Coğrafya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Coğrafya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2021 Pazartesi

Yıldırım'da 2 yılın özeti: Disiplin, fen işleri ve atılım... [13 Nisan 2021 ]

Bursa'nın coğrafya olarak yüzde birini kapsamasına rağmen nüfusunun yüzde 23'ünün yaşadığı Yıldırım'da başkanlık zor iş...

Geçen hafta Bursa'nın batısında yer alan Nilüfer'de Başkan Turgay Erdem'in 730 günde yaptığı çalışmaları dinlemiştik. Otelkent 34 yılda, Bursa'nın kültür, sanat ve sporun odağı haline gelmişti. Başkan yeni yoğunluk istemediğini, hedefi sanayi ve kentleşme yerine tarıma çevrildiğini ifade etmişti.

Dün, 2 yıllık icraatlarını Mümine Şeremet Uyumayan Kütüphanesi'nde düzenlediği basın toplantısında açıklayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın konuşmasının büyük bölümü imar, kentsel dönüşüm ve ilçesinin kültür ve sosyal hayatının zenginleştirilmesi için yapılan ve yapılacak yatırımlar üzerineydi.

O yüzden Yıldırım'da başkanlık zor sözleriyle yazıya başladım. Büyük bölümü imara aykırı yapılardan oluşan Yıldırım'da önce yılların birikimi böylesine karmaşık bir sorunu çözüp, düzenli bir şehir haline getirmek gerekiyor.

Başkanlık öncesi Büyükşehir İmar Komisyonu üyesi olan ve AK Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı yapan Oktay Yılmaz, seçim kampanyasında da önceliği imar düzenlemelerine vereceğini açıklamıştı.

İcraat toplantısında kentsel dönüşüm konusu gündeme geldiğinde de bu hatırlatmayı yaparak, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Vatandaş anketlerine göre, öncelik sıralaması yapan Yılmaz, birinci yılı mali ve kent disiplini, ikinci yılı fen işleri olarak belirledi. Burada bir parantez açmak gerekirse yıllardan beri yerel yönetim kentsel dönüşüm gibi büyük hedeflere yöneldiği için Yıldırımlıların park, kültürel alan, bozuk yollarının onarılmasını talepleri hep ikinci planda kalıyordu.

Disiplin ve fen işleri yıllarının meyveleri kısa sürede alındı. Oktay Yılmaz'ın toplantıda açıkladığına göre, göreve başladığında 550 milyon lira olan belediye borcunun 200 milyon lirası ödendi.

Peki, bir yandan hizmetler ve yeni yatırımlar yapılırken bu nasıl başarıldı?

Mali disiplin ve ortak projelerden elde edilen gelirle...

Asıl konu olan imar düzenlemesine gelince; Yılmaz ve AK Parti Bursa Milletvekillerinin girişimleri sonucu bu alanda adeta sessiz bir devrim gerçekleştirildi.

Geçmiş yıllarda belediye başkanlarının yaptığı imar uygulamaları açılan bir dava ile bozulunca, tıpkı Sinandede'de olduğu gibi...1999'da yapılan plan 20 yıl sonra bozulmuştu.

İmar Kanunu'nda yapılan değişiklikle itiraz davaları süresi 5 yılla sınırlandı, parsel bazlı itirazların ise planının bütünlüğünün bozmasının önüne geçildi.

Yıldırım'ın öncü olduğu bu adım, imar sorunlarının yaşandığı birçok kentin de sorunlarını çözdü.

2021'i atalım yılı ilan eden Yılmaz, kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra yeni yatırımlarını da anlattı. Mevlana'da TOKİ ihalesi 24 Mayıs'ta yapılacak ve inşaat başlayacak. En dikkat çekici olanı ise eski fakültenin 30 dönümlük alanına yanındaki su deposu arsasının ilave edilmesiyle elde edilecek toplam 60 dönümlük alanda yapılacak yaşam merkezi olacak.

EDEBALİ'NİN MAKETLERİ NEREYE GİTTİ?

Yılmaz'ın icraat toplantısına AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı Ali Erbay, MHP Yıldırım İlçe Başkanı Halil İbrahim Bozkurt katıldı.

