kurtuluş savaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurtuluş savaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2021 Perşembe

Cumhuriyetin fazileti; imkânsızı başarmak ve umudu yitirmemek [29 Ekim 2020 ]

Mustafa Kemal Atatürk'ün 'fazilet' olarak nitelediği ve 'Türk milletine layıktır' sözleriyle bizlere armağan ettiği Cumhuriyet'in 97'inci yılını kutluyoruz.

Geçen her yılda cumhuriyetin bu ülke için nasıl vazgeçilmez bir değer olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

ABD ile rahip krizi yaşadığımız, Suriye'de gerginliğin arttığı günlerdi. Sağlık eski Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sönmez Medya'yı ziyarete gelmişti. Bizlere selam verdikten sonra, dönüp bana; 'Ne olacak memleketin hali' sorusunu yöneltti.

Dönüp, Müezzinoğlu'na dedim ki:

'Hiçbir durum, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıktığı 19 Mayıs'tan kötü olamaz. Memleket işgal altında, orduları dağıtılmış, hazinesi boş. O şartlar altında imkansız başarılarak önce düşmanı kovmuş ardından cumhuriyete ulaşmış bir millete bu krizler hiçbir şey yapamaz'

Mustafa Kemal, Nutuk'ta da yer alan CHP'nin 4'üncü kurultayını açarken yaptığı konuşmada, şu sözlerle, o zor günlerden nasıl cumhuriyete ulaştığımızı anlatmıştı:

'Uçurum kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş... Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için aralıksız devrimler... İşte Türk genel devriminin bir kısa deyimi...'

Aslında bu günlerde de aynı sorunun yanıtı aranıyor. Üstelik her geçen yıl yenileri de eklendi. Önce Doğu Akdeniz, ardından Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırması ve Macron belası... Döviz ise fren tutmuyor.

Tüm bu sorunlara rağmen umudu yitirmemek gerekiyor. Uçurumun kenarından yeni ve modern bir ülke kurmayı başarabilen bir neslin devamıyız.

Üstelik bizler daha şanslıyız. Bir asrı doldurmasına 3 yıl kalan bir cumhuriyetimiz var.

Önceki yazımda merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 'Cumhuriyet benim' sözlerini hatırlatarak, cumhuriyetin kazanımlarının en değerlisinin eğitimli nesil olduğuna dikkat çekmiştim.

PAÇA SUYUYLA EMAYİT YAPILAN UÇAKLARDAN SİHA'LARA

Aslında bizim güvencemiz de 'Cumhuriyet benim' diyen kuşaklar.

100 yıl önce piyonlarıyla Anadolu'yu işgale yeltenen emperyalistlerin emelleri değişmedi ama biz değiştik. Artık 'hasta adam' yok karşılarında ve bu da onların hesabına gelmiyor.

10'uncu yıl marşında dile getirilen yurdu demir ağlarla örmenin ötesinde artık yine Mustafa Kemal'in işaret ettiği gibi 'İstikbal göklerdedir' hedefinde olan öncü gençlerimiz var.

Mühendislikten tıbba, her alanda dünyanın parmakla gösterdiği gençlerimiz cumhuriyet aydınlanmasının verdiği güçle çalışıyor, üretiyor, ülkesine katkı sağlıyor.

Kurtuluş savaşında Konya'da bezden yapılan uçak kanatlarını dayanıklı hale getirmek için paça suyundan emayit yapan teknisyenlerimizin torunları, bugün dünyanın konuştuğu İHA/SİHA'larla modern hava araçları üretiyor.

O yüzden yazar Çetin Altan'ın yıllar önce söylediği gibi 'enseyi kararmamak lazım'

Cumhuriyet ve onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün güneşi bu ülkeyi aydınlatmaya devam ettiği müddetçe her sıkıntının üstesinden geliriz.

BURSA'DA BAYRAM COŞKUSU VE AĞLATAN KLİP

Koronavirüs nedeniyle 23 Nisan, 19 Mayıs gibi bu Cumhuriyet Bayramı'nı da biraz buruk kutluyoruz. Oysa geçmiş yıllarda Bursa, tüm Türkiye'de ses getiren Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına sahne olmuştu.

Kısıtlı da olsa yine de bu yıl güzel etkinlikler var. Büyükşehir, Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer belediyelerinin projeleri bayrama renk katıyor.

