Murat Bayizit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat Bayizit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2021 Pazar

Stadyumda 'bitpazarına' komisyondan ret [22 Kasım 2018 ]

Bursa Büyükşehir Belediyesi Stadyumu'nda bariyerlerin kaldırılmasıyla ticari alanların kiralanması konusundaki en büyük sorun aşıldı.
Bursaspor, mülklerin kiralanmasının yanı sıra stadyumun doğu tribünü girişi yani hastane inşaatına bakan taraftaki alanda, konser, gösteri, kermes, bitpazarı, üretici pazarı gibi etkinliklerin düzenlenmesi için geçen eylül ayında Büyükşehir Belediyesi'nden talepte bulundu.
Konuyla ilgili projeyi de Bursaspor'un Mülk Değerlendirme ve Projelerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olan Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Ömer Faruk Şahin hazırladı ve geçen ay yapılan Büyükşehir Meclis toplantısında sunumunu da yaptı. Sunumun ardından meclis konunun hukuki ve imar mevzuatı ile ilgili konuları içermesi dolayısıyla komisyona havale etti.
Bugünkü toplantı öncesi Plan ve Bütçe- Hukuk-İmar ve Bayındırlık komisyonları müşterek rapor hazırlayarak meclise gönderdi.
Ortak raporda, kira yetkisi maddesinin sonuna 'Belediyenin etkinlik düzenlemediği tarihlerde kompleks kulüp tarafından gerekli izinler alınmak kaydı ile konser, gösteri, kermes, bitpazarı, üretici pazarı gibi etkinliklere konu edilebilecektir. Kompleksin kulüp tarafından kullanılması/kullandırılması halinde oluşacak tüm organizasyon masraflarına kulüp katlanmakla beraber, elde edilecek gelir de kulübe ait olacaktır' ibarelerinin eklenmesi istendiği hatırlatıldı.
Bu hatırlatmanın ardından komisyonlarca yapılan inceleme sonucu talebin uygun olmayacağı hükmüne varıldığı belirtildi.
Komisyon ret raporu verdi. Son karar tabii ki büyükşehir belediye meclisine ait olacak. Ancak, AK Partili üyelerin de komisyonda ret oyu verdiği düşünülürse çıkacak kararın da bu yönde olacağı kesin gibi görünüyor.
Ömer Faruk Şahin, daha önce yaptığı sunumda pazar projesinin bölgeye canlılık getireceğini ifade etmiş ve bu pazara Bursa'daki odalara kayıtlı esnafın gelebileceğini söylemişti.
Rapor komisyona gönderildiğinde de yazmıştım. Proje güzel gibi görünse de önümüzdeki yıl Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin hizmete girmesiyle buradaki trafik yükü katbekat artacak. Pazar ise buna tuz biber ekecek.

