Kentsel dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kentsel dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2021 Perşembe

Fay hattı raporunu sordu, dönüşüm modeli önerdi... [08 Kasım 2020]

Nilüfer'de 20 yıl başkanlık görevi yapan Mustafa Bozbey, 31 Mart'ta CHP'den aday olduğu büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerini kazanamadı.

Bozbey, seçim sonrası görüşlerini sosyal medya hesaplarından kamuoyuna aktarmayı sürdürüyor. Aynı zamanda aynı zamanda inşaat mühendisi olan Bozbey, İzmir depremi sonrası sosyal medya hesaplarından ilginç tespitler ve kentsel dönüşüm önerilerinde bulundu.

Kentsel dönüşümle ilgili dört maddelik önerisinin detaylarını sormak için aradığımızda, Bursa'nın içinden geçen fay hattına dikkat çekerek, Bursa'nın depremsellik açısından en az İstanbul kadar risk taşıdığını vurguladı.

Ardından başkanlık koltuğunda oturduğu 2017 yılında başlattığı projeyi hatırlatan Bozbey, bu çalışmanın 2018 ve 2019 yılında BEBKA desteğiyle devam ettiğini ve kendisi görevden ayrıldıktan sonra 2019 Eylül ayında tamamlandığını söyledi.

Raporun kamuoyuna açıklanmadığını ifade eden Bozbey, şöyle devam etti:

Raporu hazırlayan hocalardan istedim. Dediler ki bunu sadece Büyükşehir, Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım belediye başkanlarını anlattık. Daha projeyi tamamlamadık. Şu an için kamuoyuna da açıklamak istemiyoruz. Israrla istememe rağmen raporu alamadım. Ama bulup yayınlayacağım'

Bozbey, raporun tamamını bilmese de daha önce yaptığı görüşmeler ışığında bu fay hattı üzerinde yapılar olduğunu da ifade ederek, şu çağrıda bulundu:

'Bu alanların derhal boşaltılması lazım. İlçe belediyeleri büyükşehir belediyesinin öncülüğü ve koordinasyonunda bunun mutlaka gerçekleştirilmesi gerekiyor. Fay hattının imar planlarına da işlenmesi lazım'

Bozbey'in hatırlattığı fay hatlarıyla ilgili çalışmayı Nilüfer'in yanı sıra sonraki yıllarda Osmangazi Belediyesi de yapmıştı. Bu raporların sonuçlarının kamuoyuna açıklanması ve buna göre yol haritalarının belirlenmesi büyük önem taşıyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN 4 MADDELİK ÖNERİ

Bozbey'in kentsel dönüşüm için önerilerine gelince;

1999 depreminde görev yaptığı dönemde sonra bakanlıklara bu önerileri birçok kez ilettiğini hatırlatan Bozbey'in deprem güvenlikli, sağlıklı alanlar oluşturulabilmesi için önerileri ise şöyle:

'Kentsel dönüşüm alanlarında sağlıklı kentleşme için yoğunluk arttırılmamalı, dönüşüm yapacaklara uzun vadeli ve sıfır faizli kredi imkanı tanınmalı, bu inşaatlara KDV ve vergi muafiyeti getirilmeli'

30 daireli bir binayı örnek vererek, modeli anlatan Bozbey, 'Emsal artmadan yeni bina yapmak zor. O zaman devlet devreye girecek. 100 bin lira daire başına çok uzun vadeli kredi sağlanacak. Devletin finans kuruluşu, anlaşılan müteahhide hak ediş öder gibi ödeme yapacak' dedi.

Bozbey, modelin uygulanmasıyla inşaat sektörünün canlanacağını, istihdamın artacağını ve insanların deprem güvenlikli binalarda oturabileceklerini sözlerine ekledi.

Önerilerinin hiç birinin uygulanmadığını, aksine Nilüfer'deki gibi yoğunluk arttırıcı projeler yapıldığını ifade eden Bozbey, şöyle devam etti:

'Daha önce yoğunluk yüzünden insanların Nilüfer'i terk edeceklerini söylemiştim. Nitekim yoğunluk yüzünden başka bölgelere gidiliyor. Bursa'nın bu konuda kabuğunu kırması lazım. Bakanlığın emrivakisiyle mi devletin bu işe bir an önce el atması gerekiyor. Aksi taktirde dönüşüm böyle devam ederse insanlar Bursa'yı terk edecekler. Acil olarak Bursa'nın bir imar anayasası hazırlaması gerekiyor. Bu da Bursalılarla beraber yapılmalı. Yarın çok geç olabilir. Tüh, keşke diyeceğiz ama iş işten geçmiş olacak'

BTÜ İZMİR DEPREMİ RAPORU: YIKILMA NEDENİ YAPIM HATASI

Bursa Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEPAR) rektörlüğün görevlendirmesi ile İzmir'deki depremi mercek altına aldı.

İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Beyhan Bayhan'ın başkanlığını yaptığı ve Doç. Dr. Eyübhan Avcı ve Araştırma Görevlisi Deniz Birlik Kayı'nın yer aldığı heyet, incelemelerinin ardından çok kısa süre içinde ön raporunu kamuoyuna açıkladı.

48 sayfalık ön raporda, yıkılan binalar tek tek incelenerek, fotoğraflandı. Beton kalitelerinden kullanılan demir malzemede oluşan krozyona kadar tüm tespitler gerçekleştirildi.

Raporun sonunda değerlendirme yapan Prof. Dr. Beyhan Bayhan, depremde yıkılan ve ağır hasar gören binaların ruhsat tarihlerinin 2000 yılı öncesi olduğuna dikkat çekerek, ancak yaptıkları gözlemlerde bu binaların tasarım ve uygulamalarında 1975 deprem yönetmeliğine dahi uyulmadığını ifade etti.

Ülkemizin deprem kuşağında yer aldığı vurgusunu yapan Prof. Dr. Bayhan, 2000 yılı öncesi yapılan betonarme yapıların hızlı bir şekilde deprem performans ve risk analizlerini gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Bayhan şöyle devam etti:

' Güçlendirmenin ekonomik olacağı yapılar güçlendirilmeli, güçlendirilemeyecek durumda olan yapılar yıkılıp yeniden inşa edilmelidir. Yapı denetim sisteminin etkinliği, raporumuza konu binaların ruhsat tarihinden dolayı söz konusu değildir. Ancak yapı denetim sistemindeki mesuliyet sahibi kişilerin görev ve sorumlulukları ve sorumluluk süreleri yasa kapsamında arttırılarak denetim mekanizması daha da etkin hale getirilebilir. İmar planları yapılırken Türkiye Sismik Tehlike Haritası göz önünde bulundurulabilir' 

İzmir depremini inceleyen profesörden Bursa uyarısı[ 06 Kasım 2020]

Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı ve kısa adı DEPAR olan Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Beyhan Bayhan, depremin ardından İzmir'e giderek, incelemelerde bulundu.

