Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2021 Salı

Vali Canbolat: Buradan dönüşü yakalarsak büyük başarı [23 Nisan 2021]

Koronavirüs pandemisinde zor günler geçiriyoruz. Vaka sayıları artıyor, can kayıpları yükseliyor.

Sönmez Medya Genel Müdürü Burak Özgün, Yazıişleri Müdürü Ali Kemal Aksakal, ASTV Program Müdürü Sevda Kurul ile ziyaret ettiğimiz Bursa Valisi Yakup Canbolat'la görüşmemizde gündem doğal olarak koronavirüs pandemisine odaklandı.

Pandeminin yanı sıra Uludağ Alan Başkanlığı ve Bursaspor'u da konuştuk.

Koronavirüs ile başlayalım.

Bursa'daki vaka sayıları günlük 2 bin 2 bin 500 arasında seyrediyor. Vaka sayısındaki artışa rağmen hastanelerde herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor. Ancak daha da yükselir ve Kasım-Aralık aylarındaki gibi günlük 5 bin vaka düzeyine yükselirse durum zorlaşacak.

Bugünlerde Bursa'da en çok görülen İngiliz mutantı. Bulaşıcılığı oldukça fazla olduğu için hızla yayılıyor. Az da olsa Brezilya ve Güney Afrika mutantları da var

Vaka sayısının şu anda zirve yaptığını ve belirli bir seviyede kaldığına dikkat çeken Vali Canbolat'a göre, buradan bir dönüş yakalanırsa Bursa için büyük başarı sağlanmış olur.

Vali Canbolat'ın en önem verdiği konulardan biri aşı. Kendisi de Bursa Uludağ Üniversitesi'nde gönüllü olarak test döneminde aşı yaptırmıştı. Geçtiğimiz günlerde sırası geldiği halde aşı olmayanlara çağrısını yazmıştım.

Görüşmemizde çağrısını yineleyen Canbolat, şunları söyledi:

'Sırası gelenlerden aşı olanların oranı yüzde 70-72 seviyesinde, ikinci doz da bu sayı yüzde 65 civarına düşüyor. Bu şu anlama geliyor. Sırası geldiği halde aşı olmayan bir grup var. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Ne kadar çok aşı yapılırsa toplum o kadar rahatlar. Aşı oranı artarsa salgın zinciri kırılmış olur. Vatandaşları aşı konusunda teşvik etmemiz gerekiyor'

Vali Canbolat, aşılamanın etkisini hastaneye yatma ve yoğun bakım oranlarında gördüklerini de ifade ederek, 'Aşı olan 60-65 yaş gruplarının hastaneye geliş oranları düştü. Hastanelik olsa bile ölümcül noktaya gelmiyorlar. Hastalanma oranlarının 30-50 yaş gruplarına indiği, virüsün yön değiştirdiği söyleniyor. Aslında gerçek olan aşının etkisi.' dedi.

Aşı sırası geldiği halde gitmeyenlere benim de aklım ermiyor. Basın kartı olanlara sağlanan öncelik sayesinde mart ayı sonunda ilk doz aşıyı olmuştum. İkinci doz için bir ara sistem biontech için randevu vermiyordu. Acaba açılır mı diye günde 3-4 kez e-nabız'ı kontrol ediyordum.

Böylesine bulaşıcı ve ölümcül hastalık için tereddüt gösterilmesi akıl karı değil.

ULUDAĞ'A YENİ BİR BAKIŞA İHTİYAÇ VAR

Vali Yakup Canbolat'ın Bursa'da göreve başladığı ilk aylarda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,Uludağ'da alan başkanlığı kurulması için çalışma başlatılması talimatını vermişti.

Uludağ Alan Başkanlığı için hazırlıkların büyük bölümü Vali Canbolat'ın koordinasyonunda yürütüldü. Hazırlanan taslak bakanlığa teslim edildikten sonra da çalışmalar devam etti ve geçtiğimiz aylarda yasa tasarı olarak meclise gönderildi. Aslında mart ayında çıkması bekleniyordu ancak pandemi ve meclisteki yoğun gündem nedeniyle henüz yasalaşmadı.

Uludağ'ı sorduğumuz Canbolat'ın verdiği bilgiye göre, birçok konuda geç kalınan Uludağ'da son 2,5 yılda önemli mesafeler kaydedildi. Yol genişletme ve yenileme çalışmaları, oteller bölgesine doğalgaz getirilmesi tamamlandı. Sezonda pistlerin hazır olmasını sağlayacak suni kar için gölet ihalesi yapıldı ve yer teslimi gerçekleştirildi.

Uludağ'ın en büyük sıkıntılarından biri de arıtma olmaması. Konu Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un Bursa ziyaretinde kendisine iletildi ve İller Bankası'ndan Büyükşehire kredi açıldı. Projesi hazır olan çalışmayı belediye kısa sürede yapacak.

Bu yatırımlarla Uludağ'ın altyapısının önemli ölçüde tamamlanacağını ifade eden Vali Canbolat, sıranın üst yapıya geldiğini ifade etti. Otellerin yenilenmesi, günübirlikçilerle otelcilerin ayrılmasının büyük bir çalışma istediğini vurgulayan Canbolat şöyle devam etti:

'Uludağ'da temel sorun yetki kargaşası. Alan başkanlığı bu işin kolaylaşmasını sağlayacak. Uludağ geleneksel kredisini kullanıyor ama kredisi bitiyor. Uludağ bir an önce kendine çeki düzen vermeli. Tabi ki sadece kış sezonu değil 12 ay kullanılacak bir anlayışla götürülmeli. O olursa Bursa da çok şey kazanır. Uludağ'da yeni bir bakışa ihtiyaç var' dedi.

BURSASPOR KENTİN EN ÖNEMLİ MARKASI

Vali Canbolat ile sohbetimizde, konu son günlerde herkesin konuştuğu Bursaspor'a da geldi.

