AŞI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AŞI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2021 Salı

Bursa'yı korumanın yolunu açıkladı: Vizyon değişecek [16 Mayıs 2021]

Belki biraz iddialı olacak ama Bursa, sahip olduğu doğal güzellikler ve tarihi zenginle Türkiye'nin güzel şehirlerinden biri.

Her kent Bursa gibi şanslı değil. Kiminde dağ var, deniz yok kiminde deniz var, böylesine zengin üretim yapılan tarım arazisi yok.

Peki, biz Bursa'nın kıymetini bildik mi?

Maalesef hayır...

Dünyaca ünlü mimar ve şehir plancısı Luigi Piccinato'nun aşık olup, bozulmasına kıyamadığı için hassas planlar yaptığı Bursa'yı son 50 yılda beton yığınına çevirdik.

Hava kirliliğinde Türkiye'nin ilk sıralarından inmiyoruz. Derelerimiz kaçak deşarjlar yüzünden simsiyah akıyor. Geçtiğimiz günlerde doğan Doğancı Barajı'nın savakları açılarak pırıl pırıl su Nilüfer Çayı'na verildi. Kıvrıla kıvrıla Bursa'yı dolaşan çayın bir de Marmara'ya döküldüğü noktaya bakın...

En son yine kirlilik yüzünden Marmara Denizi'ne musilaj denilen salya musallat oldu. Bilim insanlarına göre, bu da kirliliğin doğal sonucu. Azot ve fosfor miktarı artınca bir tür, diğerlerine baskın gelerek hızla çoğalıyor.

Bu kadar yoğun şehirleşme ve sanayinin kirlettiği Bursa, son yıllarda can havliyle alarm veriyor.

Bayram kutlaması için görüştüğümüz Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'la kısa bir Bursa ve çevre sohbeti yaptık.

Aktaş, Bursa'da göreve başladığından beri hatta İnegöl'deki döneminde de çevre konusundaki duyarlılığıyla biliniyor. İnegöl'deki vahşi çöp toplama alanıyla ilgili yaptığı çalışma birçok yerde örnek olarak gösteriliyor.

Bursa'da da başkanlık koltuğuna oturduğu günden beri birçok konuşmasında, açık yüreklilikle kirletici sanayi istemiyoruz sözünü tekrarlıyor. En son kuraklık günlerinde sanayi tesisleri ve tarımsal alanlarda su kullanımının disiplin altına alınacağı açıklamaları dikkat çekiciydi.

Aktaş, Marmara'ya kıyısı bulunan ilçe ve mahallelerde arıtma tesislerinin yapımına da önem veriyor. Kendi yaşadığım yerler olduğu için biliyorum. Gemlik ve Küçük Kumla'daki arıtma tesisleri yapılmadan önce bütün sitelerin kanalizasyonu denize akıyordu.

Arıtma tesisleri tamamlandıktan sonra, iki yıldan beri hiç olmazsa kanalizasyon atıklarını denizde görmemeye başladık.

Gerçi salya konusunda açıklama yapan bilim insanlarına göre, bu tesislerin de azot, fosfor ve özellikle endokrin bozucu atıklar konusunda güncellenmesi gerekiyor.

Gemlik Körfezi'ndeki kirlilik ile ilgili hatırlatmam üzerine Aktaş,'Orhangazi ile ilgili eksiğimiz var. İhale aşamasındayız. O da Marmara denizine geliyor. Orhangazi'yi halletmeden bu işi tam zapturapt altına almak mümkün değil' yanıtını verdi.

Ardından da;

'Denizin temizlenmesi için müstakil bütün deşarjları kontrol altına alıp arıtmaya bağlamamız lazım. Bir yıl içinde bu işler toparlanır' dedi.

'FÜTURSUZCA SANAYİ FAYDA DEĞİL, ZARAR VERİR'

Bursa aslında, uzun yıllardan beri ortaya çıkan sorunların ortadan kaldırılmasının çözümünün rotayı turizme çevirmekten geçtiğinin farkına varmıştı. Alinur Aktaş da buna ivme kazandırdı. Büyükşehir belediyesinin son yıllardaki önemli projeleri de turizme yönelik.

Aktaş'a göre, Bursa'nın artık hantal, kirletici sanayiden ziyade katma değeri yüksek ileri teknoloji yatırımlarına yönelmesi lazım. Sanayi türleri deyim yerindeyse parmakla seçilmeli. Böyle fütursuzca sanayileşme bu saatten sonra Bursa'ya fayda değil zarar verir.

Bursa'nın vizyon değiştirmeye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Aktaş, şöyle devam etti:

'Yeşili, dağı, denizi ile Bursa büyük bir zenginliğe sahip. Turizm önümüzdeki günlerde çok gelişecek. Artık insanların doğayla istifade edeceği turizm alanları daha revaçta olacak. Bursa bu konularda en büyük imkanlara sahip. Uludağ ve Dağyeni bölgesi patlama yapacak. Kamp ve karavan turizminin acayip gelişmesi bekleniyor. Biz de bu konuda çalışma yapıyor. Zor bir döneme denk geldik. Turizm neredeyse sıfıra yaklaştı ama zerre kadar şüphem yok. Pandemi sonrası herkes Bursa'yı konuşacak. Bunlar Bursa'nın vizyonunu da değiştirecek. Turizm de bunun en önemli araçlarından biri'

'İKİ DOZ AŞIYI OLMAMA RAĞMEN YAKALANDIM'

Başkan Aktaş, iki doz aşısının üzerinden 28 gün geçmesine rağmen geçtiğimiz ay kronovirüse yakalanmıştı. Tedbir amacıyla Şehir Hastanesi'nde 13 gün tedavi gören Aktaş, 4 Mayıs'ta taburcu olmuştu.

