ortalaması, 8-9 binden 25 bine yükseldi. Dün itibarıyla Bursa'da bir milyon 300 bin birinci doz, 500 bin de ikinci doz aşı yapıldı. Birinci doz aşısını olup ikinci doz için bekleyenlerin sayısı ise 300 bin.

Bursa'nın altıda birinin ikinci doz aşı olduğunu vurgulayan Dr. Yavuzyılmaz, hastanelerde randevusuz aşılama konusunda da esneklik sağlandığını söyledi.

Aşı konusunda yaşanan en büyük sıkıntı ise sosyal medya veya fısıltı gazetesi yoluyla yayılan haberler.

Bu konu gerçekten önemli. Bursa Valisi Yakup Canbolat, aylar önce sırası gelip de aşı olmayanlarla ilgili çok güzel bir değerlendirme yapmış ve bu davranışın vebal olduğuna dikkat çekmişti.

Aşı karşıtlarının dünyanın başka ülkelerine bakmalarını öneriyorum. Nüfuslarının büyük çoğunluğunu aşılayan ülkeler, pandeminin yarattığı cendereden çıktılar. Bir çok ülkede normal hayat başladı. İnsanlar artık maskelerin ne zaman atılacağını konuşuyor.

Böylesine fayda sağlayan aşı konusunda, bireysel davranışlar elbette olabilir ama bunu çeşitli mecralarda, asılsız haberlerle kampanyalara dönüştürmenin ne faydası var? Bilemiyorum.

Bir zamanlar dünyayı kasıp kavuran kızamık, çocuk felci gibi hastalıklar bugün artık görülmüyorsa bunun en büyük nedeni aşıdan başka bir şey değil.

MARMARA'DA KİRLİLİĞE NEDEN OLANLARI TEŞHİR EDELİM

Marmara Denizi, aşı kirlilik yüzünden can çekiştiğini her tarafı kaplayan müsilajla verdi. Aslında bu mesajı vermekte geç bile kaldı.

Yıllarca bu güzelim denizi, foseptik olarak kullandığımızı geçtiğimiz günlerde aynı zamanda Marmara Belediyeler Birliği Başkanı olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, samimiyetle itiraf etti.

Foseptik bir yana en kirletici sanayi tesislerini de Marmara kıyılarında kurduk. Bandırma ve Gemlik'te gübre fabrikaları bunun iki örneği. Yetmedi, kirlenmenin ötesinde bugün müsilajın en önemli nedenlerinden biri olan deniz suyunun ısınması da sadece küresel iklim değişikliğinden de kaynaklanmıyor. Marmara kıyısındaki bir çok tesis deniz suyunu alarak, bir-iki derece ısıttıktan sonra geri bırakıyor. Bu işlem bile küresel ısınmadan daha etkili.

Bu arada, geçtiğimiz günlerde yazmıştım. Marmara'daki kirliliğin önlenmesi konusunda, iktidar ve muhalefetin tek ses olması son yıllarda görülmemiş bir gelişme. TBMM'de 5 partinin verdiği 10 önerge birleştirilerek genel kurulda kabul edildi ve araştırma komisyonu kuruldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın aldığı tedbirlere de her kesimden destek var.

Şimdi önemli olan alınan kararların ödün verilmeden uygulanmasında, geçtiğimiz hafta DHA'da çalıştığım yıllarda tanıdığım Bandırmalı gazeteci Tufan Dalgıç'tan üzerinde konuşulup tartışılması gereken bir öneri geldi. Tarım Bakanlığı hileli ürünlerle ilgili bir süreden beri güzel bir uygulama yaparak, bunları adıyla markasıyla teşhir ediyor. Aynı şey Marmara'yı kirletenlerle ilgili yapılabilir. Bu konuda adres de belli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptığı çalışmaları anlattığı 'Marmara hepimizin' adlı siteyi kurdu. Burada denetim sonuçlarını cezaları ve kirletenlerin teşhiri caydırıcı olacaktır.

SOYDAŞIN BAŞVURU İÇİN SON GÜNÜ...

Bulgaristan'da 4 Nisan'da yapılan seçimlerde yelerinin ve kurucularının çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisi 30 milletvekili çıkardı. Ayrıca 4 Türk de başka partilerden vekil seçildi. Ancak, koalisyon hükümeti kurma çalışmaları başarısızlıkla sonuçlanınca 11 Temmuz'da erken seçim kararı alındı.

2016'da aşırı milliyetçilerin girişimleri sonucu Bulgaristan seçimlerinde, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu AB dışındaki ülkeler için sandık sınırlaması getiriliyordu. Sandık sayısı 35'ten yukarıya çıkarılmadığı için oy kullanma hakkı tam anlamıyla gerçekleşmiyordu. 11 Temmuz'da yapılacak Bulgaristan erken seçimlerinde bu sınırlama kalktı.

Ancak, alınan kararda sandık kurulması için çifte vatandaşların 15 Haziran'a kadar (yani bugün) internet üzerinden başvuruda bulunmaları gerekiyor. Yapılacak bu başvurulara göre, başta Bursa olmak üzere 11 ilde kurulacak sandık sayısı belirlenecek.

Başvurulardaki son durumu öğrenmek için BAL-GÖÇ Genel Başkanı Veli Öztürk ve CHP'nin Balkan Masası Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan'a sordum.

