Selçuk Tanaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selçuk Tanaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2021 Pazar

Patagonya'da bir Bursalı polisiyesi [07 Nisan 2019]

Bu başlığı merak uyandırmak için atmadım. Film ismi falan da değil...

Anlatacağım olay gerçekten Türkiye'den 15 bin, Arjantin'in başkenti Buenos Aires'ten 3 bin kilometre uzakta buzulların yer aldığı Patagonya'da geçiyor. Kahramanı ise Bursalı Selçuk Tanaydın.

Geçen yıl Bursa Hakimiyet'te yayınlanan röportajda Tanaydın'ın Güney Amerika macerasını anlatmıştım. Otomotiv sanayinde işçi olarak çalışan Tanaydın, hayallerine peşinde, bir yılda Güney ve Orta Amerika'daki 15 ülkeyi olaşarak 8 bin kilometre yol kat etmişti.

Geçen yıl Bursa'ya dönen Tanaydın, bir süre çalıştıktan sonra özlemini çektiği Arjantin'e bu kez yerleşmek için gitti. Ancak, ekonomik kriz Türkiye gibi Arjantin'i de derinden etkilediği için sürekli bir iş bulamayınca 6 ay sonra yeniden Bursa'nın yolunu tuttu.

Bursa'ya dönüş yolculuğu öncesi yaşadığı gerilim, polisiye ve komedi unsurlarını içeren öyküyü anlattı. Ben de biraz özetleyerek sizlere aktarayım.

Selçuk, Türkiye'ye dönüş öncesi bir kez daha yaşadığı El Calafate kasabasından 80 kilometre uzakta bulunan Perito Moreno buzullarını görmek için bir arkadaşı ile yola çıkar. (İnternetten fotoğraflarına baktım gerçekten doğa harikası bir yer)

Kendisi de gezgin olduğu için yolda otostop yapan Venezuelalı genci otomobile alırlar. Tanışma faslı geçtikten sonra gezgin genç parası olmadığını ve buzulların bulunduğu milli parka nasıl ücretsiz girebileceğini sorar.

Selçuk ve arkadaşı kasaba halkından olduğu için onlara giriş ücretsizdir. Turistler ise Türk parası karşılığı 100 lira olan ücreti ödemek zorundadır.

Gezginin halinden gezgin anlar misali Selçuk, gence dönerek, biraz riskli olduğunu vurguladığı teklifini yapar: Gişelere girmeden seni bagaja sokarız. Geçince çıkarsın.

Kapalı yer fobisi olan genç, 3-4 saat sonra kapanacak parka girmek için teklifi kabul eder, gişelerden sorunsuz geçilir. İlk virajda bagajı açınca gencin söylediklerinde haklı olduğunu gösteren manzara ile karşılaşır. Bayılan genci kendine getirmek için atılan birkaç tokat fayda etmeyince göl kenarına gitmeye karar verirler. Ancak kıyı oldukça kalabalıktır. Meraklı bakışlar altında yüzü suyla yıkanan genç kendine gelir, ilk sözleri ise 'başardık mı' olur.

Genci seyir balkonuna bırakan Selçuk ve arkadaşı yollarına devam ederek, buzula yakın bir noktaya hareket ederler. Polisiye macera ise burada başlar.

VENEZULELALI GENCİ GÖLE ATIP BOĞDUNUZ MU?

Genci araçtan inerken görenler polisi arayarak, göle bir genci attılar aracın plakasını da vererek ihbarda bulunur. Alarma geçen polis, otomobili ve dolayısıyla Selçuk ve arkadaşına ulaşır.

İhbar eden aile de oradadır; 'Sizi cesedi göle atarken gördük. Çocuğa ne yaptınız' diye feryat figan ederler. Selçuk ve arkadaşı anlatır. Polis pek ikna olmaz, kelepçeleri hazırlar. Tam bu sırada gelen yeni jandarma ekibinden biri tanıdık çıkar. Onun güvence vermesiyle ekipler ikna olur ve genç aranmaya başlanır.

Polis, jandarma ve ihbarda bulunan ailenin hep birlikte yapılan arama sonucu genç bulunur. O da hikayeyi doğrulayınca Selçuk ve arkadaşı rahat bir nefes alır. Venezuelalı genç jandarma tarafından kente götürülür. Sorgulaması sonucu milli park giriş ücretini ödeyerek serbest bırakılır.

Kıssadan hisse; dünyanın diğer bir ucunda da olsa, kaçak geçiş için Türk işi yöntem tutmuyor...