İlk gün sosyal medyadan yayınladığı mesajda sesinde hastalığın etkisi görülen Aktaş'la yaptığımız telefon görüşmesinde bu sıkıntının ortadan kalktığını da gördük.

Bursalıların bayramını sosyal medya hesabından eşi Sevinç, kızı Sıla ve oğlu Safa Hilmi ile selfie fotoğrafıyla kutlayan Aktaş, 12 Mayıs Hemşireler Günü'nde de Şehir hastanesini ziyaret ederek, teşekkür etmişti.

Hastalık sürecini anlatan Aktaş, 'İki aşıya rağmen yakalandım. Aşı olmam süreci daha kolay atlatmamı sağladı. Hala etkileri devam ediyor. Doktorların söylediğine göre 2-3 ay daha devam edecekmiş' dedi.

Aşı konusundaki tereddütlere de işaret eden Aktaş, 'Sırası gelenler mutlaka aşı olmalı. Geçtiğimiz ay ölüm vakaları 40-55 yaş grubunda aşı olmayanlardı. Daha yukarı yaş grupların da yoğun bakım ve ölüm oranları oldukça azaldı' dedi.

Görüşmeden son not; Aktaş, önümüzdeki günlerde düzenleyeceği toplantıyla büyükşehirin yaptığı çalışmaları anlatacak. 

Güneşin patenti olmaz; koronaya karşı çocuk felci modeli lazım! [21 Nisan 2021]

 Koronavirüs pandesiminde insanlık bir sınavdan geçiyor ama bunda başarılı olduğumuz söylenemez.

Aşı, ilaç, tedavide kullanılan araç-gereçler hepsi, dev şirketlerin büyük paralar kazanma aracı haline geldi. Parası olan ülkeler aşı ve ilaca ulaşıyor.

Aşı fiyatlarına bakın; Moderna 37, Sinovac 29,7, Sinopharm 20, Pfizer-Biontech 19.5, Novavax 16, Johnson&Johnson ve Sputnik V ve AstraZeneca 10 dolar. Bunları ülkelerin uygulayacağı dozla çarpın ortaya ne kadar büyük rakamların çıktığını göreceksiniz.

Sadece aşı mı? Değil...

Dünya Sağlık Örgütü'nün koronavirüse karşı geliştirdiği ilaçlar arasında tek umut verici olarak nitelendirdiği Remdesivir'in bir kutusu 3 bin 120 dolar. Paranız olsa bile bulamıyorsunuz. Çünkü sadece ABD'de satılıyor. İlacın maliyeti ise sadece 5,6 dolar.

Düşünün aşılar ve ilaçların patentsiz tüm dünyada insanlığın hizmetine sunulsa bu kadar can kaybı belki yaşanmazdı.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik eskiden de vardı. Ama geçmişte her şeyin para olmadığını düşünen bilim insanları vardı. Tıpkı 1950'li yıllarda polio ya da bilen adıyla çocuk felcine karşı aşı geliştiren Jonas Salk gibi...

AŞIYI BULAN DOKTORUN VERDİĞİ TARİHİ YANIT

Hem hastalığın dünyadan silinmesini sağlayan aşıyı bulan hem de 'Güneşin patenti olmaz' sözleriyle ders veren Jonas Salk'ın yaşam öyküsünü tıpla uğraşanların çok iyi bilir. Sizlere aktarayım...

Çocuk felci 1840-1950'li yıllar arasında tıpkı bugün koronavirüs gibi küresel salgınlar halinde görülüyordu. Eski çağlardan beri bilinen bir enfeksiyon olan çocuk felci, omurilikteki sinirleri tahrip ediyor, ileri boyutlarda akciğer kaslarını etkilemesiyle ölümle de sonuçlanabiliyordu.

1952 yılında ABD'de 57 bin çocuk felci vakası görüldü. Bu salgında binlerce çocuk sakat kaldı ya da hayatını kaybetti. Çocuk felcine karşı bilim insanları, aşı bulmak için yarış halindeydi.

Pittsburgh Üniversitesi'nde görevli olan Dr. Jonas Salk, grip aşısı üzerinde yaptığı çalışmalarını, çocuk felcinin önüne geçecek bir aşı üzerine yaptığı çalışmalarla birleştirdi. 1952 yılında formaldehit kullanarak virüsü etkisizleştirmeyi ve geliştirdiği aşı sayesinde virüsü taşıyan kişilerin çocuk felci virüsüne bağışıklık kazanmasını sağladı. Salk, geliştirdiği aşıyı öylesine çok güveniyordu ki ilk olarak kendisi ve üç çocuğunu basın önünde aşıladı. Ardından aşının etkinliği ve güvenirliğini test etmek için 15 bin çocuk pilot uygulama ile aşılandı. Bir yıl sonra aşılananlardaki çocuk felci oranı aşılanmayanlara göre yüzde 90 oranında azalmıştı.

Salk, kısa zamanda kahraman ilan edildi 1957 yılına gelindiğinde Salk'ın aşısı sayesinde ABD'de görülen çocuk felci vakaları yüzde 95 oranında azalmıştı.