Aktuğ: Mudanya kazanacak

Yerel seçimlerde kıyasıya rekabetin yaşandığı yerlerin başında Mudanya geliyor. Bu, hem CHP hem de AK Parti için geçerli.
Mevcut başkan Hayri Türkyılmaz, 2014 yılında seçim propagandasına başlarken iki dönem için oy istediğini söyleyerek yola çıkmıştı. Daha sonraki açıklamalarında da göreve devam etmek istediğini kamuoyuna duyurmuştu.
Türkyılmaz'ın yanı sıra Mudanya'dan Erdal Aktuğ, Sami Kahveci, Şenol Seven ve Deniz Baykal da adaylık için başvurdu. Bu dört aday daha sonra bir araya gelerek, kim aday olarak belirlenirse belirlensin seçilecek olanı destekleme kararı almıştı. Daha sonra 4 aday adayı Ankara'ya giderek, genel başkan yardımcıları ardından da Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü.
Baia Hotel'de yapılan Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Erdal Aktuğ'a dört aday adayının birlikteliğini ve Kılıçdaroğlu ziyaretini sorduk.
Aktuğ, 20 yıldan beri elektrik mühendisleri Odası'ndan Çağdaş Eğitim Kooperatifi'ne, Atatürkçü Düşünce Derneği'ne son olarak da Büyükşehir Belediye Meclisi'nde CHP Grup Sözcülüğü'ne kadar birçok görevle Bursa kamuoyu tarafından tanınan bir isim.
Dört aday adayının bir araya gelmesinin Mudanya sevdası için 'Birliği güce dönüştürme' amacı taşıdığını anlatan Aktuğ, Kılıçdaroğlu'nun da bu birlikteliği 'Mudanya barış kenti. Yine Mudanya'dan güzel bir şey çıktı' sözleriyle takdir ettiğini söyledi.
Aktuğ, bu birliktelikte içlerinden birinin görevi aldıktan sonra diğerlerinin onun yanında başkan yardımcısı, meclis üyesi gibi talebi olmayacağının altını çizerek, 'Görüşmede bunları dile getirince Kılıçdaroğlu'nun danışmanına 'Bu Türkiye'de ilk kez oluyor değil mi? sorusunu yönelttiğini ve danışmanının da evet yanıtını verdiğini söyledi.
Mudanya'ya kim yakışıyorsa onun Ankara tarafından aday olarak belirleneceğini kaydeden Aktuğ, 'Kim gelirse gelsin sonuçta Mudanya kazanacak' dedi.

Yenişehir MNG'nin kargo üssü olacak

AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin'in Yenişehir Havalimanı'nın daha verimli kullanılması için geçtiğimiz hafta başlattığı 'Ben varım' kampanyasına ilgi giderek artıyor.
Dr. Esgin'in çağrısı üzerine yapılan toplantıya Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı ve Dış Ticaret Konseyi Başkanı Murat Bayizit de katıldı. Bayizit, MÜSİAD'da görev yaptığı günden beri Yenişehir'in canlanması için çaba harcayan bir işadamı.
Bu kampanyadan olumlu sonuçlar elde edileceğine inanan Bayizit, müjdeli bir haber de verdi.
MNG ile prensip anlaşması yapıldığını bildiren Bayizit, 'MNG Yenişehir Havalimanı'nı kargo üssü yapacak. İlk etapta birkaç uçak indirip duruma bakılacak. Eğer memnuniyet devam eder ve olumlu sonuç alınırsa kargo üssü haline getirilecek' dedi.
MNG'nin bu çalışmasıyla Yenişehir'in bir cazibe merkezi haline geleceğini ifade eden Bayizit, bunun yolcu uçakları seferlerinin artırılmasının önünü de açacağını sözlerine ekledi.

 

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Bariyerler kalkacak kararı talebi patlattı [25 Ekim 2018 ]

 Resmi adı Bursa Büyükşehir Belediyesi Stadyumu olan ancak taraftarların hâlâ 'Timsah Arena' olarak dillendirdiği stadın açılışının üzerinden neredeyse 3 yıl geçti.