BURSA LEZZETLERİ VİTRİNE ÇIKIYOR

Bursa kebabı ya da marka olan adıyla İskender'i artık tüm Türkiye biliyor. Cantık, pideli köfte, tahanlı pide, cevizli lokum gibi damak çatlatan lezzetlerin ünü henüz yayılmadı ama eli kulağında...

Çünkü, yiyecek ve özellikle de yöresel lezzetler, gurme kültürünün gelişmesiyle hızla yayılıyor. Buna en büyük katkıyı ise televizyon programları ve sosyal medya sağlıyor.

Bursa'nın yarım asırlık lezzet duraklarından biri olan İnanç Fırını, Bein Gurme kanalından gelen Mehmet Yaşin ve Teoman Hünal'ı ağırladı. İnanç Fırını sahibi Bülent Mertyürek, başta tahanlı pide olmak üzere kurabiye, ekşi mayalı ekmeğin öyküsünü anlattı. Mertyürek'in meteoroloji mühendisliği eğitimi aldığını öğrenen programcılar, odun fırını ve meteorolojik olayların hamur işlerine etkisine kadar uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdiler. İlgilenenler için bilgi vereyim program 13 Nisan'da yayınlanacak. 

10 Mayıs 2021 Pazartesi

Ne gezdin be Selçuk! [04 Haziran 2018]

Bursalı otomotiv işçisi bir yılda 15 Güney ve Orta Amerika ülkesini dolaşarak 40 bin kilometre yol kat etti

Bursa'daki bir otomotiv fabrikasında 10 yıl işçi olarak çalışan Selçuk Tanaydın, hayallerini gerçekleştirmek için geçen yıl nisan ayında istifa ederek yola çıktı. Arjantin'den başlayan yolculukla güney ve orta Amerika'daki 15 ülkeyi dolaşan Tanaydın, bu tür yolculukların zor olmadığını belirterek, her şeyin bir bilet alıp yola çıkmakla başlayacağını söyledi.

Üzerindeki poları fabrikada çalışırken üç yıl giymiş ve inatla yenisini almadığı için kolları yıpranmış. 3 yıl boyunca hayaller kurmuş işyerinde, 'Bu polarla bir gün dünya turuna çıkacağım, seni de götüreceğim. Gezdiğim ülkelerin bayraklarını dikeceğim üzerine ' demiş ve dediğini de yapmaya başarmış. Şimdi poların üzerinde 15 ülkenin bayrağı var.

SADECE BİR BİLETE BAKIYOR

Kurulu düzenini ve ailelerin isteklerini bir yana bırakıp hayallerinin peşinde koşmak zordur ve cesaret ister. Selçuk Tanaydın, tüm zorlukları göze alıp başaran bir genç.
Yolcuğunu sosyal medyadan izleyen arkadaşlarının, 'Ne gezdin be Selçuk' diye yorum yaptığı Tanaydın, gezide duyduğu İtalyan fıkrasını anlatarak başlıyor röportaja;
'Fakir bir adam her gün kiliseye gider ve büyük aziz heykelinin önünde dua edip yalvarır: Sevgili azizim lütfen loto bana çıksın.'
Sonunda bir gün heykel canlanır ve yalvaran adama bakarak der ki: Lütfen bir bilet al!'
Selçuk, bu fırkayı anlatmasını şöyle açıklıyor: Gitmek aslında çok kolay. Gözümüzde büyüttüğümüz kadar değil ve sadece bir bilete bakıyor.
Tanaydın, Mustafakemalpaşa'nın Demirali köyünden. İki kardeşler. Kendisinden küçük olan kardeşi de otomotiv sektöründe çalışıyor. O evlenip çoluk çocuk sahibi olurken, Selçuk, hayalleri için 10 yıl çalıştığı fabrikadan istifa etmiş.
'Yol beni çağırıyordu' diyen Selçuk, önce Balkan ülkelerini bisikletle dolaşarak başlamış. 7 ülke dolaştığı Balkan turları artık heyecan vermeyince, internetten güney Amerika turu hayali için araştırmalara başlamış. Gezgin bloglarını okuyup, fotoğrafları görünce hayali katlanarak artmış. Onlarla mesajlaşıp, bilgiler almış.

