İsmail Hakkı Edebali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Hakkı Edebali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2021 Pazar

Yıldırım makus talihini kentsel dönüşümle yeniyor [28 Kasım 2018]

Bursa'nın üzerinden silindir gibi geçen göç dalgasının yarattığı çarpık şehirleşme 30-40 yıl önce Yıldırım'dan başlayıp, tüm kenti sarmıştı.
Bitişik nizam, çıkmaz sokaklar, depreme dayanıksız konutlar bir yana, ortaya çıkan ucube, şehir yaşantısının imkanlarının hiçbirine sahip değildi. Çok kısa bir süre öncesine kadar Türkiye'nin 50 ilinden daha büyük bir nüfusa sahip olmasına rağmen Yıldırım'da bir AVM veya bir sinema salonu yoktu.
4,5 yıl önce Yıldırım Belediye Başkanlığı'na seçilen İsmail Hakkı Edebali, inşaat mühendisi olmasının getirdiği disiplinle çözümün planlamadan geçtiğinin farkındaydı. Planlama, kentsel dönüşümün de kapılarını açacaktı. Edebali'nin kendi deyimiyle 'Kentsel dönüşümün konuşulabilmesi için önce oraya biçilen elbisenin ayarlanması' gerekiyordu.
Kolları sıvayan Edebali, ilk üç yılda Yıldırım'ın mevcut imar planlarının üçte birini yenilemeyi başardı. Ankara yolunun altında 450 hektarlık alandaki 6 mahallede 150 bin insan yaşıyordu üstelik. Yeni bir alanda imar planı yapmak kolay. Kesip biçer, ölçülendirirsiniz. Buraya sosyal donatı, buraya okul, buraya hastane dedikten sonra planlama biter. Oysa Yıldırım'da planlama yapacağınız bölgede vatandaşların mülkiyetlerinin yanı sıra çok sayıda kamuya ait tesis de mevcuttu. Kurumların kapıları Ankara'dan çalınacak, izinler alınacak, sonra vatandaşla anlaşılacak.
Baia Hotel'de düzenlenen Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan İsmail Hakkı Edebali, bu zorlu yolculuğu anlattı.
Edebali'nin planlama ve belediyecilik hizmetlerine bakış açısı da farklı. O zorlu yolu seçenlerden. Bunu da şu cümlelerle ifade ediyor: 'Birinci anlayış ben yaptım oldu. Yani belediye benim. Benim yetkim var. Burayı yapıyorum. Bu size sürdürülebilirliği sağlamaz. Oysa katılımcı ve bütüncül bir planlama mekansal kalkınmanın yanı sıra kentin kültürel ve sosyal yaşamının vizyonunu da belirler' Edebali'nin bu anlayışla sürdürdüğü çalışmalar sonucu en plansız, çarpık ve çöküntü alanları bir imar düzenine kavuştu. Bu bölgelerdeki plan öyle kolay kolay da bozulamayacak. 5, 10 hatta 20 yıl sonra plan çerçevesinde büyüme sağlanacak.
Çünkü planlanan alanın en küçüğü bile 5 hektar. Nilüfer'deki Büyükşehir'in hatalı uygulaması gibi parsel bazlı değil. Yani bir evi yık. Yerine yenisini yap. Bölgesel bir bakış açısı hakim. Edebali'nin bu çalışması dün Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak açıklanan dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından da tüm AK Partili belediye başkanlarının katıldığı toplantıda örnek olarak gösterilmişti.
Edebali, planlamanın yanı sıra örnek olması açısından Mevlana Mahallesi'nde, projenin yapımına başlamış. Üstelik belediye imkanlarıyla 210 vatandaşla anlaştıktan sonra 812 konut ve ticari alan inşa edilmiş. Böylesine çöküntü bölgesinde kendi imkanlarıyla bunu başaran Türkiye'deki tek belediye olduklarını söyleyen Edebali, bu projenin bölgedeki kentsel dönüşümü tetikleyeceğine inanıyor.

