ERKEN SEÇİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ERKEN SEÇİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2021 Perşembe

Babacan, geçmişteki uyarılarına Uludağ'daki konuşmasını gösterdi[ 29 Mayıs 2021 ]

Bir zamanlar Türkiye'nin en önemli iş ve ekonomi buluşması olan Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin açılış ve kapanış konuşmalarını dönemin ekonomiden sorumlu bakanları yapardı.

İlk zirvenin açılış konuşmasını kabinede yer alan Ali Babacan yapmıştı. Daha sonraki birkaç zirveye de katılan Babacan'ın konuşmaları hep dikkat çekiciydi. Ekonomiyle ilgili mesajlarının yanı sıra gelecek vizyonu değerlendirmeleri de yapan Babacan'ın o yıllardaki hukuk ve eğitim alanlarındaki vurguları dikkat çekiciydi. Babacan, zirvenin oturumları sona erdikten sonra mutlaka kapalı çarşıyı dolaşır esnafla sohbet ederdi.

Babacan, dün bu kez, 14 ay önce kurulan DEVA Partisi'nin genel başkanı olarak Bursa'daydı. Önce basın toplantısı düzenledi, ardından İl başkanlığı binasının açılışını yaptı. Babacan, uzun tuttuğu açılış konuşması dahil bir buçuk saate yakın süren basın buluşmasında, konuşmasını hiçbir metne bakmadan eskilerin deyimiyle irticalen gerçekleştirdi.

Toplantıda 'geçmişte neden uyarıda bulunmadığı' eleştirilerine Uludağ Ekonomi Zirvesi'ndeki konuşmalarını örnek göstererek yanıt veren Babacan, 'O yıllar zirvede olduğumu, aynı zamanda her türlü riski görmeye başladığımız günlerdi' dedi.

Babacan, şöyle devam etti:

'Bazen diyorlar ki içerdeyken neden konuşmadınız. Sadece Uludağ ekonomi zirvesindeki konuşmalarımı şöyle ortaya koysanız zamanında ne kadar önemli uyarılar yaptığımı, yanlışlarla ilgili açık bir tutum ortaya koyduğumu göreceksiniz. Bugün herhangi bir bakanın benim konuştuklarımın onda birini yüzde birini konuşması vaki değildir. Kapının önüne hemen koyarlar yapamazlar öyle bir şey'

Babacan, hükümette bakan olarak görevliyken, sanki ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı gibi gereğini yapmadığı değerlendirmelerinin yanlış olduğunu da ifade ederek, bir bakanın yetki ve etki alanın çok ötesinde müdahalelerde bulunduğunu ifade ederek, Uludağ Zirvesi'ndeki konuşmalarına gönderme yaparak şöyle devam etti:

'Hukuk olmadan eğitim olmadan ekonomide asla başarılı olunamayacağını, eğitimde ve hukukta gerekeni yapmazsak Türkiye'nin orta gelir tuzağına düşeceğini defalarca ifade ettim. Yine defalarca ifade ettiğim başka bir konuşma vardır. Demiştim ki yolsuzlukla mücadele çok önemli. Yolsuzlukla mücadele gerekli bir duruş ortaya konmazsa sağlam bir iarede ortaya konmazsa döner dolaşır beka meselesi haline gelir. Partinin de iktidarın da beka meselesi haline gelir. Şu anda da onu görüyoruz.'

Önce orta gelir tuzağıyla ilgili öngörülerinin gerçekleştiğini 12 bin 600 dolar olan milli gelirin 8 bin 600 dolara düştüğünü kaydeden Babacan, yolsuzlukla ilgili beka meselesinin şu anda yaşandığını ifade etti. Babacan, 'Şu anda büyük bir çöküş gözümüzün önünde ağır çekimle gerçekleşiyor. Depremde binalar yıkılar bir de onun ağır çekim görüntüsü vardır. Ağır çekim bir çöküş yaşıyoruz' dedi.

