Bursa Uludağ Üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursa Uludağ Üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2021 Salı

'Lale devri' sona erdi, yeni nesil logo geliyor [09 Ekim 2020]

Dünyanın en iyi markalarını logolarından tanırız. Logoyu gördüğünüzde başka tamamlayıcı bir unsura gerek kalmaz. Aynı şey marka kentler içinde geçerlidir.

Bursa, maalesef 2014 yılında logosunu belirlerken yaptığı yanlışlığın sıkıntısını yaşadı.

O günlerde de yazmıştım: Kusura bakmayın 'lale' figürünü görünce kimsenin aklına hemen Bursa gelmiyor. Geçmiş yıllarda bunu kullanan İstanbul, laleyi daha çok hak eden şehir. Zaten arama motorlarına lale logosu yazdığınızda da İstanbul sonucu ile karşılaşıyorsunuz.

Bursa'da son yıllarda hangi taşı kaldırırsanız altından çıkar misali hangi projeye bakarsanız imzası bulunan Bursa Eskişehir Bilecek Kalkınma Ajansı'nın (BEBKA) bu konuda da öncülük yaptığını geçtiğimiz aylarda yazmıştım.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olan BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim ile kurumun 11 yıllık faaliyetlerini konuştuk. Tabi merak ettiğimi konu; 11 ay önce başlanan ve Bursa Valililiği koordinatörlüğünde Bursa Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yürütülen 'Bursa Turizm Tanıtım ve Marka Stratejisi' projesi ve laleli logodan ne zaman kurtulacağımızdı.

Projeyi yürüten ve bu konuda ABD ve Avrupa deneyimi bulunan 'I mean it' adlı firma, Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri, BEBKA'nın projeleri ve resmi istatistiklerin kaynak taramasıyla başlayan çalışmada 17 ilde ve Bursa'da anketler yapılarak algı ölçümleri gerçekleştirildi. Eski bakanlar, milletvekilleri ve kanaat önderleri, sektör temsilcileri ve paydaşlardan görüş alındı. Koronavirüs nedeniyle online çalıştay gerçekleştirildi.

Turizm başlığına geldiğimizde İsmail Gerim, bu konudaki hassasiyetimi bildiği için müjdeli haberi vererek başladı. 'Bursa için çok güzel bir logo tasarlanıyor' dedikten sonra ayrıntılarını anlattı.

'Bursa'yı analiz ettiğimizde kenti sembolize eden pek çok değer var. Bir ana logo tasarımı olacak. Tarih, kış ve doğa turizmi gibi alt başlıkları da yapılacak. Hangisini görürseniz Bursa aklınıza gelecek.

Bursa'nın hikayesini anlatan görsel logonun yanı sıra ses logosu da olacak. Telefon müziği gibi duyduğunuzda Bursa markası aklınıza gelecek. Ayrıca Bursa'ya özgü yazı karakteri de hazırlanıyor. Yazıyı da gördüğünüzde yine Bursa algısı oluşacak'

Çalışmanın tamamlanmasına çok az bir süre kaldığını ve kasım ayında Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kamuoyuyla paylaşılacağını da vurgulayan İsmail Gerim, halen Bursa ile benzer özellikleri olan ve marka haline gelen 5 kent ile karşılaştırma çalışmalarının devam ettiğini sözlerine ekledi.

Tüm ısrarıma rağmen logonun ana teması ve çizgileriyle ilgili ser verip sır vermedi. Bakalım yeni logo Bursa'nın beklentilerini karşılayacak mı?

Keşke sunumdan önce internet üzerinden bir anket çalışması da yapılabilseydi...

ARAŞTIRMADAN ÇIKAN SONUÇ: OTOMOTİV ÜNİVERSİTESİ

Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, göreve başladığından beri Bursa'nın yeni vakıf ve devlet üniversitelerine ihtiyacı olduğunu dile getiriyor. 4 üniversite kurulmasını öneren Prof. Dr. Kılavuz bu konudaki raporunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da sunmuştu.

