İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2021 Perşembe

Afet Bakanlığı'nın zamanı gelmedi mi? [01 Kasım 2020]

Yüreğimizi yakan İzmir depreminin görüntülerini televizyon ekranlarından izliyoruz.
Enkaz altından kurtarılan her canlı, canlı diyorum çünkü kurtarma ekipleri evcil hayvanların da yardımına koşuyor, umutlarımızı artırıyor.
Önce üzüntüden dolan gözlerimizden kurtarma haberi sonrası sevinç yaşları dökülüyor.
Türkiye'nin kalbi İzmir'le birlikte atıyor. Milletçe dayanışma örneklerinin en güzelini sergiliyoruz.

Bu işin bir yönü bir de madalyonun diğer yüzü var ki, gerçekten dünyanın ilk 20 ülkesi arasına giren Türkiye'ye yakışmıyor.
Drone'larla çekilen görüntüleri izliyoruz; yan yana iki bina, biri yerle bir olmuş, beton yığını, çevresindeki binaların camları bile kırılmamış sapasağlam ayakta.
Bunun anlamı şu; Marmara depremi sonrası tüm uzmanların söylediği gerçek bir kez daha tokat gibi yüzümüzde patlıyor; deprem değil binalar öldürüyor.
Evler, maalesef tabutumuz haline geliyor.
Kanun, 2012 yılında çıkarılmış, adı da 'Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi'.
Kentsel dönüşüme çevirip, başka amaçlar için kullanmaya başlamışız. Aradan geçen 8 yılda daha Türkiye'nin depreme dayanıksız bina envanteri bile yok.
Deprem sonrası yardımına koşma konusunda AFAD gibi büyük başarılara imza atan bir kurumu oluşturmayı başardık.
Asıl önemlisi binalarımızı hazır hale getiremedik.
Büyük Marmara depremi kapıda. Anadolu'nun yüzde 70'lik kısmı deprem riski altında. Uzmanların değerlendirmelerine göre, büyük Marmara depremi milli güvenliğimizi tehlikeye sokacak sonuçlar ortaya çıkarabilir.
Peki, ne yapabiliriz?
Depremin yanı sıra su baskını, heyelan gibi doğa olaylarının tehdidi altında olan bir ülkeyiz. Öncelikle yapılması gereken Afet ve Acil Durum Bakanlığı'nın kurulması.
Şu anda bu çalışmaları İçişleri ve Çevre ve Şehircilik bakanlıkları yürütüyor.
Aynı çatı altında birleştirilecek kurumlar, verimliliğin artmasını sağlayacak.
Afet riski altındaki konutların dönüştürülmesine gelince; kurulacak bakanlık, belediyelerle işbirliği yaparak önce bina envanterlerini çıkaracak. Ardından yol haritasını belirleyerek, kimi yerde res'en projeler başlatacak. Birkaç örnek dışında işe kendi akışına bıraktığımızda maalesef sonuçlandıramıyoruz.
Türkiye'nin bu konuda milli bir seferberliğe ihtiyacı var. Yarın çok geç olabilir.

'FAYLARI KONUŞMANIN HİÇBİR FAYDASI YOK''

Televizyon ekranlarında bir yandan kurtarma görüntülerini izlerken diğer yandan her deprem sonrası olduğu gibi yer bilimi uzmanlarını dinliyoruz. Aralarında eser miktarda da olsa inşaat mühendisleri var. Onlara da söz arada bir geliyor.
Oysa faylar konusunda bilmediğimiz bir şey kalmadı. Depremin ne zaman olacağını bilmeyi ise sanırım birkaç asır sonra başarabileceğiz.


İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak ile dün sohbet imkanı bulduk.
O da aynı şeyi söylüyor; 'Fayları konuşmanın ülkeye hiçbir faydası yok'
Devam ediyor...
'İzmir'de yıkılan binaların fay hattıyla ilgisi yok. Söylemekten dilimizde tüy bitti. Deprem değil bina öldürüyor. Yanındaki bina sağlamken çöken binada mutlaka bir hata vardır'
Bu tür binaların her yerde olduğunu ve Bursa'da da binlercesi bulunduğunu vurgulayan Albayrak'a göre, Marmara fayı bize 21 yıl verdi. Bir 21 yıl daha vermeyecek. Problem fay hatlarında değil, binalarda.
Marmara Depremi'nin Bursa'yı da ciddi biçimde etkileyeceğini, ayrıca Bursa içinden geçen fay hatlarının da tehlike oluşturduğunu vurgulayan Albayrak, '30 yıldan beri bu mesleği yapıyorum. Geriye dönüp baktığımda bir arpa boyu yol alamadığımızı üzüntüyle görüyorum. Artık devletin bu işe ciddi biçimde el atması gerekiyor. Siyasi iradenin ortaya konulması zamanı geldi.'dedi.