Genel Müdürümüz Burak Özgün'ün ' Ne olacak Bursaspor'un hali' sorusunu, eskiden zor durumdaki kulüplerin anahtarı valilere teslim ediliyordu hatırlatmasını yaptım.

Anahtar teslimi gibi konuların eskide kaldığını, İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla Valilik ve belediyelerin yönetimde yer alamadıklarını hatırlatan Yakup Canbolat, şöyle devam etti.

'Bursaspor kentin en önemli markası. Koruyup geliştirmek lazım. Bugünlerde kredisini tüketmişliğinin sorunlarını yaşıyor. Göz göre göre Süper Lig'den düştü. O dönemde buradaydım. Ufak tefek birkaç dokunuşla düşmeyebilirdi. Ancak kalsaydı ne olurdu? O da tartışılır.'

Canbolat, kulübün elektriklerinin kesildiğini, jeneratörle idare ettikleri hatırlatmasını da yaparak, '650 milyon lira borcu kapatıp kulübü istenilen noktaya getirmek kolay bir iş değil. Geçen dönemde iş adamları nezdinde girişimlerimiz oldu. Ancak bir güven sorunu var. Herkes Bursaspor'u destekliyorum diyor ama uzaktan seviyor. Elini taşın altına koyacak babayiğitler olmadı' dedi. 

24 Haziran 2021 Perşembe

Başka şeyler aramayın; markamız, Bursaspor [17 Aralık 2020]

Bursa'da yıllardan beri marka kent oluşturmak amacıyla projeler yürütülür, planlar hazırlanır, simgeler bulunmaya çalışılır.

Son 4 günde yaşadıklarımız bir kez daha gösterdi ki Bursa'nın markası Bursaspor'dur.

Bu benim iddiam değil; renklerindeki beyazını Uludağ'dan, yeşilini ise kentin önüne eklenen sıfatından alan Bursaspor 10 yıl önce ikinci Anadolu Devrimi'ni gerçekleştirirken, markanın zirveye çıkışını yaşamıştık.

Zirveye çıkışın arkasında yılların emeği ve kentin katkısı vardı.

Bu öyle kolay olmamıştı.

Sonra düşüş başladı. Kötü yönetim, isabetsiz kararlar... Her yıl biraz daha gerileme ve sonunda bazılarına göre kente yük olmaya başlayan bir takım.

Oysa küme düşse de borç batağında olsa da onu yaratan cevher ve sevda aynı yerde duruyordu. Bu yer ise Bursa'da futbolun kalbinin attığı Vakıfköy'den başkası değildi.

Sonunda, tıpkı Anka kuşu gibi küllerinden doğduğu yer yine Vakıfköy oldu.

Gençler, iki maçta öylesine başarılara imza attılar ki, milyonlarca lira harcasanız Bursa'nın bu reklamını yapamazsınız.

Sosyal medyada takipçi sayısı bin 500'leri geçmeyen Batuhan ve Ali Akman, hem kendileri hem de Bursaspor'u en çok konuşulan konular gündeminin birinci sırasına çıkardılar.

İşte bu marka çalışması... Bir anda sadece Türkiye değil dünya gündemindesiniz.

***

Önceki gece, bu Anka Kuşu, Türkiye'ye futbol şöleni yaşattı. Nefesleri kesti, Bursaspor'un nasıl bir değer olduğunu tüm Türkiye'ye bir kez daha gösterdi.

Sönmez Medya'da gün boyu Göztepe maçı sohbeti vardı.

Gazeteler hazırlanırken, o gün maç varsa sürmanşetten yer ayrılır, maç bittiğinde spor ve haberin bir özeti yerleştirilir. Maç yazıları da karşılaşma sona erdiğinde mutlaka tamamlanır.

Yazıişleri müdürlerimizden Ali Kemal Aksakal anlattı: Son dakikalara kadar devam eden gol düellosunda 3 kez yazıyı değiştirmek zorunda kalmış...

Bursaspor sevdalısı masa komşum Adnan Baştopçu ise bu güne kadar görmediğim şekilde heyecanlıydı. Maç ile ilgili bir şey sormak için telefon açtığımda neredeyse yerinde duramıyordu. Benim bir telefonumun ardından üç kez arayarak ayrıntıları anlatmayı sürdürdü.

Gençler, onu da heyecanlandırmıştı. Takıldığı konu ise maç 4-4 iken yayıncı kuruluşun Galatasaray maçına geçişiydi.

ANKARA VE DİYARBAKIR'DAKİ BURSASPOR ALGISI

Vakıfköy'de yetişen iki maçın kahramanı futbolcuyu yayıncı kuruluş bile 'Batuhan Kör'ün 4 günü' başlığıyla öve öve bitirememiş. Samsun'a 2, Göztepe'ye 4 gol. Yazması kolay ama futbolu bilenler için bunu başarmak oldukça zor.

Adnan Baştopçu ile sohbetimizde o Ankara'daki ben de Diyarbakır'daki anımı anlattım.

Baştopçu, 40 yıl önce de Ankara'daki futbol sohbetlerinde Bursaspor'un alt yapısının konuşulduğunu söylerken, ben de Diyarbakırspor'un süper lige çıkmasını sağlayan aralarında Baykul Tüysüz ve Tezcan Ozan'ın da yer aldığı Bursasporlu futbolcuları hatırlattım.

Tesadüf bu ya tam Baştopçu ile konuştuğumuz saatlerde, galibiyetlerin sevincini en coşkulu olarak yaşayan spor yazarlarının duayen isimlerinden Engin Aksöz'ün 1970'li yıllardaki efsane kadronun siyah beyaz fotoğrafını paylaştı.

O kadroda demin sözünü ettiğim Baykul ve Tezcan da vardı.