Aşının bu kadar başarılı olması üzerine Salk'ın ne kadar para kazandığı soru işaretleri yarattı ve kendisine bir televizyon programında aşının patentinin kimde olduğu soruldu. Verdiği yanıt tarihi geçti: 'Güneş patentleyebilir misiniz?'

Aşının doğal ve gerekli olduğunu ekleyen Salk, 'Bu aşıların amacı insanlara yardım etmek, ölümü ortadan kaldırmak ve acıyı ortadan kaldırmaktır. Bu noktada en büyük öncelik bunlardır, kişisel kazançtan çok daha önemlidir' dedi.

Salk'ın ardından Dr. Albert Sabin devreye girdi. Sabin, zayıflatılmış virüsü ağızdan damlatılarak uyguladı ve muazzam bir başarı elde edildi. Çünkü dünyanın her yerinde özellikle kırsal kesimde kolaylıkla kullanılabiliyordu. Sabin de, aşının formülünü Dünya Sağlık Örgütü'ne bağışladı. Aşının yaygınlaşmasıyla çocuk felci dünyadan silinecek hale geldi.

Ne yazık ki günümüzde Salk ve Sabin gibi bilim insanları yok. Onun yerine ilaç ve aşı fiyatları konuşuluyor ve her gün yüzlerce insan koronavirüs nedeniyle yaşamını yitiriyor.

İnsanın aklına Selda Bağcan'ın yıllar önce seslendirdiği 'Adaletin bu mu dünya' şarkısı geliyor...

AŞI KONUSUNDA KAFAM KARIŞTI

Dün, Bursa'da sırası geldiği halde aşı yaptırmayanların oranının yüzde 25 civarında olduğunu hatırlatarak, aşı çağrısı yapan Vali Yakup Canbolat'an açıklamasını yazmıştım.

Hastalığa karşı en önemli tedbirlerden biri olan aşı konusunda tereddüt gösterilmesine aklım ermemişti.

Bursa Tabip Odası, dün yazılı bir açıklama yaparak, Aile hekimlerinin ellerinde olmadığı için aşı yapamadıklarını ileri sürdü. Aile hekimlerinin aşı randevuları boş olmasına karşın hastalara sistem üzerinden randevu verilmediği savunulan açıklamada, 'Aile hekimlerimiz aşı yapmak konusunda istekli ve gayretliyken ve kendi randevuları boşken neden aşı olmak için başvuran hasta yok? Neden MHRS üzerinden aşı randevusu oluşturmada sıkıntılar yaşanıyor?' soruları yöneltildi.

Bir yanda sırası geldiği halde randevuya gelmeyenler, diğer yanda aşı olmadığı iddiası. Açıkçası aşı konusunda kafam karıştı.

GÖZLEM KULESİ'NİN KONUĞU CHP'Lİ AYDIN

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin akşamki konuğu CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın olacak. Aydın ile Bursa ve Türkiye gündemindeki sıcak gelişmeleri ele alacağız.

Gözlem Kulesi bu akşam 20.30'da ASTV'de...

28 Haziran 2021 Pazartesi

Vaka sayısı artıyor: İkinci değerlendirmede işimiz zor [17 Mart 2021]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın basın toplantısını nefeslerimizi tutarak izledik.

Bursa, 15 gün önceki değerlendirme sonuçlarından oldukça uzaklaşmış, illerin 4 ayrı gruba ayrıldığı haritada turuncuya geçmişti. Belki de kırmızı bölgeye geçip yasaklar kapımızı çalacaktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mevcut durumun devamına yönelik kararı ile resmen direkten döndük. Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın vaka sayılarını gösteren açıklaması korkumuzun yersiz olmadığını gösteriyordu.

20-26 Şubat haftasında yüz binde 49,78 olan vaka oranı, 27 Şubat-5 Mart'ta 58,55'e 6-12 Mart'ta ise yüzde 78,47'ye yükselmişti. Bursa'daki artış oranı yüzde 19,92'ye ulaştı.

Bu tabloya göre, turuncu bölgede yer alan Bursa ateş hattına hızla yaklaşıyor.

Aslında mutasyonla virüsün yayılma hızındaki artış kadar özellikle hafta sonları yaşanan yoğunluk vaka sayısındaki artışa direkt etki ediyor.

Sadece bir örnek vereyim. Pazar akşamı Küçük Kumla-Gemlik yolundaki araç trafiğini görmenizi isterdim. Kuyruk yasağın başladığı saate kadar devam etti. Yaz aylarındaki hafta sonu yoğunluğundan farksızdı.

Bursa'nın son durumunu bir de yetkili ağızdan duymak için Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz'a sordum.

Eski kriterlere bakılırsa Bursa'nın turuncu bölgede yer aldığını hatırlatan Dr. Yavuzyılmaz, 'Buna bizim de tedbirler noktasında reaksiyon göstermemiz lazım' dedi.

Vaka sayılarının yukarıya doğru tırmanma eğiliminde olduğunu ifade eden Dr. Yavuzyılmaz, vaka sayılarıyla doğru orantılı olarak hastane başvurularının arttığını ve yoğunlaşmanın başladığına dikkat çekti.

Dr. Yavuzyılmaz, Bursa'nın geçen ay günlük vaka sayısında 200'ün altında olduğunu hatırlatarak, Türkiye genelindeki tırmanışın Bursa'ya yansımasıyla 450 bandına çıkıldığını söyledi.

