Gürsu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gürsu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2021 Cuma

Başkan Işık'tan Gürsu Ovası'nı kurtaracak plan [13 Mart 2020]

 Gürsu, dünyanın belki de en bereketli topraklarına sahip. Başta armut olmak üzere birçok meyve başka topraklarda yetişmiyor.

Ne yazık ki Bursa'nın betonlaşmasından nasibini alan Gürsu Ovası da tehdit altında. Alınan tüm önlemlere rağmen gelecek nesillerin emaneti olan bu bereketli toprakları her yıl biraz daha kaybediyoruz.
ASTV'de yayınlanan Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık'ın da en büyük hassasiyetlerinden biri ovanın korunması.
Görev yaptığı 5 yıl boyunca imara bir karış yer açmadığı gibi kaçak yapılarla mücadeleyi de sürdüren Işık, devasa fabrika binalarını da yıktı.
Ovanın korunması konusunda muhtarlardan STK'lara ve önemlisi Gürsulu vatandaşların da desteğini alan Işık'a göre, ova talan edilirse kendi neslimizi de kurutmuş oluruz. Çünkü binayı dağın başına da yapabilirsiniz ama bir deveci armudunu her yerde yetiştiremezsiniz. O yüzden ova toprağının her karışının korunması gerekiyor.

Ovanın korunması için Işık'ın uzun süreden beri dillendirdiği bir plan var. Yenidoğan bölgesindeki imarın önlenmesi için hazırlanan plan aslında bir tampon görevi yapacak. Bir kez plan yapılıp, okul, park, sağlık alanları oluşturulduktan sonra yapılaşmaya asla geçit verilmeyecek. Kaçak yapılaşma selinden ovayı korumuş kurtarılmış olacak.
Başkan Işık'ın aldığı karar Toprak Kurulu'ndan geçmiş. Bugünlerde kamu yararı kararı alınması bekleniyor. İlk etapta ovanın belli bir miktarı feda edilse de bir sonraki adım düşünüldüğünde faydasının ortaya çıkacağını vurgulayan Işık, şöyle devam etti:
'Bunu çok gönülden isteyerek yapmıyoruz. İçimizi acıtsa da bunu yapmak zorundayız. Ziraat Odası ve Gürsu halkı da destek veriyor. Belki bugün yapacağımızla parmağımızın küçük bir tarafını kesiyoruz. Ancak bu operasyonla vücudumuzun tamamını kurtarmış olacağız'
Ovadaki verimin artırılması ve çeşitlendirilmesi için İğdir'da son yıllarda gelişen seracılık da Işık'ın tarımsal gelecek acısından umudu. Bu bölge rüzgar almadığı için seracılık son yıllarda çok hızlı biçimde gelişti. Işık'a göre, bu bölge gelişmeye devam ederse belki de Antalya'ya rakip olacak. Bana göre, ovayı tehdit eden en büyük etken ise Gürsu'nun hızla büyümesi. Resmi nüfusu 93 bine ulaşan Gürsu'da 7 bine yakın Ahıskalı ve bir o kadar da Suriyeli sığınmacı yaşıyor.
Ayrıca meyve toplama dönemlerinde 10 bine yakın da tarım işçisi geliyor. Bu hızlı büyüme ne karşısında ne ova kalır, ne de ihtiyacı karşılayacak yatırımlar gerçekleştirilebilir.
O yüzden Gürsu'nun biraz yavaşlaması ve özellikle yeni konut alanlarının Dışkaya ve Ericek bölgelerine kaydırılmasının hızlandırılması gerekiyor. TOKİ'nin bu bölgeye 400 konut daha yapması önemli bir adım.

PROJE FABRİKASI 63,5 MİLYONLUK KATKI SAĞLADI

Mustafa Işık, ikinci döneminin birinci yılında yaptığı hizmetlerin meyvelerini almayı planlıyor. Nisan ayında 10 tesis açılışı yapılırken 5 temel atma töreni gerçekleştirilecek.
Tüm bu yatırımların yanı sıra Mustafa Işık'ın gözdesi sadece 6 personelin görev yaptığı AR GE ve Proje Ofisi. Ofisin görevi özellikle Avrupa Birliği, Dünya Bankası ve BEBKA'nın hibe kaynaklarından yararlanmak için proje hazırlamak. 5 yılda 14 proje hazırlayan ofis 63,5 milyon liralık yatırımın gerçekleşmesini sağlamış. Küçümsenmeyecek bir rakam. Çünkü iki yıl önceki belediye bütçesi ile eşdeğer.