Engin abi izninle sosyal medyadaki fotoğrafını kullanıyorum...

VAKIFKÖY FONU OLUŞTURULSUN

Bursaspor'un bu kadar konuşulmasını sağlayan Vakıfköy alt yapısından yetişen gençler için de birkaç cümle etmek gerek.

Takımı yakından takip edenler, galibiyet sonrası pirim rakamlarını bilirler. 6 bin liralık pirimin 10 bine çıkarılması bile milyonların havalarda uçuştuğu futbol piyasasında gençleri havaya uçurmaya yetmiş. 10 bin de Göztepe galibiyeti pirimi sevinçlerini katlamış.

Şimdi gelelim asıl mevzu ve önerime;

Malum kulüp ekonomik açıdan zor durumda.

Borçlar neredeyse başarılıları bile gölgeliyor. Eğer bu tempo ve inanç devam ederse Vakıfköy alt yapısından yetişen gençler yine Bursaspor zirveye taşıyacak.

Yeter ki planlama ve destek devam etsin.

Bazı iş insanlarının bu gençlerin karşılaşmada giydikleri kramponları ve diğer malzemeleri kendi imkanlarıyla karşıladıkları söyleniyor.

Bunların hiç birine gerek yok aslında. Kulüpten bağımsız bir Vakıfköy alt yapı fonu kurulması yeterli. Bu fon hem futbolcuların eğitimi, hem de donamı için katkı sağlayacak. Buna öncülük edecek çok sayıda Bursaspor sevdalısı olduğunu biliyorum.

Vakıfköy fonu için geç bile kalındı. Çeşitli alternatifleri de olabilir. Bilindiği gibi futbolcular transfer olsa bile yetiştirme bedeli gibi ödemeler var. Buralardan da kaynak sağlanabilir. Yeter ki işin başına bunu gönülden yapabilecek Bursalılar gelsin... 

22 Haziran 2021 Salı

Uludağ'da değişimin ilk sonucu; memnuniyet arttı, işbirliği gelişti [18 Eylül 2020 ]

Bursa Uludağ Üniversitesi Türkiye'nin marka akademik durumlarından biri.

Diş hekimliğinin de bu yıl kapılarını açmasıyla fakülte sayısı 15'e ulaştı. 15 yüksekokul ve konservatuarı bünyesinde barındıran üniversite 72 bin 500 öğrenci sayısıyla Türkiye'nin 5'in büyük akademik kurumu.

Akademik ve idari personelin eklenmesiyle 82 bine ulaşan büyüklük, orta ölçekli bir Anadolu kenti demek.

Bursa ve Türkiye için böylesine önemli bir kurumu yönetmek ise oldukça zor bir görev.

Geçen yıl nisan ayında İlahiyat kökenli Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz'un rektörlüğe atanması, Bursa gibi bir sanayi kentinde neden mühendis veya tıp kökenli bir isim bu göreve getirilmedi tartışmalarına neden olmuştu.

Ancak, geçen bir buçuk yıllık sürede Prof. Dr. Kılavuz'un ortaya koyduğu performans, yöneticiliğin bir uzmanlık alanıyla ilgili olmadığını gözler önüne serdi.

Prof. Dr. Kılavuz, 2019 Nisanında atamasının yapılmasının ardından kamuoyunun karşısına çıkmak için 4 ay bekledi, araştırdı, inceledi ve hedefleriyle 2019 eylülünde hedeflerini açıkladı.

İzlediğim en uzun basın toplantılarından biriydi. 2,5 saatlik toplantıdan çıkardığımız sonuç; üniversitede öğrenci odaklı bir değişimin başlayacağı yönündeydi.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programına konuk olan Prof. Dr. Kılavuz'a geçen süre içinde yapılan çalışmaları ve hedeflerindeki ilerlemeleri sordum. O da daha önce görev yapan 7 rektöre teşekkür başladığı konuşmasında anlattı.

Bu kadar öğrenci yoğunluğunun bulunduğu akademik kurumda, 'öğrenci dostu üniversite' sloganıyla yola çıkmak cesaret işiydi. İşi oradan başlandı.

Çünkü Prof. Dr. Kılavuz'a göre, öğrenci velinimet. Onlar varsa üniversite ve akademik personel var. Eğitim sunmak da herkesin görevi. Bunun ilk adımı yaz okulunun tekrar geri getirilmesi bütünlemelerin bahar yarıyılının sonuna aktarılması oldu.

O günlerde sosyal medyadan da takip etmiştim. Öğrenciler bu gelişmeyi büyük sevinçle karşılamıştı.

Prof. Dr. Kılavuz, attığı adımlarla kısa sürede öğrencilerin ulaşabileceği bir yönetim modelini geliştirdi. Kısa sürede de en rahat ulaşılabilen rektör haline geldi. Öğrencilerin sosyal medyadan her soruya yanıt verdi. Sorunları inceledi ve çözüm geliştirmeye çalıştı.

Atılan adımların sonuçları ne oldu? Bunun yanıtını yapılan anketler verdi. İlk anketi göreve başlamasından 3 ay sonra temmuz ayında yaptıran Prof. Dr. Kılavuz, Aralık 2019 ve geçtiğimiz temmuzda bunları tekrarladı.

Çıkan sonuç olumlu yöndeydi. 6 aylık dilimlerde memnuniyet oranları 5-6 puan arttı. Bu da öğrenci dostu üniversite sloganının içinin boş kalmadığının en önemli göstergesi.

