kömürle çalışan termik santral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kömürle çalışan termik santral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2016 Pazar

TARIM ARAZİLERİNE SANAYİ TESİSİ İSTEMİYORUM


Bu sözler,  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’e ait.
Uzun zaman sonra Bursa siyasetinin en önemli simalarından biri olan Faruk Çelik, kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. 
Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi’nin Kültürpark’taki lokalinde gazetecilerle buluşan Çelik, özlediği Bursa’yı anlattı.
Önce sıcak gündem olan 15 Temmuz ile başlayan söyleşi, sonunda Artvin Cerrattepe ve Bursa'daki çevre sorunlarına odaklandı. 
Dinlemesini ve empati kurmasını en iyi başaran siyasetçilerden biri olan Faruk Çelik, gazetecilerin Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ne kurulmak istenen kömürle çalışacak termik santralle ilgili ısrarlı sorusu üzerine, bu konuyla ilgili mutlaka bir dosya hazırlatacağını söyledi.
İkinci ve en önemli konu ise son yıllarda Bursa’nın en çok tartıştığı önceleri Batı OSB, sonra TEKNOSAB olarak adlandırılan sanayi bölgesi ile ilgili oldu.
“Tarım arazisi üzerine sanayi bölgesi kurulması” ile ilgili görüşleri sorulan Çelik, nerede olursa olsun tarım arazisine sanayi tesisi istemediğini ısrarla vurguladı.  Bursa’da ise sanayinin batı yönüne değil doğuya yönelmesi gerektiğinin altını çizen Çelik, adres olarak da Yenişehir yolundaki Turanköy çevresini gösterdi. Çelik, “Havaalanı, otoyol geçiyor. Demiryolu da geliyor. Geriye bir tek deniz kaldı. O da yakın” dedi.
Gelinen süreçte bu bölgeye izin verenler arasında kendi bakanlığının da bulunduğunun hatırlatılması üzerine Çelik, yeniden gelirse ona göre durum değerlendirmesi yapacağını söyledi.
SİYASETİ BIRAKIM
Toplantıya katılan gazetecilerin en çok merak ettiği konulardan biri de yerel siyasette önümüzdeki dönem için büyükşehir belediye başkan adayı olup olmayacağı konusuydu.
Önceliği hakkındaki dedikodulara olan tepkilerini dile getirerek başlayan Çelik’in şu cümleleri önümüzdeki günlerde Bursa’da çok tartışılacağı için kelimesine dokunmadan vermek istiyorum: 
 " Faruk Çelik üzerinde Bursa’da sürekli dedikodular oluyor. Faruk Çelik üzerinden siyaset yapma durumu var. Ben kimsenin ekmeğiyle oynamamışımdır. Elle tutulur bir şey de bulunamadığı için hep ayakta kalmışızdır. Ne söylerseniz söyleyin doğruyu yıkamazsınız. Hiç kimsenin benim gibi sabır göstereceği kanaatinde değilim. Abuk subuk yazılar yazıp, yazdırıp bunları da görmemezlikten gelen bir siyasetçi olduğunu da zannetmiyorum. Böyle bir ikinci siyasetçiyi bilemiyorum. Bunları hak etmediğim düşüncesindeyim. Yiğit olan, gelir karşımda oturur, der ki 'İşte bak hesap soruyorum.' Hesap sorup da haklı çıkarsa ben de siyaseti bırakırım."  
Bursa’yı özlediğini hatırlatan Çelik, “Siyaseti bıraktıktan sonra Bursa’ya geleceğim, ailem Bursa’da. Aktif siyaseti bırakmışsam burada sizlerle birlikte anılarımızı Bursa’nın geleceğiyle ilgili çok şey söyleriz. Şehri yaşayan bir insanım. Bursa’da değilim ama Bursa’yı karış karış biliyorum” diyerek konuya noktayı koydu.
Gerçekten Bursa’yı sonrasında da sohbette verdiği Siverek örneği gibi Şanlıurfa’yı da karış karış bilmenin ötesinde siyasette atacağı her adımı ölçüp biçip karar veren Faruk Çelik ismi önümüzdeki dönemde Bursa’da daha çok konuşulacak gibi görülüyor.


