sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2021 Salı

Başkan, parayı toprağa gömdü; Bursa beklediği meydana kavuşuyor [24 Nisan 2021 ]

Başkan, parayı toprağa gömdü; Bursa beklediği meydana kavuşuyor

Yerel yönetimlerde için en zorlu ve en çok finansman gerektiren projeler altyapı yatırımlarıdır.

Milyonlarca para harcanır ama ortada bir şey görünmediği için bu tür yatırımlar pek cazip gelmez belediye başkanlarına. Çünkü bir sonraki seçimde görünen dikkat çeken yatırımlara ihtiyaç vardır.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'ı Sönmez Medya Genel Müdürü Burak Özgün, Bursa Hakimiyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürleri Kemal Göz ile Ali Kemal Aksakal, AS TV Televizyon Müdürü Ersin Yıldıran, AS TV Program Müdürü Sevda Kurul, Sönmez Medya Reklam Yönetmeni Dilek Hemşeri ile birlikte ziyaretimiz öncesi Osmangazi Meydanı inşaatına baktım.

24 metre yerin altına beklide binlerce metreküp beton dökülmüş, yeraltından 4 kat yükselmişti. Üzeri kapanınca hiçbir şey görülmeyecekti.

Makam odasına girince de 'Başkan, parayı toprağa gömmüşsünüz' diyerek, sohbete başladık.

Uzun yıllar çalıştığım gazete ve ajansların büroları, Santral Garaj bölgesinde olduğu için süreci yakından takip etme imkanı bulmuştum.

Santral Garajın yerine Kent Meydanı AVM yapıldıktan sonra belediye hizmet binası ile arada kalan bölge çöküntü alanı olarak kalmıştı. Başkan Dündar, ilk belediye başkanı seçildikten sonra neredeyse iki dönemini bu bölgenin kamulaştırılmasına harcadı. Esnaf eylem yaptı, itirazlar yükseldi ama yılmadı. 160 milyon lira kamulaştırma çalışmalarına harcandıktan sonra üçüncü döneminde meydanın temel inşaatı başladı.

Proje, tüm sivil toplum örgütlerinden akademik odalara, anket yapılarak yoldan geçen vatandaşlara soruldu. Ticari alan düşünülmediği için ödül alan projeden bile vazgeçildi.

İnşaatı da zorlu bir süreç. Toprak üstünde yaptığında temel atıldıktan sonra katların birer ikişer çıkışını görürsünüz. Oysa yer altı öyle mi?

621 tane beton fore kazık çakıldıktan sonra temel atılabildi. İnşaat şu anda 24 metre yükselerek, bölgenin zemin koduna ulaştı.

Görüşmemizde Başkan Dündar, zorlu süreci özetledikten sonra 200 milyon lira harcanacak inşaatın bir buçuk yıl sonra tamamlanacağını söyledi.

İnşaata bakarken Kent Meydanı ile inşaat arasında kalan bölüm dikkatimizi çekmişti. Başkan Dündar'a cami ve yanındaki sırada yer alan binalara ne zaman sıra geleceğini sorduk. O da anlattı:

'Birinci etapta 2bin araçlık otopark, nikah dairesi yer alacak. Üstü de meydan olacak. İkinci etap ise Ankara yolu altı ile bu bölgeyi birleştirecek. Yolun üstünden yaya bağlantısı sağlanacak. Cami yukarıda yeniden inşa edilecek. İkinci etap hazırlıkları devam ediyor. Bölüm tamamlandıktan sonra hemen başlanacak'

Osmangazi Meydanı tamamlandığında kentin bu bölgesine ve özellikle de trafik yoğunluğuna çözüm sağlayacak. Şehrin değişik bölgelerinden merkeze otobüs veya Bursaray ile gelenler araçlarını burada park ettikten sonra ister yaya ister raylı sistemle Hanlar Bölgesi'ne çıkabilecek. Ayrıca Bursa'da belki de ilk kez otobüsler için bir otopark olacak.

Dündar, başkanlıktaki üçüncü dönemini ustalık olarak nitelendiriyor. İkinci döneminde Bursa'ya damga vuran Fetih 1326 Panorama Müzesi'ni kazandırmıştı. Üçüncü dönemin sonunda da çok uzun yıllar Bursa'nın konuşacağı bir meydana kavuşturacak.