Anketlerle ilgili yorumu ise şu;

'İyi durumda mıyız? Hayır belki hala 70'inci sıradayız ama elimizde sihirli değnek yok. Birden 20'inci sıraya yükselemeyiz. Öğrenciye şunu vaat etmiyorum görev süremin bittiği bittiğinde daha sonrası 19 Nisan 2023'e kadar 20'inci sırada olacağız. Bunu söylesem kandırmış olurum. Ama 6 aylık dilimlerdeki artış gibi her geçen gün daha iyiye doğru gideceğiz'

Akademik ve idari personelle ilgili anketin sonuçlarının da tıpkı öğrenciler gibi olumlu yönde arttığını vurgulayan Prof. Dr. Kılavuz, iyi bir noktaya geldiklerini ve bundan sonra bilim ve topluma hizmeti düşünmek hedefinde ilerleyeceklerini ifade etti.

'BURSASPOR GİBİ KÜME DÜŞMEDİK'

Üniversitelerin görevlerinden biri de bilimsel çalışmalar yürütmek. İyi üniversite kriterlerinden en önemlisi de bu zaten. Bu alandaki çalışmaları da Prof. Dr. Klıavuz'a sorduk.

Prof. Dr. Kılavuz, göreve başladığında Uludağ, 16 araştırma üniversitesinin yedekleri arasındaydı. 2019 itibarıyla bu durum tekrar gözden geçirilecekti. Aralık 2019'da yapılan kritik toplantıda, Prof. Dr. Kılavuz, 'Bursaspor gibi küme düşmek istemiyoruz' diye espri yaparak sözlerine başladı ve çalışmalarını anlattı.

'Rakamlar ortadaydı. 16 üniversite için üniversite-sanayi işbirliği doktora programında Uludağ, Türkiye birincisi oldu. Hakkını teslim etmek gerekirse 16 üniversite arasında olmayan Bursa Teknik Üniversitesi de bu alanda başarı elde etmişti. İşbirliği protokolü sayısında teknik üniversite 22 proje ile birinci Uludağ 19 proje ile ikinciydi. Netice itibarıyla Uludağ Üniversitesi yerini korudu.

Prof. Dr. Kılavuz ise bunu yine futbol terimleriyle açıkladı: Listeden çıksaydık Türkiye kupası şampiyonu olmuş takımı küme düşürmek oluydu. Araştırma üniversitesi olarak devam ediyoruz.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ VE KENT İŞBİRLİĞİ

Bilimsel çalışmaların üretilmesi kadar bunların topluma yansıtılması da önemli. Çünkü eğitimden fen ve teknik branşlara, iktisadi bilimlerden, uluslar arası ilişkiler ve dış ticarete, yerel yönetimlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar üniversitenin paydaşları var.

Geçmiş yıllarda üniversitelerin tepeden üstenci bakışı ve 'ben devletim daha iyi bilirim' havaları nedeniyle bu ilişkilerin sağlıklı ilerlemediğine işaret eden Prof. Dr. Kılavuz'a göre, bunlar yavaş yavaş kırılıyor. Zaten sosyal olaylar bıçak gibi kesilmez. Değişim ve dönüşümler sürece yayıldığında daha az sancılı olur.

Prof. Dr. Kılavuz bu ilişkilerin yöntemi ve zeminiyle ilgili de şu tespitleri yaptı:

'Toplumun tüm kesimleriyle ilişkilerimde siyasi görüşü, düşüncesi ne olursa olsun Türkiye'ye ve Bursa'ya katkısına bakarım. Katkı koyuyorsa ben o arkadaşı sırtımda taşırım. Çünkü sonuçta ülke kazanacak. Sanayi ve diğer kesimlerle işbirliğimiz devam ediyor ve taahhüt ediyorum benim dönemimde daha da gelişecek'

Programda konuştuğumuz konuların tamamını yazamadım. Kalan bölümleri hafta sonu size aktaracağım. 

Saklı Bahçe'de Faruk Çelik'le açık sohbet[ 04 Eylül 2020 ]

Faruk Çelik, Bursa siyasetinin son 30 yılına damga vurmuş en önemli isimlerden biri.

Yerel politika, milletvekilliği, grup başkan vekilliği ve 11 yıllık bakanlık döneminde Bursa ile anılan bir isim olan Çelik, Şanlıurfa'dan vekil olduğu dönemde de Bursa siyasetin hep konuşulan ve belirleyici olan ana aktörlerden biriydi.

Son aylarda ismi kabine değişikliğiyle bakanlık için geçen Çelik ile Bursa Artvin Vakfı'nın Çekirge Saklı Bahçe'de düzenlediği toplantıda bir araya geldik. Aslında o da toplantıyı düzenleyen Vakıf Başkanı Osman Nuri Başaran'ın konuğuydu ama kısa sürede format, bir Faruk Çelik klasiği olan 'atış serbest' e dönüştü.

Formatın değişmesini 'Siyasetçinin kaderi, benzer şeylerle her zaman karşılaşıyoruz' sözleriyle değerlendiren Çelik'le sohbet Bursa'dan başlayıp, EYT'lilere, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ve Bursa'daki her konuşmanın olmazsa olmazı Bursaspor'a kadar uzandı.

İlk soru yerel yönetimler ve seçim öncesi Çelik'in yaptığı Bursa'nın ameliyata ihtiyacı var hatırlatmasıydı.

Seçimler öncesi Bursa'da ST'lar kentin ileri gelenleri ve üniversite işbirliği ile Bursa'nın öncelikli projelerinin belirlenmesi ve adayların seçilmesi halinde bunları uygulaması önerisinde bulunan Çelik, seçim atmosferine girilince bunların unutularak her adayın kendi projeleriyle ortaya çıktığını söyledi.

Faruk Çelik'e göre, bu dönemde Bursa'nın önemli bir farkı ve şansı var. AK Parti'nin başkanlığı kazandığı en büyük il. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da özel bir ilgi gösterdiği ortada. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen üç yıkım çok önemli. Bunlar da gösteriyor ki önümüzdeki süreçte Cumhurbaşkanının Bursa'ya ilgili daha da artacak. Belediye başkanlarının gayretiyle Bursa'da önemli projeler gerçekleştirilecek. Büyükşehirin ekibi hazırlık yapıp projeler götürürse kazanan Bursa olur.

