Berat Albayrak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Berat Albayrak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2021 Pazar

BTSO'dan Albayrak'a Bursa raporu [09 Kasım 2018]

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, gelecek 3 yıl için ekonomi vizyonunu ortaya koyacak olan Yeni Ekonomi Programı'nı 20 Eylül'de açıklamıştı.
Bu programın uygulanmasındaki en önemli unsur, dengelenmenin sağlanmasının ardından üretim modeline geçiş olacak.
Üretim ve ihracat denilince akla ilk gelen merkez ise 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla örnek kent Bursa. Hatta 'Bursa gibi 10 kent olursa Türkiye'nin cari açığı kalmaz' cümlesi ekonomi uzmanlarınca sürekli telaffuz edilir.
Dolayısıyla Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'ın 'Adım Adım Ekonomi' toplantılarının ilkini Bursa'da yapması bu açıdan önemli. Zaten konuşmasında da Bakan, 'Bu toplantılara Bursa'dan başlamamızın bir anlamı var. Bursa'nın potansiyeli ulaştığı hedeflerin çok daha ötesinde' vurgusunu yaptı.
Albayrak, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda (BTSO) 600'e yakın işadamına, ağustos ayındaki döviz, ardından eylül ayındaki uluslararası ticaretin engellenmesiyle ilgili saldırıların püskürtüldüğü mesajını vererek, ekonominin dengeye oturmaya başladığını söyledi. Konuyla ilgili ayrıntılar ekonomi sayfalarımızda yer alacağı için Bursa özelindeki gelişmeleri anlatmakta fayda var.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, yaptığı sunumda, enflasyonla topyekûn mücadeleye Bursa iş dünyasından 838 firmanın destek verdiğini ifade ederek, en az yüzde 10 olarak belirlenen indirim kampanyasının yüzde 30'ları aşmasının firmaların devlete olan inancının göstergesi olduğuna işaret etti. Burkay, komitelerin yanı sıra kentin tüm dinamiklerini buluşturan konseylerin görüş ve önerileri doğrultusunda hazırladıkları raporu da Bakan Albayrak'a sundu.
Burkay, reel sektöre finans sektörünün desteğinin arttırılması ve şirketlere sermaye artışlarında vergi teşviki getirilmesini isterken, kamu kurumları ve yerel yönetimlerle çalışan firmaların fiyat farkı kararnamesinin çıkarılmasını beklediklerini söyledi.
Bu arada, Konya'dan Bursa'ya atanan Vali Yakup Canbolat ilk mesai gününde önemli bir konuğu ağırlamış oldu.

TÜRKİYE'NİN GURURU ERMAKSAN'I ZİYARET

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 31 Ekim'de TÜBİTAK SAGE Yerleşkesi'ndeki törende, savunma sanayi ile ilgili yenilikleri açıklarken, 'Milli Lazer Silahı'nın etkinlik testi dikkatimi çekmişti. Mühimmat kullanılmadan milli bir silah geliştirilmiş. Testlerde en dayanıklı malzeme olan karbon fiberi parçalamış, lazer atışıyla bir drone düşürülmüştü.
Meğer dünyanın birkaç sayılı ülkesinde bulunan bu teknoloji Bursa'da geliştirilip üretiliyormuş. Bunu dün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın BTSO'daki toplantıdan sonra ziyaret ettiği Ermaksan'ın gerçekleştirdiğini öğrendik.
Bakan Albayrak'ın ziyareti öncesi Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ahmet Özkayan ile 'Optoelektronik AR-GE Merkezi'nde kısa süreli de olsa sohbet imkanı bulduk. Ermaksan, 2011 yılından beri sürdürdüğü araştırma ve yatırım sonucu ilk yerli ve milli lazer çipini ve lazer ışın kaynağını üretmeyi başarmış. Üstelik bunun tamamen Türk mühendislerinin çalışmaları sonucu gerçekleştirilmiş olması ise ayrı bir başarı.
'Optoelektronik' ismini bile geliştiren Ermaksan'ın tesisleri adeta uzay üssü gibi. Beyaz kıyafetli, kafalarında bone olan uzmanlar camlı bölgenin gerisinde laboratuvar ortamında üretim gerçekleştiriyor.
Gerçekleştirilen ürün öylesine değerli ki, kilosu 2 milyon dolar ediyor. İhracatta katma değerli ürün için hep örnek verilir; Bursa'nın kilogram başı ihracat değeri 4 dolardan 8 dolara çıkarılacak. İşte bu çip ve teknoloji tam anlamıyla çığır açan bir ürün.
Beyaz önlük giyip, Ahmet Özkayan ile birlikte merkezde incelemede bulunan Albayrak, Türkiye'nin yüzde 100 yerli ve milli ilk lazer çipini, ilk 3D lazer makinesini, ilk lazer ışın kaynağını (rezonatör) üreten Ermaksan'ı övdü. Yerli ve milli üretimi desteklediklerini kaydeden Albayrak, ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşması noktasında bu tarz yatırımlara ihtiyacı olduğunu ve Ermaksan gibi firmaların çoğalması gerektiğini söyledi.

