Ziya Selçuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ziya Selçuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2021 Pazar

Bakan Selçuk, protokol müjdesini Bursa vekili Işık'a verdi [07 Kasım 2018 ]

Bursa'nın denize açılan kapılarından Gemlik, geçmişten gelen zeytin ticaretinin yanı sıra sanayisi ve limanıyla önemli bir kent. Otoyolun açılmasıyla da İstanbul'a 45 dakika, Bursa'ya 15 dakika mesafedeki ilçe önümüzdeki yıllarda Marmara'nın parlayan yıldızlarından biri olacak.
24 Haziran seçimlerinde Gemlik, uzun yıllar sonra parlamentoya Zafer Işık'ı göndererek, temsil konusundaki yaşanan bir eksikliği giderdi.
Geçmiş dönem milletvekillerine haksızlık etmeyelim onlar da Gemlik ile ilgili sorunların çözümü için ellerinden geleni yaptılar ama insanın yaşadığı ve nefes aldığı kenti temsil etmesi ayrı bir özellik.
Zafer Işık, TBMM'de görev yaparken, Bursa ile birlikte Gemlik'in de çözüm bekleyen sorunları için özel çaba gösteriyor, bazen de diğer milletvekillerinden de destek alarak Gemlik lobisi olarak çalışıyor.
Bu görüşmelerinden birini de toplumun tüm kesimlerinin ne yapacağını merakla beklediği ve geçtiğimiz günlerde açıkladığı vizyon belgesiyle gündem oluşturan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'la gerçekleştirdi. Tesadüf bu ya hem 30 Ekim'de hem de dün yapılan AK Parti grup toplantısında Ziya Selçuk ile yan yana oturan Zafer Işık, bakanı önümüzde ay yapılması planlanan Lojistik Lisesi'nin temel atma töreni için Gemlik'e davet etti.
Ekim ayındaki grup toplantısında, okulların salonlar başta olmak üzere spor tesislerinden vatandaş ve spor kulüplerinin de yararlanması konusunu soran Zafer Işık, bu haftaki sohbette bunun yanıtını aldı.
Bakan Selçuk, önümüzdeki hafta bu konuyla ilgili Gençlik ve Spor Bakanlığı ile protokol imzalayacakları müjdesini verdi. 'Okullar Hayat Olsun Projesi' kapsamında imzalanacak protokolle okullardaki spor tesislerinin hafta sonu ve mesai saatleri dışında kullanılmasını sağlamak için Gençlik ve Spor Müdürlükleri tarafından personel görevlendirilecek. Bu sayede okul idarecilerinin endişeleri de giderilmiş olacak.
2011 yılında başlanan ve 2016 yılında 3 yıl uzatılan 'Okullar Hayat Olsun Projesi' ile okullar velilerin ve mahallenin eğitimi amacıyla kullanılıyor. İmzalanacak bu protokolle okulların spor tesisleri de vatandaş ve spor kulüplerine açılmış olacak.

ZEYTİN, GERÇEKTEN HAYATIN TADIYMIŞ...

Zeytin, Akdeniz havzasına tabiatın verdiği en güzel armağan. Kutsal kitaplarda da övgüyle anlatılan zeytin konusunda zengin bir ülke olmamıza rağmen maalesef bunu yeterince değerlendiremediğimiz rakamlarla ortada. Gerçi Marmarabirlik son yıllarda yaptığı atakla 49 ülkeye zeytini ihraç etmeyi başardı ama hâlâ bir İspanya, İtalya ve Yunanistan kadar katma değerli ürün haline getiremedik.
Hafta sonu Nilüfer Belediyesi'nin Büyükbalıklı'da bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Zeytin Festivali'ndeki zeytinli lezzetler yarışmasındaki jüri üyeliğim sayesinde zeytinin ne güzel bir doğa armağanı olduğunu bir kez daha anladım.
Öylesine bir ürün ki her zerresi değerlendirilebiliyor. Neredeyse sıfır atık. Üstelik sadece tuzlu olarak da değil, tatlı türlerinde de lezzetli hale gelebiliyor. Marmarabirlik'in ürettiği zeytinli çikolatanın ardından Büyükbalıklılı kadınlar da zeytini, 'Padişah yastığı' adını verdikleri yaş pastadan, Erzurum'un kadayıf dolmasına kadar tatlılarda başarılı şekilde kullanmışlardı.
Tuzlularda ise kadınların yaratıcılığı takdire yaşandı. Güneydoğu'nun içli köftesinde veya hamur işi mantıda zeytin kullanılması yemeklere ayrı bir lezzet katmıştı.
Gerçekten hayatın tadı olan zeytinin hak ettiği değere kavuşması için başta Marmarabirlik olmak üzere tüm yerel yönetimlerin bu tür yarışmalardaki kadınların yaratıcılığını kitap veya diğer etkinliklerle desteklemeleri gerektiğine inanıyorum.