Bursa'da 4 Nisan seçimlerinde 8 sandık kurulduğunu hatırlatan Öztürk, başvuruların beklenenin altında olduğunu belirterek, 'Çifte vatandaşların bir bölümü oy kullanmak için Bulgaristan'a gidecek. Sanırım onlar başvuruda bulunmadı' dedi.

Prof. Dr. Yüksel Özkan da, Türkiye'de oy kullanmak isteyenlerin bugün mutlaka başvuruda bulunmaları gerektiğini hatırlatarak, edindiği bilgiye göre Bursa'dan bugüne kadar 4 bin 500 civarında başvuru yapıldığını söyledi.

Yapılan başvuru sayısına göre, Bursa'da 30, Türkiye genelinde ise 120 civarında sandık kurulacağını kaydeden Prof. Dr. Özkan şöyle devam etti:

'Seçim kurban bayramı öncesine denk geldiği için 15 bin civarında çifte pasaportlu vatandaşımızın Bulgaristan'da oy kullanmasını bekliyoruz. Zaten her bayram öncesi bu sayıda insan gidip geliyor. Bayramı da birleştirmek isteyenler erken gidip oy kullanabilir'

Sandık ve oy kullananların sayısının artması 11 Temmuz'daki seçimde Türklerin daha çok milletvekili çıkarması sağlayıp, hükümet kurulması konusunda anahtar parti haline getirecek.

'Marmara'nın takipçisi olacağız, yoksa vatandaş yüzümüze vurur' [11 Haziran 2021 ]

Marmara Denizi'nde müsilaja neden olan kirliliğin önlenmesi amacıyla geçen hafta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan 22 maddelik eylem planı kamuoyuna duyuruldu.

Doğrusunu söylemek gerekirse bugüne kadar görülmemiş bir hızda ilk adımlar atıldı. Deniz yüzeyindeki müsijın temizlenmesine başlandı. Gerçi bunun pansuman tedbir olduğunu geçen ay yazmıştım. Ancak moral açısından yine de yabana atılmayacak bir çalışma.

Diğer yandan YÖK'te toplanan bilim insanları inceleme sonuçlarını ve çözüm önerilerini sunarken, TBMM'de Marmara'deki kirlilik ve müsilajın incelenmesi amacıyla araştırma komisyonu kuruldu.

Aralarında Bursa'nın da bulunduğu Marmara'ya kıyısı bulunan illerin valileri, toplantılar yaparak Marmara'ya deşarjları mercek altına aldılar.

Bunlar önemli gelişmeler ancak Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı'nın dediği gibi; 'Bu deniz 40 yılda bu hale geldi. 40 günde temizlenmeyecek ama atık arıtma tesislerini yapmadığımız, adım atmadığımız sürece sebepler ortadan kalkmayacağı için müsilajda kalıcı, köklü bir çözüme doğru yol alamayız.'

Bu nokta önemli olan nokta alınan atık su arıtma tesislerinin bir an önce yapılması. Daha önce çevre ile ilgili alınan kararlarda sık sık gördüğümüz gibi erteleme olmaması.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin bu haftaki konuğu AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın oldu. Parlamentodan önce Bursa ve Sakarya'da Çevre ve Orman Müdürlüğü görevlerinde bulunan Aydın, 22 maddelik eylem planına TBMM adına imza koyan Çevre Komisyonu Başkanvekili.

Programda alınan kararları madde madde değerlendiren Aydın da arıtma tesislerinin önemine vurgu yaptı. Belediyeler ve sanayi tesislerinin eylem planlarındaki kararları bir an önce hayata geçirmesinin önemine dikkat çeken Aydın, 'Bunları yapmazsak Marmara denizini daha çok konuşuruz' dedi.

Marmara'ya deşarjlarla ilgili çok ciddi bir denetim mekanizmasının devreye girmesi gerektiğini kaydeden Aydın, çevre müdürlüklerinin geçmişte sıkıntılar yaşadığını anlatarak, şöyle devam etti:

'Merhum Hikmet Şahin'in başkanlığı döneminde ben de çevre müdürüydüm. Denetime gidip numuneyi alıyorduk. Ancak bunları tahlil edecek kitlerimiz yoktu. Bugün artık tüm teknik imkanlara sahibiz. Bursa'da Çevre müdürlüğü ve BUSKİ çalışmalara başladı. Tüm deşarjlar inceleniyor'

Denetim ve alınan arıtma tesislerinin kurulmasıyla ilgili getirilen süreler konusundaki endişelerimi Aydın'a sordum. O da samimiyetle yanıt verdi:

' Ben bunun, daha doğrusu siyaset bunun takipçisi olacak. Eğer biz takip etmezsek vatandaş yarın bizim yüzümüze vurur, artı Allah indinde vebalini düşünmek istemiyorum. Araştırma komisyonu da kuruluyor. Komisyon hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hem de belediyelerin çalışmalarını meclis açısından gözlem altına alacağız. Hiç kimsenin bundan şüphesi olmasın'

KORONA BİTMEDEN BURSA TRAFİĞİ RAHATLAMAZ

Uludağ'ın eteklerinde kurulan Bursa, hızlı büyümesinin sancılarını hep yaşadı. Koronavirüs pandemisi öncesi Bursa'da kime sorsanız ulaşımı birinci sorun olarak gündeme getiriyordu.