Toplantının yapıldığı Uyumayan Kütüphane, önceki dönem belediye başkanı İsmail Hakkı Edebali tarafından kentsel dönüşüm proje merkeziydi. Burada düzenlenen her toplantıda, büyük masalar üzerindeki maketlerde kentsel dönüşüm uygulanacak mahallelerinin modelleri yer alırdı. Mahalle sakinleriyle toplantılar yapılarak, dönüşüme ikna edilmeye çalışılırdı.

Toplantıda Yılmaz'a maketleri ve bu projelerin akıbetini sordum. O da yanıtladı: 'O maketlerde mahalle bazlı dönüşüm vardı. Vatandaş bu tür dönüşüme teveccüh göstermiyor. Talepler doğrultusunda sokak bazlı dönüşüme ağırlık verdik. O projeler kaldı. Zaten tasarım aşamasındaydı. Maketleri de mimarlık fakültelerine verdik'

Yılmaz, üç belediye başkanıyla yolların neden ayrıldığıyla ilgili soruya da, 'İş odaklı bakıyoruz. Zaman zaman yönetimlerde değişiklikler olabilir. 2 yıl beraber çalıştığımız arkadaşlarla değerlendirme yaptık. Daha proaktif süreç yönetmemiz, iş odaklı yönetim gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Bu minvalde değişikliğe gittik. Herhangi kişisel bir durum söz konusu değil' yanıtını verdi.

AFRİKA'DA İKİ BURSA VEKİLİ

İnsanoğlu kuş misali. AK Parti Bursa Milletvekilleri Muhammet Müfit Aydın ve Osman Mesten, geçen hafta Diyarbakır'a giderek evlat nöbeti tutan anneleri ziyaret ederek sorunlarını dinlemişti.

Aydın ve Mesten, geçen hafta sonu bu kez Afrika'nın Atlas Okyanusuna kıyısı bulunan Moritanya İslam Cumhuriyeti'ndeydi. Bir Batı Afrika ülkelisi olan Moritanya'nın en büyük sorunu yoksulluk.

Bu ülkeye yaptıkları ziyarette yoksulluk dramını yakından gören iki vekil, izlenimlerini rapor olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili kuruluşlara iletecekler.

Moritanya ziyaretinde gördüklerinden oldukça etkilenen ve anlatırken de duygulanan Aydın'a izlenimlerini sorduk. O da anlattı:

'Mutlaka gidilmesi gereken bir ülke. Yaşam bin yıl öncesindeki gibi su yok, elektrik, kanalizasyon yok. Fakirlik korkunç boyutlarda. Avrupa gelmiş sömürmüş ve ülkeye hiçbir şey yapmamış. Sömürmeye de devam ediyor'

Moritanya'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle bahsettiği ve gidilmesi gereken bir ülke olduğunu kaydeden Aydın şöyle devam etti:

'Gördüğümüz manzara; bu ülkeye Türkiye'nin mutlaka yardım elini uzanmasını gösteriyor. Büyükelçi ve orada görev yapan Maarif Vakfı yetkilileriyle 100 bin kişinin yaşadığı bir kampa gittik. Çadır kent bile denemeyecek sefalet var. Depo diye bir yer var. Gelen su yarım saatte bitiyor'

'Ülke halkının Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a büyük sevgileri var' diyen Aydın, bu hafta TİKA'dan başlayarak ilgili kuruluşlarla görüşeceklerini sözlerine ekledi.

 

26 Haziran 2021 Cumartesi

İMO'dan rapor: Envanter zorunlu olmalı, yapı polisi kurulmalı [13 Ocak 2021]

İslam düşünürü İbn-i Haldun, 700 yıl önce 'Coğrafya kaderdir' saptamasını yapmış.

Deprem de, üç büyük plaka arasında sıkışan Anadolu topraklarının kaderi. Yüzölçümümüzün yüzde 90'ı deprem kuşağı içinde. Fay haritası da bunu açık bir şekilde gösteriyor.

Bin yıllardan beri bu topraklarda büyük yıkımlara neden olan depremler, kimi medeniyetlerin ortadan kalkmasına bile neden oldu.

