Kaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2021 Salı

Demek ki neymiş? Fren balon gibi patlamazmış! [15 Nisan 2021 ]

 Kestel Akiniş rampasında 12 Mart'ta meydana gelen ve 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 34 kişinin yaralandığı ve kazada, TIR'la birlikte 25 araç hasar görmüş, Bursa-Ankara yolu savaş alanına dönmüştü.

Son yıllarda Bursa'da meydana gelen en büyük kazalardan biriydi.

Kazadan bir gün sonraki yazımda 'Böylesine büyük ve korkunç bir faciayı önlemek mümkün müydü?' sorusuna yanıt aramıştım.

Her kaza sonrası yapılan klasik ifadelerden birini veren TIR sürücüsünün, 'aracın frenlerinin boşaldığını fark ettim' sözlerinden başlayarak konuyu irdelemek istemiştim.

O notlarla devam edeyim:

Freni suçlamak kolay yol. Oysa gerçek suçlu fren değil, sürücü ya da şirkettir. Fren balon gibi patlamaz. Bu benim değil konuyu çok iyi bilen uzmanların görüşüydü.

Çünkü fren sisteminin herhangi bir yerinde oluşabilecek bir ve hatta iki hata/arıza durumunda bile aracı durdurabilecek en az iki yedek sistem bulunuyormuş. Bunların tümünün devre dışı kalması imkansız. Frenin tutmamasının ana nedenleri bakım eksikliği, yanlış kullanım sonucu ısınma, yüksek hız nedeniyle frenin yetersiz kalması.

Kazayla ilgili önce İnşaat, ardından Makine mühendisleri odaları Bursa şubeleri açıklama yaptı. Makine Mühendisleri Odası Ulaşım Komisyonu raporunda, aracın freninin tutmaması, aracın kötü kullanımı, bakım eksikliği ve denetim (muayene) eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanabileceğine dikkat çekilerek, dolayısıyla fren tutmaması tek başına kaza nedeni olarak gösterilemeyeceği ifade edilmişti. Sürücünün durumu ile birlikte araç bakım ve muayene durumu da mutlaka sorgulanmalıydı.

Raporda facia önlenebilir miydi? başlığı altında verilen bilgiler ise ilginç:

'Birçok trafik kazası gibi, fren tutmamasına bağlı kazalarda önlenebilir kazalardır. Dolayısı ile bu kaza da önlenebilir ve facia yaşanmayabilirdi'

Kazayla ilgili Cumhuriyet Savcılığı'nca yürütülen soruşturma geçtiğimiz günlerde tamamlanarak, hazırlanan iddianame 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Kazayla ilgili TIR sürücüsü ve lojistik firma yetkililerinin de bulunduğu 4 sanık hakkında 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamedeki ilk önemli ayrıntı, polis kaza tutanağında TIR sürücüsünün birinci derece asli kusurlu olduğuydu.

Asıl detaylar ise 5 kişilik heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda yer alıyor. Rapora göre, kaza zincirleme ihmaller sonucu meydana gelmiş.

Kazadan 10 gün önce Samsun'da denetlenen araçta takograf nedeniyle işlem yapılarak, eksikliğin giderilmesi için 7 günlük süre verilmiş. Ancak araç bu sürede eksikliği gidermemiş.

İkinci tespit ise yüksek hızda giden tren yolun sağ ve solunda uygun alan olmasına rağmen kaçmadığı, takografda çekicinin eski plakasının kayıtlı olduğu, aracın kalibrasyonunun yapılmadığı.

Kaza anında çarpmanın etkisiyle aracın hız kadranının 101 kilometrede takılı olmasına rağmen usulsüz müdahale yapılan takografta ise en son hızın 93 kilometre olarak görülmesi. Şoförün yasal sürüş süresini bir saat 10 dakika aştığı da tespit edildi.

Raporun sonuç bölümünde ise çekici ve dorsenin fren sisteminde hava kaçağı ve patlamanın söz konusu olmadığı, fren sistemlerinin bakımsızlığının ölümlü, yaralamalı ve hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde ciddi anlamda etken olduğu ifade edildi.