'HEYECANIM VE İDDİAM DEVAM EDİYOR'

Geçtiğimiz günlerde İznik Belediye Başkanı Osman Sargın, projelerini hayata geçirmek için bir dönemin yetersiz kaldığını söylemişti. Edebali'ye de 31 Mart seçimleriyle ilgili adaylık sürecini bu hatırlatmayı yaparak soruyoruz.
İzmir'de askerlik yapan oğlu Yekta Onur'un yemin töreni dolayısıyla Haliç'teki adaylık toplantısına katılamadığını söyleyen Edebali, konuşmasına Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak açıklanan Alinur Aktaş'ı kutlayarak başladı. Aktaş'ın hem İnegöl'den hem de son bir yılda Büyükşehir'de başkanlık deneyimi olduğunu vurgulayan Edebali, telefonla görüştüğü Aktaş'a başarılar dilediğini söyledi.
İnsanlar uygun görür, parti değerlendirmeleri olumlu olursa devam etme niyetini ortaya koyduğunu vurgulayan Edebali, 'Şöyle de bakmak lazım, hiç kimse vazgeçilmez değil. Kendim için de aynı şeyi söylüyorum. Hiçbir belediye başkanı da kendini de başarısız görmez. Kime sorsanız bir çaba koymuştur ortaya Kendimi başarılı görürüm der ama toplum bunu nasıl görüyor. Parti bunu nasıl görüyor. Dolayısıyla Yıldırım'ı geleceğe taşıma adına biz niyetimizi beyan ettik. İlk göreve başladığımdaki heyecan ve iddiam devam ediyor' dedi.

DOKTORA YAPTI, ÜNİVERSİTEDE DERS VERİYOR

Edebali, belediye başkanlığını bir meslek değil, bir görev alanı olarak nitelendiriyor. Hizmeti daha iyi vermek adına inşaat mühendisliği kimliğine önce Yakın Doğu Üniversitesi'nde yüksek lisans, ardından doktorayı da eklemiş. 7 yıllık bu süreç sonunda da 6 ay önce 'şehircilik doktoru' olmuş.
Edebali, başkanlığın yanı sıra akademik kimliğini de hayata geçirerek, Uludağ Üniversitesi'nde kamu yönetimi, iktisat ve uluslararası ilişkiler öğrencilerine seçmeli olan 'Mekan ve kültür' dersleri vermeye başlamış.
Derslerde yaşadığı deneyimleri anlattığını söyleyen Edebali, 'Mekan ve kültür etkileşimi birbirlerini besleyen kavramlar. Dersler çok eğlenceli oluyor. Hem genç kuşaklarla ilişki kurmayı başarıyorsunuz' dedi.

 

11 Mayıs 2021 Salı

Kaçaktan kurtulayım derken dolandırılmayın![ 07 Temmuz 2018]

