Mudanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mudanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2021 Perşembe

Marmara Planı: Türk gibi başlayıp İngiliz gibi bitirebilmek [09 Haziran 2021 ]

Marmara Denizi'ni artık kamu görevlilerinin de dillendirdiği gibi uzun yıllar boyunca fosteptik gibi kullanmamızın acı sonuçlarıyla karşı karşıya kaldı.

Marmara'da başlayan müsilaj, yapılan gözlemlere göre, Kuzey Ege ve Karadeniz kıyılarına da çıktı. Tıpkı koronovirüs gibi salgın şeklinde ilerliyor.

İlk günlerde kamu otoritesinin ilgisiz kaldığı müsilajla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ancak 2 ay sonra harekete geçebildi. Geçmiş olaylara bakıldığında bu bile hızlı bir refleks sayılabilir.

Bakanlık ve Marmara Belediyeler Birliği'nin düzenlediği çalıştaya katılan 650 bilim insanı ve kamu görevlisi görüşlerini ve çözüm önerilerini açıkladı. Bir gün sonra da Bakan Murat Kurum, milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla düzenlediği toplantıda 22 maddelik eylem planı açıklandı.

Doğrusunu isterseniz çok kısa sürede böylesine kapsamlı bir eylem planının ortaya çıkması beklemiyordum. Bilim insanları değerlendirmesini daha iyi yapacaktır ama bekli de Haliç'teki temizlikten sonra Türkiye'nin en kapsamlı çevre ile ilgili eylem planı olacak.

Burada bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Hevesle bir işi başlayıp, disiplini kaybetmeden tamamlama konusunda, güzel bir benzetme yapılır;

'Türk gibi başla, Alman gibi çalış ve İngiliz gibi bitir'

Huyumuzdan mı suyumuzdan mı bilemiyorum. Çok büyük hevesle başladığımız işler maalesef yarım kalıyor.

Marmara Eylem Planını madde de incelediğinizde; bunlar yapılırsa kirliliğin önlenmesinde önemli mesafeler kaydedilebilir sonucu çıkarıyorsunuz.

Bilim insanlarının birçoğu da aynı görüşte. Ancak, endişelenenler de var tabii...

Endişenin nedeni de şu:

Yıllardan beri çevre konusuna duyarlı olduğum için yazılar kaleme alırım. Hangi konuya el atsam. Kısa bir araştırma sonucu aslında bununla ilgili kanuni düzenlemeler olduğunu görürüm. Ya yasa ya yönetmelik mutlaka vardır. Temel problem ise uygulamada.

Avrupa standartlarının üzerinde bir çevre yasamız mevcut. Bakanlık karar alıp, yönetmelik yayınlıyor ama bir süre sonra bakıyorsunuz, sanayici veya yerel yönetimler veryansın ediyor. Bu standartları yerine getirme imkanımız yok...

Hemen uygulamanın ertelenmesi kararları geliyor. Bir yılla başlıyor, ucu açık devam ediyor.

Dün Marmara Eylem Planı ile ilgili görüşlerini sorduğum Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar da planı gayet kapsamlı ve detaylı hazırlanmış olarak nitelerken aynı endişeleri taşıdığını dile geçirdi.

Dindar, uzun yıllar Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanlığı da yaptığı için sahayı da yakından bilen bir insanı. O da bugüne kadar bir sürü eylem planı yapıldığını hatırlatarak, 'Ama hiç biri layıkıyla yürütülmedi, geçiştirildi, ertelendi' değerlendirmesi yaptı.

Eylem planında atık su tesislerinin ileri biyolojik arıtma yapması için 3 yıllık geçiş süresi verildiğini ifade eden Dindar, 'Bunu üç yılda bitirmek çok önemli. 5 yıla çıkarsa sonuç alamazsınız. O yüzden sürenin uzatılmaması gerekiyor. Ayrıca deşarjların online izlemesinin ivedilikle başlaması gerekiyor. Bu bakanlığın kurduğu sitede de yayınlanmalı ki herkes görsün ve gerekirse kamuoyu baskısı oluşsun' dedi.

Gecikmelere 2006 yılındaki kentsel atık su yönetmeliğini örnek veren Dindar, 'Bu yönetmeliğe göre koruma alanlarının belirlenmesi ve deşarj kriterlerinin azot ve fosfor açısından revize edilmesi gerekiyordu. Bir türlü yapılmadı ve 2016'da ancak uygulanabildi. Zamanında devreye girip layıkıyla uygulansaydı bu gün bu sorunu yaşamazdık. Bursa'daki tekstil ram bacaları ve termik santrallerle ilgili de hep öteleme ve erteleme politikası izlendi' dedi.

BURSA'DAKİ ÜNİVERSİTELER ADINA ÜZÜLDÜM

Marmara Denizi'ndeki müsilajın incelenmesi amacıyla çeşitli haberleri okuyorsunuzdur. Denizi olmayan Ankara'daki ODTÜ'nün araştırma gemisi Marmara'ya açıldı. İstanbul Üniversitesi gemisi incelemeye başladı, Gebze Teknik Üniversitesi gemisi de açılıyor.