İLK DURAK ARJANTİN

Ve sonunda istifa ve bilet. 20 Nisan'da ver elini güney Amerika. İlk durak Arjantin Boines Aires. 16 saatlik uçak yolculuğundan sonra rüya başlar. Aynı zamanda da zorluklar. İspanyolca bilmeyen Selçuk, kurslarda öğrendiği İngilizcesi ile anlaşmaya çalışır. Tanıdığı hiç kimse yoktur. Direkt hostele gider. 6-8 kişilik ranzaların olduğu hosteller. Gezginler için biçilmiş kaftandır. Kahvaltı ve duş da vardır. Bir ay Boines Aires'te kaldıktan sonra ver elini Uruguay. Yola çıkarken kafasında bir rota yoktur. Doğaçlama gelişir planlar arkasından gelir. Uruguay'da Türklerle tanışır. Evlerine konuk olur. Onların önerisiyle program ve rota belirlenir. Temel felsefe kışı görmemek üzerine kurulur. Kuzeye doğru yolculuk yaparsa kışı görmeyecek. Güneye indiğinde ise yaz gelmiş olacaktır.
Ancak, 5 ay sonra rota değişse de felsefe değişmez. Uruguay'ın ardından futbol ve dans ülkesi Brezilya gezisi başlar. Sao Paulo, Rio de Janeiro, Salvador Bahia. Yerlilerin yaşadığı yerlere Amazon ormanlarına 7 günlük tekne yolcuğu yapar. Sonra Kolombiya Amazonlarına geçer. Bogota ve Medellín'i dolaşır. Kahve üretiminin nasıl yapıldığını öğrenir.
Kolombiya'dan Ekvador'a otobüsle geçer ve dünyanın tam ortası olarak nitelendirilen Ekvator çizgisine gidip basıp fotoğraf çektirir. Ardından Peru. Geçinerek gider ama en mutlu olduğu yerlerden biridir. Dünyanın yedi harikasından biri olan Machu Picchu ile Cusco'ya hayran kalır.
Orada iki gezgin Türk'le karşılaşır. Erkek olanı ha-yallerinin bir parçası olan ve internetten yazılarını takip ettiği gezgindir. Bir yıl önce hayranlıkla okuduğu gezginle rotaları kesişir.

MEKSİKA'DA DEPREM, HONDURAS'TA İÇ SAVAŞ

Bir arkadaşının teklifi üzerine Meksika'ya gider. Meksika rotada yoktur ama Lima'dan uçakla Meksika'ya geçer. Gece havaalanında arkadaşını beklerken yorulur. Sabah otele gider. Öğlen saatlerinde ise büyük bir sarsıntı ile uyanır. 7.1 büyüklüğünde depreme yakalanmıştır. Otelin beşinci katından kendini zor dışarıya atar. Binalara bir şey olmamış ama çok korkmuştur.
Fantastik ülke olarak nitelendirdiği Meksika'ya hayran kalır. Maya ve Aztek piramitleri Karayip kıyıları ve lezzetli yemekler. Gezide bir numaraya koyduğu ülke Meksika olur.
Küba'yı pek sevmez. İnsanlar çok fakir ve ülke bakımsızdır. O yüzden 3 haftalık geziyi 2'ye düşürerek, Guatemala'ya geçer. Aslında orta Amerika planları arasında yoktur. Arkadaşlarının cesaretlendirmesiyle gittiği Guatemala'ya hayran kalır. Atitlán Gölü efsane güzelliğe sahiptir. Göl ve çevresinde 3 tane aktif volkan bulunur. Fuego volkanı yanında gece kamp kurar ve sabaha kadar uyuyamaz. Her yarım saatte bir volkanın sesiyle uyumak mümkün değildir. Gecenin sessizliğini lavların aşağıya akışı bozar. Sabaha kadar hayranlıkla bu görüntüleri izler.
Oradan çıkıp Honduras'ı pas geçmek istese de geçemez. Ülkede bir hafta önce seçimler olmuş olağanüstü hal ilan edilmiştir. Ülkede iç savaş. Halkla polis çatışıyor. Bir günde ülkeden ayrılacağını sanırken sokağa çıkma yasağı nedeniyle 5 gece geçirmek zorunda kalır. Sokak çatışmalarının arasından zor çıkar.

