GEMLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEMLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2021 Pazar

TOGG fabrikası ne zaman işçi alacak? [03 Şubat 2021 ]

Türkiye'nin 60 yıllık hayali olan yerli ve milli otomobili üretecek TOGG fabrikasında inşaat çalışmaları, pandemiye rağmen son hızla ilerliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 27 Aralık 2019'da yerli ve milli otomobili üretecek fabrikanın kurulacağı yer açıklandığında, 'Yerli milli ve Gemlikli' başlığını kullanmıştım. Sonra Gemlikli adı birçok yerde kullanılmaya başlandı.
Yine aynı isimle devam edeyim.
Türkiye'nin, 'Dünya liginde ben de varım' demesini sağlayacak, elektrikli olmasının ötesinde akıllı sisteme sahip, Gemliklinin üretileceği fabrika alanındaki zemin iyileştirme çalışmaları tamamlandıktan sonra aralık ayında Gemliklinin üretileceği tesisi hayata geçirecek olan şirket belirlendi.
Şantiyesini kurmaya başlayan şirket yaklaşık bir yılda üstyapı çalışmalarını tamamlayacak. Üretim ve montaj hatlarının kurulmasıyla Gemlikli 2022'nin son çeyreğinde banttan inecek.
Daha inşaat aşamasında 5 bin kişiye istihdam sağlayacağı belirtilen tesisin son durumunu süreci dün Sönmez Medya'yı ziyaret eden AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık anlattı.
Zemin hafriyat ve güçlendirme çalışmalarının bitmek üzere olduğunu ve şu anda zemin testlerinin devam ettiğini belirten Işık, ana yapı ve batarya fabrikasının aynı bölgede olacağını söyledi.

DSİ'nin taşkın ıslah çalışmalarını yaptığını ve bir köprü inşa edeceğini ifade eden Işık şöyle devam etti:
'Karayolları Engürücük Kavşağı'nı ve fabrikanın bulunduğu alana kadar duble yol yapacak. Ağır kamyonların ve fabrika malzemelerinin taşınması için bu şart. Karayolları da ihaleyi yaptı. İnşaat çalışmalarına yakında başlanacak.
Zafer Işık, TOGG'un inşaatın yanı sıra araç parçalarının temini için başta Bursa'dakiler olmak üzere birçok firma ile anlaşma yaptığını, AR-GE çalışmalarının da devam ettiğini ifade eden Işık, 'Araç daha üretime geçmeden her gün yeni gelişmelere göre kendini yeniliyor. Piyasaya çıkmadan yenilenen bir otomobil olacak' dedi.
Herkesin merakla beklediği konulardan biri de TOGG'un personel alımı. 2022 yılı sonunda aracın banttan indirilmesinin planlandığını kaydeden Işık, 2022 yılı başında, 2 binin üzerinde mavi yaka personel alınacağını söyledi.
Beyaz yakalı personelin bir kısmının alındığını ve çalışmalarını Gebze'de sürdürdüğünü de hatırlatan Işık, şöyle devam etti:
'Bursa'da otomotiv alanında ciddi bir insan kaynağı olduğu için sıkıntı çekilmeyeceğini düşünüyorum. Alınacak mavi yakaların hepsinin Gemlik'ten olması mümkün değil, Mudanya, Osmangazi ve Yıldırım'dan da personel alınacak. En az meslek lisesi veya yüksekokul mezunu mavi yaka personeli alınacak. Fabrika tamamlandığında 4 bin 300 personel çalışacak. Yan sanayilerle birlikte 20 bin kişiye istihdam sağlanacak. 100 bin kişi ekonomik olarak etkilenecek'

'LOJİSTİK LİSESİ, 'FEN'E DÖNÜŞSÜN'

Gemlik, yıllardan beri fen lisesini bekliyor. Geçtiğimiz yıllarda dönemin belediye başkanı Refik Yılmaz, ilçede lojistik ve fen lisesi yapılacağını açıklamıştı.
Liselerin son durumunu AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık'a sorduk.

Lojistik Lisesi'nin Yıldırım Holding tarafından yapılacağını ve şirketin üre tesisiyle birlikte temelinin atılmasının planlandığını ifade eden Işık, 'Bu ay temeli atılacaktı. Ancak mayıs ayına ertelendi. İkisini de aynı müteahhit yapacağı için eşzamanlı inşaat düşünülüyor' dedi.
Fen lisesini kendisinin de çok istediğini ifade eden Işık, bu konudaki düşüncesini ise şöyle anlattı:
'Herkeste fen lisesi beklentisi var. Benim aklımdaki düşünce lojistik lisesinin fen lisesine dönüştürülmesi. Çünkü kurulacak olan lisede sadece bir bölüm lojistiğe ayrılacak diğer bölümler meslek lisesi olacak. Bu konuyu ilgililerle görüşüp, fen lisesine dönüştürülmesi teklifini yapacağım'
Gemlik'in eğitimle ilgili diğer bir beklentisi ise öncelikli olarak üniversite kurulması. Aslında, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saim Kılavuz, düzenlediği ilk basın toplantısında Gemlik-Orhangazi-İznik'i kapsayacak bir tematik üniversite kurulması önerisini kamuoyuna açıklamıştı. Ancak daha sonra bu konuda herhangi bir gelişme olmadı. Zafer Işık, önceki rektörle ilgili yaptıkları görüşmede Gemlik'e bir veya iki fakülte, bir yüksek okul ve bir meslek yüksek okulu programı daha açmak istediklerini hatırlatarak, şunları söyledi:
'Rektör değişince konu kaldı. Yeni rektöre de durumu ilettik ancak mesafe kaydedemedik. Yeni üniversite konusuna ise YÖK, başarısız uygulamalar nedeniyle sıcak bakmıyor. Aslında Uludağ Üniversitesi o kadar büyüdü ki yeni bölümler kuracak imkan kalmadı'

GEMLİK'E GİRİŞ HÂLÂ BÜYÜK SORUN

Uzun yıllardan beri Gemlik'te oturduğum için ilçenin sorunlarını da yakından takip ediyorum. Gemlik ilçe merkezinin eskiden girişi Sunği ipek fabrikasının yanındaydı. Dörtyol olarak adlandırılan bölgede çok sayıda trafik kazası yaşandığı ve transit geçişleri engellediği için giriş kapatıldı. Terminalin yakınında kurulan üst geçitten Gemlik'e giriş sağlanıyor. Ancak burası artık araç sayısı yüzünden artan trafiği kaldırmıyor. Bir yandan Umurbey, diğer yandan yeni binalar ve adliye sarayının yapıldığı Hisartepe Mahallesi trafiği de eklendi. Zafer Işık da sıkıntının farkında, 5 yönden gelen trafik 200 metrekarelik alan içinde sıkışıyor. Durumu defalarca Karayolları Müdürlüğü'ne ileten Işık, Dörtyol'daki alan darlığı nedeniyle yeni proje yapılamayacağı yanıtını almış. Karayolları'na göre Gemlik'in girişi çevre yolundan sağlanmalı.
Ancak düşünülen ile uygulama maalesef birbirini tutmadığı için sıkıntı devam ediyor. Zafer Işık, Dörtyol Kavşağı'ndan yeniden giriş sağlanması için proje üzerinde çalışmalarının devam ettiğini de sözlerine ekledi.