Son günlerde Bursa'da en çok konuşan konulardan biri de Yunuseli Havaalanı'nın nasıl değerlendirileceği. Bu konudaki görüşü sorulan Çelik, Osmangazi ve Yıldırım ile ilgili çok uzun bir şehircilik analizi gerçekleştirdi.

Osmangazi'nin kamu kurumlarına boğulmuş halinden çıkarılması gerektiğine işaret eden Çelik'e göre, kentin doğusu ve batısının yaşanılır hale getirilmesi gerekiyor. Osmangazi'deki kamu kurumlarının bir kısmını Yıldırım'a bir kısmını da Nilüfer'e taşımak gerekiyor. Yenişehir yönünde bir sanayi kurulması da önemli. Her gün Gürsu, Kestel, Yıldırım'dan yüzbinler çalışmak için kentin batısına gidiyor. Bu da kent trafiğini alt üst ediyor. Ayrıca 4-5 uydu kent yapılırsa bu iki ilçede dikey ve yatay yolları açmak kolaylaşır.

Bursa'da eski başkanlardan Erdem Saker denilince botanik park, mihraplı denilince Recep Altepe, Merinos denilince akla Hikmet Şahin'in geldiğine işaret eden Çelik, şöyle devam etti:

'Alinur Aktaş, iki üç tane gelecek nesillerin anabileceği projeleri gündemine almalı. Gökdere, Hanlar bölgesinin önünün açılması bu tür projeler. Yunuseli de Bursa'da istişare edilmesi gereken bir konu. Gelecek nesillere aktarılacak bir projeye dönüşmesi önemli. En kolayı bina yapmak. O yüzden ehil eller tarafından kentin ihtiyacı noktasında değerlendirilmeli.'

'BAKAN OLMAK GİBİ BİR BEKLENTİM YOK'

Son birkaç aydan beri Faruk Çelik'in bir kabine değişikliğinde bakanlık koltuğuna yeniden oturacağı konuşuluyor. Merak edilen soruyu yönelttiğimiz Çelik, 'Bakan olmak gibi bir beklentim yok. 11 yıl bakanlık koltuğuna oturan biri olarak bakan olacağım heyecanı taşımıyorum' sözleriyle başlayarak devam şöyle devam etti:

'Ancak görev verilerse ben onun altından en iyi şekilde çıkmak için çalışırım. Görev verilirse takatım sona erinceye kadar en doğru şeyi yapmak için mücadele veririm'

Böyle bir hesap içinde olmamasına rağmen bu tür makamlarda olmak isteyenlerin öteden beri kendisiyle uğraştıklarını savunan Faruk Çelik, 'Niye uğraşıyorlar bilmiyorum. Bir serbest kürsü kurulsun. Gelsin isteyen istediğini sorsun. Yüzüme söylesinler. Belediye başkanları valiler gelsin desinler ki Faruk Çelik'in bir liralık talebi oldu. Keşke herkes toplumun karşında kantara konulacak bir yapıda siyaset yapsa' sözleriyle sitemlerini dile getirdi.

'AK PARTİ OLARAK BURSASPOR'A KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR'

Sohbet toplantısı devam ederken yeni seçilen Bursaspor Başkanı Erkan Kamat, Faruk Çelik ile görüşmek üzere Saklı Bahçe'ye geldi. Sohbet bitince de Çelik-Kamat görüşmesi gerçekleşti.

Faruk Çelik'in 2009 yılında yine zor durumda olan Bursaspor için yaptığı çalışmaları hatırlatarak soruyoruz; 'O dönem borçların kapatılması için yaptığınız çalışmalar sonuç verdi ve bir yıl sonra Bursaspor şampiyon oldu. Aynı çalışma yeniden yapılamaz mı?'

Çelik, tüm takımların zor durumda olduğunu işaret edip, gülümseyerek yanıt verdi: Bursaspor'un borcu Bursa için çok büyük bir para değil.

Ardından şampiyonluk sonrası kulüp yönetimlerinin yaptığı yanlışları anlattı.

Geçen 10 yıllık sürede Bursaspor'un kalitesinin iç edildiğini ve iki yakasının bir araya gelmediğini kaydeden Çelik, şöyle devam etti:

'Olan oldu artık. Şu anda yapılması gerekeni konuşmak lazım. Geçen yıl öneride bulundum, buna engel olundu. Vali, büyükşehir başkanı, BTSO başkanı ve bu işe yüreğini koyan insanlar bir araya gelmeli. Ben de içinde yer alabilirim. Bursaspor'un arkasında kale gibi duralım. Yönetim ve futbolcular ön tarafta olsun. Parayla pulla onlar uğraşmasın. O işi bu ekip halletsin.

Bursaspor'u dikkate almayan bir yaklaşımı doğru bulmadığını da ifade eden Çelik, önemli bir mesaj da verdi:

'Biz AK Partiyiz. Parti olarak Bursa'da olan bitenlerden sorumlu olduğumuz kadar Bursaspor'a karşı da sorumluluğumuz var. İktidarız çünkü. Önerdiğim heyet devreye girerse Bursaspor'un borcu yarı yarıya azalır. Kulüp başkanı bu işi yaparsa 750 bine çıkar. Heyet futbolcuyu çağıracak., 200 bin borcu varsa 100 bine anlaşacak. Borçlu banka ile masaya oturacak. Borcun yarısını reklam vermesi istenecek. Bunları yapmak zorundayız yoksa Bursaspor'a yazık olur'

 

17 Haziran 2021 Perşembe

Balkan seferleri için ilk adım [08 Ocak 2020]

Dünyada artık ülkeler değil kentler rekabet ediyor. Bir kentin marka haline gelip rekabet etmesinin ön koşulu da ulaşılabilir olmaktan geçiyor.