'Mutasyonların etkisi var ama biz de serbestleşmeyi çok abartıyoruz' diyen Dr. Yavuzyılmaz, şöyle devam etti:

'Devlet yasaklasın deniliyor. Devletin yasaklamaması bu kadar rahat ve kontrolsüz davranılmasını gerektirmiyor ki. Bir ihtiyacınız yoksa bu kadar kontrolsüz davranmayı gerektirecek bir durum da yok. Sosyal yapıya biraz katkıda bulunalım ama bunu abarttığımız zaman iki hafta sonra tamamen kapatmaya gideriz'

Bir hatırlatma yapmakta da fayda var.

Hükümetin aldığı son kararda büyük şehirlerin dayanma kapasitesinin son ana kadar korunacağıyla ilgili yorumlar yapılıyor. Ekonomik güçlük yaşayan sektörlerin yeniden yasaklarla zorlanmaması için kuralların kolay değişmeyeceği, gerekirse, bölge ve mahalle yasakları getirileceği ifade ediliyor. Ayrıca vaka, yoğun bakım ve entübe sayıları artarsa tamamen kapatma yerine bölge ve mahalle yasakları getirileceği konuşuluyor.

BURSA'DA 431 BİN DOZ AŞI YAPILDI

Koronavirüs salgınını önlemenin en etkin yollarından biri aşılama.

Hacettepe Üniversitesince açıklanan Faz-3 sonuçlarına göre, Sinovac aşısının etkililiği yüzde 83,5 hastanede yatışı engelleme oranı ise yüzde 100 olarak tespit edilmesi aşıya olan güveni daha da arttırdı.

Bursa'daki aşılama çalışmaları hakkında da bilgi veren Dr. Yavuzyılmaz, ilk etapta hedef olarak verilen vatandaşların yüzde 70'ini aşıladıklarını söyledi. Bursa'da bugüne kadar 431 bin doz aşı yapıldığını kaydeden dr. Yavuzyılmaz, şöyle devam etti:

'Hedef gruplardaki aşı oranı yüzde 70'lerde niye yüzde 90 olmasın. Sırası gelen vatandaşların aşı olmasını bekliyoruz. Hakkı olan herkesin bunu ihmal etmemesi gerekir'

Bursa'da aşı olup da yoğun bakımda yatak bir hasta olduğunu da hatırlatan Dr. Yavuzyılmaz, 'Onun da başka sorunları vardı. Aşı bizim elimizi güçlendiren en önemli unsur.'

DR. ESGİN, DİYARBAKIR VE GAZİANTEP SEFERLERİ İÇİN SÖZ VERDİ

Pandemi dolayısıyla durdurulan Yenişehir Havalimanı'ndan seferlerin yeniden başlaması için AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, THY ve Anadolujet yetkilileriyle görüşmüş ve 8 Mayıs'ta Erzurum, Muş ve Trabzon'a seferlerin başlaması sözünü almıştı.

Bayram müjdesi olarak yapılan açıklamada, pandemi öncesi seferlerin düzenlendiği Diyarbakır ve Gaziantep'in destinasyonda yer almaması tepkilere neden olmuştu. Bursa Diyarbakırlılar Derneği Kurucu Başkanı Şehmus Seviş, seferlerin yeniden başlaması için konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletecekleri açıklamasını yapmıştı.

Yenişehir ile ilgili yazım üzerine AK Parti Milletvekili Dr. Esgin, açıklama gönderdi.

Pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında Havayolu şirketlerinin geldiği hatırlatması Dr. Esgin, dünyada çok sayıda havayolu şirketinin iflasın eşiğinde olduğunu ve 2024'ten önce normale dönüşün söz konusu olmadığına dikkat çekti.

THY'nin bu süreci çok iyi yönettiğini ve dış hatlar ve kargoya yönelerek krizi en az zararla kapatan havayolu olduğunu kaydeden Dr. Esgin şöyle devam etti:

'Bununla birlikte üçgen uçuş gerçekleştirilen hiçbir havalimanında uçuş başlamadı, başlaması da planlanmıyordu. Bursa, genel ve yerel siyasetinin güç birliği yaparak ortaya koyduğu hamle sonuç verdi. Üçgen uçuşların ilk tekrar başladığı yer, Bursa oldu. Başlangıçta 3 İl'e tekrar başlama kararı alındı. Diyarbakır ve Gaziantep seferlerinin de biran önce başlaması için herşeyi yapacağız. Ben derneklerimizin dönem başkanlarıyla görüşerek durumu kendilerine izah ettim'

Dr. Esgin, sadece mevcut iller değil Samsun, Adana, Ordu-Giresun, Sivas, Van, Ağrı, Elazığ, Kars, Şanlıurfa, Adıyaman hatta yeni açılacak Rize-Artvin Havalimanlarına sefer düzenlemenin en büyük amaçları olduğunu kaydederek, 'Gördüğünüz gibi hemşeri derneklerimizin başkanları, temsilcileri Bursa Hava Limanından uçmak istiyor. Bu çok güzel bir talep. O zaman hep birlikte hava limanımıza sahip çıkalım. Uçuşlarımız ne kadar dolu olursa yeni uçuşlara o kadar yakın oluruz' dedi. 

27 Haziran 2021 Pazar

Efkan Ala, hazırlanan raporu Cumhurbaşkanı'na iletecek [10 Şubat 2021 ]

Koronavirüs pandemisinin önlenmesi amacıyla uygulanan kısıtlamalar en çok hizmet sektörünü etkiledi.

