tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2021 Pazar

Kent Konseyi Başkanı: Artık yeter, Bursa'ya göçü durdurmak gerekiyor[ 07 Şubat 2021]

 Yoğun göç, büyükşehirleri nefes alamaz duruma getirdi. Hükümet ve yerel yönetimler, şehirlerdeki hızlı büyüme nedeniyle hizmetleri yetiştirmekte zorlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda yüzde 24,2 olan kent nüfusu oranı günümüzde yüzde 80'e ulaştı. Artık köylerde kimse yaşamıyor. Büyükşehirler ise iş bulma imkanları dolayısıyla cazibe merkezi.

Sağlıktan ulaşıma, eğitimden içme suyu sağlanmasına kadar tüm alanlardaki yatırımlar göçlerle yaşanan büyüme hızına yetişmiyor.

İki örnek vermek gerekirse; Bursa'nın derslik ihtiyacı hat safhada.

Açığın kapatılması için hayırseverlere okul çağrısı yapılıyor. Su kenti olarak bilinen Bursa'da, geçen yıl ağustos ayında büyükşehir yeni kuyular açmasaydı su kesintileri başlayacaktı.

Bu listeyi daha da uzatmak mümkün.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programına konuk olan Bursa Kent Konseyi Başkanı Şevket Orhan ile kuraklık, iklim değişikliği ve hızlı büyüme ile ilgili konuları ele aldık.

Uzun yıllar belediyecilik, ardından siyaset ve milletvekilliği de yapan Şevket Orhan, kendisinin de zaman zaman vurguladığı gibi hiçbir beklentisi olmadığı için bazı konuları içtenlikle dile getirmekten kaçınmıyor.

Kuraklık ve iklim değişikliği konusunun Bursa'nın geleceği açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Orhan'a göre, su, hava ve toprak bugüne kadar çok hor kullanıldı. Bizden sonraki nesillere daha güzel bir ortam bırakılması için aklımızı başımıza almamız gerekiyor.

'Artık yeter' diyen Orhan, şöyle devam etti:

'Bugün bir sürü işyeri yeraltından suyu çekip kaçak kullanıyor. Bu da yetmezmiş gibi pis suyunu aynı yere deşarj ediyor. Bu su hepimizin hakkı. Bundan sonra gelecek açısından hava, su ve toprak için ciddi tedbirler alınması gerekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, bu konuya hassasiyet gösteriyor. İki önemli toplantı yapıldı. Herkes mevcut durumu anlatıp, çözüm önerileri getiriyor. Önemli olan bunların hayata geçirilmesi ve denetim'

Şevket Orhan, çok uç bir şey söyleyeceğim vurgusunu yaptıktan sonra şu öneride bulundu:

'Vatandaşlarımız belki bize kızabilir ama lütfen kızmasınlar. Bursa'daki su miktarımız neyse ona göre, hesaplama yapılarak nüfus belirlenmeli. Göç ona göre ayarlanmalı. Kimseye gelme deme gibi lüksümüz yok ama suyun olmadığı bir yere neden gelsin. Hava ve toprağın olmadığı bir yere niye gelsin. Görüşüm uç gibi görünebilir ama konuşulması lazım'

Aslında, Şevket Orhan'ın dile getirdiği konu İstanbul için yıllardan beri konuşuluyor. Bursa da büyüdükçe bu konular daha çok gündeme gelmeye devam edecek.

DEPREM UZMANINDAN UYARI: BURSA GEÇ KALIYOR

Bülent Ecevit Üniversitesi Geomatik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, geçen hafta Sönmez Medya'ya ziyaretime geldi.

Eşi Mudanyalı olduğu için tatil dönemlerinde Bursa'ya gelen Prof. Dr. Kutoğlu, deprem konusunda, açıklamalarına kulak verilmesi gereken uzman bilim insanlarından biri.

Bursa ile ilgili uydudan yer hareketlerini ilk kez inceleyen Prof. Dr. Kutoğlu'nun araştırması oldukça ses getirmişti.