KRİPTO PARALAN VE NASRETTİN HOCA FIKRASI...

Geçmiş yıllarda ve banker skandalları, tosuncukları gördüğümüz için kripto paralarla ilgili sarsıcı bir gelişme bekliyordum ama bu kadar erken değil. Çünkü son aylarda çevremdeki gençlerin, ellerindeki telefona kurdukları uygulamalardan kripto paralarla alım satım yaptıklarına tanık oluyordum.

Tıpkı bahisteki takımlar gibi... İsimler sayarak şundan yüzde 30 kazandım, bundan yüzde 50. 5 bin liram 12 bine çıktı. Hatta bankadan faizler yüksek olmasına rağmen tüketici kredisi çekip bu işe yatıranlar bile vardı.

Kripto parada güzel günler şimdi sona erdi. Bu işi bilenler yine kazanıyor ama olaya bahis ve iddia gibi bakan küçük yatırımcılar, bu tür konularda çok kullanılan 'keriz silkeleme' pozisyonundalar. Ellerindeki mevcut para bile yarı yarıya azaldı.

Yurt dışına kaçan şu gencin uygulamasından oynayanların ise parasının tamamı gitti.

Sosyal medyadaki yorumlardan en çok dikkatimi ise TÜRSAB'ta Sayman Üye olarak Bursa'yı temsil eden Hasan Eker'in yazısı çekti. Tam da duruma uygun bir Nasrettin Hoca fıkrası.

Aynen paylaşayım:

Nasreddin Hoca, komşusundan bir kazan ister. İşini bitirince kazanın içine küçük bir tencere koyup geri iade eder. Kazan sahibi tencereyi görünce: Bu nedir? diye sorar. Hoca'nın yanıtı gecikmez. Müjde kazanın doğurdu. Bu haber tabii ki komşunun hoşuna gider. Tencereyi alır.

Hoca bir süre sonra komşusundan kazanı ister ama bu kez iade etmez. Kazanın gelmediğini gören komşu hocanın kapısını çalar. Hoca, üzüntülü bir şekilde kazan sizlere ömür yanıtını verir.

Komşu hayretler içindedir. Aman hoca kazan hiç ölür mü? Hocanın yanıtı ise hazırdır. Kazanın doğurduğuna inanırsın da öldüğüne neden inanmazsın...

Kazanınca güzel de kaybedince zor...Kıssadan hisse....

SOSYAL MEDYA SEN NELERE KADİRSİN...

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı pandemi nedeniyle yine evlerimizde kutlamak zorunda kaldık.

Hadi bizler alıştık ama Mustafa Kemal Atatürk'ün bayramı armağan ettiği çocuklar ise mahzun...

Neşe içinde şiir okumak, kutlamalara katılmak bayraklarla yürümek yok. Evlerinin önünden belediyelerin konvoyu geçenler biraz daha şanslı.

Bayramı evde kutlamak zorunda kalan anaokulu öğrencisi minik Hayrulnisa, biraz daha şanssız olanlardandı. Çünkü bayrağı yoktu. Annesinden istedi. Sokağa çıkma yasağında bayrak bulmak zordu. Ağladı ve annesinin güçlükle uyuttuktan sonra sosyal medyadan durumu anlatan mesaj gönderdi. Sahurda atılan mesaja Bursa Büyükşehir Belediyesi sosyal medya ekipleri yanıt verdi, ardından 153 Beyaz masa ekipleri devreye girdi. Bayrak ve çanta, dün sabah 10.00'da zabıta ekiplerince Hayrulnisa'nın Yavuzselim Mahallesi'ndeki evine teslim edildi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Halka İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Bayhan söyledi. Sadece Hayrulnisa'ya değil, gelen talepler üzerine 3 aileye daha eve bayrak teslimi yapılmış..

Koronasız günlerde gönlümüzce coşkuyla dolu nice bayramlar kutlamak dileğiyle...

 

26 Haziran 2021 Cumartesi

Çip takmadık ama dijital medya bağımlısı olduk [24 Ocak 2021]

Koronavirüs pandemisi başladığından beri iki tartışma öne çıkıyor. Birincisi virüsün laboratuarda üretilerek insanlığın başına bela edildiği, ikincisi de bununla bağlantılı aslında; aşıyla birlikte insanlara çip takılacağı iddiası.