Tüm Türkiye'de olduğu gibi sektör temsilcileri ve çalışanları işyerlerinin kapanması nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları dile getirmek için çeşitli platformlar ve görüşmelerle seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Bursa'da her hafta pazartesi günleri bir araya gelerek, taleplerini dillendiren sektör temsilcileri, HES kodu uygulamasıyla müşteri kabulüne başlamanın yanı sıra ekonomik sıkıntılarının giderilmesi için de hibe yardımları bekliyor.

Sektör temsilcileri, bu kez Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın düzenlediği toplantıda sorunlarını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala ve Bursa Milletvekili Refik Özen ve AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'a ilettiler.


BTSO'da yapılan toplantıya Oda Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve hizmet sektörünün yer aldığı komite başkanları ile temsilciler katıldı.

Kendisi de sektörde yer alan ve sorunları yakından takip eden AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen'e toplantının ayrıntılarını sorduk.

Hizmet sektöründe, hem işveren hem de çalışanlar açısından koronavirüs pandemisinden kaynaklanan ciddi sıkıntılar olduğunu vurgulayan Özen, şöyle devam etti:

'Sektörün içinden biri olarak zaman zaman bir araya gelip görüşüyorduk. Sektör temsilcilerini Genel Başkan Yardımcımız Efkan Ala ile bir araya getirdik. Çok faydalı bir toplantı oldu. Hem BTSO Başkanı Burkay, hem de sektör temsilcileri yaşanan sorunları anlatıp çözüm önerilerini ilettiler'

Özen, sağlıkla ilgili hassasiyet konusunda herkesin duyarlı olduğunu vurgulayarak, 'Kademeli olarak kısıtlamaların gevşetilmesi beklentisi var. Pandemi şartlarına bağlı olarak açılmayı arzu ediyorlar. Hafta sonu yasaklar yine devam edebilir. Ancak, HES kodu ve gerekli önlemler alınarak hafta içi işyerlerinin açılmasını bekliyorlar. Kurallara uymayanlara da ne ceza verilecekse verilsin diyorlar' dedi.

Toplantıda, sektör temsilcilerini dinleyen Efkan Ala, taleplerin bir rapor olarak kendisine iletilmesini istedi. Dün sabah kendisine gönderilen raporu Ala'nın MKYK toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ileteceği öğrenildi.

BURSA'DA DURUM İYİ AMA REHAVETE KAPILMAYALIM...

Koronavirüs pandemisinde Bursa, kasım ve aralık aylarında kabus dolu günler yaşamıştı. Günlük vaka sayısı 5 bini aşmış, can kaybı sayısı artmıştı.

Kısıtlamalar ve özellikle filyasyon önlemleri sayesinde sayılar oldukça geriledi. Bir ara tekrar yükselişe geçen vaka sayıları yeniden düşme eğilimine girdi.

Ancak, virüsün mutasyona uğraması yeniden endişelere neden oluyor. Son durumu Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz'a sorduk. O da anlattı.

Salgın yönetimi, temaslı takibi evde hasta izleme ve filyasyon çalışmaları sonucu Bursa önemli ilerleme kaydetti. Vaka sayıları halen 200'ün altında seyrediyor. Bursa nüfusunun üçte birine sahip kentlerden bile daha az sayıda vaka olması sevindirici. O yüzden hastane yoğunluğu ve yoğun bakımlarda sıkıntı yaşanmıyor.

'Rahatız ama biz rahat demeyi sevmiyoruz. Çünkü biz rahatız dediğimizde vatandaş rehavete kapılıyor' diyen Dr. Yavuzyılmaz, şöyle devam etti:

'Süreçte herhangi bir gevşeme yok. Filyasyon ekipleri çalışıyor. Vatandaşlarımız duyarlı olursa daha iyi duruma geliriz'

Sağlık Müdürü'nün vatandaşın rehavetiyle ilgili sözlerine katılmamak mümkün değil. Geçen haftasonu Bursa, sanki sokağa çıkma yasağı yokmuş gibi görüntülere sahne oldu. Güneşi gören herkes neredeyse dışarıdaydı. Gazeteci olarak iznimiz olduğu için Sönmez Medya'ya gelirken, inanın trafik normal günlerdeki kadar kalabalıktı.

Sokaklar, parklar deniz kıyısı yasağa aldırmayan insanlarla doluydu.

Kısıtlamayı anlamsızlaştıran bu davranışlar devam ederse korkarım mutasyonlu virüs yüzünden daha kötü günler yaşarız.

95 BİN KİŞİ AŞILANDI, YENİ GRUP YAKINDA BAŞLIYOR

Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz'a aşılama ile ilgili son durumu da sorduk. Dün itibarıyla Bursa'da 95 bin kişi aşılandı.

İlk etapta sağlık çalışanları ve 75 yaş üstü vatandaşların aşılandığını belirten Dr. Yavuzyılmaz, bugünlerde yeni grubun sisteme dahil olacağını ve 75 yaş altı vatandaşların aşılamasına başlanacağını söyledi.

Dr. Yavuzyılmaz, aşılama çalışmalarının bir sistem dahilinde yürütüldüğünü ve sırası gelmeyen hiç kimseye aşı yapılmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

'Sistemde ismi yer almayan kimseye aşı yapılamaz. Ben ve eşim sağlıkçı olduğumuz için aşı olduk ama oğlumuz sırasını bekliyor. Aynı şekilde Bursa Valisi Yakup Canbolat aşı gönüllüsü olduğu için aşı yapıldı. Diğer illerdeki valiler sıralarını bekliyor. Sırası gelene aşı yapılırken barkod okutuluyor. Fabrikadan çıkan aşı ile kimde sonlandığı sistemde belli'

GÖZLEM KULESİ'NDE KONUK: KIRAYOĞLU

Bursa son günlerde Hanlar Bölgesi ve Çarşıbaşı Projesi için açılan yarışmanın sonuçlanması ve Merkez Bankası binasını tartışıyor.