Ofisin hazırladığı önemli bir proje daha geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ilk onayı aldı. Dışkaya bölgesinde kurulacak güneş tarlası projesi için AB fonlarından yararlanılacak. 5 yılı ödemesiz 20 yıl vadeli proje belediyeye yılda 700 bin lira gelir sağlayacak. Işık'ın hedefi geliri yeni yatırıma dönüştürüp, güneş tarlasını genişletmek.

CORONAVİRÜS DOĞANIN İNTİKAMI MI?

Geçtiğimiz günlerde uzaydan çekilen Çin fotoğrafı aslında bir gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Corona öncesi çekilen fotoğrafta Çin'in sanayi bölgelerinin üzeri kirlilik nedeniyle kapalı. Corona yüzünden üretimin durduğu dönemde ise deyim yerindeyse cam gibi.
Bilim insanları bir yandan virüsün yayılmasını tartışırken diğer yandan belirli dönemlerde doğanın, kendisiyle cahilce savaşa giren insanlıktan intikam aldığı yorumlarını yapıyor.
Son yüzyıla bakıldığında insanoğlu yakıyor, yıkıyor ve ekosistemdeki canlı türlerini birer birer yok ediyor. 2020'deki gelişmelere baktığımızda doğanın ders verme zamanının geldiğini görüyoruz.
Bu konuda sosyal medyada görüş açıklayan deprem uzmanı Prof. Dr. Cenk Yaltırak'ın şu sözlerini sizlerle paylaşmak istiyorum: 'Gezegenin popülasyon matematiği, 'insanlar aşırı tüketmeyin, kalabalık yapmayın, fazla sosyalleşmeyin, dünyayı gezmeyin ve ayağınızı denk alın' dedi. Markette makarna, un, hububat, kolonya, kolonyalı mendil kalmamış. Trafik, etrafta yürüyen insan azalmış, lokantalar boş. Mahallede az yanan evlerin ışıkları yanıyor. Co2, NO, CO, emisyonu, yakıt tüketimi azalmış. Dünya insanlığı terbiye ediyor. Kapitalizm haketti.'
Ve Kızılderili atasözü ile finali yapayım: 'Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak'

13 Haziran 2021 Pazar

Gürsu'da Sporcu Fabrikası mucizesi[ 15 Kasım 2019]

Uyuşturucu kullanımı geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz için en büyük tehlikelerden biri. Uzmanlara göre, polisiye tedbirlerin yanı sıra gençlerin bu illetten uzaklaşmalarını sağlamak için ailelere, okullara ve kent yöneticilerine de büyük görevler düşüyor.
Bu tespitle birçok yerde karşılaşmışsınızdır. ASTV'de yayınlanan Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık'ın 'Sporcu Fabrikası' ile ilgili anlattıkları bunun ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gösterdi.
Gürsu'da Sporcu Fabrikası adı verilen tesisler gençlerin spora yönelmesi ve ulusal ve uluslar arası yarışmalarda başarı elde etmesi amacıyla kuruldu. Günde ortalama bin 500 kişi spor yapmak için tesisleri kullanıyor. Tıpkı halı saha gibi bir saat arayla değişim yapılarak bu sayılara ulaşılıyor. Aynı anda 300 kişi spor yapabiliyor.

Tesis sayesinde Gürsu badmintonda Türkiye çapında söz sahibi olmanın yanında uluslararası başarılar da elde etti. Gençlerin spora yönelmesi sayesinde sportif başarının yanı sıra bir başka mucize de gerçekleşti. Polis raporlarına göre, sporcu fabrikası açıldıktan sonra uyuşturucu kullanan gençlerin katıldığı olay sayısı yüzde 74 azaldı.
Başkan Işık'ı sevindiren bu gelişme yeni tesislerin yapımı için de motive etti. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın kaynaklarından yararlanarak, tesis sayısının arttırılması için görüşmelerini sürdüren Başkan Işık, bakanlığın önümüzdeki günlerde Bursa için açıklayacağı projeler arasında Gürsu'nun da bulunduğunu ifade etti.
Gürsu Belediyesi'nde, Ericek'teki Adrenalin Parkı, sporcu fabrikası gibi projelerin hayata geçirilmesinin arka planında Başkan Işık'ın talimatıyla kurulan AR GE ve Proje Merkezi'nin büyük katkısı var. 6 kişilik ekibin işi, anketlerle belirlenen Gürsuluların beklentilerine yönelik projeler hazırlayıp, BEBKA ve AB fonlarından yararlanmak. AB fonları için hazırlanan 14 projeden 2'si kabul edildi. Yaklaşık 63 milyon Euro gibi büyük bir rakama ulaşan fon desteği yeni projelerin hayata geçirilmesini sağlayacak.
Bir başka önemli gelişme ise eğitim ve gençlik alanlarında Avrupa fırsatları için kurulan Eurodesk Avrupa Bilgi Ağı'na Gürsu'nun da dahil olması. Bu sayede AB ülkelerinden gençler Gürsu'ya, Gürsulu gençler de Avrupa ülkelerine gitme fırsatı yakalayacaklar.