Bilim insanları her platformda Covid-19'un yapay olmadığını savunsa da hala beynimizin bir yerinde bu şüphe devam ediyor. Çip iddialarının dayandırıldığı Bill Gates, aşı olsa da aynı şekilde özellikle Biontech'in ürettiği Mrna sentezli aşı konusunda hala tartışmalar var.

Bütün bu tartışmalar bir yana, yine pandemiyle birlikte dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı öngörüsü vardı.

Türkiye için söylüyorum; aradan geçen bir yıla yakın sürede geriye dönüp baktığımızda değişimleri görüyoruz.

Maske ve hijyen konusunda hiç olmadığımız kadar özenli hale geldik. Alışveriş alışkanlıklarımız değişti. Firmalar da ayak uydurmaya başladılar.

Ve en önemlisi çip takmadık ama dijital medya bağımlısı haline geldik.

Bu sonucu nereden çıkardım derseniz; anlatayım:

Pandemi döneminde sadece Türkiye'de 10 milyondan fazla yeni sosyal medya hesabı açıldı. Türk kullanıcı sayısını Instagram 6 milyon, Snapchat 2 milyon, Twitter 1,6 milyon, Linkedin de 1,1 milyon artırdı. Bu artışlar bizi Avrupa ülkeleri arasında ilk sıralara taşıdı.

Bilgileri Londra merkezli sosyal medya kuruluşu We Are Social'den açıklamasından aldım. Kuruluşun Ocak-Eylül 2020 dönemi araştırmasına göre, Türkiye'de en fazla kullanıcısı olan sosyal medya mecrası Instagram, 6 milyon artışla 44 milyona çıktı. Türkiye, ABD'nin lider olduğu Instagram dünya sıralamasında altıncı, Avrupa'da da Rusya'nın ardından ikinci sırada yer alıyor.

Instagram'ın ardından Türkler en fazla ilgiyi Facebook'a gösteriyor. Son dönemde gençler tarafından çok fazla tercih edilmediğinden birçok ülkede üye kaybı yaşayan Facebook, Türkiye'de üye sayısını korudu. Türkiye, 2020'nin ilk 9 ayında değişmeyen 37 milyon Facebook kullanıcısı ile dünya sıralamasında 13'üncü, Avrupa'da ise İngiltere'nin ardından ikinci sırada bulunuyor. Facebook dünya sıralamasında lider Hindistan.

2020'nin ilk üççeyreğinde Twitter kullanıcısı Türklerin sayısı da 1 milyon 650 bin artarak 13 milyon 450 bine çıktı. ABD'nin lider olduğu dünya sıralamasında Türkiye 6'ncı sırada yer alıyor. Avrupa sıralamasında ise İngiltere'nin ardından ikinci sırayı Türkiye alıyor.

Snapchat, pandemi döneminde 2 milyon yeni kullanıcı kazanarak Türkiye'de Linkedin'i geçti. Türkiye, 9,7 milyona ulaşan üyesiyle dünya Snapchat sıralamasında onuncu sırada yer aldı. Dünya listesinde lider ABD. Avrupa'da ise Türkiye'nin önünde Fransa, İngiltere ve Almanya bulunuyor.

Araştırmaya göre, 2020'nin ilk 9 aylık sürecinde dünyadaki toplam sosyal medya kullanıcısı sayısı 453 milyon artarak 4,14 milyara ulaştı. Bu dönemde sosyal medya kullanıcı sayısı ilk kez dünya nüfusunun yarısını geçerek yüzde 53'e çıktı. Youtube ve Whatsapp'ın kullanıcı sayısı 2'şer milyar, Messenger'ın 1,3 milyar, Tiktok kullanıcısı da 689 milyon oldu.

SOSYAL MEDYA E-TİCARETİ TETİKLİYOR

Sosyal medya kullanıcı sayısının artması e-ticareti de tetikliyor. E-ticaret yapan firmaların hedef kitleye ulaşma yolu sosyal medya paylaşımlarına reklam girmeleriyle gerçekleştiriliyor. İlgi alanlarınız kolaylıkla belirlenerek, ürünlerde hedef kitleye girdiğiniz anda reklam bombardımanı artıyor. Ayrıca, gençler arasında oldukça yaygın olan ve influencer olarak adlandırılan etkin pazarlama yöntemi de geliyor.

