İstanbul yolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul yolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2017 Pazartesi

JAPON’UN GÖRDÜĞÜ BÜYÜK MARMARA



Çok uzun yıllar geçti üstünden ancak hala unutmadığım Diyarbakır’la ilgili bir anımı anlatarak başlayayım. 
30 yıl önce Anadolu Ajansı Diyarbakır Bürosu’nda görev yaparken Ankara Cumhuriyet Bürosu’ndan başka bir görev için efsane foto muhabiri Rıza Ezer gelmişti. O yıllarda, günümüzün teknolojisi yok, şimdiki gibi çektiğin fotoğraf saniyeler içinde merkezlere ulaştırılamıyor.
Neyse, Rıza Ezer, Diyarbakır’dan ayrıldıktan iki veya üç gün sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde altı sütuna yayılan çok güzel bir fotoğraf; Dağkapı semtindeki Nebi Camii’nin önünde ayakkabı boyacıları ve güneşten korunmak için açtıkları kocaman siyah şemsiyeler.
Her gün önünden geçtiğimiz camii önündeki manzarayı fark etmemişiz. Buna kanıksamak mı dersiniz yoksa bakmakla görmek arasındaki fark mı? İkisi de olur….
Hürriyet’in Bursa Ekonomi Zirvesi’nde Fortune Türkiye Yayın Direktörü Cüneyt Toros’un anlattığı anekdot da günümüzde Diyarbakır’da yaşadığımız olayın benzeri.
Malum, Marmara, Türkiye ekonomisinin kalbinin attığı yer. İstanbul’da 3, İzmit körfez geçişinde bir köprü var. Çanakkale Köprüsü’nün de ihalesi yapıldı. Japon bir girişimci bir gün Toros’un yanına elindeki  harita üzerinde köprülerin de bulunduğu krokiyi göstererek sorar; Bu bölge çok önemli gelişmeler gösterecek neler yapılıyor? Eli de Bursa’nın üzerindedir.
Toros, Japon’dan görüşme sonrası krokiyi ister ama alamaz…
Japon’un fark ettiği olay şu aslında şu;  İstanbul-Kocaeli-Bursa ve İzmir dört önemli merkezin göbeğinde Bursa var. İstanbul 16 milyona yaklaşan nüfusuyla artık doyma noktasına geldi. Bursa ise hem sanayi yatırımları hem de köprü ve ulaşım yatırımıyla Dünya metropolüne en yakın kent. Üstelik ihracatta Türkiye ikincisi.  Buradaki girişimciler de büyüyüp gelişmek istiyor.
Peki, burada bize daha doğrusu yöneticilere düşen görev ne?
Böylesine gelişen ve bu büyümesi ile dünyanın gelecekteki gözbebeği olacak Bursa için neler yapılıyor.
Yanıtınızı duyar gibi oluyorum…
TEKNOSAB var ya…
Evet,   TEKNOSAB;  Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın rüya projesi. 25 milyar dolarlık orta ve ileri teknoloji yatırımı; yılda 40 milyar dolarlık ihracat ve 150 bin istihdam öngörülüyor. Tıpkı yıllar önce Türkiye’ye örnek olarak kurulan Bursa OSB gibi ülkenin en büyüklerinden biri olacak.
Söylemek istediğim bu değil, daha önce defalarca yazmıştım, Bursa’da sanayici ve girişimci devletten bir adım değil, 3 adım ilerde gidiyor. Otoyol neredeyse tamamlanmak üzere İstanbul-Bursa arası bitti. İzmir’e kadar olan bölümü ise 2018’de tamamlanacak. Bu yolun getirecekleri ve devletin yapması gerekenlerle ilgili BEBKA bir çalışma yapmıştı.
Bununla ilgili sadece suya tirit kısa bir basın açıklaması yapıldı.
Bu kadar yatırım öngörülürken, bunların dünya pazarlarına aktarılması ile ilgili bir çalışma yok. Nüfus artışı öngörülerine uygun eğitimden sağlığa yatırım yok. Bursa kendi yağıyla kavrulmaya devam etsin. Bursa istemedikten sonra Ankara bürokrasinin hiçbir şey vereceği yok.
O yüzden Bursa ile ilgili gerekiyorsa özel kanun çıkarılarak, önümüzdeki yıllarda yaşanacak üretim ve buna bağlı nüfus artışlarıyla ilgili önlemler alınmalı..
Diğer bir anekdotla yazımı bitireyim.
Bursa Ekonomi Zirvesi sayesinde yıllar önce, hatta tarih de vereyim Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın yaşamını yitirdiği 17 Nisan 1993 günü birlikte Batman’da bulunduğu Hürriyet Yazarı Erdal Sağlam ile yineden görüşme fırsatımız oldu.
O zamanlar İlhan Kesici Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, yine Güneydoğu için yatırım paketi için görüşmelerde bulunmak üzere gelmişti. Helikopterle Batman’dan Siirt’e geçerken Özal’ın vefat haberini almıştık.
Erdal Sağlam hatırlattı… Ölüm haberi üzerine Kesici, Sağlam’a sormuş, ‘ ne olur?’ diye Sağlam da yanıtını vermiş,  ‘Baba yani Süleyman Demirel koltuğa oturur… ‘
Sağlam’ın öngörüsü tuttu tutmasına da yıllardır Güneydoğu için yatırım ve teşvik paketlerinin mayası bir türlü tutmadı.