ESKİ SEVGİLİNİN YÜZÜĞÜNÜ LAVLARA ATAR

Nikaragua'da ayrı bir güzellik vardır. Masaya volkanı ve gece lavların görüntüsü mükemmeldir. Gezi boyunca yanımda taşıdığım eski sevgilisinden kalan bir yüzüğü ondan izin alarak tıpkı Yüzüklerin Efendisi filmindeki gibi lavların arasına atar.
Kostarika, tatil modunda geçer. Panama kanalı ve ardından Şili. İki hafta villa tipi bir evde dinlenip yılbaşını da kutladıktan sonra Atacama çölüntü bisikletle dolaşır. Ay vadisi denen yerler milyon yıllık ka-yalara hayran kalır. Oradan Bolivya Salar de Uyuni adlı tuz gölü seferi başlar. Dünyanın en büyük aynası olarak adlandırılan tuz gölünde her yer bembeyazdır. Güneş gözlüğünüz yoksa 10 dakikadan fazla bakamazsınız.
Patagonya hayalidir. Gider ancak Şili tarafı pahalı olduğu için Arjantin bölümüne geçer. Patagonya'da devasa buzulların nasıl parçalandığını görerek, küresel ısınma sonuçlarına gözleriyle tanıklık eder. Kasabada tanıştığı ailenin yanında iki buçuk ay kaldıktan sonra başladığı yere yani Boines Aires'e oradan da 20 Nisan'da memleketi Bursa'ya döner. Yaptığı hesaba göre 40 bin kilometre yol kat etmiştir.

Ailen ne dedi bu işe?

Özel olarak köye gittim, konuştum. Babam şid-detle karşı çıktı. Annem ağladı, duygulandı. 3-4 dakika sonra babam yapacağımı biliyordu zaten. Bunu biliyordu. Peki, sen bilirsin moduna girdi. Sonra karşı çıkmadılar.

Sevgilin oldu mu?

Çok sayıda kız arkadaşım oldu ama Arjantin'de bir sevgilim var ve onun için dönmek istiyorum.

Dönüş zor muydı?

Açıkçası giderken hayalleri gerçekleştirmek için gidiyorum diye çok sevinmiştim. Güney Amerika'dan dönerken hüngür hüngür ağladım. Çünkü çok güzel insanlar tanıdım. Güzel anılar yaşadım. Çoğuyla yazışıyoruz. Oradan ayrıldığıma çok çok üzüldüm.

Yiyecekler nasıldı?

Güney Amerika'da her şey et. Genelde her yerde çok ucuz. Maksimum Türk parasıyla 25 lira etin kilosu. Meksika yemekleri çok güzeldi. Özellikle tako dedikleri yemek çok lezzetliydi. Arjantin, Şili Uruguay üçlüsünün ızgara etleri çok güzeldi. Doğum günü partisinde bile et ikram ettiler.

Bundan sonraki planın ne?

İş arıyorum ama hep düşük ücret ve ağır şartlar var. Para biriktirirsem yılbaşına kadar Arjantin'e dönmek istiyorum. Latin Amerika'nın tadını aldıktan sonra başka yere gitmeyi düşünmüyorum.

Gitmek İsteyenlere ne önerirsin?

Keşke şu anda aileler üniversiteyi bitiren çocuklarını veya askerden gelen çocuklarını direkt evlendirmek yerine 3-5 ay böyle bir geziye çıkarsalar. Bunu çok isterim. Dünyayı tanır, hayatın gerçek yüzünü görüp kendilerine güvenirler. Benim gördüğüm Türk gezginlerinin çoğu 30 yaş ve üzeri. Oysa Avrupa'dan gelenlerin hepsi 20'lerinin başlarında.

Gezilerde arkadaş edinebildin mi?

Her gittim yerde gezginlerle karşılaşıyorduk. Bazen grup oluşturup geziyorduk. Genelde Türk arkadaşlarla buluşup geziyorduk.

Güney Amerika'da Türklere bakış nasıl?

Türk dizilerini çok seviyorlar. 7-8 dizi aynı anda oynuyor. Birçoğunu hiç izlemedim. Bazılarını hiç bilmiyorum. Bunlardan kaynaklı Türkleri çok seviyorlar. Diziler hakkında ipucu istiyorlar. En popüleri de orada Sultan adıyla yayınlanan Muhteşem Yüzyıl. Fanatikleri var. Türkleri çok seviyorlar.

Başından geçen en kötü olay neydi?

Bolivya'da yediğimiz tavuktan zehirlendim. Bir hafta zorluk çektim. 

30 Nisan 2021 Cuma

'Ferrari'siz Bilge Güney Amerika'da

 Yer; Güney Amerika ülkelerinden Peru.