GÖZLEM KULESİ'NDE KONUK: ŞEVKET ORHAN

Kent konseyleri, yerel demokrasinin ilk noktalarından biri. Burada kentlerin sorunları kurulan komisyonlarda ele alınarak, yerel yöneticilere aktarılıyor. Bursa Kent Konseyi başkanlığı görevini 16 aydan beri yürüten Şevket Orhan, hem siyaset hem de belediyecilik konusunda deneyimli bir isim. Üstelik milletvekilliği yaptığı için de Ankara'yı biliyor. Gözlem Kulesi'nin bu haftaki konuğu olan Şevket Orhan ile Kent Konseyi'nin yaptığı çalışmaları ve Orhan'ın göreve geldiği günden beri gündeme taşıdığı üstün zekalılar okulunu konuşacağız. Gözlem Kulesi, bu akşam 20.30'da ASTV'de...

 

24 Haziran 2021 Perşembe

Anadolu'nun kuraklıkla sınavı: Bursa için de tehlike kapıda... [25 Aralık 2020 ]

Eskilerin deyimiyle zemheri ayında, yanı karakıştayız ama hava sıcaklığına baktığınızda günlük güneşlik 16 derece. Yağmur olmadığı için barajlar ve sulama göletleri boşaldı. Sezona açmaya hazırlanan Uludağ'da pistler için kar makinaları çalıştırılmaya başlandı.

Uzmanlara göre son 30 yılın en kurak günlerini yaşıyoruz. Böyle giderse şehirlerde içme suyu sıkıntısı çekilecek. Daha kötüsü tarımsal üretimde rekolteler beklenenin çok altında gerçekleşecek.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programına konuk olan Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı ve Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu ile kuraklık ve bunun doğuracağı sıkıntıları konuştuk.

Bilim insanı olan Prof. Dr. Yaslıoğlu, programa ciddi hazırlanarak gelmişti. Barajların durumu, kuraklıkla ilgili öngörüleri anlattı.

Önce tespitle başlayayım:

Türkiye'nin 30 yıllık sonbahar yağış ortalaması 67,8 milimetre. Bu yıl gerçekleşen ise 34,7. Yani yüzde 49'luk azalma var. Bursa'nın da içinde yer aldığı Marmara bölgesi yağış ortalaması ise 190 mililitre, gerçekleşen ise 97 milimetre yani yüzde 50 azalma söz konusu.

Bursa'ya içme suyu sağlayan Doğancı barajında ise su seviyesi yüzde 32'ye düşmüş durumda. Bursa'nın bir sıkıntı yaşanması halinde alternatif su kaynağı olarak görülen İznik Gölü, susuzluk nedeniyle 100 metreye yakın çekildi.

Bu göstergeler kuraklığın işareti. Kuraklık da üçe ayrılıyor. Birincisi yağış miktarlarıyla ilgili olan meteorolojik kuraklık, ikincisi tarımsal, üçüncüsü de hidrolojik kuraklık. Üçünü birden yaşıyoruz.

Anadolu toprakları geçmişte kuraklıktan çok çekmiş. En kötüsü ise 1876'da hem salgın hastalık hem de kuraklığın bir arada görülünce 200 bine yakın insan yaşamı yitirmiş.

1928, 1973, 1989, 1999 ve 2008 yıllarında da kuraklık yaşamışız.

Prof. Dr. Yaslıoğlu'na göre, kuraklığı ortadan kaldırmak mümkün değil. Ancak, hızlandıran süreçleri önlemek mümkün. Tarımsal açıdan kuraklık daha büyük önem taşıyor. Türkiye'nin hububat ambarı olan bölgelerinde tohum ekildi ama yeşermesi için su bekliyor. Eğer böyle devam ederse rekoltelerde önemli ölçüde düşüş yaşanacak.

Gelecekle ilgili projeksiyonları da hatırlatan Prof. Dr. Yasloğlu, 'Bir senaryoya göre, yağış miktarlarında yıllık 100-115 milimetrelik azalma görülecek. En çok etkilenecek bölgeler ise Dicle ve Fırat havzası ile Akdeniz bölgesi'

Prof. Dr. Yaslıoğlu'nun getirdiği yağış haritalarında Bursa'nın da yavaş yavaş kahverengi ile işaretlenen bölgelere benzediği görülüyor.

Peki, ne yapılması gerekiyor?

'Bir damla suyun bile ziyan edilmeden kullanılması gerekiyor' diyen Prof. Dr. Yaslıoğlu, tasarrufun yanı sıra tarımda basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini söyledi.

Kuraklık listesine vicdani kuraklığı da ekleyen Prof. Dr. Yaslıoğlu, 'Vicdani kuraklık en az yağış kadar önemli. Çevreye karşı duyarsızlık, yeşil alanların ortadan kaldırılması vicdani kuraklığın en büyük göstergesi'

'TARIMDA YENİ STRATEJİLER GEREKİYOR'

Koronavirüs salgını tarım ve gıda üretiminin ne kadar stratejik olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Bir de buna kuraklık eklenince yurt dışından temel ürünleri ithal etmek de zorlaşacakRusya'nın buğdaya getirdiği sınırlama ve ek vergi bunun göstergesi. Ülkeler kendilerini güvence altına almak istiyor.

Türkiye'de çiftçinin ektiği ürünün karşılığını alamaması yüzünden tarımdan kaçmaya başladığına işaret eden Prof. Dr. Yaslıoğlu, şöyle devam etti:

'Ekim alanları azaldı. Üreten çiftçi ise perişan. Geçtiğimiz gün patates üreticileri Kayseri'de gösteri yaptı. Bin liraya mal ettikleri patatesi 600 liraya satacak müşteri bulamıyorlar. Yaz aylarında soğan aynı durumdaydı. Üretene hak ettiği getiriyi sağlamazsak üretim devam etmez. Bakanlığın destekleri arttırması, üretim planlaması yapması gerekiyor'

İşin özeti: Geçtiğimiz günlerde de yazmıştım. Koranvirüs gelip geçecek ama kuraklık ve susuzluk daha uzun yıllar uğraşacağımız bir gündem olmaya devam edecek.

SERTASLAN: GEMLİK BÜTÇESİNİ ALIN KAPANMADA KULLANIN!

Koranavirüs salgını, birbirinden değerli dostlar ve arkadaşlarımızı bir bir aramızdan aldı ve almaya devam ediyor.

Gemlik Belediyesi de bu kayıpları en ağır biçimde yaşadı. Geçtiğimiz günlerde Kurşunlu'da uzun süre başkanlık yapan Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Bayram Demir de koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.

Önceki gün toplanan Gemlik Belediye Meclisi'nde Bayram Demir bir kez daha anılırken, Belediye Başkanı Uğur Sertaslan'dan ilginç bir çıkış geldi.