Geçmiş yıllarda bunun acısını yaşayan toplumlar, sağlam zeminli tepelere ve kayalık bölgelere şehirler kurdu. Bu sayede hem depremden korundu hem de verimli ovaları tarım için kullandı.

Son 60 yılda geçmişten gelen bu deneyimleri bir tarafa bırakarak, şehirler ovalara taşınarak, kaçak binalar kondurdu.

Böyle olunca da deprem her seferinde daha büyük kayıplar verdirmeye başladı.

1999 sonrasındaki büyük Marmara depremi bir nebze olsun bizi kendimize getirdi. Yasalar, düzenlemeler, şuralar yapmışız ama yine kaldı ki Van, Elazığ ve en son İzmir depreminde vatandaşlarımız canlarını yitirdi.

İzmir depremi sonrası TBMM'de 5 siyasi partinin ortak önergesiyle deprem araştırma komisyonu kuruldu.

AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç'ın da üye olarak yer aldığı bu komisyon, çalışmalarına başlayarak, akademisyenlerden sivil toplum örgütlerine kadar görüşler toplamaya başladı.

Kılıç'ın ziyaret ederek görüşlerini dinlediği İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi de önerilerini bir rapor haline getiriyor.

Görüşmeyi ve raporu sorduğumuz İMO Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, 2004 yılında yapılan deprem şurası, 2010 yılında yine TBMM'de kurulan araştırma komisyonu ve 2012-2023 deprem strateji planlarını hatırlatarak, 'Demek ki bunların hiç biri depremin zararlarını yeterli olmamış ki yeni komisyon kurmak zorunda kalmışız ' mesajını verdi.

' Bugün gelinen nokta itibarıyla mevcut yapı stokuna dokunmadan depreme hazır olma şansımız yok' diyen Albayrak'a göre, Türkiye'nin deprem riski bulunan yapı stoku envanterinin bir an önce çıkarılması gerekiyor. İş belediyelere kalınca siyasi kaygılar nedeniyle imtina ediliyor. Bunun önüne geçilmesi için yasal düzenleme ile görevlendirme yapılmalı.

Yasal görevlendirmeyle belediyelere, '5 yıl içinde mevcut yapı stokunun envanterini çıkar, risklerini belirle ve çözüm önerilerini hazırla' denilmesi gerektiğini kaydeden Albayrak, şöyle devam etti:

'Binalara dokunmadan sonuca gitmek mümkün değil. Deprem yıkmadan biz yıkarsak çözüm elde ederiz'

İMO'nun raporundaki ikinci başlık ise kaçak yapılaşma. Bu konuda tüm denetimlere rağmen mevcut sistemin yetersiz olduğunu savunan Albayrak'a göre, bir an önce yapı kontrol polisliği kurulmalı. Kentsel dönüşüm için mimarlar odası ve BTSO ile birlikte komisyon kurduklarını da ifade eden Albayrak, elde edilen sonuçların yakında kamuoyuna açıklanacağını sözlerine ekledi.

AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç da, komisyon olarak görüşmelerin büyük bir bölümünü tamamladıklarını ve önümüzdeki günlerde toplanarak bunların değerlendirileceğini söyledi.

GELECEK PARTİSİ'NDE HEDEF YILSONUNA KADAR 100 BİN ÜYE

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla İl Kadın Kolları Başkanı Avukat Arife Tuğba Çetinkaya, Kadın Kolları İletişim başkanı Ebru Irga, İl başkan Yardımcısı Arif Emre Özkan ile birlikte Sönmez Medya'yı ziyaret eden Gelecek Partisi İl Başkanı Alpaslan Yıldız, bizlere üzerinde 'Basın öne eğilmesin' yazılı plaket verdi.

Yıldız, ziyaret sırasında partisinin Bursa'daki örgütlenme çalışmalarını anlattı.

Gelecek Partisi, Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer, Mudanya, İznik, Gemlik ve İnegöl'de ilçe teşkilatlarını kurdu. Diğer ilçelerde ise çalışmalar devam ediyor. Mart ayına kadar tüm ilçeler tamamlanmış olacak. Yönetim kurulunda 50 üyenin bulunduğu kadın komisyonunun kuruluşu da tamamlandı. Gençlik komisyonunun çalışmaları devam ediyor.