BEBKA'nın yürüttüğü önemli araştırma projelerinden biri de üniversitelerle ilgiliydi. OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Gülek ve ekibinin yürüttüğü çalışma tamamlandı.

İsmail Gerim, mevcut durum analizi yapılarak başlanan çalışmalarda 50'ye yakın kurum temsilcisi ile görüşme yapıldığını, başta Bursa olmak üzere diğer kentlerdeki lise son sınıf öğrencileri ve alileleriyle 9 istişare toplantısı gerçekleştirildiğini açıkladı.

Araştırmadan çıkan sonuç şu: Bursa'da otomotiv ve ileri teknoloji alanlarında tematik üniversite kurulması isteniyor. Ayrıca yüksek eğitim kalitesi, mekansal olarak erişilebilirlik, sosyal ve ticari hizmetler ile konaklama ve barınma olanaklarının geliştirilmesi gibi başlıklar var.

Araştırmadan çıkan sonuç aslında Prof. Dr. Kılavuz'un önerileriyle örtüşüyor. Tematik ve şehir üniversitesi kavramlarıyla tanışma konusunda Bursa geç bile kaldı.

BU BİNA İCAT MERKEZİ OLACAK

BEBKA çalışmalarına başladığından beri BUTTİM'de hizmet veriyor. Yeni bir bina konusunda da 2 yıldan beri yürütülen hazırlık dönemi geçtiğimiz şubat ayında tamamlanarak 'Bölgesel Kalkınma Merkezi'nin temeli atıldı.

Bursa OSB tarafından tahsis edilen arsa üzerinde 2 bini kapalı, 7 bin 500 metrekarelik alanda kurulacak merkez bir hizmet binasının çok ötesinde işlevler üslenecek.

'Önce insanlar binaları yapar sonra binalar insanları' sözüyle konuşmasına başlayan İsmail Gerim'in verdiği bilgiye göre, burası bir icat merkezi olacak. Kurgu tamamen mesleki eğitim ve girişimcilik üzerine dizayn edildi. Binada içeriye girdiğinizde 800 metrekarelik bölünebilir salon yer alacak. Atölyeler, patent ofisi, girişimcilik ve kuluçka merkezi de bu binada yer alacak. Girişimcilerin melek yatırımcılarla buluşma imkanı da bu binada gerçekleşecek. 7 gün 24 saat yaşayan bir bina olacak merkez, bir arayüz olarak görev yapacak.

 

19 Haziran 2021 Cumartesi

'İlk 9 ayda 120 kilometre sürate çıktık, koronavirüs fren yaptırdı' [01 Mayıs 2020 ]

Başlıktaki sözler geçtiğimiz günlerde görevdeki birinci yılını tamamlayan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz'a ait.

Prof. Dr. Kılavuz, geçen yıl 19 Nisan'da göreve başlamış, yaklaşık dört ay boyunca üniversitenin durumunu inceleyip, yeni projelerini hazırladıktan sonra eylül ayında basının ve Bursa kamuoyunun karşısına çıkarak, vizyon ve hedeflerini anlatmıştı.

Aslında basın toplantısı düzenleyeceği tarihe kadar özellikle öğrencilerin beklentileriyle ilgili önemli adımları atan Prof. Dr. Kılavuz ile bir yılın değerlendirmesini yaparken de öğrencilerden başladık.

Rektör hoca, öğrencilere olan özlemini geçtiğimiz günlerde kampüste çektiği fotoğraf ve altına yazdığı, 'Bugün kampüsü dolaştık. Ağaçlar,çiçekler,kuş sesleri,tabiat ve tüm güzelliğiyle bahar. Tek eksiği sizler olunca, aklıma sözleri Recâîzâde Ekrem Bey'e, bestesi Rahmi Bey'e ait Bayatî şarkının son mısrası geldi; "Geldi ammâ neyleyim sensiz bahârın şevki yok" sözleriyle paylaşmış, altına da şarkının videosunu da koymuştu.