Tam kapanmanın pek çok bilim insanının ortak kanaati olduğunu ifade eden Sertaslan, tam kapanmanın mevcut ekonomik durumdan ötürü yapılamadığını söyledi ve ilginç teklifini şu sözlerle dile getirdi:

'Bu işin mali tarafı var. Bu mali tarafına göğüs gerebilme kuvvetimiz yok diye tam kapanma yapılamıyor, yapılsın. Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na gerçekleştirdiğimiz çevrimiçi toplantıda ifade ettim. Buradan açık çağrı yapıyorum. Belediyelerin mecburi harcamaların dışında olan bütçeleri tam kapanma bütçesi olarak kullanılsın, ben razıyımBu sene hiç kaldırım yapmayayım, hiç yatırım yapmayayım ve hiç para harcamayayım. Bu bütçeyi benden alsınlar kullansınlar. Başta türlü mümkün değil, başka biri bu hastalık yüzünden bizlerden ayrılmasın.'

Bakalım Sertaslan'ın teklifi nasıl bir karşılık bulacak. 

22 Haziran 2021 Salı

Doğu Akdeniz'deki kriz ve Türkiye'nin kararlılık testi[ 09 Eylül 2020 ]

Son birkaç aydır koronavirüs ile yatıp, Doğu Akdeniz'deki gelişmelerle kalkıyoruz.

Televizyonlarda uluslar arası hukuk ve askeri uzmanlar saatler boyunca anlatıyor. Lozan'dan başlayıp, Montro'ye oradan 12 Adalar konusuna giriliyor. Sanırım seyirciye en çok heyecan veren Yunanistan ile Türkiye arasındaki askeri güç kıyaslaması ve buradaki zengin doğalgaz ve petrol yataklarıyla ilgili bölümler.

Biri hava, diğeri deniz kuvvetlerinden iki emekli generalin anlattıklarına bakılırsa sabahın ilk ışıklarında harekat başlayacak zannedersiniz. Enerji uzmanları ise tam bu noktada moral veriyor. Bu yataklar ülke ekonomisini uçurur...

Neyse ki aklıselim hukuk ve diplomasi uzmanları var.

Geçtiğimiz günlerde bir değerlendirmede okumuştum:

Biz gazeteciler, elbette hukukçu, siyaset bilimci değiliz. Ancak hukukçuların hukuk fakültelerinde eğitim görmeyenlere basit bir tavsiyesi vardır: Hukuk bilmiyorsanız, en mantıklı yolu seçin.

Doğu Akdeniz'e bu bakış açısı ile baktığınızda Türkiye'nin nasıl kuşatıldığını görüyorsunuz. İstenilen anakarasına hapsedilmiş bir Türkiye. Oysa gücün değil hukukun egemen olduğu bir ortamda bu kaynaklardan yararlanmak Türkiye'nin de en doğal hakkı ve bunun için mücadele veriliyor.

***

Yukarıda bahsettiğim aklıselim uluslar arası ilişkiler uzmanlarından biri de Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Pirinççi. Son gelişmeleri ve işin sonunun nereye varacağını Prof. Dr. Pirinççi'ye sordum. O da yanıtladı.

Sorunun kolay kolay çözülemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Pirinççi'ye göre, Türkiye ve Yunanistan'ın alanları birebir çakışıyor. Yunanistan da bu desteği aldığı sürece geri adım atmayacak. Kaldı ki geri adım atarsa Ege Denizi emsal teşkil edecek, Güney Kıbrıs Rum kesimi ile bağlantısı kesilecek.

Yunanistan'ın cesaretli tavrının nedeni ise Fransa ve AB desteği. Geçmişteki Türk-Yunan krizlerinde AB hiç bu kadar net olarak devreye girmiyor, iki taraf için de yatıştırıcı politika izliyordu. Bunun nedeni ise işin ucunda enerji olması. Bir de İslamafobi ve Türkiye karşıtlığı üzerinden politika yapılıyor.

AB TÜRKİYE'Yİ SİYASETEN CAYDIRABİLİR Mİ?

Prof. Dr. Pirinççi'ye göre, caydıramaz. Çünkü geçtiğimiz yıllardaki kadar AB'nin Türkiye üzerinde etkisi yok. Eskiye nazaran askeri açıdan çok daha güçlüyüz. Özgüvenimiz yüksek ve haklıyız.

Fransa'nın birkaç sahada yenilgisinin acısını çıkarmaya çalıştığına da işaret eden Prof. Dr. Pirinççi, şöyle devam etti:

'Fransa tabiri caizse Doğu Akdeniz'i intikam ve rövanş olarak görüyor. Suriye ve Libya'da etkisini kaybetti. Şimdi Doğu Akdeniz, Lübnan ve Irak'ta karşımıza çıkıyor. Bunu sadece Yunanistan ile Türkiye arasında görmeyin. Doğu Akdeniz jeopolitiği orta doğudaki güç mücadelesinin yansıması. Türkiye için kararlılık testi olacak. Macron, gidebileceği yere kadar götürecek. Ama günün sonunda askeri çatışmaya girerler mi? Gireceklerini hiç sanmıyorum. Çünkü bunun maliyeti çok yüksek'

Peki, düğüm nasıl çözülecek?

'Düğüm çözülmez ama biraz gevşetilebilir. O da diplomatik görüşmelerle gerçekleşir. Türkiye en başından beri bunu destekliyor. Doğu Akdeniz'de çok ciddi rezervler var. Araştırmalar yeni yeni yapılıyor. 1,7 milyar varil petrol, 3,5 trilyon metreküp doğalgaz. Bunlar bir sahada çıkan araştırmadan elde edilen miktarlar. Daha zengin rezervler var'

HAMSİ VE PALAMUDA DOYACAĞIZ

Geçen hafta av yasağının sona ermesiyle 'Vira Bismillah' diyerek denize açılan balıkçıların yüzü gülüyor.

Sezon açılışlarında son durumu öğrenmek için Bandırma ve Gemlik'teki balıkçılarla görüşürüm. Bu sezon umutlar biraz yüksek. Geçen yıl palamut yiyememiştik. İlk işaretler bu yıl palamudun bol olacağı şeklinde. İlk gün, içinde 17 kilo balık bulunan bir kasa hamsi 700 liraya alıcı bulmuştu. Bu günlerde hamsi de bollaşınca kasası 300 liraya kadar geriledi.

Fiyatlara gelince; ilk gün tezgahta kilosu 40 lira olan hamsi 20 liraya kadar geriledi. Bu mevsimin en lezzetli balığı olan sardalya ise 20 lira. Henüz küçük olsa da palamutlar 15-20 lira arasında satılıyor. İstavrit az olduğu için kilosu henüz 30 liradan aşağıya düşmedi.

HIZLI TREN GEMLİK'E GELECEK...