Üç gün boyunca depremin etkilediği bölgelerde incelemelerde bulunan ve İzmir Depremi raporunu hazırlıklarını sürdüren Prof. Dr. Beyhan, ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programında izlenimlerini anlattı.

Konuşmasına önce bir tespit ile başlayan Prof. Dr. Bayhan, İzmir depremi denilmesine rağmen sarsıntının merkez üssünün Ege denizi ve Sisam adası yakınları olduğuna dikkat çekti. Bu tespitin ardından söyledikleri ise oldukça dikkat çekici.

Depremin merkez üssüne yakın Aydın ve İzmir'in Seferihisar, Gümüldür ilçelerinde binalarda hasar yokken Bayraklı'ya geldiğinizde Manavkuyu, Mansuroğlu ve Adalet Mahallelerindeki bir üçgende binalar yıkıldı.

15-20 bin adımda dolaştığı bölgede yıkılan 9 binanın enkazını da inceleme fırsatı bulan Prof. Dr. Bayhan, zeminin çok konuşulduğunu, ancak aynı zemine basan başka binalarda yıkımın gerçekleşmediğini söyledi.

Yıkılan binaların ortak özelliğinin zemin artı 7 veya 8 katlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bayhan'a göre, deprem en zayıf olanları seçti. Bölgedeki 15 katlı binalarda etkilendi ama taşıyıcı elemanlarına hiçbir şey olmadı.

Peki, yıkılan binaların beton ve demir kalitesi nasıldı?

Binaların hepsinin 1998 öncesi yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Bayhan, şöyle devam etti:

'Rızabey apartmanı ve yıkılanların hepsinin beton kalitesi oldukça kötüydü. Emrah apartmanı ise içlerinde en kötü olanıydı. Yıkılan binaların hepsi ruhsatlı. Ancak tabii oldukları 1975 yönetmeliğine bile uygun yapılmamış. Emin olun 1975 yönetmeliğine uygun yapılsaydı bu binalara hiçbir şey olmazdı. Bu da bina yapımındaki zafiyetimizi gösteriyor'

Prof. Dr. Bayhan, bir binanın yapımında birçok parametrenin olduğuna işaret ederek, 'Sadece birine suçu yüklemek mümkün değil. Doğanlar apartmanı iki blok. Biri yıkılmış diğeri ayakta. Bir kolonun betonunun düzgün dökülmemiş olması bile koca binanın çökmesine neden olabilir. Buradaki en önemli konu denetim.' değerlendirmesini yaptı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN GEÇ KALMAYALIM

İzmir'e gitmeden önce Bayraklı'nın nasıl bir bölge olduğunu bilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Bayhan, Rızabey apartmanı örneğiyle kentsel dönüşüm konusuna değindi. Prof. Dr. Bayhan, şöyle devam etti:

'Yıkımların olduğu yer orta ve üst gelir grubunun oturduğu bir bölge. Rızabey apartmanında daire fiyatları bir-bir buçuk milyon lira arası. Ömrünüz boyunca birikim yapıp bir ev sahibi oluyorsunuz. Sonra güvenli olmadığından şüphe edince deprem performans raporu için başvurduğunuzda elinizdeki her şey gidebilir. Riskli çıkarsa 60 yada 90 gün içinde yıkılması gerekiyor. Müteahhitle anlaşamadığınızda yıkılan binanın arsası elinizde kalıyor'

Prof. Dr. Bayhan'a göre, kentsel dönüşümün en büyük açmazlarından biri olan bu sorun vatandaş-devlet-finans kurumu işbirliği ile çözülebilir. Devlet bunu kanunla mecburi hale getirebilir.

Elazığ ve İzmir depremlerinin son uyarılar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bayhan, 'Marmara depremini bekliyoruz. Artık geç kalmamız gerekiyor' dedi.

2000 YILI MİLAT KABUL EDİLMELİ...

Programda, Prof. Dr. Bayhan'a Bursa'nın durumunu da sorduk.

Bursa'nın Marmara denizi, Gemlik ve Uludağ'ın kuzeyinde şehir içinden geçen üç fayın etkisi altında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bayhan, 'Bursa, 1855 yılında deprem yaşadı. İki deprem oldu. Biri ana biri artçı depremdi. Bu depremde Bursa nüfusunun yüzde 4'ü yaşamını yitirdi. Bugün için böyle bir rakamı düşünmek bile istemiyorum' dedi.

Marmara denizindeki fayın kırılması halinde oluşacak depremin en az İstanbul kadar Bursa'yı da etkileyeceğini ifade eden Prof. Dr. Bayhan, şunları söyledi:

'Bursa'nın yapı stoku Türkiye'den farklı değil. Hatta Bursa'daki dayanıksız bina stoku çok daha fazla olabilir. Osmangazi ve Yıldırım'a baktığınızda sonradan ruhsatlandırılan yapı sayısı oldukça fazla. İzmir'deki yapıların hepsi ruhsatlıydı. Bunlar ise hiçbir mühendislik hizmeti almamış binalar. Nilüfer'e de dikkat etmek gerekiyor. Çünkü orada da 1999 depremi öncesi yapılan binalar var. İzmir'deki binalar Nilüfer'e benziyordu'

Kentsel dönüşüm için bir an önce harekete geçilip radikal kararlar alınması gerektiğine de işaret eden Prof. Dr. Bayhan, ' 20000 yılı öncesi yapılan tüm binalar risk kapsamına alınmalı. 2000 yılı milat olmalı. Bu binaların hepsinin tapuda , belediyede bilgileri var. İtiraz edenler olabilir. O zaman detaylı inceleme yapılır. Burada kararlı olmak önemli. İnsan hayatı mı yoksa maddi çıkarlar mı buna bakmak lazım' dedi.

Bu dönüşümün büyük maliyet oluşturacağını da ifade eden Prof. Dr. Bayhan, 'Deprem tehlikesi devam ediyor. Bir yerden başlamak gerekiyor' dedi. 