Ya biz... Sadece Bursa Teknik Üniversitesi'nin toplanan müsilajın değerlendirmesiyle ilgili çalışmasını gördük.

Bursa Uludağ ve Teknik Üniversitelerinin su bilimleri fakültesi yok. Gemileri, araştırma laboratuarları da yok. Ne bir araştırma ne bir inceleme ne okuduk ne duyduk.

Oysa Bursa, 125 kilometrelik Marmara'ya kıyı kesimiyle aslında bir deniz şehri. Böylesine kritik bir durumda, araştırmaya Bursa'dan da katılım beklerdik.

Eylem planına göre, İstanbul merkez üs olacak. İnceleme ve değerlendirmeler orada toplanacak. Oysa Bursa üniversiteleri bu işe öncülük etse belki merkez en çok etkilenen Gemlik ve Mudanya olacaktı.

Bursa'daki üniversiteler adına üzüldüm....

GÖZLEM KULESİ'NDE DE GÜNDEM; ÇEVRE

Marmara Denizi'ndeki kirlilik sonucu ortaya çıkan müsilaj, ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin de gündemi olacak.

AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, aynı zamanda TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili. Aydın, parlamentodan önce de Bursa ve Sakarya'da Çevre ve Orman İl Müdürlüğü yaptığı için konuyu yakından bilen isimlerden biri.

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli'ndeki törende Eylem Planı'na da imza koyan Aydın ile Marmara Denizi'ndeki kirliliğin önlenmesini konuşacağız.

Gözlem Kulesi, bu akşam saat 20.30'da ASTV'de...

 

29 Haziran 2021 Salı

Tebligat yayınlanıyor: Kayık ve küçük tekneler toplanmayacak[ 01 Mayıs 2021 ]

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, sahilde can güvenliğinin sağlanması, çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla kayık ve küçük tekneleri de kapsayan genelgesi, safiye yerlerinde yaşayanlara büyük sıkıntılar yaşatmıştı.

Gemlik ve Mudanya'da marina olmadığı için tekneler kısıtlı yer bulunan balıkçı barınaklarına yönlendirilmişti. Buralardaki yıllık ücretler ise bazen küçük sandal fiyatına ulaşıyordu.

Geçen yıl Gemlik Küçük Kumla'da sıkıntılarını daha iyi duyurmak için kurulan Kayık Sahipleri ve Amatör Balıkçılık Dayanışma Derneği, konuyu AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık'a iletti.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olan Zafer Işık gelişmeleri anlattı ve müjde verdi. Balıkçı barınaklarının kanuna göre, su ürünleri kooperatifleri marifetiyle işletildiğini, kalan yerlerin ise özel teknelere kiralandığını anlatan Işık, bölgedeki tüm balıkçı barınakları şu anda özel tekneler tarafından dolmuş, hatta taşmış durumda olduğuna dikkat çekti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın can güvenliği açısından böyle bir karar aldığını ve mülki amirlerin de yasa hükümlerini uyguladıklarını vurgulayan Zafer Işık, yaşanan gelişmelerini şöyle anlattı:

'Geçtiğimiz yıllarda bu tedbirler alındı ve tekne sahipleri ciddi anlamda kendilerini mağdur hissettilerCeza kesildi, tekneler toplandı. Devlet kendisi açısından doğrusunu yaptı ancak bu konuda vatandaş hazırlıksız yakalandığı için sıkıntı yaşadı. Geçen yıl toplantılar yapıldı ancak kimse elini taşın altına koymadı. Kurulan dernek yöneticileriyle görüştük. Onlar marina ve barınak istiyor. Ancak bunların isteğini marinalar çözemez çok pahalı yerler'

Işık, sorunları dinledikten sonra Denizcilik, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü yetkilileriyle toplantılar yaptıklarını ve en son Bakan Yardımcısı ile görüştüklerini kaydederek, bulunan geçici çözüm konusunda şu bilgileri verdi:

'Şöyle bir karar aldık. Öncelikle ilgili birimlere bakanlıktan bir tebliğ gidecek ve konuyu bir yıl erteleyeceğiz. Tekne sahiplerine kimse ceza kesmeyecek ve tekneleri toplanmayacak. Ardından hızlı bir şekilde soruna çözüm bulunması için yeni bir yönetmelik hazırlanacak. Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalı ki önümüzdeki yıllarda da aynı sorunu yaşamayalım'

Konu sahillerden açılmışken Karacaali Balıkçı İskelesi projesi ile ilgili gelişmeleri de sorduk. Proje ihalesinin onaylandığını belirten Işık, 'Ulaştırma Bakanlığı Türkiye'nin hiçbir yerindeki projeleri başlatmadı. En son konuştuğumuzda bayramdan hemen sonra başlanacağı söylendi' diye konuştu.

KURŞUNLU'NUN BİR KISMINA BU YAZ DOĞALGAZ VERİLECEK

Koronavirüs pandemisi kentten uzaklaşma isteği, sahiller ve doğayla iç içe yerlerin cazibesini arttırdı. Küçük Kumla, Kurşunlu gibi sahil bölgelerinde artık sadece yaz aylarında değil, dört mevsim kalınıyor.