Eksikliklerinin bir türlü tamamlanmaması nedeniyle sosyal medyada 'Bursalılar bitmeyen stat yapmışlar' sözleriyle zaman zaman alay konusu bile olan stadyumun ticari alanlarının kulübe gelir sağlamasının önündeki en büyük engel güvenlik amacıyla oluşturulan duvar ve bariyerlerdi.
Sorunun aşılması için vali ve emniyet müdürlüğünden yeşil ışık alan Bursaspor yönetimi de harekete geçerek geçen ay proje hazırlıklarına girişti. Bursaspor'un Mülk Değerlendirme ve Projelerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olan Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Ömer Faruk Şahin, projeyi hazırlayan Mimar Hasan Sözüneri'nden aldığı destekle çalışmayı tamamladı.
Projeyle bariyerler tıpkı Atatürk Stadyumu'nda olduğu gibi seyyar hale getirilecek ve bu sayede ticari alanların faaliyetleri de kolaylıkla yapılabilecek. Bursaspor Başkanı Ali Ay'ın Emniyet Müdürü Osman Ak'la görüşmesi sonucu bariyerlerin kaldırılacağının kamuoyuna duyurulması bile stadyumdaki 11 bin metrekarelik ticari alanlara olan talebi patlattı.
Bunun nedeni de stadyumun Bursa'nın en değerli yerlerinden birinde olmasından kaynaklanıyor. Önümüzdeki yıl Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin de açılmasıyla bu bölgenin cazibesi katbekat artacak. Ömer Faruk Şahin, halen ekspertizler tarafından değer biçme ve kira oranlarının belirlenmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirterek, 'Bariyerlerin kaldırılacağı haberi bile yetti. Şu anda kiraya bakmadan gelen oldukça yoğun talep var. Bir yıl sonra hastane açıldığında kimse yer bulamayacak. Stadyumun çevresi kafeteryalar, eczane ve medikal ürünlerin satış yeri olacak' dedi.
Bursaspor yönetimi proje hazırlarken stadyumun doğu tribünü girişi yani stadyuma bakan taraftaki alanı giysi ve aksesuarların satılacağı pazar haline getirmeyi de eklemişti. Her hafta salı günü açılacak pazar ile ilgili teklif geçtiğimiz gün Bursa Büyükşehir Meclisi'ne geldi. Muhalefetin karşı çıktığı teklif şimdilik komisyona havale edildi.
Ömer Faruk Şahin, pazar projesinin bölgeye canlılık getireceğini ifade ederek, 'Proje biraz aceleye geldi. Detaylandırıp önümüzdeki günlerde komisyona sunacağız. Bu pazara Bursa'daki odalara kayıtlı esnaf gelebilecek' diye konuştu.
Proje güzel gibi görünse de önümüzdeki günlerde bunun en büyük sakıncası zaten yoğun olan trafiği katbekat artıracak olması.
Bakalım meclis nasıl bir karar verecek?

Erken kalkan yol alır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında dün toplanan Parti Meclisi'nde, partinin ilk belediye başkan adayları belirlendi. 105 adaydan 6'sı Bursa ilçelerinden.
Aslında CHP'nin Gemlik adayı Mehmet Uğur Sertaslan ve Gürsu adayı Funda Türkcoş Pekiner, geçen nisan ayında Ankara'da grup toplantısında belediye başkan adayları olarak tanıtılmış ve ardından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmüştü. Yine de işin resmiyet kazanması için Parti Meclisi'nin kararı gerekiyordu.
Sertaslan, 'erken kalkan yol alır' misali bu süreyi iyi değerlendirdi. Nisan ayından beri Gemlik'le ilgili hem teknik hem de sosyal belediyecilik konusunda projeler hazırlayan Sertaslan, geçen eylül ayında da isim vermeden 'Gemlik'e uğurlu gelecek' afişleriyle propaganda çalışmalarına başlamıştı. Sertaslan önümüzdeki günlerde, ekiplerin aylardır üzerinde çalıştığı 30 yıllık Gemlik vizyonu projesiyle seçmenlerinin karşısına çıkacak.

AB ülkelerine neden süt ürünleri satamıyoruz?­­

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit, aynı zamanda BTSO Dış Ticaret Konseyi Başkanı. Hazır gıda ve tarım ürünleri ihracatı konusunda uzman olan Bayizit, dün İstanbul'da yapılan 2'nci Uluslararası Süt ve Hayvancılık Endüstrisi Konferansı'na katılarak, görüşlerini aktardı.
Bayizit'e göre, 21 milyon tonun üzerinde çiğ süt üreten Türkiye, Avrupa'da dördüncü sırada yer almasına rağmen hayvan başına verimlilikte hâlâ çok gerilerde. Bu sektörde ülkemizden yılda 380 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 80-90 milyon dolar ithalat gerçekleştiriliyor. Böylesine bir üretimde ihracat rakamları oldukça düşük. Bunun en büyük nedeni de mamul ürün çeşitliliği. Dünyada 3 bin çeşit peynir üretimi gerçekleş-tirilirken, Türkiye'de bu sayı henüz 192'de kalıyor.
AR- GE bu sektör için de büyük önem taşıyor. Türkiye ürün çeşitliliğini artırırsa ihracat katlanarak artar. Ancak diğer bir sorun da henüz AB ülkelerine süt ve süt ürünleri ihracatı yapılamıyor. İşin ilginç yanı sorun üstyapıdaki makine parkı ya da fabrikaların hijyen konusu da değil. Tamamen çiğ sütün toplanma ve üretim noktalarına getirilirken kalitede yaşanan sıkıntılar.
İzmir, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale havzası süt üretiminin kalbinin attığı yerler. Bayizit'e göre, bu sorunlar aşılıp ürün çeşitliliği geliştirilirse, önümüzdeki yıllarda tıpkı tekstil veya otomotiv gibi ihracattan büyük gelir elde edilebilir.