Seçimler sırasında da adayların vaatlerinin ilk sırasında da ulaşımın rahatlatılması için yapılacak yatırımlar yer alıyordu. Geçen yıl pandemi başladıktan sonra yasaklar, kısmen de insanların evden çalışmayı tercih etmesi nedeniyle trafikte kısmı rahatlama görülmeye başlanmıştı.

Ancak bu kısa süreli rahatlamaya rağmen yasak ve kısıtlamaların kalkması kadim sorunun katlanarak büyümesine neden oldu.

Önceki gün İMSİAD'ın basın toplantısına giderken tanık oldum. Kuzeyden gelip, önce batı, ardından doğu yönüne doğru yaklaşık 40 kilometre yol kat ettim. Sabah saat 08.00-10.00 arasında nereyse kentin her noktasında yoğun trafik vardı. Göz ucuyla Bursa metroya, belediye otobüsleri ve yoldaki araçlara baktım. Eskiden bu saatlerde tıklım tıklım dolu olan metro ve otobüslerde neredeyse üçte bir kapasitede yolcu vardı. Karayolundaki araçların büyük bir bölümünde ise sadece sürücü.

Geçen yıl pandemi başladığında toplu taşım araçlarındaki doluluk oranı yüzde 30'lara düşmüştü. Son durumu Burulaş Genel Müdürü Kürşat Çapar'a sordum. 1 Haziran sonrasındaki açılmaya rağmen toplum taşım araçları hala 450-480 bin bandında. Bu da kapasitenin yüzde 50-55'i kadar. Pandemi öncesi 900 bine ulaşılmıştı.

Korona yüzünden toplu ulaşım yerine bireysel araç kullanımı arttı. Bir rakam daha vereyim; 2003 yılında 279 bin olan Bursa'daki araç sayısı, bir milyon 50 bine ulaşmış. Bu süre içinde birkaç kavşak dışında çok büyük ulaşım yatırımı yapılmadı. Araç sayısı 4 kat artarken, yollar aynı kalıp, vatandaşlar da toplu taşım araçlarını tercih ederlerse çıkacak sonuç bu.

Koronavirüs korkusu geçmeden Bursa'nın trafik sorununun azalmasının imkanı yok gibi...

Bu arada, Kürşat Çapar, görüşme sırasında aşı ile ilgili otobüs şoförlerinin bir sitemini de dile getirdi. Birçok kesime verilen aşı önceliğinin yüksek risk altında bulunan şoförlere de tanınmasını istedi.

İMO'DA ULAŞIM ZİRVESİ

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi'nin önceki gün önemli ziyaretçileri vardı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Komisyonu Başkanı Mürsel Durmaz, Ulaşım Dairesi Başkanı Rüştü Şanlı, Ulaşım Koordinasyonu Şube Müdürü Ferhat Arıkan, Trafik Şube Müdürü Enes Altun, Ulaşım Komisyonu üyeleri Remzi Çınar, Ayhan Önal, Semih Türkcan, Oğuz Hançer'in İMO ziyaretinde Bursa'nın ulaşım sorunları konuşuldu.

İMO Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, yönetim kurulu ve Ulaşım Komisyonu üyeleri ile yapılan görüşmede, koordinasyon toplantıları yapılmasına, Bursa adına fikir ve proje üretimi için ortak çalışmasına karar verildi. Ayrıca pandemi koşullarının uygun olması halinde geniş katılımlı ulaşım sorunlarının ele alınacağı çalıştay düzenlenmesi kararlaştırıldı.

 

Marmara Planı: Türk gibi başlayıp İngiliz gibi bitirebilmek [09 Haziran 2021 ]

Marmara Denizi'ni artık kamu görevlilerinin de dillendirdiği gibi uzun yıllar boyunca fosteptik gibi kullanmamızın acı sonuçlarıyla karşı karşıya kaldı.

Marmara'da başlayan müsilaj, yapılan gözlemlere göre, Kuzey Ege ve Karadeniz kıyılarına da çıktı. Tıpkı koronovirüs gibi salgın şeklinde ilerliyor.

İlk günlerde kamu otoritesinin ilgisiz kaldığı müsilajla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ancak 2 ay sonra harekete geçebildi. Geçmiş olaylara bakıldığında bu bile hızlı bir refleks sayılabilir.

Bakanlık ve Marmara Belediyeler Birliği'nin düzenlediği çalıştaya katılan 650 bilim insanı ve kamu görevlisi görüşlerini ve çözüm önerilerini açıkladı. Bir gün sonra da Bakan Murat Kurum, milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla düzenlediği toplantıda 22 maddelik eylem planı açıklandı.

Doğrusunu isterseniz çok kısa sürede böylesine kapsamlı bir eylem planının ortaya çıkması beklemiyordum. Bilim insanları değerlendirmesini daha iyi yapacaktır ama bekli de Haliç'teki temizlikten sonra Türkiye'nin en kapsamlı çevre ile ilgili eylem planı olacak.

Burada bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Hevesle bir işi başlayıp, disiplini kaybetmeden tamamlama konusunda, güzel bir benzetme yapılır;

'Türk gibi başla, Alman gibi çalış ve İngiliz gibi bitir'

Huyumuzdan mı suyumuzdan mı bilemiyorum. Çok büyük hevesle başladığımız işler maalesef yarım kalıyor.