Vatandaşın kimi zaman vergi, kimi zaman sigorta primi ve kaçak yapılarla ilgili sorunlarının çözümü için yasal düzenlemeler yapılır.
Bu düzenlemelerin Resmi Gazete'de yayınlanan adı farklı olsa da sonuna bir 'barış' eki konur.
Türkiye'nin en önemli konularından biri de imar alanında. Devlet teknoloji kullanarak, Türkiye'de insanlardan şirketlere, vergi mükelleflerinden pasaport sahiplerine kadar her konu hakkında artık bilgi sahibi. Ancak, bilgi sahibi olamadığı en önemli konulardan biri ülkedeki yapı stoku.
Bu konuda seçim öncesi hükümet tarafından önemli bir adım atıldı. 6 Haziran'da Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ve 'İmar Barışı' olarak adlandırılan 'Yapı Kayıt Belgesi' alma süreci başladı.
Türkiye'deki toplam 26 milyon yapı stokunun ancak yüzde 35'inin imara uygun olduğu bilinen bir gerçek. Dolayısıyla yapılan düzenleme 13 milyon yapıyı ve 40 milyonluk nüfusu doğrudan ilgilendiriyor. Bir aylık sürede Türkiye genelindeki başvuru sayısı bir milyon 800 bine Bursa'da ise 88 bine ulaştı. Bursa, başvuru sıralamasında dördüncü il.
Düzenleme ile devletle ihtilafların sona erdirilmesi konusunda önemli bir adım.
AS TV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programına konuk olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Alpaslan Şenocak ve Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali Faruk Çolak ile konuyu ele aldık.
Aslında, başvuru çok basit. 'e-devlet şifresi'yle tüm işlemler yapılabiliyor. Bunu yapamayanlar için de ikinci bir yol Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvurmak.
Ancak, Türkiye'de en basit konuda bile vatandaşı kandırmak için bazıları adeta pusuda bekliyor. 'Başvurunuzu biz yapalım, tapunuz size gelsin', 'Şu IBAN numarasına parayı yatırın, tapunuzu alın' benzeri 'SMS'inden 'mail'ine, broşüründen el ilanına kadar türlü yöntemleri kullananlar var.
Sizden istedikleri ise yetkileri olmadığı halde, iş takibi ve tabii ki komisyon. Oysa vatandaşlar için en mahrem ve korunması gereken şifrelerden biri e-devlet. Çünkü bununla her türlü işlemi elektronik ortamda gerçekleştirebilirsiniz.
Alpaslan Şenocak ve Ali Faruk Çolak, yasal düzenlemeyi anlatırken en çok bu konu üzerinde durdular. Çünkü kaçak yapıya yasal statü kazandırmak için ilk adım atarken dolandırıcıların tuzağına düşme tehlikesi de var.

Yapı kayıt belgesi, tapu anlamına gelmiyor
Ali Faruk Çolak, bir konuya daha dikkat çekti. 'Yapı Kayıt Belgesi' kaçak yapıların resmiyete girmesini sağlıyor. Ancak bu belge ruhsatlandırma değil, kayıt anlamı taşıyor. Yani her yapı kayıt belgesi alanın tapuya kavuşma garantisi yok. Belge sadece kayıt dışı yapılaşmanın envantere alınmasını sağlıyor. Artı, belge sahibi yapısına elektrik, su ve doğalgaz bağlatabiliyor. Belgeden tapuya gidecek yol haritasıyla ilgili genelge ise henüz yayınlanmadı. Bu genelgenin ardından işlem yetkisi olan mühendislik ve mimarlık büroları devreye girecek. Ve tapu alınabilecek. O yüzden öncelik yapı kayıt belgesini alıp, bu konudaki duyuruları takip etmek.

Yıldırım'ın değişen sosyal hayatı
Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, sık sık dile getirirdi. İlçede insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak özel sektör yatırımlarının azlığından şikayet ederdi. Hazırladığı kentsel dönüşüm projelerinin bu tür ihtiyaçları karşılayacak cazibe merkezleri oluşturulacağını anlatırdı.
Dün CHP'den ikinci bölge altıncı sıra milletvekili adayı olan Şahin Sevinç'in Millet Mahallesi'ndeki Kahve Trendi adlı işyerine konuk olduk. Buranın açılması önerisi de Ebebali'den gelmiş. Gerçekten güzel bir mekan olmuş ama bundan daha önemlisi öncü bir misyon üstlenmiş.
Sevinç'in ardından bölgeye bu türden 10 kadar daha kafeterya türü işyeri açılmış. Hem de bilinen markalara ait.
Sohbetimiz dönüp dolaşıp siyasete gelince, Sevinç'in gönlünde yatan aslanın Yıldırım'dan belediye başkan adaylığı olduğunu öğreniyoruz. Sevinç'e göre, milletvekili seçiminde gördüğü ilgi, yerel seçimde başarı getirecek.

