Marmara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Marmara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2021 Perşembe

Türkyılmaz, 7 yılı anlattı, üçüncü dönem sinyali verdi[ 01 Haziran 2021 ]

 CHP'li Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, 2014 yılındaki yerel seçim kampanyasında, 2 dönem için Mudanyalılardan oy istemişti. 2014'teki seçimi Birinci seçimde yüzde 41,1'le kazanan Türkyılmaz, ikinci dönemde oyunu yüzde 54'e çıkarmayı başardı.

Türkyılmaz, görevde bulunduğu 7 yılını restorasyon çalışması tamamlanan Tirilye Taş Mektep'in bahçesinde düzenlediği basın toplantısında anlattı.

Toplantıya CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP İl Başkanı İsmet Karaca, İlçe Başkanı Ömer Aydın ve Türkyılmaz'ın konuşmasında 2 yıl 10 ay sonra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olacağını söylediği 2019 seçimlerinde Millet İttifakı Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey ile geçen mart ayında Bursa Metropolitliğine atanan Yuakim İlias Billis katıldı.

Toplantının giriş bölümünde, kültürden sanata, sosyal belediyecilik örneklerinden turizme her alanda onlarca projeyi söz verdiği gibi hayata geçirdiğini kaydeden Türkyılmaz, '2014'te Mudanyalı hemşerilerime 'Mudanya'da güzel şeyler olacak, Mudanya ile herkes gurur duyacak' sözünü vermiştim. Yine söz veriyorum: Mudanya ile gurur duymaya devam edeceğiz. Bizimle daima Mudanya kazanacak" mesajını verdi.

Konuşmasının son bölümünü ise Mudanya ve Büyükşehir Belediyesi arasındaki tartışmalara ayıran Türkyılmaz, göreve geldiği günden beri büyükşehir belediyesi ve hükümete bağlı birimlerin her türlü engeliyle karşılaştıklarını öne sürdü.

'Ben kavga yapan birisi değilim' diyen Türkyılmaz, şunları söyledi:

'Ters bir algı yaratmaya çalışarak ben görüşülmeyen kavga yapan birisiymişim gibi gösterilmeye çalışıldı. Benim kavgam hukuk adalet kavgası tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen insanlara karşı verdiğim hak kavgası. Mudanya ve Mudanyalıların hakkını koruma kavgası bu kavgayı da karşımda kim olursa olsun veririm. Ucunda ölüm dahi olsa'

Toplantının soru-cevap bölümünde, Türkyılmaz'a iki dönem sözünü hatırlatarak, 2 yıl sonraki seçimlerde aday olup olmayacağını sordum. O da yanıtladı.

Verdiği sözü bildiğini ifade eden Türkyılmaz, 'Geldiğimiz süreçte Mudanyalı hemşerilerimiz ve sokağın sesine bakacak olursak, 3-4-5 git diyor. Görev başladığımızda 100 proje hazırladık. 100'ü bitirdik 200'e çıkardık. Bu yüzden mecburen üçüncü dönemi yapacağız' dedi.

TAŞ MEKTEP AÇILIŞINA ÇİPRAS VE BARTHOLOMEOS DA KATILACAK

Toplantıda, Mudanya'nın; tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin ön plana çıkarılacağı bir yatırım dönemine girdiğini kaydeden Başkan Hayri Türkyılmaz, Tirilye'nin bu aşamada lokomotif olacağını söyledi.

Türkiye'de ilk olarak Mudanya Belediyesi tarafından hazırlanan Tirilye Kentsel Tasarım Rehberi'nin, Tarihi Kentler Birliği üyesi belediyelere anlatıldığını hatırlatan Başkan Türkyılmaz, Mudanya'daki kültür rotasını ayağa kaldıracak bir koruma sürecini başlattıklarını söyledi.

Tirilye'nin Cittaslow ağına katılımı için başvuru sürecimizi tamamlandığını ifade eden restorasyonu tamamlanan Taş Mektep'in teşrifinin yapılacağını kaydeden Türkyılmaz, binanın birinci katının dijital kent müzesi, iki katının da eğitim ve toplantılar için kullanılacağını ifade etti. Türkyılmaz, şöyle devam etti:

'Tirilye'yi seçtik buram buram tarih, cumhuriyet ve insanlık kokuyor.Teşrifatı bittikten sonra görkemli bir açılış yapacağız. Açılışa bizim mülki ve idari amirlerimizin yanı sıra Yunanistan'dan kardeş belediye başkanlarımız, yine Fener Rum Patriği Bartholomeos, Yunanistan eski Başkanı Çipras da katılacak' dedi.

'ALACAĞI OLANLARI YOLDAN ÇEVİRİP, BORCUMUZU ÖDEDİK'

Toplantıda, Türkyılmaz'a görev başladığı ilk aylarda sık sık dile getirdiği belediye borçlarının son durumunu da sorduk.

Göreve başladığında çok büyük miktarda olan borçların bugün sözü edilemeyecek rakamlara düştüğünü ifade ederek, yatırımları devam eden Yıldıztepe, Kapalı Pazar yeri, soğuk hava deposu ve Bademli spor merkezinin paralarının da hazır olduğunu söyledi.