Marmara Eylem Planını madde de incelediğinizde; bunlar yapılırsa kirliliğin önlenmesinde önemli mesafeler kaydedilebilir sonucu çıkarıyorsunuz.

Bilim insanlarının birçoğu da aynı görüşte. Ancak, endişelenenler de var tabii...

Endişenin nedeni de şu:

Yıllardan beri çevre konusuna duyarlı olduğum için yazılar kaleme alırım. Hangi konuya el atsam. Kısa bir araştırma sonucu aslında bununla ilgili kanuni düzenlemeler olduğunu görürüm. Ya yasa ya yönetmelik mutlaka vardır. Temel problem ise uygulamada.

Avrupa standartlarının üzerinde bir çevre yasamız mevcut. Bakanlık karar alıp, yönetmelik yayınlıyor ama bir süre sonra bakıyorsunuz, sanayici veya yerel yönetimler veryansın ediyor. Bu standartları yerine getirme imkanımız yok...

Hemen uygulamanın ertelenmesi kararları geliyor. Bir yılla başlıyor, ucu açık devam ediyor.

Dün Marmara Eylem Planı ile ilgili görüşlerini sorduğum Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar da planı gayet kapsamlı ve detaylı hazırlanmış olarak nitelerken aynı endişeleri taşıdığını dile geçirdi.

Dindar, uzun yıllar Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanlığı da yaptığı için sahayı da yakından bilen bir insanı. O da bugüne kadar bir sürü eylem planı yapıldığını hatırlatarak, 'Ama hiç biri layıkıyla yürütülmedi, geçiştirildi, ertelendi' değerlendirmesi yaptı.

Eylem planında atık su tesislerinin ileri biyolojik arıtma yapması için 3 yıllık geçiş süresi verildiğini ifade eden Dindar, 'Bunu üç yılda bitirmek çok önemli. 5 yıla çıkarsa sonuç alamazsınız. O yüzden sürenin uzatılmaması gerekiyor. Ayrıca deşarjların online izlemesinin ivedilikle başlaması gerekiyor. Bu bakanlığın kurduğu sitede de yayınlanmalı ki herkes görsün ve gerekirse kamuoyu baskısı oluşsun' dedi.

Gecikmelere 2006 yılındaki kentsel atık su yönetmeliğini örnek veren Dindar, 'Bu yönetmeliğe göre koruma alanlarının belirlenmesi ve deşarj kriterlerinin azot ve fosfor açısından revize edilmesi gerekiyordu. Bir türlü yapılmadı ve 2016'da ancak uygulanabildi. Zamanında devreye girip layıkıyla uygulansaydı bu gün bu sorunu yaşamazdık. Bursa'daki tekstil ram bacaları ve termik santrallerle ilgili de hep öteleme ve erteleme politikası izlendi' dedi.

BURSA'DAKİ ÜNİVERSİTELER ADINA ÜZÜLDÜM

Marmara Denizi'ndeki müsilajın incelenmesi amacıyla çeşitli haberleri okuyorsunuzdur. Denizi olmayan Ankara'daki ODTÜ'nün araştırma gemisi Marmara'ya açıldı. İstanbul Üniversitesi gemisi incelemeye başladı, Gebze Teknik Üniversitesi gemisi de açılıyor.

Ya biz... Sadece Bursa Teknik Üniversitesi'nin toplanan müsilajın değerlendirmesiyle ilgili çalışmasını gördük.

Bursa Uludağ ve Teknik Üniversitelerinin su bilimleri fakültesi yok. Gemileri, araştırma laboratuarları da yok. Ne bir araştırma ne bir inceleme ne okuduk ne duyduk.

Oysa Bursa, 125 kilometrelik Marmara'ya kıyı kesimiyle aslında bir deniz şehri. Böylesine kritik bir durumda, araştırmaya Bursa'dan da katılım beklerdik.

Eylem planına göre, İstanbul merkez üs olacak. İnceleme ve değerlendirmeler orada toplanacak. Oysa Bursa üniversiteleri bu işe öncülük etse belki merkez en çok etkilenen Gemlik ve Mudanya olacaktı.

Bursa'daki üniversiteler adına üzüldüm....

GÖZLEM KULESİ'NDE DE GÜNDEM; ÇEVRE

Marmara Denizi'ndeki kirlilik sonucu ortaya çıkan müsilaj, ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin de gündemi olacak.

AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, aynı zamanda TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili. Aydın, parlamentodan önce de Bursa ve Sakarya'da Çevre ve Orman İl Müdürlüğü yaptığı için konuyu yakından bilen isimlerden biri.

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli'ndeki törende Eylem Planı'na da imza koyan Aydın ile Marmara Denizi'ndeki kirliliğin önlenmesini konuşacağız.

Gözlem Kulesi, bu akşam saat 20.30'da ASTV'de...

 

Marmara Denizi'ne Haliç modeli eylem planı [06 Haziran 2021 ]

Marmara Denizi, artık can çekiştiğini son iki aydır görülen müsilajla gözler önüne serdi. Koruyabilseydik doğal bir akvaryum olan Marmara'nın çığlığı sonunda karşılık bulmaya başladı.

İlk çıktığı günlerde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından normal bir doğa olayı olarak nitelendirilen müsilajın aslında Marmara'daki kirliliğinin boyutunun görünenin çok ötesinde olduğunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da iki ay sonra farkına vardı.