 

10 Mayıs 2021 Pazartesi

İNTAM'da inşaat nihayet başlıyor [30 Mayıs 2018]

 Bursa, 2006 yılında bir felaketin eşiğinden dön-müştü.

Heyelan ile başlayan tehlike üzerine bina boşaltılmış. Ardından İNTAM bloklarından biri gündüz saatlerinde büyük bir gürültüyle çökmüştü.
Boşaltıldığı bilinmesine rağmen belki içinde birileri vardır diye saatlerce arama çalışmaları sürdürülmüştü. Ardından tehlikenin devam etmesi üzerine de öbür blok da kontrollü olarak yıkılmıştı.
İNTAM'da konut ve işyerleri yıkılan hak sahipleri için çözüm ve proje çalışmaları yıllarca sürdü.
Recep Altepe'nin, hem Osmangazi hem de Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde en yoğun çalışma yürüttüğü alanlardan biri oldu. Sonunda 2015 yılında geliştirilen proje ile İNTAM bloklarının dönüşümü için ilk adım atıldı ve açılan ihaleyi Taşyakan İnşaat kazandı.
O dönemde imzalanan sözleşmeyle yürütülecek projenin Bursa'ya değer katacağı belirtilerek, yıllardır bekleyen konut ve işyeri sahiplerinin mülklerine tekrar kavuşabilecekleri açıklandı. 25 Ağustos 2015'te imzalar atılırken, projenin tamamlanması için de 2,5 yıllık süre tanındı.
Ancak, ortada bir sorun vardı. Çökmeye neden olan heyelanın önlenmesi gerekiyordu. Büyükşehir bunun için de bir proje hazırladı ve inşaata başlandı.
Çekirge'yi Hamzabey ve Muradiye bölgesine bağlayan Selvili Cadde'nin İNTAM blokları bölümündeki çöken kısmında 34 metre derinliğe inen kuyu temeller üzerine projelendirilen viyadük inşaatı tamamlanamadığı için İNTAM'daki dönüşüm projesine başlanmadı.
Dün İNTAM ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Proje, daha doğrusu viyadük projesi yeniden masaya yatırıldı. İstinat duvarları yapılan bölgede sadece yürüyüş yolu yapılması planı ağırlık kazandı.
Bu noktada, hazırlanan çalışma Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın onayına sunulacak. Başkan onay verirse müteahhit firmaya dönüşüm projesi inşaatına başlama izni verilecek. Projenin başlamasıyla mülklerine kavuşmayı yıllardır bekleyen vatandaşların mağduriyetleri de giderilmiş olacak.

Yıldırım iftarındaki sürpriz
Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, önceki akşam gazetecilere iftar yemeği verdi. Yıldırım Belediyesi Kentsel Planlama ve Gelişim Merkezi'ndeki iftarda, klasik yemek sunumları beklenirken gazeteciler, güzel bir sürprizle karşılaştı.
Edebali'nin eşi Şükran Edebali, iftar için kendi elleriyle yaptığı sumak suyuyla yapılmış ekşili dolmayı gazetecilere ikram etti. Gazeteciler, dolmaya o kadar ilgi gösterdi ki, ana yemek ikramı bile gölgede kaldı.
Şükran Edebali, gazetecilerden gelen kutlamaları tevazu ile karşılarken, Başkan Edebali, yemek konusunda maharetli olan eşinin perde pilavının da çok lezzetli olduğunu söyledi.