Başlıktaki cümle, AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık'ın sosyal medya paylaşımından. Son günlerde hızlı tren hattıyla ilgili bir takım olumsuz açıklamalar ve çalışmaları gölgeleyecek nitelikte yorumlar yapıldığını ifade eden Işık, TCDD Genel Müdürü Ali İhsan Uygun ve Alt Yapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmeleri aktararak, açıklamasında şunları söyledi:

'Bursa-Bandırma ve Osmaneli Hızlı Tren Pattı projesine bölgenin önemli limanlarından olan Gemlik için yük taşınmasına imkan sağlayacak yaklaşık 22 kilometre uzunluğunda saatte 16 kilometre hızında çift hatlı, elektrikli, sinyalli demiryolu yapımı dahil edilerek planlandı'

Işık'ın açıklamasını okurken, Gemlik'te yaşayan ve yıllardan beri Bursa'ya gidip gelen biri olarak aklıma geldi. Planlanan trenin Gemlik kent merkezine uzaklığı yaklaşık 5-6 kilometre. Keşke bu hat düşünülürken bununla entegre Gemlik ile Bursa'yı birbirine bağlayacak ve yolcu taşıyacak bir sistem de planlansa....

GÖZLEM KULESİ'NİN KONUĞU ÇAVUŞOĞLU

ASTV'de yayınlanan hazırlayıp sunduğum Gözlem Kulesi'nin bu haftaki konuğu eski başbakan yardımcılarından ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu olacak.

Gündem yoğun. Doğu Akdeniz'den Türkiye'deki siyasi gelişmelere ve en önemlisi Çavuşoğlu'nun bizzat takipçisi olduğu Bursa yatırımlarına kadar bir çok konuğu ele alacağız.

Gözlem Kulesi, bu akşam saat 20.30'da ASTV'de... 

21 Haziran 2021 Pazartesi

Dalga değil, davul zurna çalarak tsunami geliyor [06 Ağustos 2020]

 Koronavirüs salgınının ilk aylarında belki de Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu'nun uyarılarıyla alınan tedbirler sayesinde dünyada örnek gösterilen ülkelerden biri olmuştuk.

Ne olduysa yeni normale dönüşle başladı.
Yeni normali, sanki salgın bitmiş gibi algıladık.
Kurban Bayramı tatili ve sonrasındaki kendi gözlemlerimle başlayayım...
Kumla, Kurşunlu ve Mudanya sahilleri ikinci günden itibaren iğne atsan yere düşmez misali insan yoğunluğuna sahne oldu. Bir ara otobüs duraklarının önünden geçtim. Tıpkı İstanbul'daki Ada vapuruna akın edenlerden farksızdı.
Toplu taşım araçları resmen balık istifi...
Özel araçlardakilere sanki virüs bulaşmıyor havalarında olanları da unutmamak lazım. Küçücük bir otomobilde 7-8 kişi. Maskeleri ise ya çene altında ya da kollardaki yeni aksesuar halini almış. Sahilde ve yollarda da aksesuar yer değiştirmiyor.
Restoran ve kafelerde ilk günlerdeki ciddi tedbirler yerini rahatlığa bırakmış. Masalar arası mesafe, servisler konusundaki titizlik unutulmuş. Servis yapan garsonlar bile sadece masanıza gelince lütfedip maskeyi takıyor. Bazıları ise hiç umursamaz vaziyette.
AVM'lerin girişlerindeki kontrollerde sadece maske takılıyor. Maskeyi tak, ateşini ölçtür gir içeri, sonra maske yine çene altı veya kolda...
Oysa virüs, en küçük bir ihmali bile fırsata çeviriyor. Dün uluslararası haber ajanslarının yaptığı değerlendirmeye göre, dünyadaki vaka sayısı 18 milyonu, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 704 bine ulaştı. Salgın başladığından beri dünyada her 15 saniyede bir kişi koronavirüs nedeniyle yaşamını yitiriyor.

Ülkemizde mayıs ayı sonu itibarıyla binin altına inen günlük vaka sayıları tırmanışa geçti. Uzmanların değerlendirmelerine göre, bu vurdumduymazlık ve tedbirsizlik devam ederse ikinci dalga bir yana tsunami, davul zurna çalarak gelecek.
Hastanelerin normale dönmeye başlayan düzeni salgın günlerine dönüyor. Korona için yeni servisler açılmaya başlandığı haberleri geliyor.
İşin farkında olan yetkililer de yeni tedbir ve yasaklar için hazırlık yapıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun dün Twitter üzerinden yaptığı, 'Tüm Türkiye'de salgın ile ilgili bugüne kadar yaptığımız en yoğun denetimi gerçekleştireceğiz' açıklaması bunun ilk sinyali. Ardından bilim kurulunun tedbirleri gelirse şaşırmayın.
Havalar ağustosun 15'iyle birlikte serinleyecek ama koronavirüs nedeniyle sıcak günler bizim için devam edecek.

GEMLİK'TE 100 YILLIK TOHUMLAR GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

Bursa'da bu konudaki ilk çalışmalar Mustafa Bozbey döneminde Nilüfer Belediyesi'nde başlamıştı. Turgay Erdem, başkan seçildikten sonra günümüzün moda deyimiyle bu işi bir level daha atlayarak, 2020'yi tarım yılı ilan etti. 200'e yakın yerli tohumun bulunduğu kütüphanenin yanı sıra, yerli buğdaydan yakında ekmek üretimine bile başlanacak.


Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertarslan da tıpkı Nilüfer Belediyesi gibi yerli tohum konusunda çalışma başlattı. Adliye köyünde bulunan belediyeye ait tarlaya 100 yıllık ata tohumlarından elde edilen fideler ekildi. Hiçbir tarım ilacı ve kimyasal gübre kullanılmadan yapılan ekimden yakında 4 bin kilogram domates mahsulü bekleniyor. Ürünler alındıktan sonra kurutularak yeniden elde edilecek tohumlar önümüzdeki yıl fide haline getirildikten sonra Gemlik'teki köylere ücretsiz olarak dağıtılacak.

DÜNYA BEYRUT'A AĞLIYOR

Son 50 yıldan beri Beyrut denilince akla çatışma, bomba, iç savaş ve ölümler geliyor. En son meydana gelen ve 113 kişinin yaşamını yitirdiği 4 bin kişinin de yaralandığı patlama görüntüleri insanın içini acıtacak türden...
Şair Ahmet Arif'in dediği gibi;
' Nerede bir can ölse, oralı olur yüreğim. Olmalı zaten. Olmazsa insan olmaz yüreğim' dizelerinde olduğu gibi içim sızladı.

Oysa Lübnan ve özellikle Beyrut, çok uzun yıllar bir masal kentiydi. Çeşitli dinler ve uluslardan insanların bir arada barış içinde yaşadığı bu kentte yaşananlar tüm dünyayı etkiledi.
Beyrut doğumlu Amin Maalouf'un son kitabı Uygarlıkların Batışı'nda, , başta Beyrut olmak üzere Orta Doğu'daki savaşların dünyayı nasıl değiştirdiğini anlatır. Burada başlayan savaş ve hoşgörüsüzlük adeta tüm dünyanın çivisini yerinden çıkarır.
Maalouf,' buradaki hoşgörü ve barış sürseydi, dünya bambaşka bir hale gelebilirdi' tespitini düşünürken, ajanslardan gelen patlama fotoğrafları ve açılan çukura bir kez daha baktım.
Nedeni ne olursa olsun bu patlama ve açılan çukur, insanlığın fay hatlarına bir darbe daha vurdu...