Japonya'nın Pulsar uydusu aracılığıyla radar infermetri yöntemiyle Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın İznik-Gemlik- Mudanya yönüne uzayan Güney kolu ve Bursa içindeki fay hatlarını inceleyen Prof. Dr. Kutoğlu, Güney kolundaki hareketin kuzeye göre daha yavaş olduğunu belirlemişti.

Tam bu noktada bir uyarıda bulunan Prof. Dr. Kutoğlu, şöyle devam etti:

'Yavaş ama daha önce burayı ölçmediğimiz için bardağın ne kadarı doldu bilemiyoruz. Belki 100 yıl önce daha hızlıydı. Stresin ne kadar biriktiğini kimse bilmiyor. Bardak dolduysa belki yarın veya seneye kırılabilir'

Bursa açısından sadece güney kolu ve kendi faylarını konuşmanın yanlış olduğu vurgusunu da yapan Prof. Dr. Kutoğlu, Marmara'nın kuzeyinde meydana gelecek bir depremden sahil ilçeleri ve Bursa'nın da ciddi biçimde etkileneceğini söyledi ve Silivri'de meydana gelen 5,7'lik depremi örnek gösterdi:

' Kuzeyde olsa bile deprem Bursa'yı sallayacak. AFAD'ın ivme ölçer kayıtlarına baktığınızda 5,7'lik Silivri depreminde, Bursa'nın zemini kötü deniz kıyısındaki ilçelerinde İstanbul 'un kayalık zeminlerinden daha fazla sallanma var'

İstanbul'da iyi kötü bir şeyler yapıldığını ama güneyde Bandırma dahil ciddi bir hazırlık olmadığını savunan Prof. Dr. Kutoğlu, Bursa'nın geç kaldığını, bir an önce envanter çalışmalarına başlanarak depreme dayanıksız yapıların tespit edilmesi ve ona göre tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.

Depreme hazırlık ve alınması gereken önlemler konusunda yöneticilerin cesur olması gerektiğinin altını da çizen Prof. Dr. Kutoğlu'na göre, kentsel dönüşüm yanlış uygulanıyor. Müteahhitler kamu yararına iş yapmıyor. Onların amacı kar. Devlet bu sorunu çözmek istiyorsa vatandaşla devlet yatırım ortaklığı modeli geliştirilecek. Bunun için yıllardır alınan deprem vergileri ve DASK ilk kaynak olarak kullanılabilir.

ZEYTİN AĞAÇLARINI DON VURDU

Türkiye'nin en kaliteli sofralık zeytinlerinin yetiştirildiği Gemlik, Orhangazi, Mudanya ilçelerindeki ağaçlar, geçtiğimiz haftalarda havaların aşırı soğuk olması yüzünden yaşanan dondan zarar gördü.

Zeytin konusunda yaptığı çalışmalarla ilk kez pirim ödenmesini sağlayan AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, üreticilerin sorunlarını dinlemek amacıyla dün Gemlik'in Hamidiye, Mudanya'nın Akköy ve Çepni mahallerinde incelemelerde bulundu.

Kendisi de Gemlikli olduğu için zeytin yetiştiriciliği konusunda bilgisi bulunan Işık, 'Don olaylarından zarar gören zeytin bahçeleri üzerine üreticilerle fikir alışverişinde bulunduk ve neler yapılabileceğini değerlendirdik' dedi.

Tarım müdürlüklerinin tespitlere başladığını ve ortaya çıkacak tabloya göre, Tarım ve Orman Bakanlığı'nda talepte bulunacaklarını da kaydeden Işık, 'Umarız zarar büyük değildir. Don yiyen ağaçlar kendilerini toparlar' dedi.