Bursa, otoyol sayesinde karayolu sorununu çözdü. Bugün artık dünya kenti İstanbul'a bir saatte ulaşılabiliyor. Aynı şeyi demiryolu ve havayolu için söylemek maalesef mümkün değil. Demiryolu ayrı bir macera ve trenin Bursa'ya ne zaman geleceği her konuşulduğunda biraz daha öteleniyor.

Havayolu için ise durum biraz daha farklı. Yıllar öncesinde Bursa, uluslararası nitelikli bir hava limanına kavuştu. Bugün böylesine bir yatırımı gerçekleştirmek istesek en az demiryolu kadar çaba sarf etmemiz gerekir. Önce planlamada takılır, sonra yıllarca ödenek için çırpınırdık.

Oysa şimdi yapılması gereken böylesine bir tesisin rantabl hale getirilmesi. Deyim yerindeyse okyanusu geçip derede boğuluyoruz.

AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin, seçildiği günden beri Yenişehir'in hem ülke içi hem de uluslararası uçuşlara açılması için büyük çaba harcıyor. Sosyal medya üzerinden başlattığı 'Ben varım' kampanyası, Bursa kamuoyundan büyük destek gördü. Bursa'dan aldığı güçle hem bakanlık hem de THY ve Anadolujet yetkililerinin karşısına çıkan Dr. Esgin, istediği sonuçları elde etmeyi başardı. Bunun en somut örneğini Ankara seferlerinin arttırılması ve Gaziantep'e direkt seferlerin başlamasında gördük.

Dr. Esgin, ülke içi seferlerin yanı sıra Bursa'nın en çok göç aldığı Balkan coğrafyası için de harekete geçti. Bu amaçla çalışmalara başlayan Dr. Esgin, dün Bulgaristan'ın Bursa Başkonsolosu Veselın Bozhılov ile görüştü. Karşılıklı işbirliği ve ilişkilerin güçlendirilmesinin ele alındığı görüşmelerin ardından Dr. Esgin, bugün Bulgaristan'ın Filibe kentine gidecek. Burada Filibe havaalanı yetkilileriyle görüşecek olan Dr. Esgin, Bursa'dan uçak seferleri konusunu ele alacak.

Filibe'de iki gün sürecek görüşmelerin ardından Türkiye'de THY yetkilileriyle görüşecek olan Dr. Esgin, Bursa adına seferler düzenlenmesini talep edecek.
Seferler konusunda birkaç alternatif bulunduğunu söyleyen Dr. Esgin, Balkan coğrafyasına Filibe üzerinden açılım yapılabileceğini kaydetti ve şunları söyledi:
'Seferler Bursa'dan başlayıp Üsküp, Filibe ve tekrar Bursa'ya dönüş, ya da Filibe'den başlayıp Üsküp Bursa olabilir. Bu alternatifleri değerlendiriyoruz'
Yenişehir'in yurtiçi destinasyonlarının arttırılması için de görüşmelerini sürdüren Dr. Esgin'in kafasındaki yeni rota önümüzdeki günlerde açılacak olan Rize-Artvin havaalanı olacak. Bursa'daki Artvin ve Rizeli sayısı bu seferlere ilgiyi artıracak.

YENİ STADYUMDAKİ İŞYERLERİ NEDEN KİRALANMIYOR?

'Yeniden Büyük Bursaspor' kampanyasının açıklandığı toplantıda, Büyükşehir Belediyesi Stadyumu'ndaki alanların kiralanması konusu gündeme geldiğinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, kiralama önünde hiçbir engel olmadığını ve bu işi Bursaspor'un yapması gerektiğini vurgulamıştı. Bunun nedeni ise bilindiği gibi stadyum, belediye tarafından Bursaspor'a kiralanmasıydı.

Peki, geçen süre içinde Bursaspor bu işyeri ve alanları neden kiralayamadı? Süreci yakından takip eden biri olarak yanıt vereyim. Uzun süre Bursa Emniyet Müdürlüğü, güvenlik gerekçesiyle bariyelerin kaldırılmasına izin vermedi. Hatta bu konu Başkan Aktaş'la dönemin emniyet müdürü arasının açılmasına neden oldu. Bariyerlerle çevreli işyerini kim kiralamak ister ki...

Sonunda bariyerler kalktı. Bursaspor'un Ali Ay dönemindeki yönetiminde Mülk Değerlendirme ve Projelerden Sorumlusu olan Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Ömer Faruk Şahin, spor tesisinin altındaki 17 bin metrekarelik alanın kiralanması için kolları sıvadı. Stadyumun mimarı Hasan Sözüneri'den de destek alınarak yeniden planlama yapıldı. Projeler çizildi. AVM'lerdeki gibi kiralama modelleri üzerinde duruldu, firmalarla görüşüldü.
Tam bu işler oluyor derken, sanki projeler birileri tarafından çöpe atılarak, Büyükşehir Meclisi'ne stadyumun önündeki alanın sosyete pazarı yapılması teklifi geldi. Tabii ki kabul görmedi.
Netice itibarıyla bugünlere kadar gelindi. Halen kentin göbeğinde içinde sporcu sağlığı için kullanılabilecek sıcak su kaynağının bile bulunduğu 17 bin metrekarelik alan atıl bir şekilde bekliyor.
Ne acıdır ki Bursaspor elindeki bu kaynağa rağmen gelir elde etmek için kapı kapı dolaşıyor.

Bu arada toplantı sonrasında yazdığım yazı üzerine stadyumu yakından takip eden bir arkadaşım aradı ve bir öneri getirdi: Çarşamba'daki oto kiralama şirketleri stadyumun altında toplansın.