17 Haziran 2021 Perşembe

Milli savunma sanayi ve tam bağımsız Türkiye[ 03 Mart 2020 ]

Türkiye'nin kendi çıkarları ve ulusal güvenliği adına bağımsız adımlar attığı dönemlerde neler yaşandığını görüyoruz.
Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD'nin silah ambargosu dönemi işin kırılma noktalarından biriydi. Daha sonra terör örgütünün 1984'te başlattığı eylemlere karşı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonel gücünü dış bağımlılığın nasıl etkilendiğini Güneydoğu'da görev yaptığım yıllarda gördüm.
Bir yandan terör örgütlerine destek çıkan batı, diğer yandan mücadele için her türlü silah ve teçhizatın pazarlamasını yapıyordu. 'Sınırdan ge-çişlerin önlenmesi için size termal kamera lazım, birliklerin intikali ve alan güvenliği için en iyi helikopter bizde' bunlar sadece birkaçı. Aklınıza gelen tüm teçhizatları satmak için ABD ve Avrupa ülkelerinden şirketler Güneydoğu'ya adeta kamp kurmuştu.

Bir gün ABD'li Skorsky, ertesi hafta Alman Bolkow, bir ay sonra Fransız Puma test uçuşları ve tanıtım için geliyordu. Ruslar da o günlerde sıraya girmişti.
Ha bu arada. İşlerine gelmeyen gelişmelerde verdikleri teçhizat kullanıldığında ise nota verip ambargo tehditleri savuruyorlardı. Hiç unutmam Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinden sonra Doğu Alman askerlerinden kalan değişik görünümlü miğferler TSK'ya verilmişti. Sonra Güneydoğu'da kullanılıyor diye ihtar göndermişlerdi.
Tüm bu süreçlerden geçen Türkiye, kendi çıkarları için her adım attığında karşılaştığı zorluklara göğüs gererken, çok önemli bir hamle de gerçekleştirdi. Yerli ve milli savunma sanayinde son 10 yılda önemli gelişmeler katedildi.
Suriye rejim güçlerinin hain saldırısı sonrası gerçekleştirilen harekatta yerli ve milli savunma sanayinin geldiği nokta İHA ve SİHA'ların başarısıyla bir kez daha gözler önüne serildi.
ABD'li milyarder girişimci Elon Musk, F-35'ler yerine kendi önerdiği insansız araç projesini önerdiği gün Türkiye, sürü drone'lar kullanarak, Suriye rejim güçlerini bozguna uğratıyordu. Hem de Musk'ın anlattığı sistemle...

AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanvekili olduğu için konuyu yakından takip edenlerden biri.
Geçtiğimiz aylarda çektirdiği insansız hava aracı ANKA ile fotoğrafını sosyal medyadan paylaşan Refik Özen'e göre, savunma sanayinin tarih yazdığı bu günlerde yüzde 75 yerlilik oranına ulaşıldı. Türkiye bunu daha ileriye götürmek zorunda. Tam bağımsız Türkiye'nin yolu buradan geçiyor.
Bu konudaki gelişmeleri sayılarla da ifade eden Özen'in verdiği bilgiye göre, 2002'de 5 milyar dolar bütçeli savunma sanayi projeleri yürütülürken bugün 60 milyar dolarlık proje hacmine ulaşıldı. 2002'de bir milyar dolar olan ciro rakamı bugün 8,76 milyar dolar ve 2002'de 248 milyon dolar ihracat miktarı 2,5 milyar dolara ulaştı.
Yerli ve milli savunma sanayide insansız hava araçlarının yanı sıra Altay tankı, Piri Reis denizaltısı Atak helikopteri Gökbey, Kirpi, Hürkuş, Hürjet, MPT 76 piyade tüfeği projeleri de başarıyla yürütülüyor.
Savunma sanayinde Bursa'nın rolü de büyük. Otomotiv ve metal sanayindeki Bursa deneyimi yeni projelerle savunma sanayine aktarılıyor. Bursa'dan Ermaksan'ın lazer teknolojisindeki başarısı savunma sanayine güç katan projelerden sadece bir tanesi.

MEHMETÇİĞE BURSA DESTEĞİ

Bursa'da faaliyet gösteren 90'a yakın iş dünyası ve sivil toplum kuruluşu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin İdlib'te yürüttüğü 'Bahar Kalkanı Harekatı'na tam destek verdi.
Ellerinde Türk bayraklarıyla salonu dolduran iş dünyası ve STK temsilcileri adına hazırlanan ortak bildiriyi okuyan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 'Bursa iş dünyası olarak devletimizin ve kahraman ordumuzun yanındayız. Alınacak her kararın, atılacak her adımın arkasındayız' mesajını verdi.

Burkay'ın mesajında da yerli ve milli savunma sanayi vurgusu vardı. Güçlü bir savunma sanayinin bağımsızlığın garantilerinden biri olduğu hatırlatmasını yapan Burkay, milli savunma sanayine ilişkin başlatılan güçlü atılımın stratejik öneminin bugün bir kez daha ortaya çıktığını ifade etti.
Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı'nda olduğu gibi Bahar Kalkanı harekatının da yerli ve milli silahlarla gerçekleştirildiğine vurgu yapan Burkay, Bursa'nın tüm imkanlarıyla savunma sanayinin gücüne güç katma azim ve kararlılığında çalıştığını sözlerine ekledi.

GEMLİK BELEDİYE BAŞKANINI İSYAN ETTİREN KİRLİLİK

45 yıl önce Gemlik'e geldiğimiz yıllarda Karsak Deresi pırıl akardı. Tatlı suyla denizin birleştiği nokta adeta bereket kaynağıydı. Belki inanmazsınız ama şimdilerde Karacabey longozuna giden yılan balıkları tam bu birleşme noktasına yavrulamak için gelirdi.
Orhangazi'den itibaren Karsak Deresi kıyısına sanayi tesislerinin kurulmasıyla kirlilik başladı. Buna Gemlik'teki evsel atıklar da karışınca Karsak Deresi bataklığa dönüştü. Kirlilik nedeniyle dere her hafta başka bir renge büründü.

Önceki gece Karsak deresi süt renginde akınca durumu gören Gemlikliler dereye fotoğraflayarak Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan'a gönderdi. Başkan hemen ekiplerini seferber edip kirlilik kaynağını araştırmak isterken, sosyal medyadan da tepkisini gösterdi.
Beyaz akan dere fotoğrafını, 'Karsak Deresi'ni bu hale getiren şeref yoksunu seni elbet bulacağım. Biraz cesaretin varsa ben yaptım de, de ki canına okuyayım!' diyen Sertaslan, daha sonra ekiplerin kontrolünün sonucunu da yine sosyal medyadan paylaştı.
Ekiplerin araştırmalarında bir sonuca ulaşamadığını kaydeden Sertaslan, 'Şu an her şey normal belli ki herkes uyurken ayakta kalmış bu vicdansızlar. Ama elbet bulacağım ve hesabını soracağım' mesajını gönderdi.
Görüştüğümüz Sertaslan, kirlilik kaynağını bulmakta oldukça kararlı. Gerekirse helikopter tutup, inceleme yaptırmayı bile düşünüyor.