TİTANYUM TOZUYLA 3D LAZER DE ÜRETİLDİ

Ahmet Özkayan, ileri teknolojiyi odağına alan üretim anlayışıyla birlikte, üretmeye ve katma değer ortaya koymaya devam ettiklerini belirterek, Ermaksan olarak, geliştirdikleri katma değeri yüksek ürünleri, dünyanın dört bir yanına 'Türk markası' gururuyla ihraç ettiklerini söyledi.
Türkiye'nin yüzde 100 yerli ve ilk milli lazer çipini ve lazer ışın kaynağının yanı sıra Türkiye'nin ilk 3D lazer makinesini ve üretimin hammaddesi titanyum tozunu da tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirmeyi başardıklarını söyleyen Özkayan, 'Türkiye'de titanyum tozunun üretilmesi bir ilk, dünyada da sayılı diyebiliriz. Titanyumdan sonra nikel alaşım tozları, krom kobalt, paslanmaz çelik tozu gibi diğer metallerin tozlarını da üretmeyi planlıyoruz' dedi.
Bu teknoloji ne yarar sağlayacak sorumuzun yanıtını bir işadamı 'yedek parça derdine son' şeklinde yanıtlarken, bir uzman ise gemi örneğini verdi. Düşünün aylarca süren deniz ticareti seferlerinde bozulan veya kırılan bir parçanın gelmesi aylar sürüyor. Oysa bu teknoloji sayesinde, kırılan parça en dayanıklı malzemelerden biri olan titanyumla anında üretilebiliyor.

 

23 Mayıs 2021 Pazar

YEP= Dengeleme, Disiplin, Değişim[ 21 Eylül 2018]

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, merakla beklenen 2019-2021 yıllarını kapsayacak 3 yıllık Yeni Ekonomi Programı'nı dün açıkladı. İlk sürpriz, programın adıyla ilgili oldu. Çünkü daha önce Orta Vadeli Program olarak adlandırılmasına rağmen Albayrak, isim değişikliği yaparak 'Yeni Ekonomi Programı' adıyla kameraların karşısına geçti.
İsim bir yana Merkez Bankası'nın güçlü faiz hamlesinin ardından gözler Albayrak'ın açıklamalarına çevrilmişti. Hatta piyasalarda oluşan beklenti daha açıklamadan önce döviz fiyatlarını bir miktar aşağıya çekmişti. Çünkü açıklanacak program Türkiye ekonomisinin yol haritasını oluşturacaktı.
Albayrak'ın açıkladığı programı ayrıntılı bir biçimde ekonomi sayfalarımızda göreceğiniz için ben birkaç ayrıntı ve yansımalar üzerinde duracağım.
Birincisi Albayrak'ın açıkladığı programın özeti aslında üç kelimede saklı: Dengeleme, disiplin ve değişim. 2019-2021 yıllarını kapsayacak dengeleme, kamu maliyesi politikalarıyla desteklenecek. Ardından ithalatı azaltıcı katma değerli üretim modeliyle dönüşüm sağlanacak.
YEP'teki rakamlar iş dünyası tarafından da olumlu bulundu. İlk değerlendirme, özellikle büyüme ve kamu maliyesiyle ilgili öngörülerin ayaklarının yere bastığı yönünde. Ancak, 3 yıl içinde kademeli olarak yüzde 6'lık enflasyona ulaşılması konusu, soru işaretlerine açık.
Programı hazırlarken BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ın da üyesi olduğu Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), TÜSİAD ve MÜSİAD'ın da görüşlerini alan Albayrak, programın uygulanmasında ve özellikle enflasyonla mücadele konusunda vatandaşların desteği ve koordinasyona ihtiyaç duyduklarının altını çizdi.
Diğer iki önemli mesaj ise kamuda birçok yapısal reformun gerçekleştirileceği açıklaması oldu. Kamu ihalelerinin iptalinin yanı sıra alınacak tedbirlerle 2019'da 60 milyar liralık tasarruf sağlanması ve 16 milyar liralık gelir artırımı kamu gelirlerinin artırılması için yapılacak reformların ilk adımları olacak.
Vergi sisteminin daha adil hale getirilmesiyle ilgili beklentiler, yapısal reformun en önemli ayağı. Bu konuyla ilgili yeni borç yapılandırılmasının olmayacağı, istisna, muafiyet ve indirimlerin gözden geçirilmesi bu konudaki talepleri karşılayacak açıklama oldu.
Dövizdeki artışın piyasalara yansımasıyla zor bir sonbahar ve ardından 2019'da zor bir yıl geçireceğimiz ortada. YEP beklentileri de bunu açıklıyor zaten.