DEVA PARTİSİ, 90 VE 360 GÜNLÜK PLANLARINI AÇIKLIYOR

Toplantıda, DEVA Partisi'nin kuruluş çalışmalarını da anlatan Ali Babacan, 14 ay gibi kısa bir süre geçmesine rağmen seçimlere girmeye hak kazandıklarını, 81 il ve 600'ün üzerinde ilçede başkanlarının görevinin başında olduğunu söyledi.

Kuruluş işlemlerini birinci önemli çalışma olarak nitelendiren Babacan, DEVA Partisi'ni diğer partilerden farklılaştıran ikinci çalışmanın ise Türkiye'nin yarınlarıyla ilgili plan, proje ve somut eylem planları olduğunu anlattı. Babacan'ın verdiği bilgiye göre, 13 ayrı politika başkanlığı şu anda 20 ayrı başlıkta hükümetin ilk 90 ve 360 gününde yapılacaklar hazırlıyor. Bunlar önümüzdeki haftadan itibaren kamuoyuna açıklanmaya başlanacak.

DEVA Partisi'nin üçüncü çalışma alanı ise ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik koşullarla ilgili doğru duruşu ortaya koymak. Bu doğrultuda demokrasi, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü perspektifinden günlük konular incelerek, doğru duruş belirleniyor.

Peki, ekonomiyle ilgili toparlanma ne kadar sürede sağlanır?

Bu soruya da yanıt veren Babacan, ekonomiyle ilgili kurumların ayağa kaldırılmasının bir ay içinde gerçekleşeceğini bildirerek, şunları söyledi:

'İşin ehli insanlar görev başına gelir. Kurumsal yapı ayağa kaldırılır. 90 ve 360 gün için açıklayacağız eylem planları uygulanmaya başlanınca insanlar, yapılacağını görür ondan sonra güven ve istikrar zemini oluşur. Güven ve istikrar olduktan sonra bu ülkenin çözülmeyecek hiçbir sorunu olmaz. Yeter ki güven zeminini oluşturun hukuka bağlı kalın ilkeler konusunda yalpa yapmayın. Önce hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı, güçler ayrılığı'

'ŞARTLAR ERKEN SEÇİMİ ZORLAYABİLİR'

Babacan,, erken seçim ve ittifaklarla ilgili soruları da yanıtladı. Bugünkü şartlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi isteği ve arzuyla seçime gitmesini beklemediğini ifade eden Babacan şöyle devam etti:

'Ülke bu kadar zor şartlarda, iktidara destek neredeyse 2002 yılından bu yana en düşük seviyelerde iken kaybedeceği bir seçime kendi arzusuyla gitmesini beklemem. Ama şartlar zorlayabilir. Küçük ortak dese ki 'Ben artık yokum' Türkiye hızlı bir şekilde seçime gitmek zorunda kalabilir'

Son yaşanan olaylarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Çarşamba günü açıkladığı tutumuna da değinen Babacan, ' Bir ay izledi hiçbir şey söylemedi. önünde iki tane tercih vardı. Ya bu iddiaların üzerine gidilecek ve küçük ortağı kaybedecek ve ülke seçime gidecekti. Ya da yanlışların arkasında duracaktı. İki tercih vardı ikincisini seçti' dedi.

Seçim kararı alınıncaya kadar ittifakla ilgili herhangi bir konunun gündemlerinde olmayacağını da ifade eden Babacan, şunları söyledi:

'Diğer genel başkanlarıyla görüşmelerde ittifak kelimesi geçmedi. Böyle bir şey gündemimizde yok seçim günü geldiğinde seçim ittifakı olarak oluyor. O gün geldiğinde bunlar konuşulur. Tartışılır ve partinin yetkili organlarında nihai karar alınır'

Babacan, anketle ilgili bir soru üzerine de, bugüne kadar hiçbir kamuoyu araştırması yaptırmadıklarını söyledi. 

22 Haziran 2021 Salı

Tatlıoğlu, yeni göreviyle ilk Bursa ziyaretinde eleştirdi, umut verdi [16 Ekim 2020 ]

İYİ Parti Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, partisinin TBMM Grup Başkanı olduktan sonraki ilk Bursa gezisinde, Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kamil Erozan ile birlikte basının karşısına çıktı.