SAKER'DEN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ UYARISI

Büyükşehir eski Başkanı Erdem Saker, görev yaptığı dönemde Bursa'ya çevreyi korumak adına önemli eserler bıraktı. Hayvanat Bahçesi ve Botanik Park olmasaydı bugün o bölge tıpkı çevresindeki yerleşim birimleri gibi kaçak yapıların işgaline uğrardı.
Saker, başkanlığı sonrası da çevre konusundaki duyarlılığını sürdürmeye devam ediyor. Ekohaber Gazetesi'ndeki köşesinde çevre ve şehircilik üzerine yazılar kaleme alan Saker, bu kez iklim değişikliği ile ilgili gerçekleri anlattı. Bilim adamlarının öngörülerine göre böyle giderse 2040 yılında hava sıcaklığı ortalamasının bir buçuk derece yükseleceği tahmin ediliyor. Bunun doğuracağı sonuçlardan milyonlarca insan zarar görecek.
Saker'in yazısından Paris İklim Sözleşmesi'nin henüz TBMM'nin onayından geçmediğini öğreniyoruz. Dünyada bunu meclisinden geçirmeyen sadece 15 ülke kalmış. İmzalayan ülke sayısı ise geçen hafta sözleşmeyi parlamentosundan geçiren Afrika Gine Bissau Cumhuriyeti ile birlikte 182'ye yükselmiş.
Çok geç kalmadan bu sözleşmenin imzalanması gerektiğini vurgulayan Saker, 'Bizler ve ülkemizi yönetenler, yerkürenin yüz yüze kalacağı bu acı gerçeğin farkına varır ve gerekenleri yapmaya başlarız' dedi.

 

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Cumhur ittifakındaki çatlak ve yerel seçimde paradigma değişimi [24 Ekim 2018 ]

MHP lideri Devlet Bahçesi'nin partisinin grup toplantısındaki konuşması öncesinde, ilk kıvılcımdan öte ittifakın çatırdamaya başlamasının işaret fişekleri sosyal medyada atılmıştı.
Bahçeli'nin konuşmasındaki tonu ve vurguları finalin işaretlerini veriyordu. Konuşmayı dinlerken birden aklıma Bahçeli'nin 7 Temmuz 2002'de Kocayayla'da, Türkmen çadırındaki açıklaması geldi. Bülent Ecevit'in başbakanlığı dönemindeki tartışmalar üzerine seçime bir buçuk yıl süre olmasına rağmen 3 Kasım'da erken seçim çağrısı yapmıştı.
Bu seçim sonrası Türkiye, 16 yıl devam eden AK Parti iktidarıyla tanışmıştı.
Bahçeli'nin Türk siyasetinin son yıllarına damgasını vuran, aralarında 367 krizinden, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne gidişe ve en son Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni sistemin ilk başkanlığına seçilmesine kadar uzanan kararları var.
Gerçi Bahçeli'nin gruptaki sert üslubunu gazetecilerin sorularını yanıtlarken yumuşatması, 'Cumhur ittifakı duruyor' anlayışına dönüştü ama yerel seçimlere MHP'nin kendi adayları ve amblemiyle gireceği artık kesinleşti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, grup toplantısında, Bahçeli'nin açıklamasına 'Saygı duyarız, herkes kendi yoluna' sözleri ile yanıt verdi.
Cumhur İttifakı'nın bozulmasında buzdağının görünen yüzü, MHP ile son dönemde af, erken emeklilik ve andımızla ilgili Danıştay kararı gibi gözükse de bu, her seçim için ayrı bir strateji geliştiren AK Parti'nin Mart 2019'da paradigma değişikliğinin işareti.
AK Parti bu noktaya nasıl geldi ve uzlaşma yerine neden köprüleri attı?
Ağustos ayından beri AK Parti, yerel seçimler için vites büyüttü. Önce milletvekilleri ve yöneticileriyle başlayan toplantılar, belediye ve il başkanları ile devam etti. Ardından ilçe başkanları ve kadın kolları başkanlarına hatta eski vekillerin de katıldığı istişare toplantılarına kadar uzandı. Bu toplantıların tamamına Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılarak, hem konuştu, hem de katılımcıları dinledi.

