AFAD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AFAD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2021 Perşembe

Boşuna umutlanmayın kimse deprem zamanını veremez [29 Ocak 2020 ]

Deprem, uyarı konusunda bu kez işi ciddi tutuyor, bir batıdan bir doğudan uyarı üstüne uyarı gönderiyor.
Tam Akhisar bitti derken, Sivrice başladı. Elazığ'ın yaraları sarılırken, Manisa beni unutmayın mesajını veriyor.
Dolayısıyla gündem depremle devam ediyor. Suriye ve Doğu Akdeniz'i konuşan yok gibi. Bir de Çin'den yayılan Corona virüsü var.
Üst üste yaşanan felaketler ve salgın hastalıklar dünyanın çivisi mi çıktı dedirten cinsten gelişmeler. Haber televizyonlarının ve internet sitelerinin ekranları kıpkırmızı. Önce flaş haber, ardından deprem uzmanına bağlanma, gece yarılarına kadar yine aynı uzmanların konuk oldukları açık oturum ritüeli devam ediyor.

İnsanlar ekranlardaki uzmanların neler söyleyeceğine dikkat kesilmiş durumda. Aslında yeni bir şey söyledikleri yok. Söylediklerinin hepsini ezberledik neredeyse. Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu fayları, Ege havzası. Bu hatların geçtiği bölgelerde deprem mutlaka olacak. Faylarla ilgili konuşmaların ardından uzmanların söylediği deprem güvenli bina ve şehirlerin hazır hale getirilmesi...
Beklentimiz ise biri çıkıp desin ki şu tarihte ve bu büyüklükte bir deprem olacak.
Yok, böyle bir dünya... Boşuna umutlanmayın...
Henüz bilim o kadar ilerlemedi. Belki 20 yıl sonra teknolojinin gelişmesiyle olabilir.
Peki, ne yapacağız?
Bize ve bizi yönetenlere düşen ödev depreme hazır hale gelmekten geçiyor. 20 yıl önce Marmara depremi sonrası Deprem Dede merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın söyledikleri hâlâ kulaklarımızda; deprem değil bina öldürür...
Hazırladığımız deprem çantalarını bir kenara attık. DASK'ı, bina alırken arayacağımız ilk özellik olması gereken 'deprem güvenli mi' sorusunu unuttuk...
Bizi yönetenlere gelince; bir tek deprem sonrası acil müdahale konusunda uzman ve yeterli hale geldik. Bir saat içinde 5 lojistik uçak kaldıracak, 25 dakika sonra deprem bölgelerinden İHA'larla görüntü elde edecek kapasiteye ulaştık. Yaralar çabuk sarılıyor. Hastane ve okul binalarının yenilenmesi konusunda ilerleme kaydedildi.
Yapamadıklarımızın listesi ise daha uzun... Yasa çıkarmamıza rağmen kentsel dönüşümü yapamadık. Üstelik imar barışında yapı kayıt belgesi verilen binalarda deprem güvenliği aramadık. Vatandaşın inisiyatifine bıraktık. Toplanma alanlarını AVM yaptık. Çok güvendiğimiz haberleşme sistemimizin ne hale geldiği 5,8'lik Silivri depremi bize gösterdi.

ÖZEL YASA VE YETKİLİ KURUL ÖNERİSİ

Marmara Depremi bize iyi bir ders vermişti. 21 yılda çok şey yapabilirdik. Yapamadık. Bu yapamayacağız anlamını da taşımıyor. Hâlâ önümüzde fırsat var. Japonya gibi deprem ülkelerinin yaptıkları ortada. Amerika'yı yeniden keşfetmenin anlamı yok.

AFAD gibi bir kurumu oluşturduk ama yapı stokunu depreme hazırlayacak tüm Türkiye'de denetimi ve koordinasyonu oluşturacak bir yapımız yok. Tam bu noktada bilim adamlarının sesine kulak vermek gerekiyor. Söyledikleri şu; deprem tehdidi bulunan tüm yerleşim birimlerinde binadan önlemlere kadar yetkili bir kurul oluşturulmalı. Gerekirse özel yasal çıkarılmalı. Belediye meclisleri konu depremse kararları bu kurulun onayından geçmeli... Vatandaş depremden önce inşaat mühendisiyle tanışmalı...