Kalınırken kent konforu da aranıyor. Doğalgaz o yüzden bu bölgeler için acil ihtiyaç. Küçük Kumla geçtiğimiz yıllarda doğalgaza kavuştu. Kurşunlu ise aynı imkanı bekliyor.

AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, seçim kampanyası döneminde Kurşunlu'ya doğalgaz sözü verdiğini hatırlatarak, EPDK Başkanının desteğiyle çalışmalara başladıklarını ve artık son aşamaya gelindiğini ifade etti.

Kurşunlu'nun bir kısmına bu yaz başında doğalgaz verilmeye başlanacağını belirten Zafer Işık, kış aylarına kadar bölgenin tamamının doğalgaza kavuşacağını sözlerine ekledi.

YENİ BAKANDAN TARİHİ YASASI DESTEĞİ

Tarihi Çarşıların kuruluşuna model olan Bursa, 600 yıl sonra çarşıları bir araya getiren federasyona merkezlik yaptı.

Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım'ın yaklaşık 11 yıldan beri hayata geçirmek için Türkiye'nin 97 il ve ilçesindeki tarihi çarşılar tek çatı altında birleşti. 90 binin üzerindeki çarşı esnafının üye olduğu derneklerin oluşturduğu federasyon, son yıllarda yine Muhsin Özyıldırım, başta TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu olmak üzere AK Parti Milletvekillerinin desteğiyle yasal statü için büyük çaba gösteriyor.

Yönetim modeli yasa tasarısıyla ilgili mart ayının ilk haftasında önemli bir adım atılmıştı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'u, ardından yasanın teknik altyapısını hazırlayan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ile Federasyon Başkanı Muhsin Özyıldırım, Konya, Kayseri ve İstanbul tarihi çarşılar dernek başkanları yasa tasarısını Meclis'e taşıyacak TBMM AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş'la görüşmüştü.

Geçen bir aylık süre içinde Mehmet Muş, Ticaret Bakanlığı'na atandı. AK Parti Bursa Milletvekilleri Hakan Çavuşoğlu, Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Zafer Işık ve Dr. Mustafa Esgin, önceki gün yeni bakanı makamında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini ilettiler.

Görüşmede, Bursa başta olmak üzere tarihi çarşılara sahip illerin beklediği yasal düzenleme konusunun ele alındığını belirten Refik Özen, 'Görüşmede sayın bakan da yasaya desteğinin devam ettiğini ve mecliste bir an önce ele alınması için görüşmeler yapacağını söyledi. Teşekkürlerimizi ileterek kendisini de Bursa'ya davet ettik' dedi. 

27 Haziran 2021 Pazar

Osmangazi nüfus büyüklüğüyle 5 büyükşehir ve 56 ili solladı... [06 Şubat 2021 ]

Bursa uzun yıllardan beri hem yaşanabilir bir kent olması hem de istihdam yani iş imkanları dolayısıyla Türkiye'nin en önemli çekim merkezlerinden biri.

Yıllar önce Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, hizmetlerin nüfus artış hızına yetişmemesinin gerekçesini hızlı göçe bağlayarak, 'Bursa her yıl Çanakkale kadar büyüyor' sözleriyle dile getirmişti.

Bursa'nın son 30 yılını gözlemleyenler, kentin nereden nereye geldiğini daha iyi görebileceklerdir. Sadece şu sayıyı vereyim: Bursa'da Organize Sanayi Bölgelerinin sayısı 23'e ulaştı.

Ve hala sanayi büyümek ve yatırım için yeni yerler arıyor.

Nüfus verileri de bunun en önemli göstergesi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) nüfus verileri önceki gün açıklandı. Bursa'nın nüfusu geçen yıla göre 45 bin 713 kişi daha artarak 3 milyon 101 bine ulaştı.

Bu verilerin en sevindirici tarafı ise 2019'daki 61 bin 599 kişilik artışın 45 bine düşmesi oldu. Yine de nüfus artış hızı yüzde 14,8'de.

En ilginç gelişme ise iki ilçede yaşandı. Bunlar Osmangazi ve Mudanya.

Osmangazi'nin büyüklüğünden başlayayım. Bursa'nın kalbinin arttığı ilçenin 2019'da 876 bin 048 olan nüfusu 5 bin 411 kişi artarak, 881 bin 459'ı yükseldi.

Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 4'üncü maddesine göre; toplam nüfusu 750 bin olan belediyeler fiziki yerleşim durumları ve ekonomik gelişmişlik düzeyleri de dikkate alınarak, kanunla büyükşehir belediyesine dönüştürülebiliyor. Türkiye'de bu şartları taşıyan toplam 30 büyükşehir bulunuyor.

2020 sayımına göre, Mardin'in nüfusu 854 bin 716, Trabzon'un nüfusu 811 bin 901, Malatya'nın nüfusu 806 bin 156, Ordu'nun nüfusu 761 bin 400, Erzurum nüfusu ise 758 bin 279 oldu.