Seçim şarkısı yerine Hint parçası çalınca...
Edebali'nin iftarında başkanın çalışmalarından çok, gündeme uygun olarak seçim ve propaganda dönemi öyküleri konuşuldu.
Edebali, kuruluşundan beri AK Parti'de görev alan bir politikacı. Seçim dönemi ve partilerin düzenledikleri şarkılar gündeme gelince geçmiş dönem AK Parti Milletvekili Zafer Hıdıroğlu ile yaşadıkları ilginç anıyı anlattı.
AK Parti'nin ilk yılları. Edebali ve Hıdıroğlu, parti aracıyla seçim çalışmaları için Kayapa Mahallesi'ne doğru giderken, o günlerin moda olan hareketli Hint şarkısı Chori Chori Gori'yi dinlerler. Parça hareketli ve dinleyenleri neşelendiren türden bir şarkıdır.
Mahalle merkezine doğru yaklaşırken, Edebali ve Hıdıroğlu şoföre,' biz işaret edince partinin seçim şarkısını çal' talimatı vererek, kahveye doğru yürümeye başlarlar. Kalabalık toplanınca da Hıdıroğlu, uzaktan el işaretiyle parti şarkısının çalınması ister. Ancak şoför CD'yi değiştirmeyi unutmuştur. Ortalık Chori Chori Gori ile inlemeye başlar. Olayın farkına varan Hıdıroğlu, el kol hareketleri ile şimşek hızında araca giderek, CD'yi değiştirir.
Edebali, öyküyü anlattıktan sonra her seçim döneminde Hıdır-oğlu'nun araca doğru koştuğu anların aklına geldiğini ve güldüğünü de sözlerine ekledi.

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Engelli dostu olmayan binaya ruhsat yok [23 Mart 2018]

 Ülkemizde, yerel yönetimler denilince akla yol, kanalizasyon, park, temizliğin yanı sıra sosyal hayata dokunan hizmetler geliyor.

Bu hizmetler elbette ki önemli ancak, ideal yönetim anlayışında hizmetlerden tüm bireylerin yararlanması gerekiyor.
Peki, bu hizmetlerden herkes eşit biçimde yararlanabiliyor mu?
Kastım; engelli bireyler...
TÜİK'in 2016 verilerine göre nüfusumuzun yüzde 6,6'sı engelli bireylerden oluşuyor. Bu oran 750 bin kişinin yaşadığı diğer bir deyişle nüfusu 52 ilden büyük olan Yıldırım'da yüzde 12.
Yani artık yaptığınız her hizmeti bu bireylerin de yararlanacağı hale dönüştürmeniz gerekiyor.
Baia Hotel'de Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali'nin de hassas olduğu konulardan biri de engelli bireylerin yaşamlarına dokunabilmek.
Edebali'ye göre normal yaşantısını sürdüren insanlar da potansiyel engelli adayı. Bu nedenle insan onuruna yakışır yaşam ve şehir sunmak gerekiyor.
Yıldırım'da bu amaçla çok sayıda proje hayata geçiyor.
'Engelsiz Masa' hizmetiyle tüm projelerde engellilerin durumu gözden geçiriliyor. Tekerlekli sandalye, akülü araba gibi fiziki desteklerin yanı sıra 'Müzik Akademisi' ve 'Engelsiz Mutfak' projeleriyle de engellilerin sosyal hayatın içinde yer almaları sağlanıyor.
En duygulu olanı ise doğum günlerinde evlerinde pastayla ziyaret edilerek sevinçlerine ortak olunması .
Yıldırım Belediyesi önümüzdeki günlerde belki de Türkiye'ye örnek olacak bir uygulamaya imza atacak. Edebali, bundan sonra, yaşlı ve engellilerle ilgili kriterlerin yer aldığı erişebilirlik sertifikası olmayan yeni bina inşaatlarına ruhsat verilmeyeceğini açıkladı.
Edebali'nin bu karara gerekçesi de oldukça anlamlı;
Engellilerin mutlu olduğu toplum mutludur.