Otonom iş makinası üretti, Bayraktar'dan iş teklifi aldı[ 30 Ekim 2020 ]

Ondan söz ederken sürekli Bursa'nın yeni üniversitesi nitelemesini yaparız. Artık o da geçtiğimiz aylarda onuncu yılını tamamlayarak, kurumsal bir yapı haline geldi ve Türkiye çapında önemli başarılara imza atmaya başladı.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde tahsis edilen ofislerde eğitim hayatına başlayan ve bugünlerde güzel bir kampuse sahip olan Bursa Teknik Üniversitesi'nden (BTÜ) söz ediyorum.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir ile üniversitenin 10 yıllık öyküsünü ve bugününü konuştuk.

Prof. Dr. Karademir, uzun yıllar İngiltere'de eğitim görmüş bir bilim insanı. Sohbetimiz de eğitimin önemiyle başladı. Gelişmişlik parametrelerinin en önemlisinin okumuşlar arasında yüksek lisans ve doktora yapma oranı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karademir, bu sayının AB'de 5 ila 7 bin iken ülkemizde bin civarında olduğunu söyledi.

İkinci parametrenin ise bütçelerden AR-GE'ye ayrılan pay olduğunu belirten Prof. Dr. Karademir, 'Almanya kazandığı paranın yüzde üçünü araştırma ve geliştirmeye harcıyor. Bizim geçen yıllara kadar yüzde 0,33'tü. Yeni 1,6'ya çıkarabildik' dedi.

Üniversitelerin diğer bir görevinin de kaliteli girişimci yetiştirmek olduğu vurgusu yapan Prof. Dr. Karademir, buna örnek olarak TEKNOFEST'teki başarılarını gösterdi.

BTÜ, ilk yıl 5 takımla katıldığı TEKNOFEST'e bu yıl 53 takım gönderdi. Danışman hocaların teşviki ile bu sayılar arttı. Festivalde 20 öğrenci finallerde yarışırken 3 Türkiye derecesi alındı. Turna adlı uçan araba projesi ise Türkiye birincisi oldu.

Geliştirdiği uzaktan kontrollü ekskavatörle Teknofest'e katılan Bursa Teknik Üniversitesi Elektrik-elektronik mühendisliği bölümü mezunu Rasim Aksoy'un projesi büyük beğeni topladı. Danışmanlığını Öğretim Üyesi Dr. Ayetül Gelen'in yaptığı Bursalı genç, T3 Vakfı Başkanı ve Baykar Savunma Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar'dan iş teklifi aldı.

Bayraktar'ın stantları gezerken Rasim Aksoy'un projesinin dikkatini çektiğini belirten Prof. Dr. Karademir, 'Bu proje, şu anda dünyanın önde gelen firmalarının geliştirdiği iş makinalarından daha başarılı. Yangın, deprem, maden kazaları ve her türlü ortamda uzaktan kumandalı veya otonom olarak çalışabiliyor. Yazılımı sayesinde ortam değerlendirmesiyle görev yapabiliyor' dedi.

Bayraktar'ın projenin ödül almamasına şaşırdığını da ifade eden Prof. Dr. Karademir, kendi firmasında iş teklifi yaparak, genç mucidi ödüllendirdiğini söyledi.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ ARASINDAKİ DUVARIN YIKILMASI LAZIM

BTÜ, 10 yılda 2 bini yüksek lisans ve doktora olmak üzere 7 bin 500 mevcuda ulaşmış durumda. Gelişmekte olan üniversiteler arasında yer almasına rağmen birçok alanda köklü üniversitelerle yarışıyor.

Geçen yıl TÜBİTAK'ın üniversite-sanayi işbirliğini geliştirmek amacıyla yürüttüğü doktora programında Türkiye birinci olan BTÜ, mezun olan öğrencilerinin yüzde 70'nin iş bulma oranıyla da iyi bir konumda. Ayrıca bütçesinin yüzde 18'ini AR-GE'ye ayırmasıyla da öne çıkıyor.

'Sanayicilerimizi kapı kapı dolaşarak 43 anlaşma imzaladık ve bunlardan 23'ü kabul edildi' diyen Prof. Dr. Karademir'e göre, bu yandan başarı, diğer yandan ise komik bir sayı. Çünkü 75 binin üzerinde firması bulunan Bursa için çok az bir rakam. Muasır medeniyet seviyesine ulaşmamız için üniversitelerimizin 100 binin üzerinde anlaşmalar imzalaması gerekiyor. Gelişmek için ne pahasına olursa olsun üniversiteler ile sanayi arasındaki duvarların yıkılması lazım.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ ÜNİVERSİTE SAĞLAR

Kestel Kampusu konusu Bursa'nın son aylarda konuştuğu gündemlerden biri. Programda Prof. Dr. Karademir'e bu konuyu da sorduk.

Kamulaştırmaları yaptıklarını, planlama ve inşaat aşamasında iken darbe girişimi olduğunu ve çalışmanın durduğunu ifade eden Prof. Dr. Karademir, şöyle devam etti:

'Arsa sahiplerinin yanlış yönlendirmelerle itiraz etmeleri sonucu pişmiş aşa su katıldı. Yargıtay'ın ödenek attırtma talebine karşılık bulmadı. Bursa Milletvekillerinin uğraşına rağmen ödenek alınamayınca mahkeme kamulaştırmayı durdurdu. Artık bu konuyla ilgili bizim bağımız kalmadı. Ancak devletimiz orayı mutlaka değerlendirecektir' dedi.

Kestel kampusu kurgulanırken şehrin doğu ve batı yakasındaki dengesizliğin azaltılmasının hedeflendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karademir, Yıldırım ve Mimar Sinan kampusleriyle 25 bin öğrenciye hizmet verebilecek duruma geleceklerini söyledi.

Yıldırım, Gürsu ve Kestel bölgelerinin gelişmesi için üniversitenin şart olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karademir şöyle devam etti:

'Kentsel dönüşüm demek gecekonduları yıkıp yerine camekanlı binalar, iş merkezi açmak değil. Kentsel dönüşümün sosyal alt yapısını oluşturmak lazım. Üniversite, öğrencilerin kalacağı yurtlar ve akademisyenlerin kalacağı evler, sosyal dönüşümün bir aracı. Şu anda kentin batısından doğusuna transfer var. Üniversite, sosyolojik değişimi sağlayacak yeni cazibe alanları ortaya çıkaracak.'

İbn-i Haldun'un 'Bir kentin kalitesi orada yaşayan insanlardır' sözünü hatırlatan Prof. Dr. Karademir, Bursa Teknik Üniversitesi'nin gelişimi ve büyümesiyle kentin doğusuna değer katacağını sözlerine ekledi. 