DEĞERLENDİRİLMEYEN DOĞAL KAYNAĞIMIZ KADIN İSTİHDAMI

Türkiye, içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıdan çıkmak için çözüm yolları ararken, en önemli doğal kaynağını unutuyor veya bir kenara itiyor.
Bu öyle petrol, doğalgaz veya ütopik hayallerde yer alan bor falan değil. İnsan kaynağının en önemli bölümünü oluşturan kadın istihdamı.
Araştırmalar da Türkiye'deki çarpıcı gerçeği bir tokat gibi yüzümüze vuruyor. 144 ülke arasında kadın istihdamı konusunda maalesef 131'inci sıradayız. Çalışabilecek kadınlarımızın sadece ve sadece 3'te biri istihdam edilebiliyor. Bursa dün bu önemli kaynakla ilgili bir panele ev sahipliği yaptı. Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu'na bağlı Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu tarafından organize edilen 'Gücümüz Eşitliğimiz' paneli Bursa Sanayici ve İş adamları Derneği'nde gerçekleştirildi.
BUSİAD ve Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği'nin (BUİKAD) koordinatörlüğünde oluşturulan platform önemli çalışmalara imza atıyor. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Yalçın, platforma Bursa'dan 30 şirketin katıldığını belirterek, tüm iş dünyasında bu konuda farkındalık yaratmak istediklerini söyledi. Global Compact Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu Eş Başkanı Dilek Cesur da, kentin önde gelen firmalarının desteğiyle bu değerli hareketin etrafını aydınlatan bir ateşe dönüştüğünü ifade ederek, bu ateşin tüm yurdu aydınlatmasını istediklerini söyledi.

BAŞKANIN FİRMASINDA ÇALIŞANLARIN YÜZDE 40'I KADIN

Türkiye, son sıralarda yer almasına rağmen Bursa'nın birçok alanda olduğu gibi öncülüğü kadın istihdamı konusunda farkı ortaya çıkıyor. Bursa firmaları başta kadın yöneticiler olmak üzere kadın istihdamı konusunda, sürekli öncülük yapıyor.
Panel öncesi sohbet etme fırsatı bulduğumuz BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Hadi Türkay da bu işin öncülerinden biri. Sahip olduğu Türkay firmasında kadın istihdam oranının yüzde 40'a ulaştığını belirten Başkan Türkay, bunun 12 yıldan beri sürdürülen sistemli bir çalışmanın ürünü olduğunu kaydetti.

 

22 Mayıs 2021 Cumartesi

'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de bu dünya içinde yerini bulur' [11 Ağustos 2018]

Başlıktaki sözler, Türkiye'nin 2'nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye ait. İnönü, bu sözleri 1964'te başbakanlık yaptığı dönemde Johnson Mektubu olarak tarihe geçen kriz günlerinde söylemişti.
Emperyalist ülkelerin politikaları değişmediği için günümüzdeki sıkıntıların bir benzeri o günlerde de yaşanıyordu.
'Hafızayı beşer nisyan ile maluldür', yani insan çabuk unutur. O yüzden hatırlamakta fayda var. Başlı başına bir tarih dersi olan krizi özet olarak anlatayım. Meraklıları araştırabilir.
Kıbrıs'ta Türklere yönelik saldırılar artınca Türkiye'nin garantör devlet olarak 'harekat' dahil her türlü tedbiri gündemine alması ABD'yi rahatsız etmişti. Dönemin ABD Başkanı Lyndon Johnson, 5 Haziran 1964'te yani tıpkı bugünkü gibi sıcak yaz günlerinde dönemin Başbakanı İsmet İnönü'ye bu rahatsızlığı 'küstah' ifadelerle dile getirdiği bir mektup yazar.
'Karşınızda Sovyetler Birliği'ni bulursanız yanınızda biz olmayacağız" temalı tehdit mektubu üzerine Başbakan İnönü, Time Dergisi'ne verdiği mülakatta Johnson'a şu yanıtı verir:
'Kıbrıs'taki bu haksız durum devam eder, müttefikler bizi yalnız bırakır, NATO yanımızda olmaz, anlayışsızlık hüküm sürer, Türk azınlık ezilir, bu böyle devam ederse; günün birinde Batı'nın bu savunma sistemi yıkılır, yeni şartlarla yeni bir sistem ve dünya kurulur, Türkiye de bu yeni dünya içinde yerini bulur.'
Günümüzde de farklı bir durum yok. Rusya ve İran ile ilişkilerden, Suriye politikasına, Çin'le ticaretten S-400 alımına kadar, Türkiye'nin izlemek istediği bağımsız politika ABD'nin tepkisine neden oluyor. Yoksa rahip krizi falan işin bahanesi.
Yoksa, yeni hükümet sisteminin hazine ve maliye şapkalarını aynı anda takan ilk bakanı Berat Albayrak'ın ekonomik modeli açıkladığı toplantı devam ederken, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'den ithal edilecek çelik ve alüminyuma uygulanan gümrük vergilerini iki katına çıkardığını tweet'le duyurması ve arkasından 'Türkiye ile ilişkilerimiz bu dönemde iyi değil' cümlesini eklemesi manidar değil mi?
Yapılanları 'ekonomik savaş' olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Putin'le tam da bugün ticaret ve Suriye konusunda görüşmesi daha da anlam kazanıyor.
O dönemde, İnönü'nün işaret ettiği yeni bir dünyanın kurulması ve Türkiye'nin de içinde yer alması belki de 50 yıl gecikmeli de olsa hayata mı geçiyor!..