İYİ Parti tarafından sosyal mecralarda canlı yayınlanan toplantıda gündemi değerlendiren Prof. Dr. Tatlıoğlu, uzmanlık alanı ekonomiden başladı, dış politikadan hukuk alanındaki tartışmalara ve Bursa'da güncel gelişmelere kadar uzanan kapsamlı bir konuşma yaptı.

Akademik geçmişi ve ekonomi konularına olan hakimiyeti sayesinde, yaptığı eleştirileri örneklerle çarpıcı hale getiren Prof. Dr. Tatlıoğlu, sokaktaki vatandaşın sorunlarını siyasetin gündemine taşımak istediklerini vurguladı.

Konuyla ilgili haberlerde detaylarını bulacağınız için Prof. Dr. Tatlıoğlu'nun dikkatimi çeken önemli tespitlerini sıralamak istiyorum.

Prof. Dr. Tatlıoğlu'na göre, Yeni ekonomik program, 2011'den beri meydanlarda anlatılan 2023 hedefleri çöpe gittiğinin ilanı. 2017'de Türkiye'de yaşayan vatandaşların döviz mevduatı 130 milyar dolardan son üç yılda 220 milyar dolara çıktı. Bu da ekonomide milli bayrak olan Türk lirasına güvensizliği göstergesi.

'Işık' tartışmaları konusuna da değinen Prof. Dr. Tatloğlu, şöyle devam etti:

'Fantezi ile yaşıyoruz. Anayasa Mahkemesinin ışıkları açıkmış kapalıymış. Türkiye'nin ışıkları öyle yanmalı ki kurumları ışıkları sadece renk olmalı. Önemli olan Türkiye'nin ışıkları. Sanayinin, üreticinin, esnafın, restoranların mobilya üreticilerin Türkiye'nin üretim yapan her biriminin ışıkları. Bu ışıklar öyle yanacak ki inşallah bizim yürüyüşümüzle başka ışıklar sadece renk olacak. Türkiye'nin ışığını zayıflatamayız. Türkiye'nin ışığı zayıflarsa bölge karanlıkta kalır. Türkiye'nin ışıkları zayıfladı artık bunu kapatıp yeni bir döneme geçmemiz lazım. İnşallah İYİ Parti'nin güneşi ile güçlü bir aydınlanma gelecektir'

'Kalkınmanın Bismillahı hukukun üstünlüğüdür. Hukuk olmadan insanlık olmaz, ekonomi falan zaten olmaz' diyen Prof. Dr. Tatlıoğlu, umut da verdi:

'Asla karamsar değiliz, Türkiye'nin fotoğrafının bu olmadığına inanıyoruz. Türkiye'yi bu siyasi atmosfer değiştiğinde, 3 ayda Türkiye adalet ve liyakatin giriş yaptığın gördüğü zaman coşan ve zenginliğe yürüyen bir Türkiye olacak. Bursa'da da Türkiye fotoğrafına uygun bir Türkiye olacak.'

Konuşmasında Bursa ile ilgili örneklerde veren Prof. Dr. Tatlıoğlu, 'Bursa hala Ankara'ya en uzak ve en pahalı şehir' dedikten sonra su fiyatlarını gündeme taşıyan ve sonuç alınmasını sağlayan İl Başkanı Selçuk Türkoğlu'nu kutladı.

KARACA'NIN 'GÖLGE KOMİSYONLARI' ÇALIŞMAYA BAŞLADI

Önceki gün CHP İl Başkanı İsmet Karaca ve başkan yardımcısı Turgut Özkan ile sohbet etme imkanı bulduk.

CHP il Kongresi yarışı döneminde, Sönmez Medya'yı ziyaret eden İsmet Karaca, daha aktif bir muhalefet yapacaklarını ve yerel yönetimlerin tüm çalışmalarını kuracakları komisyonlar aracılığıyla mercek altına alınacağını söylemişti.