19 Haziran 2021 Cumartesi

Mudanya'daki 'SİT Krizi'ne çözüm formülü aranıyor [17 Haziran 2020]

Kriz, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, Mudanya Belediyesi'ne yazı göndererek, ilçe merkezinde bulunan 'kentsel sit alanı bütünündeki meskun konut alanında yer alan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının işletme ruhsatlarının iptalini' istemesiyle başlamıştı.
Kurulun talebi, Mudanya'nın kalbinin attığı bölgedeki 250'ye yakın işletmenin kapanması anlamına geliyordu.
Esnaf, mütareke binası önünde toplanarak, karara tepkilerini dile getirirken, Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, çözüm için Bursa Valisi Yakup Canbolat'la görüşmüştü.
Türkiye'nin dört bir yanındaki SİT alanları içindeki yapıların ticari işletme olarak kullanılmasına izin verilirken, Mudanya için alınan bu karar, tescilli binalara yönelik emsal oluşturup mağduriyetleri de artırabilirdi.
Krize çözüm yolları aranırken, AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, il ve ilçe başkanlıklarıyla diğer milletvekillerinin bilgisi dahilinde Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ı makamında ziyaret ederek görüştü.

Görüşmede, Türkyılmaz ve teknik ekibi kararla birlikte yaşanan sıkıntıları anlatarak, dosyayı Zafer Işık'a sundu.
Sorun ortaya çıktığında Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ile telefon görüşmesi yaptığını bildiren Işık'a görüşmeyi ve yapacakları çalışmaları sorduk.
'Oraya siyasi poz vermek için gitmedik' diyen Işık, şu mesajı verdi:
'Milletvekili arkadaşlar, büyükşehir belediyesi ve kurulla görüşmeler yaparak durumu değerlendireceğiz. Amacımız eğer çözüm bulunabiliyorsa, yasal bir engel yoksa müşterek bir noktada nasıl buluşulabilir bunun çabası içindeyiz. Cuma ve pazartesi günü tekrar kurulla görüşme yapacağız'
Devamında ise şunları söyledi:
'Şunu diyebiliriz Mudanya Belediyesi'nde şunlar eksikmiş. Kurul bir öneri getirebilir. Elbirliğiyle bir şekilde eksiklikleri tamamlayabiliriz. Çözüm üretmek istiyoruz. Hep beraber siyaset yapmadan çözülebileceği inancı bizde hasıl oldu' Zafer Işık'ın Türkyılmaz'ı ziyareti krizin çözümü için önemli bir adım. Neticede vatandaşların mağduriyetinin söz konusu olduğu bir durum. Siyasi kaygıların bir tarafa bırakılarak, yapılacak girişimlerin sonuç getireceğine inanıyorum.

GEÇEN YIL BULAMIYORDUK, BU YIL TARLADA KALDI

Geçen yıl bu aylarda koronavirüs gündemimizde yoktu. Fiyatları aşırı yükselen tarımsal ürünleri konuşuyorduk. Patates, soğanın yanı sıra patlıcan, domates ve biberin tüketiciye daha ucuza ulaşması için çok sayıda büyükşehirde tanzim satış noktaları kurulmuştu.
Tezata bakın geçen yılın kıymetlisi, ithal etmek zorunda kaldığımız soğan bu yıl tarlada kaldı.

Tüm bu yaşananların nedeni plansız tarımsal üretim. Çiftçi, bir önceki yıl ne değerliyse onu ekiyor. Ertesi yıl bolluk yaşanınca ürünler tarlada kalıyor. Bu yılın kurbanları ise soğan ve karpuz.
Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, CHP İl Başkanı İsmet Karaca ile birlikte soğan ambarı olarak bilinen Karacabey'e giderek, ürünü tarlada kalan çiftçilerin sorunlarını dinledi.
Türkyılmaz, ürünü tarlada kalan Beytullah Yalın adlı üreticiden 35 ton soğan aldı. Satın alınan soğanın Mudanya'da sosyal sorumluluk projesi Zeytin Dalı ekipleri tarafından ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağı açıklandı.
Türkyılmaz'ın satın aldığı 35 ton soğanla Karacabey'deki üreticilerin sorunları çözülmeyecek belki ama bir üreticinin derdine derman olunacak.
Gelecekte aynı sorunların yaşanmaması için çözüm planlı tarımdan başka bir şey değil...