Bilmeyenler için açıklayayım: sosyal etkiye sahip olan internet ünlülerinin onaylarını veya ürün yerleşimlerini içeren pazarlama türü olan bu yöntem ülkemizde son aylarda oldukça yaygın hale geldi.

Dünyada zaten pazarlama bu yöntem üzerine kurulu. Örneğin Joe Biden'in yemin törenine katılan başkan adaylarından Sanders'ın eldivenleri ve kabanı bir anda satış rekorları kırdı.

Araştırmaya dönersek e-ticarette dünya ortalaması yüzde 74, Türkiye'de ise 2019 yılı sonunda yüzde 60 olan bu oran yüzde 71'e yükseldi.

'SÖZ UÇAR YAZI KALIR'; BRAVO SELAHATTİN...

Bizim mahalleden sevindirici bir haber vereyim sizlere...

Meslekte 30 yılını dolduran ve bunun 25 kusur yılını da köşe yazarı olarak geçiren Selahattin Adıgüzelleri Bursa basınını takip edenler bilir.

Kent ve dünya gündemini mizahi pencereden yorumlayan arkadaşım-dostum Selahattin'in hayata dair yazıları ise kimi zaman gözyaşları dökmenize neden olur.

Selahattin'in diğer bir özelliği ise gazete arşivleri arasında sararıp solmasına gönlünün razı olmadığı ve güncelliğini yitirmeyen yazılarını belirli aralıklarla kitaba dönüştürmesi.

Daha önce, 'Bursa'nın Ufak Tefek Aşkları' ve 'Yazmışım Anısını Ben Bu Medyanın' adlı kitapları yayınlayan Selahattin, geçtiğimiz günlerde üçüncü kitabı olan 'Ne yazayım abime'yi 'Aşım geldi' müjdesiyle duyurdu.

Önsözünü okuduğum kitaptan keyif alacağımdan eminim. Burada yazdıkları da altı çizilmesi gereken türden:

'Dijital çağın en güzel yanı habere bilgiye bir tıkla anında ulaşıyorsunuz fakat aynı hızla tüketiyorsunuz. Balıktan öne bayatlıyor artık yazılanlar ve elinde akıllı cep telefonu olan herkes gönüllü gazeteci yazar yorumcu. Söz uçar yazı kalır sözünün anlamı ve önemi o yüzden günümüzde daha çok önem kazanıyor'

Darısı benim gibi bu konuda üşengeç olan meslektaşım Adnan Baştopçu'nun başına... Tabi benim de...

Bu arada şu hatırlatmayı yapmakta da fayda var. Mesela dünyada edebiyatçı bile kabul edilmeyen olan Dan Bronwn henüz kibanı yazmadan yayınevi, istikbalde yazacağıkitap için yazara 5 milyon dolarlık çek gönderiyor.

Biz de ise kitap yazdıktan sora basılması için yayın evlerini kapı kapı dolaşıyoruz. Tipik örnek Nobel de almış Orhan Pamuk...

Pamuk, Yunus Nadi ödülü almış ilk romanı basacak yayınevini gazete ilanı ile aramıştı. Ben ve Adnan kitap yazsak cebimizden 3-5 bin lirayı yayınevine vereceğiz. Bastıkları kitapları da eşe dosta dağıtmaktan başka çaremiz olmayacak.

Türkiye, kitap yazarak geçinilecek bir ülke değil... 

24 Haziran 2021 Perşembe

Bu kırmızı Türkiye'ye hiç yakışmıyor [14 Kasım 2020]

Sosyal medya sanki hastalık ve cenaze ilanları bültenine döndü.

Hastalıkla mücadele edenler, yenik düşenleri gördüğümüz paylaşım sayıları bile koronavirüsün üzerimize nasıl bir kabus gibi çöktüğünün göstergesi.

Geçmiş olsun veya başsağlığı dilekleri için açtığımız her telefon içimizi acıtıyor. Telefonun diğer ucunda kısık bir sesle verilen yanıtların dinlerken acaba sıra bana gelecek mi endişesiyle dinleniyor.

Tüm Türkiye'de maalesef genel durum bu...