Bakanlık onayı bekliyor

Yıldırım Belediyesi'nin engellilere yönelik en önemli projelerinden biri de onları dört duvar arasından kurtarmak amacıyla hazırlanan Engelsiz Yaşam Merkezi.
Arabayatağı Mahallesi 11 Eylül Bulvarı'na cepheli 12 bin 612 metrekarelik alanda kurulacak Engelsiz Yaşam Merkezi, Türkiye örnek olacak özellikler taşıyor. Aile eğitimden yaşlılar için destek alanlarına, engelliler için oyun-aktivite, sosyal yaşam alanlarına kadar bir çok bölümün yer aldığı yaşam merkezinde, engelliler için iş atölyeleri de yer alacak. Burada hem eğitim verilip meslek edinmeleri sağlanacak hem de ürettikleri ürünü satacakları mağazalar da yer alacak. Hazırlanan proje Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na gönderildi. Onay alırsa Yıldırım, engelliler için örnek bir projeyi daha hayata geçirmiş olacak.

Vişne, caddeden ticaret merkezine dönüyor

Bavul ticaretinin merkezi Laleli'nin tedarikçisi olarak yola çıkan Vişne Caddesi'ndeki bebe ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, 20 yıllık sürede Türkiye'nin bu sektördeki ihracatının yüzde 80'ini yapacak hale geldiler.
Vişne Caddesi'ndeki üretilen bebek ve çocuk kıyafetleri, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın kümelenme ve UR GE projeleriyle sadece eski doğu bloku ülkelerinde değil, dünyanın dört bir yanına satış yapacak hale geldiler.
Vişne Caddesi artık sektöre yetmiyor.
İşin diğer bir yönü de bölgenin Yıldırım'ın tek sanayi alanı olması.
Yıldırım Belediyesi, sadece Bursa'nın değil, Türkiye'nin gözbebeği olan bölgeyi geliştirmek amacıyla Vişne Han ve Ticaret Merkezi çalışmalarına başladı. 80 bin metrekarelik kapalı alanda, ticaret merkezinin içinde fuar alanı bile yer alacak. Tıpkı İnegöl'deki gibi merkeze gelen alıcılar aradığı her şeyi aynı mekanda bulabilecekler.
Yıldırım Belediye Başkanı Edebali, projeye kuyumcular çarşısından otele kadar birçok tesisi daha eklemeyi planlıyor.

Edebali, Yıldırım'da zoru başarıyor[ 22 Mart 2018]

 Göç ve plansız yapılaşma uzun yıllar boyunca Bursa'da, Yıldırım'ın üzerinden silindir gibi geçti. Çıkan tablo ortada; yüzde 60'ı kaçak ve imara aykırı yapılardan oluşan 750 bin nüfuslu bir kent.

Geçmiş yıllarda görev yapan Yıldırım belediye başkanlarından birinin, imar planı ve kaçak yapılaşmanın neredeyse sıfıra yakın olduğu 'Nilüfer'de başkanlık yapmak kolay' dediğini hatırlıyorum.
Baia Hotel'de düzenlenen Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali'nin özellikle kentsel dönüşümle ilgili projelerini dinlerken o basın toplantısını hatırladım.
Edebali'nin Yıldırım'da 4 yıldan beri yürüttüğü kentsel dönüşüm projesi, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından AK Partili belediye başkanları toplantısında örnek olarak gösterilmişti.
3 yıllık kuluçka dönemi hazırlıklarla geçti. Yine Türkiye'de bir ilk olan 5 bin metrekarelik alanda Planlama ve Kentsel Dönüşüm Merkezi kuruldu.
Edebali, yerinde ve gönüllü dönüşümü esas aldığı için bu merkez, uygulama ve proje bölgeleriyle ilgili tüm ayrıntıların hatta maketlerin bile yer aldığı bilgi bankasına dönüştü. Bir yılda 10 binin üzerinde hak sahibi ile uzlaşma sağlandı.
Edebali'nin dikkat çektiği bir nokta ise 9 aşamadan geçtikten sonra somutlaşan projelerde, başka yerlerde tartışma konusu olan sosyal donatı alanları ile ilgili bölüm. Mahalleler yapılaşmış ama okul, sağlık alanı hatta minicik bir park kurulacak bölge yok. Planlamada bunlara yer açılarak, Yıldırım'da 30 okul için arsa sağlanmış.
Edebali, görevdeki 4'üncü yılını 30 Mart'ta Planlama ve Kentsel Dönüşüm Merkezi'ndeki basın toplantısında daha detaylı açıklayacak.
Yıldırım'ın kentsel dönüşümü gerçekten çok zor ve Edebali de bunun farkında ama yaptıklarıyla ilgili olarak da, 'Projeler tamamlandığında birileri burada cesur kararlar almış' diyecekler vurgusunu yapıyor.
Diğer bir mesajı ise kentsel dönüşüm projelerinde artık geri dönüşün mümkün olmadığı.