Büyükşehir Belediyesi'nin Tayyare Kültür Merkezi'ndeki Cumhuriyet konseri ile başlayan etkinliklerinden tarihi belediye binası önündeki UNESCO alanındaki Cumhuriyet Bayramı'na konseptle düzenlenmesi görülmeye değerdi. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin anlatıldığı görsellerin yanı sıra Atatürk'ün, milletvekilleri ve askeri erkan ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden çıkarken çekilmiş fotoğrafı birebir ölçülerde modellendi.

Nilüfer Belediyesi'nin sosyal medyada yayınlanan Cumhuriyet Bayramı klibi ise izleyenleri duygulandırdı.

Önceki yıllarda düzenlenen Cumhuriyet Bayramı yürüyüşünü televizyondan izleyen anneannenin görüntüsü ile başlayan klip, torunun Cumhuriyet şiirini okumaya başlamasıyla devam ediyor. Ancak minik kız şiirin devamını unutunca o ana kadar tepki vermeyen ve birçok şeyi unuttuğu sanılan anneannenin şiirin devamını getirmesi insanı oldukça duygulandırıyor.

Ardından Müzeyyen Senar'ın sesinden 'Unutturamaz seni hiçbir şey' şarkısı fonda yükselirken, klip Atatürk fotoğrafı ve 'bir gün bile unutmadık Cumhuriyet unutulmaz' sözleriyle sona eriyor.

Mutlaka izlemenizi öneriyorum.

Bayramımız kutlu olsun.... 

22 Haziran 2021 Salı

Bursa, kurtuluşuna damga vuran kahramanını mezarına kavuşturmalı [13 Eylül 2020]

Bursa, 11 Eylül Cuma günü, 2 yıl 2 ay 2 gün süren Yunan işgalinden kurtuluşunun 98'inci yıldönümünü kutladı.

Mustafa Kemal önderliğinde emperyalistlere karşı başlatılan ulusal kurtuluş savaşı içinde binlerce kahramanlık öyküsü barındırır.

Bu kahramanlardan biri olan ve Bursa'nın kurtuluşuna damgasını vuran Şehit Çemişgezekli kurmay Binbaşı Haydar'ın öyküsüne 2 yıl önce Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Bursa Günlüğü' dergisinde rastlamıştım.

Öyküyü kaleme alan Bursa'daki milli mücadele günlerini anlatan 'Kuvva' adlı kitabın yazarı Süleyman Işık. Yazarın dedesi Celalettin Efe ve büyük amcaları Çemişgezekli Kurmay Haydar'ın birliğinde yer almış kahramanlardan biri.

O yazımdan da bölümler alarak Şehit Kurmay Binbaşı Haydar'ın öyküsünü bir kez daha anlatayım.

1920 yılının sıcak bir temmuz günü Bursa'yı terk eden Miralay Bekir Sami Bey, Yunan işgalinin güneye doğru ilerlemesini önlemek amacıyla Çemişgezekli Haydar Beye emanet eder.

Haydar Bey, işgal öncesi Orhaneli Bölge Komutanıdır. Daha sonra emekliliğini ister. Ancak, Mustafa Kemal, Kurmay Haydar'ın Bursa'dan ayrılmasını istemez ve Dağ Müfrezesini kurmasını emreder.

Kurmay Haydar, Dağakça, Epçeler ve Şeytanbudaklar'daki karargahında bölgeyi yönetir. Batı Cephesinin talimatıyla Kütahya yönüne kuş uçurtmaz.

10 Eylül 1922'de Türk ordusundan bir gece önce Bursa'ya giren dağ müfrezesi ve Püskülsüz İsmail çetesi orduya hareket imkanı yaratarak Bursa'nın kurtuluşuna zemin hazırlar ve böylece Yunanlılar tarafından kentin yakılıp yıkılmasına engel olur.

O mücadele günlerde kahramanca çarpışan ve dağ müfrezesini kurmayı başaran Kurmay Haydar'a gelince. Tunceli Çemişgezekli bu kahraman, emrindeki 500 kişilik dağ müfrezesi birliği ile 24 bin kişilik Yunan tümeninin Dağakça'da 2,5 gün engeller. Bu süre içinde meydana gelen şiddetli çatışmalarda Kurmay Haydar, atılan bir top mermisinin şarapnel parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu şehit düşer.