Sağlık Bakanlığı'nın Hayat Eve Sığar uygulamasındaki risk haritalarına baktığımızda kırmızı olmayan bölge kalmadı gibi.

Ayyıldızlı bayrağımızın renginden olsa gerek Türkiye kırmızıyı çok seviyor. Ancak koronavirüs salgını haritalarında pandeminin yayılmasını gösteren kırmızı renkli haritalar Türkiye'ye hiç yakışmıyor.

Bursa Tabip Odası Başkanı Alpaslan Türkkan, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında artık çemberin içinde olduğumuz vurgusunu yapmıştı. Dün son durumu öğrenmek ve sahadan gelen bilgileri sormak için aradığımda karamsar bir tablo çizdi.

Bursa'daki hastanelerde yer yok. Yatak doluluk oranı yüzde 75 denilse de bu pek inandırıcı gelmiyor. Türkkan'ın sahadan aldığı bilgiye göre, her yer dolu ve işin kötü tarafı her geçen gün hasta sayısı artıyor.

Çok sayıda hekim ve sağlık çalışanı da hasta. Artan sayılar yüzünden sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği konusunda da endişeli olan Türkkan, 'Toplumda, sokaktaki insan hasta olabilir ama hekim hastalanmaz diye bir algı var. Bursa'da adını veremeyeceğim bir hastanede çalışan personelin koronavirüse yakalanma oranı yüzde 9,1. Yani her 100 sağlık personelinden 10'u virüse yakalanmış durumda. Bilimsel olarak beklenen bir rakam olsa da beni endişelendiriyor' dedi.

'Herkes birbirine koronavirüs taşıyor gibi davranmalı' sözünü tekrarlayan Türkkan'a göre, bu tür salgın hastalıklarda neler yapılması gerektiği biliniyor ve bizim de çok ciddi önlemler almamız lazım. 65 yaşı içeride tutmak ve sağlık personelinin izinlerini kaldırmakla pandemi ile savaşılmaz.

Peki, ne yapmak gerekiyor?

'Sosyal temas çok etkili' diye söze başlayan Türkkan, sorumuza şu yanıtı verdi:

'Hastalığın en çok çay-kahve ve yemek muhabbetleri ve karşılıklı sohbetlerle bulaştığını görüyoruz. İnsanların hala bu ortamlara gitmesinin önü açık. Bu işletmeler ve ortamlar olduğu sürece bulaşma artacaktır. Ayrıca sosyal toplantılar, açılışların da önlenmeli. Geçen bir belediyeden açılış mesajı aldım. Tüm halkımız davetlidir deniliyor. Böyle davranışlarla pandemi ile mücadele mümkün değil.'

GÜVENLİK KÜLTÜRÜMÜZ YOK...

Bursa'daki bir hastanenin sığınağının depoya çevrilmesi ve sahra hastanesi kurulması konusu da Türkkan'a sorduk.

'Bunlar bizim sağılığı kötü yönettiğimizi gösteriyor. Var olan küçük hastaneleri kapatmamış olsaydık, sahra hastanesiyle hiç uğraşmayacaktık. Umarım bunlar bize ders olur ve eski hastanelerimizi işlevsel hale sokarız'

Koronavirüse karşı geliştirilen aşı, umut olsa da herkesi uygulanması konusunda önümüzde uzun bir zaman var. Türkkan'a en önemli konulu trafik lambalarına kadar yazılan maske-mesafe ve temizlik konusu hala en iyi korunma yöntemi.

Toplumumuzdaki vurdumduymazlık ve risk algısının olmamasının en büyük eksikliğimiz olduğunu vurgulayan Türkkan, 'Çocukluktan itibaren kafamıza kask takmadan bisiklete bindik. Emniyet kemeri takmayı öğrenmeden arabayı kullanmayı öğrendik. Buna güvenlik kültürü deniliyor. Biz de maalesef yok. Bana bir şey olmaz modunda gidiyoruz. O yüzden önlemleri çok yerine oturtmadık' dedi.

AKŞENER, ÜYE KATILIM TÖRENİ İÇİN BURSA'DA

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in 31 Ekim'de Bursa programı vardı. Orhangazi'yi ziyaret edecek, yeni üyelere rozet takacak ve bir düğün törenine katılacaktı. Ancak 30 Ekim'deki İzmir depremi nedeniyle bu program ertelendi.