Türkyılmaz, göreve başladığı günden beri her akşam belediye hesaplarını kontrol ettiğini de hazırlatarak, şöyle devam etti:

'500'ün üzerinde Mudanyalının belediyemizden alacağı vardı. Bunları çıkartıp, 'Gel paranı al kampanyası' başlattık. İnsanlara tek tek ulaştık. Şimdi 26 kişiye düştü. Sokakta gördüklerimizi yoldan çevirip hal hatır sorduktan sonra gelip paralarını almalarını istedik. Her akşam mali tabloda bunları görünce canım sıkılıyor. Bizim katta çalışan bir belediye görevlisi vardı. Çağırdım al paranı dedim. Yol harcırahı varmış, yıllarca kalmış. Kapısına alacaklı getirmeyen bir belediye. Yaptıklarını tamamını ödeyen bir belediye olarak yolumuza devam ediyoruz.'

'KİRLETEN FAKTÖRLERİ ORTADAN KALDIRIRSANIZ MARMARA TEMİZ OLUR'

Marmara Denizi'nde iki aydan beri devam eden müsilaj, canlı yaşamı tehdit ediyor. Mudanya Belediyesi de bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden gönderilen araçlarla geçtiğimiz hafta deniz yüzeyinde temizliğe başladı.

Mudanya'nın bu çalışması Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sosyal medya üzerinden bir tartışmaya neden oldu.

Konuyla ilgili soru üzerine Başkan Türkyılmaz, Marmara denizindeki kirliliğin Nilüfer deresi ve yapılan biyolojik arıtma yapılmadan gerçekleştirilen derin deşarjlardan kaynaklandığını vurgulayarak, 'Kirleten faktörleri ortadan kaldırırsanız Marmara temiz olur' dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi harekete geçmeyince, daha önce çeşitli konularda işbirliği için Nilüfer, Gemlik belediye başkanlarıyla görüştükleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden destek aldıklarını hatırlatan Türkyılmaz, katkı veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na teşekkür etti.

Türkyılmaz, tartışma konusunu da şöyle anlattı:

'21 mayıs'ta Karacabey gemlik arasındaki sahili temizleyeceğimiz haberini yaptık. Sonra Bursa Büyükşehir Belediyesinin deniz araçlarının paleti havada keşif yaptığını gördüm. Biz paylaşım yaparken neden yapılmıyor diye eleştirip hava atmadık. Mudanyalı hemşerilerimize sorumluluk gereği, bizim görev alanımız olmamasına rağmen temizliğe başladık. Kimseyi küçük düşürmek diye bir kastımız yok. Onlar ne derse desin görevimizi yapmaya devam edeceğiz'

29 Haziran 2021 Salı

Uydudan bile göründü; Marmara'nın her yerinde var [07 Mayıs 2021 ]

Bizim kuşak çok iyi hatırlar; Gölcük Seymen'i geçip, İzmit'e doğru döndüğünüzde, adeta burnunuzun direğini kıracak bir kötü koku ile karşılaşırdınız. Marmara tam bu noktada bataklık haline dönmüştü.

İzmit kadar olmasa da Suğniipek faaliyette olduğu yıllarda Gemlik girişinde de yine kötü koku ile karşılaşırdınız.

İzmit'te uzun yıllar önce yapılan çalışmalar sonucu bu bölge temizlendi. Gemlik'te de fabrika kapandıktan sonra kötü koku yok oldu.

Uzun lafın kısası; bilim insanlarına göre, dünyada eşi benzeri olmayan ve doğal akvaryum özelikleri taşıyan Marmara Denizi'ni çok uzun yıllar boyunca hor kullanarak bu hale getirdik.

Sanki başka yer yokmuş gibi Türk sanayisinin en önemli fabrikalarını Marmara kıyıları veya yakınına kurduk. Kurmaya da devam ediyoruz.

Sanayi ve iş imkanı nüfus yoğunluğunun da bu bölgede oluşmasına neden oldu. Türkiye'de nüfus yoğunluğu 24 milyon 465 bin ile Marmara Bölgesinde. Bunun 16 milyonu ise İstanbul'da yaşıyor. Atıklarının çok büyük bir bölümü ise Marmara Denizi'ne akıyor. İstanbul'da 88 adet atık su arıtma tesisi bulunuyor. Bu tesisler günde 5 milyon 815 bin 910 metreküp su arıtması yapıyor.

Bursa, Kocaeli, Balıkesir'de de aynı durum söz konusu. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Marmara kıyılarındaki yerleşim bölgelerinde yaptığı arıtma tesisleri devreye girdiğinde denizin nasıl temizlenmeye başladığını görmüştük.

Ancak uzmanlar tesislerin yetmediğini veya tam kapasite ile çalışmadığını, suyu sadece süzülerek Marmara Denizi'ne verildiğini savunuyor.

Son günlerde ortaya çıkan ve deniz salyası olarak adlandırılan musilaj Marmara'nın can çekişinin sinyalleri. Ani bir ısı değişimi baskın türleri ortaya çıkarmaya başladı. Uydudan bile görüntülenen musilaj tabakası Marmara'nın her yerinde.

Bilim insanlarına göre, arıtmaların yetersizliği ve kaçak deşarjlar Marmara'daki canavar türlerin besin olan azot ve fosforu sağlıyor. Normalin kat be kat fazlası besinler sayesinde gelişen bu tek hücreli bu yapılar, başta balık olmak üzere deniz canlılarını yok ediyor.

