Recep Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Recep Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Cumhur ittifakındaki çatlak ve yerel seçimde paradigma değişimi [24 Ekim 2018 ]

MHP lideri Devlet Bahçesi'nin partisinin grup toplantısındaki konuşması öncesinde, ilk kıvılcımdan öte ittifakın çatırdamaya başlamasının işaret fişekleri sosyal medyada atılmıştı.
Bahçeli'nin konuşmasındaki tonu ve vurguları finalin işaretlerini veriyordu. Konuşmayı dinlerken birden aklıma Bahçeli'nin 7 Temmuz 2002'de Kocayayla'da, Türkmen çadırındaki açıklaması geldi. Bülent Ecevit'in başbakanlığı dönemindeki tartışmalar üzerine seçime bir buçuk yıl süre olmasına rağmen 3 Kasım'da erken seçim çağrısı yapmıştı.
Bu seçim sonrası Türkiye, 16 yıl devam eden AK Parti iktidarıyla tanışmıştı.
Bahçeli'nin Türk siyasetinin son yıllarına damgasını vuran, aralarında 367 krizinden, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne gidişe ve en son Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni sistemin ilk başkanlığına seçilmesine kadar uzanan kararları var.
Gerçi Bahçeli'nin gruptaki sert üslubunu gazetecilerin sorularını yanıtlarken yumuşatması, 'Cumhur ittifakı duruyor' anlayışına dönüştü ama yerel seçimlere MHP'nin kendi adayları ve amblemiyle gireceği artık kesinleşti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, grup toplantısında, Bahçeli'nin açıklamasına 'Saygı duyarız, herkes kendi yoluna' sözleri ile yanıt verdi.
Cumhur İttifakı'nın bozulmasında buzdağının görünen yüzü, MHP ile son dönemde af, erken emeklilik ve andımızla ilgili Danıştay kararı gibi gözükse de bu, her seçim için ayrı bir strateji geliştiren AK Parti'nin Mart 2019'da paradigma değişikliğinin işareti.
AK Parti bu noktaya nasıl geldi ve uzlaşma yerine neden köprüleri attı?
Ağustos ayından beri AK Parti, yerel seçimler için vites büyüttü. Önce milletvekilleri ve yöneticileriyle başlayan toplantılar, belediye ve il başkanları ile devam etti. Ardından ilçe başkanları ve kadın kolları başkanlarına hatta eski vekillerin de katıldığı istişare toplantılarına kadar uzandı. Bu toplantıların tamamına Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılarak, hem konuştu, hem de katılımcıları dinledi.

ERDOĞAN'IN MESAJI VE BOZDAĞ'IN GÖZYAŞLARI

Bu arada, Erdoğan'ın Diyarbakır'a yaptığı ziyarete de bir parantez açmakta fayda var. Bir de kamuoyu araştırmalarına önem veren ve her siyasi adımın toplumdaki yansımasını ölçen anketler de yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünde durduğunu da unutmayalım.
Bu bilgiler ışığında görünen o ki terörle mücadele konusunda eylem ve söyleminden taviz vermeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu seçmeninin sembolik mesajlarla gönlünü okşuyor. Bunu sadece Doğu ve Güneydoğu ile de sınırlı tutmamak gerekiyor. İstanbul gibi büyük illerde yaşayan muhafazakar Kürt seçmen de aynı mesajı alıyor.
Erdoğan'ın konuşmasındaki yer alan Andımız ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ'ın gözyaşlarına hakim olamadığı bölümü buna en güzel örnekti sanırım. Çünkü konuşmadaki vurgular, çözüm sürecindeki açıklamaları aratmayacak türdendi.

MADALYONUN MHP YÜZÜ...

Diğer ortak MHP açısından bakıldığında, ittifak bozulmadan yerel seçime kendi adaylarıyla girmenin rasyonel yararları söz konusu.
Ekonomik krizin yansımalarının yanı sıra seçmene verilen sözlerin yerine getirilmemesi, Andımız konusundaki hassasiyetten geri adım atılırsa tabana verilecek yanıtlar, MHP açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, genel seçimdeki ittifakın sandığa yansıma kolaylığı yerelde pratiğe dönüşmeyebilir. Üstelik bazen ilçe bazında bile kimin adayının destekleneceği konusunda büyük sıkıntılar ortaya çıkabilirdi.
Örneğin MHP'nin seçim kazandığı Mersin, Adana veya Manisa'da AK Parti ile nasıl uzlaşacaktı?
Önümüzdeki günlerde, ittifakın yerel seçimlerde devam etmemesinin pratik faydalarını hem AK Parti hem de MHP'nin yaşayacağına inanıyorum.

'SU BULUNMAZSA YÜZERİZ'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından ekonomiden sonra en önemli beklenti eğitim konusundaydı. Bu yüzden Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un her açıklaması kamuoyu tarafından dikkatle izleniyor ve hazırlayacağı program merakla bekleniyordu.
Bunun farkında olan Bakan Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu'nu açıkladığı toplantısına, 'Bana şapkadan tavşan çıkaracakmış gibi bakmazsanız sevinirim' sözleriyle başladı.
İzlenecek yol haritasını anlatırken de dönüşümün öyle kolay olmayacağının mesajını, 'Bugün yaptığımız açıklamalarla eğitim sistemimiz yarın en iyi eğitim sistemi olmayacak. Eğitim sistemimiz aniden bir dönüşüm yaşamayacak. Eğitim sistemleri 100 vagonluk bir tren gibidir, spor araba gibi döndüremeyiz' sözleriyle verdi.
Eğitimde dönüşümü sağlamak gerçekten zorlu bir süreç ancak bir yerden başlamak gerekiyor. Öğretmenlik ve okul öncesi eğitim ve ortaöğretimle ilgili yapılan tespitler önemli. Artık elimizde bir yol haritası var ve hazırlanmasından daha çok uygulanması başarıyı getirecek.
Bakanın final cümlesi de bununla ilgili endişesini içeriyordu: 'Su bulanmazsa yüzeriz'
Umarız, su bulanmaz ve program hedefine ulaşır. Çünkü eğitim gerçekten memleket meselesi.

 

11 Mayıs 2021 Salı

Bursa'ya mega endüstri bölgesi kuruluyor[ 12 Haziran 2018]

Ramazan ayında miting zor iş. Seçim tarihi olarak 24 Haziran'ın belirlenmesi üzerine en hareketli kampanya döneminin ramazan ayında yapılacağı belliydi. İftar sonrası yoğunluklu programlar beklerken maalesef günün en sıcak saatlerinde miting düzenlenmesi anlaşılır değildi.
Önce CHP adayı Muharrem İnce'nin dün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mitinginde yaşanan zorluklara tanıklık ettik.
İnce, bir saat, Cumhurbaşkanı Erdoğan da 2 saat 45 dakika gecikmeyle Atatürk Stadyumu Meydanı'na gelebildi. Ramazan olmasa seçim dönemlerinde bu tür gecikmeler genellikle normal karşılanır. Liderden önce milletvekili, bakan konuşmalarıyla kitle alanda tutulurdu. Yetmezse hareketli müzik devreye girerdi. Ancak, insanlar oruçlu olunca durum değişiyor.
Dünkü mitingde vatandaşlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15.30'da geleceği açıklandığı için alana gelmeye başladılar. Ancak, saatler ilerledikçe oruçlu insanlar güneşin altında beklemekten sıkılarak ayrıldılar. Çünkü aynı saatte Erdoğan Niğde'de halka hitap ediyordu.
Miting alanına saat 18.15'te giren Erdoğan, vatandaşları selamladıktan sonra gecikmesinden ötürü 'helallik ' istedi. Erdoğan, ardından mitinge katılanların tamamını Atıcılar'da verilecek olan iftara davet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bursa mitinginde yine ekran görüntüleri kullanarak hem CHP lideri Kılıçdaroğlu, hem de Muharrem İnce'yi eleştirdi. Bursa mitinginin farklı olan yanı Erdoğan'ın artık ekonomik ve proje mesajlarını açıklamasıydı.
Bursa'ya 16 yılda 44,5 katrilyon yatırım yapıldığını anlatan Erdoğan, bu rakamı ayrıntılarıyla anlattı. Tamamlanmak üzere olan otoyoldan, hızlı trene, şehir hastanesinden yurt inşaatlarına kadar önemli yatırımlar hakkında bilgi verdi.
Bursa'ya özel yatırım mesajı ise kampanya döneminde yeni duyduğumuz 'Mega Endüstri Bölgeleri' projesi oldu. Bu proje içinde Bursa'nın da yer aldığını kaydeden Erdoğan, 45 katrilyonluk yatırım ve 35 bin istihdamla başlayacak projenin ileride 140 katrilyon yatırım ve 100 bin istihdama çıkacağını bildirdi.
Mitingin sonunda Bursalıları sandığa çağıran Erdoğan, 'Tatil ertelenir, sandık ertelenmez' dedi.