 


27 Temmuz 2014 Pazar

ÖN YARGI VE GERÇEKLER


Dünya tarihinin en önemli bilim adamlarından biri kabul edilen Albert Einstein’in “Önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan zordur” sözleri, insanın davranışlarının nasıl kalıplar içine sıkıştığı çok güzel anlatır.
Gazeteciliğin doğasında ise şüphecilik hakimdir.
Bursa son bir aydır Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde (DOSAB)  kurulacak kömürlü termik santralini tartışıyor.
Kimilerinin tüyleri kömürün adını duyar duymaz diken diken olurken, kimileri ise projeye enerji arzı ve ekonomik olarak bakıyor.
Yukarıda belirttiğim gibi gazetecinin doğasına hakim olan şüpheci bakış açısı, bu tür projeler için çok önemli. Acaba, neden ve niçin gibi sorular insanı ve toplumu doğruya yöneltir.
En önemlisi de uzman görüşü.
DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül, büromuzu ziyaret ederek, projeyi tüm ayrıntılarıyla anlattı. Üzerinde uzun yıllardır çalıştıkları belli ve santrali kesin olarak yapma konusunda kararlı görünüyorlar. Çünkü, onlara göre, diğer alternatiflerin hiç biri bunun kadar verimli ve ekonomik bulunmamış.
Şengül, yaptığı sunumda, Avrupa’dan da çeşitli örnekler verdi. Paris’te Ren nehrinin kıyısındaki kömürlü santralden Berlin’deki açık saha kömür kullanan bir çok santrali ve özelliklerini anlattı. Şengül’e göre, DOSAB santrali, kömürün naklinden enerji üretimine su kullanımından atıkların bertaraf edilmesine kadar olan tüm süreçleriyle çevre dostu bir santral olacak. Santarilin kurulmasındaki temel amaç  ise sanayi tesislerinin buhar ihtiyacını karşılamak. Bölge buhar ihtiyacının tamamını,elektrik tüketiminin üçte birini karşılayacak santral saatte 390 ton buhar, 49 megavat elektrik üretecek.
Şengül’ün anlattıklarının Bursa kamuoyunda tartışılması gerektiğine inanıyorum ve bu konuda benim için en önemli referanslardan biri akademik odalar. 
Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)  İl Koordinasyon Kurulu (İKK)  Dönem Sekreteri ve Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Remzi Çınar, diğer oda başkanlarıyla birlikte geçen Çarşamba günü DOSAB ile beklenen görüşmeyi yaptı. Şimdi her oda temsilcisi, santrale bakış açısını yansıtan raporlarını hazırlayacak ve hazırlanacak rapor ağustos ayı ortalarına doğru Bursa kamuoyu ile paylaşılacak.
Çınar, görüşme öncesindeki düşüncelerini koruyor. Bursa kent merkezinde kömürle çalışan bir santralin sağlıklı olmadığını savunuyor. Çınar’a göre, çevreye daha az zararlı doğalgazla buhar üretimi gerçekleştirilebilirdi.
Çınar’ın ikinci eleştirisi ise daha kamuoyunda tüm ayrıntılarıyla tartışılmamasına ve karşı görüşler ortaya çıkmamasına rağmen kent yöneticilerinin “çevreci santral” diye görüş açıklamaları. Bunun çok yanlış olduğunu vurgulayan Çınar’ın bir başka eleştirisi ise santral kurulduktan sonra öngörülen çevreye bakış açısının sürdürülebilir olmaması. Bunun örnekleri çok. Kentin göbeğinde yasak olmasına rağmen hala halk otobüslerinin 10 numara yağ kullandığını anlatan Çınar’a göre, birilerine yüzde 10-15 fayda sağlayacak diye Bursa feda edilemez.
Çınar , görüşmede aynı önerisini DOSAB yetkililerine de anlatmış, Kent merkezinden geçen ve simsiyah akan Nilüfer Deresi’ni temiz akıtın biz de bu termik santralin çevreye zarar vermediğine inanalım.
Bursa gibi ben de termik santral için akademik odaların raporunu bekliyorum.  

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...