Kimileri önemsemiyor; Bir poyraz dağıtır ortada bir şey kalmaz tesellisiyle avunsa da gerçek hiç öyle değil. Belki poyraz ve ısı değişimi sonrası musilaj gidecek ama önümüzdeki yıllarda daha büyük ve tehlike olarak tekrar ortaya çıkacak.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olan Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar'a göre de yaşanan durum normal değil. Nedeni ise Marmara Denizi'nin hızla kirlenmesi. Arıtma tesisleri kurulsa da hala kaçak deşarjlar önlenemiyor ve kirlenme devam ediyor. Ayrıca arıtma tesislerinin de artık güncellenmesi gerekiyor.

Doç. Dr. Dindar'ın küresel ısınma ve Bursa'ya etkisi konusundaki önemli açıklamalarını önümüzdeki günlerde yazacağım.

Dünkü çağrımı bir kez daha yineleyerek, kirliliğin çevre ve tarım müdürlüklerince bir an önce incelenmesi ve nedeninin bulunmasını bekliyoruz.

GENELGE YAYINLANDI: KAYIK VE KÜÇÜK TEKNELER İÇİN BİR YIL DAHA SÜRE

Geçen yıl Mudanya ve Gemlik sahillerinde tonozda bağlı tekneler mevzuata aykırı olduğu için liman başkanlıkları ve sahil güvenlik komutanlığının yaptığı uygulamayla toplanıp, sahiplerine ceza kesilmişti.

AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, teknelerin bağlanması için yeterli barınak, marina ve toplu tonoz sahaları olmadığı için oluşan mağduriyetin giderilmesi için girişimlerde bulunmuş ve Ankara'da yaptığı görüşmeler sonucu geçici çözüm elde edilmişti.

Geçtiğimiz günlerde ASTV'deki Gözlem Kulesi programında açıkladığı bir yıl erteleme kararı Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Selim Dursun imzasıyla yayınlandı.

Genelgeyle bir sene daha kazanıldığını belirten Zafer Işık, önümüzdeki süreçte toplu tonoz alanlarının oluşturulması için dün Sahil Güvenlik Güney Marmara Grup Komutanı Yarbay Umut Yavaş ile TCSG-25 botuyla Kurşunlu, Küçük Kumla, Büyük Kumla, Karacaali, Narlı'da kıyıda tonozu olan kayıklar ve özel teknelerin bağlanması konusunda teknik bir inceleme gezisi yaptı. Ardından sahilde de tekne sahipleriyle görüşerek bilgi verdi.

BAYRAM ÖNCESİ EN GÜZEL MESAJ; ELEKTRİK-SU BORCUNUZ ÖDENMİŞTİR

Koronavirüs pandemisi küçük esnaf ve dar gelirlileri olumsuz yönde etkiliyor. 17 günlük kapanma sürecinde pandeminin etkilerini azaltmak için seferberlik ilan eden Kestel Belediyesi, ihtiyaç sahiplerini sevindirecek yeni bir çalışma başlattı.

İhtiyaç sahipleri ile dükkanını kapatmak durumunda kalan esnaf ve çalışanlarına erzak desteği, günlük sıcak yemek dağıtımı ve aylık alışveriş kartının ardından ilçede elektrik ve su borçlarını ödemekte güçlük çeken binlerce hanenin faturaları da ödendi.

Bugünlerde yüzlerce Kestellinin cep telefonuna gelen elektrik ya da su borcunuz ödenmiştir mesajları bayram öncesi ekonomik sıkıntı çekenlerin yüzlerini güldürdü.

'Kestel'e Sözümüz var. Biz büyük bir aileyiz. Ailemizin her ferdinin mutluğu ve huzuru bizim için önemli. Bu zor günleri de yardımlaşma ve dayanışma ile birlikte aşacağız' diyen Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır, 4 bin hanenin 750 bin lira tutarındaki elektrik ve su faturalarının ödendiğini söyledi.

Bu güzel uygulamanın tüm belediyelere de yayılması bayram öncesi binlerce dar gelirlinin daha güzünü güldürmez mi? 

Kapanma ve aşılamanın etkisini haziranda göreceğiz [06 Mayıs 2021]

 Koronavirüs, bugüne kadar yapılan öngörüleri mutasyonlarla boşa çıkardı.

Geçen yıl bu günlerde, yaz aylarında virüsün etkisini yitireceğini, sonbaharda ise adım adım normalleşmeye gideceğimizi konuşuyorduk. 1 Haziran'da kısıtlamaların kaldırılmasıyla virüs adeta atağa geçti. Rahat bir yazı bırakın kabus gibi bir sonbahar ve kış yaşadık.

1 Mart'ta bu kez İngiliz mutasyonu ve kısıtlamaların erken kaldırılması Türkiye'yi tam kapanma kararını almaya götürdü.

Bursa'da da durum farklı gelişmedi. Sağlık Bakanlığı'nın vaka sayısı haritalarını paylaşmaya başladığı 14 Şubat'ta 100 binde 34, 87 olan vaka oranı 23 Nisan'da 502, 41'e yükseldi. Kısıtlamanın etkisiyle 24-30 Nisan haftasında vaka sayısı 100 binde 327, 35'e düştü.