Bu rakamlarla Osmangazi, 5 büyükşehir ve 56 ili geride bıraktı.

Mudanya'ya gelince;

Kent sosyolojisi ve göçle ilgili yapılan araştırmalara göre, Yıldırım, Bursa'ya göçün ilk durağı. Buradan batıya doğru göç devam ediyor. Gidilen yerler ise Nilüfer ve Mudanya.

Mudanya ise son yıllarda cazibesini en çok arttıran ilçelerin başında.

TÜİK verileri açıklandıktan sonra Mudanya Belediyesi bunun değerlendirmesinin yapıldığı haber yayınladı.

MUDANYA NEDEN EN ÇOK TERCİH EDİLEN İLÇE?

Verilere göre, Mudanya'nın nüfusu yüzde 48,9 artış oranıyla 102 bin 523'e yükseldi. Yıldırım'dan batıya doğru ilerleyişi ve göçü Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, farklı bir bakış açısıyla yorumluyor.

Türkyılmaz'a göre, Mudanya Belediyesi'nin sosyal belediyecilik anlayışı ve hayata geçirdiği projelerle refah seviyesinin Türkiye genelinin üzerine çıkması bunda etkili oldu.

Göreve geldiği 2014 yılında 80 bin 385 kişilik nüfusun 22 bin 138 kişi arttığına işaret eden Türkyılmaz, beslenme, barınma ve temel ihtiyaçların karşılanıp karşılanmadığı sorularına yanıt arayan Foresight'in araştırmasını örnek gösterdi. Bu araştırmaya göre, Türkiye genelinde temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 20'yken, Mudanya'daki oran yüzde 2 olduğunu hatırlatan Türkyılmaz, belediyenin yaptığı çalışmaların bunda etkili olduğunu vurguladı.

Başkan Türkyılmaz nüfus artışına seviniyor ama hızlı artışının beraberinde yeni sorunlar getirmesi kaçınılmaz.

Hızlı artış, ulaşım sıkıntısından yeni imar alanlarının açılmasına kadar çok sayıda sorunu tetikleyen unsur.

Artış bu hızda devam ederse Mudanya da cazibesini kaybeder...

KIRAYOĞLU: MERKEZ BANKASI'NIN YERİNDE YAPILMASI ZORUNLULUK

Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı'nda uygulanacak proje için açılan yarışma geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Jüri, Mimar Ece Avcı'nın ekip başı olduğu 10 numaralı projeyi birinci seçti.

Dün projeyle ilgili değerlendirme yazımda, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Merkez Bankası binasının birinci seçilen projede yer almasına şaşırdığımı söylemiş, Şevki Vanlı tasarımı, Ulusal Mimarlık Ödülü sahibi Merkez Bankası binasının kentin başka bir yerinde yapılmasını önermiştim.

Dün jüride yer alan Mimar Mithat Kırayoğlu aradı. Aynı zamanda ÇEKÜL Başkan Yardımcısı olan Kırayoğlu, Bursa'da kültürel mirasın korunması için ilk çalışmaları başlatanlardan biri. Ayrıca, her görüşmemizde onu Bursa ve tarihi miras ile ilgili konularda adeta ders alır gibi dinlerim. Birçok yazımda da ondan alıntılar yaparım.

Kırayoğlu, Merkez Bankası'nın birinci seçilen projede yer almasının zorunluluk olduğunu hatırlattıktan sonra gerekçesini de açıkladı.

Merkez Bankası binasının da aralarında bulunduğu 12 yapı 1992 yılında Cumhuriyet dönemi kültür mirası olarak tescil edilerek koruma altına alınmış. Ondan sonraki bütün kurullar da bu koruma kararını sürdürmüş.

Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli mimarlarından biri olan Şevki Vanlı'nın eserinin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmasına izin verilirken, yeniden ve yerinde yapılması kararı alınmış. O yüzden binayı yapmak yasal bir zorunluluk. Yarışma aşamasında katılımcılara da bu bilgi verilerek, projelerinde yer alması istenmiş.

Yani belediye ve hiçbir jüri, kurulun aldığı bu kararın dışında hareket edemez.

Kırayoğlu, Merkez Bankası binasının varlığının bölgeye yarar sağlayacağını ifade ederek bunun gerekçesini de şu sözlerle ifade etti:

'Meydanı uçsuz bucaksız algılamaktan ve ölçek olarak insanı ezen büyüklükten kurtaran bir yapı. Yarışmacılar da o binaya yeni bir işlev yüklemiş. Ticari olan bölgede kamusal fonksiyonun olmadığını görüyoruz. Bu yapı, kültür merkezi, müze, kütüphane ve belediyenin bu konularla ilgili bir birimi olacak. Oraya kamusal olayı yönetebilecek bir çekim merkezi haline gelecek. Yeniden ve yerinde yapılması hem yasal zorunluluk hem de son derece isabetli bir karar' 

22 Haziran 2021 Salı

Koronavirüs aşısında yarışı kim kazanacak? [17 Eylül 2020]

Çin'den başlayıp dünyaya yayıldığı günden beri koronavirüs ile ilgili umutlar hep aşıya odaklandı. Geçen süreçte tedavi yöntemlerinde elde edilen önemli ilerleme sayesinde ölüm oranları düşürülse de 'İşte koronanın ilacı bu' denilecek bir gelişme ise henüz sağlanmadı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Ekim-kasım aylarında ölümlerin daha da artacağı uyarısı endişeleri bir kat daha arttırıyor.