 

13 Haziran 2021 Pazar

Yaşadığın şehrin bir günlük turisti olur musun? [07 Kasım 2019 ]

 TÜRSAB Güney Marmara Temsil Kurulu Başkanı Murat Saraçoğlu, yeni dönemle ilgili yol haritasını açıklarken, bir projeye takılıp kaldım. Uzun süredir aklımda olan bu konuyu ayırıp yazmak istedim.

Projenin özeti şu: 'Herkes kendi şehrinin bir günlük turisti olsun' sloganıyla şehir içi turizm turları başlatılarak farkındalık artırılacak.

Şimdi bu soruyu kendimize soralım; en son Bursa'nın tarihi bölgelerini ne zaman gezdiniz? Ya da hiç Bursa'nın Topkapısı olarak nitelendirilen Muradiye Külliyesi'ne hiç gittiniz mi?
Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri, Emirsultan, Pirinç ve Koza hanları, Yıldırım Beyazıt külliyesi, İznik'teki Roma tiyatrosu, sualtındaki bazilika, Tirilye'deki Taşmektep, Mustafakemalpaşa'daki Suuçtu, Karacabey longozu, Uluabat Gölü, Aktopraklık, Mudanya Myrleia'yı da sorularıma ekleyebilirim.

Bunların yanı sıra sadece ve sadece Bursa'ya özgü damak çatlatan cinsten yiyecekleri meşhur oldukları noktalarda tattınız mı? Abdal fırında tahanlı pide, Kayhan'da pideli köfte, Tuzpazarındaki Kardeşler salonunda cantık, esnaf lokantasında süt helvası yediniz mi? Ya da Yıldırım'da paçacı Hüsnü'yü bilir misiniz?

Oysa ister turla gidin isterseniz bireysel. Turist olarak gittiğiniz herhangi bir kentte bir elinizde cep telefonuyla o müze senin bu müze benim gezip, yerel lezzetlerin tadına bakarken bir yandan da sosyal medyada paylaşırsınız.
Geçtiğimiz yıllarda sanırım büyükşehir belediyesi yaptığı bir araştırmada Marmara Denizi'ne 135 kilometreye yakın kıyısı bulunan Bursa'da denizi görmeyenler olduğunu tespit edince başta öğrenciler olmak üzere mahalleler için kıyı bölgelerine turlar düzenlemişti.O yüzden TÜRSAB'ın bu projesinin bir an önce hayata geçirilip, yerel yönetimler tarafından da desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu konuda belediyeler arasında da işbirliği yapılabilir. Gemlik, Mudanya, Orhangazi'den gelenleri Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım belediyeleri, deniz kıyısındaki bu ilçelere gidecekleri de o belediyeler ağırlayabilir.
Yaşadığımız kentin yabancısı olmamak için bir günlük turist olmakta fayda var.

'KOMÜNİST BAŞKAN' GEMLİK'E GELİYOR

Türkiye hatta yapılan haberlerle dünya, Fatih Mehmet Maçoğlu'nu Ovacık'taki farklı çalışmalarıyla 'Komünist Başkan' olarak tanımıştı. Kurduğu Ovacık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi sayesinde üretilen doğal ve organik ürünler aracısız tüketicilere satılırken, elde edilen gelir ise üniversite öğrencilere burs olarak dağıtılıyordu.

Maçoğlu, Ovacık'tan sonra Tunceli Belediye Başkanı seçildi ama doğal ve organik ürünler konusundaki çalışmalar hız kesmedi. Ovacık doğal markası ile satılan ürünler arasında Ovacık ve Hozat'ta üretilen organik fasulye ve nohut, Pülümür tuzu, Çemişgezek yöresine özgü olan Ulukale dutu, Pülümür ve Ovacık bölgesinde üretilen organik bal yer alıyor. Bu ürünlere artan talepler üzerine geçtiğimiz aylarda Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Antalya'da satış ofisleri açıldı. Bu ofislerden biri de 9 Kasım Cumartesi günü saat 16.00'da Gemlik'te açılacak. Gemlik Dereboyu'nda Taşköprü yakınındaki ofisin açılışına Maçoğlu da katılacak.

CUMHURBAŞKANI İLE TBMM'DE BULUŞTULAR

TBMM'nin en hareketli saatleri salı günleri yaşanır. Çünkü grup toplantıları dolayısıyla liderler Meclis'te olur. Geçen salı günü Bursa'dan giden gruplar, grup toplantısı öncesi vekilleri ziyaret ettiler.

AK Parti Bursa milletvekilleri Dr. Mustafa Esgin, Zafer Işık, Ahmet Kılıç ve Muhammet Müfit Aydın'ı odalarında ziyaret eden AK Parti Yıldırım İlçe Gençlik Kolları, AK Parti Gemlik teşkilatı ve Yenişehir Çiçeközü Mahallesi'nden gelen gruplar, vekillere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme dileklerini ilettiler.

Dr. Esgin de, konuyu ilgililere aktararak, Bursa'dan giden grupların Meclis önünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile buluşmasını sağladı. Cumhurbaşkanı'yla fotoğraf çektirip ayaküstü de olsa sohbet imkanı bulan gruplar Bursa'ya neşeli döndüler.

12 Haziran 2021 Cumartesi

Sertaslan'ın odasındaki Atatürk köşesinin sırrı [07 Eylül 2019]

İslam'ın iç veya mistik yüzü olarak tarif edilen tasavvuf, kalp temizliğini, güzel ahlakı ve ruh olgunluğunu konu alır. Bazen bir kelime ve harfe dahi çok özel anlamlar yüklenir.
Geçtiğimiz günlerde Sönmez Medya olarak ziyaret ettiğimiz 31 Mart'ta CHP'den Belediye Başkanı olarak seçilen Mehmet Uğur Sertaslan'ın odasının duvarında yer alan Atatürk Köşesi dikkatimizi çekti.
En üstte Türk bayrağı onun hemen ortasında Atatürk portresi, portrenin sağında Arap harfi elif, solunda ise vav'ın yer aldığı köşenin sırrını Sertaslan'a sorduk. Tasavvuf konusuna ilgi duyduğunu ifade ederek söze başlayan Sertaslan, köşenin nasıl oluştuğunu anlattı.
Ahşap yakma tekniği ile yapılan Atatürk portresini kampanya döneminde Kars, Ardahan, Iğdır Derneği'nin gecesindeki açık arttırmada satın alan Sertaslan göreve başlar başlamaz masasının karşısındaki duvara astı.
Tebrik ziyaretleri başlayınca MHP İlçe Başkanlığı Türk Bayrağı armağan edince bunu da portrenin üzerine yerleştiren Sertaslan, Saadet Partisi Gemlik İlçe teşkilatının ziyaretiyle de kafasındaki projeyi gerçekleştirdi.
Saadet Partililer kendilerinden istenen ahşap yakma tekniğiyle yapılan elif ve vav harflerini gönderince Sertaslan'ın kafasındaki kompozisyon tamamlandı.