Sosyal medyada bugünlerde 20'li yaş fotoğrafları paylaşmak popüler hale geldi. Tıp Fakültesi öğrencisiyken çektirdiği fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaşan AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin ile koronavirüs pandemisini konuştuk.

Tam kapanmanın beşinci gününde aktif hasta sayısının yüzde 30 azaldığını vurgulayan Dr. Esgin'e göre, kısıtlamanın yanı sıra aşılamanın sonuçlarının Haziran'ın 15'inden sonra ortaya çıkacak.

Şu ana kadar 100 milyon sinovac, 90 milyon Biontech en son 50 milyon SputnicV aşısı bağlantısı gerçekleştirildiğini hatırlatan Dr. Esgin, bağlantısı gerçekleştirilen 240 milyon doz aşının Türkiye nüfusunun üç katına ulaştığına işaret etti.

'Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hoca gibi kötü senaryolar üzerinden yorum yapmak kolay' diyen Dr. Esgin, şöyle devam etti:

'Ben bir hekim olarak iyimserim. Bunun nedeni de aşı tedariki çeşitlendirmemiz ve sayıyı arttırmamız. Dünyada aşılamada altıncı sırada yer alıyoruz. Bizden önceki 5 ülke aşı üretiyor. Biz üretim yapmamamıza rağmen iyi durumdayız. Aşı koz haline geldi. Maske savaşları aşı savaşlarına döndü. Almanya üç hafta öncesine kadar bizim yarımız kadar aşı yapmıştı. Mayıs ve haziran ayı çok kritik. Sputnic ve Biontech'in devreye girmesi mücadelemize güç katacak'

Dr. Esgin, Rus aşısı için daha önce neden bağlantı kurulmadı eleştirilerine de, 'Vektör aşılar konusunda Astrazeneca'dan dolayı tereddütler vardı. Bu tedirginliği yaşadık. Çalışmalar Rus aşının güvenli ve etkinliğinin yüksek olduğunu gösterince bağlantı kuruldu' yanıtını verdi.

Dr. Esgin, Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'dan bahsettiği için geçen hafta bir televizyon programından dinlediğim notu da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Programda, Türkiye'nin cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve aşı üretiminde dünyanın sayılı kurumları arasına giren Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü'nü neden kapattığı konusu ele alınırken, konuklardan biri olan Prof. Dr. Ceyhan, söz alarak, ilginç açıklamalarda bulundu.

Tesis kapatılırken rapor hazırlayanlardan biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ceyhan, '1970'li yıllara kadar tesis başarılı bir şekilde aşı üretimi yapıyordu. Ancak, o yıllarda teknolojik değişime ayak uyduramadı. Ekipmanlar yenilenmeyince geride kaldı. O yüzden kapanma kararı alındı' dedi.

BURSA'DA CUMARTESİ GÜNÜ 160 PAZAR AÇILACAK

Tam kapanmadan en çok etkilenen sebze ve meyve üreticileri ile bunların vatandaşa ulaşmasını sağlayan pazarcılar oldu. Hal ve pazarların kapanması üzerine tonlarca sebze ve meyve üreticinin elinde kaldı. Haberlerde izliyorsunuzdur, üreticilerin satamadıkları ürünleri çöpe dökmeye başladı.

Sorunun çözümünün en kolay yollarından biri pazarların yeniden açılmasıydı. Bu konuda Seyyar Pazarcılar odalarının ilk günden beri bunu öneriyordu. Pazarcıların talebi sonunda yankı buldu ve İçişleri Bakanlığı genelgesiyle cumartesi günü saat 10.00- 17.00 arasında pazarların açılmasına izin verildi.

Son durumu ve Bursa'da cumartesi günü kaç pazarın açılacağını Bursa Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Refik Aksu'ya sorduk.

Pazarın sabit günü ne olursa olsun cumartesi tüm pazarlarda tezgah açılacak. 137'si Bursa merkezde olmak üzere il genelinde 160 Pazar yerinde satış yapılacak.

Refik Aksu, bayram arifesi olan Çarşamba günü de Pazar kurulması için girişimlerinin devam ettiğini belirterek, 'Üretici perişan durumda. Soğuk hava depolarında yer almadı. Babasultan ve İnegöl'deki elma üreticileri ürünlerini kilosu 85 kuruştan meyve suyu fabrikalarına satmaya başladı. Arife ve kısıtlama süresince pazarlar açılırsa üretici de rahat eder' dedi.

OSMANGAZİ'DE HANGİ PAZAR YERLERİ AÇIK OLACAK?

NİLÜFER'DE HANGİ PAZAR YERLERİ AÇIK OLACAK?

MARMARA'DA TABLO GİTTİKÇE KÖTÜLEŞİYOR

Geçtiğimiz günlerde yazmıştım: Bu artık ALG patlaması falan değil, Marmara üzerini kaplayan sarı tabaka yüzünden nefes alamıyor.

Sadece Bursa'nın ilçelerinden değil, Bandırma'dan Erdek'ten de fotoğraflar geliyor.

İhlas Haber Ajansı'nın önceki gün Gemlik Narlı'dan çektiği görüntüler içler acısıydı. Balıklar zıpladıktan sonra tabaka yüzünden tekrar denize dönemeyince telef oluyordu. Dün de Mudanya'dan telef olan su samuru haberi geldi.