Çekicinin ve dorsenin malikinin tekerlek ve fren bakımlarını zamanında yaptırmadığı için kusurlu olduğu aktarılan raporda, TIR sürücüsünün de hızını bölgenin şartlarına göre ayarlamadığı, trafik hız işaret levhalarına riayet etmediği gibi sürekli iniş eğimli kara yolunda motor frenini kullanmadığından da kusurlu bulunduğu yer aldı.

Demek ki neymiş? Fren balon gibi patlamazmış...

MMO: AĞIR TONAJLI VE SERVİS ARAÇLARI DAHA SIKI DENETLENMELİ

Makine Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Fikri Düşünceli, kazanın olduğu günden beri ısrarla denetim konusuna ağır verilmesine dikkat çekiyor.

Ticari araçların Almanya'da 6 ayda bir denetimden geçtiğini vurgulayan Düşünceli, TIR ve kamyonlar ise 3 ayda bir teknik kontrole alındığını söyledi. Düşünceli, 'Bu tür kazaların önüne geçilmesi için denetimler arttırılmalı. Göründüğü gibi TIR faciası da fren sistemlerinin bakımsızlığı ve ihmali sonucu meydana gelmiş' dedi.

İLK KEZ BİR KADIN ŞUBE BAŞKANI OLDU

Ağır ve erkek yoğun bir işkolu olan metal sektöründe, devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. Sektöründe örgütlü en büyük sendika olan Türk Metal, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek, Bursa'da yeni kurulan şube başkanlığına sendikanın Bursa Kadın Kolları Sorumlusu Selda Tekman getirildi.

Çalışma yaşamına 1997 yılında Siemens işyerinde başlayan Tekman 1999 yılında işyeri baştemsilcisi, 2007 yılında Bursa Nilüfer Şubesi Mali Sekreteri, 2012 yılında da Şube Eğitim Sekreteri seçildi. Daha sonra Bursa Kadın Kolları Sorumlusu olan Tekman, Sendikanın Yönetim Kurulu kararıyla, 13 Nisan 2021 günü yeni kurulan Bursa Şubesi başkanlığına getirildi.

Yaşamının 22 yılını sendikal mücadeleyle geçiren Tekman, 2017 yılında Ankara'daki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarına giden Bursa ekibinin kaza geçirdiği İnegöl'de ölümden dönmüştü. 7 kadın işçinin yaşamını yitirdiği kazada ağır yaralanan Tekman, uzun süren tedavinin ardından çalışma yaşamına geri dönmüştü.

Başkan olmasını 'Bu görev yalnızca benim için değil, Türk Metal'de örgütlü 20 binin üzerindeki kadın işçi için çok büyük bir onur' sözleriyle değerlendiren Tekman, Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pervul Kavlak ve yönetim kurulana teşekkür etti.

Tekman, görevde elde edeceği başarıların kendisinin değil, iş kolunda alınteri döken tüm emekçi kadınların olacağını sözlerine ekledi.

28 Haziran 2021 Pazartesi

Akiniş faciasında ikinci rapor: MMO kaza önlenebilirdi [24 Mart 2021 ]

Kestel yakınlarında meydana gelen TIR faciası ilgili İnşaat Mühendisleri Odası'nın ardından Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubesi de rapor hazırladı.

kişinin yaşamını yitirdiği, 34 kişinin yaralandığı ve kazaya neden olan TIR da dahil olmak üzere 25 aracın hasar gördüğü kazayla ilgili oda Ulaşım Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, kaza senaryosundan, nedenine ve alınması gereken önlemlere kadar birçok ayrıntı içeriyor.

Kaza sonrası yazdığım ilk yazıdan beri bu tür kazalarda kolaycılığa kaçıp, fren patlaması gerekçesinin tutarlı olmadığını savunuyorum. Zaten uzmanlar da 'fren balon değil ki patlasın' görüşünü sık sık dile getiriyorlar. Ayrıca bu tür ağır tonajlı araçlar da bir tek ayak freni de yok.

Sorduğum ve yanıt aradığım soruların yanıtlarının yer aldığı rapordan bölümler aktarmak istiyorum.

Rapora göre, kazanın görünen nedeni TIR'ın muhtemelen ayak freninin tutmamasından kaynaklandı. Ancak aracın ciddi bir şekilde incelemesi sonucu hazırlanacak bilirkişi raporu kazanın gerçekten fren tutmaması veya başka bir kusurdan mı kaynaklandığı anlaşılacak.