22 Mayıs 2021 Cumartesi

Bursalı üretici Bosna'da öğrenip dünyaya satacak [03 Ağustos 2018 ]

Dünya genelinde yenebilen 150 çeşit meyvenin 90'ı ticari olarak Türkiye'de yetişiyor. Bursa'da verimli toprakları iklimi sayesinde siyah incir, armut, kiraz ve şeftali üretimde söz sahibi kentlerden biri arasında yer alıyor.
Birçok meyve çeşidinde de dünyada lider ülke konumundayız. Ya üretiminde ya da ihracatında ilk sırada yer almaya devam ediyoruz. Bu kadar çeşidin yetişebildiği ülkemizde yeni arayışlar da sürüyor. Bunda doğal ve organik üretime dönüşün de büyük etkisi var.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticinin desteklenmesi amacıyla kurulan Tarım A.Ş., bir yandan çiftçinin üretimini desteklerken, diğer yandan yeni türler konusunda projeler geliştiriyor. Bu kapsamda başta Uludağ'ın eteklerindeki köylerde ahududunun yanı sıra yaban mersini gibi türlerin gelişmesi konusunda projeler geçtiğimiz yıllarda uygulanmaya başlandı.
Türkiye'nin ahududu ve böğürtlen üretiminin yüzde 96'sı Bursa'da gerçekleştiriliyor. Ancak, konu ihracata gelince karşımıza dünyanın istediği çeşit ve kalite sorunu ortaya çıkıyor.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit, sadece Bursa'dan değil dünyanın çeşitli ülkelerinden gıda ve özellikle meyve konusunda ihracat yapan şirkete sahip. Bayizit, üçüncü ülkelerden aldığı ürünleri de başka ülkelere ihraç ediyor. Geçen yıl Bosna Hersek'ten ahududu alarak Kanada'ya ihraç etmiş.
Bayizit, Bursa'daki üreticilerin ahududu /böğürtlen üretiminde dünya standartlarını yakalaması için Tarım A.Ş.'ye geçtiğimiz aylarda çiftçilerin eğitimi için teklif götürdü. Teklifin kabul edilmesi üzerine Bursa'nın Uludağ'ın eteklerindeki 8 köyündeki 8 üretici Bayizit ile birlikte bu hafta Bosna Hersek'e gitti.
Neden Bosna Hersek diye sorduğumuzda Murat Bayizit'in yanıtı hazır:
Bosna Hersek son 2-3 yılda ahududu üretimini yüzde 200- 250 oranında artırdı. Bunu yaparken bilimsel yöntemleri kullanıyorlar. Gerçi çok kısa zamanda hızlı bir artış olunca arz talep dengesi bozuldu ama dünya kalitesinde üretim gerçekleştiriliyor.

DÜNYA NEYİ İSTİYORSA ONUN PEŞİNDEYİZ
Murat Bayizit, Bursa'daki üreticileri Bosna'ya getirmelerinin temel amacının 'dünyada kabul gören ve tercih edilen çeşitleri nasıl üretiriz' olduğunun altını çizdi.
Gezinin ardından süreç ahududu çalıştayı ardından da fidan dağıtımı ile devam edecek. Bu çalışmalarla yıllık 4 bin ton olan üretimin ilk etapta 8-10 bine çıkarılması hedefleniyor.
Bayizit, MÜSİAD Bursa Şubesi Gıda ve Tarım Komisyonu başkanlığı döneminden beri Uludağ'da çilekten ahududuya kadar birçok ürünün dünya pazarlarına çıkarılması için çaba sarf ediyor. Bu tür çalışmalar hem bölgede yaşayan insanların gelirini artıracak hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacak.