19 Haziran 2021 Cumartesi

Cumhurbaşkanı destekli yedi yatırım taahhüdü [20 Haziran 2020]

Belediye başkanlığı, siyasette en önemli görevlerden biridir. Yaptığınız her vaat, verdiğiniz her söz kısa sürede karşınıza çıkar.
O yüzden başkanlar yaptıkları proje ve yatırım açıklamalarında esnek bir dil kullanmayı tercih ederler.
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, dünkü basın toplantısında bu klasik profilden farklı davranarak çıktı. Bursa'nın beklediği yedi önemli proje için tarihli taahhütte bulundu.
Aktaş, aslında yatırımlarla ilgili hazırlıklarını şubat ayından beri yapıyor ve birinci yıl icraat toplantısında bunları açıklamayı planlıyordu. Araya giren koronavirüs pandemisi bu sürecin üç ay uzamasına neden oldu.
Aktaş'ın Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Gölpark Sosyal Tesisleri'ndeki basın toplantısına AK Parti Bursa milletvekilleri Vildan Yılmaz Gürel, Atilla Ödünç, Emine Yavuz Gözgeç ve AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman da katıldı.


Diğer vekillerin Ankara programı olduğu için gelemediklerini açıklayan Aktaş, konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul'da 5 Haziran'da yaptığı bir buçuk saatlik görüşmeyi anlatarak başladı.
Aktaş'ın projelerle ilgili bu kadar kesin tarih vererek taahhütte bulunmasının nedeni de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinden elde ettiği özgüvene dayanıyor.
Nitekim görüşmenin ardından Aktaş'ın Ankara trafiği başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla kapısı çalınan bakanlar da gerekli desteği verdi.
Toplantıda, bugüne kadar görev yapan tüm belediye başkanlarına teşekkür eden Aktaş günün mesajını ise şu sözlerle verdi:
'Bu ruhaniyetli şehre bir iz bırakmaktan başka bir derdimiz ve heyecanımız yok. Bunun için fitne fesat yapmadan, farklı mahfillere sapmadan hedefimize odaklandık ve canla başla çalışıyoruz. Baki kalan şu kubbede hoş bir seda bırakmaktan başka hiçbir niyetimiz yok'

VİZYON PROJELER NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Gelelim 7 önemli projeye;
Ayrıntıları gazetemizin haber sayfalarında bulacağınız için başlıklar halinde, kendi notlarımı da ekleyerek vereyim. Çünkü sorularla bazı detaylar da ortaya çıktı.


Açılış töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Burası biraz küçük olmuş' değerlendirmesini yaptığı Atatürk Stadyumu yerine yapılan Millet Bahçesi'ne yanındaki spor salonu ve yüzme havuzu da ekleniyor. İki bina da 31 Temmuz'a kadar yıkılacak. Merak edenler için yazayım; Atatürk Lisesi kalacak.
Hanlar Bölgesi'nin çevresinin açılması ile ilgili ilk yıkımlar 31 Ağustos'ta başlıyor. Yıkılacak bina sayısı ilk etapta 8'e kadar yükselebilir. Finansmanının yüzde 50'si hibe, yüzde 50'si de uzun vadeli kredi ile karşılanacak. Pirinç Han'ın önündeki Zafer Plaza'ya ait bina şimdilik kalacak.
İki buçuk yıldan beri duran T2 tramvay hattı 31 Ağustos'a kadar yeniden ihale edilecek. 170-180 milyona malolacak projede değişiklik yapılmayacak. T1 hattı ile yer üstünden entegre olacak. 300 milyon ilave maliyet getirdiği için yeraltından vazgeçildi. Proje 2021'de tamamlanacak.


Çelik Palas'ın arkasında bulunan ve 30 yıldan beri atıl vaziyette duran binalar 30 Eylül'e kadar yıkılacak. Yerine millet bahçesi yapılacak.
Doğanbey TOKİ konutlarının bulunduğu alandaki boş yerler değerlendirilerek millet bahçesi yapılacak. 31 Ekim'e kadar ihalesi yapılacak. Gökdere millet bahçesi projesi 20 güne kadar tamamlanacak ve 31 Aralık'a kadar ihale edilecek.
Milli Savunma Bakanlığı ile anlaşma sağlandı. Bey Sarayı'nın bulunduğu orduevi başka bir yere aktarılacak. Adresi, daha önce tartışmalara neden olan Cephanelik olmayacak.

KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ BİR AY SONRA

Toplantının soru-cevap bölümünde, Aktaş'a Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde Yunuseli'nin geleceği ve kentsel dönüşüm projelerini sordum.


Aktaş, süreç devam ettiği için bu konuda net konuşmadı ama bazı ipuçları verdi: '8-10 tane kentsel dönüşüm konuşmayacağım 3 kentsel dönüşümü etap etap yapacağız. 2,5 senedir ektiklerimizin meyvelerini toplayacağız'
Aktaş, kültür, sanat, turizm ve kentsel dönüşümle ilgili projelerini bir ay sonra kamuoyu ile paylaşacaklarını sözlerine ekledi.

MUDANYA DÜĞÜMÜ 24 HAZİRAN'DA ÇÖZÜLECEK

Mudanya'daki Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun aldığı karar sonrası yaşanan sıkıntılarla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Aktaş'a göre, sorun Mudanya Belediyesi'nin konuyu takip etmemesi sonucu bu duruma geldi.
AK Parti Milletvekili Zafer Işık'ın Türkyılmaz'ı ziyaret ettiğini hatırlatan Aktaş, 'Kurul 24 Haziran'da konuyu görüşecek. Büyükşehir olarak biz de o toplantıda olacağız' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamasıyla ilgili bir soru üzerine de Aktaş, şu yanıtını verdi:
'Sanırım kendi ilçe belediye başkanı ile görüşmedi. Eminim kendi içlerinde sıkıntıya düşmüşlerdir. Konu derin ve hassas. İptal edilmiş planlar var. Denetleniyor sorgulanıyor. Biz kendi payımıza düşeni açıklıyoruz.
Her şeyi kolaylaştırmanın niyeti içindeyim. Uyaroğluyum ama kanundan büyük adam değilim. Kanunun ötesinde bir şey yapmam. Çiğ yemedim ki karnım ağrısın. Sosyal medyadan, 'sen git belediye başkanınla görüş' yanıtını verdik ve emoji de ekledik.'