ALBAYRAK'IN YENİ EKONOMİK MODELİNİN ŞİFRELERİ
Dövizin ateşinin bu kadar yükselmesinde elbette ki dış etmenlerin rolü mevcut.
Ancak, biraz da kendimize bakmakta fayda var. Bu günleri yaşayacağımız adeta davul zurna çalarak haber verildi. Ekonomistlerden iş dünyası temsilcilerine kadar, tüm kesimler hep bir ağızdan aylardır yapısal reform çağrısı yapıyor. Dış ticaret ve bütçe açığı alarm veriyor, hem kamunun hem de şirketlerin döviz cinsinden borçları tehlike sınırını aştığı için önlem alınması isteniyordu. Biz ise büyüme rakamlarıyla kendimizi avutuyorduk.
Berat Albayrak'ın yeni ekonomik modeli açıkladığı toplantının en önemli vurgusu, 5 yıllık programın ilk bir buçuk yılının 'dengeleme' olarak nitelendirilmesiydi. Yani büyüme daha gerçekçi rakamlara çekilerek, sürdürülebilir hale gelecek. Üreten Türkiye ile ilgili adımlar atılacak. Programın sonunda ise adaletli paylaşıma ulaşılacak.
Diğer önemli vurgu ise enflasyon ve cari açıkla mücadelenin yanı sıra yeni bir vergi sistemi. Albayrak, maliyenin 200 yıllık bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çekerek, bunun zorluğunu anlatırken, eylül ayında açıklanacak orta vadeli programın ipuçlarını da verdi.
Para politikalarının yani Merkez Bankası'nın tam bağımsızlığının kritik esaslardan olduğunu vurgulayan Albayrak, yeni bir düzenleme olan finansal regülasyon otoritesi kavramını da ilk kez bu toplantıda dile getirdi.

OSMANGAZİ'NİN ATOM KARINCASI
'Muhalefet partisinden meclis üyesi nasıl görev yapar, nasıl çalışır ve hizmet üretir' diye sorarsanız size örnek olarak Osmangazi Belediye Meclisi Üyesi ve Grup Sözcüsü Cemil Aydın'ı gösteririm. Adeta tek kişilik dev kadro!.
Bir gün Uludağ'ın sularının kaynağında nasıl kirlendiğini gündeme taşırken, başka bir gün kentsel dönüşüm projelerini ya da belediye hizmetlerindeki aksamaları yapıcı bir dille anlatıyor. Eleştirinin yanı sıra önerileri de bazen karşılık buluyor.
Sosyal medyayı çok iyi kullanan Aydın'ın dün sabah Osmanlı padişah- larından İkinci Beyazıt'ın kızı 'Hatice Sultan Türbesi' ile ilgili gönderdiği mesaj ve fotoğraflar da bu türden.
Çekirge Yolu üzerinde bulunan türbe tahrip edilmiş, kapıları yakılmış. Aydın, türbenin madde bağımlılarının yuvası olduğuna dikkat çekerek, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve sınırları içinde olması dolayısıyla Osmangazi Belediyesi ve diğer yetkilileri göreve çağırıyor.
Aydın'ın da belirttiği gibi bu tablo gerçekten Bursa'ya yakışmıyor.

 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...