O yüzden dünya aşıyla ilgili araştırmaları nefesini tutarak izliyor.

Peki, aşı çalışmaları ne durumda ve yarışı kim kazanacak?

Uzmanı olmadığım için kesin yanıtı veremeyeceğim ama klasik bir sözdür; gazeteci her şeyi bilmez ama bilgiye ulaşmanın yolunu bilir. O yöntemi kullanarak sürekli yayınları izlemeye çalışıyorum. Elde ettiğim bilgileri sizinle paylaşayım:

DSÖ verilerine gör, koronoavirüse karşı aşı geliştirme çalışmalarında aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 10'dan fazla ülkede yaklaşık 180 aşı çalışması devam ediyor.

Bunlardan 34'ü klinik aşamasını geçti ve insanlar üzerinde deneniyor. 20'den fazla aşı adayı da daha geniş kitleler deneylerine devam ediyor. Dün de Çin'de geliştirilen aşılardan biri Hacettepe Üniversitesi'nde gönüllüler üzerinde uygulanmaya başladı.

Aşıların bir kısmı DNA bazlı diğerleri öldürülmüş veya zayıflatılmış virüs kullanılarak yapılıyor.

Dünyadaki aşı çalışmalarında binlerce gönüllüyle gerçekleştirilen üçüncü faza geçmiş 10 aşı adayı var. Bunlardan dördü Çin merkezli şirket ve kuruluşular ile ABD, İngiltere, Avustralya ve Rusya.

Normalde aşı çalışmalarının bu kadar kısa sürede tamamlanması geçmiş deneyimlere göre neredeyse imkansız. Ancak koronada durum biraz farklı. Çünkü bazı şirketler daha önce Mers ve Sars'a karşı geliştirilmek istenen aşı çalışmalarını koronaya adapte ettiler. Çünkü korona bu virüsle aynı aileden.

Kazanılan zamana rağmen aşı adayları insanlar üzerindeki denemeleri başarıyla tamamlasalar bile onay ve üretim sürecinin zaman alacağı tahmin ediliyor. Aşı adayları insanlar üzerindeki denemeleri başarıyla tamamlasalar bile onay ve üretim sürecinin belli bir süre alabilecek. En iyimser tahmin; bu yılın sonu.

Aşı ne kadar güvenli olacak?

Aşı çalışmaları zorlu bir süreç. Tam ilerleme kaydedilirken karşılaşılan sorunlar nedeniyle şirketler çalışmalarını askıya alabiliyor. Örneğin Oxford Zeneca geliştiği aşı da bir denekteki semptomların nedeniyle durdurma kararı almıştı. Sevindirici olan gelişme ise bu çalışmanın yeniden başlaması oldu.

Bu arada, aşı ile ilgili endişe edilen güvenliğin en yüksek öncelik olarak belirlenmesi konusu geçtiğimiz günlerde 9 büyük ilaç şirketinin imzaladıkları anlaşmayla çözüme kavuşturuldu. Şirketler yüksek bilimsel etik standartlarının yanı sıra küresel erişim için de söz verdiler.

UMUDUMUZ TRUMP VE SİYASET ENDİŞESİ

Kişisel olarak beklentim; kasım ayında ABD başkanlık seçimlerinde Trump'un koltuğunu korumak için aşı ile ilgili müjdeyi vereceği yönündeydi.

Yani umudumuz Trump'tı...

Ancak işin içine siyasetin girmesi bazı insanlarda ölümcül sonuçlara yol açabilecek aşının dağıtıma sokulması riski bilim dünyasında endişeye neden oluyor. O yüzden DSÖ başta Rusya olmak üzere ülkelerden yerleşik kurallara uyma çağırısı yapıyor.

Kimlere ve nasıl dağıtılacak?

Aşının bulunup olumlu sonuç alınması da sorunu çözüme kavuşturmuyor. Böylesine büyük bir ölçekte hammadde ve aşıların tüm dünyaya dağıtılması da planlama gerektiriyor. Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği açıklama yapmıştı. Aşının tüm dünyaya ulaşması için 8 bin jumbojet ihtiyaç duyulacakmış.

Aşının kime ne zaman ulaşacak sorusunun yanıtı yok. Bu yüzden şimdilik en iyi yöntem korunmaya önem vermek. Hem kesin tedavi hem de aşı için hala zaman var.

TARİHİ KENTLER MUDANYA'DA BULUŞUYOR

Bursa, Tarihi Kentler Birliği'ne geçmişte birkaç kez ev sahipliği yapmış, hatta önemli ödüllerin büyük bölümünü de kazanmayı başarmıştı.