Önceki gün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Marmara Belediyeler Birliği'nin çevrimiçi düzenlediği 'Marmara Denizi'nde Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay yapılırken, 300 bakanlık görevlisi, 91 noktadan Marmara'ya dökülen dere, nehir ile arıtma tesislerinden numuneler aldı.

650 akademisyen, uzman ve sivil toplum görevlisinin katıldığı çatıştay, Marmara'daki işin ne kadar ciddi olduğunu ve aslında çok geç kaldığımızı da gösterdi.

Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, konuşmasına samimi bir itirafta bulunduğu ibaresini ekleyerek, kirliliğin en önemli kaynağını dile getirdi:

'Marmara'yı adeta bir foseptik gibi kullanmışız yani sadece ön arıtmadan geçen atık suyu açık denize derin deşarjlarla boşaltmışız, Akdeniz'den dip akıntısı yoluyla Karadeniz'e gideceğini düşünmüşüz ve bu yolla devam etmişiz'

Marmara'nın bir hava olarak ele alınması gerektiğini ve bütünleşik bir yönetim sistemi oluşturulması gerektiğine de işaret eden Büyükakın, bu sözleriyle çözümün adresini de gösterdi: Birlikte hareket ve ortak çözüm...

İlk yapılması gereken ise Marmara'ya yapılan ve yüzde 52'sine yakını biyolojik ve ileri biyolojik arıtma yapılmadan gerçekleştirilen deşarjlar. Büyükakın'a göre, bunun önüne geçilmeden deniz salyasının besini olan azot ve fosfor miktarı azalmadan salya probleminin önüne geçilemez. Sadece evsel atıklar değil, aynı zamanda endüstriyel kaçaklar, tarımsal faaliyetten gelen kirliliğinden düşünülmesi gerekiyor. O yüzden derin deniz deşarjlarının masaya yatırılması, en kontrol edilebilir ve değişken biyolojik arıtma imkanlarının geliştirilmesi lazım.

Müsilaj olayı başladığı ilk günden beri uyarılarını kamuoyu ile paylaşan Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, çevrimiçi çalıştayda, Marmara denizi için müsilaj erken uyarı sistemi kurulmasını önerdi.

'Atık yönetim sistemimizi değiştirmediğimiz sürece müsilajdan kurtulma şansımız yok." diyen Sarı'ya göre, deniz süpürgeleriyle müsilajların toplanmasının sürdürülebilir çözüm değil. Marmara için iklim değişikliği dikkate alınarak yeni bir atık yönetim politikası belirlenmeli.

CUMHURBAŞKANI TALİMAT VERDİ, EYLEM PLANI AÇIKLANIYOR

Çalıştayın ardından bugün Kocaeli'nde Bakan Murat Kurum koordinasyonda, Marmara Denizi'ne kıyısı olan belediye başkanları ve yetkililerin katılımıyla yapılacak toplantıda 'Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı'na son hali verilecek ve plan kamuoyuna açıklanacak.

5 Haziran Çevre Günü dolayısıyla Millet Bahçesi toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, müsilaj sorunun çözümü için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na talimat verdiğini belirterek, 'Haliç'i nasıl kurtardıksak, denizlerimizi de bu beladan kurtaracağız' dedi.

Erdoğan, daha bir büyük bir bela olduğunu nitelediği Haliç'i temizledikleri gibi müsilaj sorunundan denizlerin kurtarılacağını söyledi.

'Marmara'yı kaderine terk etmeyeceğiz' diyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da 1994'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Haliç'in temizlenmesi projesine değinerek, bugün açıklayacakları eylem planlarının ipuçlarını verdi.

Birinci öncelik kaçak deşarjların önlenmesine verilecek. Anlık izleme sistemlerinin sayısı arttırılacak. İkincisi Marmara'daki tüm belediyelerle teknik ve maddi destek verilecek. Belediyelere tarih, süreç ve iş programları verilerek takibi bakanlık tarafından yapılacak. Biyolojik arıtma tesislerinin sayısı arttırılacak. Ayrıca ön arıtma yapıldıktan sonra derin deşarj yerine kolektör hattıyla arıtma sularının yeniden kullanımı sağlanacak. Bu oran hale Türkiye genelinde yüzde 3. Yeni projelerle bunun yüzde 5'e çıkarılması planlanıyor.

Öyle anlaşılıyor ki başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bakanlık Marmara'yı önümüzdeki günlerde mercek altına alacak. Buradaki en önemli konu kaçak deşarjlar. Geçtiğimiz günlerde yazmıştım. Doğancı Barajı dolunca savaklar açılarak Nilüfer Çayı'na pırıl pırıl Uludağ suları verilmişti. Ancak çayın Marmara Denizi'ne boşaldığı noktaya gittiğinizde simsiyah akıyor. Ne zaman ki su, barajdan çıktığı temizlikte Marmara'yla buluşursa o zaman kirlilik biter.

65 YAŞ ÜSTÜNÜN ÇİLESİ NE ZAMAN BİTECEK?

Koronavirüs pandemisi başladığı günden beri en çok sıkıntı çeken kimler diye sorarsanız, yanıtı çok basit 65 yaş üstü vatandaşlarımız...