OTTOMAN BELGESELİ; FATİH'TEN JON SNOW ÇIKARMAK

Netflix'te İstanbul'un Fethi, 6 bölümlük mini bir belgesel - dizi halinde yayınlandı.
Öncelikle iyi tarafından başlayayım; Rise of Empires adlı dizi gerçeğe yakın savaş sahnelerinin yer aldığı sürükleyici bir dizi. Sonunu bilsek de meraklandıran ve ilgi uyandıran içeriğe de sahip. Geri dönüşler ve Fatih'i çocukluğuyla ilgili sahneler şehzadelerin padişah oluncaya kadar geçtikleri zorlu yolculuktan kesitler aktarıyor.

Fatih'i canlandıran Cem Yiğit Üzümoğlu, rolünü çok güzel yapıyor. 21 yaşında İstanbul'u fethederek çağı değiştiren Fatih'in hırsını ve motivasyonunu etkili bir şekilde aktarıyor ama Game of Thrones'taki Jon Snow'un kötü bir kopyası. Kürklü pelerini deri kıyafetleri ve savaşın bizzat içinde kılıç sallamasıyla tıpkı Jon Snow.
Dizideki diğer Türk oyuncular Tuba Büyüküstün, Birkan Sokullu çok iyi seçimler. Sırp prensesi rolü ile Büyüküstün'ün performansı mükemmele yakın. Cenevizli komutan Giovanni Giustiniani'yi canlandıran Sokullu ise Cennetin Krallığı filmindeki şövalye Orlando Bloom'dan bile daha iyi.
Kafama takılan ise Giovanni Giustiniani'ye bu kadar önem atfedilmesinin yanı sıra yeniçerileri kuşatma boyunca kılıçtan geçirmesi. Mübarek sanki Fatih'in fedaisi Kara Murat. 20 yeniçeriyi kılıçtan geçirirken bir sıyrık dahi almıyor. Biraz zorlasalar Fatih yerine Giovanni Giustiniani'yi kahraman yapacaklar.
190 ülkede yayın yapan platformun Osmanlı'yı sevmeyen kesimi rahatsız etmeme çabası var. Başka ülkelere şirin görünmek için kendi kahramanını da belgesele eklemiş. Finalde üstün dehasıyla İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'in hakkı teslim ediliyor.

Son bir not: sanki Türkiye'de tarihçi yokmuş gibi, Jeoloji profesörünün anlatıcılar arasında yer almasını garipsedim. 

30 Mayıs 2021 Pazar

Deprem uzmanından ilginç Bursa değerlendirmesi [19 Aralık 2018]

Bursa son 3 günde iki kez sarsıldı. Birinci depremin merkez üssü Mudanya Altıntaş, dünkünün yeri Kandilli'ye göre Osmangazi. (AFAD Yıldırım dedi.)
Birinci deprem 3.9, ikincisi ise 3.3 olmasına rağmen endişe ve tedirginliğe neden oldu.
Aslında, Türkiye'deki deprem haritasına şöyle bir bakmamız bile tedirginliğimizi artırmalı. Bursa ve çevresi kan kırmızı renginde. Yani Kuzey Anadolu Fay Hattı, Bursa'nın üzerine kâbus gibi çökmüş durumda. Üstelik 1855'te meydana gelen büyük depremin Bursa'yı nasıl altüst edip yangınlara neden olduğu tarihi kayıtlarda duruyor.
Peki, bu iki deprem neyin habercisi veya büyük bir deprem riski var mı?
Konuyu deprem uzmanı olan ve Bursa'daki fay hatlarını araştıran İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Oğuz Gündoğdu'ya sorduk.
Gündoğdu da Bursalı ve Nilüfer Belediyesi ile erken uyarı sistemi konusunda çalışma yapmış.
Öncelikle şu bilgiyi veriyor;
Mudanya ve Osmangazi ya da AFAD'ın işaret ettiği Yıldırım depremleri bir- birinden bağımsız. Yani ikisi ayrı fay hatları.
Mudanya'daki deprem, Gemlik'ten gelen kolun hareketliliğini gösteriyor. Bu hat fazla uzun değil.
Dünkü deprem ise 1855'te Bursa'nın canını yakan faydaki hareketlenme. Bu sarsıntılar fayın gittikçe hareketlendiğini gösteriyor ama hemen arkasından büyük deprem olacak diye bir şey yok. İstasyonlarımız aracılığıyla izliyoruz. Şu anda bir tehlike görmüyoruz. Cihazlarımız alarm verecek bir durumu göstermiyor.
Gündoğdu'nun sözleri rahat bir nefes aldırıyor ama uyarısını da eksik etmiyor:
Nilüfer Belediyesi ile yaptığımız çalışmada Bursa'yı boydan boya geçen fayın diri olduğunu tespit etmiştik.
Belediyenin katkılarıyla bir yere kadar gelebildik. Diğer belediyelerin de katkıları olsun bu fayı sonuna kadar izleyelim dedik ama olmadı.
Bu fayın ciddi şekilde incelenmesi takibi ve araştırma yapılması gerekiyor.