Aracın freninin tutmaması, aracın kötü kullanımı, bakım eksikliği ve denetim (muayene) eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Dolayısıyla fren tutmaması tek başına kaza nedeni olarak gösterilemez. Sürücünün durumu ile birlikte araç bakım ve muayene durumu da mutlaka sorgulanmalı.

Peki, facia önlenebilir miydi?

Raporda bu başlık altında verilen bilgiler ise ilginç:

'Birçok trafik kazası gibi, fren tutmamasına bağlı kazalarda önlenebilir kazalardır. Dolayısı ile bu kaza da önlenebilir ve facia yaşanmayabilirdi' vurgusu yapılan raporda, bunun gerekçeleri ise şöyle sıralandı:

'Kazanın başlangıç noktası olan D200 Karayolunun Gölbaşı rampasında, yolun iniş istikametinde kaçış rampası olsaydı, freni tutmayan araç rahatlıkla bu rampaya girip durabilirdi. Büyük araçlarda tek bir fren sistemi yoktur, Servis freninin yanı sıra, aracı yavaşlatma ve durdurmaya yardımcı olacak Retarder ve Motor Freni gibi ikincil sistemler mevcuttur. Servis frenine yüklenmeden önce, örneğin Retarder ve/veya Motor Freni devreye sokularak araç hızı kesilebilirdi. Araç kontrol altına alınabilirdi.

Araç, Gölbaşı rampasını indikten hemen sonra direksiyon sağa çevrilerek Bursa Çevre Otoyoluna sokulabilirdi. Servis yolunda araç kontrol altına alınabilirdi. Ya da sürücü direksiyonu sağa çevirerek tarım arazisine sürüp kontrol altına alabilirdi'

AYNI BÖLGEDE KAZA YAŞANMAMASI İÇİN ÖNERİLER

Raporun son bölümünde ise aynı bölgede tekrar böyle ölümcül kazaların yaşanmaması için öneriler yer aldı.

İlk günden beri dile getirilen kaçış rampası önerilerin birinci sırasında yer alırken, trafik lambalarının mümkünse iptal edilmesi istendi.

Buraya bir parantez açmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde yazmıştım. Kazanın meydana geldiği bölgedeki trafik lambalarında kırmızı ışıkta bekleyenler her an aynı korkuyu yaşıyor.

Trafiğin bu bölgede büyük araçlar için çevre yoluna yönlendirilmesi, Gölbaşına EDS sistemi kurulması önerilen raporda, teknik inceleme konusuna geniş yer ayrıldı.

Büyük araçların fren güvenlik sistemlerinin 3 ayda bir yapılması, bu araçların trafik denetimlerinin sıklaştırılması vurgulanan raporda, sürücülerin acil durum eğitimlerinin 5 yılda bir mutlaka tekrarlanması önerildi.

İMO ve MMO gösterdiği duyarlılık çok önemli. Çünkü kamuoyu olduğu andan beri kazanın nedenini merak ediyor. Asıl ayrıntıları ise mahkemenin belirleyeceği bilirkişi raporundan öğreneceğiz.

YENİŞEHİR'DEN UÇMAK DAHA UCUZ OLACAK

Koronavirüs pandemisi nedeniyle bir yıldan beri uçuşlara ara verilen Yenişehir Havalimanı'nda seferlerin başlaması için AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan'ın İstanbul çıkarması sonuç vermiş, Erzurum, Trabzon ve Muş uçuşları için söz alınmıştı.

8 Mayıs günü başlayacak uçuşların saatleri açıklandı. Dr. Esgin, çizelgeyi sosyal medya hesabından paylaşarak, Bursalıların seferlere ilgi göstermeye ve desteğe çağırdı.

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi de, konuyla ilgili açıklama yaptı. Bilet satışlarının başlandığı vurgulanan açıklamada, fiyatların Sabiha Gökçen'e göre ucuz olması Bursalılar için güzel haber olarak nitelendirildi.