Millet Bahçesi olacak stadyumun tribünleri yıkılacak

Atatürk Stadyumu'nun bugünkü haline dönüşmesi yani miting ve festivaller için yeşil zemin korunarak, amfitiyatro görünümüne kavuşması Bursa'da her kesimi memnun etmişti. Ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünkü miting konuşmasında, 'Burayı millet bahçesi yapıyoruz. Beton tribünleri yıkmamız lazım. Burayı yeşile dönüştüreceğiz' açıklaması kafaları karıştırdı.
Hâlbuki stadyumun çirkin tribünleri yıkılarak, amfitiyatro şekline dönüştürülmüştü. Tarihi tribün de yıkılarak Kültürpark'la birleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması yeni yapılan tribünlerin yıkılması anlamına geliyor. Bakalım Büyükşehir Belediyesi nasıl bir çözüm üretecek?

Uludağ'da master plan, Bursa'ya tematik müze

Cumhurbaşkanı Erdoğan. 50 dakika süren konuşması sırasında, Uludağ konusunda da değindi. Uludağ için daha önce 'Davos olsun' talimatı verdiği Beyaz Cennet'i Erdoğan'ın yakından takip ettiği konuşmalarına da yansıdı. 'Tabiat Turizmi Master' ve 'Tabiat Turizmi Uygulama Eylem Planı'nın hazırlandığını belirten Erdoğan, Uludağ'ın 12 ay kullanılacak bir turizm merkezi haline getirileceğini söyledi.
Bana göre Erdoğan'ın Bursa için en önemli açıklaması Tematik Müze konusuydu. Erdoğan, Bursa'daki tematik müzenin Türk-İslam Eserleri konusunda olacağını açıkladı.

AS TV'den canlı yayın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Atatürk Stadyumu Meydanı'ndaki mitingi AS TV'den canlı olarak yayınladı. Miting öncesi Bursa Hakimiyet köşe yazarları 24 Haziran seçimini AK Parti eski milletvekilleri Hayrettin Çakmak ve İsmet Su ile değerlendirdi.

 

10 Mayıs 2021 Pazartesi

Erdoğan'ın seçim beyannamesinin şifreleri [25 Mayıs 2018 ]

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, manifestosunu 6 Mayıs'ta İstanbul'da açıklamıştı.
Erdoğan, dün de Ankara Spor Salonu'nda AK Parti Seçim Beyannamesi'ni açıkladı ve milletvekilleri adaylarını tanıttı.
Ana konsept 'Vakit Türkiye Vakti' olan beyannamede 'Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Güçlü Türkiye' vurgusu ön plana çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 360 sayfalık beyannameyi bir buçuk saat süren konuşmasında özetledi ve 'Yaparsa yine AK Parti yapar' diyerek, millete sunduklarını söyledi. 24 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 50'nin çok üzerinde bir oy ile kazanmayı hedeflediklerinin altını çizen Erdoğan, milletin en az yarısının desteğini alarak TBMM'de de güçlü bir grup kurmaları gerektiğinin altını çizdi.
Bunun yolunun milletle olan gönül bağının güçlendirilmesinden geçtiğine dikkat çeken Erdoğan, beyannamenin başta milletvekili adayları olmak üzere tüm partililer tarafından özümsenerek, kampanya döneminde vatandaşlara aktarılmasını istedi.
Erdoğan'ın 'Güçlü meclis' başlığında, mevcut sistemde, meclisin kanun tasarılarını hazırlayan, hükümetin gölgesi altında kalmasına işaret etti.
Erdoğan, 'Yeni sistemde ise, cumhurbaşkanı bütçe dışında Meclis'e kanun teklif edemiyor. Böylece kanun yapma yetkisini tek başına ve sadece milletvekillerine vererek Meclis'i gerçek gücüne biz kavuşturduk' dedi.
Ayrıntılarını haber sayfalarımızda bulacağınız beyannamenin bugüne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarında yer almayan yeni başlıklarından biri cem-evlerine hukuki statü kazandırılması, diğeri ise polis, öğretmen, hemşire ve din görevlileri ek göstergelerinin 3600'e çıkarılması müjdesi oldu.
Gösterge rakamı belki teknik bir ayrıntı gibi gelebilir ama bu meslekleri yapanların emekli maaşları konusunda büyük önem taşıyor. Emekli olduklarında çalıştıkları dönemdeki maaş kadar emekli aylığı alabilecekler.
Erdoğan'ın 'Güçlü Demokrasi' başlığı altındaki 'Bizim bir laiklik tanımımız var. AK Parti, dini özgürlüklerin, farklı hayat tarzlarının teminat altına alınması, devletin bütün inanç gruplarına eşit mesafede durması olarak görüyor' cümlesi de önemliydi.

Ekonomiye ciddi önlemler seçim sonrası

Bugünlerde Türkiye'nin en çok tartıştığı konu dövizdeki hızlı tırmanış. Merkez Bankası'nın önceki gün yaptığı faiz müdahalesinin ardından ekonomi ile ilgili hükümetin alacağı kararlar beklenirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim beyannamesinde bu konuyla ilgili de açıklama yaptı. Erdoğan, enflasyonla mücadele konusunda yeni ve çok ciddi önlemleri seçimden hemen sonra yürürlüğe koyacaklarını belirterek, 'Son dönemde bir parça yukarı hareketlenen enflasyon sorununu ülkemizin gündeminde çıkarmakta kararlıyız.
Cari açığı yapısal sorun olmaktan çıkarıp kalıcı şekilde düzelteceğiz. Böylece dış kaynak ihtiyacını azaltarak ekonomimizi daha dayanıklı hale getireceğiz'dedi.
Diğer bir konu ise dijital Türkiye vurgusu. CHP adayı Muharrem İnce, meydanlarda Endüstri 4.0, karanlık fabrika ve yeni ortaya çıkacak meslekleri anlatıyordu. Erdoğan da seçim beyannamesinde, dijitalleşmeye özel bir önem verdiklerini anlatarak, 'Dijital Türkiye'nin zamanının geldiğine inanıyoruz. 2023 vizyonumuzu ortaya koymuştuk, yeni yönetim sistemi ile bunu daha da güçlendirerek, küresel dünyada daha söz sahibi olduğumuz bir hale çevireceğiz' dedi.
Antarktika'da kuruluş hazırlıkları başlatılan Türk Bilim Üssü ve bu yıl kurulacak Türk Uzay Ajansı da önemli başlıklar arasındaydı.

Stadyum 'Millet Bahçesi' oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın programı için AK Parti Bursa teşkilatı da Ankara'ya dünden beri adeta çıkarma yaptı. Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı bile pazartesi gününe ertelendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, salonda İnegöllü genç milletvekili adayları Vildan Yılmaz Gürel, İsmail Özkan ve Burcu Yaran'ın yanına oturarak, çektiği fotoğrafı sosyal medyadan paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim beyannamesinde üç kez Bursa'yı andı. Birincisi hızlı tren, diğeri, İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu ve Atatürk Stadyumu'nun Millet Bahçesi konularıydı.
Erdoğan'ın bu seçimlerin en önemli projesi olarak nitelendirdiği 'Millet Bahçeleri' konusunu bir gün önce tele-vizyon programında açıklamıştı. En büyüğü de Atatürk Havalimanı'nın taşınmasıyla İstanbul'da olacak. Bursa, Eskişehir, İzmir, Trabzon, Gaziantep, Adana, Mersin ve Malatya'daki eski statlar da millet bahçesine dönüşecek. Bursa Atatürk Stadyumu zaten mevcut yeri yeşil alan olarak korunarak, meydan olarak düzenlenmişti. Şimdi Millet Bahçesi haline gelecek.