YOĞUN GÖÇ BASKISI

Gürsu da Bursa gibi yoğun göç baskısı altında. Nüfusu her yıl 5-6 bin civarında artan ilçede bu büyüme beraberinde hizmet ihtiyacı doğuruyor. Anketlerle vatandaşın taleplerini belirleyen belediye de buna göre strateji oluşturmaya çalışıyor. İlk dönemde yapılan anketlerde hastane beklentisi yüzde 80'e ulaşıyordu. Açıldıktan sonra günde 3 bin kişiye hizmet veren hastane talebinin yerini bu kez okul ihtiyacı aldı. Sınıf mevcutları bina yetersizliği nedeniyle 40-45 kişiye ulaşmış durumda. Belediye geçen dönem 3 okul yapımı gerçekleştirirken, 6 okul için de arsa temini yaptı. Bu bile yetersiz çünkü göç nedeniyle her yıl bir okul yapılması gerekiyor.
Ancak, Başkan Işık'ın deyimiyle arsa fakiri olan Gürsu'da yeni alanlar yaratmak çok zor. Bir taraf Yıldırım, diğer taraf Kestel ve OSB ve ova koruma alanı. O yüzden Başkan Işık'ın bu döneminde üzerinde en çok duracağı konu arsa üretmek olacak.

AKTAŞ'A AĞRISPOR FORMASI

Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Türkiye'nin en renkli politikacılarından biri. Başkan seçilmeden önce televizyondaki tartışma programlarıyla tanınan Sayan, zaman zaman yaptığı çıkışlarla gündeme gelmeye devam ediyor.
Türkiye Belediyeler Birliği Encümen Toplantısı için Ağrı'ya giden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Savcı Sayan'ı makamında ziyaret etti. Ağrıspor forması hediye edilen Aktaş, görüşmeyi sosyal medya hesabından paylaşarak, misafirperverliği için Savcı Sayan'a teşekkür etti.

'YEREL YÖNETİMLER'İN KONUĞU ATAŞ

ASTV'de yayınlanan Yerel Yönetimler programının bu haftaki konuğu Harmancık Belediye Başkanı Yılmaz Ataş olacak.
Bursa'nın sınırlarından tren geçen tek ilçesi olan Harmancık, kırsal kalkınma ve ekoturizmle ilgili önemli projeler gerçekleştiriyor. Ataş, programda, yeni dönemle ilgili çalışmalarını anlatacak. Yerel Yönetimler bu akşam saat 20.30'da.

 