Tarihi Kentler Birliği'nin yarışmalarında son yıllarda Mudanya'nın yıldızı parlıyor. İki yıldır önemli ödülleri almayı başaran Mudanya Belediyesi, bu hafta sonu Tarihi Kentler Birliği'ne ev sahipliği yapacak. Bu programla birlik ilk kez Bursa'nın bir ilçesinde toplanmış olacak.

Tarihi Kentler Birliği'nin yılın ilk bölge toplantısı olma özelliği taşıyan programda 'Tarihi Kentlerde Kentsel Tasarım Rehberi' teması ele alınacak.

Türkiye'de Kentsel Tasarım Rehberi'nin ilk örneği olan Tirilye Kentsel Tasarım Rehberi'nin model alınacağı toplantıya akademisyenler ve tarihi kentler birliğine üye belediye başkanları katılacak. Tirilye Çayıştayı, 18 Eylül Cuma günü ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcıları Mithat Kırayoğlu ve Faruk Göksu, Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu'nun 'Tarihi Kentlerde Kentsel Tasarım Rehberi' oturumuyla başlayacak.

2020 yılı ilk Bölge Toplantısı'nda ise Mudanya'nın geçmişten günümüze kentsel tarihi ve turistik değerlerine yönelik tanıtımı yapılacak. Oturum, ÇEKÜL Vakfı kurucularından olan ve halen yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunan Hasan Özgen'in hazırladığı Mudanya belgeseli ve tanıtım filminin gösterimiyle başlayacak. "Tarih İçinde Mudanya" panelinde Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin Mudanya'nın Arkeolojik Mirasını, Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Mudanya'yı, Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu ise Tarihi Kentlerde UNESCO Süreci ve Alan Yönetimi'ni anlatacak.

Toplantı Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Sezer Cihan'ın değerlendirme konuşması ile Tarihi Kentler Birliği Başkanı, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör'ün kapanış konuşmasıyla sona erecek. 

19 Haziran 2021 Cumartesi

Mudanya Belediyesi Hazine'den sahilleri istedi [02 Temmuz 2020 ]

Marmara Denizi'nin güneyinde yaklaşık 135 km. uzunluğunda kıyısı bulunan Bursa aslında bir deniz kenti. Sahillerin büyük bölümü de Mudanya ve Gemlik sınırları içinde.
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi 23 Mayıs'taki olağanüstü toplantısında, Mudanya'da Mütareke binası ile İDO iskelesi arası, Gemlik'te ise Manastır ile Balıkçı Barınağı arası dışında kalan plajların tüm sorumluluğunu ilçe belediyelerine devretti.
Büyükşehir Belediyesi bu kararın ilçelerden gelen talep üzerine yapıldığını açıkladı. Ancak sezonun açıldığı günlerde alınan bu karar yeni sorunlar doğurdu.
ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olan Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, sahillerin devri konusunun nasıl gerçekleştiğini ve bundan sonra yapacakları çalışmaları anlattı.


Sahiller Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundayken de zabıta, temizlik ve güvenlik hizmetleri verdiklerine işaret eden Türkyılmaz, şunları söyledi:
'Gemlik Belediye Başkanı Uğur Sertaslan, sahilleri istemiş. Benim haberim yoktu. Bir gece Genel Sekreter telefon açtı; İster misiniz dedi. Ben de, ' Tabii ki isterim 55 kilometrenin tamamını üzerindeki tasarruf haklarıyla birlikte istiyorum. Ben buraları çiçek gibi yapacağım' dedim'
Çıkan kararla Gemlik ve Mudanya belediyelerine, sahillerin her türlü hizmeti yüklenirken, AK Partili başkanların görev yaptığı Karacabey, Orhangazi ve İznik belediyelerine sadece zabıta görevi verildiğini kaydeden Türkyılmaz, şöyle devam etti:
'Peki, üst hakları, kiralar, ilan, tabela, reklam gelirleri, otopark ücretlerini kim alacak? Büyükşehir. Biz onların yapması gereken işleri yapıp zararlarını kapatacağız. 40 kilometre sahilin birer kilometresine bir görevli koysanız 40 eleman yapar. Ben bir tane eleman alamıyorum'
Türkyılmaz, meclis kararını hukukçularıyla değerlendirdiğini ifade ederek, bundan sonraki yol haritası ile ilgili de şu bilgileri verdi.
'Hukukçularımız büyükşehirin yasa ile kendisine verilmiş görevleri devretme yetkisi olmadığını söyleyince gerekli müracaatları yaptık. Sanıyorum aynı şeyi Gemlik de yapıyor. Yerin gerçek sahibi olan Hazine'ye yazılarımızı yazdık. Bu yerlerle ilgili görevleri Büyükşehir'in yapmadığı meclis kararıyla tescil edildiğine göre, bize verin dedik'
Devamında ise;
'Henüz cevap gelmedi. Umarım olumlu yanıt verirler. O zaman biz çay bahçelerimiz, kafeteryalarımız ve gerekli üstyapı çalışmalarımızı yapar nezih ortamlarda insanların denizle buluşmalarını sağlarız' dedi.
Türkyılmaz, sahillerle ilgili şikayetleri olan Mudanyalılara da seslenerek, 'Biraz sabır. Konu netlik kazanınca hizmetlerle buluşacaklar' mesajını verdi.