HARİKA ÇOCUK YİNE BAŞARDI

Piyanodaki yeteneği ve uluslararası yarışmalarda gösterdiği başarılar nedeniyle daha önceki yazılarımda ondan Harika Çocuk diye bahsetmiştim.
Adı Mert Hakan Şeker...
Geçen yıl daha 13 yaşındayken yarışmalarda kazandığı dereceler bir yana Melbourne Resital Merkezi'nin Potter salonunda biletleri parayla satılan konser veren Şeker'den yine bir başarı haberi daha geldi.

Elena Çekiç'in öğrencisi olan Şeker, ABD'de düzenlenen 106 kişinin katıldığı yarışmada yine birinci oldu. Bu derecenin yanı sıra 2021 yılında dünyanın en önemli konser salonlarından biri olan New York Carnegie Hall salonunda performans sergilemek için davet aldı.
Tebrikler Mert Hakan Şeker daha nice başarılara...

GÖZLEM KULESİ YENİDEN ASTV'DE

Koronavirüs süreci hayatın tüm alanını etkilediği gibi bizim de çalışma koşullarımızı değiştirmişti. 45 gün kadar çağrılara uyarak, Sönmez Medya'ya gelememiş, yazıları evden yazmak zorunda kalmıştık. Tabii bu sürede televizyon programları da yapamamıştık.
Yeni normale geçiş süreciyle birlikte hazırlayıp sunduğum Yerel Yönetimler programı artık geçtiğimiz yıllardaki Gözlem Kulesi adıyla devam edecek.
İlk konuk ise Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz olacak. Programda pandemi sürecinde Yıldırım Belediyesi'nin yaptığı çalışmaları anlatacak olan Yılmaz, imar düzenlemeleriyle ilgili son yapılan yasal değişiklikleri ve kentsel dönüşümde uygulayacakları yeni modeli de açıklayacak.
Gözlem Kulesi, bu akşam saat 20.30'da ASTV'de.... Bekleriz....

 

12 Haziran 2021 Cumartesi

Tabelayı değiştir tarım üniversiten olsun [19 Temmuz 2019]

Tarımsal üretim ve ihracatı her gündeme geldiğinde Hollanda örneği verilir. Konya'dan küçük toprağa sahip bir ülke, tarımsal ürünleriyle neredeyse Türkiye'nin yıllık ihracat toplamına ulaşıyor. Bu küçük ülkenin 2018 ihracatı 91,7 milyar Euro'ya ulaşmış durumda.
Demek ki toprak büyüklüğü bir anlam ifade etmiyor. İşin içine bilim ve teknolojiyi katmadığınız sürece üretiminiz yerinde sayar. Tohumu, ilacı, ekipmanı ithal eder, doğru kullanmadığınız zaman da elinizde kalır.
Hollanda'nın sırrı; Wageningen Tarım Üniversitesi. Mucizeyi yaratan bilim burada üretilmiş.
****
Son yıllarda Türkiye'de zaman zaman gündeme getirilen tarım üniversitesiyle ilgili Bursa'dan, bir bilim insanından öneri geldi.
Öneriyi yapan, bilim çevrelerinin uzun süredir kamuoyunun da gıda güvenliği ile ilgili yayınlarıyla son yıllarda yakından tanıdığı Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar.
Üstelik öneri yapmakla kalmıyor. Adres de gösteriyor. Karacabey'deki TİGEM bu iş için biçilmiş kaftan. Kapıdaki tabelayı değiştirmeniz yeterli. İçeriye girince müdür yerine rektör, idari binalar derslik, lojmanlar da yurt olacak.