BURSA, YARDIMA KOŞTU

Elazığ ve Malatya depremlerinde olduğu gibi İzmir'deki sarsıntının duyulmasının ardından Bursa, en hızlı hareket eden kentlerden biri oldu. Bursa Büyükşehir, Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer, Mudanya ve Gemlik'ten arama-kurtarma ekipleri hemen yola çıktı.
Dün gece ve dün gün boyunca kurtarma çalışmaları yapan ekiplerden güzel haberler aldık. Enkaz kaldırıp, çöken binalardan depremzedeleri kurtardılar.

Kurtarma ekiplerinin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin gece yarısı yola çıkan ikinci kafilesi sabahın ilk ışıklarıyla birlikte depremzede ve kurtarma ekiplerine sıcak çorba ve temel gıda maddesi dağıtımına başladı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da İzmir'e giderek, AFAD Koordinasyon Merkezi'nde yapılan ve bakanların da bulunduğu toplantıya katıldı. Sahada çalışanları da ziyaret ederek bilgi alan Aktaş, afetin en az hasarla atlatılması için Bursa olarak İzmir'in yanında olduklarını söyledi.

Millet olarak, deprem sonrası yardıma koşma çalışmalarını çok güzel yapıyoruz. Keşke aynısını deprem öncesi alınacak tedbirler konusunda da gerçekleştirebilsek... 

Geçmiş olsun İzmir; biz unutsak da unutturmuyor [31 Ekim 2020]

Bu kez İzmir'den acı haber geldi. En hızlı hareket edenler sanırım televizyon kanalları. Biz daha depremin nerede olduğunu bulmaya çalışırken anında canlı yayınlar başladı.

Büyüklüğü konusunda çelişkili değerlendirmeler yapılsa da şiddetli bir deprem olduğu ortadaydı. Ekranlardaki görüntüler, maalesef 1999'daki Marmara depremini aratmayacak türdendi.

Binalar yine akordeon gibi çökmüş, vatandaşlar enkazın üzerinde arama-kurtarma yapıyor. Enkaz altından canlı çıkarılanlar alkışlarla karşılanıyordu.

Görüntü ve fotoğraflar gelmeye devam ettikçe Gölcük'ten daha çok Elazığ depremi manzaralarına benzediği fark ediliyordu. Çevresindeki binalar sapasağlam dururken ortadaki bir veya iki binanın çöktüğü görülüyordu.

Seferihisar'da tsunami nedeniyle çok sayıda yat zarar görürken, caddeler nehre döndü, denizin 150 metre kadar sahilden içeriye girdiği söyleniyordu. Bayraklı ve Bornova'da yıkılan binalarda yapılan arama kurtarma çalışmalarından iyi haberler bekleniyordu.

30-40 kilometrelik bir fayın kırılması sonucu meydana gelen depremin verdiği zararın ayrıntıları yazıyı kaleme aldığım saatlerde yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Binalar yıkılmış, maalesef can kayıpları da vardı.

Sonbahardan kışa doğru geçiş yaptığımız bu günlerde hava sıcaklığı düşüyor. Depremin ilk darbesini hasarsız atlatan vatandaşlarımızın birkaç gün o korkuyla evlerine gireceğini sanmıyorum. Umarım yağmur yağmaz. Yağışlı ve soğuk hava deprem bölgesinde yaşayanlar için büyük zorluklar doğuracaktır.

***

İslam düşünürü İbn-i Haldun'un 'Coğrafya kaderdir' tanımlamasının tam karşılığı bu olsa gerek. Deprem, Anadolu topraklarının bir gerçeği ve kaderi...

Bu gerçeği zaman zaman unutsak da o bize hatırlatmasını biliyor.

Anadolu'yu boydan boya geçen dünyanın en tehlikeli fay hatları bizde, Ege bölgesi deseniz depremsiz gün geçirmiyor.