Akşener, bugün tek tören için Bursa'da olacak. 2 bin 500 yeni üyenin Podyum Park'ta düzenlenen rozet takma törenine katılacak olan Akşener'in son günlerde gündemde geniş yer bulan parti içindeki gelişmelerle ilgili açıklama yapması bekleniyor.

İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu'na pandemi koşullarında böylesine kalabalık bir törenin risk olup olmadığını sorduk.

bin kişinin salonda 700 davetlinin yer alacağını söyleyen Türkoğlu, koronavirüsle ilgili tüm önlemlerin alınacağını söyledi.

Türkoğlu, ayrıca üye olan 2 bin 500 kişinin ağustos ayındaki kongre sonrası yapılan çalışmaların bir sonucu olduğunu da sözlerine ekledi.

'AVCILIK CİNAYETTİR, HAYVANLARIN DA YAŞAMA HAKKI VAR'

Birkaç kez yazdığım için bilirsiniz; Sönmez Medya olarak sahiplendiğimiz Santos adlı köpeğimizle zaman zaman kısa yürüyüşler yapıyoruz. Santos'un en çok sevdiği yer ise Sönmez Holding binası önündeki çimenlik alan.

Dün kısa turumuz sırasında, gördüğümüz manzara karşısında Santos ile birlikte şaşırdık. Ağzında küçük bir kuş olan beyaz bir kedi. Santos, hamle yapınca kedi, kuşu bırakarak, en yakındaki ağaca tırmandı.

Çalıların arasından aldığım ve nar bülbülü de denilen Kızıl Gerdan kuşunu elime aldığımda can çekişiyordu. Gazeteye getirdikten kısa bir süre sonra da yaşama gözlerini kapadı.

Kuşu kurtarma telaşına giren hepimizin içi acıdı.

Hayvanlar arasında bile olsa bir canlının hayatına son verilmesi amacını taşıyan avcılık insanı üzüyor. Dün sosyal medyada gündem de bu konuyla ilgiliydi.

Ülkemizde nesli tükenen ve Kazakistan'dan Anadolu'ya gelen Yakalı Toy kuşu Trabzon'da tedavi edildikten sonra Yozgat'ta avcılar tarafından vurulmuştu. Karacabey'de ise dün yine avcılar tarafından vurulan bir pelikan ağır yaralıydı.

Doğader'in bu konudaki açıklaması bizlere bir gerçeği anlattığı için sizlerle paylaşmak istedim:

'Yaban hayatın önemli parçası, kuşların vurulup öldürülmesi, aynı zamanda onların adına yakılan türkülerin, manilerin, hikayelerin kısaca Anadolu kültürünün yok edilmesi demektir'

Açıklamayı okuyunca birden telli turnam ve Yaralı ceylan türküsü geldi aklıma. Eminim onlarcası sizlerin de aklına gelmiştir.

Karacabeyli kuş uzmanı Alper Tüydeş'in dediği gibi tetiğe değil fotoğraf makinası deklanşörüne basılsın. Avcılık yasaklansın.... 

5 Haziran 2021 Cumartesi

Devir sosyal medya devri [26 Şubat 2019]

Bizim siyasetçiler sonradan keşfetti. Oysa 10 yıl önce Barack Obama, 'Yes, we can' sloganıyla başlattığı kampanyasını sosyal medya üzerinden yürüttüğü propaganda ile kazanmıştı.
Bugün ABD Başkanı Donald Trump, neredeyse tüm mesajlarını sosyal medya hesabından verecek hale geldi.
31 Mart yerel seçimlerinin en hararetli günlerine girdiğimiz şu günlerde, sosyal medyanın siyasetçiler tarafından yoğun bir biçimde kullanıldığını gözlemliyoruz. Neredeyse tüm adayların bir sosyal medya ekibi var. Atışma ve göndermelere direkt yanıtların adresi de sosyal medya. Büyükşehir Belediye başkan adayları Mustafa Bozbey ve Alinur Aktaş'ın paylaşımlarını izlemeye yetişemiyoruz.
Sadece adaylar değil, milletvekilleri de katıldıkları her programı sosyal medya hesaplarından canlı yayınlar hale geldiler. CHP Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, bu işin öncülerinden biri. Geçen dönemden beri sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor.
AK Parti milletvekilleri Dr. Mustafa Esgin ve Refik Özen de bu dönemin en aktif kullanıcıları. Vekillerin Meclis'teki konuşmalarından hava yoluyla seyahate, yatırım incelemelerinden mahalle toplantılarına kadar tüm faaliyetlerini sosyal medya yoluyla öğrenir hale geldik.
Dr. Esgin ve Özen, dün yine sosyal medyadan canlı yayındaydılar. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü tarafından yapımı devam eden Panayır Kavşağı'yla ilgili Bölge Müdürü Turgay Çolak'tan yerinde bilgi alan Dr. Esgin ve Özen, kavşağın bir ay içinde biteceği müjdesini sosyal medyadan duyurdular.
Vekillerin ikinci adresi ise Şehir Hastanesi'ydi. Baretleri takıp, hastane inşaatında incelemelerde bulunan Dr. Esgin ve Özen, 5 bine yakın işçinin hastanenin tamamlanması için çalıştığını bildirerek, haziran ayında hasta kabulüne başlanacağı müjdesini yine sosyal medyadan verdiler.