SIRADA ANTİOKSİDAN DEPOSU ARONİA VAR
Tarımdaki ihracat artışında en önemli faktör katma değerli üretimden geçiyor. Ahududu/böğürtlen ve yaban mersini gibi ürünlerin yanı sıra son yılların en gözde meyvesi aronia.
Anavatanı Kuzey Amerika olan aronia meyvesinin Türkiye'deki deneme amaçlı üretim çalışmaları olumlu sonuç verdi. ABD ve Avrupa'da süper meyve olarak bilinen aronia'nın fidan üretimi de başladı. Bayizit'in verdiği bilgiye göre, başta kanserli hücreleri yok etmek olmak üzere insan sağlığına pek çok faydası bulunan aronia fidanının Bursa'daki üreticilere de dağıtılması planlanıyor.
Geçen yıl Almanya'nın Köln kentinde düzenlenen gıda fuarında, sektörün tamamen fonksiyonel gıdalar ile doğal ve organiğe dönüşü gözlemlemiştik. Dünya artık kaybettiği tatları bulma ve yeni tatlar peşinde. Her sektörde olduğu gibi gıda da yenilik getiremezseniz ihracat yapamazsınız. O yüzden Bursa'daki bu çalışmalar büyük önem taşıyor.

 

1 Mayıs 2021 Cumartesi

İnsanlık kaybettiği tatları arıyor[12 Ekim 2017]

Almanya'nın Köln kentinde düzenlenen Anuga Yiyecek ve İçecek Fuarı'na geleceğin yiyeceklerinin yanı sıra insanlığın kaybettikten sonra yeniden farkına vardığı tadlar damgasını vurdu. 107 ülkeden 7 bin 405 şirketin stantlı katılım sağladığı fuarda, Türkiye'den 298 firma boy gösterdi. Bursa'dan aralarında Uludağ İçecek, Marmarabirlik, Aroma, Kınık ve Kardelen gibi markaların da yer aldığı 15 firma stant açtı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Küresel Fuar Acentesi Projesi kapsamında gıda sektöründen 75 işadamı ve firma temsilcilerinin yer aldığı heyetin ilk günkü görüşmelerinin ardından Anuga Fuarı ziyareti başladı. Anuga, iki yılda bir düzenlenen dünyanın gıda vitrini.
Fuarı anlatmadan önce biraz kuruluşu hakkında bilgi vereyim asıl adı Koelnmesse olan Köln Fuar ve Sergi alanı, Almanya'nın en büyük fuar organizatörlerinden biri Fuar alanı ise 284 bin metrekare. Yılda yaklaşık 75 fuar ve 2 bin konferans düzenlenen Koelnmesse, her yıl yaklaşık 44 bin katılımcı ve 2,5 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.
Böylesini büyük bir alanda düzenlenen fuarı gezmeye üç gün yetmez. Çünkü 11 ana bölümün alt gruplarıyla birlikte 7 bin 405 stant. Günde yaklaşık 15 bin adım atarak, heyette gazeteci olarak yer alan ancak asıl mesleği gıda mühendisliği olan Zafer Akpınar ve BTSO Basın Bürosu görevlisi Yusuf Serkan Yılmaz ile birlikte elimizden geldiğince dolaşmaya çalıştık.