Kuzey Anadolu Fay hattının büyük Marmara depremi ise eli kulağında...

Her deprem sonrası yaptığımızı yine tekrarlıyoruz. Deprem uzmanları saatlerce televizyon kanallarında konuşuyor. Depremin büyüklüğü, hangi fay zonu olduğu saatlerce, belki günlerce tartışılmaya devam edecek.

Sonra unutup, hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam edeceğiz.

Oysa 21 yıl önce Marmara Depremi bize izi bir ders vermişti. Geçen süre içinde maalesef bunu değerlendiremedik. Hala fay hatları üzerinde binalar yapmaya devam ediyoruz...

DEPREMİ DEĞİL, ÖNLEMLERİ KONUŞMA ZAMANI

Depremin üzerinden kısa bir süre geçmeden Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Engin Er ile konuştuk.

O da söze 'Biz depremi unutturmaya çalışsak da o unutturmuyor' söyleriyle başladı. Ege Bölgesi'nin depremselliğinin yüksek olduğu hatırlatması yapan Engin Er, şöyle devam etti:

'Yaptığımız yanlışlık bu. Deprem olduğunda bizi arıyorlar. Şu büyüklükte, şu fay hattında. Başka yeri tetikler mi soruları yöneltiliyor. Bunların hepsini biliyoruz. Türkiye'nin tamamında deprem bekleniyor. Buna karşı ne yapmamız gerekiyor onu konuşmamız lazım'

Türkiye'nin deprem anında nasıl davranılması gerektiği ve deprem sonrası acil yardım ve kurtarma konusunda önemli gelişmeler kaydettiğini vurgulayan Er'e göre, asıl yapılması gereken yerleşim yerlerindeki binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi, fay hatları üzerinde bina yapılmaması.

Bu konuda, Bursa örneğini veren Er, 'Söylemekten dilimde tüy bitti' vurgusu yaparak, şunları söyledi:

'Bursa'nın içinden önemli fay hatları geçiyor. Bunların üzerinde bina yapılmaması lazım. Bursa'da yapılıyor mu? Maalesef yapılıyor. Çünkü fay hatları belediyelerin imar planlarına işlenmemiş. Bunların bir an önce yapılması gerekiyor. Ayrıca kentsel dönüşümün de şehirlerin yeniden dizayn için değil deprem odaklı hayata geçirilmesi lazım'

MESUT YILMAZ VE BURSA...

Bir süreden beri akciğer ve beyninde tespit edilen tümör nedeniyle tedavi gören eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ı kaybettik.

Türk siyasetinin bir dönemine damga vuran Mesut Yılmaz, görev yaptığı dönemlerde en çok Bursa'yı ziyaret eden siyasetçilerden biriydi.

Hem siyaset hem de iş dünyasından yakın arkadaşları olan Yılmaz, her kış sezonunda mutlaka Uludağ'a çıkardı. Anadolu Ajansı muhabirliği yıllarımda, hem Uludağ hem de Bursa gezilerinde Yılmaz'ı izlemiştim.

Entelektüel birikimi olan ve Türkiye'nin AB yolculuğu için büyük çaba harcayan Yılmaz'ın kaybı sonrası Bursa'da birlikte görev yaptığı arkadaşları duygusal paylaşımlar yaptı. Anavatan Partisi Bursa Gençlik Kolları Başkanlığının ardından partinin genel merkez disiplin kuruluna kadar yükselen Sefa Gönen, Yılmaz'a benzerliği ile dikkat çekiyordu.

Telefonla görüşmemizde, Yılmaz'ın kaybından büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Sefa Gönen, benzerliğiyle ilgili ilginç bir anısını da anlattı. Bu anı sonrası ona 'hormonlu Mesut Yılmaz' benzetmesi yapılmıştı.

1993 veya 1994 yılları olsa gerek, Mesut Yılmaz Fomora meydanındaki mitinge giderken öndeki otobüste Sefa Gönen anons yapıyor. Akşam saatleri olduğu için Gönen'i gören partiler, havai fişekler patlatarak, karşılıyor. Arkasından Yılmaz gelince, alanda sessizlik.

Konu anlatılınca gülerek karşılayan Mesut Yılmaz ve eşi Berna Yılmaz, 'bir daha benden önce miting alanına girme' uyarısında bulunuyor. 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...