Seferler durdurulmadan önce Yenişehir'den uçmak Sabiha Gökçen'e göre daha pahalıydı. İMO Ulaşım Komisyonu'nda yer alan Cengiz Duman da dün sabah mesaj göndererek, bilet fiyatlarının Sabiha Gökçen'e göre yüzde 10-15 arasında olmasına dikkat çekmişti.

Bu fark Yenişehir'e ilgiyi arttıracak. Çünkü Sabiha Gökçen'e gitmek için ayrıca 80 lira otobüs ücreti ödemek gerekiyor.

İMO açıklamasında, Büyükşehir Belediyesine çağrı yapılarak, şehir merkezi ile havalimanı arasında konforlu ulaşım sağlanması istendi.

Seferlerin başlaması konusunda çaba gösteren milletvekilleri ve belediye başkanına teşekkür edilen açıklamada, yılda 2 milyon 250 bin yolcu kapasitesine sahip Yenişehir'den öncelikle geçmiş dönemde kapanan Diyarbakır, Gaziantep, Ankara başta olmak üzere Samsun, Van, Urfa, Kars, Antalya, Adana gibi destinasyonlarında uçuş programına eklenmesini dört gözle beklendiği ifade edildi. 

Vaka sayısında tehlikeli tırmanış: Yeşil Bursa'ya kırmızı yakışmaz...[ 23 Mart 2021]

Koronavirüs pandemisinde tehlikeli tırmanış devam ediyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın cumartesi günü açıkladığı harita ve tablo Bursa açısından hiç de iç açıcı olmadı.

Hatırlamakta fayda var. 20-26 Şubat'ta 100 binde 49,78 olan vaka oranı, 27-Şubat- 5 Mart'ta 58,55'e 6-12 Mart'ta 78,47'ye geçen hafta ise 97,14'e yükseldi.

Bu tabloya göre, eğer haritada bir değişim yaşansaydı. Turuncu kesin, Yeşil Bursa'ya hiç de yakışmayacak kırmızıya bir adım kalmıştı.

Vaka sayısının artışında, bulaşma hızını arttıran mutantın yanı sıra turuncu ve kırmızı kategoride bulunan illerden hafta sonu yasağı olmayan Bursa'ya akının da etkisi var.

Son bir ayda vaka sayılarındaki yüzde 100'e varan artış yetkilileri de endişelendiriyor. Haftalık 3 bine ulaşan vaka sayısı hastanelerin kapasitelerini zorlayacak aşamaya henüz gelmedi ama böyle giderse tıpkı kasım ve aralık ayındaki günleri yaşayabiliriz.

Cumartesi günü Mudanya'da İçişleri Bakanlığı Genelgesi doğrultusunda yapılan denetimlere katılan Vali Yakup Canbolat, Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı haritanın Güney Marmara bölümünü sosyal medya hesabından paylaşarak Bursalılara bir kez daha seslendi.

Canbolat, 'Kıymetli Bursalılar, vaka sayılarımız hızla artıyor. Bu mücadeleyi ancak sizlerin gayreti, desteği ve dikkati ile kazanabiliriz. Lütfen kurallara uyalım' çağrısını yaptı.

Endişe verici bir açıklama ise Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener'den geldi.

Risk haritasında rengi kırmızı olan il sayısının 25'den 39'a çıkması üzerine, 'Avrupa'da olduğu gibi Türkiye de çok büyük olasılıkla üçüncü dalganın içerisinde. Bu tırmanış trendi daha devam edecek olursa, Türkiye'nin tamamen kapanması dahi söz konusu olabilir' dedi.

Açıklamasında, İngiltere, Afrika, Brezilya mutantı gibi tanımlanmış mutantlar olduğu hatırlatması yapan Prof. Dr. Şener, açıklaması şöyle devam etti:

'Türkiye'de de henüz adı konmamış bir Türkiye mutantı olabilir. Karadeniz mutantı, İstanbul mutantı olabilir. Bu mutantın tanımlanmasıyla birlikte, Türkiye'deki son birbuçuk ayda hızlı bir şekilde tırmanan rakamların sebebini de değişime bağlayabiliriz'

Bir Türkiye mutantı eksikti. O da oldu.

Konuya farklı bir pencere de ben açayım. Belki de virüsün sonucunu hazırlayacak mutant biz de gerçekleşir. Bakarsınız izdeki bu vurdumduymazlık ve rehaveti gören virüs pes eder. Koronayı da bizim evi hiç terk etmeyen grip virüsüne çeviririz.