Ertuğrul kılıcını, Mehmed aklını...

Televizyon dizilerinde tarih furyası tüm hızıyla devam ediyor. 'Diriliş Ertuğrul' her hafta reyting rekorları kırarken, 'Mehmed, Bir Cihan Fatihi' adlı dizinin ilk bölümü de yayınlandı. Yeni dizi beklenenin aksine reyting rekoru kıramadı ama verdiği mesaj, bana göre çok önemliydi.
Eleştiriler bir yana, hakkını teslim etmek gerekir; Kenan İmirzalıoğlu, Engin Altan Düzyatan kadar iyi kılıç kullanıp, at binemiyor ama senaryoyu yazanların katkısıyla sanırım, diyaloglarda oldukça başarılı.
Gelelim ilk bölümdeki o meşhur sahneye...
Sultan 2'nci Murat, Edirne'deki sarayında hayata gözlerini yumduğunda haber, hem Manisa'daki Şehzade Mehmed'e hem de Bizans'ın elinde olan Şehzade Orhan'a uçurulur.
Kim erken gelir ve Çandarlı'nın desteğini alırsa tahta oturacaktır. Atla zorlu yolculuk başlar. Aslında, İstanbul, Edirne'ye daha yakındır. Matematik ve astronomiye olan ilgisi bu noktada Mehmed'i bir adım öne geçirir. Mehmed gece boyunca dolunaya elindeki astronomi aletleriyle bakarak, hesaplama yapar. Hesaplamayı tamamladıktan sonra bir hışımla çadırdan çıkıp ekibiyle yola koyulur. Çanakkale Boğazı'nı geçerek Edirne'ye ulaşacaktır.
Can yoldaşı Delibaş'la birlikte sandala binip karşıya geçmek isterler. Ancak Bizans donanması tedbir almış, üstelik dolunay da denizi gündüz gibi aydınlatmaktadır. Gemidekiler Mehmed'i fark eder ve ok mesafesine girmesini beklerler. O sırada, mucize gerçekleşir, tam ay tutulması ortalığı zifiri karanlığa çevirir. Mehmed ve yoldaşı oklardan kurtularak karşıya geçmeyi başarır.

Hangisi mucize?

Kıyıda Delibaş, şaşkın şaşkın bakar. Ay tutulmasını mucize olarak değerlendirip, işi Mehmed'in doğduğu gündeki kuyruklu yıldıza kadar götürür. Oysa çadırda ay tutulması olacağını hesaplayan Mehmed ona göre yola çıkmıştır.
Delibaş'ın 'Rabbimiz ışığını sizin için söndürdü' sözleriyle keramet olarak nitelendirdiği olayı Mehmed, 'Asıl keramet ayın ışığının kararması mıdır yoksa Allah'ın insana bunun ne vakit olacağını hesaplayacak aklı bahşetmesi midir?' sorusuyla yorumlar.
Delibaş'ın kafasındaki deli sorular bitmemiştir. Peki ya bir hata olsaydı? Mehmed, tarihi bir yanıtı da burada verir: Öyle basit hesap hataları yapan bir adam koskoca Devleti Aliye'yi idareye namzet olmamalı.
İki dizi arasında tarihsel bir köprü kurmak gerekirse... Kurucu baba Ertuğrul'un anlatıldığı dizide hurafeler havada uçuşuyor. Torun Mehmed'in anlatıldığı dizide ise bilimsel akıl başrolde.
Bu akıl ki, İstanbul'u aldı. Bu arada, meraklısına İkinci Murat'ın vasiyeti üzerine oğlu Şehzade Alaaddin'le birlikte yattığı üzeri açık türbesi Bursa'daki Muradiye Külliyesi'nde...