En fazla 6,5- 7 büyüklüğünde deprem üretebilir

Bursa'dan geçen fayın en son aktivitesinin üzerinden 163 yıl geçti. Bu tür fayların belirli periyotlarda deprem üretmesi bekleniyor.
Gündoğdu'ya göre, bu fay en fazla 6,5-7 büyüklüğünde deprem üretebilir. Geçmişte bu fayın ürettiği deprem sonucu büyük acılar yaşayan Bursa, geçen zaman içinde çok büyüdü. Üstelik sağlam olmayan zemin üzerinde büyük miktarda yapı stoku halen mevcut. Bir de sanayi tesisleri var. O yüzden yeni bir depremde canımız daha çok yanacak.
'Bu depremler ne artçı ne de öncüdür' diyen Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Engin Er de, bu sarsıntının uyarıcı bir deprem olduğuna işaret etti ve yerel yönetimlerin önlem almasını istedi.

Yılmaz Ekinci'den 'Yol Şiirleri'

BUSKİ'de uzun yıllar görev yaptıktan sonra Ankara'ya atanan ve halen üst düzey bürokrat olarak görev yapan Yılmaz Ekinci, aynı zamanda bir şair. Üçüncü şiir kitabı 'Yol Şiirleri'ni Sönmez Medya'yı ziyaret ederek, bizler için de imzaladı.
Ekinci, ziyarette benlik ve içsel yolculukları anlatan kitabıyla ilgili anekdotu da aktardı. Kapısını çaldığı yayın evi yetkililerinin 'Türkiye'de şiir kitapları satılmıyor' sözlerine rağmen ısrarcı olup bastırmış. Ekinci'nin dediği de çıkmış. Kısa sürede ilk baskısı tükenen kitabın ikinci baskı hazırlıkları devam ediyormuş.
Şiir yazılı edebiyatın en rafine biçimi. Yüzlerce sayfalık bir anlatıyı şiir sayesinde bir dizeye indirmek mümkün. Günümüzde, sosyal medya nedeniyle kısa ve öz mesajların revaçta olduğu düşünülürse gelecekte şiirin yıldızı daha da parlayacak.

 

3 Mayıs 2021 Pazartesi

Uludağ'ın sezon anayasası[24 Kasım 2017 ]

 Eksikliklerine, aksaklıklarına rağmen kim ne derse desin Uludağ, Türkiye'nin en önemli kış turizm merkezi olma özelliğini koruyor. Bunun nedeni İstanbul gibi dev bir metropole yakınlığı ve yeni otoyolla zirveye varış süresinin neredeyse bir buçuk saate inmesi.