ERDOĞAN'IN MESAJI VE BOZDAĞ'IN GÖZYAŞLARI

Bu arada, Erdoğan'ın Diyarbakır'a yaptığı ziyarete de bir parantez açmakta fayda var. Bir de kamuoyu araştırmalarına önem veren ve her siyasi adımın toplumdaki yansımasını ölçen anketler de yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünde durduğunu da unutmayalım.
Bu bilgiler ışığında görünen o ki terörle mücadele konusunda eylem ve söyleminden taviz vermeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu seçmeninin sembolik mesajlarla gönlünü okşuyor. Bunu sadece Doğu ve Güneydoğu ile de sınırlı tutmamak gerekiyor. İstanbul gibi büyük illerde yaşayan muhafazakar Kürt seçmen de aynı mesajı alıyor.
Erdoğan'ın konuşmasındaki yer alan Andımız ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ'ın gözyaşlarına hakim olamadığı bölümü buna en güzel örnekti sanırım. Çünkü konuşmadaki vurgular, çözüm sürecindeki açıklamaları aratmayacak türdendi.

MADALYONUN MHP YÜZÜ...

Diğer ortak MHP açısından bakıldığında, ittifak bozulmadan yerel seçime kendi adaylarıyla girmenin rasyonel yararları söz konusu.
Ekonomik krizin yansımalarının yanı sıra seçmene verilen sözlerin yerine getirilmemesi, Andımız konusundaki hassasiyetten geri adım atılırsa tabana verilecek yanıtlar, MHP açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, genel seçimdeki ittifakın sandığa yansıma kolaylığı yerelde pratiğe dönüşmeyebilir. Üstelik bazen ilçe bazında bile kimin adayının destekleneceği konusunda büyük sıkıntılar ortaya çıkabilirdi.
Örneğin MHP'nin seçim kazandığı Mersin, Adana veya Manisa'da AK Parti ile nasıl uzlaşacaktı?
Önümüzdeki günlerde, ittifakın yerel seçimlerde devam etmemesinin pratik faydalarını hem AK Parti hem de MHP'nin yaşayacağına inanıyorum.

'SU BULUNMAZSA YÜZERİZ'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından ekonomiden sonra en önemli beklenti eğitim konusundaydı. Bu yüzden Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un her açıklaması kamuoyu tarafından dikkatle izleniyor ve hazırlayacağı program merakla bekleniyordu.
Bunun farkında olan Bakan Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu'nu açıkladığı toplantısına, 'Bana şapkadan tavşan çıkaracakmış gibi bakmazsanız sevinirim' sözleriyle başladı.
İzlenecek yol haritasını anlatırken de dönüşümün öyle kolay olmayacağının mesajını, 'Bugün yaptığımız açıklamalarla eğitim sistemimiz yarın en iyi eğitim sistemi olmayacak. Eğitim sistemimiz aniden bir dönüşüm yaşamayacak. Eğitim sistemleri 100 vagonluk bir tren gibidir, spor araba gibi döndüremeyiz' sözleriyle verdi.
Eğitimde dönüşümü sağlamak gerçekten zorlu bir süreç ancak bir yerden başlamak gerekiyor. Öğretmenlik ve okul öncesi eğitim ve ortaöğretimle ilgili yapılan tespitler önemli. Artık elimizde bir yol haritası var ve hazırlanmasından daha çok uygulanması başarıyı getirecek.
Bakanın final cümlesi de bununla ilgili endişesini içeriyordu: 'Su bulanmazsa yüzeriz'
Umarız, su bulanmaz ve program hedefine ulaşır. Çünkü eğitim gerçekten memleket meselesi.

 

22 Mayıs 2021 Cumartesi

Bu işte bir yanlışlık var [01 Ağustos 2018 ]

 Türkiye, üretim ve ihracat çıtasını sürekli yüksek noktalara taşımak için çaba sarf ediyor. 2023 hedeflerine baktığınızda, 500 milyar dolarlık ihracat ve diğer gelişmelerle dünyanın ilk 10 ekonomisine girmek istiyoruz.