 

6 Mayıs 2021 Perşembe

Bozbey, Cumhurbaşkanı'na neden mektup gönderdi?[ 05 Nisan 2018]

 Nilüfer'de kentsel dönüşüm uygulamalarıyla ilgili kriz, Büyükşehir Meclisi'nin aldığı kararla çözüldü. 0,50 emsal artışından yararlanmak için ruhsat bekleyen 56 proje reddedilirken, 48 inşaat için devam kararı alındı. Krizi çözen karara Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve CHP'li meclis üyeleri de destek verdi. Bu toplantıda açıklama yapan Başkan Alinur Aktaş da artık eskisi gibi 0.50 emsalle site ve bina bazlı dönüşüm yapılmayacağını ada bazlı konsept dönüşümlerin önünün açılacağını söylemişti.

Baia Hotel'de yapılan Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sonunda krize dönüşen Nilüfer'deki kentsel dönüşümle ilgili gelişmelerin perde arkasını anlattı.
Öykü hayli ilginç ve kamuoyunun bugüne kadar duymadığı ayrıntılarla dolu.
İnşaatlara başlandığı günlerde müteahhitler, hak sahipleri ile görüşen ve 'Sizi bir kuyuya attılar' uyarısında bulunan Bozbey, Büyükşehir Belediyesi'nin bu konuda geri adım atmayacağını görünce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'ye mektup yazarak, dosyalarla birlikte yaşananları anlatmış. Özhaseki'yi telefonla aramış ulaşamayınca da bakanlık yetkililerine durumu özetlemiş. Ardından bakanlık uyarıları dikkate almış olacak ki, uygulamanın durdurulması yazısını, gereği için Büyükşehir'e, bilgi için de Nilüfer Belediyesi'ne göndermiş.
Aktaş'ın çözüm için çaba gösterdiğini de anlatan Bozbey, görüşmeleri sonunda ortak çözüme ulaştıklarını söylüyor. 'Cenaze ortada kalmıştı. Biz defnettik. Eğer bunu yapmasaydık kokacaktı' diyen Bozbey, Aktaş'a teşekkür ederken, onunla ilgili bir ayrıntıyı da paylaşıyor.
Ayrıntıdan ziyade bir itiraf aslında. Bozbey, Aktaş'ın görüşmelerinde samimiyetle, '0.50 uygulamalarına ben de oy verdim ama doğru değildi' dediğini de söyledi.
Bozbey'in bu anlatımı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aktaş'a ilk görev verdiği gün kentsel dönüşümü kastederek, 'Bu rezalete son verin' noktasına nasıl gelindiğinin de en açık göstergesi.

Nilüfer ulaşım projesi hazırladı

Bursa'nın en önemli sorunu ulaşım. Bozbey, bunun yıllar önce yanlış bir başlangıç yapılmasından kaynaklandığını söylüyor. Tıpkı yanlış düğmeden başlanması gibi sonuç da doğal olarak yanlışla devam ediyor.
1999 yılında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser'e hafif raylı sistem yerine metro önerisinde bulunduğunu hatırlatıyor. 'Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. 100 yıl önce insanlar yapmış. Biz neden yapmayalım' diyor ama proje başlayıp bugünlere kadar devam ediyor. Üstüne bir de tramvay yanlışlığı ekleniyor. Hafif raylı sistemin kenti böldüğüne işaret eden Bozbey'e Büyükşehir Belediyesi'nin yeni hazırlatmaya başladığı ulaşım master planını soruyoruz.
18 Nisan'da 20'nci yıla ulaşacak başkanlık döneminde her 5 yılda bir master plan görmüş Bozbey'e göre, master plan yaptıktan sonra onu çöpe atıp, kafanıza göre iş yapamazsınız. Bu mantıkla da ulaşım sorunu çözülmez. Master plan yapılınca 20-30 yıl onun gerekleri yapılır.
Bozbey, Nilüfer Belediyesi olarak ulaşım projesi de hazırlatmış. Projede, nerede raylı, nerede lastik tekerlekli ulaşım olacağı, kavşak yerleri, yeni yollar yer alıyor. Tamamlanan proje önümüzdeki günlerde Büyükşehir Belediyesi'ne sunulacak.

'Sorunlar ortak akılla çözülür'

Bozbey'e göre, Bursa'nın sorunları bilimsel yöntemlerle çözülür. Bunun yolu da kent yöneticileri, gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, akademik odaların bir araya gelerek tartışması ve çözüm önerileri getirmesinden geçiyor. Bursa'nın yanlış uygulamalar nedeniyle 15 yılını kaybettiğini ifade eden Bozbey, bu ortak aklın kentin geleceği konusunda yol gösterici olacağına işaret ediyor.
Son aylarda 'ortak akıl' vurgusunu üç önemli isim dillendirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, göreve başlarken, Bursa siyasetinin önemli isimlerinden Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik, Yeşil'deki sohbet toplantısında ve en son Bozbey.
Faruk Çelik, önerisinde kapsamı biraz daha geniş tutmuştu. Ancak dillendirilen ortak nokta aynı. Demek ki, Bursa'nın geleceğinin ortak akılla yönetimi konusunda herkes hemfikir.
Geriye kalan buna birinin öncülük etmesi.

Beştepe'de bir saatlik Bursa zirvesi [31 Mart 2018]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş arasında şubat ayından beri planlanan ancak yoğun gündem nedeniyle bir türlü gerçekleşemeyen zirve dün Beştepe Külliyesi'nde yapıldı.
Erdoğan ile Aktaş arasındaki görüşme bir saat sürdü. Görüşmeye uzun süreden beri hazırlanan Aktaş, bu süre içinde ulaşımdan kentsel dönüşüme, iptal edilen projelerden belediye bütçesine ve en önemlisi kalan 12 aylık süre içinde Bursa'ya yapmayı planladığı yatırımları anlattı.
Bursa'yı yakından takip eden Erdoğan, görüşme sırasında dosyaları tek tek inceleyerek, Aktaş'tan ayrıntılarını sordu.
Aktaş'ın verdiği bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok kentsel dönüşüm ve ulaşım konusunda sorular yöneltti. Yüksek katlı bina istemediğini söyleyen Erdoğan, binaların en fazla zemin artı 6-7 kat olmasını istedi.
6,2 kilometresi Yıldırım'da 7 kilometrelik bölümü de diğer iki ilçeden geçerek Şehir Hastanesi'ne kadar uzanacak yeni metro hattı projesini anlatan Aktaş, bakanlık tarafından incelenen projenin temelini ekim ve kasım aylarında atmak istediğini söyledi.
Erdoğan, proje için destek isteyen Aktaş'a 'Artık yüzeyden raylı sistem yapma. Ya yeraltından metro ya da metrobüs konusu üzerinde dur. Yeni metro projesi için de çalışmalarını sürdür. Sıkıntı yok' dedi.
Doğanbey, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üzerinde hassas biçimde durduğu konuların başında yer alıyor.
Görüşmede Doğanbey de gündeme geldi. Erdoğan, Doğanbey'e çözüm için TOKİ'ye çalışma yaptırmış. Ancak, uygulaması 2019'a kalacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bursa'daki tüm gelişmeleri yakından takip etmesi ve konulara hakimiyeti Aktaş'ı da şaşırttı. 'Erdoğan, 'Bursa'dan güzel haberler alıyorum. Çalışmalarına devam et. Daha çok çalışmanız lazım' talimatını verdi.
Aktaş, göreve geldikten sonra aralarında teleferiğin de bulunduğu 200 milyon lira tutarındaki projeleri iptal ettirdiğini aktardığı Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Teleferiği iptal ettirmekle iyi etmişsin. Ben de İstanbul'da iptal ettirmiştim' dedi.

Erdoğan, saat hediye etti

Görüşme sırasında Erdoğan, üzerinde cumhurbaşkanlığı forsu, arkasında da Aktaş'ın adı yazılı kol saati hediye etti. Zirvede, sadece belediyecilik konuları görüşülmedi. Cumhurbaşkanı Bursa'daki iş aleminin durumunu ve sıkıntıları olup olmadığını da sordu. Aktaş da herhangi bir sıkıntı olmadığını ve çalışmalarını sürdürdüklerini anlattı.
Erdoğan, ayrıca büyükşehir belediyeleri için bir dizi çalışma olduğunu ve payların artırılması gibi bir konu hakkında çalışma yapıldığı müjdesini verdi.