Yarışmanın jürisinde yer alan Çekül Vakfı Başkan Yardımcısı Mimar Mithat KırayoğluBursa'daki tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkılması ve ayağa kaldırılması için 1984'ten beri çaba sarf eden isimlerden biri.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programının konuğu olacak Kırayoğlu ile hem Bursa'daki tarihi miras ve Hanlar Bölgesi projesini hem de hazırlanmasına katkı koyduğu Tirilye'deki çalışmaları ele alacağız.

Gözlem Kulesi bu akşam saat 20.30'da canlı yayınla ASTV'de 

26 Haziran 2021 Cumartesi

Gerçek gündem: Cep yakan fiyatlar [21 Ocak 2021]

Televizyonlardaki tartışma programlarına baktığınızda, gündem başlıklarını ABD seçimleri, AİHM kararları, yeni ittifak arayışları, erken seçim oluşturuyor.

Vatandaşın gerçek gündemi ise ekonomi ve enflasyonun çarşıya pazara yansıması. Türkiye'de maalesef, TÜİK verileri ile gerçek enflasyon, özellikle de gıda fiyatlarındaki artış rakamları birbirini tutmuyor.

Tutmayınca da ücretlilerin geliri sürekli enflasyonun gerisinde alıyor. Elektrik, doğalgaz gibi temel ihtiyaçlar arasında yer alan harcama kalemleri de enflasyon rakamlarının neredeyse 2-3 katı arttı.

Son 3-4 yıldan beri yaşanan bu çarpıklığa bir de pandeminin yarattığı olumsuz koşullar eklenince vatandaş, her ortamda pahalılıktan şikayetini dile getiriyor.

Korona nedeniyle biraz çekingen davransam da pazar dolaşmayı öteden beri çok severim. Reyhan ve Tuz Pazarları favori mekanlarım. Dün Yazıişleri Müdürlerimizden Ali Kemal Aksakal ve ASTV Televizyon Müdürü Ersin Yıldıran ile birlikte dondurucu soğuğa rağmen bu iki mekanı dolaştık.

Tesadüf bu ya bizim pazar gezimizi yaptığımız saatte İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu da, 'Mutfak Yanıyor' konulu basın açıklamasını 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda yapmış.

Türkoğlu'nun sendikacılığından kalan deneyimiyle oldukça renkli geçen basın toplantısını izleyemedim ama pazar gezimizde, gerçekten yangının izlerini gördük.

Fiyatlar, geçen yılın neredeyse iki katı. Bu sene portakalın özel bir durumu var. Çiçeklenme dönemindeki sıkıntı yüzünden ürün az olduğu için fiyatı 8 liraya kadar yükselmiş. Elma da onu yalnız bırakmamış. Onun da kalitesine göre 5 ila 8 lira arasında değişiyor.

Birkaç kış ürününün fiyatıyla devam edelim: Mandalina 8, ayva, nar, deveci armudu 10, yerli muz 12, kestane 25, ıspanak 7 lira.

Sevindirici olan tek ürün ise geçen yıl fiyatları uçan patates. Üç kilosu hala 10 liradan satılıyor.

Sera ürünleri olan domates 6, patlıcan, dolmalık biber, salatalık 8, sivri biber 13 liradan satılıyor. En pahalı ürünler ise bakla ve taze fasulye. Bu iki ürünün de kilosu 20 lira.

Kar yağışı ve aşırı soğuk yeşilliklerin fiyatını uçurmuş. Geçen hafta bir lira olan bir demet maydanoz 2 liraya yükselmiş. Kıvırcık marul ise 5 lira çıkmış.

Balık tezgahlarındaki fiyatlar ise yüz güldüren cinsten. Hamsi, istavrit ve sardalyanın kilosu 20 lira. Tabi 80 lira olan çinekopun yanına yaklaşılmıyor.

Tuz Pazarının kapalı bölümünde, belki pandeminin etkisi belki de fiyatlar nedeniyle eski kalabalık yoktu. Peynir ve tereyağı fiyatları da cep yakan türden. Bir kalıp peynir 40 liradan aşağı değil. Tereyağı 70-80 lira. Kaşar lorunun fiyatı 12 liraya çıkmış.

Türkoğlu'nun basın toplantısında piknik tüpünün yanına koyduğu ayçiçeği yağı zam rekortmeni. Geçen yıl 27-30 lira olan ayçiçeği yağının 5 litresi bu yıl 57-69 lira arasında değişen fiyatlardan satılıyor.

Süt ve yumurtada rekortmenler arasında. Geçen yıl 3.75 olan sütün fiyatı bir anda 6.75'e fırladı. Yumurtanın tanesi bir lira.

Fiyat artışlarına baktığınızda yeni yılla birlikte asgari ücrete yapılan yüzde 20'lik zammın yarısı ilk ayda uçup gitti ve daha önümüzde 11 ay var. Vatandaşın ve özellikle de ücretliler için 2021 zor geçecek.

TÜRKİYE AŞI İŞİNİ İYİ BİLİYOR...

