Evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2021 Pazar

Kızıl gezegen Mars'a inen 'azim'de Bursa imzası...[ 21 Şubat 2021]

İnsanoğlunun evreni tanıma yolculuğu başını yukarıya kaldırıp gökyüzüne bakmasıyla başladı.

Binlerce yıllık bu serüvenin büyük bir bölümü izleyerek, hesaplamalar yaparak ve anlamlar yükleyerek geçti. Kimileri kurbanlar adarken, kimi uygarlıklar gökyüzünü inceleyerek kimi ayı kimi güneşi merkeze oturtarak takvimler yaptı.

Astronom Galileo Galilei, hapiste ölmeyi göze alarak dünyanın döndüğünü yine gökyüzünü inceleyerek buldu.

Daha yolculuk hayal dahi edilemezken, gezegenler keşfedildi, uzaklıkları büyüklükleri hesaplandı. Teknolojinin gelişmesiyle her yeni gözlem yeni ufuklar açtı.

Sonunda iki kutuplu dünyanın yarışı sayesinde hayal edilen yolculuk gerçekleşti. ABD, aya seyahati propaganda malzemesi olarak etkin bir şekilde kullanarak, henüz televizyon yaygınlaşmadığı için dünyanın dört bir yanındaki sinemalarda gösterilmek üzere film kopyaları gönderdi.

Sanırım ilkokul birinci sınıftaydım. Dedem elimden tutup, Diyarbakır'daki yazlık Yıldız sinemasına götürmüştü. Heyecanla izlediğim görüntülerin ardından uzay merakım başladı. Sonraki yıllarda bu merak yeni gelişmeleri anlatan kitapları okumak ve bilim-kurgu dizileri ilgisiyle devam etti.

Geçen Perşembe akşamı yine gezegenlerin daha doğrusu Mars'ı daha yakından incelememiz, hatta burada kurulacak koloninin ilk adımı olan yolculuk gerçekleşti.

NASA'nın Florida'da bulunan Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu'ndan 30 Temmuz 2020'de fırlatılan uzay aracı, 7 ayda yaklaşık 470 milyon kilometrelik bir yolculuktan sonra öngörülen tarihte Kızıl Gezegen'e ulaşmayı başardı.

Canlı yayındaki her sahne tarihe kazınacak türdendi. Her aşama alkışlarla karşılandı. Sonunda ilk fotoğraf ve görüntüler ulaştı. Aradaki mesafe nedeniyle biz bunları 11 dakika sonra görebildik.

NASA'nın canlı yayını izlerken, bilimkurgu filmlerdeki sahneleri sanki yaşıyor gibiydim. Sanki, uluslar arası bir dijital platformda yayınlanan zaman zaman yolculuğu ve koloni kurmayı hedefleyen Elon Musk'un konuşmalarının da yer aldığı Mars dizisinden farkı yoktu.

Belki bizim kuşak göremeyecek ama bir yüzyıl sonra Ay ara üs olarak kullanılıp, Mars'taki koloni hayata geçmiş olacak.

İlk aşamada ise üzerinde 20 kamera ve bir çift mikrofon olan Perseverance'ın yani Türkçe adıyla Azim'in Dünya'ya çok sayıda özel görüntü yollaması beklenirken, araçta bulunan ve kamera çekim kabiliyeti olan bir mini helikopterin de uçurulmaya çalışılacak. Mars'ta bir zamanlar olduğu tahmin edilen canlı yaşamın izleri aranacak. Hem de bizim Salda gölünün benzeri krater ve çevresinde.

Gelelim asıl konuya...

Canlı yayına ABD'deki Türk uzmanlar birer ikişer bağlanırken, acaba bu projede çalışan bilim insanımız var mı? diye merak etmiştim. Çünkü ay yolculuğunda görev alan aracın mekanik yazılımını da bir Türk yapmıştı.

Sonunda haberi dün geldi.

BURSA ANADOLU LİSESİ'NİN GURURU: PROF. DR. BAKKALOĞLU

Bursaspor camiasının yakından tanıdığı Mimar İlhan Uslu'nun sosyal medya paylaşımından öğrendim. Mars'a gönderilen aracın özel yan kamerasını Prof. Dr. Bertan Bakalloğlu tasarlamış.

Perseverance projesinin başkan yardımcısı Matt Wallace, 'İlk kez kendimizi başka bir gezegene inerken çekilmiş yüksek çözünürlüklü bir videoda gördük' sözlerinin altında da Bakkaloğlu'nun tasarımı yatıyordu.