Kongre sonrası aktif muhalefetin yansımalarını gördük. Bir gün T2 hattında, ertesi hafta hastane inşaatı önünde, bir başka gün Karacabey'deki soğan tarlasında üreticilerin sorunlarını yerinde dinleyen ve çözüm çağrısı yapan bir Karaca profili vardı.

Sohbetimiz sırasında gölge komisyonları konusunu sordum. Pandemi nedeniyle çalışmalar yavaşlasa da komisyonlar kurularak çalışmalara başlamış.

İşin ilginci Karaca'nın il kongresinde rakibi olan Güner Aklan, seçim komisyonu, Erol Gülmez, sanayi ve iş dünyası komisyonlarının başına getirilmiş. Kent planlaması konusunda Bursa'nın hafızası diye nitelendirebileceğimiz Şehir Plancıları Odası eski Başkanı Füsun Uyanık da yerel yönetimler komisyonunda yer alıyormuş.

Önümüzdeki günlerde bu komisyonların çalışmalarını raporlar halinde göreceğimizi söyleyen Karaca, şehircilikten kentsel dönüşüme, su sorunundan çevreye, sanayiden esnafa birçok konuda hazırlanacak çalışmaların Bursa kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.

Bu arada, yerel seçimlerde en çok tartışılan konulardan biri olan 'sandıklara sahip çıkılmadığı' tartışmaları, seçim komisyonunun önemini arttırmıştı. Karaca, komisyonun kongre sonrası bu konuya öncelik verdiği ve birçok ilçe de bu çalışmaların tamamlandığı kaydetti.

'VATANDAŞ ŞİKAYETÇİ, ERKEN SEÇİM ŞARTLARI VAR'

İsmet Karaca, kongre sonrası aktif muhalefetin yanı sıra başta dağ ilçeleri olmak üzere kırsal bölgelerde de vatandaşın nabzını tutmaya çalışıyor. Geçen hafta Harmancık'a yaptığı gezi izlenimlerini de sorduk.

İktidardan memnunum diyen çok az kişi olduğunu söyleyen Karaca, 'Esnafından köylüsüne inanılmaz bir şikayet var. İlk kez iktidar partisine yüksek sesle muhalefet yapıldığını gördük' dedi.

Peki, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun gündeme getirdiği erken seçim?

Karaca'ya göre, erken seçim şartları var. Şu anda ekonomik tabloya göre de sonuç ortada. Ekonomi bozulursa hiçbir iktidar yerini koruyamaz. Mutfakta ateş var.

Bu şartlara rağmen iktidarın seçime gideceğini sanmadığını ifade eden Karaca, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

'Önceki seçimlerle bunu karıştırmamak lazım. Şu anda CHP'nin kazandığı bir başarı hikayesi ve büyük kentlerde yapılan çalışmalar var. Bütün anketlerde de AKP büyük oy kaybına uğradığı görülüyor. Daha önce AKP'den kopan bloklar vardı. CHP'yi itici gösterdikleri için bize gelmiyorlardı. Ancak artık başka siyasi partiler ve alternatifler var'

Anket yaptırmadıklarını ancak saha gözlemleri sonucu yapılacak bir seçimde Millet İttifakı'nın Bursa'da birinci olduğunu ifade ederek, yapılacak bir genel ve yerel seçimde büyük başarı elde edeceklerini sözlerine ekledi. 

19 Haziran 2021 Cumartesi

'Büyük ülke olmanın parametreleri değişti' [14 Mayıs 2020 ]

Koronavirüs salgınının nasıl kontrol altına alınacağı kadar küresel pandemi sonrası nasıl bir dünya düzeninin kurulacağı son günlerin en çok tartışılan konularından biri.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, yeni küresel model vurgusu yaparak Türkiye'nin bunun hazırlıklarını yaptığına işaret etmişti.

Kimilerinin milat olacağını savunduğu, kimilerinin İkinci Dünya Savaşı sonrasına, kimilerinin yeni bir 11 Eylül ve 2008 ekonomik krizine benzettiği postkorona ile ilgili gelişmeleri TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu ile konuştuk.