28 Ekim 2014 Salı

ÇÖPE GİDEN PROJELER


Yıldırım’ın Ak Parti’li Belediye Başkanı Özgen Keskin, Kaplıkaya’daki cazibe merkezinde, 11 Nisan 2012’de, ilçesinin 7 mahallesi için hazırladığı kentsel dönüşüm projesini açıkladığında, projeyi gerçekleştirirse tarihe geçer diye yazmıştım.
Keskin, tarihe iki dönem belediye başkanı olarak geçti, ancak projesi çöpe gitti.
Keskin’in yerine Ak Parti tarafından aday olarak gösterilen ve seçilen Yıldırım Belediye   Başkanı İsmail Hakkı Edebali, Bakanlar Kurulu’nun Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahalleleri sınırları içerisinde yer alan bölgenin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunu’nun 2’inci maddesine göre riskli alan ilan ettiği bölgeler için hazırladığı projeleri bir yana bırakıp kendi projesini kamuoyuna açıkladı.
Keskin, 7 yıllık enerjisini bu projeye harcamış, hatta Okan Üniversitesi’nde, yüksek lisans yapmıştı. 210 akademisyen ve uzman 2 yıl çalışmış, uydulardan tespitler yapılmış, hatta proje kapsamındaki 29 bin 900 konut tek tek dolaşılarak mutfağındaki fayansa kadar fotoğraflanarak tespit edilmişti.
Hatta sloganı bile hazırdı; “Ver gecekondunu al lüks daireni” modeli uygulanacaktı.
Şimdi Edebali, önce basın toplantısında, sonra bu hafta yayınlanan Yıldırım dergisinde, Keskin’in projesinden bir satır bile söz etmeden kendi projesini açıkladı. Yine  iddialı sloganlar ve büyük hedefler, “Kentsel Dönüşüm ile 5 yılda 50 yıllık sıçrama” 2019 yılına kadar 4 mahallede başlayacak kentsel dönüşüm ile 10 bin konut yapılacak. Keskin’in hedefinin üçte biri.
Bakalım Edebali ne yapacak?
Çöpe giden diğer bir proje ise Dağyenice Termal Köy projesi.
10 Ağustos 2012’de dönemin Valisi Şahabettin Harput, düzenlediği iftar yemeğinde projesinin detaylarını açıklamıştı.
Vali Harput, Jeotermal A.Ş. tarafından gerçekleştirilen sondaj çalışmaları sonucu Bursa’da 7 bin termal yatağa su verilecek imkana sahip hale gelindiğini müjdeliyor, ayrıca çıkarılan saniyede 300 litre suyun 50 litresinin borularla Dağyenice’ye aktarılacağını anlatıyordu.
 O tarihte Hürriyet Bursa’da, taşıma suyla termal köy projesi olamayacağını vurgulayarak,  “Dağyenice Bursa’nın geleceği, gelmezse, Bursa’da görev yapan bir Valinin hayal projesi olarak kalır” diye bitirmiştim.
Maalesef, beklenen oldu, önce Vali Harput, merkeze gitti, ardından Dağyenice’nin tabelaları depoya kaldırıldı.
Dağyenice, bundan sonra bir hayal projesi olarak anılacaktır.
İki örnek size neyi gösteriyor?
Sizi bilmem ama bana Bursa’nın enerjisinin ve imkanlarının nasıl boş yere harcandığını gösteriyor.
Hayale ve projeye devam...







Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...