Karacabey Harası Osmanlı'nın 600 yıl at ve tarımsal ürün ihtiyacını karşılaşmış verimli topraklara sahip. Şu anda haranın bir bölümü jokey kulübünde bir bölümü ise vatandaşa kiralanıyor.
Bu bölgenin diğer bir özelliği de tarıma dayalı sanayinin kalbinin attığı yer olması. SÜTAŞ burada, Matlı burada, beyaz et üretim tesisleri 40 kilometrelik çap içinde. Bandırma koyunculuk enstitüsü 30 kilometre uzaklıkta, yine balıkçılık Bandırma'da.
İşin bir başka bir yönü daha var. Üniversitelerin büyük bir bölümü ikiye üçe ayrılırken şu anda mevcut durumuyla en büyükler arasında yer alan Uludağ Üniversitesi yeni üniversiteler oluşturamadı. İnegöl ve Gemlik üniversite istiyor haklılar da. Mustafakemalpaşa ve Karacabey'e ayrı ayrı üniversiteler için iki ilçenin ortasındaki hara en uygun yer.
Prof. Dr. Tayar'a göre, un, şeker, yağ hepsi burada mevcut. Geriye helva yapmak kalıyor.

TARIM ÜNİVERSİTESİNİN DANIŞMA KURULU HAZIR

Bursa, böylesine müsait bir yerin yanı sıra bu işin öncülüğünü yapacak yani helvayı pişirecek hem siyaset hem de iş dünyasından nitelikli insanlara da sahip. Prof. Dr. Tayar, işi bir adım daha ileriye götürerek, danışma kurulunu bile sıralıyor:
SÜTAŞ'tan Muharrem Yılmaz, Matlı'dan Özer Matlı, Feyz Süt'ten Sencer Solakoğlu, Marmarabirlik'ten Hidamet Asa, Fimaks'tan Fethi Çetin, Sezer Tarım'dan Nizam Sezer, Hastavuk'tan Nejat Sezer, Kaledonya'dan Murat Bayizit, May Tohumculuk'tan Mehmet Ali Yormazoğlu, Penguen Gıda'dan Orhan Gençoğlu.
Bursa, siyaset dünyasından da tarımla ilgili önemli isimlere sahip. Başarılı bir tarım bakanlığı dönemi geçiren Faruk Çelik, halen CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Orhan Sarıbal, önceki dönemlerdeTBMM Tarım Komisyonu Başkanlığı yapan Önder Matlı, Karacabeyli AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin tarım üniversitesi için öncülük yapacak önemli isimler.
Prof. Dr. Tayar, kurulacak tarım üniversitesinin 5 yıl içinde yerli tohum, yerli meyve fidanı ve Karacabey merinosunu satacak güce ulaşacağına da inanıyor. İddiası da şu: 5 yılın sonunda yapılan masraflar 10 katıyla geri ödendiği gibi personel için de devletin cebinden bir kuruş çıkmayacak.
Prof. Dr. Tayar'ın gündeme getirdiği tarım üniversitesi teklifi hiç de yabana atılacak cinsten değil. Belki bu proje sayesinde Bursa asıl kimliği olan tarımın farkına varır.

'BURSALIYIZ DİYE HER GÜN İSKENDER YEMİYORUZ'

Geçtiğimiz günlerde, Twitter'da Cumhur Frankfurt adlı kullanıcının, 'Alamancısın diye her gün çikilöta yiyorsun sanıyorlar' mesajı neredeyse Türkiye'yi sardı. Belediye başkanları da bu eğlenceli paylaşıma kendi kentinin ürünleriyle katkıda bulundu.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, 'Ordulusun diye her gün pancar çorbası içiyorsun', Kocaeli Büyükşehir Başkanı Tahir Büyükakın, 'İzmitlisin diye her gün pişmaniye yiyorsun', Şanlıurfa Büyükşehir Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Şanlıurfalısın diye her gün çiğköfte, lahmacun ve ciğer yiyorsun ', Trabzon Büyükşehir Başkanı Murat Zorluoğlu da Trabzonlusun diye her gün hamsi yiyorsun sanıyorlar' twitleriyle kervana katıldı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da 'Bursalısın diye her gün Bursa kebabı (İskender Kebabı) yiyorsun sanıyorlar' mesajını attı. Aktaş ve diğer başkanların mesajlarının altına ilginç yorumlar yapılırken, bir kullanıcı Aktaş'tan aynı paylaşımı İnegöl köftesi için de yapmasını istedi. 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...