'Zaman su gibi akıp gidiyor. Bir yıl nasıl geçti. İnsan bilemiyor. Demek ki ömür de böyle gelip geçiyor' diyen Prof. Dr. Kılavuz, '9 ay içinde, 110-120 kilometre sürate ulaştık. Fakat şu korona imtihanı bayağı bir fren yaptırdı' sözleriyle bir yılın özetini yaptı.

Bir yıl içinde üniversiteyi yeniden akademik kurum haline getirmeye gayret ettiklerini ve canlanma ile ilgili ilk sonuçlarını gördüklerini ifade eden Prof. Dr. Kılavuz, öğrencilerin yaz okulu, bütünleme sınavlarının temmuz ayına alınması, mezuniyet törenlerinin her birimin kendi bünyesinde yapılması ve mezun olan olmayan tüm öğrencilerin katılmasıyla ilgili düzenlemeler yapıldığını anlattı.

Prof. Dr. Kılavuz'a göre, geçen bir yıllık süre içinde hem öğrenciler hem de Bursalılarla çok güzel diyalog kuruldu ve kentle üniversitenin kopan ilişkilerinde çok önemli mesafe kaydedildi.Her şey güllük gülistanlık değil ama problemler hızla çözülüyor.

'Öğrenciye velinimetimiz gibi bakıyoruz. Onun olmadığı bir eğitim kurulu suyu çekilmiş pınara benzer. Hasret çekiyoruz' diyen Prof. Dr. Kılavuz, eğitimin diğer bileşeni akademik personelin beklentilerinde de önemli mesafe kaydedildiğini ifade etti.

2017 yılından beri kadro alamamış hocaların sorunlarının çözümü için şeffaf bir süreç izlediklerini, ortak akılla atama kriterlerinin belirlendiğini ifa eden Prof. Dr. Kılavuz, 'YÖK'ün onayıyla 5 ilanla 200 atama gerçekleştirildi. Bu rakam üniversite tarihinin en yüksek sayısıdır. Kadroları adalet ehliyet liyakat ölçüleri içinde verilmesi üniversite bir sempati hale oluşturdu. Hakikaten hocalarımız dört elle sarılmaya gayret ettiler' vurgusunu yaptı.

'YARAMA TUZ BASMAYIN' SİTEMİ VE BURSA'DAN DESTEK ÇAĞRISI

Prof. Dr. Kılavuz'a fiziki yatırımları da sorduk. İlk sözleri, 'Yarama tuz bastınız' oldu. Rektör hoca, 2007'de ilahiyat fakültesi dekanı olurken, fakülte binasının yenilenmesi için kolları sıvamış. Ancak 2008 krizi patlak verince hem kamu hem hayırseverlerin desteği istenilen ölçüde olmamış. 2019'da rektör olduğunda ise 2018'den gelen sıkıntılara bir de koronavirüs derdi eklenmiş.

Yine de Uludağ Üniversitesi, Ege ile birlikte devletten en yüksek katkıyı alıyor. Rektörün istediği dört dörtlük butik üniversite tarzında peyzaj ve binaların yapımı ise zaman alacak.

Bunun yanı sıra halen Güzel Sanatlar, Spor Bilimleri fakültelerinin binaları yok. Bu yıl Diş hekimliği fakültesi de açılacak ve öğrenci alacak. Rektör Prof. Dr. Kılavuz, bu haberi verirken, bir de çağrıda bulundu: 'İş dünyamızdan babayiğit, hayırseverler varsa duyursunlar. 15-20 milyona hastanesiyle birlikte bina yapalım'

2016'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla kurulması istenen doğum ve çocuk hastanesi konusuna gelince. Bu yatırım şehir hastanesi öncesi gündeme gelmiş. 550 yataklı büyük bir hastane. Ancak şehir hastanesi bu ihtiyacın büyük bölümünü karşılayınca şimdi proje 225-250 yataklı olarak rezive edildi. Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı'ndan da sözlü onayı alındı.

Merkezi derslik inşaatı ise durmuş vaziyette. Müteahhidin iflas başvurusu kabul edilmemiş.