Bursa örgütü olarak kentin plakasından esinlenerek, 16 bin üye hedefi ile yola çıkan Gelecek Partisi, önce 50 bin yılsonuna kadar da 100 bin üyeye sahip olmak istiyor.

Bu hedefe ulaştıklarında seçime hazır olacaklarına işaret eden Yıldız, Gelecek Partisi'nin 1 Mayıs itibarıyla yapılacak tüm seçimlere katılma hakkını elde ettiğini de hatırlattı.

'İktidarın devam değil, alternatif olan bir partiyiz' diyen Yıldız, objektif bir muhalefet anlayışı ile hareket ettiklerini söyledi. Daha önce AK Parti Bursa İl yönetiminde birlikte başkan yardımcısı olarak görev yaptıkları AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan'ı arayarak kutladığını ifade eden Yıldız, şöyle devam etti:

'Büyükşehir ve diğer belediyeleri takip ediyoruz. Yapılan güzel işler, eksik ve yanlışlar da var. Önümüzdeki günlerde yerel yönetimleri değerlendireceğimiz bir toplantı yaparak, hem yanlışları dile getireceğiz hem de çözüm önerilerimizi sunacağız'

CHP'Lİ ÖZKAN SEÇİM GÖZLEMCİSİ OLDU

CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan, Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Seçim Gözlem Heyeti üyesi olarak geçen hafta sonu Kazakistan ve Kırgızistan'daki seçimleri izledi.

Hava sıcaklığının sıfırın altında 30 derece olduğu iki ülkedeki dondurucu soğuğa rağmen seçim komisyonları, parlamentoda görüşmeler yapan Prof. Dr. Özkan, seçim günü de sandıkları ziyaret etti.

Prof. Dr. Özkan, 4 Ekim'deki Kırgızistan seçimlerini de TÜRKPA heyetinde yer alarak izlemişti.

TÜRKPA Heyeti adına açıklama yapan AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, geçtiğimiz gün gözlemleriyle ilgili yaptığı açıklamada, Kazakistan'da bütün aşamalarıyla son derece şeffaf bir seçim yapıldığını kamuoyuna duyurmuştu.

 

17 Haziran 2021 Perşembe

'Nerede bir can ölse oralı olur yüreğim...' [26 Ocak 2020 ]

Önce Manisa ardından yürekleri yakan Elazığ depremi...
Bin 500 kilometre uzaktan televizyon ekranlarına girecek şekilde izlediğimiz acı tablolar peşpeşe geliyor. Enkaz altındaki Azize'nin çığlığı, kurtarmak istediği çocuklarına bedenini siper eden babanın yürek yakan fotoğrafı. Daha onlarca gerçek öykü... Hepsi acı ve yürek dağlayan türden...
Bir de Anadolu'nun acılar karşısında nasıl tek yürek olduğunu gösteren seferberlik. Anadolu acıyı ortak eylemiş, Doğusu batısı kuzeyi güneyi fark etmiyor.


Ordu'dan Elazığ'a giden yardımların içine iliştirilen bir mektup;
"Canınız yanarsa canımız yanar. Kardeşliğimiz ile içiniz ısınsın diye, battaniyenin içersine bu mektubu koydum."
'Beşikler vermişim Nuh'a' dizesiyle başlayan 'Anadolu' şiirini yazan Diyarbakırlı şair Ahmet Arif'in 'Nerede bir can ölse/Oralı olur yüreğim/olmalı zaten./Olmazsa insan olmaz yüreğim' sözleri o mektupta hayat bulmuş sanki.
Anadolu, işte bu hasletlerin coğrafyası... Bu dayanışma ruhu en zor günlerimizde bile bize aydınlığa çıkaracak yolu gösterecek.

ANADOLU'NUN ORTAK KADERİ

İbn-i Haldun'un 600 yıl önce kaleme aldığı 'Coğrafya kaderdir' sözü Anadolu'da deprem konusunu kapsamıyor sanırım.
Çünkü farklı iklim, coğrafya ve sosyolojik özelliklere sahip Anadolu'nun doğusu da batısı da aynı tehditle karşı karşıya...