Bu bizim görebildiklerimiz. Önümüzdeki günlerde bu tabaka dibe çökecek ve oradaki canlı yaşamı da öldürecek.

Önce sarı olan tabaka gün geçtikçe kahverengiye dönüyor.

Bir an önce Çevre ve tarım müdürlükleri örnekler alıp inceleme yaptıktan sonra sonuçları açıklamalarını bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde tabakanın etkilediği yerlerde insanlar denize girmeye başlayacak.

17 Haziran 2021 Perşembe

UEDAŞ, yerli ve milli otomobile hazırlanıyor[ 02 Şubat 2020 ]

Marmara, Türkiye'nin sanayinin lokomotif bölgesi. Sanayinin en önemli ihtiyacı ise elektrik.
Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş yani kısa adıyla UEDAŞ, Bursa'nın yanı sıra Balıkesir, Çanakkale ve Yalova'da 3 milyon 100 bin aboneye kesintisiz elektrik vermek için faaliyet gösteriyor.

Kesintisiz kelimesinin altını önemle çizmek lazım. Birkaç dakikalık kesinti bile bizim normal yaşantımızı nasıl etkiliyor. Bunun sanayideki karşılığı ise üretimin durması anlamına geliyor. O yüzden UEDAŞ, kesintilerin azaltılması hizmet kalitesinin yükseltilmesi amacıyla sürekli yatırım yapıyor. Yeni sanayi tesisleri ve konut alanlarının genişlemesiyle her yıl ortalama abone sayısına da 100 bin eklendiğini düşünürsek yeni yatırımın önemi de anlaşılmış olur.
Ayrıca mevcut sistemlerin sağlıklı işlemesi de önemli. Bölge Türkiye'nin küçük bir modeli gibi. Sınırları içinde sahili, dağı, tarımı ve sanayisi var. UEDAŞ ekipleri kış aylarında 2 bin 500 metre yükseklikte veya sualtı robotuyla deniz tabanındaki hatların sağlıklı çalışması için gece gündüz mesai yapıyor.
ASTV'de yayınlanan Yerel Yönetimler programının konuğu olan UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, 2020 yılı yatırımları ve müşteri memnuniyetinin artırılması için yürüttükleri projeleri anlattı.
Dört ildeki toplam yatırım tutarı 390 milyona ulaşacak. Bu yatırımlar müşteri memnuniyetini artırma ve teknolojik altyapıyı güçlendirme alanlarında gerçekleştirilecek. Dijitalleşmeyi hedefleyen UEDAŞ, SCADA sistemiyle arızalara 5-10 saniye içinde müdahale edebiliyor. 413 olan istasyon sayısı 2020'de 530'a çıkarılacak.
Gemlik'te kurulmasına karar verilen yerli ve milli otomobil fabrikasının temeli mayıs ayında atılacak. Hem fabrika hem de üreteceği otomobil için elektrik yine birinci derece önemli. Genel Müdür Gökay Fatih Danacı'ya bu konuyla ilgili hazırlıkları da sorduk.
Fabrikanın kurulacağı bölgeyle ilgili TEİAŞ'la birlikte hazırlıklara başlanmış bile. Şarj istasyonlarına gelince; bu konuyla ilgili belediyelerle işbirliği yapılması planlanıyor.
Diğer önemli bir konu ise sadece yerli otomobil değil, yeni piyasaya çıkan birçok model ya hibrid ya da elektrikli olduğu için elektrik kullanım saatlerinde de değişiklikler olacak. Kullanıcılar akşam araçlarını şarja takıp sabah alacakları için geceleri şebekelere ekstra yükler binecek. UEDAŞ, gelişmeyi de göz önüne alarak önümüzdeki yıllardaki planlarını da hazırlıyor.

AK PARTİ'DE İLÇE KONGRELERİ 29 ŞUBAT'TA BAŞLIYOR

AK Parti Bursa teşkilatında kongre süreciyle ilgili delege seçimleri kasım ayında tamamlanmıştı. AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman, merakla beklenen ilçe kongreleri takvimini sosyal medya hesabından açıkladı. 29 Şubat'ta Orhaneli ve Büyükorhan'la başlayacak süreç 12 Nisan'da Osmangazi ile sona erecek.

Genel merkezle yaptıkları görüşmelerde, ilçe kongrelerini ramazan ayı öncesi tamamlama taleplerinin olumlu karşılandığını belirten Salman, 'Kongrelerin her zaman olduğu gibi birlik ve beraberlik içerisinde demokrasi şöleni havasında gerçekleştirileceğini' söyledi. AK Parti'nin il kongresinin ise eylül veya ekim ayında yapılması bekleniyor.

BURSA'NIN İLK MİMARLIK TASARIM MERKEZİ

Bursa'nın son yıllarda yapılan prestijli binaların büyük çoğunluğunda Yüksek Mimar Hasan Sözüneri'nin imzası var.