 

17 Haziran 2021 Perşembe

Salman yatırımları anlattı, Çavuşoğlu lobi mesajı verdi [19 Ocak 2020 ]

AK Parti'nin hem genelde hem de yerelde iktidar olması Bursa'daki beklentilerin çıtasını yükseltiyor. 31 Mart'taki yerel seçimlerde de AK Parti'nin seçim kazandığı en büyük büyükşehir belediyesinin Bursa olması doğal olarak merkezi bütçeden yatırımlar için daha büyük pay alınması talebini artırıyor.
AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, dün 10 milletvekili, büyükşehir ve ilçe belediye ve parti başkanlarının katılımıyla 'Bursa'ya değer' temasıyla düzenlediği Yatırım Bilgilendirme toplantısında aynı konuya temas etti.

Bursa'nın kurulduğu günden bu yana AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tüm şer odaklarına karşı mücadelesinde en güçlü desteği verdiğinin altını çizen Salman, 24 Haziran ve 31 Mart yerel seçimlerinde de bu özelliğini bir kez daha ortaya koyduğuna işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bu desteği karşılıksız bırakmayarak pek çok hizmet ve projeyi Bursa'ya kazandırdığını vurgulayan Salman, 'Milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanlarıyla birlikte Bursa için ne yapsak azdır prensibiyle gece gündüz demeden çalışıyoruz' mesajını verdi.

Sağlık, eğitim, gençlik ve spor, ulaşım, çevre ve şehircilik ana başlıkları altında Bursa'da 2018-2019 yılları arasında yapılan kamu yatırımlarını anlatan Salman, Büyükşehir Belediyesi yatırımlarıyla ilgili ayrıntıya girmedi. Bu konunun detaylı olarak, mart ayında Başkan Alinur Aktaş tarafından düzenlenecek bir yıllık değerlendirme toplantısında kamuoyuna aktarılacağını ifade etti.
Sunumunda iki kez Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ağustos ayında Şehir Hastanesi ve otoyol açılışındaki konuşmasına yer veren Salman, Bursa'ya 1,5 yılda 31,5 milyar liralık yatırım yapıldığını açıkladı. Soru cevap bölümünde, Salman'ın yanı sıra TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, AK Parti MKYK Üyesi Efkan Ala ve Dr. Mustafa Esgin de söz aldı.
Çavuşoğlu, hızlı tren ve yerli otomobil fabrikasıyla ilgili soruyu yanıtlarken, yıllardan beri Bursa'nın Ankara'da lobisi olmadığı konusundaki eleştirilere yanıt verdi. Cumhurbaşkanı'nı Bursa'ya dönük bakış açısının müspet olduğunu ve Bursa'nın beklentilerini karşılayan tavrının ortada olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, eleştirilere şu yanıtı verdi:
'Bursa'nın Ankara'da çok iyi lobisi var. Ben karşı görüşlere katılmıyorum. Mutlaka eksikler, geciken hususlar var. Bu da doğru. Takdir ederseniz ki Türkiye'nin gündemi sadece Bursa değil. Çok önemli sinerjimiz var. Milletvekili arkadaşlarımız, belediye başkanları, sanayicisi, turizmcisini, STK'ları buna katmak gerekir. Hep birlikte çalışacağız. Bursa'nın yatırım konusunda sıkıntısı olmayacak.'

YERLİ OTOMOBİL ELEŞTİRİLERİNE YANIT: ADAMA GÜLERLER

Toplantının soru-cevap bölümünde hızlı tren ve yerli otomobil fabrikasının Gemlik'te kurulması öne çıktı. İl Başkanı Salman, Çavuşoğlu, Efkan Ala ve Dr. Esgin, hızlı tren konusunda bir sıkıntı olmadığını ve bu yatırımın mutlaka gerçekleşeceğini ifade ettiler.
Yerli otomobil konusundaki eleştirilere yanıt veren Çavuşoğlu, Başbakan yardımcılığı döneminde, her gittiği yerin yerli otomobil fabrikasını istediğini hatırlatarak, 'Bursa istediğini elde etti. Bunun tadını çıkarın. Gittiğimiz her yerde tebrik alıyoruz. Bundan daha güzel bir şey olamaz. Bu eleştirileri otomobil yatırımını bekleyenler duysa size gülerler' dedi.

ACEMLER, T2 VE ŞEHİR HASTANESİ BAĞLANTISI İHALEYE ÇIKIYOR

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, belediye projelerini mart veya nisan ayı başındaki düzenleyeceği toplantıda açıklamayı planlıyor. Bir soru üzerine verdiği yanıtta bu toplantıya birkaç önemli yatırımla ilgili sorunları çözerek gideceği anlaşılıyor.
Bunlardan biri Büyükşehirin yapacağı Acemler Kavşağı. Bu yatırımın ihalesi önümüzdeki günlerde yapılacak. DOSAB'ın çevre yoluna bağlanması ve Emek-Şehir Hastanesi metro hattını ise Ulaştırma Bakanlığı yapacak. Büyükşehir hazırladığı projeleri bakanlığa teslim etti. Bu ihalelerin de marta kadar yapılması bekleniyor. T2 hattında ise feshin gerçekleştiğini açıklayan Aktaş, marttaki toplantıya ihalesi ve yer teslimi gerçekleştirilmiş olarak çıkmayı hedefliyor.

Kentsel dönüşüm konusunda da 'ses getirecek' büyük ölçekli bir çalışma yaptıklarını bildiren Aktaş, farklı kurumlarla bu konuyla ilgili protokoller yapıldığını ve marttaki toplantıda bunu da açıklayacaklarını sözlerine ekledi. 

16 Haziran 2021 Çarşamba

Osmangazi'de 10 yılda 300 bin nüfuslu kent kuruldu [20 Aralık 2019]

Bursa ne kadar büyürse büyüsün kentin kalbi denince akla Osmangazi geliyor. Çünkü tarihi ve kültürel mirasın neredeyse tamama yakını Osmangazi sınırları içinde yer alıyor.

İlçe olarak adlandırılması da sizleri yanıltmasın. Bir milyona yaklaşan nüfusuyla 60 vilayetten büyük olan Osmangazi'de 136 mahalle, 153 imar planı, 18 bulvar, 8 bin 620 cadde ve sokak, 140 bin bina, 430 bin bağımsız birim bulunuyor. Bu nedenle belediyecilik hizmetlerinin verilmesinin yanı sıra yeni yatırımlar gerçekleştirilmesi Bursa'nın kent vizyonu açısından önem taşıyor.

ASTV'de yayınlanan Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, bir dönem parlamenterliğin ardından 3 dönemden beri Osmangazi Belediye Başkanlığı göre-vini yürütüyor.