Komutanının ölümüyle sarsılan dağ müfrezesi şehit vere vere düşmanı oyalamaya devam eder. Maalesef Yunan kuvvetleri Beyce (Orhaneli)-Çardı-Tavşanlı üzerinden Kütahya'ya ve Eskişehir'e girer.

Aradan aylar yıllar geçtiği halde Şeyhanbudaklar'dan Bağlı'ya, Mürseller'e kadar birçok yerde köylüler, kızıl kana boyanmış bembeyaz bir at görür ve o at insanlara bir görünür bir kaybolur.

Süleyman Işık, yaptığı araştırma ve anlatılan öykülerin izini sürerek Haydar Bey'in mezarını bulur. Üstünden asfalt geçirilmiş ve bir mezar taşı dahi yoktur.

Fotoğrafı dahi bulunmayan Kurmay Haydar'ın ailesine ulaşmak için de çalışan Işık, ailesinin Ankara'da yaşadığını ve bir dönem Meclis tarafından çocuklarının eğitimi için yardım yapıldığını tespit eder ama izlerine ulaşamaz.

BİR ANIT YAPMAK ÇOK MU ZOR?

Süleyman Işık, , kitaba dönüşen araştırmasında anlattığı Kurmay Haydar'ın mezarına kavuşması için geçen sürede birçok yere başvuruda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını söyledi.

Sosyal medya hesabında, 'Bursa bu kahramana bir mezarı bile çok görmüş' sözleriyle sitemlerini dile getiren Işık'a göre, bu yiğitlere bir minnet borcunun ödenmesi için Dağ Müfrezesi ve onun şehit komutanı için bir anıt mezar yapılması gerekiyor. Bu anıt, gecikmiş de olsa bir özür borcunu yerine getirecek.

Şehit Binbaşı Kurmay Haydar'ın mezarının tam yerini Süleyman Işık'a bir kez daha sordum. Verdiği bilgiye göre, Bursa'dan Keles yönüne doğru giderken Karaköprü mevkiinde Dağakça ve Uluçam köyleri sapağında yer alıyormuş. 20 yıl öncesine kadar da bilinen mezar, üzerinden asfalt geçince unutulmuş. Köylüler hala orayı 'Paşa mezarı' diye adlandırıyor.

MEHTERANLI GELECEK PARTİ KONGRESİ

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu liderliğinde kurulan Gelecek Partisi Birinci Olağan İl Kongresi'ni Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdi.

Açık söyleyeyim koronavirüs yüzünden önce gitmemeye tereddüt ettim. Sanırım aynı endişe dolayısıyla kongreye gelemeyen Genel Başkan Davutoğlu da video konferansla partililere hitap etti.

Ancak alınan önlemleri görünce rahatladım. Protokol sırası dışında partililer salonda birer boşlukla oturmuş, maskeler takılmıştı.

16 Ocak'ta il başkanlığı görevine atanan Alpaslan Yıldız'ın tek aday olarak katıldığı kongrenin girişinde ve salonda mehter takımının konserleri partililerden ilgi gördü. Mehter takımı klasik parçalarının yanı sıra İzmir Marşı'na da repertuarında yer verdi.

6 Genel Başkan yardımcısının katıldığı kongrede, Genel Merkez Kurucular Kurulu üyesi ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde şehit olan Erol Olçok'un eşi Nihal Olçuk da hazır bulundu.

İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu ve CHP İl Başkan Yardımcıları Turgut Özkan ve Orhan Aslan da kongrede yer aldı.

Davutoğlu, kongrede video konferans olmasına rağmen konuşmasıyla salondaki partilileri heyecanlandırdı. Hükümetin Doğu Akdeniz politikasına destek veren Davutoğlu, Osmanlı'nın manevi önderlerinden Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye verdiği öğütlere göndermeler yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirdi.

Kongrede divan başkanlığı yapan Gelecek Partisi Politika İzleme Kurulu Başkanı ve Bursa eski Valisi İzzettin Küçük de, partilerinin bir lider değil kadro partisi olduğu vurgusunu yaparak, ekim ayına kadar kongre sürecinin tamamlanacağını söyledi. 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...