26 Temmuz 2017 Çarşamba

BETON YIĞINI İÇİN KIYMAYIN BU ÇINARLARA

Buna benzer bir başlığı yaklaşık iki yıl önce Kent Meydanı ile Şehirlerarası otobüs terminali arasında yapılacak tramvay hattı inşaatı başlarken yazmıştım. 
9,4 kilometrelik 11 istasyonun yer aldığı güzergahta bulunan yüzlerce ağaç kesilmişti. Sıra Özdilek ile BUTTİM arasındaki bölüme gelince buradaki çınar ağaçları için çağrıda bulunmuştum. Çağrı amacına ulaşmış, ağaçlar kesilmeyerek raylar arasında kalmalarına göre proje düzenlenmişti.
Geçen yıl çok ağır bir budamadan geçirilmelerine rağmen bahar gelince ağır hasarın tüm izlerini örtmek için yine yeşil giysilerini kuşanmışlardı.
Şimdi o yoldan geçince sanırım yöneticiler de o çınarların hatta nasıl bir güzellik kattığını görüyorlardır.
Geçtiğimiz günlerde benzer bir kıyımın Gürsu’da yapılacağı endişesi çevreci kuruluşları harekete geçirdi.
Gürsu Belediyesi, yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alanda bulunan ve içinde en az 80 yıllık çınar ve dut ağaçlarının bulunduğu Celal Bayar Parkı ve yanındaki sağlık ocağını da kapsayacak biçimde bir proje çalışmasını kamuoyuna açıkladı. Sağlık ocağı yıkılacak, ağaçlar da kesildikten sonra gençlik merkezi yapılacak.
Bu gelişme üzerine Atatürk Stadyumu ve  DOSAB’a yapılacak kömürlü termik santral davalarının takipçisi olarak tanıdığımız Bursa Barosu Çevre Komisyonu üyesi Eralp Atabek, Doğader Başkanı Caner Gökbayrak, Peyzaj Mimarları Odası Bursa İl Temsilcisi Necla Yörüklü ve Yine Atatürk Stadyumu’nun yıkılması mücadelesini yürüten ve Gürsu’da oturan Kent Müfettişi Ali Küçüksarı parkın bulunduğu yerde incelemeler yapıp görüşlerini aktardılar.
10 bin metrekarelik alanda yapılacağı açıklanan gençlik merkezi için muhteşem olarak nitelendirdiği çınar ve dut ağaçlarının kesileceği endişesini taşıyan Necla Yörüklü, vatandaşların da dahil olacağı ortak proje yapılması çağrısı yapıyor. Yörüklü,  şöyle anlatıyor:
“ Bakın şu anda dışarıda sıcaklık 40-50 derece hissedilirken, burada serinlik var. Ağaçların klimatik etkisi, yararı bu kadar çokken binalar yaparak kente katkı koyacağını düşünen belediye başkanına şahsen ve meslek odam adına sesleniyorum, İnanın ki yaşamak için yeşil alanlara ihtiyacımız var. Gelin hep birlikte masaya yatırdığımız bu projeleri birlikte tartışalım. Halka en yararlı olan ürünleri ortaya çıkaralım”
Doğader Başkanı Gökbayrak ise ağaçların kesilmesini önlemek için mücadele edeceklerini açıklarken, “Burada bir şey yapılacaksa halkın akademik odalar ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelip konuşulmalı. Bir şey yapılacaksa ağaca yeşile dokunulmadan gerçekleştirilmeli” çağrısı yaptı.
Bursa Barosu olarak projeden yeni haberdar olduklarını ifade eden Avukat Atabek ise,  gençlik merkezi için ağaçların kesilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.   Atabek, “ Buradaki tescilli ağaçların ortadan kaldırılması Gürsu merkezinin güçlü bir yeşil dokusunun kaybedilmesi anlamına gelecek. Belki hepsini kaldırmayacağız diyecekler, belki üçbeş çalıyı keseceğiz denerek başlayan Bursa’daki bütün çalışmalarda bütün parkları bütün yeşil alanları kaybettik. Buranın da başına aynı şey gelmemeli. İdari başvuru yapmak adına bugün dilekçemizi vereceğiz. Bilgi almaya çalışacağız. Aynı şekilde diğer resmi kurumlara da başvurularımızı yaptık. Gelecek sonuca göre gerekiyorsa hukuki mücadele başlatacağız” diye konuştu.
Park ve içindeki ağaçların kesilmesi en çok hala Gürsu’da oturan Ali Küçüksarı’yı  üzüyor. Çünkü burası onun için anılarla dolu bir park.  Küçüksarı, şöyle anlatıyor:
“Burası çok uzun yıllardır mahallenin ve Gürsu’nun sağlık ocağı ihtiyacını karşılayan aynı zamanda çay bahçesiyle de ilçenin sosyal ihtiyacına cevap veren bir yer. Sağlık ocağı konumu itibariyle ilçe devlet hastanesi işlevi görüyor. Belediye aldığı kararla sağlık ocağını kaldırıp, yan taraftaki çay bahçesini boşaltarak anıt ağaçları da keserek buraya bir gençlik merkezi yapacağını ilan etmiş durumda. Burası için halk ir mücadele yürüttü ama burada kaçırılmaması gereken uzun yıllardır koruma altında tutulan bol sayıda çınar ağacı var ve muhteşem bir parka sahip burası.
Ama belediye anlayamadığımız bir şekilde parkı ve sağlık ocağını kaldırıp buraya gençlik merkezi yapacağını ilan ediyor. Ben Gürsuluyum ve Gürsu’da amaçladıkları hizmete uygun onlarca yer bulabilirler. Belediyeyi, kararını bir kez daha gözden geçirmesini arzu ediyoruz. Bu arada Büyükşehir Belediyesi’ni de uyarıyoruz. Bu parka bu sağlık ocağına dokunmasınlar. İnsanları yerlerinden yurtlarından etmesinler. Merkez yapmak için başka bir yer bulsunlar” dedi.
Çevreci dostların açıklamalarına başta Gürsu Belediyesi olmak üzere yetkililer kulak vermeli. Beton yığınını istediğiniz zaman çok kısa sürede dikebilirsiniz ama bir çınarın görkemli hale gelmesi için en az 50 yıl geçmesi gerekiyor.
Gelin beton yığını için kıymayın bu ağaçlara. Eminim gençlik merkezi için çok daha güzel yerler bulursunuz. 



