Yeni adliye sarayından, zeplin modeliyle ilgi çeken Gökmen Uzay ve Havacılık Merkezi'ne, Atatürk Stadyumu Meydanı'nda yapılan Millet Bahçesi'nden Uludağ Kirazlıyayla'daki Uludağ Yaşam Boyu Eğitim Merkezi'ne, Nilüfer'deki Doruk Hastanesi'nden Sur Yapı AVM'de hep onun imzasını taşıyor.
Tasarım her alanda olduğu gibi mimaride ayrı bir önem taşıyor. 1982 yılında kurulan ve Bursa merkezli olmak üzere İstanbul ve Milano'da irtibat ofisleri bulunan Hasan Sözüneri Mimarlık, tasarım merkezi unvanını almaya hak kazandı.
Firmanın başvurusuyla yaklaşık bir yıldır devam eden değerlendirmeler sonrasında "Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı" tarafından kriterlere uygunluğu geçen hafta onaylandı.
Aldıkları bu unvanın sorumluluklarını artırdığına ve mesleğe bakışta yeni bir pencere açtığına dikkat çeken Hasan Sözüneri, tasarım merkezi olmalarıyla birlikte daha inovatif ve tasarım değeri yüksek projeler üretecekleri mesajını verdi.

'OYUNCAĞINI GETİR BİLETİNİ AL'

Osmanlı'nın Bursa'yı fethettiği günü panoramik ve üç boyutlu gösteren Panorama 1326 Fetih Müzesi, sömestrde öğrencilerin akınına uğradı. Açılmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçen müzedeki ziyaretçi sayısı 740 bine ulaştı.


Bursa'yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin de ilk duraklarından biri olan müze, geçtiğimiz hafta güzel bir sosyal sorumluluk projesine imza atarak oyuncak kumbarası hazırladı.

Panorama1326 Bursa Fetih Müzesi Müdürü Orhan Mollasalih, çocukların kendi oyuncak ve eşyalarını paylaşabilme duygusunu artırma adına böyle bir proje hazırladıklarını söyledi. Proje ile müzeyi ziyaret edenlerin kumbaraya atacakları oyuncaklar çocuk esirgeme kurumu veya Osmangazi Belediyesi'nin sevgi mağazasında ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak. Kumbaraya oyuncak atanlar ise ücretsiz bilet sahibi olacaklar. 

20 Şubat 2017 Pazartesi

JAPON’UN GÖRDÜĞÜ BÜYÜK MARMARA



Çok uzun yıllar geçti üstünden ancak hala unutmadığım Diyarbakır’la ilgili bir anımı anlatarak başlayayım. 
30 yıl önce Anadolu Ajansı Diyarbakır Bürosu’nda görev yaparken Ankara Cumhuriyet Bürosu’ndan başka bir görev için efsane foto muhabiri Rıza Ezer gelmişti. O yıllarda, günümüzün teknolojisi yok, şimdiki gibi çektiğin fotoğraf saniyeler içinde merkezlere ulaştırılamıyor.
Neyse, Rıza Ezer, Diyarbakır’dan ayrıldıktan iki veya üç gün sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde altı sütuna yayılan çok güzel bir fotoğraf; Dağkapı semtindeki Nebi Camii’nin önünde ayakkabı boyacıları ve güneşten korunmak için açtıkları kocaman siyah şemsiyeler.
Her gün önünden geçtiğimiz camii önündeki manzarayı fark etmemişiz. Buna kanıksamak mı dersiniz yoksa bakmakla görmek arasındaki fark mı? İkisi de olur….
Hürriyet’in Bursa Ekonomi Zirvesi’nde Fortune Türkiye Yayın Direktörü Cüneyt Toros’un anlattığı anekdot da günümüzde Diyarbakır’da yaşadığımız olayın benzeri.
Malum, Marmara, Türkiye ekonomisinin kalbinin attığı yer. İstanbul’da 3, İzmit körfez geçişinde bir köprü var. Çanakkale Köprüsü’nün de ihalesi yapıldı. Japon bir girişimci bir gün Toros’un yanına elindeki  harita üzerinde köprülerin de bulunduğu krokiyi göstererek sorar; Bu bölge çok önemli gelişmeler gösterecek neler yapılıyor? Eli de Bursa’nın üzerindedir.
Toros, Japon’dan görüşme sonrası krokiyi ister ama alamaz…
Japon’un fark ettiği olay şu aslında şu;  İstanbul-Kocaeli-Bursa ve İzmir dört önemli merkezin göbeğinde Bursa var. İstanbul 16 milyona yaklaşan nüfusuyla artık doyma noktasına geldi. Bursa ise hem sanayi yatırımları hem de köprü ve ulaşım yatırımıyla Dünya metropolüne en yakın kent. Üstelik ihracatta Türkiye ikincisi.  Buradaki girişimciler de büyüyüp gelişmek istiyor.
Peki, burada bize daha doğrusu yöneticilere düşen görev ne?
Böylesine gelişen ve bu büyümesi ile dünyanın gelecekteki gözbebeği olacak Bursa için neler yapılıyor.
Yanıtınızı duyar gibi oluyorum…
TEKNOSAB var ya…
Evet,   TEKNOSAB;  Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın rüya projesi. 25 milyar dolarlık orta ve ileri teknoloji yatırımı; yılda 40 milyar dolarlık ihracat ve 150 bin istihdam öngörülüyor. Tıpkı yıllar önce Türkiye’ye örnek olarak kurulan Bursa OSB gibi ülkenin en büyüklerinden biri olacak.
Söylemek istediğim bu değil, daha önce defalarca yazmıştım, Bursa’da sanayici ve girişimci devletten bir adım değil, 3 adım ilerde gidiyor. Otoyol neredeyse tamamlanmak üzere İstanbul-Bursa arası bitti. İzmir’e kadar olan bölümü ise 2018’de tamamlanacak. Bu yolun getirecekleri ve devletin yapması gerekenlerle ilgili BEBKA bir çalışma yapmıştı.
Bununla ilgili sadece suya tirit kısa bir basın açıklaması yapıldı.
Bu kadar yatırım öngörülürken, bunların dünya pazarlarına aktarılması ile ilgili bir çalışma yok. Nüfus artışı öngörülerine uygun eğitimden sağlığa yatırım yok. Bursa kendi yağıyla kavrulmaya devam etsin. Bursa istemedikten sonra Ankara bürokrasinin hiçbir şey vereceği yok.
O yüzden Bursa ile ilgili gerekiyorsa özel kanun çıkarılarak, önümüzdeki yıllarda yaşanacak üretim ve buna bağlı nüfus artışlarıyla ilgili önlemler alınmalı..
Diğer bir anekdotla yazımı bitireyim.
Bursa Ekonomi Zirvesi sayesinde yıllar önce, hatta tarih de vereyim Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın yaşamını yitirdiği 17 Nisan 1993 günü birlikte Batman’da bulunduğu Hürriyet Yazarı Erdal Sağlam ile yineden görüşme fırsatımız oldu.
O zamanlar İlhan Kesici Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, yine Güneydoğu için yatırım paketi için görüşmelerde bulunmak üzere gelmişti. Helikopterle Batman’dan Siirt’e geçerken Özal’ın vefat haberini almıştık.
Erdal Sağlam hatırlattı… Ölüm haberi üzerine Kesici, Sağlam’a sormuş, ‘ ne olur?’ diye Sağlam da yanıtını vermiş,  ‘Baba yani Süleyman Demirel koltuğa oturur… ‘
Sağlam’ın öngörüsü tuttu tutmasına da yıllardır Güneydoğu için yatırım ve teşvik paketlerinin mayası bir türlü tutmadı.






