Hanlar Bölgesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hanlar Bölgesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2021 Pazar

36 bin metrekarelik Çarşıbaşı'nda MB binası sadece 670 metrekare [16 Şubat 2021]

Bursa'nın yıllardan beri belediye başkanlarının hayalini süsleyen Hanlar Bölgesi'nin önünün açılması ve meydan düzenlemesinin hayata geçirilmesi yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Kentsel Tasarım Yarışması'nda bölgede nasıl bir değişim yaşanacağını konuşmak yerine Merkez Bankası binası tartışması yapılıyor.

Çekül Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu, neredeyse 40 yıldan beri Bursa'nın tarihi ve kültürel mirası için çalışan, proje geliştiren bir mimar olmanın yanı sıra Bursa'nın son 50 yılında yaşanan gelişmelerin de canlı tanığı.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programında, Kırayoğlu ile hem Bursa'daki değişimi hem de jürisinde yer aldığı Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Kentsel Tasarım Projesi'ni konuştuk.

Her görüşmemizde Bursa ile ilgili yeni bilgileri öğrendiğim Kırayoğlu'nun konuşmasından yine bilgi dağarcığıma yeni eklemeler yaptım.

Çarşıbaşı Projesi ile başlayayım...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın desteklediği proje ile Kızılay, İşkur, Merkez Bankası ve Pirinç Han'ın hemen arkasındaki Bursalı Esiri Mehmet Efendi olarak bilinen 40'ıncı Osmanlı şeyhülislamına ait türbenin etrafını saran 15 dükkanın yıkımı tamamlandı.

Ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi, proje seçimi için en az tartışma yaratan ve demok- ratik yöntem olarak nitelendirilen yarışmayı düzenledi. Jürinin değerlendirmesi sonucu Mimar Ece Avcı'nın ekip başı olduğu 10 numaralı proje birinciliğe değer bulundu.

Peki, projede neler var, Merkez Bankası binasının yeniden yapımı sorun oluşturur mu?

Kırayoğlu yanıt verdi:

Osmanlı şehir geleneğinde batıdaki gibi geniş ölçekli meydanlar yok. Onun yerine han ve cami avluları toplanma alanları olarak kullanılıyor. Geleneğimizde olmadığı için örneği de yok.

Burası çok zor bir alan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın daveti üzerine jüriye katıldığımda korktum. Çünkü projenin sorumluluğu jürinin üzerinde olacaktı.

Beton yapılar kaldırıldığında Pirinçhan ve eski İpek Han'ın duvarları meydana bakacaktı. Cephesi ve estetik bölüm hanların içerisi. Öyle bir proje olmalı ki yapılacak meydandan Osmanlının meydanı olan han içlerine giriş yapalım. Bunu yapmak çok zor Bakırcılardan Pirinç Han'a doğru, hem de öndeki taraftan bir kod farkı var dengelemek kolay değil.

Merkez Bankası tescilli yapı. Ayrıca 7 tane de korunması gereken sivil mimari örnekleri var. Kurul, Merkez Bankası binasının yıkılmasına yeniden yapılması kaydıyla izin vermişti. Jürinin kurulun kararına rağmen 'bunlar korunmasa da olur' demek gibi bir yetkisi olamaz.

Bunların hepsini barıştırarak, çözüm bulmak çok zor. Ayrıca karşı taraftaki Tophane yamaçları ve Balıbey Hanı ile türbelerle ilişki kurulması gerekiyor. Tasarım alanı bu genişlemeyle 36 bin metrekareye çıktı. Burada Merkez Bankası'nın kapladığı yer 670 metrekare taban alanı.

BİRİNCİ PROJEDE YOL YERALTINA ALINIYOR

Kırayoğlu, batıdaki geniş meydanları çok değerli yapıların süslediğine işaret ederek, burada 30 bin metrekarelik alan açılınca insanı ezen bir genişliğin ortaya çıkacağını ve Merkez Bankası binasının duruşuyla bunu ortadan kaldıracağını söyledi.

Birinci seçilen proje ile yeniden yapılacak Merkez Bankası binası kültür, sanat, eğitim ve yönetimle desteklenip, orada 3 ayrı parçayı dengeleyeceğini savunan Kırayoğlu, şöyle devam etti:

'Yarışmada trafiği dikkate alan projeler vardı. Birinci seçilende trafik yeraltına alınıyor. Eğer belediye bütçesi elverirse yapılırsa araçlar Zafer Plaza'nın önünden girip, Çakırhamam'da çıkacak. Üç parçanın birleşmesiyle çarşının geleneksel dokusu ve yayalaştırılan bölümle yeni bir yaşam ve buluşma merkezi ortaya çıkacak'

İkinci merak edilen soru ise büyükşehirin birinci seçilen projeyi uygulama zorunluluğu var mı?

Kırayoğlu, bu soruya da şu yanıtı verdi:

'Büyükşehir Belediyesi'nin uygulama zorunluluğu yok. Yapmayabilir. Ancak Bu kadar iyi niyet varken bunun tercih edilmeyeceğini sanıyorum. Ayrıca birincilik ödülünü alan projenin eksikleri de vardı. Jüri olarak, şurası düzeltilsin, şunlar yapılsın gibi önerilerde bulunduk. Bir ay içinde eksikler tamamlanıp belediyeye bildirilecek. Belediye de tercihini yapacak'

'SULTANLARIN OLUŞTURMA DÖNEMİNE BENZİYOR'

Kırayoğlu, programda Bursa'nın fethinden sonra 6 Osmanlı sultanı tarafından nasıl oluşturulduğunu ve 150 yıl içinde tepeden tırnağa Türk kenti haline gelmesinin öyküsünü anlattı.