HASTANE TEŞEKKÜRÜ VE 45 YIL ÖNCEKİ VİZYONA ÖVGÜ

Sönmez Holding'in katkılarıyla yapımı gerçekleştirilen Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi yüzde 40'lık bölümü tamamlandıktan sonra müteahhidin tasfiye kararı sonrası inşaat durmuştu.

İhalenin yeniden yapılması üzerine yeni firma geçtiğimiz ocak ayında yeniden inşaata başladı. 750 yataklı olarak başlayan ve bin 300 yatağa çıkan hastane inşaatının 800 günde tamamlanması planlanıyor.

Geçtiğimiz günlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İl Başkanı Davut Gürkan ile birlikte hastane inşaatında incelemelerde bulunan AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin, hastane açılışını 2022 sonuna çekmek istediklerini açıklamıştı.

Dr. Esgin, önceki gün Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez'i ziyaret ederek, katkılarından dolayı teşekkür etti. Hastane inşaatı hakkında bilgi veren ve bir an önce bitirilmesi için arkasında güçlü bir siyasi iradeyle durduklarını dile getiren Dr. Esgin, şöyle devam etti:

'Meclis üyesi olarak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı döneminde Celal Bey'le birlikte çalışmıştık. Sönmez ailesi geçmişten beri Bursa'ya sağlık ve eğitim alanlarında büyük destekler veriyor. Merhum Ali Osman Sönmez de onkoloji hastanesini kazandırmıştı'

Dr. Esgin, sağlığın yanı sıra turizm ve Yenişehir Havalimanı'nın daha rantabl hale getirilmesi konularıyla da yakından ilgilenen bir isim. Görüşmede, Yenişehir'den uçak seferlerinin bayram öncesi yeniden başlaması da konuşuldu. Dr. Esgin, 'Merhum Ali Osman Sönmez'i de bir kez daha saygıyla andık. 45 yıl önce Bursa Havayollarını kurarak o yıllarda bu vizyonu ortaya koymuştu' dedi.

İMO RAPORU DA KAÇIŞ RAMPASI ÖNERDİ

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, Bursa-Ankara karayolunda meydana gelen ve 4 kişinin yaşamını yitirdiği TIR kazasının ardından Ulaşım Komisyonu'nun hazırladığı raporu açıkladı.

Kazanın detaylarıyla ele alındığı raporda, yolun Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM)'nün Karayolu Tasarım El Kitabında yer alan maksimum boyuna eğim kuralına uymadığına dikkat çekilerek, kitaba göre maksimum yüzde 6 olması gereken eğimin Akiniş rampası boyunca yer yer yüzde 9'lara çıktığı vurgulandı.

Bunun ağır taşıtlar için ciddi sorunlar oluşturacağı kaydedilen raporda, 'Akiniş Rampası kamyon ve TIR'ların kullanımına kapatılmalı, TIR ve ağır vasıta trafiği İnegöl-Bursa istikametinde Yenişehir yol ayrımı civarında D200 Karayolundan, E90 Bursa (Doğu) - O22 yönüne yönlendirilmelidir. Böylelikle daha az eğimli otoyolda ağır taşıtlar için böyle bir risk en az seviyeye indirgenebilir. Kestel yönünden Bursa istikametine girecek araçlar ise Barakfaki civarında otoyoldan ayrılarak tekrar D200 karayoluna bağlanabilir ' denildi.

Kazayla ilgili iki yazımda da kaçış rampası konusuna dikkat çekmiştim. İMO'nun raporunda da Akiniş'e kaçış rampası uygulaması önerildi.

Kaçış rampasının ne kadar önemli olduğu konusunda geçtiğimiz yıllarda Anadolu Ajansı'nın Toros Dağlarındaki Pozantı-Tarsus Otoyolu'nda, 2012'de uygulamaya konulan kaçış rampalarıyla ilgili haberini hatırlatayım.

Haberdeki vurgu şöyleydi: Bu yolda yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğinde, zemini yavaşlamaya yardımcı olması için mucurla kaplı 4 kaçış rampasında, 7 yılda 167 kaza önlendi. 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...