İlk döneminde Osmangazi'nin master planını çıkartarak yol haritasını hazırlayan Dündar, tarihi bölgelerin yanında yeni gelişim alanlarının şehirle buluşması ve bir gelecek vizyonu konulması için çalışmalar yürüttü. Bu çerçevede geliştirilen projelerin temel amacı kurumsal hafızaya girmesiydi. Osmangazi'nin neredeyse her projesi önce bilim insanlarına, sonra sivil toplum kuruluşları ve akademik odalara ardından Osmangazililere sorularak gerçekleştirildi.

Osmangazi'nin geleceğe damgasını vuran aslında büyük de yatırım gerektirmeyen en önemli çalışması yeni şehircilik adına yürütülen projeler oldu. Başkan Dündar'ın verdiği bilgiye göre, 2009-2019 yılları arasında Yunuseli, Güneştepe ve Hamitler arasındaki bölgede yeni bir şehir kuruldu. 35 bin daireye ruhsat verilerek, 150 bin kişilik bir şehir inşa edildi. Demirtaş'ta da aynı süreç işledi. Burada da 85 bin kişinin yaşadığı bir uydu kent oluştu. İki bölgede toplam ruhsat verilen daire sayısı 10 yılda 73 bine ulaşırken, yaşayan insan sayısı 300 bini buldu. Bu binaların özelliği ise hem imara uygun olması hem de kapımızda bekleyen depreme dayanıklı olarak inşa edilmesiydi.

Dündar'a göre, kentlere başkan gözüyle değil kurumsal hafıza ile bütün olarak bakıldığında bu tür sonuçlar elde ediliyor. Soğanlı'daki kentsel dönüşüm, Osmangazi Meydanı projesi ve Panorama Fetih Müzesi bunların birer örneği. Hepsi iki hatta üçüncü dönemde sarkan projeler. Tüm bu projeler uzun vadeli düşünülerek, sadece bir dönemi hesaplamadan yapılan çalışmalar. Çünkü büyük projelerin gerçekleşmesi için bir dönem yetmiyor.

ÖNCELİK SOĞANLI VE KÜKÜRTLÜ'DE DEMİRKAPI SONRA

Kentsel dönüşüm Osmangazi'nin en önemli çalışmalarından biri. Soğanlı'daki kentsel dönüşümde projede yer alan binalar yükselince ilgi daha da arttı. Halen riskli bölgede çalışmalar devam ediyor. Belediye bir kısmını takas yoluyla vatandaşla anlaşarak aldı. Geçtiğimiz ay Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un ziyareti ile bu proje artık TOKİ vasıtasıyla yürütülmesi kararlaştırıldı.

Dündar'a Demirkapı ve Kükürtlü projelerini de sorduk. Kentsel dönüşümün bölge bölge yapılacağını ifade eden Dündar, önceliğin Soğanlı'da olacağını, projeleri hazır olan Demirkapı'ya daha sonra başlanacağını açıkladı. Dündar, Kükürtlü bölgesinin planlarının geçtiğini ve yolların genişletilerek oradaki dokuyu bozmadan yeşile ve sosyal donatı alanlarına müdahale edilmeden projenin vatandaşlar tarafından yürütüleceğini sözlerine ekledi.

Dündar, Çarşamba ve Altıparmak'taki kentsel dönüşümün ilk adımını Atatürk Stadyumu meydanı karşısındaki Maliye'ye ait lojmanlarla atmayı planlıyor. Bu konudaki takas görüşmeleri devam ediyor. Binalar alındığında burada uygulanacak projenin dalga dalga bölgeye yayılması hedefleniyor.

24 METRE DERİNE İNİLECEK 640 FORE KAZIK ÇAKILACAK

Dündar'ın ustalık dönemiyle ilgili vizyon projesi tabii ki Osmangazi Meydanı olacak. Ona göre, meydan Panorama Müzesi'nden 10 kat daha etkili olacak. Kamulaştırılması için 150 milyon harcanan meydan projesinin 200 milyon liralık ihalesinin ardından inşaat çalışmaları başladı. Geçtiğimiz günlerde Dündar, ilk fore kazık çakılması çalışmalarını izledi. 40 dönümlük alanın ilk etabında 17 bin metrekarelik inşaat alanı yer alıyor. İnşaat çalışmalarında halen 12 metreye inildi. Yeraltı otoparkı için 24 metre derinliğe ulaşılacak. 640 fore kazık çakıldıktan sonra bina yapılacak. 3 yılda tamamlanacak proje ile Bursa yıllardan beri beklediği meydana kavuşmuş olacak. Bu projenin en önemli özelliklerinden biri ulaşıma katkısı olacak. Şehrin yayalaşması için araçların park ihtiyacını karşılayacak meydan, aynı zamanda kentin vizyonuna da katkı sağlayacak. 

14 Haziran 2021 Pazartesi

İstanbul başladı, Bursa geç kalıyor [24 Kasım 2019]

Depreme hazırlık ve kentsel dönüşüm son yıllarda en çok tartıştığımız konuların başında yer almaya devam ediyor.
Osmanlı'nın ilk şehir modelini kurduğu Yeşil Bursa, yoğun göç baskısı nedeniyle son 50 yılda maalesef beton Bursa'ya döndü. Kentin düzenli şehirleşmesi amacıyla yapılan her plan deyim yerindeyse göçün altında kaldı. Hâlâ da devam eden göçe, en son 200 bin Suriyeli de dahil oldu. Planların uygulanmaması yüzünden park ve yeşil alan miktarını bir yana bırakın ulaşımdan eğitime, hatta son günlerde alarm veren içme suyuna kadar sıkıntılar yaşanmaya devam ediliyor.
Bugün Bursa'daki yapı stoku ve bunun ne kadarının depreme güvenli olduğu konusunda resmi kurumlar bile net bilgiye sahip değil. Bunu nereden çıkardığımı sorarsanız; imar barışı çalışmalarının bir amacının da bu konuda envanter çıkarmak olduğunu bizzat yetkililerin söylediğini hatırlatmak isterim.