Sertaslan, kompozisyonun ne anlama geldiğini ise şu sözlerle anlattı:
'Tasavvufta elif, haksızlık karşısında dimdik olmayı tasvir eder. Vav da anne karnında hak karşısında eğilmeyi anlatır. Bu iki mana Mustafa Kemal Atatürk'te vücut bulur'
Sertaslan'ın duvarını süsleyen kompozisyon aslında Türkiye mozaiği. En üstte birleştirici unsur ayyıldızlı bayrak, İslam'a tasavvuf bakışı ve bağımsızlığımızı sağlayan Mustafa Kemal Atatürk'ün aydınlattığı geleceğimiz.

STRATEJİK PLAN 19 EYLÜL'DE BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ'NDE

Bursa Büyükşehir Belediyesi 2020-2024 Stratejik Planı hazırlıkları son aşamaya geldi.
Başkan Alinur Aktaş, temmuz ayında 17 ilçesindeki 1058 mahalle muhtarıyla yaptığı toplantıda startı verilen plandan beklentiler, Bursa Büyükşehir Belediyesi Strateji Şubesi hazırladığı ve duyurusunu internet üzerinden yaptığı anketle Bursalılara soruldu. Ankete 10 günde 6 bine yakın Bursalı yanıt verdi.

26 Ağustos'tan itibaren de Ulaşım, İmar ve Şehircilik, Altyapı Hizmetleri, Yeşil Alan ve Çevre, Kültür ve Sanat, Şehir ve Toplum Düzeni, Belediye Temel Değerleri ana başlıklarıyla 4 günde 7 çalıştay düzenlendi.
Ortak akıl ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla belirlenmesi istenen stratejik plan taslağı sivil toplum kuruluşları, akademik ve meslek odaları, ilçe belediyeleri, üniversiteler ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı toplantılarda masaya yatırılarak görüşler alındı.
Katılımcıların öneri ve görüşleri doğrultusunda revize edilecek stratejik plan 19 Eylül'de Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine gelecek.
Meclise gelmeden önce Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş tarafından kamuoyuna açıklanması beklenen plan, 2020 tarihi itibari ile yürürlüğe girecek.

GEMLİK'TE GEÇEN ZEYTİN DEDE MASALI

İletişim Fakültesi mezunu Mustafa Emre Özgen'i, Basın İlan Kurumu tarafından düzenlenen kurs programında tanımıştım. İlgili okuyan ve sorgulayan bir yapıya sahipti. Bir süre gazetecilik yapan Özgen, daha sonra Mehmet Uğur Sertaslan'ın kampanya ekibinde yer aldı.
Seçimlerden sonra Gemlik Belediyesi Basın Bürosu'nda göreve başlayan Özgen'in yazarlık yeteneğinin de olduğu Zeytin Festivali etkinliklerinde ortaya çıktı.
Genç kalem Özgen'in yazdığı Gemlik'te geçen bir hikayenin anlatıldığı 'Zeytin Dede Masalı' adlı kitap belediye tarafından bastırılarak, festivaldeki etkinliklere katılan çocuklara dağıtıldı.
Çocuklara dostluğu, kardeşliği, dayanışmayı, birlik ve beraberlik ile doğayı korumanın önemini anlatmak için kitabı yazdığını söyleyen Özgen'i kutluyoruz...

 

Bu ülkede 4 şey olmayacaksın; çocuk, kadın, ağaç ve sokak hayvanı... [24 Ağustos 2019 ]

Başlıkta yer alan sözler büyük yazar Yaşar Kemal'e ait.
Son günlerde yaşadığımız olaylara bakınca ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. Yurdun dört bir yanında ormanlarımız yanıyor. Altın için binlerce ağaç kesiliyor... O yüzden ağaç olmak zor bu ülkede...
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun tespitlerine göre, 2019 yılının 7 ayında 275 kadın öldürüldü... Tecavüz, taciz, ayrımcılık ise cabası... O yüzden kadın olmak zor bu ülkede...
Çocuklarımızın da kadınlardan farkı yok... Onlarda her türlü istismara maruz kalmanın yanı sıra eğitime ve iyi bir geleceğe ulaşma şansları her geçen gün azalıyor. O yüzden çocuk olmak zor bu ülkede....
Sokakta can dostlarımız ise belki de en şanssız olanları, işkence, eziyet, barınaklarda ölüme terk edilme... Bir kap ve mamayı bile çok görüyoruz onlara. O yüzden sokak hayvanı olmak zor bu ülkede...

Kırıkkale'de eski eşi Fedai Baran tarafından bıçaklanan Emine Bulut'un, hastanede hayatını kaybetmeden önce olay yerinde çekilen son görüntüsü Türkiye'yi ayağa kaldırdı.
Sosyal mecralardan tepki paylaşımlarının sayısı milyonları aştı, politikacısından sanatçısına herkes tepkilerini dile getirdi.
Paylaşımları okurken, görüntüleri izlememek için uzun süre tereddüt ettim ama sonunda dayanamayıp açtım.
Tarif edilemez bir acı...
İşin özetini bir kullanıcının yazdıklarıyla en güzel şekilde anlatı- yordu:
İnsanlık, 'anne lütfen ölme sözüyle can çekişti'. Ben ölmek istemiyorum' sözüyle öldü.
Gerçekten artık yeter...
Toplum nasıl böyle bir hale geldi?
Hiçbir neden kadına şiddet için gerekçe olamaz...
Bana göre, bu toplumsal travma en az Suriye ve Doğu Akdeniz kadar önemli. Nasıl ki ülkenin birliği için topyekûn hareket edilmesi isteniyorsa kadına şiddet konusunda da TBMM acil toplanıp, tüm partiler çözüm yolu bulmak için strateji geliştirmeli ve ortak kararlar almalı. Bu sorunu ancak birlikte çözebiliriz...
Yarın, çok geç olabilir...

VEKİL DE İSYAN ETTİ: YAZIKLAR OLSUN BİZE...

Bu aslında tesadüf değil, yaşadığı kenti bilen ve onun için bir şeyler yapmak isteyenlerin senkronize düşünmesinden başka bir şey değil.
Önceki gün , 'Bursa'nın bir Acun'u yok mu?' başlıklı yazıyı kaleme aldıktan yaklaşık 6 saat sonra sosyal medyada AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen'in '3 milyonluk şehirde daha 100 bin mesaja bile ulaşamadıysak yazıklar olsun bize' yazısını okudum.

O da, Bursa'nın sevdası ve simgesi Bursaspor'a desteğe ilgisiz kalınmasına içerlemiş ve gecenin ilerleyen saatlerinde düşüncelerini sosyal medyadan paylaşmış.
Kampanyada ulaşılan son rakamı söyleyeyim; her biri 16 liralık 24 bin SMS, banka hesabına yatırılan bağış ise 26 bin lira.
Vekili de isyan ettiren bu rakam gerçekten Bursa'ya yakışmıyor...

