Vehbi Koç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vehbi Koç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2017 Perşembe

BURSA YENİ CAZİBE MERKEZLERİ OLUŞTURMALI


Bursa, nisan ayında en çok kentsel dönüşümü konuştu.
 İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İşadamları Derneği (İMSİAD), Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BTSO İnşaat Konseyi’nin de desteğiyle düzenlenen ‘Kentsel Dönüşüm Forumu’nda yerel yöneticilerden akademik odalara, sivil toplum örgütleri temsilcilerinden uzmanlara kadar her kesim kendi görüşlerini anlatma fırsatı buldu.
Her fırsatta 21’inci yüzyılın kenti olacağı dile getirilen Bursa’nın nasıl yenileneceği tartışıldı.
Ancak bana göre bir yanı eksik kaldı.
Dönüşüm konuşulurken Bursa’nın nasıl büyümesi gerektiğinin de masaya yatırılması gerekirdi.
Yıldırım’ı Osmangazi’yi hatta 25 yıllık geçmişi olan binaların bulunduğu Nilüfer’in nasıl dönüştürüleceği konuşulurken Bursa’nın önümüzdeki yıllarda nasıl büyüyeceği, buna kimin nasıl öncülük edeceği de anlatılmalıydı.
Ticaret, kar varsa vardır…
Yani kentin geleceğini kar ve rantın eline bırakırsanız ortaya çıkacak hormonlu kent yapısını daha geçmiş yıllardaki acı deneyimlerle yaşamadık mı?
Bugün,  kentin dört bir yanından gelenlerin buluştuğu Acemler ve Mudanya Köprülü kavşağının durumu ortada. Artık belirli saatlerle trafik neredeyse durma noktasına geliyor. Rahat akan bir İstanbul yolu vardı. Maalesef o da T2 sevdasına artık ulaşılamaz hale geldi.
Kent yoğunluğunun başka noktalara taşınması ve yeni cazibe alanları oluşturulması geldi geçti bile. Siz kamu olarak her aklınıza geldiğinde değiştirilmeyecek planlar yaparsanız kentte ona göre yol alır ve herkes ne yapacağını bilir.
Özlüce, Görükle ve son olarak da Yunuseli’ndeki yeni cazibe bölgelerinin kenti etki alanlarını da oluşturması gerekir. Tıpkı İstanbul gibi Kadıköy’de yaşayan bir kişi istisnalar dışında okulundan yaşam alanlarına kadar ihtiyaçlarını kendi bölgesinde karşılar. Yani alışveriş için kalkıp Bakırköy’e gitmez. Ya da Bakırköy ve Sarıyer’deki Kadıköy ve Göztepe’ye uğramaz. Hatta rivayet edilir ki İstanbul’un belirli bölgelerinde yaşayıp da denizi göremeyenler bile bulunur.
Bursa’nın kurtuluşu da insanların her türlü ihtiyacının karşıladığı cazibe bölgelerinde olacaktır. Yoksa koca bir dünyayı iğne deliğinden geçirmek misali tüm kenti belirli noktalarda birleştirmenin anlamı yok.
Bu da kentin 25 veya 50 yıllık planlamasını yapmaktan geçer. Bursa yıllar önce bunun çalışmalarına başladı ancak bir türlü hayata geçirilemedi.
Bursa eski Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker  bile hazırlanan Ulaşım Master Planı’nın gereklerinin yerine getirilmesi için uyarılarda bulunuyor. İnsanların toplu ulaşıma özendirilmesinden bisiklet yollarına kadar.
Dr. Brenner Ulaşım Master Planı 2030 yılı hedef alınarak hazırlanmış. Buna göre kent içinde her yıl 33 kilometre bisiklet yolu yapımı hedefleniyor. Toplam bisiklet yolunun da 250 kilometreyi bulması amaçlanan plan maalesef hazırlandığı gibi duruyor.
Mesele planda değil uygulamasında…







MEMLEKET MESELESİ

Yıllar önce Vehbi Koç konunun önemine vurgu yapmak için “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” sözlerini söylemiş ve Koç Grubu da meslek liselerinin yaygınlaştırılması için proje yürütmüştü.
Bugün meslek liselerinin en yaygın olduğu kentlerden biri Bursa. Orta öğrenimde meslek lisesi oranı yüzde 60’lara ulaşmış durumda. Bursa sanayisinin nitelikli eleman konusundaki motor gücü de bu okullar sayesinde gerçekleşiyor.
Birçok kent yöneticisi de bu okullardan mezun. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de Tophane Endüstri Meslek Lisesi mezunu. Ardından başarılı bir makine mühendisi olmayı da başarmış. Son 20 yıldaki meslek liselilerin üniversiteye girmelerindeki sıkıntılar da ortan kalkınca cazibesi daha da arttı.
Bursa’nın meslek liselerinin çınarlarından biri olan Demirtaşpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de bu yıl 70’inci yaşını kutluyor.
Bu yıl geleneksel hale getirdikleri pilav günlerinin de 20’nci yılı  13 Mayıs Cumartesi günü kutlanacak.
Demirtaşpaşa Mezunları Derneği Osman Nuri Atasoy, 1952 yılında mezun olduğu okulda uzun yıllar öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olmuş. Şimdi de dernek başkanlığını yürütüyor. Atasoy, kopmadığı okulunun gelişmesi için tüm mezunları ve Bursalıları pilav gününe davet ediyor.