ALTEPE'NİN SÖZÜNÜ HATIRLATTI, TRAMVAYI İSTEDİ

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 'bölgedeki vatandaşlar ve esnafın talepleri doğrultusunda T3 tramvay hattını kaldırmayı düşünüyoruz' açıklaması üzerine Türkyılmaz, tramvaya Mudanya için talip olmuştu.
2014 yılında göreve geldiğinde projelerinden birinin Güzelyalı İDO iskelesi ile Arnavutköy arasında tramvay hattı olduğu hatırlatmasını yapan Türkyılmaz, bununla bağlantılı Güzelyalı, Ömerbey ve Halitpaşa mahallelerinde üç otopark yapımını planladıklarını ve proje ile trafik sorununu çözmeyi amaçladıklarını söyledi.


Türkyılmaz, 'Ancak, ulaşım büyükşehirin yetkisinde olduğu için proje kaldı. T3 hattının kaldırılması gündeme geldiğinde biz alalım dedik. Aslında önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin de Mudanya'ya tramvay sözü vardı. Önümüzdeki günlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Alinur Aktaş ile konuyu görüşeceğiz. Birlikte de yapabiliriz. Biz de üstlenebiliriz. Tramvay, hem ulaşım sorununu çözecek hem de Mudanya'ya yakışacak' dedi.

PROJELER GÜN SAYIYOR, KİTAP FUARI YAPILACAK MI?

Türkyılmaz'ın birinci döneminde başlattığı Zübeyde Ana Çocuk Akademisi ve Tirilye Taş Mektep projeleri açılış için gün sayıyor.
Türkyılmaz'ın bu projelerin açılışı ile ilgili hazırlıkları ise devam ediyor. Geçen yıl yapılan Kitap Fuarı büyük ilgi görmüştü. Bu yıl koronavirüsün durumuna göre, ağustos ayı sonu veya eylül başında fuarın ikincisi düzenlenecek. İki tesisin açılışı da fuar günlerinde gerçekleşecek. Açılışlara da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu davet edilecek.


Mudanya'nın diğer önemli projelerinden biri olan Yıldıztepe'de ise pandemi dolayısıyla 60 günlük gecikme yaşandı. Türkyılmaz, 'Bu yıl pandemi dolayısıyla 23 Nisan'ın 100'üncü yılını istediğimiz şekilde kutlayamadık. Önümüzdeki yıl 23 Nisan veya 19 Mayıs'a Yıldıztepe'nin birinci bölümünü yetiştirmeye çalışıyoruz' dedi.
Programda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile BUDO konusundaki görüşmeyi de anlatan Türkyılmaz, 'Sayın İmamoğlu Bursa'yı çok seviyor. İl Başkanımız İsmet Karaca ile yaptığımız görüşmede, BUDO iskelesinin kirasının artırılmayacağınız ve eski yeri olan Kabataş'ta peron verileceğini söyledi' dedi.

Makam odasında yaptığımız çekim sonrası terastaki sohbetimizde, belediye hizmet binasının yenilenmesi konusunu sorduğum Türkyılmaz, 'Üçüncü dönemde yapacağım' diyerek, şimdiden üçüncü dönem adaylığını da deklare etmiş oldu. 

Mudanya'da krizi iktidar ve muhalefet işbirliği çözdü [01 Temmuz 2020 ]

Koronavirüs salgınında normalleşme adımları atılırken, 2,5 aydan beri kapalı olan Mudanya'daki işletmeler, haziran ayının ilk günlerinde fırtınadan çıkıp, tsunamiye yakalanmışlardı.

Kriz, Girit Mahallesi'ndeki bazı tarihi evlerin ticari işletme olarak kullanılmasıyla ilgili şikayetler üzerine Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, Mudanya Belediyesi'ne yazı göndererek, ilçe merkezinde bulunan 'kentsel sit alanı bütünündeki meskun konut alanında yer alan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının işletme ruhsatlarının iptalini' istemesiyle başlamıştı.

Kurulun talebi, Mudanya'nın kalbinin attığı bölgedeki 250'ye yakın işletmenin kapanması anlamına geliyordu. Ayrıca bu karar Türkiye'nin dört bir yanındaki tarihi nitelikteki benzer yapılarla ilgili emsal de oluşturabilirdi.

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, önce kaymakam ardından Bursa Valisi Yakup Canbolat ile görüşerek, yaşanan sıkıntıyı anlattı. Krize çözüm bulunması amacıyla iktidar kanadı da devreye girdi. AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, Türkyılmaz'ı makamında ziyaret ederek, görüştü ve çözüm için destek mesajı verdi.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da konunun Ankara'daki takipçiliğini yaparak Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile görüştü.