Yıldırım yeniden hayat buluyor

Bursa, Osmanlı'nın şehirleşmeyi öğrendiği ve hayata geçirdiği kent olarak nitelendirilir.
Orhan Gazi, 692 yıl önce Bursa'yı fethettikten sonra kenti kale içinden çıkararak, bugünkü hanlar bölgesinin ilk temellerini atar. Ardından oğlu Murat Hüdavendigar, Çekirge bölgesinde, Yıldırım Bayezıt ise Yıldırım'daki külliye ve yapılarla kenti doğu- batı istikametlerinde genişletir.
Bursa'da elde edilen deneyim fethedilen Balkan ülkelerine taşınır. Üsküp ve Bosna bunun en güzel örnekleridir. Her iki kentteki tarihi bölgeleri gezerken kendinizi Bursa'da zannedersiniz.
Bu tarihi şehir, yüzyıllar boyunca güzelliğini koruyarak, başka kentlere ilham vermeye devam etti. Ta ki göçler başlayıncaya kadar.
Göçler adeta Bursa'nın üzerinden silindir gibi geçerek, önce güzelim yapılarını beton yığınlarına, meyve bahçelerini de sanayi alanlarına dönüştürdü.
Hızlı göçün yarattığı sonuçları Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali'nin 'Hasat Dönemi' adını verdiği icraat toplantısındaki sunumlarında bir kez daha gördük.
Edebali'nin ekrana yansıttığı slaytlarda dönüşüm yapılacak bölgeler bir bir geçerken, o güzelim Yeşil Bursa'nın 50 yıl içinde nasıl tahrip edildiği bir kez daha gözler önüne serildi. Uzun uzun mahalle adlarını saymaya gerek yok. Tarihi bölgeden ovaya kadar her yer adeta beton yığını.
Edebali, 4 yılını bu tür bölgelerin yeniden hayat bulması için çıkarılan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un sağladığı imkanlardan yararlanarak kentsel dönüşüm projelerine ayırmış.
Öyle kolay değil, yanlış olduğu ortaya çıkan Nilüfer'deki bir parseldeki siteyi yık yerine 15 katlı bina dik anlayışından çok farklı. Bir mahalleyi baştan aşağı yeniliyorsunuz. Yıldırım'daki kentsel dönüşüm için en küçük ölçek 5 hektar.
Edebali'nin açıkladığı sayılar da bunu gösteriyor zaten. 3 bin 200 hektarlık ilçedeki 83 bin binada 750 bin kişi yaşıyor. Yıldırım Belediyesi'nin hazırladığı kentsel dönüşüm projeleriyle 83 bin binanın üçte biri yıkılarak yeniden inşa edilecek.
Dönüşümle yeni bir kent ortaya çıkacak. Yeni bir kent diyorum. Çünkü alışverişinden sanat merkezine okulundan pazarına, çocuk parkına modern bir kentte neler varsa dönüşüm yapılan bölgelerde de yer alacak.
Edebali'nin işi zor. Herkesi memnun etmek mümkün değil ama o yine de kararlı. Yüzde 80'i onay aldıktan sonra projeler başlayacak.
Edebali, anlattığı projeleri hayata geçirirse hem Yıldırım 700 yıl sonra yeniden kent kimliğine kavuşur hem de Edebali tarihe geçer.

 

TÜRSAB, Ankara'dan destekle döndü[ 27 Mart 2018 ]

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB) şubat ayında yapılan genel kurulunda göreve gelen Firuz Bağlıkaya başkanlığındaki yönetim, görev bölümünü yaptıktan sonra geçtiğimiz hafta Ankara'ya adeta çıkarma yaptı. Heyet Ankara'da tam 4 bakanla görüştü.
Yeni yönetimde Bursa'nın tanıdığı bir isim de yer alıyor. Hasan Erdem, yıllar süren mücadelesi sonucu Başkan Yardımcısı olmuştu. Erdem, bu görüşmelerden çok önemli destekler aldıklarını söyledi.
İlk destek doğrudan ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'tan geldi. Şeffaf bir yönetim anlayışı oluşturulacağı açıklaması yapan TÜRSAB'a özellikle fuar ve tanıtım hizmetlerinde bakanlığın desteği artacak.
Erdem'in verdiği bilgiye göre, asıl önemli ve turizm camiasında yankı yapan destek ise Maliye Bakanı Naci Ağbal'dan geldi. TÜRSAB yönetimi, KDV oranı nedeniyle kongre turizminde AB ülkelerine göre dezavantajlı olduklarını söylemiş. Bakan Ağbal da buna, turizme desteğin 2018 yılında da devam edeceğini belirterek, özellikle kongre turizminde kişi başı nakit teşviki modelini açıklayarak cevap vermiş.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da, istihdama yüzde 12 katkı sağlayan turizme destek sözünü yinelerken, Antalya Milletvekili olması dolayısıyla turizmle yakından ilgili olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise vize konusunda yeni kolaylıklar verileceği müjdesini vermiş.
Hasan Erdem, Irak Libya ve Cezayir vatandaşlarına TÜRSAB acentalarının vize işlemini gerçekleştirdiğini belirterek, yeni getirilecek düzenleme ile 'Sticker' vize verilen ülke sayısının artacağını söyledi.

Asıl sorun borçlar

Ankara'dan eli boş dönmeyen TÜRSAB'ın yeni yönetiminin en önemli sorunu kurumun eski yönetiminden kaynaklanan borçlar. Birliğin borç batağına sürüklendiğini ifade eden Hasan Erdem, 207 milyon lirası borç kefaleti, 165 milyon lirası da karşılıksız çek olmak üzere toplam borcun 500 milyona ulaştığını belirtti. Eski yönetim hakkında geçen hafta perşembe günü savcılığa suç duyurusunda bulundukları belirterek, ilk hedeflerinin birlik paralarının usulsüz ve yetkisiz bir şekilde aktarıldığı 7 şirketin kapatılacağını bildirdi.

Yeni danışman Bursa raporu hazırlayacak

TÜRSAB yönetimi geçtiğimiz hafta yaptığı toplantıda Bursa'da faaliyet gösteren Plaza Tur'un sahibi Serdal Can'a fahri başkan danışmanlığı görevini verdi. Verilen görevden gurur duyduğunu söyleyen Serdal Can, şimdiden kolları sıvamış. Kongre turizminin uzman isimlerinden biri olan Can, iki ayrı rapor hazırlayıp yönetime sunacak. Biri Bursa, biri de kongre turizmiyle ilgili olacak.Maliye Bakanı Ağbal'ın kongre turizmi için teşvik açıklamasının önemli olduğunun altını çizen Can, "Bursa'ya Araplar dışında yabancı turist gelmiyor. Yabancı turistleri Bursa'ya nasıl çekebiliriz. Bunun planlanması ve ona göre hazırlık yapılması gerekiyor' dedi.
Görünen o ki, TÜRSAB'daki Bursalıların çalışmaları önümüzdeki günlerde kentin turizmine ivme kazandıracak.

Beklenen görüşme Ankara'da

Alinur Aktaş'ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra hazırladığı Bursa raporu nihayet 30 Mart'ta Ankara'da yapılacak AK Parti il başkanları toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a iletilecek. Henüz görüşmeyle ilgili resmi bir program yok ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın toplantıdan sonra Başkan Aktaş'la görüşmesi bekleniyor.
Alinur Aktaş'ın hazırladığı rapor aslında Bursa'nın istediği vizyon projelerden oluşuyor. En önemlisi de Yıldırım'dan başlayıp inşaatı devam eden Şehir Hastanesi'ne kadar uzayacak yeni metro projesi. Ayrıca kentsel dönüşüm ve uydu kent projeleri de dosyada yer alıyor. Bu dosya aslında 21 Ocak'ta Erdoğan'ın Bursa ziyaretinde sunulacaktı ancak Cumhurbaşkanı'nın İstanbul'daki programı nedeniyle görüşme gerçekleşmemişti.

 

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Şehrim 2023 ve ortak akılla yönetim modeli [16 Mart 2018 ]

 Artık, 'ben yaptım oldu' dönemi bitti. Çağın anlayışı birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetim sistemi. Yani yönetişim modeli.