Birinin adı Kuzey Anadolu, diğerininki Doğu Anadolu, bir diğeri Ege havzası. Hepsi kurulmuş saat gibi. Zamanı gelince kırılıyor.
Deprem yüzünden Erzincan'dan Yalova'ya gelen bir ailenin 1999 depreminde enkaz altında kaldığını görmüştüm. Benzeri bir durumla ben de karşılaşmıştım. 1975 yılındaki depremi Lice'de yaşadıktan sonra 1999 yılında depreme İstanbul'da yakalanmıştım.
Bu faylar olduğu sürece depremi yaşayacağız. Doğuda da olsak batıda fark etmiyor. Buradaki önemli nokta tamamen bir doğal bir olay olan depremin, insanın yaptıkları nedeniyle afete dönüşmesinin önüne geçmek.
Ekranlardaki görüntüleri izlemişsinizdir. Köylerde kerpiç, şehir merkezlerinde ise betonarme yapılar un ufak olmuş. İkisi arasındaki mühendislik farkı neredeyse 200 yıllık. Aradan geçen 2 asra rağmen depreme dayanıklı yapıyı üretememişiz.

BİLİM ADAMI VE SOYTARI ARASINDAKİ FARK

Biri depremin meydana geldiği Elazığ'da doğmuş, Türkiye'nin en iyi üniversitesi olan İTÜ'de profesörlüğe kadar yükselmiş Prof. Dr. Naci Görür. Diğeri kendi ülkesinde bu tür sahtekarlık nedeniyle ceza almış bir şarlatan.

Adı Dyson Lin.
Prof. Dr. Naci Görür, depremin meydana geldiği Doğu Anadolu Fay hattına dikkat çekerek Elazığ ve köyleriyle ilgili rapor hazırlamış ancak TÜBİTAK ve DPT'de kabul görmemiş. Daha birkaç gün önce bir haber kanalına çıkıp, aynı fay hattına dikkat çekmiş. Kimse umursamamış.

Kendisini olmayan bir deprem enstitüsünde gösteren soytarı ise sosyal medyayı tarumar ederek felaket tellallığı yapıyor. Yurdum insanı ise bilim adamından çok bu soytarının sözlerine itibar göstererek prim veriyor. Depremleri bildi diye paylaşımlar yapıyor...

ŞU, 24 OCAK'TA BİR ŞEY VAR

İster inanın ister takıntı deyin ama şu 24 Ocak'ta bir şey var. Gazeteci Uğur Mumcu'nun 1993'te, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın 2001'de şehit edilmesi üzerine dikkatimi çekmişti. Öncesi de Türkiye'nin kaderini değiştiren ve 12 Eylül darbesinin yolunu açan 24 Ocak 1980 kararları var.

Elazığ depremi de 24 Ocak'ta meydana gelince kısa bir araştırma yaptım. İngilizler de 24 Ocak'ı pek sevmezlermiş. Bizim tarihimizde ise 24 Ocak 1959'da İstanbul Küçükyalı'da Neşe sinemasının çökmesi sonucu 37 kişi ölmüş. Mumcu ve Okkan dışında da Şair Ahmet Hamdi Tanpınar 1962'nin tiyatro sanatçısı Mümtaz Sevinç 2006'nın Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem ise 2007'nin 24 Ocak'ında yaşamını yitirmiş.
Aralık ayı netameli derler ama bana göre asıl netameli olan 24 Ocak.

BURSALI KARLA MARDİN'DE BULUŞURSA...

Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ali Mollasalih, hafta sonu Büyükşehir Belediyespor maçı için Mardin'e gitti. Artuklu Belediye Başkanı Abdülkadir Tutaşı'yı makamında ziyaret eden Mollasalih, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın selamlarını iletti.
Maç öncesi ve sonrası Mardin'i gezen ve arada depremi de kaldığı otelde yaşayan Mollasalih'in 'yılın ilk karıyla buluşmak Mardin'de nasibimizmiş' paylaşımı dikkat çekti. Başkan; Bursa denilence akla Uludağ, Uludağ denilince de kar gelir. Bu yıl zirvede kar kalınlığı neredeyse bir metreye ulaştı. Karla buluşmak için bin 500 kilometre yol katetmeye gerek yoktu. 30 kilometre ötemizde kar var. Biraz üşenmişsin sanırım...

 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...