İlk yasak onlara geldi, bırakın hafta sonunu aylar boyunca evden dışarıya çıkamadılar. Kısıtlamalar kalkınca da en son onlara sıra geldi.

1 Haziran sonrası 65 yaşın çilesi hala bitmedi. Oysa bu yaş grubundaki vatandaşlarımızın büyük bölümü ikinci doz aşısını dahi oldu. Ona rağmen hala kısıtlama...

Kısıtlama mı kaldı diyenleri duyar gibi oluyorum; Ben de farkında değildim. Gazeteye gelen telefonlar üzerine yaptığım araştırma sonucu öğrendim: Evet, 65 yaş üstünün hala otobüs, minibüs, metro gibi toplu taşıma araçlarına binmeleri yasak. Yasağın kaynağı yerel de değil. İçişleri Bakanlığı'nın 1 Haziran genelgesinde yer alıyor.

Dünyanın başka ülkelerinde iki doz aşısı olanlar neredeyse maskesiz dolaşma hakkına sahip. Biz de ise yasaklara devam... 

Müsilajda önemli gelişme: Normal doğa olayından eylem planına geçiş[ 03 Haziran 2021 ]

 Bilim insanlarının araştırmalarına göre; dünya, son yarım milyar yılda 5 kez kitlesel yok oluş yaşadı. Bu yok oluşlarda, canlı türlerinin yüzde 80 ile 96'inin soyu tükendi. Bunların hepsi doğal gelişmeler sonucuydu.

Kimi meteor çarpması, kimi baskın türlerin yaşamı engellemesi, kimi seri yanardağ patlamaları sonucu gerçekleşti. Yine bilim insanlarına göre, dünya altıncı yok oluşa doğru hızla ilerliyor. Bunun nedeni ise insanoğlunun son 200 yılda yarattığı değişim ve kirlenme...

Dünyanın birçok yerinde görülen doğal yok oluşun ayak izlerinden biri uzun yıllardan beri kirlilik tehdidi altında bulunan Marmara Denizi'nde ortaya çıktı.

Marmara havzasında 25 milyon kişi yaşıyor. Sanki ülkenin başka yerlerinde fabrika kurulamazmış gibi ülke sanayinin can damarı da bu havzada. Bir yanda evsel atıklar diğer yanda sanayinin yarattığıkirlilik.

Buna deniz değil okyanus bile dayanmaz.

Mart ayının son haftalarında Marmara komaya girmeye başladığının sinyalini verdi. Denizin üzeri müsilaj adı verilen tabaka ile kaplandı. Kirlilikle gelen azot ve fosforla beslenen türler, deniz suyu sıcaklığı da artınca tabakalar oluşmaya başladı. Tabaka haline gelince farkına vardık ama bu işin görünen yüzüydü. Bilim insanlarına göre, Marmara'nın ışık gören 30 metrelik kesimi müsilajın etkisi altındaydı. Yani sadece Gemlik körfezi, Erdek, İstanbul kıyıları değil tüm Marmara istila altında.

İşin ilginç yanı ise bilim insanları bu can çekişi kamuoyuna duyururken, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, durumu normal doğa olayı olarak nitelendirmesiydi.

Dün, meslek büyüğümüz Ahmet Emin Yılmaz'ın yazdığı gibi bu konudan sorumlu olan iki bakanlığın sesi soluğu çıkmıyordu. Belediyeler, ahtapot denilen araçlarla deniz yüzeyini temizliyordu. Geçen haftalarda bunun sadece bir pansuman tedbir olduğunu yazmıştım.

Çözümün adresi Marmara'yı kirleten faktörlerin ortadan kaldırılmasıydı. O yazıda Adriyatik denizinde yaşanan müsilajın 6 ülkenin işbirliği nasıl çözüldüğünü de anlatmıştım.

Önceki gün nihayet Çevre ve Şehircilik Bakanlığı harekete geçti. Bakan Kurum, sosyal medya hesabından açıklama yaparak, müsilajı mavi vatanları tehdit eden önemli bir sorun olduğunu dile getirdi ve ardından bunun küresel ısınmanın yol açtığı deniz suyu sıcaklığındaki yükselme, denizdeki durağanlık ve kirlilikten kaynaklandığına işaret ederek, şunları yazdı:

'Marmara Denizinde görülen ve hepimizi derinden etkileyen çevresel soruna da yine hep birlikte-ortak akılla-çözüm üreteceğiz. Bakanlık olarak 300 kişilik ekibimizle Marmara Denizi'nde 91 noktayı, karada da tüm arıtma tesislerini ve kirlilik kaynaklarını denetliyoruz. Alınan örnekleri Çevre Laboratuarımızda inceliyoruz. Bu çalışmalarımızı yerel yönetim ve üniversitelerimizle birlikte yürütüyoruz'

Bu konuda belediyelere büyük görev düştüğüne de işaret eden Kurum, 'Çözüme herkesi dâhil ederek tüm tarafların katılımıyla 4 Haziran'da "Marmara Denizinde Müsilaj Sorunu ve Çözüm Önerileri" çalıştayımızı yapacağız. 6 Haziran'da da "Marmara Denizini Koruma Eylem Planı"nı kamuoyuyla paylaşacağız'

Bakanın açıkladığı çalıştay yarın Marmara Belediyeler birliği ve Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın işbirliğiyle zoom üzerinden çevrim içi olarak düzenlenecek. Çalıştayda, Marmara Denizi'nin mevcut çevresel durumu ve bunun deniz ekosistemine etkileri, kentsel atıksu yükü ve projeksiyonlar, su ürünleri ve turizm başta olmak üzere çevre yönetiminin sektörel etkileri, tarımsal kirlilik ve gemilerden kaynaklı kirlilik konularını ele alacak. Çözüm önerileri anlatılacak.