Çavuşoğlu'nun beklentilerle ilgili öngörüsü insanlığın büyük acılar yaşadığı İkinci Dünya Savaşı sonrasına daha yakın.

Yeni bir ekonomik düzen, gelecek projeksiyonu için yeni uluslar arası mekanizmalar oluşturulması, uluslararası birlikler için adımlar atılması gerekiyor. Çavuşoğlu şu sözlerle de gerekçesini açıklıyor:

'Çünkü İkinci Dünya Savaşı'nda çok ağır ve şiddetli kayıplar olmuştu. İnsanlığın yüz karası diyebileceğimiz karşılıklı konular yaşanmıştı. Dolayısıyla insanlık o süreci yaşadıktan sonra yeni bir dünya düzeni kurma ihtiyacı hissetmişti.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 1948 yılında bu sürecin bir sonucu olarak deklare edilmişti. Ondan sonra peyderpey kimi uluslar arası örgütler ortaya çıkmıştı'

Çavuşoğlu'nun yeni dönemle ilgili altını çizdiği önemli bir konu da büyük ülke parametreleriyle ilgili.

Çavuşoğlu'na göre, şimdiye kadar büyük ülke parametreleri ekonomik güç, savunma sanayi, askeri güç, enerji kaynakları olarak görülüyordu. Koronavirüs sonrası bu parametreler arasına kriz dönemlerinde rol alma kapasitesi, liderlik ve devletlerin başta sağlık olmak üzere kurumsal kapasiteleri de girecek.

Çavuşoğlu gerekçesini de şu sözlerle ifade etti:

'Çünkü pandemi süresince büyük olarak görülen ve düşünülen devletler acziyet içine düştü. Bundan önce kendi vatandaşları zarar gördü. Onları büyük olarak görenler ise aslında kağıttan kaplan olduklarının farkına vardı'

'KAPİTALİZMİN İNSANLIĞA VERECEK BİR ŞEYİ KALMADI'

Bu dönemde ortaya çıkan bir gerçeğin de insana değer biçme anlayışı olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bu süreçte bazı ülkelerde yaşlıların bakım evlerinde ölüme terk edildiklerini, insanlar arasında derecelendirme yapıldığının görüldüğünü vurguladı.

Bunun, bilgi ve teknolojinin ahlaktan yoksun olarak sadece materyalist bir felsefe ile ortaya konulması ve her şeyin mubah sayacak bir anlayışla sürdürülmesinin vardığı son nokta olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

'İnsanlar artık gücün, bilgi ve teknolojinin de ahlaki olmasını bekleyecek. Batı da gelinen süreçte bu sorgulama daha ileriye gidecek. Gözler, maneviyat, gelenek ve ilkesel yaklaşımların olduğu doğuya çevrilecek. İslam medeniyetinde de bu varlık her zaman söz konusu. Kapitalizm sorgulanacaktır. Kapitalizmin insanlığa verecek bir şeyi kalmamıştır. Artık bağıra bağıra kendini ifade etmiştir.

Dolayısıyla sağlık alt yapısıyla insana değer verme ve ahlakilik ve kriz yönetimi bakımından Türkiye bu sürecin en büyük devletidir. Dünyada bunun farkına vardı'

'İKTİDARIN VİZYONUNA HAYALLERİNDE YER VERSİNLER'

Türkiye bu hedefe doğru ilerlerken siyasi rakiplerinin AK Parti ve Cumhurbaşkanının liderlik ve vizyonuna sahip olmadıklarını da ifade eden Çavuşoğlu, ' Bunu hayal dahi etmiyorlar. Eski kodlarla hareket etmenin, ideolojik düşmanlıkla hareket etmenin ve hala olaya bir iktidar muhalefet veçhesinden yaklaşmanın getirdiği bir sonuç bu' dedi.