ASTV'de yayınlanan Yerel Yönetimler programının konuğu olan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, zamanında basit önlemlerle çözüm bulunacak konuların bugün sorun yumağı hale geldiğine dikkat çekti. Marmara Depremi'nin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen değişen bir şey olmadığına vurgu yapan Albayrak, 'Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda ve son balık öldüğünde anlayacak' Kızılderili atasözünü hatırlattı.
'Bursa'da balıklar ölüyor. İnanılmaz verimli bir Bursa ovası kaçak yapılaşma nedeniyle elimizden gidiyor. Uludağ'ı yavaş yavaş kaybediyoruz' diyen Albayrak, artık rant ve para kazanma hırsının bir yana bırakılarak önlem alma zamanının geldiğini vurguladı.
Peki, bu sorunun içinden nasıl çıkacağız?
Albayrak'a göre, çözüm, planlama ve arkasında siyasi iradenin güçlü bir şekilde duracağı bir dizi çalışmadan geçiyor. İstanbul bunu yapmaya başladı. Bursa geç kalıyor. Afete Hazırlık ve Acil Eylem Master Planı'nı tıpkı İstanbul'da olduğu gibi Bursa'nın da başlatması gerekiyor.
Bu çalışma, zeminin mikro bölgelendirilmesinden başlayacak. Ardından mevcut binalar tek tek incelenip, depremde nasıl etkileneceklerinin senaryoları hazırlanacak. Bu bütün resim görüldükten sonra kentsel dönüşümler başlayacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un en son Bursa ziyaretinde açıkladığı 500 konutluk rezerv alanı projesini hatırlatan Albayrak, bunu doğru bir hamle olarak değerlendirdi. Bu tür rezerv alanlarını suya düşen bir damlanın yarattığı dalga hareketine benzetildiğini vurgulayan Albayrak'a göre, bu halka halka gelişerek, bölgenin dönüşümü sağlanacak.
Albayrak'ın dikkat çektiği diğer bir nokta ise kentsel dönüşüme vatandaşların rant gözüyle bakması. Bir daireye, daire. Yanına dükkan veya para isteme beklentisinin projeleri başarısızlığa uğrattığını savunan Albayrak'a göre, en büyük rant deprem güvenlikli bir konutta oturmak. Vatandaşın artık bu bilince sahip olması gerekiyor.

ÇÖZÜM İÇİN BELEDİYENİN KAPISINDA YATARIZ

Bursa'da herkesin hem fikir olduğu en önemli sorunlardan biri de ulaşım. Albayrak bu konuya farklı bir bakış açısı getiriyor. Ona göre, vatandaşların bilinçsiz araç alışkanlığının da bu konuya etkisi büyük. Trafiğe çıkan araçlardaki insan sayısı 1,2. Pik saatlerde özel araç kullanımı trafiğin tıkanmasına yol açıyor. Kavşak düzenlemesi stent takmaya, yol genişletme ise kemeri genişletmeye benziyor. Kalıcı çözüm sağlamıyor.
Bu noktada, toplu ulaşımla ilgili sorunları ve özellikle konfor ile ilgili şikayetleri hatırlattığımızda ise şu çarpıcı yanıtı veriyor:
'Toplu ulaşımda yeni raylı sistem hatları oluşturulmalı, cazip hale getirilmeli, ucuzlatılmalı ve konforu artırılmalı. Vatandaş da özel araç alışkanlığından vazgeçmeli. Çözüm bulunmazsa hep birlikte belediyenin kapısına gider yatar çözüm isteriz'Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ı odanın ulaşım komisyonu toplantısına davet ettiklerini de hatırlatan Albayrak, bu ziyarette Acemler'de uygulanacak direksiyonel kavşak ile ilgili çözüm önerilerini de ileteceklerini söyledi. Albayrak'a göre, günlük 210 bin aracın geçtiği Acemler'de uygulanacak direksiyonel kavşakta Mudanya'dan Bursa yönüne gelirken araçların döneceği yönlerde sıkıntı yaşanacak.

KRİZ İNŞAAT MÜHENDİSLERİNİ VURDU

İnşaat sektöründeki krizden en çok etkilenen kesimlerden biri de mühendisler. İnşaat mühendisi olmak için zorlu üniversite sınavı ve arkasından 4 veya 5 yıllık eğitimin sonunda iş bulamamak gençlerde büyük hayal kırıklığı yaşatıyor.
Albayrak, odaya başvuran işsiz mühendis sayısının 500'e ulaştığını bildirerek, bürosu olan mühendislerin de vergi ödeyip çalışıyor gibi görünmelerine rağmen aslında kriz yüzünden işsiz olduklarını ve akşama kadar bilgisayar başında okey oynadıklarını belirtti.

Bunun yanı sıra Türkiye'de 200'den fazla üniversitede inşaat mühendisliği eğitimi verildiğine de dikkat çeken Albayrak, 'yılda 12 bin mühendis diploma alıyor. Türkiye'nin bu kadar inşaat mühendisine ihtiyacı yok' dedi. 

27 Nisan 2017 Perşembe

BURSA YENİ CAZİBE MERKEZLERİ OLUŞTURMALI


Bursa, nisan ayında en çok kentsel dönüşümü konuştu.
 İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İşadamları Derneği (İMSİAD), Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BTSO İnşaat Konseyi’nin de desteğiyle düzenlenen ‘Kentsel Dönüşüm Forumu’nda yerel yöneticilerden akademik odalara, sivil toplum örgütleri temsilcilerinden uzmanlara kadar her kesim kendi görüşlerini anlatma fırsatı buldu.
Her fırsatta 21’inci yüzyılın kenti olacağı dile getirilen Bursa’nın nasıl yenileneceği tartışıldı.
Ancak bana göre bir yanı eksik kaldı.
Dönüşüm konuşulurken Bursa’nın nasıl büyümesi gerektiğinin de masaya yatırılması gerekirdi.
Yıldırım’ı Osmangazi’yi hatta 25 yıllık geçmişi olan binaların bulunduğu Nilüfer’in nasıl dönüştürüleceği konuşulurken Bursa’nın önümüzdeki yıllarda nasıl büyüyeceği, buna kimin nasıl öncülük edeceği de anlatılmalıydı.
Ticaret, kar varsa vardır…
Yani kentin geleceğini kar ve rantın eline bırakırsanız ortaya çıkacak hormonlu kent yapısını daha geçmiş yıllardaki acı deneyimlerle yaşamadık mı?
Bugün,  kentin dört bir yanından gelenlerin buluştuğu Acemler ve Mudanya Köprülü kavşağının durumu ortada. Artık belirli saatlerle trafik neredeyse durma noktasına geliyor. Rahat akan bir İstanbul yolu vardı. Maalesef o da T2 sevdasına artık ulaşılamaz hale geldi.
Kent yoğunluğunun başka noktalara taşınması ve yeni cazibe alanları oluşturulması geldi geçti bile. Siz kamu olarak her aklınıza geldiğinde değiştirilmeyecek planlar yaparsanız kentte ona göre yol alır ve herkes ne yapacağını bilir.
Özlüce, Görükle ve son olarak da Yunuseli’ndeki yeni cazibe bölgelerinin kenti etki alanlarını da oluşturması gerekir. Tıpkı İstanbul gibi Kadıköy’de yaşayan bir kişi istisnalar dışında okulundan yaşam alanlarına kadar ihtiyaçlarını kendi bölgesinde karşılar. Yani alışveriş için kalkıp Bakırköy’e gitmez. Ya da Bakırköy ve Sarıyer’deki Kadıköy ve Göztepe’ye uğramaz. Hatta rivayet edilir ki İstanbul’un belirli bölgelerinde yaşayıp da denizi göremeyenler bile bulunur.
Bursa’nın kurtuluşu da insanların her türlü ihtiyacının karşıladığı cazibe bölgelerinde olacaktır. Yoksa koca bir dünyayı iğne deliğinden geçirmek misali tüm kenti belirli noktalarda birleştirmenin anlamı yok.
Bu da kentin 25 veya 50 yıllık planlamasını yapmaktan geçer. Bursa yıllar önce bunun çalışmalarına başladı ancak bir türlü hayata geçirilemedi.
Bursa eski Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker  bile hazırlanan Ulaşım Master Planı’nın gereklerinin yerine getirilmesi için uyarılarda bulunuyor. İnsanların toplu ulaşıma özendirilmesinden bisiklet yollarına kadar.
Dr. Brenner Ulaşım Master Planı 2030 yılı hedef alınarak hazırlanmış. Buna göre kent içinde her yıl 33 kilometre bisiklet yolu yapımı hedefleniyor. Toplam bisiklet yolunun da 250 kilometreyi bulması amaçlanan plan maalesef hazırlandığı gibi duruyor.
Mesele planda değil uygulamasında…