4 Eylül 2014 Perşembe

UCUZ BALIK HAYALİ


Tropikal özellikler sergilemeye başlayan Marmara Denizi’ndeki iklim değişiklikleri balıkçılığı da vuracak gibi görünüyor.
Yaz mevsimini aniden kararan gökyüzüyle birlikte çıkan hortumlar, denizle karanın aynı seviyelere gelmesi, birden bire bardaktan değil, adeta kovadan boşalırcasına yağan yağmur, ceviz büyüklüğünde doluyla geçirdik.
Çıkan fırtınalar, eskiden sonbaharda ve kış aylarındaki gibi deniz ulaşımını etkilemeye başladı. Poyraz bir başka esiyor, lodos bir başka.
Av sezonu açılmasına rağmen balıkçılar da “Vira bismillah”ı bile fırtına yüzünden ertelemek zorunda kaldı.
Av sezonunu büyük umutlarla bekleyen ve yaz aylarında gördükleri ilk emarelere göre değerlendirme yapan balıkçılara göre bu sezonun bereketli geçmesi bekleniyordu. Ancak denize açılınca umutlar kırılır gibi oldu.
Güney Marmara’daki ilk balık haberi de her zaman olduğu gibi Bandırma’dan geldi. Fırtınanın etkisini biraz kaybetmesinden yararlanan balıkçıların ağlarına önce sardalya ardından hamsi takıldı. Bol değildi ama yine de fiyatların düşmesini sağladı.
Bölgenin en büyük toptan balık satışının yapıldığı Bursa Balık Hali’nde geçen hafta kasası 100 lira olan hamsi, 40-50 liraya, sardalya ise 25 liraya düştü. Her kasada 10-12 kilogram balık olduğuna göre hesap yaparsak soframıza gelecek balığın hiç de ucuz olmayacağını görürüz.
Balıkçılara göre, bu mevsim Marmara’da hamsi ve sardalya avlanması gerekiyor. Palamut ve lüferin daha sonraki aylarda Karadeniz’den yağlanarak gelmesi işlerine daha çok yarayacak. Küçük palamut ve çinekopun hem balıkçıya hem tüketiciye faydası olmaz.
Bir de deniz suyu sıcaklıklarının hala yüksek olmasının da etkisi var.
Asıl sorun ise kaçak avlanma ve deniz kirliliği. Sanayi tesisleri ve şehirlerden Marmara’ya zehir akmaya devam ediyor.
Denetimsizlik yüzünden Marmara kirlenirken, balık türleri birer birer yok oluyor. Gemlik kıyılarındaki sanayi tesislerinin durumu da ortada geçen yıl bir liman işletmesindeki kazanın nasıl sonuçlar doğurduğunu unutmadık.
Denizin sintine atıklarından temizlenmesi haftalarca sürdü.
Hem iklim hem de çevre kirliliğinin etkilediği balıkçıların bu sezonu nasıl geçireceği konusunda bir fikir oluşturuyor ancak yine de umutları yitirmemek gerekir.
Bir zamanlar kılıç balığının dahi avlandığı Marmara’nın eski günlerine dönmesi belki bir hayal ama hiç olmazsa bereketli sonbahar yağmurları belki bu sezonu kurtarabilir. 
ULUDAĞ BAĞLANTI YOLU