'Hiç olmazsa Türkiye için iktidarın vizyonuna hayallerinde yer versinler' diyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

' En büyük sıkıntımız gerçek anlamda Türkiye'nin yol aldığı ve büyüklüğüne yaraşır bir muhalefet anlayışımız yok. Recep Tayyip Erdoğan gitsin de Türkiye mahvolsun noktasındaki bu yaklaşım Türkiye'ye kazandırmıyor. Bu yaklaşım milletin gözünden de kaçmıyor. Muhalefetin en azından bizim yaptıklarımızı hayal etmesi lazım'

Çavuşoğlu, buna örnek olarak da Adana Büyükşehir Belediyesi'nin sahra hastanesi ile Bursa ve Başakşehir Şehir Hastaneleri arasındaki farkı gösterdi.

'ERKEN SEÇİME İHTİYAÇ YOK'

Hakan Çavuşoğlu'na son günlerdeki erken seçim tartışmalarını da sorduk. Türkiye'nin sistem değişikliği yaptığını ve bunun 24 Haziran seçimleriyle yürürlüğe girdiği ifade eden Çavuşoğlu şöyle devam etti:

' Önümüzde 5 yıllık süreç var. Eski Türkiye'nin kodlarıyla yeni Türkiye'ye intibak edemeyenlerin yaklaşımları bu anlamda insanların kafasını bulandırıyor. Niye seçim yapalım Allah aşkına? Buna ihtiyaç olan durum yok. Yıllardan beri istikrarsız kısa dönemli hükümetlerin Türkiye'ye neler kaybettirdiğini görmedik mi? Bu söylem Türkiye'nin enerjisini tüketiyor' 

17 Haziran 2021 Perşembe

'CHP'de canları tokuşturmak çok doğru değil' [08 Şubat 2020 ]

CHP'de sonuçları merakla beklenen il kongresine artık günler değil saatler kaldı.
Mevcut başkan Hüseyin Akkuş yanı sıra İsmet Karaca, Erol Gülmez ve Güner Aklan'ın aday olduğu kongrede, son sözü delegeler söyleyecek.
ASTV'de yayınlanan Yerel Yönetimler programına konuk olan Hüseyin Akkuş, kongre öncesi son mesajlarını verdi. Kendisiyle ilgili yapılan eleştirilere ilişkin sorularımızı da yanıtladı.
Programa yeni yönetiminde yer alacağını söylediği Gülver Deniz, İbrahim Mart, Gökhan Kora ve Demirhan Aslan ile birlikte gelen Akkuş, yönetim listesinin büyük oranda belirlendiğini ifade etti.
Akkuş, 2 yıllık görev süresinde, 2 seçim ve 2'si seçimli 3 kurultay yaşadı. Bu süreçte 500'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirildiğini vurgulayan Akkuş'a göre, CHP'nin Bursa'daki durumunu sadece 31 Mart seçimleriyle değerlendirilmeli.

Peki, 'hiç hatanız olmadı mı ve keşke şunu başka şekilde yapsaydım dediğiniz oldu mu?' sorusuna yanıt veren Akkuş;
'Mutlaka vardır. Olmalı da zaten. Bizim en büyük eksiklerimizden bir tanesi de eleştiri ve özeleştirilerimizi yüksek seslendirmememiz. '
Özeleştirilerin seçimler sonrası örgüt toplantılarındaki değerlendirmeleri anlatan Akkuş, şunları söyledi:
'Kendi örgüt toplantısında 62 arkadaşımız çıktı. CHP'nin olumsuzluklarını söyledi. Bunun üzerinden bir hikaye oluşturduk. Bu hikayenin Bursa'ya ve CHP'lilere katacağı çok şey olduğunu düşünüyorum. Biz genel merkeze 48 sayfalık Bursa'nın genel sorunlarıyla ilgili dosya sunduk. Orada Bursa ne yaptı bundan sonra neler yapmalı şeklinde önerilerimiz önermelerimiz oldu. Bunları önemsiyoruz. Ben CHP'nin önümüzdeki süreçte iktidar olmakla hikayelerini sağlıklı bir şekilde yönettiğini ve yöneteceğini düşünenlerdenim'
Ve kritik soru; Büyükşehir seçimlerinde koordinasyon sıkıntısı yaşandı mı?
Bu konunun çokça sorulduğunu ve tartışıldığını ifade eden Akkuş, 2017 referandumunda Bursa'da yüzde 53 oranında hayır çıktığını hatırlattı ve başlığa aldığım kritik yanıtı verdi: 'CHP'de canları tokuşturmak çok doğru değil. Atatürk'ün eseri olan CHP onun ilkeleri doğrultusunda siyaset yapıyor. Yoksa o onu dedi bu bunu dedi. Eksik yapıldı. Hepimizin eksikleri var. Eksiklerimizi getirdik, parti içindeki hiyerarşik yapı içinde genel başkanımıza kadar verdik. O dosya mutlaka değerlendirilmiştir'