DİYALOGDA İLAHİYATÇI AVANTAJINI KULLANDI

Prof. Dr. Kılavuz, üniversitenin kentle bütünleşmesi, merkezi ve yerel yönetimler, STK'larla ilişkilerin geliştirilmesi konusunda ilahiyatçılığın verdiği kitle ile iletişim avantajını kullandı.

Bu noktada hiçbir ayrım yapmamaya da özen gösteren Prof. Dr. Kılavuz, 'Ne siyasi görüşü ve duruşu, ne zihniyeti ve dünya görüşü konusunda dedik ki Uludağ Üniversitesi Bursa'nın gözbebeği Türkiye'nin gözbebeği. Böyle bir gözbebeği üniversiteye bir taş, bir tuğla üstüste kim koyuyorsa ve sorumluluk noktasında elini taşın altına kim koyuyorsa bizim başımızın üzerinde yeri var. Biz onunla işbirliği yaparız yeter ki buradan üniversite kazansın çünkü üniversite kazanırsa sanayi teknoloji kazanır şehir kazanır.'

Prof. Dr. Kılavuz'un gelişiyle üniversite gerçekten bir çok alanda güzel gelişmeler yaşandı. Bunun yansımalarını her alanda görüyoruz. Keşke rektör hoca yaş konusundaki sıkıntıyı bir şekilde aşıp, bir dönem daha görev yapabilse...

KORONAVİRÜS MÜCADELESİNDE ÜNİVERSİTE AKTİF GÖREVDE

Bursa Uludağ Üniversitesi koronavurüs salgını konusunda da aktif rol üsleniyor. Şehir ve yüksek ihtisas kadar olmasa da fakülte hastanesi üçüncü sırada yer alıyor. Prof. Dr. Kılavuz'un verdiği bilgiye göre, Salgın için ayrılan 142 yatak, 11 Nisan'daki yoğunluk günlerinde doldu. Ancak bu günlerde boşalmaya başladı. Süreç Türkiye ile paralel gidiyor. Plazma merkezi devreye girdi. ULUTEK'te de bir firma ventilatör üretti. Seri üretim için araştırma devam ediyor.

Viroloji ana bilim dalı ise Bursa ve çevresinde testlerin başlamasına büyük katkı sağladı. Bir öğretim üyesi halk sağlığı laboratuvarında sistemi kurarak, eğitim verdi ve ardından bir günde test sonuçları alınmaya başlandı.

Ve en önemlisi yoğun bakım, acil, anestezi ve dahiliye branşlarında 46 tecrübeli araştırma görevlisi şehir hastanesinde bir ay önce destek amacıyla göreve başladı. Çok ciddi katkıları olan bu ekip önümüzdeki günlerde rotasyonla yeni hekimlere görevi devredecek.

ÖNEMLİ NOT:

Bugün Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz'la yaptığımız görüşme dolayısıyla Koranavirüs Karantina Günlüğü'ne ara verdim. Konular birikti. Yarın geniş biçimde günlük devam edecek.

Ve en önemlisi 1 Mayıs İşçi Bayramınız kutlu olsun.... 

18 Haziran 2021 Cuma

Bursalı profesörden aşı ve ilaç öngörüsü [18 Mart 2020]

Koronavirüs dünyayı kasıp kavururken hastalıkla mücadelede umut ışığı olabilecek gelişme ABD'de yaşandı.
Seattle kentindeki Kaiser Permanente Washington Araştırma Enstitüsü'nde koronavirüsü aşısı için ilk deneme yapıldı. Aşının genel kullanımına başlanması için 12 ila 18 ay arasında süre bulunduğu bilgisi umutlanmak için henüz erken olduğunu gösterdi.
Peki, aşı ve ilaç ile ilgili gelişmeleri ne zaman görebileceğiz?