Sağlık Bakanlığı dün açıkladı: Yeni tip koronavirüsle mücadele kapsamında CoronaVac aşısının ülke genelinde uygulanmaya başlanmasının 7'nci gününde ilk dozu yaptıranların sayısı 1 milyonu geçti.

Türkiye, daha geç başlanmasına rağmen en çok ve en yaygın aşı yapan ilk 10 ülke içine 1 hafta içerisinde girmesi de bunun göstergelerinden biri.

Bu yüksek rakam Türkiye'nin aşılama alanında deneyiminin sonucu. Koronavirüs mücadelesinde Türkiye'nin sağlık sisteminin diğer ülkelerden pozitif olarak ayrılması da yine sağlık çalışanlarının başarısından kaynaklanıyor.

Türkiye'de çok önemli bir çocukluk çağı bulaşıcı hastalığı olan çocuk felcine karşı yapılan aşılama bu hastalığı yenmeyi başardı. En son çocuk felci vakası 1998'de görüldü.

Kızamık hastalığında 2000'lerin başında 30 bin dolayında iken bugün iki haneli sayılara düşürüldü. Belki Suriye'den yoğun göç olmazsa bu vakalar da görülmeyecekti.

Türkiye'nin anne ve yenidoğan tetanosunun yendiği 24 Nisan 2009'da, En son 16 Aralık'ta kızamıkçık hastalığının aşılama ile yok edildiği Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından duyuruldu.

Difteri, hepatit, boğmaca, menenjit, sepsis, suçiçeği, kabakulak görülme sıklığı da yine başarılı çalışmalar sonucu en aza indirildi.

Uzun süreden beri e-nabız uygulamasına bakmıyordum. Dün cep telefonundaki uygulamadan girdiğimde grip aşısı sıramın geldiğini öğrendim. Aile Hekimine gidince hemen reçeteyi yazıp verdi. Sonra yandaki eczaneye gidip işlemi yaptırdım. Daha bir saat geçmeden eczaneden telefon geldi. Aşı hazırmış.

Annem ve babam 90 yaşına merdiven dayadı. Onlar da dün aile hekimi tarafından telefonla aranmışlar. Ardından da ekip gelerek koronavirüs aşısının ilk dozlarını uygulamış.

Aşı temininde biraz geç kaldık ama aşılamada iyi gidiyoruz.

UZMAN HABER VERDİ: ULUDAĞ KARA DOYACAK

Sosyal medyadan izlediğim meteoroloji uzmanı Kerem Ökten, ocak ayının başında, hava sıcaklığının 16 derece olduğu günlerde kar müjdesini vermiş, ben de köşe yazımla sizlere duyurmuştum.

Ökten'in dedikleri çıktı. Türkiye uzun süredir beklediği kar yağışına kavuştu. Hava çok soğuk ama olsun. Gelen müjdeli haberler hepimizi sevindiriyor.

Gölbaşı'nın kuruduğunu üzülerek yazmıştık. Dün İHA görüntü ve haber geçmiş. Gölbaşı'ndaki su oranı yüzde 50'ye ulaşmış. Bursa'ya içme suyu sağlayan Doğancı ve Nilüfer barajlarındaki su seviyesi de her geçen gün yükseliyor.

Ökten, geçtiğimiz gün yine müjdeli bir haber verdi. Türkiye ard arda yağışlı sistemin etkisine girmeye devam edecek. Uludağ ise ağır bir kar alacak.

Uludağ'daki kar Bursa'nın su güvencesi. Umarım, Ökten'in dedikleri bir kez daha çıkar. 

24 Haziran 2021 Perşembe

Ankara'da 1050 konut zirvesi; hak sahiplerine yeni cazip teklif [03 Aralık 2020]

Son dönemde, Bursa'nın birçok sorunun çözüm adresi olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Buradan alınan destek, planlanan yatırımların gerçekleşmesi için büyük önem taşıyor.

Hanlar Bölgesi'nden Millet Bahçelerine, kentsel dönüşümden alt yapı yatırımlarına kadar bakanlık bugüne kadar önemli desteklerde bulundu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, dün Ankara'da Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'la bir araya geldi.

Bursa zirvesi diye nitelendirilebilecek toplantıda, önemli kararlar alındı. Bakanlıktaki zirve sonrası görüştüğümüz Aktaş, 1050 konutlarla ilgili alınan kararı anlatarak konuşmasına başladı.

1050 konutlar olarak adlandırılan bölgede aslında 2290 konut bulunuyor. Bölgedeki kentsel dönüşüm konusu da 7-8 yıldan beri kentin önemli gündem maddelerinden biri. İzmir depremi sonrası ise yeniden tartışma konusu haline geldi.

Başkan Aktaş, daha önceki açıklamalarında, konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a aktardığını, onun talimatıyla görüşülen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı formülün hak sahiplerince kabul edilmediğini söylemişti.

Dünkü görüşmede, 1050 konutlar yeniden masaya yatırıldı. Bu bölgenin 2013 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile kentsel dönüşüm alanı ilan edildiğini hatırlatan Aktaş, 'Hak sahipleri ile bir hafta içinde bir araya gelip hazırlanan teklifi sunacağız. Aynı zamanda bakanlık mevcut binaların can mal güvenliği açısından teknik incelemelerini yapmaya başlayacaklar' dedi.

Toplantının diğer bir gündemi ise Sıcaksu Bölgesi konusu oldu. Alinur Aktaş, göreve geldiğinden beri burada turizm yatırımı konusunu ön planda tutuyor. Ancak, süreç içinde gelen teklifler ve görüşmelerden istenilen sonuç alınamadı.