CHP'LİLER TEKNEDEN MESAJ VERDİ

Müsilaj konusunun gündeme taşınması amacıyla CHP İl örgütü de dün Ünsal Kaptan teknesiyle denize açılarak mesaj verdi.

CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, Millet İttifakı Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Gemlik Belediye Başkanı Uğur Sertaslan ve partililerin katıldığı teknedeki basın toplantısında, sorunun yalnızca belediyelerin çabasıyla çözülemeyeceği ifade edilerek, ilgili bakanlıklar ve tüm birimlerin harekete geçmesi çağrısı yapıldı.

İşin özü iktidarı muhalefetiyle bu yakıcı çevre sorunun çözülmesi konusunda herkes hemfikir.

Gözler artık bakanlığın eylem planında... Çevre ile ilgili bir çok alanda çıkan kanunlar ve konulan hedefler gibi sadece kağıt üzerinde kalmaz...

BURSA, SALGIN SONRASI SAĞLIK TURİZMİNE HAZIRLANIYOR

AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin, sağlık turizminin öncü isimlerinden biri. Daha milletvekili olmadan önce Bursa Sağlık Turizmi Derneği'nin (BUSAT) kurucu başkanlığını yapmış ve konunun gündeme taşınması ve çalışmalar yapılması konusuna öncülük etmişti.

Dr. Esgin, milletvekili seçildikten sonra da bu alanda Bursa'nın öne çıkarılması için girişimlerini sürdürdü.

Tamda bu dönemde Türkiye'nin sağlık turizminden döviz gelirlerinin arttırılması, kamu ve özel sektörün sağlık turizmine yönelik faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Uluslararası Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi (USHAŞ) kuruldu.

Dr. Esgin, Bursa'nın potansiyelini ve bu alandaki çalışmalarının desteklenmesi amacıyla USHAŞ Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya'yı o dönemde Bursa'ya davet etmiş, Mustafakemalpaşa, Orhangazi'deki termal kaynakları göstermişti.

Proje aşamasından yatırıma doğru adımlar atılacakken koronavirüs pandemisi diğer bir çok alanda olduğu gibi sağlık ve termal turizm konularına da darbe vurdu.

Pandemi sonrası dönemde özellikle sağlık turizminde Türkiye'yi önemli fırsatlar bekliyor. Dr. Esgin, bu amaçla dün USHAŞ Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya ile Ankara'da bir araya geldi. Görüşmede salgın sonrası sağlık ve termal turizmde atılacak adımlar ele alındı.

Türkyılmaz, 7 yılı anlattı, üçüncü dönem sinyali verdi[ 01 Haziran 2021 ]

 CHP'li Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, 2014 yılındaki yerel seçim kampanyasında, 2 dönem için Mudanyalılardan oy istemişti. 2014'teki seçimi Birinci seçimde yüzde 41,1'le kazanan Türkyılmaz, ikinci dönemde oyunu yüzde 54'e çıkarmayı başardı.

Türkyılmaz, görevde bulunduğu 7 yılını restorasyon çalışması tamamlanan Tirilye Taş Mektep'in bahçesinde düzenlediği basın toplantısında anlattı.

Toplantıya CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP İl Başkanı İsmet Karaca, İlçe Başkanı Ömer Aydın ve Türkyılmaz'ın konuşmasında 2 yıl 10 ay sonra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olacağını söylediği 2019 seçimlerinde Millet İttifakı Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey ile geçen mart ayında Bursa Metropolitliğine atanan Yuakim İlias Billis katıldı.

Toplantının giriş bölümünde, kültürden sanata, sosyal belediyecilik örneklerinden turizme her alanda onlarca projeyi söz verdiği gibi hayata geçirdiğini kaydeden Türkyılmaz, '2014'te Mudanyalı hemşerilerime 'Mudanya'da güzel şeyler olacak, Mudanya ile herkes gurur duyacak' sözünü vermiştim. Yine söz veriyorum: Mudanya ile gurur duymaya devam edeceğiz. Bizimle daima Mudanya kazanacak" mesajını verdi.

Konuşmasının son bölümünü ise Mudanya ve Büyükşehir Belediyesi arasındaki tartışmalara ayıran Türkyılmaz, göreve geldiği günden beri büyükşehir belediyesi ve hükümete bağlı birimlerin her türlü engeliyle karşılaştıklarını öne sürdü.

'Ben kavga yapan birisi değilim' diyen Türkyılmaz, şunları söyledi:

'Ters bir algı yaratmaya çalışarak ben görüşülmeyen kavga yapan birisiymişim gibi gösterilmeye çalışıldı. Benim kavgam hukuk adalet kavgası tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen insanlara karşı verdiğim hak kavgası. Mudanya ve Mudanyalıların hakkını koruma kavgası bu kavgayı da karşımda kim olursa olsun veririm. Ucunda ölüm dahi olsa'

Toplantının soru-cevap bölümünde, Türkyılmaz'a iki dönem sözünü hatırlatarak, 2 yıl sonraki seçimlerde aday olup olmayacağını sordum. O da yanıtladı.