Bu yönetim modeli, hayatın her alanında geçerli hale geldi.
İster bir şirkette çalışın, ister bir kentte veya ülkede yaşayan birey olun artık bu yönetim modelinin bir parçası haline geleceksiniz.
Yöneticilerin kararlarının tartışmasız kabul edilmesi gerektiğini ifade eden 'Madde 1- Yönetici her zaman haklıdır, Madde 2 - Haksız olduğu durumlarda birinci madde uygulanır' anlayışı da tarihin çöplüğündeki yerini aldı.
Artık, fabrikalar veya şirketler çalışanların, seçimle gelen yöneticiler de vatandaşın sesine kulak verme ihtiyacı duyuyor. 'Fabrikada, bir işçinin önerisiyle geliştirilen model şirkete binlerce dolar kazandırdı' başlığıyla başarı hikayeleri anlatılıyor. Gazetelerin mahalle sorunlarının dile getirildiği köşelere kent yöneticileri tarafından titizlikle takip edilip çözüm bulunuyor.
Alinur Aktaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduğu gün, aynı konuyu gündeme getirerek, kentin ortak akılla yönetileceği mesajını vermişti.
Ardından Bursa Kent Konseyi'nin aralık ayında düzenlediği Bursa Konuşuyor toplantısında, kent dinamiklerine 'Nasıl bir Bursa görmek istiyorsunuz' sorusu yöneltilmişti. Hazırlanan rapor da Başkan Aktaş'a sunulmuştu.
Bursa örnek alındı mı bilmiyorum ama bu model, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Türkiye'yi kapsayan 'Şehrim 2023' projesine dönüştü. Pilot iller de Bursa ve Van oldu.
Talimat büyük yerden gelince proje çok ciddi biçimde yürütülmeye başlandı. AK Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan ve AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, bir haftadan beri proje için seferber oldu.
Kent Meydanı'nda kurulan stantlarda vatandaşlara sorular yöneltilip, formlar dolduruldu. Dün projenin en önemli ayaklarından biri olan 'Şehrim 2023 Çalıştayı' Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Çalıştay foruma dönüştü

Ak Parti'nin her şehrin kendine özgü 2023 hedeflerini ve vizyon planlarını ortaya koymayı hedefleyen çalıştaya, sivil toplum kuruluşları, akademik odalar, sektör temsilcileri ve gazeteciler katıldı. Çevre, Şehir ve Kültür başlıkları altında katılımcılara sorular yöneltildi. Gazetecilerin oturduğu 12 nolu masasının moderatörünü Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cafer Çiftçi yaptığı için konuşmalar akademik disiplin içinde başladı. Ancak, konuşmacılar gazeteci olunca çalıştay kısa sürede yuvarlak masa forumuna dönüştü. 'İhtiyacınız olan tüm kaynak ve karar alma yetkisi sizde olsaydı' cümlesiyle başlayan sorular Gazeteci Ahmet Emin Yılmaz'ın deyişiyle potansiyel belediye başkan adayları için adeta fırsat yarattı.

Ulaşım, kentsel dönüşüm ve çevre en önemli sorunlar

Genel Başkan Yardımcısı Karaaslan'ın İl Başkanı Ayhan Salman ile tek tek dolaştığı ve bir süre görüşleri dinlediği diğer masalarda neler konuşuldu bilemiyorum ama bizim masada öne çıkan sorunlar, ulaşım, kentsel dönüşüm, çevre kirliliği ile tarihsel mirasın korunması konuları oldu.
Ortak görüş, Bursa'nın bir tarih ve kültür şehri olduğu ve geleceğinin buna göre şekillenmesi yönünde. Kimse kirletici sanayi istemiyor. Bursa'nın geleceği ileri teknoloji yatırımlarında. Yeniden Yeşil Bursa ve termal kentin hayat bulması herkesin hayali. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren yapıların çevresinin beton binalardan arındırılması ve Doğanbey gibi örneklerin bir daha yaşanmaması herkesin ortak dileği. Ulaşım sorununa kalıcı çözümün adresi ise Ankara. Çünkü hükümet yeni raylı sistem için destek vermezse belediyenin bütçe imkanları ile bunun gerçekleştirilmesi imkansız. Hava ve su kirliliğinin önüne geçilmesi için de Çevre Master Planı hazırlanmalı.
'Bursa'nın sesine kulak vermek için buradayız' diyen Çiğdem Karaaslan, akademik bir kurul tarafından tüm verilerin değerlendirildikten sonra rapor haline getirileceğini ve bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulacağını söyledi.
Bursa'nın başta ulaşım ve kentsel dönüşüm sorunları acil çözüm bekliyor. Umarız 2023'e kalmadan bu sorunların çözümü yolunda projelerin startı verilir.

Cumhurbaşkanına Panorama 1326 daveti [09 Mart 2018 ]

Kapıyı, Kanunu Sultan Süleyman dönemini anlatan 'Muhteşem Yüzyıl' açtı. Ardından peş peşe Osmanlı'yı anlatan diziler gelmeye başladı. 'Diriliş Ertuğrul' izlenme rekorları kırarken, Kenan İmirzalıoğlu'nun başrolünde oynadığı 'Mehmed Bir Cihan Fatihi' adlı dizinin tanıtımları bile heyecan yarattı.
Muhteşem Yüzyıl'ın yayınlandığı günlerde Şehzade Mustafa'nın ölümü sonrası Muradiye Külliyesi'ndeki türbesinin nasıl ziyaretçi akınına uğradığını görmüştük.
Verdiğim bu örnekler toplumda Osmanlı ve tarihe karşı ilginin ne kadar büyük olduğunun göstergesi. Osmanlı çınarının filizlendiği topraklar Bursa ve çevresi. Bursa'nın fethiyle imparatorluk yolunda ilk adımlar atılmış. Bu da turizmi yeni rota olarak belirleyen Bursa için büyük bir fırsat ve açılım olacak.
Bu iklim altında Osmangazi Belediyesi bu yıl 14'üncüsünü düzenleyeceği Osman Gazi'yi Anma ve Bursa'nın Fetihi Şenlikleri'ni daha görkemli törenlerle kutlamayı planlıyor.
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, etkinlikleri daha anlamlı kılmak amacıyla hafta içinde Beştepe Külliyesi'ni ziyaret etti. Beştepe'de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alpaslan'la görüşen Dündar, programın 'Cumhurbaşkanlığı himayesi'ne alınmasını isterken, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nin sunumunu yaptı.
Halen iç düzenlemeleri devam eden eser, dünyanın en geniş açıklığa sahip kubbesiyle şimdiden rekorlar kırıyor. 42 metre çaplı olan ve Bursa siluetindeki yerini alan bu prestij eserin ayrıntılarını dinleyen Nadir Alpaslan, açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapması gerektiği konusunda yeşil ışık yaktı. Törenlerin Cumhurbaşkanlığı himayesine alınması konusundaki dosya ise incelemeye alındı. Önümüzdeki günlerde teklif onaylanırsa törenlerde Cumhurbaşkanı forsu kullanılacak.

Tarihi Kent Koşusu canlı yayınlanacak

Mustafa Dündar, Ankara'daki temasları sırasında, TRT Genel Müdürü İbrahim Eren'i de makamında ziyaret ederek, 'hayırlı olsun' dileğinde bulundu. Görüşmede, Fetih Şenlikleri programında yer alan Uluslararası Tarihi Kent Koşusu'nun TRTSPOR kanalından 3 saat süreyle canlı yayınlanması konusu ele alındı. Bu koşu önemli çünkü Avrupa Atletizm Birliği tarafından en üst düzey olan 5 yıldız kategorisine layık görüldü. Tarihi aks içindeki koşu ile Bursa'nın tanıtımı planlanıyor. Dündar'ın şenliklerdeki diğer etkinliklerin de canlı yayınlanması teklifinin TRT tarafından değerlendirildiği öğrenildi.

Burkay, projelerle seçim startını veriyor

Oda ve borsaların ertelenen seçimleri nisan ayında yapılacak. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, 1 Şubat'ta 'görevdeki başkan doğal adaydır' sözüyle başlattığı seçim maratonunun startını 21 Şubat'taki toplantıda resmi olarak vermişti.

Geçen dönemde 'Bursa büyürse Türkiye büyür' sloganıyla kampanya yürüten Burkay ve ekibi yeni dönem kampanyasını 'Ortak aklın gücüyle büyüyen Bursa' perspektifinde sürdürecek. Bugün BTSO hizmet binasında basının karşısına çıkacak olan Burkay hayata geçirilen 40'a yakın projeyi anlatacak ve yeni dönemdeki hedefleri hakkında bilgi verecek.