6 Ağustos 2014 Çarşamba

DURAKTA ÖLÜM DEĞİL, OTOBÜS BEKLENİR

İnsanın içini acıtan ölümler bunlar...
2009 yılı Kasım ayı Kurban Bayramı’nın üçüncü günü, Küçük Sanayi İstasyonu yakınlarındaki otobüs durağına hızla gelen otomobil taklalar atarak dalıyor.
Durakta bekleyen  Resmiye Yurteri (64), Semra Çetin (47), Hikmet Dikici (43) ve Ebru Candaş (21) olay yerinde, Cevriye Tokpınar (51) feci şekilde can veriyor.
7 yaşındaki kardeşi Cansu’yu trafik kazasında kaybeden otomobil sürücüsü Atıl Arda Yavuz, uzun süren yargılama sonucu 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılıyor. 
Bursa ölümlere üzülüyor, tartışıyor, sonra durağın yeri değiştiriliyor. Ancak yine aynı yerde kaza meydana geliyor.
Kazaların ikincisi ise geçtiğimiz 13 Nisan günü yine İzmir yolunda bu kez Nilüfer durağında yaşanıyor.
Kontrolden çıkan otomobil, otobüs durağına dalıyor, bu kez  ortaokul öğrencileri 14 yaşındaki Furkan Akbulut ve 16 yaşındaki Serkan Alkan'ın yaşamını yitiriyor.
Otomobil sürücüsü yargılanırken, durağa önlem olarak 8 çelik bariyer dikilerek, durak yeniden açılıyor. Ancak bekleyen yolcular yine korku içinde.
SON KAZANIN ACI ÖYKÜSÜ
Son kaza, yürekleri burkan öyküyü de içinde barındırıyor.  Panayır Mahallesi’nde oturan 5 çocuk babası Rasim Güngör Manisa Celal Bayar Üniversitesi sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencisi kızı Tunay Güngör’ün tek dersten kaldığı bütünleme sınavına göndermek için saat 03.00 sıralarında birlikte evden çıkıyor. Baba-kız evlerine 1 kilometre uzaklıktaki otobüs durağına giderek, Şehirler Arası Otobüs Terminaline gitmek için durakta otobüs beklemeye başlıyor. Otobüs yerine ölüm geliyor. Yine hız yüzünden kontrolden çıkan otomobil yine ölüm. 
Dün sabah işe gelirken saydım o bölgede yani Yalova yolu üzerindeki karşılıklı 12 durak yola sıfır. Sadece Orman Bölge Müdürlüğü karşısı ve Terminal girişindeki iki durak ana yoldan uzak, paralel yol kenarında. Diğerleri adeta ölüm durağı.
Kazaların meydana geldiği İzmir yolunu tekrar yazmaya gerek yok. Ankara yolu ise tam bir keşmekeş. Hafif raylı sisteme paralel dolmuş ve otobüsler sefer yapıyor. Halk otobüsleri ile dolmuşlar arasındaki ralli, hem araçların içindeki hem de yoldaki vatandaşlara ecel terleri döktürüyor. 

”DEFALARCA RAPOR YAZIP, DERDİMİZİ ANLATMAYA ÇALIŞTIK”

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı İbrahim Mart, bu konuda en çok çaba gösteren insanlardan biri.
Geceleri gözüne uyku girmediğini söylüyor. Daha önce yaşanan benzer kazalara ilişkin uyarılarına ve hazırladıkları raporlara rağmen kenti yönetenlerin sorumluluklarını yerine getirmediklerinden dert yanıyor.
Mart’a göre, bunlar yerine getirilmediği taktirde insanlar, duraklarda otobüs yerine ölümü bekleyecekler.  
Trafik magandalarının cirit attığı yollarda, insanlar can verirken, kent yöneticilerinin bunlara seyirci kalmasına tepki gösteriyor. 
Mart, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye de çağrı yapıyor.  Ya durakları standartlara uygun hale getirin ya da kaldırın.  Yoksa insanlar ölmeye devam edecek.

ÖRNEK DURAK PROJESİ KAMUOYUNA SUNULACAK
İbrahim Mart, trafik ile ilgili sorunları hem 1/100bin plan toplantıları hem 2014-2019 Ulaşım Odak toplantısında belediye yetkililerine sunduklarını anlatıyor.
Bu kez rapor hazırlayıp, Bursa kamuoyuna sunmayı planlıyor. Üstelik örnek otobüs durağı projesiyle.
Sözün özü; duraklarda otobüs beklenir, ölüm değil! Bunun önlemini almak da Bursa’yı yönetenlere düşer...






Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...