Doğal gıdaya dönüş

MUSİAD Bursa Şubesi Gıda ve Tarım Komisyonu Başkanı Murat Bayizit'in dediği gibi gelecek tamamen fonksiyonel gıdalara giderken, doğal ve organiğe dönüş yaşanıyor. İnsanlar kaybettikleri değerlerin 'tatların' lezzetlerin farkına vardı ve firmalar da gelen talebi karşılamak için üretim yelpazesini buna göre şekillendirmeye başladı. Hemen hemen tüm stantlarda bunun yansımasını görmek mümkün. İçinde yosun destekli ürünlerin bulunduğu içeceklerden gofrete benzeyen protein barlarına ve ambalajına kadar öze dönüş çabası gözleniyor.

Bizim cam ve teneke ambalajlarının yerini yeni yöntemler alıyor. Isıya dayanıklı ambalajlarla farklı ürünler oluşturulabiliyor.

Türk mutfağının zenginlikleri bu ambalajlama ile dünyaya yayılabilir. Yunanistan, bu konuda bizden bir adım önde. Sarmayı dolma ve baklavayı yeni ambalaj yöntemleri ile dünyaya sunmaya başlamışlar bile. Şimdi dönerin peşindeler.

Dünya bireyselleşmeye gidiyor

Hakim olduğumuz pazarları bazen kendi elimizle başka ülkelere kaptırıyoruz. Mesela dökme zeytinyağı ihracatı, bu sektörün kendi bacağına ateş etmesinden başka bir şey değil. İspanyollar, bizden aldıkları dökme zeytinyağını şık cam şişelerde dünya pazarına aldıkları fiyatın belki de on katı değerde satıyorlar.
Bursa heyetinde yer alan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, fuarın Bursalı firmalar açısından oldukça verimli geçtiğini vurgulayarak, dünyada gıda alanında da inovasyon odaklı çalışmaların olduğuna dikkat çekiyor. Onur, "Dünya artık bireyselleşmeye doğru gidiyor. Hazır yemeklere doğru yoğun bir ilgi var. Fuarda rakiplerimizin neler ürettiğini görme imkanı bulduk. Bu doğrultuda ürünlerimizi geliştirme fırsatını yakalıyoruz" diye konuşuyor.
Anuga Fuarı Heyet Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Burhan Sayılgan ise 'Bursa Food Point' kurumsal kimliğiyle çalışmalarını sürdüren Gıda UR-GE Projesi ve Küresel Fuar Acentesi'nin firmalarımıza katkısı tahminlerimizin ötesinde olduğuna dikkat çekiyor. Sayılgan, fuar ve ikili iş görüşmelerinde imza atılan sözleşmeler, firmalarımızın ihracata olan heyecanının da göstergesidir" ifadelerini kullanıyor.


BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, fuarda Uludağ İçecek'in standını ziyaret ederek Ömer Kızıl ile görüştü.


BTSO heyeti, Marmarabirlik standını ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa ile görüştü.

Hisset, kokla, istersen tadına bak...

Dünyanın en tatlı müzesi
Almanya'nın Köln kentindeki dünyanın en tatlı müzesi, kakao ve çikolatanın 5 bin yıllık geçmişine yolculuk yaptırıyor. 1993 yılında açılan ve yılda 600 kişinin ziyaret ettiği müzeyi gezenler sergilenen eserleri sadece görmekle kalmıyor, hissedebiliyor, koklayabiliyor ve hatta tadabiliyorlar.
Anuga Fuarı için gittiğimiz Köln'de Bursa heyetini resmi ziyaretlerin dışında 'Tatlı' bir sürpriz bekliyordu.
BTSO'nun hazırladığı fuar kılavuzunda gezilecek yerlerin ilk sırasına yerleştirilen çikolata müzesi, hem klasik anlamda bir müze hem de çikolata fabrikası. Böyle olunca da ziyaretçilerden müzeden unutulmaz anılarla ayrılıyor.
Müzede, çikolata üretim süreci, tropikal bölgelerdeki kakao hasadından tutun, özel olarak yapılan seri banttaki üretime kadar tüm detayları ile gözler önüne seriliyor. Müze bahçesine kurulan sera ortamının nemli havası da kakao ağaçları bile yer alıyor.
İkinci aşama ise çikolata 5 bin yıllık öyküsü. Mayalar ve Aztekler ise kakaoyu ilaç olarak ve karşılığında mal alınabilecek bir ödeme aracı olarak kullanıyorlarmış. Avrupa'da çikolata izine ilk olarak 1544'te rastlanmış. Önce İspanya, ardından Roma ve oradan Almanya ve tüm Avrupa'ya yayılmış önceleri aristokratların içeceği olan kakao son yüzyılda tüm insanların vazgeçemediği tatlar arasındaki yerini almış. Çikolata Müzesi'ni 31 Ekim 1993'te açan Kölnlü Imhoff-Stollwerck firması, 1839 yılından beri çikolata tarihinde önemli bir rol oynuyor.