Aslında yol açıldığında hepimiz umutlanmıştık. Özellikle günübirlikçilerin hafta sonu akınlarında yaşanan trafik belki bir nebze azalır diye ama hiç de öyle olmadı. Üzücü haberler peşpeşe geldi. Uludağ bağlantı yolu, artık “Ölüm yolu” diye anılmaya başlandı.
Biz kazaları tartışırken, İnşaat Mühendisleri Odası eski Başkanı Necati Şahin’den yolla ilgili ilk uyarı geldi. Şahin’e göre, güzergah yanlış, yapımında da mühendislik hataları vardı.
Bursa Valisi Münir Karaloğlu, uyarılara kulak tıkamayarak, kent için önemli bir karara daha imza attı.Hemen komisyon oluşturarak inceleme başlattı. Bu aslında alışılmış bir durum değil, genelde idarecilerin refleksleri daha yavaş olur. Açıkçası işleri hep ağırdan alırlar.
CHP Milletvekili Sena Kaleli’nin soru önergesi verdiği yolla ilgili inceleme kararı için Vali Karaoğlu’nu tebrik etmek gerekir.
Umarım, kurulan komisyon varsa eksikleri belirler ve insanlar hatalar yüzünden yaşamını yitirmez.








11 Haziran 2014 Çarşamba

BİSİKLET HAYAL GÜCÜDÜR:DURDUĞUNDA DEVRİLİR


Bursa’da başladığı gazeteciliğe Avrupa’nın bir çok ülkesini dolaştıktan sonra Afrika’da TRT Türk muhabirliğinin ardından noktalayarak, turizmci olan Ensar Tekin, 3 Haziran’da kimsenin kolay kolay göze alamayacağı yolculuğa başladı.

Yolculuk dediysem öyle kısa süreli veya kısa mesafeli falan değil. Bisikletle Türkiye’yi dolaşmaya karar vermiş.

Güney Marmara’yı kat eden Tekin, şu an Karadeniz kıyılarına ulaştı. Daha önünde 6 bin kilometre yol ve göreceği çok yerler var. Birbirinden güzel doğa manzaraları ve insan yüzlerini hem sosyal medyada hem de bu yolculuk için açtığı “Yol bir hayattır” başlıklı
www.ensartekin.tumbir.com adresli blogunda yayınlıyor.

Karadeniz kıyılarının ardından Doğu ve Güneydoğu, Orta Anadolu, Akdeniz ve Ege kıyıları ile Trakya bölgesini dolaşacak olan Ensar Tekin’in renkli bir o kadar da zorlu yolculuğunu tamamlandıktan sonra hem belgesel hem de gezi kitabı olarak göreceğiz.

Tekin, yolculuk öncesi, pek uzun süreli olmasa da Bursa’daki turizmciliği sırasındaki gözlemlerini paylaştı.

Elbetti ki bu gezi sonrası Ensar Tekin’in deneyimleri daha da olgunlaşacak. Ancak Bursa turizmi ile ilgili tespitleri çok önemli. Bunu merkeze alınan Bursa eski Valisi Şahabettin Harput’a da defalarca anlatmış.

Tekin, Bursa’nın Anadolu turlarından çıkarılmasının beklenen bir gelişme olduğunu vurgulayarak devam ediyor. Sorun turizmin bir bütünlük içinde ele alınmamasından kaynaklanıyor. Herkes bir ucundan tutmuş, başka yöne çekiştiriyor.
Kimi termal, kimi sağlık, kimi Uludağ, kimi tarih turizmini öne çıkarmaya çalışıyor.
Halbuki Bursa, hepsine sahip ve bir bütünlük içinde ele almak gerekiyor. Bunun için de olmazsa olmaz Turizm Master Planı.

Yalnız bunun hazırlanması da önemli. Ne yerel yönetim ne merkezi hükümet ne de turizmciler tek başına hazırlamamalı. Daha önceki her planda bu yanlışlığı gördük. Yerel yönetimin hazırladığı plan Ankara’ya takılıyor, Ankara’da hükümetin hazırladığı plan ise Bursa dinamiklerinin başvurusu sonucu mahkemelerde son buluyor.

Bu tür sorunların yaşanmaması için yerel yönetim, bakanlıklar, Bursa’daki turizmciler ve sivil toplum örgütlerinin de bulunduğu ve görüşlerinin alındığı plan hazırlanması gerekiyor.

Hazırlanacak plan da kentin bir nevi turizm anayasası olması ve harfiyen uygulanmalı. Planın bugünden yarına hayata geçmesi için aceleci olmak da yanlış. Yıllara yayılan ve adım adım uygulanacak bir proje olmalı.

Ensar Tekin, benim bu satırları yazdığım saatlerde pedal sallıyor ya da yeni tanıştığı Anadolu’nun güzel insanlarıyla sohbet ediyordur mutlaka.
Çünkü, onun sloganında olduğu gibi bisiklet hayal gücüdür: Durduğunda devrilir.
Bursa’nın hayallerinin de durmaması gerekiyor.




Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...