Verdiği sözü bildiğini ifade eden Türkyılmaz, 'Geldiğimiz süreçte Mudanyalı hemşerilerimiz ve sokağın sesine bakacak olursak, 3-4-5 git diyor. Görev başladığımızda 100 proje hazırladık. 100'ü bitirdik 200'e çıkardık. Bu yüzden mecburen üçüncü dönemi yapacağız' dedi.

TAŞ MEKTEP AÇILIŞINA ÇİPRAS VE BARTHOLOMEOS DA KATILACAK

Toplantıda, Mudanya'nın; tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin ön plana çıkarılacağı bir yatırım dönemine girdiğini kaydeden Başkan Hayri Türkyılmaz, Tirilye'nin bu aşamada lokomotif olacağını söyledi.

Türkiye'de ilk olarak Mudanya Belediyesi tarafından hazırlanan Tirilye Kentsel Tasarım Rehberi'nin, Tarihi Kentler Birliği üyesi belediyelere anlatıldığını hatırlatan Başkan Türkyılmaz, Mudanya'daki kültür rotasını ayağa kaldıracak bir koruma sürecini başlattıklarını söyledi.

Tirilye'nin Cittaslow ağına katılımı için başvuru sürecimizi tamamlandığını ifade eden restorasyonu tamamlanan Taş Mektep'in teşrifinin yapılacağını kaydeden Türkyılmaz, binanın birinci katının dijital kent müzesi, iki katının da eğitim ve toplantılar için kullanılacağını ifade etti. Türkyılmaz, şöyle devam etti:

'Tirilye'yi seçtik buram buram tarih, cumhuriyet ve insanlık kokuyor.Teşrifatı bittikten sonra görkemli bir açılış yapacağız. Açılışa bizim mülki ve idari amirlerimizin yanı sıra Yunanistan'dan kardeş belediye başkanlarımız, yine Fener Rum Patriği Bartholomeos, Yunanistan eski Başkanı Çipras da katılacak' dedi.

'ALACAĞI OLANLARI YOLDAN ÇEVİRİP, BORCUMUZU ÖDEDİK'

Toplantıda, Türkyılmaz'a görev başladığı ilk aylarda sık sık dile getirdiği belediye borçlarının son durumunu da sorduk.

Göreve başladığında çok büyük miktarda olan borçların bugün sözü edilemeyecek rakamlara düştüğünü ifade ederek, yatırımları devam eden Yıldıztepe, Kapalı Pazar yeri, soğuk hava deposu ve Bademli spor merkezinin paralarının da hazır olduğunu söyledi.

Türkyılmaz, göreve başladığı günden beri her akşam belediye hesaplarını kontrol ettiğini de hazırlatarak, şöyle devam etti:

'500'ün üzerinde Mudanyalının belediyemizden alacağı vardı. Bunları çıkartıp, 'Gel paranı al kampanyası' başlattık. İnsanlara tek tek ulaştık. Şimdi 26 kişiye düştü. Sokakta gördüklerimizi yoldan çevirip hal hatır sorduktan sonra gelip paralarını almalarını istedik. Her akşam mali tabloda bunları görünce canım sıkılıyor. Bizim katta çalışan bir belediye görevlisi vardı. Çağırdım al paranı dedim. Yol harcırahı varmış, yıllarca kalmış. Kapısına alacaklı getirmeyen bir belediye. Yaptıklarını tamamını ödeyen bir belediye olarak yolumuza devam ediyoruz.'

'KİRLETEN FAKTÖRLERİ ORTADAN KALDIRIRSANIZ MARMARA TEMİZ OLUR'

Marmara Denizi'nde iki aydan beri devam eden müsilaj, canlı yaşamı tehdit ediyor. Mudanya Belediyesi de bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden gönderilen araçlarla geçtiğimiz hafta deniz yüzeyinde temizliğe başladı.

Mudanya'nın bu çalışması Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sosyal medya üzerinden bir tartışmaya neden oldu.

Konuyla ilgili soru üzerine Başkan Türkyılmaz, Marmara denizindeki kirliliğin Nilüfer deresi ve yapılan biyolojik arıtma yapılmadan gerçekleştirilen derin deşarjlardan kaynaklandığını vurgulayarak, 'Kirleten faktörleri ortadan kaldırırsanız Marmara temiz olur' dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi harekete geçmeyince, daha önce çeşitli konularda işbirliği için Nilüfer, Gemlik belediye başkanlarıyla görüştükleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden destek aldıklarını hatırlatan Türkyılmaz, katkı veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na teşekkür etti.

Türkyılmaz, tartışma konusunu da şöyle anlattı:

'21 mayıs'ta Karacabey gemlik arasındaki sahili temizleyeceğimiz haberini yaptık. Sonra Bursa Büyükşehir Belediyesinin deniz araçlarının paleti havada keşif yaptığını gördüm. Biz paylaşım yaparken neden yapılmıyor diye eleştirip hava atmadık. Mudanyalı hemşerilerimize sorumluluk gereği, bizim görev alanımız olmamasına rağmen temizliğe başladık. Kimseyi küçük düşürmek diye bir kastımız yok. Onlar ne derse desin görevimizi yapmaya devam edeceğiz'

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...