ÇİKOLATANIN KALBİNE YOLCULUK
Müze içinde yapılan turun son noktasını, litrelerce sıvı çikolatanın aktığı "çikolata pınarı" oluşturuyor. Her ziyaretçiye, çikolataya batırılmış bir gofret veriliyor. Bireysel giriş ücreti 13,5 Euro, 15 ve üzerinde kişiden oluşan gruplar için kişi başı 10 Euro ücretin alındığı müze, 60 ila 90 dakika arasında gezilebiliyor.
Kakao tozu yapılan yaklaşık 500 yıllık ilkel ekipmanlar, Gana'da kakao taşımada kullanılan kayık, 200 yıllık kakao yağı üretilen pres, 100 yıllık çikolata ve şekerleme otomatları, içine sıcak çikolata konulan gümüş ve porselenden yapılmış 250 yıllık kap ve fincanların bulunduğu müzeye gelenler, kakao ve çikolatanın 5 bin yıllık geçmişine yolculuk yapıyor. Sütlü ile koyu çikolata arasındaki farkların anlatıldığı, çikolatanın üretiminin uygulamalı olarak aktarıldığı müzede, 150 yıllık çikolata kalıpları bile sergileniyor.

Ziyaretçilerle müzenin yakın temasının sağlandığı en güzel ortam ise üçüncü katta. Sıvı haldeki çikolatanın yapımını izlerken sipariş de verilebiliyor. Yalnız çikolatanın soğuması için 25 dakika beklemek zorunda kalıyorsunuz. Bu katta ayrıca çocuklar için özel bölüm bulunuyor. Burada çocuklara çikolata üretimi uygulamalı olarak anlatılıyor.

KAHVE MÜZESİ NEDEN OLMASIN?..
Müzeyi dolaştıktan sonra aklıma Avrupalıların kahve ile tanışması öyküsü geldi. 1683 yılında Viyana önlerine gelen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, şehri alacağından o kadar emindi ki, Viyana'yı aldıktan sonra şehirde yapacağı geçit törenini planlıyordu. Bu nedenle, bu büyük merasimde kullanılacak eşyaları Topkapı Sarayı'ndan çıkarttırmış ve yanına almıştı. Çekilme sırasında bu eşyalar Viyana önlerinde kaldı. Bu sırada ilginç bir olay yaşandı: Hazinelerin yanında çuvallar dolusu çekilmemiş kahve bulunmaktaydı. Kahve çekirdeklerini gören Avusturyalılar, gördükleri çekirdekleri başka bir şey zannederek, "Türkler meğerse keçi pisliği yerlermiş" dediler ve kahve çekirdeklerini imha etmeye çalıştırlar. Daha önce Osmanlı topraklarında yaşamış bir Viyanalının kahve çekirdeklerini fark etmesi ve Avusturyalılara tanelerin ne işe yaradığını anlatması sonucunda Avrupalılar kahveyle tanışmış oldular.
İşte bu öykünün yer aldığı kahvenin yolculuğunun anlatılacağı bir müze İstanbul'a yakışmaz mı? Hem üretim, hem kahve ikramı ve tıpkı çikolata müzesinde olduğu gibi alt katında da satış mağazası.
Sayıları her geçen gün artan kahve satışı yapan girişimcilere benden söylemesi...

 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...