29 Eylül 2014 Pazartesi

KANAL PROJESİ KUMLA’YI KURTARMAZ


Henüz, Bodrum, Marmaris ve Akdeniz kıyı şeridinde yeralan tatil beldeleri keşfedilip beton yığınına dönmeden önce Marmara’nın iki gözdesi vardı.
Bunlardan biri merhum Vehbi Koç’un bile tatilini geçirdiği Erdek, diğeri ise Bursalılardan çok Eskişehir ve Ankaralıların sevdiği Küçük Kumla.
Son zamanlarındaki görüntülerine aldanıp Küçük Kumla deyip geçmeyin, bir zamanlar iskelesine Muazzez Abacı’nın teknesiyle demir attığı tatil beldesiydi. Sapsarı kumsalları pırıl pırıl denizi ve bir çok yerde görülmeyen balık çeşitleriyle Marmara’nın gözbebeğiydi.
Geçen 40 yıla yakın süre içinde Kumla’nın denizi bile beton yığınına dönüştü.
Denizi bile diyorum çünkü aklı evvel bir belediye başkanı her biri 25-30 tonluk beton blokları kıyıya boydan boya döşeyerek aklı sıra plaj yapmaya kalkmıştı.
Sonra yanlış olduğu anlaşıldı ama iş işten geçmişti. Çünkü beton ucubeleri kaldırmak, daha masraflıydı. Yeni yasa Kumla’yı mahalle yapıp Gemlik’e bağlayınca belediye beton blokları kaldırdı ancak, kıyıdan taşımadı. Deniz ise beton blokların kaldırılmasına adeta sevinerek kıyıları kumla doldurdu.
Ucubeler ise hala ortada, çirkinlik abidesi olarak duruyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe nihayet, yanına Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz’ı da alarak, geçtiğimiz günlerde Kumla’yı ziyaret etti.
Kumlalıların beklediği müjdeyi de verdi. Enerji Piyasası Yüksek Kurulu’ndan izin çıkmış, konutlara doğalgaz hattı için çalışma ekim ayında başlıyor. Hem de yenilenecek kanalizasyon hatlarıyla birlikte.
Sahil boyunca vatandaşlarla birlikte yürüyen Altepe ve Yılmaz’a en çok şikayet beton ucubeler konusunda. Geldi, bunları dinleyen Altepe, artık sahilin sonuna geldiğinde dayanamayarak, Yılmaz’dan kaldırılması için çalışma yapmasını istedi.
Başta Kumla Muhtarı Abdullah Satı olmak üzere Kumlalılar rahat bir nefes aldı.
Tur, Küçük Kumla ile Büyük Kumla’yı bağlayan köprüye geldiğinde asıl proje ortaya çıktı. Kumla’nın istediği marina buraya yapılacak, dere ıslah edilerek çevresi yollar ve parklarla donatılacaktı. Refik Yılmaz, İstanbul’un Kanal Projesi’ne gönderme yaparak, “Bizimde hayal projemiz” bu olacak diye seviniyordu.
Altepe de hemen projeyi anlattı. Yol Büyük Kumla tarafına taşınacak, buradan elde edilecek alan değerlendirilecekti.
Unutmadan bir de  kadınlar plajı var tabi. Köprünün hemen yanı başındaki, halen otopark olarak kullanılan bölgeye tıpkı Karacabey’deki gibi kadınlar plajı yapılacak.
Kanal projesi güzel, çünkü yapımı devam eden baraj projesi yüzünden dere kuruyacak ve mutlaka deniz suyunun kullanılması gerekecek.
Ancak ne betonların kaldırılması ne de kanal projesi Kumla’yı kurtarmaz. Yapılacak en önemli şey kimsenin cesaret edemediği sahil şeridinin bir an önce temizlenerek, asıl yürüyüş güzergahı ve plaj haline getirilmesi olacaktır.
Gerçi burada çay bahçeleri de beton yığınları arasında boğulan insanların nefes alma noktaları ancak, başka çözümler üretilerek, hem işletme sahipleri mağdur edilmez, hem de sahil tıpkı Kurşunlu ve Mudanya gibi yürüyüş yolu haline gelir.
Yoksa, kanal yapmakla Kumla kurtulmaz.  

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...