TÜRKYILMAZ: TOHUMLARINI EKTİK MEYVELERİNİ TOPLAYACAĞIZ

Mudanya, son yıllarda Bursa'nın yükselen yıldızı. Kent merkezinde oturanların Çekirge'den başlayan İhsaniye, Ataevler, Özlüce ve Balat'a uzanan batıya doğru yolculuğu Mudanya'ya yönelmeye başladı. Denizi, temiz havası ulaşım kolaylığı Mudanya'nın reytingini artıran faktörlerin başında geliyor.
Yönettiği kenti bu yüzden 'Bursa'nın gözbebeği' olarak nitelendiren Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, 5 yıl önceki kampanya döneminde Mudanyalılardan iki dönem için oy istemişti.
Dün Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde yeni dönem projelerini açıklayan Türkyılmaz, 4 yıl 10 ay 25 günlük hizmetlerini anlatarak konuşmasına başladı. Söz verdikleri 100 projeden büyük bölümünü tamamladıklarını kaydeden Türkyılmaz, ikinci dönemi için 'Tohumlarını ektik meyvelerini toplayacağız' tanımlaması yaptı.


Ayrıntılarını haber sayfalarında bulacağınız için proje bölümünü uzun uzun anlatmayacağım ama dikkatimi çeken birkaç projeye değinmekte fayda var. Birincisi Mudanya'yı tarihi değerleri ön plana çıkararak, UNESCO Dünya Mirası listesine sokmayı planlıyor. İkincisi, Tirilye'nin 'cittaslow' yani yavaş şehir haline getirilmesini...
Tanıtım toplantısında gözler Türkyılmaz kadar, CHP'nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey'in de üzerindeydi. Zaten Türkyılmaz da konuşmasında, trafik başta olmak üzere sorunların çözüm adresi olarak 1 Nisan'ı gösterdi. Türkyılmaz, Bozbey'in 1 Nisan'da büyükşehir belediye başkanlığı koltuğuna oturmasıyla Mudanya'ya hak ettiği desteği vereceğine işaret etti.

BOZBEY, BEKLENEN RANDEVUYU VERDİ

Cumhur İttifakı Nilüfer Belediye Başkan Adayı Necati Şahin, geçen hafta Sönmez Medya ziyaretinde, Nilüfer'de başkanlık yapmış isimlere ziyaretler yaptıklarını, rahmetli Ziya Güney'i mezarı başında andıktan sonra Faruk Baykal'la evinde görüştüklerini söylemiş ve şu sitemini dile getirmişti:
'Bozbey'den randevu istedim henüz bana dönmedi. Randevu verilmezse çat kapı ziyaret edeceğim'
Şahin'in beklediği randevu Bozbey'in özel kaleminden açılan telefonla geldi. Görüşme bugün saat 16.00'da gerçekleşecek. Tüm basın mensuplarını davet eden ve 'Bu görüşmede bizlerle ilgili ithamlarını bizzat duyacağız' diyen Şahin ile Bozbey'in görüşmesinin ilginç diyaloglara sahne olacağı kesin. Çünkü ikisi de inşaat mühendisi ve ikisi de kent sorunlarıyla ilgili oldukça bilgi sahibi...

 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...