MEMLEKET MESELESİ

Yıllar önce Vehbi Koç konunun önemine vurgu yapmak için “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” sözlerini söylemiş ve Koç Grubu da meslek liselerinin yaygınlaştırılması için proje yürütmüştü.
Bugün meslek liselerinin en yaygın olduğu kentlerden biri Bursa. Orta öğrenimde meslek lisesi oranı yüzde 60’lara ulaşmış durumda. Bursa sanayisinin nitelikli eleman konusundaki motor gücü de bu okullar sayesinde gerçekleşiyor.
Birçok kent yöneticisi de bu okullardan mezun. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de Tophane Endüstri Meslek Lisesi mezunu. Ardından başarılı bir makine mühendisi olmayı da başarmış. Son 20 yıldaki meslek liselilerin üniversiteye girmelerindeki sıkıntılar da ortan kalkınca cazibesi daha da arttı.
Bursa’nın meslek liselerinin çınarlarından biri olan Demirtaşpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de bu yıl 70’inci yaşını kutluyor.
Bu yıl geleneksel hale getirdikleri pilav günlerinin de 20’nci yılı  13 Mayıs Cumartesi günü kutlanacak.
Demirtaşpaşa Mezunları Derneği Osman Nuri Atasoy, 1952 yılında mezun olduğu okulda uzun yıllar öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olmuş. Şimdi de dernek başkanlığını yürütüyor. Atasoy, kopmadığı okulunun gelişmesi için tüm mezunları ve Bursalıları pilav gününe davet ediyor.








28 Ekim 2014 Salı

ÇÖPE GİDEN PROJELER


Yıldırım’ın Ak Parti’li Belediye Başkanı Özgen Keskin, Kaplıkaya’daki cazibe merkezinde, 11 Nisan 2012’de, ilçesinin 7 mahallesi için hazırladığı kentsel dönüşüm projesini açıkladığında, projeyi gerçekleştirirse tarihe geçer diye yazmıştım.
Keskin, tarihe iki dönem belediye başkanı olarak geçti, ancak projesi çöpe gitti.
Keskin’in yerine Ak Parti tarafından aday olarak gösterilen ve seçilen Yıldırım Belediye   Başkanı İsmail Hakkı Edebali, Bakanlar Kurulu’nun Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahalleleri sınırları içerisinde yer alan bölgenin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunu’nun 2’inci maddesine göre riskli alan ilan ettiği bölgeler için hazırladığı projeleri bir yana bırakıp kendi projesini kamuoyuna açıkladı.
Keskin, 7 yıllık enerjisini bu projeye harcamış, hatta Okan Üniversitesi’nde, yüksek lisans yapmıştı. 210 akademisyen ve uzman 2 yıl çalışmış, uydulardan tespitler yapılmış, hatta proje kapsamındaki 29 bin 900 konut tek tek dolaşılarak mutfağındaki fayansa kadar fotoğraflanarak tespit edilmişti.
Hatta sloganı bile hazırdı; “Ver gecekondunu al lüks daireni” modeli uygulanacaktı.
Şimdi Edebali, önce basın toplantısında, sonra bu hafta yayınlanan Yıldırım dergisinde, Keskin’in projesinden bir satır bile söz etmeden kendi projesini açıkladı. Yine  iddialı sloganlar ve büyük hedefler, “Kentsel Dönüşüm ile 5 yılda 50 yıllık sıçrama” 2019 yılına kadar 4 mahallede başlayacak kentsel dönüşüm ile 10 bin konut yapılacak. Keskin’in hedefinin üçte biri.
Bakalım Edebali ne yapacak?
Çöpe giden diğer bir proje ise Dağyenice Termal Köy projesi.
10 Ağustos 2012’de dönemin Valisi Şahabettin Harput, düzenlediği iftar yemeğinde projesinin detaylarını açıklamıştı.
Vali Harput, Jeotermal A.Ş. tarafından gerçekleştirilen sondaj çalışmaları sonucu Bursa’da 7 bin termal yatağa su verilecek imkana sahip hale gelindiğini müjdeliyor, ayrıca çıkarılan saniyede 300 litre suyun 50 litresinin borularla Dağyenice’ye aktarılacağını anlatıyordu.
 O tarihte Hürriyet Bursa’da, taşıma suyla termal köy projesi olamayacağını vurgulayarak,  “Dağyenice Bursa’nın geleceği, gelmezse, Bursa’da görev yapan bir Valinin hayal projesi olarak kalır” diye bitirmiştim.
Maalesef, beklenen oldu, önce Vali Harput, merkeze gitti, ardından Dağyenice’nin tabelaları depoya kaldırıldı.
Dağyenice, bundan sonra bir hayal projesi olarak anılacaktır.
İki örnek size neyi gösteriyor?
Sizi bilmem ama bana Bursa’nın enerjisinin ve imkanlarının nasıl boş yere harcandığını gösteriyor.
Hayale ve projeye devam...







Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...