21 Haziran 2014 Cumartesi

FELAKET KAPIYI ÇALDI

Yıllardır bilim adamları ve çevrecilerin yaptığı felaket uyarılarının sinyallerini almaya başlıyoruz.
Aklınıza Hollywood’un felaket senaryoları üzerine kurulu, kimilerinin uçuk kaçık dese de içinde gerçek unsurları barındıran filmleri gelmiştir.
O tür filmler, bilim adamları ve çevrecilerin yetkililere ve kamuoyuna gelecek felaketleri anlatmalarıyla başlar. Sonrası tabi ki bir film senaryosu içinde bir buçuk ya da iki saate sığdırılan gelişmeler anlatılır.
Son yıllarda işte o filmlerin başlangıç bölümünü yaşıyoruz.
45 dakika içinde dört mevsim yaşanır mı?
Evet yaşanır...
Dün Bursalılar yaşadı. Cumhuriyet Caddesi’nde ceviz büyüklüğünde buz parçaları yağarken, kentin doğusunu sel götürdü. Bulunduğumuz kent meydanında ise güneşli bir hava hakimdi. Deniz kıyısı Küçük Kumla’da ise bahar esintileri vardı.
Bu kadar da değil, bir gün önce Kestel’de Meteoroloji’ye göre, 45, o bölgede oturanlara göre 15 dakika içinde metrekareye tam tamına 65 kilogram yağış düştü. 65 kilogramı şöyle ifade edeyim küçük bir masa düşünün üzerine içinde 19 litre su bulunan 3,5 damacana suyu dökün.
yağan yağmur miktarı bu.
Daha bitmedi. Marmara Denizi’ndeki hortum Amerika’dan gelen görüntüleri aratmadı.
Aslında bunun öncesi de vardı. Sadece Marmara’da değil, mart ve nisan aylarında yaşanan dolu ve don olayları sadece Marmara’daki değil, Anadolu’nun bir çok yerindeki meyve ve sebze üretimini vurdu. 
Zarar öylesine büyük ki, yüzde 35’i verimli tarım arazisinden oluşan Bursa’da, son aylardaki iklim felaketleri inanılmaz boyutta ve hala zarar üstüne zarar görüyor. CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, TBMM’de yaptığı gündem dışı konuşmada, çiftçinin bulunduğu durumu anlattı. Osmangazi, Gürsu, Mustafakemalpaşa, Karacabey, Keles, Kestel, Mudanya, Gemlik, İznik, Orhangazi gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu ilçelerde çiftçilerin zararı yüzde 80 ila 100 arasında.
Demiröz, çiftçilere destek için yasa çıkarılmasını önerirken, Karacabey’deki başta domates üreticileri olmak üzere çiftçiler haykırıyor.  Yağışlar yüzünden domates ekimini bir türlü yapamıyorlar. Bir yıllık borç ertelemesinin 3 yıla çıkarılmasını istiyorlar.
Çiftçilerin domates alımı yapacak fabrikalara da çağrıları var: Bu yıl çiftçiye destek için domates alım fiyatının 25-27 kuruşa çıkarılmasını bekliyorlar.
Mevye üreticileri ve ihracatçıları da sıkıntıda, erken kiraz üretimi dolu kurbanı oldu. Şimdi umut dağ bölgelerindeki kirazda. Armut, elma bahçeleri tarumar. Çiftçiler zararı görmemek için bahçelerine gitmeye dahi korkuyorlar.
Tüm bu yaşananlar, yıllardır sürdürdüğümüz çevreye olan duyarsızlığın sonucu. Eğer bu şekilde dünyayı kirletmeye ve çevreyi katletmeye devam edersek, daha büyük felaketler bizi bekliyor.
Bir ağaçtan ne olur? Ya da dünyayı benim yarattığım kirlilik mi bitirecek diye düşünmeyin.
Bu dünya hepimizin. Yarın tıpkı nesillerini yok ettikten sonra ancak fotoğrafları kalan hayvanlar gibi, bir zamanlar yediğimiz güzelim meyveleri de bulamayabiliriz.
 


Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...