Bu soruyu Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Sinan Çavun'a sorduk.
Prof. Dr. Çavun, geçtiğimiz yıllarda ekibiyle birlikte yaptığı araştırmada "Mutluluk hormonu" olarak bilinen "B-endorfin"in yıkımı sırasında ortaya çıkan ve vücutta sentez edilebilen (Glycyl-glutamine) Gly-Gln'in depresyon tedavisindeki etkinliğini kanıtlamış, klinik deneyler aşamasındaki çalışmaya Avrupa ve ABD patenti de alınmış bir bilim insanı.
'Kısa vadede aşı ve ilacın uygulamaya gireceğini düşünmüyorum' diyen Prof. Dr. Çavun'un anlattıklarını başlıklar halinde vereyim:
- Hem aşı hem de ilaç üretimi için belirli adımlar var. Bunları yerine getirmeden aşı veya ilacı halkın kullanımına sokamazsınız.
- Aşıdaki kısıtlamalar esnetilebilir. 6 ay daha gerekebilir. Sıfırdan ilaç üretimi uzun bir süreç.
- Genel olarak sıkıntı sağlık kapasitesinin üzerinde hasta yığılması. İtalya'da ölümlerin en büyük sebebi bu. O yüzden ısrarla karantina diyoruz. Belki hepimiz bir şekilde korona ile karşılaşacağız. Bu süreyi 1-2 ay yerine 3-4 ay hatta daha uzun süreye yayarsak başarılı oluruz.
- Hastaların yaklaşık yüzde birinde yoğun bakım ihtiyacı görülüyor. Bir örnek vermek gerekirse Bursa'da kısa sürede 100 bin kişiye virüs bulaşırsa yüzde biri bin kişi eder. Bursa'da bin kişilik yoğun bakım yatağı yok.
Sokağa çıkma yasağı kararının ivedilikle alınması gerektiğini savunan Prof. Dr. Çavun, yetkililere de seslenerek, karantina koşullarının etkili bir şekilde uygulanmasını, bunun asla kişilerin vicdanına ve inisiyatifine bırakılmamasını istedi.
Prof. Dr. Çavun, geç kalınacak her günün sağlık sisteminin aşırı yüklenmesine ve buna bağlı olarak kayıpların artmasına neden olabileceğini sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Çavun dikkat çektiği hastanelerdeki aşırı yığılmanın nelere yol açabileceğini İtalya'dan yapılan yayınlardan ve analizlerden görülüyor. Hastanelerdeki yığılma ve nefes alamaz hale gelen hastalar için cihazların yetersizliği en büyük sorun.

RAPOR HAZIRLANIP, DESTEK İSTENDİ

Koronavirüs toplum sağlığı kadar ekonomiyi de ciddi biçimde etkiliyor. Dünyanın en önemli markaları üretimlerini durdurdu. Almanya, Fransa, ABD gibi ülkeler dünya markası olan şirketlerinin ayakta kalması için bir dizi önlem ve destek paketleri açıklıyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da (BTSO) virüsün ekonomideki olumsuz etkilerini en aza indirgemek amacıyla üyelerinin görüş ve önerilerini dikkate alarak rapor hazırladı ve bu raporu TOBB ve ilgili bakanlıklara gönderdi.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, reel sektörün taleplerini içeren destek paketlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün yapacağı açıklamada karşılık bulmasını beklediklerini söyledi.
Önümüzdeki günler hastalığın yayılması tehlikesine karşı önemli gelişmelere gebe. O yüzden ne kadar erken önlem alınırsa sonuç da o kadar etkili olur. Bursa ne de olsa ekonominin ve ihracatın kalbinin attığı kent.

'EVDE NE YAPACAĞIM' DİYENLERE HOMEOFFİCE TÜYOLARI

Koronavirüse karşı en iyi önlem karantina. Tüm uzmanların ortak önerisi özellikle risk grubunda yer alanların evden çıkmamaları.
Karantinayla birlikte konserler, fuarlar başta olmak üzere etkinliklerin tamamı iptal edilince insanlar alternatiflerini hemen buldu.