Ekrem Barışık, Teoman Özalp, Erdem Saker, Erdoğan Bilenser, Hikmet Şahin, Recep Altepe ve Alinur Aktaş'ın büyükşehir belediye başkanlığı döneminde başlayan tarihi mirası koruma çabalarını Osmanlı sultanlarının kenti oluşturma dönemine benzetti.

Kırayoğlu şunları söyledi:

'İlk koruma planları Barışık döneminde başladı. Teoman Özalp Tayyare Kültür Merkezi'ni, Erdem Saker Cumalıkızık ve doğal sit alanlarını, Bilenser, yine Cumalıkızık ve Tarihi Kentler Birliği, Kent Müzesi, Hikmet Şahin, Merinos projesini hayata geçirdi.

Recep Altepe ise Osmangazi Belediye Başkanlığı döneminden başlayarak, çarşıda önemli işler başardı, tarihi mirasımızla ilgili önemli projeler gerçekleştirdi. Şimdi sıra Alinur başkanda ve büyük bir miras devraldı. Bu büyük projenin onun zamanında gerçekleşeceğinden eminim. Başarılar diliyorum' 

29 Haziran 2014 Pazar

BURSA’YA PİYANGO VURDU

Bursa, 14 yıllık sürecin ardından UNESCO’nun Dünya Tarih Mirası listesine girmeyi başardı.
14 yıl dediğime bakmayın. İlk başvuru 14 yıl önce yapılmış ama hiçbir sonuç alınamamıştı. 4 yıl önce Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin kararlı tutumu sonucu başlatılan çalışmalar bu başarıyı getirdi.
Hikayesi çok uzun...
Ancak, işin düğümünü Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu’nun Bursa Alan Başkanlığı’na getirilmesi çözdü. 
26 kişilik Danışma Kurulu ile 9 kişilik Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu’nu oluşturan Alan Başkanlığı, gerek hak sahipleri gerekse alan üzerinde etkili kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle hazırlanan Bursa’nın adaylık dosyası Eylül ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, oradan da UNESCO’ya iletildi. Geçen aylarda UNESCO’dan gelen heyet, Bursa dosyasında yer alan tüm bölgelerde incelemelerde bulunup, hazırladıkları raporu UNESCO merkezine sundu.
Katar'ın başkenti Doha'da Katar Ulusal Kongre Merkezinde yapılan 38’inci Dünya Miras Komitesi Toplantısı'nda, Türkiye’den Bursa ve İzmir Bergama dosyaları ele alındı.
Bursa’da 14 yıl önce başlayan Dünya Mirası Listesi’ni girme hayali, komitenin kararıyla gerçek oldu.
ARTIK BURSA’NIN DEĞİL DÜNYANIN MİRASI
Cumalıkızık ile başlayan süreç  “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu” başlığıyla artık listesine girmeyi başardı.
Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık, artık sadece Bursa’nın değil, dünyanın tarihi mirası.
Aslında geç kalınmış bir karar, hemen yanı başımızdaki Yunanistan’ın, doğu sınırımızdaki İran’ın 17 değeri bu listede yer alıyor. Ege’de çıplak gözle görebildiğimiz Sakız ve Sisam adaları bile yıllar önce bu listeye girmeyi başarmış.
Türkiye’den son giren Bergama ve Bursa ile birlikte tarihi değer sayısı 13’e yükselmiş.
Peki bundan sonra ne yapacağız.
Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, başkanlığındaki komite, tüm bunları düşünerek planlamayı yapmış. Stratejik Plan meclisten geçirilerek dosya içine konulmuş. Bu karar listeye girme konusunda da etkili olmuş.
Bu plana göre, kim gelirse gelsin, Külliyeler, Hanlar Bölgesi ve Cumalıkızık’a yapacakları belli. Tam bir koruma uygulanacak.
Çıkarılma riski tabii ki var. Prof. Dr. Dostoğlu, bunun takipçisi olmak gerektiğini sıkı sıkıya vurguluyor. 
TURİZME DOPİNG ETKİSİ YAPACAK
Asıl önemlisi, bu bölgeler klasik tarzda tarihi kalıntı değil, yaşayan şehir bölgeleri, buradaki insanların projeye katkıları da önemli. Tarihi Çarşılar ve Hanlar Birliği Başkanı Muhsin Özyıldırım, hazırlık sürecinin en büyük destekçilerinden biri. Komite çalışmalarında yer almış.
Bursa’nın listeye girmesini piyango olarak nitelendiriyor.
Gerçekten de, rotasını tarım ve sanayiden turizme çevirmek isteyen Bursa için bu karar, büyük ikramiye niteliğinde.
Turist sayısını 5 milyona çıkarmayı planlayan Bursa, artık tanıtım stratejilerini bunun üzerine oturtacak. Kültür turizmine çıkacak olanların baktıkları ilk yerlerden biri de Dünya Tarih Mirası listesi. İstanbul’a gelen turist Bursa’nın adını görünce elbette ki ziyaret etmek isteyecekler. Adeta Bursa turizmine doping etkisi yapacak.
Bursa’daki turizm işletmecileri de rehberler de aynı görüşte. Geçtiğimiz aylarda Anadolu turlarından çıkarılan Bursa, belki bu sayede yeniden listeye girecek.
Önemli olan bu büyük ikramiyeyi değerlendirebilmek.
Yılbaşında büyük ikramiye çıkan talihlilerin öyküleri yazılır durur. Aldıkları ikramiyeleri harvurup harman savurdukları için bir süre sonra sıfırı tüketirler.
Bursa’nın yapması gereken, zafer coşkusunu bir yana bırakıp, bir an önce yapılması gerekenleri hayata geçirmek yoksa, bir süre sonra büyük ikramiye talihlileri gibi sıfırı tüketir, farkında bile olmayız.


 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...