Zirvede alınan karara göre, Sıcaksu bölgesi, etrafındaki Merinos bölgesinin kentsel dönüşümü için ivme kazandıracak ilk etap konut üretimi alanı olacak. Aktaş, bununla ilgili yapılacak çalışmaları önümüzdeki günlerde düzenleyeceği basın toplantısıyla açıklayacak.

Devam eden Hanlar Bölgesi projesinin hızlanması için acele kamulaştırma seçeneğinin de masaya yatırıldığı toplantıda, ayrıca T2 hattı ve alt yapı kredileriyle ilgili bakanlıktan destek sağlandı.

Zirvede alınan kararlar gerçekten Bursa açısından büyük önem taşıyor. Zaman kısıtlı olduğu için başlıklar halinde yazabildim. Önümüzdeki günlerde Bursa alınan bu kararları uzun süre tartışacak.

YENİ SORUN; AŞI GELMEDEN, GÜVENSİZLİK VE KARŞITLIK BAŞLADI

Koranavirüs Çin'de ortaya çıktığı günden beri umudumuz koruyucu bir aşı bulunmasıydı.

Bilim insanları tarihte görülmemiş bir hızda çalışarak aşıyı üretmeyi başardı. Ancak, şimdi yeni bir sorun bizi bekliyor; güvenliksiz ve aşı karşıtlığı...

Aslında aşı karşıtlığı yeni bir olgu değil. Türlü türlü komplo teorileri yıllardan beri ortaya atılıyor.

Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde bile aşı karşıtlığı yüzünden kızamık gibi sönümlenmiş hastalıklar yeniden hortladı. Almanya sonunda yasa çıkararak, aşı zorunluluğu getirmek zorunda kaldı.

Aynı tartışmalar, koronavirüs aşısı konusunda da devam ediyor. Hem aşı karşıtlığı hem de aşıyı üreten ülkelere güvensizlik söz konusu.

Aşı tartışmalarının gündemde olduğu bugünlerde Girişim Araştırma Şirketi, Türk halkının Kovid-19 aşı çalışmalarına bakış açısını ortaya koyan bir anketi tamamladı. Independent Türkçe'de bir bölümü yayınlanan araştırma bu konudaki çarpıcı sonuçları ortaya koydu.

Anket, 26 ilde 1001 kadın, 990'ı erkek olmak üzere 1991 denek üzerinde gerçekleştirdi. Öncelikle aşının koronavirüsü yeneceğine güvensizlik söz konusu. Deneklerin yüzde 48,8'i kararsızım, emin değilim yanıtı verirken, aşının virüsü yeneceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 32,7'de kaldı. Hayır diyenler ise 12,7.

Ankete katılanların yarıdan fazlasında, 'Önce başkaları yaptırsın, sonra yaptırırım' anlayışı hakim.

Gelelim aşıya güven meselesine;

En çok yerli aşıya güveniliyor, Çin aşısına güven diplerde. Yerli üretime olan güven yüzde 46,8 iken, Almanya yüzde 12,2, Küba 5,1, İsviçre 2,9 ve Çin 1,9'da kalıyor.

Çin'e güvenin bu kadar az olmasının sebebi sanırım, Bu ülke ürünleriyle ilgili algıdan kaynaklanıyor. Tabii hastalığın Çin'den çıkmasının etkisi de var.

TOPLUMUN AŞIYA YÖNLENDİRİLMESİ LAZIM

Türkiye'ye aralık-ocak-şubat ayında Çin menşeli 50 milyon doz, yine aralık ayında bir milyon doz Alman aşısı gelmesi planlanıyor. Alman aşının devamında 25 milyona çıkarılması hedefleniyor.

Salgın başladığından beri Türkiye'de en çok güvenilen bilim insanlarından biri Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'a göre, toplumun yüzde 80'inin aşılanması istenildiği için 55-60 milyon kişiye 120 milyon doz aşı gerekiyor.

Aşı kararsızlığı gibi engellerin ortaya çıkacağına vurgu yapan Prof. Dr. Ceyhan, şu uyarılarda bulundu:

'Bunların da şimdiden üzerine gidip çalışmalarının yapılması lazım. Toplumun aşıya yönlendirilmesi lazım. Çünkü düşük oranlarda kalırsa aşının salgını bitirmede beklediğiniz rolü ortaya çıkmaz'

Bursa Tabip Odası Başkanı Alpaslan Türkkan da, aşı konusundaki bilgilerinin çoğunluğunun haberlerle sınırlı olduğunu, bilimsel bir doküman henüz görmediklerini vurgulayarak, 'Farklı çalışmalar var. Bilim insanları arasında da tartışma devam ediyor. Bir kısmı ben şu tekniği tercih ederim, bunu tercih etmem diye açıklama yapıyor' dedi.

Aşıların tekniğinin farklı olduğunu Çin aşısının Pastör'den beri uygulanan yöntemle geliştirildiğini, diğerlerinin tekniği farklı ve ilk kez denendiğini hatırlatan Türkkan, şöyle devam etti:

'İnsanların bu konuda bilgi sahibi olması gerekir ama hiçbir bilimsel yayın yapılmadı. Aşı tartışmasının çok üst düzeyde yapılması gerekiyor. Geçmiş dönemde aşılama kampanyaları tartışmalar yüzünden durmuştu. Benzerini yaşayabiliriz.' 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...