Sosyal medya konserleri, sanal müze gezileri, online eğitimler evde kalmak zorunda olanlar için değişik seçenekler. Birçoğu ücretli olan senfoni konserleri ile belgeseller ücretsiz erişime açıldı bile.
Homeoffice yani evde çalışmak teknolojik imkanlar sayesinde kolaylaştı. Uzun süreden beri çalışanlar da var. Bunlardan biri olan Bursalı gazeteci, PR danışmanı Ece Arar, 15 yıldan beri homeoffice çalışıyor.
Arar, zorunlu olarak evde çalışmaya başlayanlar için birkaç deneyimini sosyal medya üzerinden paylaştı. Gerçekten faydalı olacak tüyoları size aktarayım:
- Sabah işe gidiyormuş gibi kıyafetinize çeki düzen verip güne başlayın.
- Çalışmanızı engelleyecek televizyon ve cep telefonu gibi uyaranlardan uzak durun.
- Çocuklarınızla birlikte çalışmak zor. Ancak bir süre sonra onlar da durumu fark edip uyum sağlıyor.
- Kendinize saatler ve hedefler koyun. Örneğin bir buçuk saat bilgisayar başından kalkmayacağım gibi. Sonra kahve molası. 10 dakikayı geçmeyecek.
- 3-4 saat çalışma sonrası öğle molası. Mola sırasında cep telefonuyla görüşmeler. Şirkette olsa 8 saat süren çalışma bu tempoyla saat 15.00'te sona eriyor.
- İş bittikten sonra diziler, filmler ve kitaplar ve online kurslar ve ev işleri ve yemek.

Arar'ın tüyoları önemli. Bana göre temel sorun konsantrasyonun sağlanması. Evde iş için bilgisayar başına oturduktan sonra kalkmak çok kolay. O yüzden belirlenen görev saatlerini disiplinli uygulamak gerekiyor. 

12 Haziran 2021 Cumartesi

Uludağ Üniversitesi ağır hasta![ 13 Eylül 2019]

 Bursa Uludağ Üniversitesi, 4 enstitü, 15 fakülte,2 yüksek okul, 15 meslek yüksek okulundaki 76 bin 290 öğrencisi, 2549 akademik, 4154 idari personeliyle dev bir eğitim kurumu.

Yarım asra yakın süre içinde bu büyüklüğe ulaşan üniversite, maalesef iyi yönetilemediği için son yıllarda sürekli kan kaybediyor.

Bu durumu göreve başladıktan 4 ay 3 hafta sonra basının karşısına çıkan Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, tıbbi terimler kullanarak ifade etti:
'Hastalığı teşhis edip, serum bağladık. Tedavi antibiyotikle devam edecek'
Tedavi süreçlerinde antibiyotik ağır hastalar için kullanılan bir ilaç olduğuna göre, üniversite gerçekten ağır hasta!
'Hedefimiz geçmişi kötülemek değil. İnsan hayatında olduğu gibi üniversiteler de inişli çıkışlıdır' vurgusu yapan Prof. Dr. Kılavuz, kan kaybını verdiği rakamlarla ortaya koydu. İki dönem önce dünya sıralamasında 848'inci olan Uludağ Üniversitesi 1226'ncı sıraya düşmüş.
Bunu düzeltmek için adımlar atıldığına işaret eden Prof. Dr. Kılavuz'a göre, bu hemen gerçekleşecek bir durum değil. 2019-2020 restorasyon ve rehabilitasyon yılları olacak. Sonuçları ise 2021'den 2023'e kadar uzayan süreçte alınacak. Başarının yolu ise akademik personel ve öğrencilerle şehrin bütünleşmesi, yeni projeler ve bilimsel çalışmalardan geçiyor. Hedef dört yılın sonunda dünyanın ilk bin üniversitesi arasında yer almak.

Peki, neden bu geriye gidiş yaşandı?
Rektör bu soruya yanıt verirken, 'adalet, hakkaniyet ve hakça paylaşım' kelimelerini kullanarak, 15 milyon liralık bilimsel araştırma fonunun kullanımıyla örneklendirdi:
'Bu fonu 200-300 binlik bölümlere ayırarak 200-300 kişiye ayırmak yerine paranın tamamını bir-iki projeye aktarırsanız beklentisi olan bilimsel çalışma yapacak insanları küstürmüş ve darıltmış olursunuz. Aşkı, heyecanı tekrar yeşertmek, güven duygusunu tekrar tesis etmek derken kastımız bu'
42 yıllık akademisyen olan Prof. Dr. Saim Kılavuz, rektörlük döneminin sonunda yaş haddinden emekli olacak. O yüzden bu süreyi çok iyi değerlendirmek istiyor.