Arka planda zirvesi karlı And Dağları, onun etek-lerinde dünyanın yedi harikasından biri olan İnka uygarlığına ait Machu Picchu antik kenti.
Önünde gururla poz veren ise Bursalı Selçuk Tanaydın.


Bilge olmadığı için Ferrarisi'ni satmamış ama yüreğinin istediği yere gitmeyi başarmış.
10 yıl, dile kolay 10 yıl Bosch fabrikasında vardiyalı işçi olarak hayallerini gerçekleştirmek için çalışmış.
Üzerindeki poları fabrikada çalışırken üç yıl giymiş ve inatla yenisini almadığı için kolları yıpranmış. 3 yıl boyunca hayaller kurmuş işyerinde, 'Bu polarla bir gün dünya turuna çıkacağım, seni de götüreceğim. Gezdiğim ülkelerin bayraklarını dikeceğim üzerine ' demiş ve dediğini de yapmaya başlamış.
En üstte diğerlerine göre büyük olan Türk bayrağı altında da şimdiden sayısı 6'ya ulaşan Güney Amerika ülkelerinin bayrakları.
Nisan ayında önce Arjantin'e uçmuş. Buenos Aires'ten yola çıkarak sırasıyla Uruguay, Brezilya, buraya bir parantez açmak lazım, Amazonlar'da bir haftalık tekne yolculuğu ile Kolombiya'ya, ardından Ekvador ve Peru.
10 gün sonra Meksika, oradan Küba'ya geçecek.
Daha bitmedi. Sırada diğer Orta Amerika ülkeleri var, Panaması'ndan Guatemala'sına Nikaragua'sına kadar dolaşacak.

İzlenimlerini şimdilik sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.

Gıpta ile bakmamak elde değil...
En son And Dağları'nda 2360 metre yükseklikte Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş Machu Picchu'ya 200'den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı efsane kenti ziyaretini anlatıyor.
En ilginç anılarından biri de Güney Amerika'nın kuzeydoğusundaki Ekvador'un başkentiyle ilgili.
Güney Amerika yolculuğu öncesi trekking ve dağcılığa meraklı olan Tanaydın, 2543 metre yüksekliğindeki Uludağ'ın zirvesine tırmanınca etekleri zil çalmış.
Fakat Quito'ya geldiğinde bunun aslında o kadar önemli olmadığının farkına varmış. Çünkü kent 2850 metre rakımda kurulmuş.


Tanaydın, "Uludağ'ın zirvesine çıkınca büyük şeyler başardım zannediyordum. Bir tek Haka dansı yapmadığım kalmıştı. Adamlar Uludağ'dan yükseğe şehir kurmuş ellerim arkamda üç gündür geziyorum" sözleriyle şaşkınlığını sosyal medya paylaşımında anlatmış.
Bursa'ya dönüşünce kim bilir ne anılar biriktirmiş olacak. Bursa Hakimiyet okurları için ilk röportaj sözünü şimdiden aldım.

•5 ülke dolaşan kedi...

Tanaydın, Güney Amerika'yı dolaşırken Kolombiya'nın Medellin kentinde kendisi gibi gezgin Elif Safiye Üzer ve kedisi Cuchumelo ile tanışmış okumanızı biraz kolaylaştırayım; Kuşumelo diye okunuyor. O kendi türünün en akıllısı olarak nitelendirilen bir smokinli kedi.
İstanbullu olan Üzer, 7 yıldan beri yollarda bisikletiyle dünyayı dolaşıyor. Kuşumelo'yu üç haftalıkken Medellin'de sokakta bulup sahiplenmiş. Çadırda ve bisikletinin önündeki sepette büyümüş.

Göğüs tasmasıyla doğada gezen Kuşumelo, Üzer'in bisikletinin önündeki sepette yağmur, kar, sıcak soğuk demeden kilometrelerce yolculuk yapmış. Bugüne kadar Kolombiya, Ekvador, Meksika ve Peru'yu gezmiş. Meksika'ya uçakta gidip Kolombiya' ya geri gelmişler. Meksika'da geçirdikleri kazada bisikletlerine otomobil çarpması sonucu geçirdikleri kazada Elif Safiye Üzer'in omzu kırılırken, Kuşumelo'ya bir şey olmamış.
Sahibesini dağların zirvesinde de yalnız bırakmamış. 4750 metre yükseklikteki Punta Union'da gururla poz vermiş. Kuşumelo'nun maceraları devam ediyor. Halen Peru'dalar ve Bolivya'ya doğru yolculuk hazırlığı yapıyorlar.

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...