Tatilcilerin 'Beyaz Cennet' olarak adlandırdığı Uludağ'da yeni sezon aralık ayında başlayacak. Sezon öncesi yağışla kar kalınlığının 30 santimetreye ulaşması turizm işletmelerinin yüzünü güldürdü.
Geçen yıllarda yaşanan sıkıntıların önüne geçilmesi amacıyla Bursa Valisi İzzettin Küçük başkanlığında yapılan koordinasyon toplantısında, güvenlikten park sorununa, kayak pistlerinde alınacak önlemlerden Milli Parklara yapılacak girişlere kadar tüm konular masaya yatırılarak çeşitli önlemler alındı. Ayrıca Jandarma Karakol Komutanlığı, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Uludağ Skipass Ortak Girişimciliği, Kayak Öğretmenleri Derneği, Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü'nden birer üyenin yer alacağı Uludağ Güvenlik Yönetim Komisyonu kuruldu.
Bu komisyon meydana gelebilecek olaylarda, meteorolojik değişimlerde ve ani gelişebilecek kriz durumlarında güvenlik zafiyetlerini tespit edecek ve önleyici tedbirler alacak.
Toplantıda alınan kararlardan bazıları maddeler halinde şöyle:
Zirvedeki kafe, büfe, otel, kayak odası gibi yerlerin tamamına kamera güvenlik sistemi kurulacak. 100 yatağın üzerindeki otellerde güvenlik görevlisi ve X-Ray şartı getirildi.
Kayak pistlerinin başlangıç ve kenarlarına hem kayıp olaylarının önlenmesi hem de yaya girişinin engellenmesi amacıyla ahşap çit yaptırılacak veya file gerilecek.
Pist ortalarında bulunan mekanik tesis direklerine kazaların önlenmesi amacıyla yastıklama minderleri yapılacak.
Zirvede festival, şenlik düzenleyecekler Valilikten izin alacak, 48 saat öncesi de Jandarma'ya bilgi verecekler.
Yürüyüş, dağcılık ve kamp yapacak olanlar izin alarak 48 saat öncesi Jandarma'ya bilgi verecekler.
Milli Park gişelerinde kurulan HGS sistemi kış boyunca aktif bulundurulacak.
Kutlamalar için havai fişek kullanılacak alanlar belirlenecek bu alanlar dışında havai fişek kullanımına izin verilmeyecek.
Otobüsler yolcu indirdikten sonra 2'nci bölgedeki parka yönlendirilecek. İzni olmayan otobüsler men edilecek.
Uludağ Milli Park alanında belirlenen bölgeler dışında park yapılmasına izin verilmeyecek. Yapanlara ceza kesilerek otoparka çekilecek.
Kayak öğretmenleri aynı tip kıyafet giyecek. Belgesi olmayanlar ders veremeyecek.
Müşteri çekmek için hanutçuluk, değnekçilik, ayakçılık, çığırtkanlık yapılmasına izin verilmeyecek, yapanlara ceza kesilecek.
Kar motorlarının belirlenen alanlar dışında gezmelerine izin verilmeyecek.18 yaşından küçüklere kar motorları kiralanamayacak. Ferdi kaza sigortası yaptırılacak.
Festival ve aktivitelerde aşırı gürültüye izin verilmeyecek. Neden olan işletme ve kişilere Kabahatler Kanunu uyarınca ceza kesilecek.
Hafta sonları yakıt taşıyan tankerler ile TIR'ın Milli Park alanına girişine izin verilmeyecek.
Kızaklara numaralandırma yapılacak ve çocuklar yanlarında aile büyükleri olmadan kızağa bindirilmeyecek.
Burbak tarafından işletilen otopark alanları 1 Aralık- 1 Nisan tarihleri arasında açık olacak ve 24 saat boyunca görevli bulundurulacak.
Uludağ Milli Park alanındaki tüm tesislerdeki görüntü kirliliğine yol açan izinsiz reklam pano ve afişler kaldırılacak.
AFAD sezon boyunca bölgede ekip bulunduracak.
Belgesiz, izinsiz rehberlik ve tercümanlık yapılmasına izin verilmeyecek.

Tüm önlemler alındı

Toplantı sonrası görüştüğümüz Bursa Valisi İzzettin Küçük, yeni sezonun huzur ve güven içinde geçmesi için tüm önlemlerin alındığını belirterek, bu yıl park sorunu yaşanmayacağını söyledi. Tüm işletmelere güvenlik kamerası konulmasının kararlaştırıldığına da dikkat çeken Vali Küçük, kayak ve kar kıyafetleri kiralama, kızak gibi hizmetlerin fiyatlarının bulunduğu listenin bu işletmelerin önüne konulması zorunluluğunun getirildiğini sözlerine ekledi.

15 Aralık'ta çalıştay

Uludağ'ın sorunları sezon içindeki faaliyetlerden kaynaklanan problemlerle sınırlı değil. Milli Park olması nedeniyle bölgeye bir çivi çakılmasına dahi izin verilmiyor.
Ayrıca birinci bölgede imarla ilgili sorunlar hâlâ devam ediyor.
Yeniden yapılan planlama çalışmaları ise birkaç kez mahkeme tarafından iptal edildi. Vali İzzettin Küçük, 15 Aralık'ta Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun da katılacağı Uludağ Çalıştayı'nda tüm bu sorunların masaya yatırılacağını da açıkladı.

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...