İktidar ve muhalefetin çözüm çabaları geçen hafta cuma günü toplanan Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu toplantısından beklenen çözüm formülünün çıkmasını sağladı.

ASTV'de bu akşam yayınlanacak Gözlem Kulesi programının çekimi için gittiğimiz Mudanya Belediyesi'nde çözüm sevinci yaşanıyordu. Türkyılmaz, toplantıya katılan belediye görevlileriyle durum değerlendirmesi yaptıktan sonra program çekimine başladık. İlk cümleleri ise kurul kararı müjdesi oldu.

Türkyılmaz, bölgeyi ilgili planların daha önce Mudanya belediye meclisi, ardından büyükşehir meclisinde kabul edildikten sonra kurula gönderildiği hatırlatmasını yaparak, 'Onay beklerken ruhsat iptalleri geldi. Kurulun son toplantıda almış olduğu 1 yıl süre veren plan notu kararıyla esnafın mağduriyeti de giderilmiş olacak' dedi.

Belediyenin bölge için hazırladığı plan revizyonunun istenilen ek plan notlarıyla en kısa sürede kurula sunulacağını ifade eden Türkyılmaz, Mudanya için böylesine önemli bir konunun çözülmesi için yapılan çağrılara kulan veren, AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık ve CHP Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'na teşekkür etti.

Bu arada, krizin çözümünde uyguladığı yöntem dolayısıyla Türkyılmaz'ı da kutlamak gerekir. İşi siyasi boyuta taşımadan çözüm için iktidar muhalefet ayrımı yapmaksızın tüm ilgililere çözüm çağrısı meyvelerini vermiş oldu.

Gözlem Kulesi programındaki açıklamaları normalde bir gün sonra köşe yazılarına taşıyordum. Ancak kurul kararı bunu öne çekti. Diğer konuları özellikle sahillerin devri, BUDO iskelesi ve tramvay talebiyle ilgili ayrıntıları yarın yazacağım.

İYİ PARTİ SEL FELAKETİ RAPORUNU AÇIKLIYOR

Bursa'nın 5 ilçesini etkileyen ve can kaybına neden olan sel felaketi bölgelerine tüm siyasi partiler inceleme gezisi düzenledi.

Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu ve Ahmet Kamil Erozan'ın da inceleme yaptığı felaketle ilgili İYİ Parti'li teknik uzmanlar bir rapor hazırladı. Rapor, 3 Temmuz Cuma günü il yönetimi ile birlikte basın toplantısı düzenleyecek olan Prof. Dr. Tatlıoğlu tarafından kamuoyuna açıklayacak.

ASTV'deki Satırbaşı programı için Sönmez Medya'ya gelen İYİ Parti İl Başkanı Dr. Yahya Bahadır ile sohbet imkanı bulduk.

Basın toplantısı öncesi heyet olarak yeni seçim yapan inşaat, jeoloji, makine, ziraat, harita mühendisleri ile mimarlar odası yönetimlerini ziyaret edeceklerini ifade eden Dr. Bahadır, toplantıda ayrıca ayrıca Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın geçen hafta açıkladığı 7 proje ile ilgili değerlendirme yapacaklarını da söyledi.

Bahadır, 'Şehir hastanesi hattı dışında çok önemli proje yok. Hanlar Bölgesi ise Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Tatlıoğlu'nun yıllar önce belediye başkan adaylığı sırasında açıkladığı projelerden biri. Bununla ilgili görüşlerimizi de dile getireceğiz' dedi.

DR. BAHADIR: BİRLEŞTİRİCİ OLACAĞIM

İYİ Parti'de kongre süreci de devam ediyor. İl Başkanı Dr. Bahadır, 5 Temmuz'da Nilüfer ile ilçe kongrelerinin tamamlanacağını ve il kongresinin de ağustos ayında yapılacağını ifade etti.

İl başkanlığı için MHP ve Ülkücü kökeni olan Metin Milli ve Selçuk Türkoğlu'nun aday olduğunu hatırlatan Dr. Bahadır, kendisinin de il başkanı olarak doğal aday olduğunu söyledi.

İki yıldan beri il başkanlığı görevini yaptığını vurgulayan Dr. Bahadır'ın kongre süreci ile ilgili değerlendirmesi ise şöyle:

'Sadece MHP'nin devamı olan veya MHP'nin, ülkücülerin hakimiyetinde olan bir parti anlayışı bu partinin elbisesini daraltır. Partini vizyonu merkez sağı kucaklayıcı olmalı. Partimizi kurarken aramızda MHP, ANAVATAN, DSP, CHP ve DYP'den arkadaşlarımız vardı. Teşkilatlanma gücü dolayısıyla MHP'liler öncülük etti. Bana göre il yönetimi bir şemsiye ve bir ekip anlayışıyla yürütülmesi lazım. Bizi MHP ile karşı karşıya getirip de o çizgide tutmak partimizin iktidar yolculuğu için iyi bir konum değil'

Dr. Bahadır bundan sonraki süreçte de birleştirici ve toparlayıcı olmak için elinden geleni yapacağını sözlerine ekledi.

 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...