 

4 Mayıs 2021 Salı

Erdoğan'dan Bursa teşkilatına görev [22 Ocak 2018]

 Bursa ve özellikle AK Parti teşkilatı günlerdir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gezisini bekliyordu. Belediyeler ve tüm teşkilatlar adeta seferber edilmişti.

İlk kez bilinen alanlar dışında yani Gökdere ve Fomara ya da yeni adıyla Demokrasi Meydanı dışında miting düzenleniyordu. Üstelik Nilüfer'in yerel yönetiminde CHP'li başkan görev yapıyordu.
Miting saatlerine doğru şiddetini artıran yağmura rağmen Fatih Sultan Mehmet Bulvarı hastane alanındaki mitinge katılım oldukça yüksekti. Bursaspor'un Başakşehir ile oynadığı maçı da hesaba katmak lazım.
Erdoğan, platform haline getirilen otobüs üzerinden konuşmasına Afrin'de gerçekleştirilen Zeytin Dalı harekatı ile başladı. Türkiye'nin yalnız olmadığına vurgu yapan Erdoğan, "Afrika'da bile herkes bize dua ediyor" dedi ve Hazreti Muhammed'in Hazreti Ebubekir ile Sevr mağarasında, 'La tahzen' (Üzülme) sözüyle başlayan sohbeti anlattı.

Otobüsün üzerinde sadece Başbakan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman'ın bulunması da mesaj niteliğindeydi.
Televizyonlardan izlediğimiz Erdoğan, mitinglerinde kameralar genellikle ona odaklandığı için birçok ayrıntıyı fark etmeyiz. Miting alanına gidince Erdoğan'ın çevresinde olan biteni de görme fırsatı elde ediliyor. Erdoğan'ın konuşması sırasında en büyük yardımcısı eşi Emine Erdoğan. Miting alanındaki tüm hareketi kontrol ediyor, yardım isteyenlere hemen bir görevli göndererek, istediğini yazılı olarak alıyor. Hatta alana gruplar halinde gelenleri de Erdoğan'a o gösteriyordu.
Emine Erdoğan'ın bu uyarısı üzerine grupların yaklaştırılmasını isteyen Erdoğan, memnuniyetini 'Yeni bir Bursa mı doğuyor' sözleriyle dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve İl Başkanı Ayhan Salman'ın yeni göreve başladıklarını vurgulayan Erdoğan, da hem miting alanında hem de Tofaş Spor Salonu'ndaki Kadınlar Kongresi'nde teşkilata ve partililere görev mesajını iletti.
16 Nisan'daki referandumda Bursa'nın oy oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunun altını çizen Erdoğan, "Benim Bursa'dan beklentim çok daha büyüktü. Biliyorum ki siz de daha fazlasını bekliyordunuz. İnşallah 2019 Mart'ında da, Kasım'ında da bu patlamayı Bursa yapacaktır" dedi.
Erdoğan bu başarı için herkesin çalışmasını isteyerek, yeni il başkanı ve büyükşehir belediye başkanıyla dayanışma halinde bunun başarılacağını söyledi.

Aktaş'a Beştepe randevusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında sıcak gelişmelere rağmen Bursa'ya geniş yer ayırdı. Bursa'nın sıradan bir şehir olmadığını ifade ederek, 'Bursa'yı şaha kaldırmadan bize dinlenmek haramdır' vurgusunu yaptı. Konuşmasındaki mesajlardan Bursa'yı yakından takip ettiği anlaşılan Erdoğan, 5 Ocak'ta yapılan Dört Mevsim Uludağ Çalıştayı'nı hatırlattı. Uludağ turizm markasının dahi hâlâ hakkıyla değerlendirilemediğini ifade eden Erdoğan, o yüzden bu çalıştayı önemli gördüğünü belirtti.
Bursa'daki yatırımları anlatan Erdoğan konut yatırımlarından söz ederken isim vermeden Doğanbey göndermesi yaparak, " Bu süreçte bazı hataların da gayet iyi farkındayız. İnşallah önümüzdeki dönemde onları da telafi edecek bir anlayışla Bursa'yı çok daha ileriye taşıyacak atılımları gerçekleştireceğiz" mesajını verdi.
Aslında, Alinur Aktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni belediye binasında ağırlamayı planlıyordu. Hatta bina çevresinde hazırlıklar bile yapılmıştı. Başkan Aktaş bu ziyaret gerçekleşseydi, iki buçuk aylık görev döneminde hazırladığı rapor ve başta ulaşım olmak üzere projelere destek isteyecekti. Ancak, Cumhurbaşkanı'nın İstanbul'daki programı nedeniyle hem Vali İzzettin Küçük hem de Alinur Aktaş salonda kısa bir görüşme yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çini tabak hediye eden Aktaş'a Beştepe'de detaylı görüşme randevusu verildi.
Ziyaret sonrası görüştüğümüz Başkan Aktaş, 'Cumhurbaşkanımız Bursa'dan çok memnun ayrıldı. İstanbul'daki randevuları nedeniyle detaylı görüşme gerçekleştiremedik. Beştepe'de ziyaret edip, sorunları ve isteklerimizi ileteceğiz' dedi.

Mitingden insan manzaraları

Yağmura rağmen miting alanını dolduran Bursalılar renkli görüntüler oluşturdu. Mitinge 6 aylık bebeğiyle gelen bir anne, Erdoğan'ı coşkuyla alkışlarken, miting öncesi görevliler oyuncak, sonrasında da Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan satranç takımı dağıttı.
Mitingdeki renkli simalardan biri de Artvin Şavşatlı 78 yaşındaki Selahattin Aydın'dı. Erdoğan'ın mitingi için Adapazarı'ndan geldiğini söyleyen Aydın, "Erdoğan nerede miting yapıyorsa üşenmeden gitmeye çalışıyorum. En büyük hayranıyım. Yalnız tek şikayetim var. Ben 2006 yılında eşimi kaybettim. Kadınlara maaş bağlandığı için eş bulamıyorum. Kadınlara maaş kesilse kapımda kuyruk olur' diye espri de yaptı.

Aktaş, Erdoğan'a Bursa dosyasını 21 Ocak'ta sunacak [11 Ocak 2018 ]

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, en son Bursa gezisini referandum öncesi 5 Nisan'da yapmıştı. Geçen 9 aylık süre içinde, Bursa'da, özellikle AK Parti cephesinde büyük değişiklikler yaşandı.

Her görev değişikliğinde adres Beştepe oldu ama Cumhurbaşkanı Bursa'ya gelmedi.
Dün AK Parti İl Başkanlığı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 21 Ocak Pazar günü Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılacak 5'inci Olağan Kadın Kolları Kongresi'ne katılacağını duyurdu.
Bu gezi hem İl Başkanı Ayhan Salman hem de Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş için büyük önem taşıyor.
İkisi de görevi Beştepe'den almış, hem il teşkilatında hem de Büyükşehir Belediyesi'ndeki yeni yapılanma süreci bu talimata göre belirlenmişti.
Göreve gelir gelmez kentin röntgenini çeken Alinur Aktaş yaşanan aksaklıkları ve beklentileri brifing şeklinde Beştepe'de Erdoğan'a sunmayı planlıyordu. Beklenen gelişme ve rapor sunumu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 21 Ocak'taki gezisinde gerçekleşecek.
Başkan Aktaş'ın Acil Eylem Planı ve daha sonraki demeçlerinde, Büyükşehir Belediyesi'nin borçlarıyla ilgili açıklaması, 'Peki yatırımlar nasıl gerçekleşecek' sorusunu akla getirmişti.


Aktaş'ın bu soruya verdiği yanıtlardan çıkan sonuç şuydu: 'Tasarruf Bursa'dan vizyon projeler Ankara'dan' Aktaş'ın en büyük beklentisi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vereceği destekle yeraltından yapılacak Yıldırım Metrosu ve Güney Çevre Yolu projelerini hayata geçirmeye yönelik sözü almak olacak.
Bu arada, Aktaş'ın görev alırken Erdoğan'ın kentsel dönüşümle ilgili 'Bu rezalete son verin' talimatıyla işaret ettiği Doğanbey sorununa yönelik merkezi hükümetin bir tasarrufu olursa şaşırmamak gerekir!
21 Ocak'ta AK Parti Kadın Kolları Kongresi, Bursa'nın mevcut durumu ve beklentilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulmasına vesile olacak.
Erdoğan'ın Bursa programında şimdilik sadece kongre görünüyor ama görüşmeler sonrası bazı kamu yatırımlarıyla ilgili çalışmalar da eklenebilir.