53 yaşındaki Bakkalloğlu, Bursa Anadolu Lisesi'nden 1986 yılında mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nin elektrik-elektronik mühendisliğini bitirmiş. Ardından kariyer yolcuğu ABD'de devam etmiş. Halen Arizona State Üniversitesi'nde görev yapıyor. Geçen yıl da eyaletin en iyi öğretim üyesi seçilmiş.

İlhan Uslu ile bağlantısına gelince; Bursa Anadolu Lisesi'nde üç yıl aynı sırayı paylaştıklarını söyleyen Uslu, 'Çok başarılı ve zeki bir öğrenciydi. Üniversiteye birlikte hazırlandık. O Boğaziçi'ni ben İTÜ'ni kazandım. Bursa ile bağını hiç koparmadı. Sık sık Bursa'da yaşayan annesini ziyarete gelir. Halen Bursa Anadolu Lisesi grubumuzda da yer alıyor. Her Bursa'ya geldiğinde mutlaka görüşürüz. Onunla gurur duyuyoruz' dedi.

BUSİAD'IN PANELİNDE VERDİĞİ MESAJLAR

Prof. Dr. Bakkaloğlu ile ilgili internette araştırma yaparken, 17 Aralık 2019'da Bursa Sanayicileri ve işinsanları Derneği'nin 17 Aralık 2019'da düzenlediği 'Endüstri 4.0/Dijital Dönüşümde Üniversite sanayi birliği ABD Yaklaşımı' konulu panele konuşmacı olarak katıldığını da gördüm.

Burada yaptığı konuşma da önemli mesajlar içeriyor.

Dün Bursa'nın Ar Ge, İnovasyon ve girişimcilik merkezi olmasıyla ilgili yazımda, ABD'ye giden bilim insanlarımızın nasıl başarılı olduklarına değinmiş ve Ar Ge fonlarının önemini vurgulamıştım.

Prof. Dr. Bakkaloğlu da 2019'daki konuşmasında meğer aynı konuya dikkat çekmiş. Bir bölümünü aktarayım:

'ABD'de akademisyenler sözleşmelerini 9 ay yapıyor. Yaz ayları 3 ay ücret almıyor. 3 aylık maaşlar için Ar Ge fonlarını kullanmak zorunda kalırız. Dolayısıyla mali ve akademik özerklik için dışarıdan fon bulmanız gerekiyor'

Bakkaloğlu'nun diğer önemli bir vurgusu da araştırma ve geliştirmenin önemine dair:

'Türk endüstrisinin genel problemlerinin arkasına saklamamak lazım. Sanayide her sektörün taze kana ve yaratıcı iş gücüne ihtiyacı vardır. Yeni ve yaratıcı Ar Ge ilişkisi her tesise daha da değer katar.En zararlı yaklaşım ise kısır döngüdür' 

13 Haziran 2021 Pazar

Evrende bir nokta olduğumuzu kabul ettiğimizde hayat daha güzel olacak [25 Eylül 2019 ]

Başlıktaki bu cümle ve tespit NASA'da görev yapan Türk Bilim İnsanı Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız'a ait. Yıldız, NASA'da görev yapacak nitelikte bir bilim insanı olmasının yanında sosyal medyada 500 bine yakın takipçisi bulunan bir fenomen.
Dr. Yıldız'ın Büyükşehir Belediyesi Bilim ve Teknoloji Merkezi'nin daveti üzerine Merinos AKKM'de uzay meraklılarıyla buluştu. Toplantıya gitmeden önce hakkında araştırma yaparken bu tweet'ini görmüştüm.
Evreni anlatan 6,5 dakikalık görüntünün altına yazdığı şu sözler, bir saati aşkın süren söyleşisi kadar değerli ve ders çıkarılması gereken mesajlar içeriyor:
'Bu videoyu izleyip, kendine hâlâ evrende bir önem atfedenler varsa doktora gitsin. Sıradan karbon atomlarıyız ama kendimizi bir şey sanan egomuz tavan. Evrende sadece bir nokta olduğumuzu kabul ettiğimizde hayat daha güzel olacak'