Öneri akla yatkın. Çünkü bu firmalar, araç parklarıyla Çarşamba trafiğini engelliyor, hem de kent içinde yoğunluğa neden oluyor. 

Timsah'a önce pansuman tedbiri sonra çözüm reçetesi [05 Ocak 2020]

 Merhum başbakanlarımızdan Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın siyasi terminolojimize kazandırdığı onlarca sözlerden biri de 'Pansuman tedbir' deyimidir.

Gerçekten ağır hasta, hatta komada olan bir kişiyi pansuman tedbirle iyileştiremezsiniz. Pansuman ilk müdahale anlamı taşır, asıl ondan sonra hastayı kurtaracak tedaviyi uygulamak gerekir.

Sadece Bursaspor değil, Türk futbolu son yıllarda ağır hasta. Birkaçı dışında tüm kulüpler ekonomik sorunlarla boğuşuyor. Ancak, Bursa için Timsah'ın yeri bir başka hasta evimizde o yüzden hiçbirimizin keyfi yok.
Bu takım geçen 10 yılda ikinci Anadolu devrimini gerçekleştirme başarısını, küme düşme üzüntüsünü de gördü.

Şu parantezi açmakta fayda var; Son yıllarda hep konuşulan marka meselesi var. Elimizde 60 yıllık emekle oluşturulan ve adını Avrupa'ya yazdıran bir marka var. Bursaspor'u bu açıdan da değerlendirmek gerekir.



Bursaspor'un hem içinde bulunduğu ekonomik durumdan kurtarmak hem de yeniden Süper Lig'e dönüşünü sağlamak için kentin seferber olması isteniyor. Önce Fenerbahçe ve Erzurumspor'un yaptığı gibi televizyondan kampanya düzenlenmesi planlandı. Gerçekleşmeyince başta spor camiası olmak üzere hedef okları BTSO ve Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yöneldi.

Dün kamuoyunun merakla beklediği kampanya için BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın ev sahipliğinde 'Yeniden Büyük Bursaspor' toplantısı gerçekleştirildi. Bursa Valisi Yakup Canbolat, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Bursapor Başkanı Mesut Mestan katıldı. Toplantıda kampanyayı açıklayan Burkay, soruları da yanıtladı. Sadece bir soruya yanıt veren Alinur Aktaş dışında, diğer katılımcılar konuşma yapmadı. Konuşmasına 'Menfaat gruplarınca Bursaspor'umuz üzerinden şahsımın ve Bursa iş dünyasının hedef gösterildiği kirli bir organizasyona şahit olduk' sitemiyle başlayan Burkay, Bursa iş dünyasının tüm kampanyalarda en ön sıralarda yer aldığını hatırlattı.

TRANSFER VE ALTYAPIDA KULLANILACAK

Burkay'ın açıkladığı kampanyanın haberi spor sayfamızda yer alacağı için ayrıntılara girmeyeyim. Özeti şu: Toplamda 216 bin forma desteği ile oluşturulacak 21,6 milyon liralık kaynak, takımı Süper Lig'e taşıyacak 3-4 oyuncunun transferi ve altyapı takımının yıllık masraflarında kullanılacak.

Bu katkılar elbette ki önemli ve Timsah'a can suyu olacak. Ancak, kalıcı çözüm sağlayacak mı? Bu sorumuz üzerine Burkay, şirketleşme ile ilgili önemli mesaj verdi:

' Bursa öncü bir rol oynayacak. Bunu yapmış birkaç takım var. Bunların incelemesini yapıyoruz. Bursaspor'un gerçekten sevdalısı olan iş insanlarından oluşan bir heyet oluşturuyoruz. Bu konuda başkanın ve yönetimin de fikir birliği var. Genel kurul ve divanın bu konuda yapacağı çalışmalar önemli. Ama ben bu konunun süper lig ile birlikte aynı zamanda yürütülmesini doğru buluyorum'

Kulübün şirketleşmesine karşı çıkanlar olacak. Ancak, bazı büyük takımların kulübün kurumsal yapısını bozmadan gelir elde etmek için oluşturdukları şirketleriyle oldukça başarılı sonuçlar elde ettiğini unutmamak lazım.

'SORUŞTURMA GEÇİRDİK'

Bursa Büyükşehir Belediyesi Stadyumu 4 yıl önce açıldı. Bursapor'a kiralanan stadyumdaki işyerleri maalesef geçen süre içinde değerlendirilemedi. Oysa Beşiktaş, Bursa'dan sonra yenilediği stadyumun her metrekaresinden gelir elde edecek çözümler buldu.

Toplantıda, Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş'a stadyumla ilgili soru yöneltildi. 'Stadyum altındaki dükkanların kiraya verilmesi için engel bir durum yok' sözleriyle yanıt verdi ve devam etti: 'Yıllardır boş bununla ilgili Ali Ay ve Mesut Mestan döneminde çalışma yapıldı ama hem isim hakkı hem de kiralama ile ilgili sonuç alınamadı'

Tesisi Bursaspor'a kiraya verdiklerini ve 5 yıldan beri bir lira kira almadıklarını hatırlatan Aktaş, 'Kirası karşılığı loca alıyoruz. Sonra bununla ilgili soruşturma geçiriyoruz' sözleriyle sitemini aktardı.

VEKİLLERDEN ASKERİ HARA İNCELEMESİ

Toplantıların ilki geçen ay yapılmış ve her ay tekrarlanması kararlaştırılmıştı. Dün bunun ikincisi gerçekleştirildi.