Peki, bunu hangi insan, daha doğrusu beyin gücüyle başaracağız?
Potansiyelimizin test ettiğimiz iki sınav sonucuna bakarsak bu hedeflere ulaşmamız imkânsız gibi görünüyor.
İşaret ettiğim iki sınavdan biri Liselere Giriş Sınavı yani LGS, diğeri ise Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS). İkisinde de sürekli sistem değişiyor.
Önceki gece 00.01'de açıklanan ve bu yıl ilk kez denenen sınavla başlayalım.
ÖSYM detaylı analizlerini önümüzdeki günlerde açıklayacak ama ilk veriler hiç umut verici değil.
YKS'nin Temel Yeterlilik Bölümüne giren ve sınavı başarılı sayılan 2 milyon 260 bin adayın testlerdeki ortalama doğru cevap sayıları umut verici olmanın ötesinde, ürküten sonuçlar.
"Türkçe 40 soruda 16,179 ortalama, sosyal bilimler 20 soruda 6,003 ortalama, temel matematik 40 soruda 5,642 ortalama, fen bilimleri 20 soruda 2,828 ortalama."
Alan Yeterlilik Testi'ndeki (AYT) sonuçlar ise daha kötü. AYT'ye girip sınavı geçerli kabul edilen 1 milyon 877 bin 568 adayın ortalama doğru cevapları çok daha düşük düzeyde kaldı.
Türk dili ve edebiyatında 24 soruda ortalama 4,7, matematik 40 soruda ortalama 3,923, fizik 14 soruda 0,467 ortalama, kimya 13 soruda 1,109 ortalama, biyoloji 13 soruda 1,669 ortalama.
Biraz rakamlara boğdum o yüzden açılımını yapayım: Sınava girenler maalesef okuduğunu anlamıyor, matematik, fizik, kimya, biyoloji problemlerini çözemiyor. Fizikteki durum tam içler açısı 0,4, ortalamaya göre yarım soru bile çözülmemiş.
Eskiden bilgi düzeyimizin iyi olduğu söylenir, problem çözemediğimiz anlatılırdı. Bu sonuçlara göre artık her ikisinde de sorun var. Bilgimiz ve algımız da yetmiyor.
Açık söyleyeyim bizim çocuklarımızın zekâ düzeyi kesinlikle düşük değil, sorun sistemde ve bu işte yani uzmanların sık sık dillendirdiği gibi ana-okulundan başlayarak üniversiteye kadar devam eden eğitim rotamızda bir yanlışlık var.

Başarı hikayesi nasıl yazılır?
Tablo bu olunca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un basın toplantısında, 'yapılacaklar konusunu düşündükçe uykularım kaçıyor' açıklaması daha anlamlı hale geliyor. Sorun müfredat mı öğretmen mi yoksa sisteminin tamamımı bunun acilen sorgulanıp masaya yatırılması gerekiyor.
Milli Eğitim Bakanı Selçuk'un ilk açıklamaları umut doluydu. Milli eğitimde şikayetlere neden olan öğretmenlerin performans değerlendirmesi ve Alo 147 Hattı'nın kapatılması konusundaki kararı camiadan olumlu tepki almıştı.
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona'ya göre, tüm bu saydıklarımızın hepsinin çözümü yolunda ilk adım olarak çok acilen milli eğitim şûrasının toplanması gerekiyor. Toplanmadan önce de şûraya katılacaklarla ilgili yönetmelik de değişmeli. Sanayicisinden akademisyenine tüm kesimlerin katılacağı, belki de günlerce sürecek şûrada yol haritası belirlenmeli. En önemlisi de alınan kararlar değiştirilmeden uygulanmalı.

Bursa'da kaç öğrenci açıkta kaldı?
Bu arada, ortaöğretim kurumlarına yerleştirme sonuçları da açıklanırken, bu konudaki farklı açıklamalar kafaları karıştırdı. Bursa'daki bu yıl 8'inci sınıftan mezun olan öğrenci sayısının 40 bin 600 olduğunu belirten Özkan Rona, 3 bin 600 olarak açıklanan tercihlerine yerleşmeyen öğrenci sayısının gerçeği yansıtmadığını savundu. Kendi yaptıkları tespitlere göre, 5 bin mezunun merkezi sistem sınavı sonucuna veya adrese dayalı yerleştirme için başvuru yapmayarak açıkta kaldığını ifade ederek, Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bu 5 bin öğrenciyi tespit ederek, eğitimlerine devam etmesini sağlamaları konusunda çağrıda bulundu.

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...