Bebe ve çocuk konfeksiyonunun en büyük fuarı

Ticarette girişimcilik ve fırsatların nasıl değerlendirilmesi gerektiğinin en güzel örneklerinden biri de, Bursa'da bebe ve çocuk konfeksiyonunda, son 25 yıl içinde yaşanan gelişmeler.
1990 yıllarda dokumacılık sektöründe yaşanan sıkıntı Bursalı girişimcilere bebe ve çocuk konfeksiyonunun kapılarını açtı.
Şimdiki adliye binasının bulunduğu çevredeki birkaç atölyede başlayan bebe ve çocuk konfeksiyonu üretimi, 90'lı yılların sonunda, şimdi tüm dünyanın tanıdığı Vişne Caddesi'ne kaydı. Buradaki üretim ilk yıllarda Laleli'ye oradan da bavul ticareti yoluyla Rusya'ya yapılan ihracat, bugün uluslararası nitelikte fuar düzenleyecek büyüklüğe ulaştı.


Dün resmi açılışı yapılan Junioshow'a 50 ülkeden 1000'e yakın yabancı iş insanı geldi. 200'e yakın firmanın stant açtığı fuarda, ilkbahar ve yaz kreasyonu ürünleri görücüye çıktı.
Bu nedenle her zaman tekrar ettiğim gibi başarı öyküsü aranacaksa, Bursalı girişimcilere bakmak lazım.

Dünya devleriyle rekabet ediyor

Fuarda, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş'la sohbet imkanı buldum. İsmail Kuş, hem sektörün içinde hem de BTSO ayağında sektörün en büyük destekçilerinden. Geçtiğimiz aylarda İran'a yaptıkları gezi sırasında bebe ve çocuk konfeksiyonuna bu ülkede gösterilen ilgiyi anlattı. Bu yüzden fuara çok sayıda İranlı işadamının geleceğini kaydeden Kuş, "Rusya ile yaşanan sıkıntının ardından yeni pazar arayışları olumlu sonuç getirdi.
Hâlâ dünyadaki payımız yüzde 4 düzeyinde. İtalya ve İspanya'nın dünya devi üreticileriyle rekabet ediyoruz ama Türk mallarına ilgi artıyor. Amerika'dan Güney Afrika'ya kadar bebe ve çocuk konfeksiyon ürünleri satılıyor' dedi.
Suriye'deki iç savaşın da Bursa'ya olumlu katkısı olmuş. Savaş öncesi Suriye'de ciddi bir bebe ve çocuk konfeksiyonu üretimi varmış. Buradaki üretim durma noktasına gelince Arap pazarı da Bursalı üreticilere açılmış.
Bebe ve çocuk konfeksiyonunun Türkiye'deki üretim üssü olan Bursa bu ivmeyi sürdürürse önümüzdeki yıllarda sektörün dünyadaki merkezi haline gelebilir. Buna da kimse şaşırmasın.

2 Mayıs 2021 Pazar

Erdoğan, Beştepe'de Aktaş'tan ne istedi?[03 Kasım 2017 ]

 Bursa, dün yerel siyasette seçim dönemi dışında en hareketli günlerinden birini yaşadı.

Aslında Bursa'nın yeni Büyükşehir Belediye Başkanı önceki gün Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görüşme sonrası resmi olmasa da açıklanmıştı.
Dünkü gelişmeleri anlatmadan öncelikle Beştepe'de ne oldu? Ona bir bakalım...
Alinur Aktaş, 75 oyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından AS TV'nin canlı yayın konuğu oldu ve görüşmenin ipuçlarını da burada verdi.

Görüşme önce toplu olarak gerçekleşmiş ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tercihi açıkladıktan sonra Alinur Aktaş'a talimatlarını vermişti.
Erdoğan'ın tıpkı İstanbul gibi Bursa'yı da yakından izlediğini çok iyi biliyoruz. 2007 yılında, helikopterle kentin üstünde dolaştıktan sonra dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin'e de aynı şekilde talimatlar vermişti.
Bu toplantıdaki talimatlarından biri Uludağ'ın Davos yapılması diğeri ise Atatürk Stadyumu ile ilgiliydi. Erdoğan'ın yakın takibinin devam ettiğinin diğer bir göstergesi de meydana dönüştürülen Atatürk Stadyumu'ndaki konuşmasıydı.
Aktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bursa ile ilgili talimatlarını aldığını ve önümüzdeki günlerde acil eylem planı hazırlayacaklarını söyledi. Aktaş, talimatın ayrıntıları hakkında bilgi vermedi ama hazırlanacak acil eylem planında bunun ipuçlarını öğrenmiş olacağız.

Hikmet Şahin vurgusu

Dün, ilk hareketlilik AK Parti İl Başkanlığı binasında yaşandı. Sanki 16 aylık başkan değil de seçim için aday açıklaması havası vardı. Tüm ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, partinin önde gelenleri ve gazeteci ordusunun akınına uğrayan İl Başkanlığı salonu tıka basa doldu.
Başkanlar ve meclis üyelerinin toplantısının ardından kameraların karşısına geçildi. İl Başkanı Ayhan Salman'ın ardından konuşan AK Parti'nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya, süreci anlatıp, Alinur Aktaş'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tensibiyle Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu söylemesi üzerine alkış tufanı koptu.
Ardından söz alan Alinur Aktaş, yaşanan süreci bayrak değişimi olarak niteleyerek, Bursalıların gönüllerine talibiz mesajını verdi.
Aktaş'ın konuşması yeni mesaj vermenin yanı sıra oldukça duygusaldı. Bursa'nın ilk belediye başkanı Sadrettin Efendi'den başlayarak tüm belediye başkanlarına teşekkür ederken merhum Hikmet Şahin'e ayrı bir parantez açma gereği duydu. Çünkü İnegöl Belediye Başkanlığı görevine onun önerisiyle talip olmuş ve 3 dakika süren görüşme sonunda başkan adayı seçilmişti.
Hikmet Şahin'i unutmadığını isminin önüne 'Büyüğüm, hocam' sıfatlarını ekleme ihtiyacı duydu. Son olarak da 'ağabeyim, büyüğüm' vurgusuyla Altepe'ye teşekkür etti. Aktaş hem partide hem de başkan seçildikten sonra yaptığı konuşmada 6 ay önce yitirdiği annesiyle ilgili anısı ve onun sözlerini anlatırken duygusallaştı. Aktaş, 'Annem ne olursun oku, bu memlekete hayırlı evlat ol derdi. 47 yıl kulaklarımı bu sözlerle çınlattı. Rabbim hem annemi, hem de tüm rahmeti rahmana kavuşmuş annelerimizin mekanını cennet eylesin' cümlesini söylerken sesi titredi.

Mecliste gerginlik ve ortak akıl çağrısı

Aktaş'ın başkan seçildiği meclis oturumunda, CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ'un konuşması sırasında kısa süreli bir gerginlik de yaşandı. Aktuğ, "Altepe'nin neden istifa ettiğinin' açıklanmasını istediği konuşması sırasında gelen tepkiler üzerine "Bu tiyatroya dahil olmak istemiyoruz" diyerek salondan ayrıldı.

Aktaş, makamındaki ilk fotoğrafını sosyal medyadan paylaştı

Yeni Başkan Aktaş, ilk konuşmasında, Aktuğ'la yaşanan gerginliğe de gönderme yaparak, keşke ayrılmasalardı dedikten sonra Yunus Emre'nin "Ben gelmedim kavga için, bizim işimiz sevgi için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim" sözünü de hatırlattı. Ardından da ' Bursa´nın tüm dinamikleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, görüşleri ve önerileri olan herkesle Bursa´yı yöneteceğiz. Benim danışmanlarımın bunlar olacağını ifade ediyorum. Her fikre açığız' sözleriyle ortak akıl vurgusu yaptı.

1 Mayıs 2021 Cumartesi

Altepe'den kırgın veda[24 Ekim 2017]

 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan istifa eden Recep Altepe'yi 90'lı yıllarda Yıldırım Belediye Meclisi üyesiyken tanımıştım.

Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser'e en ciddi muhalefeti yapan meclis üyesiydi. Siyaset basamaklarını hızla tırmandı ve yerel siyasette zirve diye tabir edilen Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamına kadar yükseldi.
MSP'den başlayıp AK Parti'de devam eden 39 yıllık siyasi yaşam, bunun son 24 yılı da belediyecilik.
Böyle bir siyasi kariyere sahip Altepe, sanırım bu türden bir istifayı bir ay öncesine kadar aklının ucundan dahi geçirmiyordu.
Son ana kadar yaptığı hizmetleri anlatmanın çabasındaydı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bursa adını telaffuz etmesinin ardından Aliya İzzetbegoviç'in ölüm yıldönümü için Bosna'ya gitmesi, istifasını bile bir dakika gecikmeyle geldiği Kaplıkaya Hacıvat Deresi Islahı ve Bağlaraltı Siteler Köprüsü'nün açılışının sonrasına bırakması bunun göstergesiydi.
Önce kürsüye çıktı, klasik belediye hizmetleri açılış törenlerinde olduğu gibi yaptığı hizmetleri anlattı. Çünkü kendi ifadesiyle, ' Bursa'ya hizmeti adeta bir ibadet olarak' görüyordu.

Ardından köprüden geçen vatandaşları selamladı.
Ve yeniden kürsüye gelerek, yine kısa bir hizmet değerlendirmesinin ardından istifa ettiğini açıkladı.
Zaman zaman tebessüm etmeye çalışsa da Altepe'nin üzgün ve hatta kırgın olduğu her hareketine yansıdı.
Öncelikle parti yönetimi tarafından başlatılan reform ve değişim dönüşüm projesine kendisinin de katılmasına bir anlam veremediğini, yine yaptığı hizmetler ve geçtiğimiz nisan ayındaki referandumda yüzde 53,2'lik evet oyu ile açıklamaya çalıştı. Sonra 'yolsuzluk, tembellik ve istismarla hiç suçlanmadık. Ve adımız bu konularla hiç yan yana gelmedi hiç anılmadı' diyerek istifasına gerekçe arayanlara mesaj gönderdi.

'Bize yakışanı yapacağız'

Konuşmasında istifa kelimesini telaffuz etmeden önce yaptığı değerlendirmede de altı çizilmesi gereken noktalar vardı. Bu konuda önceliği 'direniyor' eleştirilerine de gönderme olacak şekilde, "Partimizle, liderimizle ters düşmeyeceğiz, çatışmayacağız, hasar da vermeyeceğiz. Bize yakışanı yapacağız. Kulis ortamı oluşturmaya da hiç yanaşmayacağız" sözleriyle vermiş oldu.
İstifa ve veda konuşmasını 'İyi bir iz, gök kubbe altında hoş bir seda' bıraktığını umduğunu söyleyerek tamamlayan Altepe, yürüyerek camiye gitti. Gazetecilerle vedalaşırken de "Artık halkın içindeyiz" dedi.
Altepe, hem Osmangazi hem de Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde Bursa'ya damgasını vuran yatırımları gerçekleştirdi. Başta ulaşım ve Timsah Arena konularında ciddi eleştiriler de aldı ama konuşmasında da vurguladığı gibi ne yolsuzluğu ne de tembelliği oldu. Dolayısıyla yine gönül rahatlığı içinde esnafla şakalaşarak Bursa'yı dolaşması muhtemeldir. Eğer küsüp köşesine çekilmezse...

Yenişehir Belediye Başkanı vardı

Altepe'nin önce açılış ardından veda konuşmasını yaptığı tören alanı bir gazeteci ordusunun akınına uğradı. Üşenmeden saydım tam 16 kamera ve iki canlı yayın ekibi vardı. Altepe'nin ağzından çıkacak her kelime sadece Bursa basınının değil, yaygın medyanın da merceği altındaydı. Hemen hemen tüm yerel ve bazı ulusal haber kanalları törendeki konuşmayı bile canlı olarak verdiler.
Törene belediye bürokratları dışında siyasilerden sadece Yenişehir Belediye Başkanı Süleyman Çelik katıldı. Ne il başkanı ne de Bursa'da olduğunu bildiğimiz milletvekilleri vardı.
Siyaset böyle bir şey işte. Vefa, koltukta oturulduğu sürece...

30 Nisan 2021 Cuma

Tribün değil, tıp fakültesi amfisi...[27 Eylül 2017]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde, eğitim ile ilgili önemli mesajlar verdi ve özeleştiri de yaptı. 15 yılda çok büyük reformlara imza attıklarını vurgulayan Erdoğan, eğitim-öğretim ve kültür alanlarında arzu edilen gelişmenin sağlanamadığının altını çizdi.
Erdoğan'ın, "Eğitim-öğretim nesillerin mimarlığıdır, eğitim-öğretim kurumları da nesillerin tasarlandığı ve inşa edildiği yerlerdir. Böylesine önemli bir konuda en küçük bir ihmale, aksaklığa, yanlışlığa tahammülümüz olamaz" dediği toplantıdan tam 19 saat önce Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, ders verdiği amfiden çektiği 5 kare fotoğrafı sosyal medya hesabından yayınlayarak, üniversitelerin gözbebeği olan tıp fakültesindeki duruma dikkat çekti.
Prof. Dr. Pala'nın paylaştığı fotoğraflarda yer kalmayan amfide öğrencilerin merdiven boşluklarında oturarak veya ayakta ders dinledikleri yer alıyor.


Prof. Dr. Pala, fotoğrafının yanında bir de not paylaşmış. Tıp fakültesi öğrencilerinin tamamı için dersliklerde oturacak yer olmadığını vurgulayan Pala, " Öğrencilerimiz Halk Sağlığı derslerimize merdivenlere oturarak ya da slayt perdesini göremeyecek biçimde katılıyorlar. Laboratuvarlar, hasta başı eğitimleri ve diğer olanaklar açısından da yüksek öğrenci sayısı ile baş etmek olanaksız. Bu koşullarda nitelikli tıp eğitimi vermek giderek zorlaşıyor. Yazık oluyor bu pırıl pırıl gençlere; üzgünüm çocuklar..." diyerek bu konudaki üzüntüsünü de dile getirmiş.
Fotoğrafa bakınca tıp fakültesi amfisinden çok Teksas tribününe benzemiyor mu?
Maalesef tıp eğitimi de bu hale geldiyse vay halimize...
Bu koşullarda nitelikli hekim yetiştirmek asla mümkün olmaz. Tıp eğitimi doğası gereği usta çırak ilişkisi ile yürütülür. Belki doktorluk diploması alınır ama hekim olunmaz.
Kendisini üçüncü nesil eğitim veren konuma yükselten Uludağ Üniversitesi'nin maalesef gerçeği de bu. En büyük amfisi 220 kişilik olan tıp fakültesine 420 öğrenci alınırsa ortaya çıkacak tablo da bu olur.
Üstelik Uludağ Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 10 araştırma üniversitesinin yedek listesine girdiği bu günlerde demek ki eğitim için daha çok yol kat- etmemiz gerekiyor.

Trole karşı uçak çözümü

Öneri son yıllarda denize ve balıkçılığa merak salan işadamı Safa Gönen'den geldi. Gönen, deniz sevdası ve balık uğruna son 5 yılda 20'ye yakın ülke gezmiş. Ona göre, dünyanın en lezzetli balığı Marmara Denizi'nde ama hem kirlilik hem de kaçak avcılık maalesef Marmara'yı bitiriyor. Sahil güvenliğin tüm önlemlerine rağmen trolle avlanmanın bir türlü önüne geçilemiyor. Trol dediğiniz öyle basit bir şey değil, denizdeki tüm yaşamı öldürüyor.
Bunun önüne geçilmesi ve balıkların üremesi için beton kafesler konuluyor ama bunlar yetersiz kalıyor. Safa Gönen, en çok trolle avlanmanın yapıldığı Karacabey Boğazı ve Tirilye arasındaki kıyı açıklarına benzeri Kuşadası ve Antalya'da gerçekleştirilen Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterinden çıkarılmış çıkarma gemileri veya uçakların yerleştirilmesini öneriyor. Bu sayede hem trolle avlanma önlenecek hem de yeni neslin büyük ilgi gösterdiği batık dalışları için doğal mekanlar oluşturulacak.
Gönen araştırmayı da yapmış Ovaakça'daki hurdacıda MD77 tipi yolcu uçağı bile bulunuyor. Üstelik fiyatı da ikinci el araçtan ucuz 60 bin lira.

Başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere yerel yöneticilere duyurması bizden... 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...