FESTİVAL, GEMLİK ŞARKISIYLA GELDİ

Geçtiğimiz günlerde Gemlik Kent Konseyi Başkanlığı'na seçilen gazeteci arkadaşımız Gürhan Çetinkaya, Sönmez Medya'yı ziyaret etti.
Sebebi ziyareti; 30 Ağustos'ta yapılacak Gemlik Zeytin Festivali'ne davet. Daha önce eylül ayında yapılan festival bu yıl bir hafta erkene alındı. Programı ise oldukça zengin. Kent Konseyi, Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası ile Gemlik Borsası'nın düzenlediği festivale ilçede faaliyet gösteren birçok firma da sponsor olarak destek veriyor.


30 Ağustos'ta Resul Dindar'ın zafer, 31 Ağustos'ta Ece Seçkin gençlik, Dünya Barış Günü olan 1 Eylül'de ise Ziynet Sali Barış konseri için Gemlik 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda sahne alacak. Uluslararası nitelikli festivalde konserlerin yanı sıra Gemlik zeytininin tanıtımına yönelik etkinlikler de yer alıyor.


Festivalin bu yılki sürprizi ise 'Gemlik'e gideceğim' şarkısı oldu. Festivalin ve Gemlik'in tanıtımında kullanılacak şarkının söz ve müziği Bülent Cedik'e ait. Ferhat Kahraman'ın söylediği şarkının klibi sosyal medyadan yayınlanınca şimdiden büyük ilgi gördü. 

10 Haziran 2021 Perşembe

İmamoğlu'nun seçim otobüsünde Bozbey özçekimi [16 Haziran 2019 ]

Türkiye siyasetinin nabzı artık İstanbul'da atıyor. Sadece İstanbul değil, Türkiye nefesini tutmuş 23 Haziran'da sandıktan çıkacak sonucu beklerken, hem AK Parti hem de CHP seçimi kazanmak için tüm imkanlarını seferber etmiş durumda.
İktidar ve muhalefet kanadının milletvekilleri bayram sonrası adeta İstanbul'da kamp kurdu. CHP'li vekillerin ardından Ekrem İmamoğlu'na Bursa'dan bir destek de 20 yıl Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra Büyükşehir adayı olan Mustafa Bozbey'den geldi.


İmamoğlu'nun önceki gün Bosna Sancak Derneği'nden başlayan programına eşlik eden Bozbey, daha sonra Bayrampaşa ve Gaziosmanpaşa'da düzenlenen mitinglere katıldı. İmamoğlu ile birlikte seçim otobüsünün üzerine çıkan Bozbey de ilgi gördü.
Başkanlığı döneminde ve seçim kampanyasında çektiği selfie'lerle (özçekim) tanınan Bozbey, seçim otobüsünde çektiği sefie'yi sosyal medyadan 'İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'nun başladığı hizmetlerini devam ettirmeye az kaldı. #HerSeyCokGuzelOlacak' yazısıyla paylaştı.
Bursa'ya dönen Bozbey'e İstanbul izlenimlerini sorduk. O da yanıtladı.
İmamoğlu'na AK Parti'nin güçlü olduğu Bayrampaşa ve Gaziosmanpaşa'da büyük ilgi olduğunu söyleyen Bozbey'e göre, İstanbul'da çok farklı bir rüzgar esiyor. İnsanlar, İmamoğlu'nu görmek için otobüsün arkasından yüzlerce metre koşuyor. Gittiği her yerde büyük ilgi var. Toplumun her kesiminden İmamoğlu'na verilen destek 23 Haziran'da sandıktan farklı bir sonuç çıkaracak.
Bozbey'in Nilüfer'deki başkanlığı döneminde Balkan ülkeleriyle yakın temasları vardı. Bosna'nın Zavidovici Belediyesi de Nilüfer'in kardeş kentleri arasındaydı. Zavidovici'deki okul ve spor salonlarının bakım onarımları da Nilüfer Belediyesi tarafından yapılmıştı.
Dernekte tanınan ve ilgi gören Bozbey, İmamoğlu'nun da dernekteki görüşmelerinde seçimlerden sonra ilk yurtdışı ziyaretini Balkan ülkelerine yapacağı sözünü verdiğini söyledi.

GEMLİK MAGNETİNİ ARIYOR

Yurtiçinde veya yurt- dışında tatile gittiğinizde alışveriş listesinin birinci sırasında o ülkeyi veya kenti simgeleyen magnetler yer alır. Çoğunlukla buzdolaplarını süsleyen magnetler hem ucuz hem de her baktığınızda size o yerle ilgili anılarınızı hatırlatır.
Göreve başladıktan sonra Gemlik'in alameti farikası olan Orhan Veli'nin dizelerinin yer aldığı tabelayı ilçe girişine yeniden koyduran Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan bu kez magnetlerde yer alacak simge veya fotoğraf için kolları sıvadı.


Orhan Veli tabelası için sosyal medyadan vatandaşların görüşünü alan Sertaslan, magnet simgesi için de aynı yöntemi izliyor. 'Gemlik magnetini arıyor' başlığıyla duyurulan proje ile ilçenin sembollerini içeren tasarımların magnet@gemlik.bel.tr adresine gönderilmesi istendi.
1 Temmuz'a kadar yapılacak başvuruların ardından seçici kurul gönderilen tasarımları inceleyerek karar verecek.

KARAGÖZ EFSANESİNE DOĞUM GÜNÜ

Geleneksel gölge oyunumuz Karagöz'ün en yaşlı ustası Hayali Şinasi Çelikkol, geçen hafta 72'nci yaşanı Eski Aynalı Çarşı'da dost ve arkadaşlarıyla kutladı.
1947 Bursa doğumlu olan Çelikkol, Uluslar- arası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği (UNIMA) Bursa Şubesi'nin başkanlığını da yürütüyor.


Bursa'da 1978-1993 yılları arasında 14 yıl futbol antrenörlüğü de yapan Çelikkol'un gölge oyunlarına ilgisi babasının etkisiyle Bursa ve çevresine ait özgün etnografya örnekleri toplamasıyla başladı. Daha sonra Karagöz üzerine yoğunlaşan Çelikkol, 1994 yılında Karagöz ustalarından Hadi Poyrazoğlu'nun elinden ahi geleneklerine uygun olarak peştamal kuşandı.
Günümüzde müze lisansı alınan Karagöz Sanat Evi'nin Bursa'ya kazandırılmasında, önemli rol oynayan ve Kapalıçarşı'da yürüttüğü ticari faaliyeti yanı sıra Karagöz sanatının yaygınlaştırılması için yoğun faaliyet gösteren Şinasi Çelikkol bireyleri ile birlikte kurduğu Bursa Karagöz Tiyatrosu Topluluğu gerek yurtiçi gerekse yurtdışında gösterilerini sürdürüyor.

Büyük ustaya uzun ömürler diliyoruz.. 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...