BURSA VE TÜRKİYE BÜYÜR

Toplantıda, göreve başladıktan sonra alınan yaz okulu, burs, mezuniyet törenleri ve bütünleme sınavlarının temmuz başına çekilmesiyle ön plana çıkarılan öğrenci dostu üniversite algısının oluşması sayesinde kayıt yaptırma oranının yüzde 98,7'e yükseldiğini anlatan Prof. Dr. Kılavuz, yeni projelerini de anlattı.

Birincisi; üniversite her yıl 15 milyon lira elektrik harcıyor. Bundan tasarruf sağlanması amacıyla kampusa 1,2 megavatlık güneş enerjisi panelleri kurulacak. Proje 4-5 yılda kendi amorti edecek.
BTSO ile işbirliği geliştirilecek. Odanın mottosu olan 'Bursa büyürse Türkiye büyür'ü üniversite için kullanan Prof. Dr. Kılavuz'a göre, TEKNOSAB'da kurulacak fabrikaların AR-GE birimleri ULUTEK'te olursa üniversite şaha kalkar.

BÖLÜNME DEĞİL, ANAÇ ÜNİVERSİTE OLACAK

Uludağ Üniversitesi'nin çok büyüdüğü ve bölünmesi gerektiği önermesi son yıllarda tartışılan konulardan biri. Toplantıda Prof. Dr. Kılavuz'a bu konudaki düşüncelerini de sorduk. 5 aylık görev süresinde o da bu konuda hazırlıklar yapmış. Hatta 6 Ağustos'ta Bursa'ya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a iletmiş. Rektör Kılavuz'a göre, Bursa 4-5 devlet, 3-4 özel üniversite potansiyeline sahip.

Üniversite arazisinin bölünmesine ve burada yeni üniversite kurulmasına sıcak bakmayan Prof. Dr. Kılavuz'un önerisi; Uludağ'ın anaç üniversite olarak yeni üniversiteleri doğurması.
YÖK'ün ilçelerde üniversite kurulmasına karşı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kılavuz'un Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunduğu dosyada, ilçeler kümesinin oluşturduğu tematik kompakt üniversiteler kurulmasını teklif etti. Bunlardan biri İnegöl, Yenişehir ve İznik eksenli. Yenişehir Havaalanı yakınında hazinenin bağışlayacağı 90 dönümlük arazide kurulacak. Oraya Uzay ve Havacılık Fakültesi kurulacak. İnegöl, Yenişehir ve İznik meslek yüksekokullarının katılımıyla 6 bin mevcutlu üniversite olacak.
İkincisi Gemlik-Orhangazi eksenli olacak. Gemlik'teki denizcilik yüksekokulu fakülteye dönüşecek. Gerekirse Bursa Teknik Üniversitesi aynı fakültesiyle birleşecek. Borusan'ın rızasını alarak Hukuk Fakültesi Bursa'ya taşınacak. Bu üniversiteye lojistik ve işletme fakülteleri eklenecek. Orhangazi'ye de Asil Çelik dolayısıyla teknoloji fakültesi kurulacak.
Karacabey-Mustafakemalpaşa eksenli üniversite ise, gıda-tarım temalı olacak.
Bursa 1995 yılından beri çok ciddi yabancı uyruklu öğrenci sirkülasyonu alan bir üniversite. Bu konuda deneyim sahibi olundu. Molla Fenari adıyla İslam Sosyal Bilimler Üniversitesi kurularak Müslüman ülkelerden öğrenci getirilecek.
Öneri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bina ve öğretim elemanı konusunu sormuş. Rektör de, 'Mevcut binalar birkaç yıl götürür. İşadamları ve odaların desteğiyle yenileri yapılır. Norm fazlası akademik personel yeni üniversitelere yönlendirilir' yanıtını vermiş.

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...