***
Gelelim söyleşiye;
Osmangazi Salonu tıklım tıklım öğrencilerle dolu. Hepsi heyecan ve merakla Dr. Umut Yıldız'ı bekliyordu. Alkışlar eşliğinde sahneye çıkan Dr. Yıldız, söyleşi sonunda da bir pop starı kıskandıracak ilgiyi gördü.
Dr. Yıldız, Derin Uzay tarifini yaptıktan sonra NASA'nın yürüttüğü Mars'a yolculuktan su gezegenlerine, tamamı demirden oluşan asteroite kadar 6 projeyi interaktif sunumla anlattı ve bunlardan hangisinin en çok ilgi çektiğini internet sayfasından oylanmasını istedi. Tabii ki en çok ilgiyi Mars projesi çekti. İnternet üzerinden merakla isimlerimizi gönderme yarışına girdiğimiz Mars yolculuğu 17 Temmuz 2020'de başlıyor. Türkiye hâlâ isim gönderenler listesinde ilk sırada.
Meraklısı için bilgi vereyim; derin uzay dünyadan 2 milyon kilometre uzaklıktan sonra başlıyormuş. Karşılaştırılması açısından da şunu söyleyeyim; dünya çevresindeki uyduların uzaklığı 400 kilometre, Ay ise 384 bin 400 kilometre uzaklıkta.
Dr. Yıldız, anlattıkça gerçekten evrende mavi bir nokta olduğunuzu bir kez daha anlıyor ve özellikle uzayla ilgilenen bilim insanlarının mütevazılığının bu farkındalıktan kaynaklandığını görüyorsunuz.

LİSEDE MATEMATİĞİ SIFIRDI!

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Dr. Yıldız, Türkiye'de uzay çalışmalarının fazla olmadığını bunun nedenlerinden birinin de yetişmiş insan gücü olduğuna vurgu yaptı. Uzay kültürünün gelişmesinin yıllar alacağını da ifade eden Dr. Yıldız, 'NASA'da görev yapacak bilim insanı olmak için neler yapmak gerekiyor' sorusuna verdiği yanıt ise salondakileri hayrete düşürdü:
'Lisede matematiğim sıfırdı. Evet, yanlış duymadınız; karnemde kocaman bir sıfır vardı. Ama bunun nedeni de o yıllarda uzay ve bilimle ilgili çok sayıda kitap okumamdı. Çanakkale'de konuyla ilgili okunmadık kitap bırakmamıştım. O yüzden çok okuyun ve meraklı olun'

'OLASI BİR SAVAŞ DÜNYAYI TAŞ DEVRİNE GÖTÜREBİLİR'

Ulus devletlerin uzay araştırmalarıyla ilgili değerlendirmeler de yapan Dr. Yıldız'a göre, olası bir dünya savaşı insanoğlunun uzayla ilgili tüm çabalarını boşa çıkarabilir. Artık ülkeler uzay ile ilgili önemli silahlar geliştiriyor.
Bir süper güç uzayda herhangi bir ülkenin uydusunu parçalarsa ve bu inatlaşmaya dönüşürse daha uydu fırlatamaz ve uzaya çıkamaz hale geliriz. Gelişmiş ülkeler arasındaki olası bir savaş dünyayı taş devrine götürebilir.
İsrail'in gönderdiği, ancak iniş yapamayıp Ay yüzeyine çakılan araçta bulunan ve her türlü koşulda yaşamını sürdürme yeteneği bulunan su ayılarının akıbetini Dr. Yıldız'a sorduk. Uzmanlık alanı olduğu için geçen ay bu konuda bilim dergisinde makale de hazırlayan Dr. Yıldız'a göre, su ayıları dış ortamdan korunmak için kapanmıştır ve su ile buluncaya kadar da bu durumlarını koruyacaklar.
Tardigrad ya da daha yaygın olan ismiyle su ayısının yaklaşık 520 milyon ila 100 milyon yıldır yaşadığı düşünülüyor. 150 derece sıcaklığa ve -272 derece soğuğa dayanabilen su ayıları dinozorların ortaya çıktığı ve yok olduğu dönemlerde de yeryüzündeydi. Ay'da ne zaman suyla buluşacakları ise bilinmiyor.

'DEVECİ ARMUDU'NUN ARTIK BELGESİ VAR

Türkiye'nin en önemli armut üretim yerlerinden biri olan Gürsu, uzun zamandan beri sürdürdüğü Deveci Armudu'nun tescillenmesi mücadelesini tamamladı.
Geçen hafta Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından askı süresinin sonunda onaylanan tescil belgesini Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez, Ankara'da kurum başkanı Prof. Dr. Habip Asan'dan teslim aldı.

 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...