'ADAY OLMAK DEMOKRATİK HAKKIM'

CHP'deki kongre öncesi yarışın yanı sıra 4 adayın da aynı masa etrafında oturup, delegelerin karşısında tartışabildiği demokratik bir süreç de yaşanıyor.
Akkuş'a yeniden aday olması ve rakiplerinden Erol Gülmez'in iki yıllık süre az olduğu görüşünü de sorduk.
Akkuş da 2 yıllık sürenin az olduğuna inanıyor. Çünkü bunun 6 aylık bölümü kongre süreçleriyle geçiyor.
'Aday olmak demokratik hakkım' diyen Akkuş, seçimler ve kurultaylar nedeniyle gerçekleştirilemeyen organizasyonların yeni dönemde uygulamaya konulacağını da açıkladı.
Bunlardan biri il, ilçe kadın ve gençlik kollarının da içinde yer alacağı il meclisi. Bu meclis Türkiye ve Bursa'nın sorun ve projelerini değerlendirecek. İkincisi komisyonlar. Ulaşım ve çevre gibi konularda oluşturulacak komisyonlar hem sorunları kamuoyuna taşıyacak hem de proje üretecek.

'ÖNSEÇİMDEN YANAYIM'

Yerel seçimlerde belediye meclis üyelerinin ön seçimle belirlenmemesi eleştirilere neden olmuştu. Akkuş'a bunu sorduk.
Önseçim için hazırlık yaptıklarını ancak genel merkezden gelen yazı üzerine gerçekleştiremediklerini ifade eden Akkuş, her zaman önseçimden yana olduğunu vurguladı.
Erol Gülmez'in 'önseçim olmazsa temayül yapar. Belirlenecek isimleri genel merkeze gönderirim. Kabul edilmezse yönetimle birlikte istifa ederim' açıklamasını da hatırlattığımız Akkuş,
'Ben dün siyasete başlamış bir siyasetçi değilim. Siyasetin içindeyim. Siyaseti yaparken kendi başıma karar vermemeye dikkat ederim. Biz demeyi bilen biriyim. İstifa eylemdir bazı arkadaşlarımız istifa gerekçelerini koyarlar. Edebilirler. CHP seçime giderken yapımının boşaltılmasını çok şık bulmuyorum. Görüşerek konuşarak çözüm bulmak gerekir'

PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ VE ERKEN SEÇİM

Türkiye'de son aylarda en çok konuşulan konulardan biri de erken seçim ve parlamenter sisteme dönüş. Akkuş'a erken seçim olur mu sorusunu da yönelttik. Türkiye'nin nisan 2017'de yapılan referandumla sistem değişikliğine gittiğini hatırlatan Akkuş, şöyle devam etti:
'Son yapılan anketlere göre, demokratik parlamenter sisteme dönmek isteyenlerin oranı yüzde 64. Bunu daha yukarıla çekmek istiyoruz. AKP, İstanbul'da yapmak istediği projeyi referanduma götürmek istemiyor. Her koşulda referandum diyen AKP bugün
referandumu dışlamış, 'ben yaparım ben ederim' diyor' Akkuş'a göre, parlamenter sisteme dönüş için bir referandum ve arkasından bir erken seçim olabilir. Kasım 2020'de ilk adım atılabilir. 


Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...