Büyükşehir Belediyesi tarihi binasında yapılan toplantıya AK Parti Bursa milletvekilleri, İl Başkanı Ayhan Salman, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Osmangazi ve Yıldırım Belediye başkanları katıldı. İstişare toplantısında 2019 yılı değerlendirilerek, 2020'de yapılacak çalışmalar ele alındı. Aynı ekip, önümüzdeki hafta düzenlenecek basın toplantısıyla değerlendirmelerini kamuoyuna aktaracak. Toplantıdan sonra Bursa Valisi Yakup Canbolat ile buluşan AK Parti milletvekilleri Efkan Ala, Refik Özen, Zafer Işık, Emine Yavuz Gözgeç ve İl Başkanı Salman, yerli otomobil fabrikasının kurulacağı askeri harayı ziyaret ederek inceleme yaptı ve askeri yetkililerden bilgi aldı.

12 Haziran 2021 Cumartesi

Bursa'nın bir Acun'u yok mu? [23 Ağustos 2019 ]

Gazetecilik görevimde en heyecanlandığım günlerden biriydi; 16 Mayıs 2010.
Atatürk Stadyumu'nda maçın bitiş düdüğü çalmış, sahadaki futbolcular dahil herkes nefesini tutmuş, Fenerbahçe maçından gelecek sonucu bekliyordu. O birkaç dakika neredeyse geçmek bilmedi. Ardından gelen haberle Atatürk Stadyumu'ndaki coşku dalga dalga tüm kente yayıldı. Bursaspor, ikinci Anadolu devrimini gerçekleştirerek, bir mucizeye imza atmış ve şampiyon olmuştu.
Aradan geçen 9 yılda önce stadyum gitti, ardından Bursaspor küme düştü...

Sabah işe gelirken mutlaka radyo dinlerim. Meslek gereği işe başlamadan hem gündem hakkında bilgi sahibi olur, hem de yolun nasıl bittiğinin farkına dahi varmazsınız.
Ana haberlerin ardından spor bülteni başlayınca içim burkuldu. Süper Lig takımlarının transferleri, hafta sonu maç hazırlıkları anlatılıyordu ama Bursaspor yoktu. Derken TFF Birinci Ligi'nden haberler bölümüne geçildi. Haftayı yenilgiyle kapatan Bursaspor'un transfer tahtasının açılmasıyla ilgili bilgi verildi.

Bilgisayarın başına oturunca siyaset ve ekonomi yerine spor yazılarıyla başladım.
Birinci sıradaki haber Erzurumlu programcısı Acun Ilıcalı'nın önceki gece yaptığı canlı yayınla BB Erzurumspor'a destek yağmasıyla ilgiliydi. SMS kampanyasının yanı sıra 125 bin 600 forma satılmıştı.
Acun Ilıcalı, daha önce benzer kampanyayı Fenerbahçe için yapmış, Sarı Lacivertli kulüp SMS ve forma satışından 57 milyon lira kazanmıştı.

Merak edip, Bursaspor'un SMS kampanyasını gazetemiz Bursa Hakimiyet'in Spor Müdürü Süha Gürsoy'a sordum. Kulübün sitesine girerek baktı: Her biri 16 liralık 24 bin SMS, banka hesabına yatırılan bağış ise 26 bin lira.
Rakamları öğrenince içim bir kez daha burkuldu.

Türkiye'nin sanayisinin kalbinin attığı, 6 milyar dolar ihracat fazlasının olduğu bir kentin sevdası ve simgesi olan takım bu halde olmamalıydı.
Benim gibi Bursaspor'un bu durumuna içerleyen Yeşil Beyazlı ekibin efsane futbolcusu 'Çeki' lakaplı Mehmet Vakap Çeki'nin sosyal medya paylaşımı da manidardı. O da Erzurumspor'un topladığı yardımlara içerlemiş ve 'Bursa'nın bir Acun'u yok mu?' yorumunu yapmıştı.

DAHA ÖNCE YAPTIK, BİR KEZ DAHA BAŞARABİLİRİZ

Hatırlatmakta fayda var. Bursa, aslında takımına sahip çıkma konusunu daha önce başarmıştı. Kulübün borç batağından kurtulması için Bursa siyasetinin önde gelen isimlerinden Faruk Çelik, iş dünyası temsilcilerini bir otele davet ederek tek tek görüşmüş ve istenilen bağış toplanmıştı.

O günkü destek ve silkinme Bursaspor'a şampiyonluk yolunu açmıştı.
Bursa iş dünyası eğitimde, sağlıkta açılan kampanyalara desteğini esirgemiyor. Hatta bu konuda BTSO TBMM'den ödül bile aldı. Buradaki püf noktası; uygulanacak projelerin güvenilir ve hayata geçirilebilir olması ve en önemlisi kimin tarafından yönetileceği...
Şundan eminim ki siyasetten iş dünyasına Bursa'nın güveneceği isimlerin başlatacağı kampanyanın başarı şansı yüksek olacaktır.
Bursa isterse ne Acun'lar çıkarır....

İHSANOĞLU'NUN DİKTİĞİ FİDAN ZEYTİN VERECEK HALE GELDİ

Milli Mücadele'nin Galip Hocası ve Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar, ölümünün 33'üncü yıldönümünde Gemlik'in Umurbey Mahallesi'ndeki Anıtmezarı başında anıldı.
Bursa protokolünün yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı'nın da katıldığı tören sonrası yaşanan ilginç bir ayrıntıyı ise Gemlikli gazeteci Hurşit Topal yakaladı.


CHP ve MHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu, 13 Temmuz 2014'te Celal Bayar'ın Anıtmezarı'nı ziyaret etmiş ve o dönemin CHP İlçe Başkanı Uğur Sertaslan ve MHP İlçe Başkanı Osman Durdu ile birlikte zeytin fidanı dikmişti.

Dikilen fidan 4 yılda büyüyerek insan boyunu aştı. Aradan geçen zaman içinde Uğur Sertaslan belediye başkanı Osman Durdu da meclis üyesi oldu. İki başkan önümüzdeki yıl zeytin vermesi beklenen fidanın önünde poz vererek o günü andılar. 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...