Erdem Saker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erdem Saker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2021 Pazar

T2 hattında tramvaydan HRS'ye geçiş şansı var[ 13 Aralık 2018]

 Kent Meydanı- Terminal arasındaki hattın proje aşamasından beri uzmanlar, yeraltından metro, olmazsa Hafif Raylı Sistem (HRS) önerisi getiriyordu.

Toplam 9,4 kilometre uzunluğunda ve 11 istasyona sahip projede inşaat durup, ihalenin yenilenmesi gündeme gelince bu kez Bursa'nın akil insanlarından biri olan geçmiş dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker öneriyi tekrarladı.
Dünkü yazımda Saker'in önerisini anlatıp, 'Baştan beri yanlış olan projenin' HRS'ye dönüşmesi için fırsat çıktığını aktarmıştım. Saker, 'Dönüşüm yapılmadığı taktirde tramvay olarak işletmeye alınmasından çok kısa süre sonra kapasite yetmeyecek ve harcanan para boşa gidecek' demişti.
Yazı üzerine konunun uzmanlarından Saker'in önerisini destekleyecek yönde değerlendirmeler geldi.
İlk günden beri projeyi yakından takip eden bir teknokrat, mevcut sistemin hafif raylı sistemden farklı olmadığı vurgusunu yaparak, tramvayın yolcu kapasitesi ve işletme hızının aynı olduğunu söyledi.
Peki, 'HRS'ye dönüş kolay mı?' diye sorduk...
Yanıtladı:
Tek fark HRS'lerin yüksek tabanlı olması. Tramvaylar ise alçak. Bunun amacı da Terminal yönünden gelen araçların mevcut T1 hattına bağlanmasını sağlamak. Yani bazı araçlar eski hatta bağlanarak Heykel turu yapacak. HRS'ye çevirmek isterseniz imalat için yapılacak tek masraf istasyonlardaki platformları yükseltmek olacak. Trafolar ve elektronik kontrol sistemi henüz yapılmadığı için dönüşüm rahatlıkla sağlanabilir.
Projeye başlanırken 12 adet tramvayın siparişleri verilmişti. Bunlar tamamlandı. Bazıları da eski hatta çalışmaya devam ediyor. Fazlalık olursa rahatlıkla satılabilecek türden araçlar bunlar. Çünkü Avrupa standartlarına göre yapılmış. Ayrıca satmaya da gerek kalmayabilir. Çünkü Ulaşım Master Planı'nda yeni yapılacak tramvay hatları için değerlendirilebilir.
Uzmanlar böyle diyor.
Büyükşehir Belediyesi'nin müteahhide verdiği süre 19 Ocak'ta dolacak ve hattın yenilenme ihalesi yapılacak. Bakalım kent yöneticilerinin tercihi hangi yönde olacak?

BURSA AİRPORT TEKLİFİ MECLİS'TE

AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin, Yenişehir Uluslararası Havalimanı'nın daha rantabl çalışması için geçtiğimiz ay 'Ben varım' adlı kampanya düzenleyerek, konuyla ilgili tarafları bir araya getirerek, görüşler almıştı.
Bu toplantılarda öne çıkan görüşlerden birisi havalimanının isminin tıpkı üçüncü havaalanında görüldüğü gibi Bursa Airport olmasıydı. İsim değişikliği Bursa'nın havalimanı olduğu algısını güçlendirecekti.
Dr. Esgin, önce sefer sayılarının artırılması ve yeni destinasyonlar için Anadolujet Yönetim Kurulu Başkanı ile görüştü. Dr. Esgin, isim değişikliği konusunu da dün üyesi olduğu TBMM KİT Komisyonu'na taşıdı. Devlet Hava Meydanları Genel Müdürü Funda Ocak'ın katıldığı komisyon toplantısında söz alan Dr. Esgin, Yenişehir'in etkin olarak kullanılmamasının, kente uzak olmasının yanı sıra yeni otoyolla Sabiha Gökçen'in daha ulaşılabilir olmasından kaynaklandığını vurguladı.
Dr. Esgin, ismin Bursa Airport olarak değiştirilmesi ve daha aktif olarak kullanılmasını isteyerek, havalimanının 'charter' uçuşlarda teşvik kapsamına alınmasını da talep etti.

BÜYÜK ÖDÜL BURSA AŞIĞI KERİBAR'A

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri bu yıl tarih ve sosyal bilimler alanında Mehmet İpşirli'ye, sinema alanında Türker İnanoğlu'na, müzik alanında Erol Sayan'a, sanat/fotoğraf alanında İzzet Keribar'a, vefa ödülünün ise Mehmet Akif Ersoy'a verilmesi uygun görüldü.
Ödülün İzzet Keribar'a verilmesi Bursa açısından da önemli. Geçen yıl Bursa'ya davet edilen sanatçı 22 gün için planlanan çalışmayı 'Bursa aşkı' ağır basınca bir yılda tamamlamış ve kent için büyük önem taşıyan 4 bini aşkın kareden oluşan bir arşiv oluşturmuştu.
Keribar'ın çektiği fotoğraflardan büyük çoğunluğu Büyükşehir Belediyesi binasını süslerken, içinde çok önemli kolajların da yer aldığı 450 fotoğraf, 'Bir Bursa Masalı' adıyla albüm haline getirilmişti.
Sanat yaşamının 62'nci yılında olan Keribar, kitap tanıtımında, sürenin uzamasını Bursa hayranlığına dayandırarak, 'Ben artık Bursalıyım' demişti.
Keribar'ı hem Bursa'yı ölümsüzleştiren fotoğrafları hem de ödülü için kutluyoruz.

'Mağduriyet yaratmadan çözeceğiz' [12 Aralık 2018 ]

Yeşil Bursa'nın kalbine bir hançer gibi saplanan Doğanbey TOKİ Konutları, son yıllarda 'ucube' olarak adlandırılmaya başlandı.
'Ucube' nitelendirmesiyle kalsa iyi...
Dünya mimarları tarafından en kötü uygulama projesi olarak da lanse edildi. Şehrin hangi yönünden bakarsanız bakın mutlaka Bursa'nın önemli bir değerini perdeleyen beton yığınına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da tepki göstererek, 'rezalet' nitelendirmesi bile yapmıştı.
Alinur Aktaş, göreve başladığı günden beri Doğanbey'i zaman zaman gündeme getirerek, çözüm bulunması gerektiğini dile getiriyor. En son Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde, ' Bursa 2026 Şehir Tasavvuru' toplantısında, sorunun hak sahibi vatandaşları mağdur etmeden çözüleceğini belirterek, '2700 daire, 1 milyarı bulmayan bütçe. Biz şirketleri dahil 4,5 milyar bütçeyi yönetiyoruz. Oradaki vatandaşları üzmeden, onları mağdur etmeden ortak bir akılla ve anlayışla bunu çok rahat gerçekleştirebiliriz' mesajını vermişti.
Aktaş, önceki gece Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında, Doğanbey, Kiremitçi ve Tayakadın mahalleleri muhtarları ve site yöneticileriyle bir araya geldi. AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Ufuk Cömez'in de katıldığı toplantıda, 12 bin kişinin yaşadığı bölgede mevcut eksiklerin giderilmesinin yanı sıra gelecekte düşünülen dönüşüm ile ilgili sorunlar ve beklentiler görüşüldü.
Aktaş'a toplantıda neler konuşulduğunu sorduk. 3 muhtarlığın sınırlarının bulunduğu bölgede 12 bin kişinin yaşadığına dikkat çeken Aktaş, toplantıda, TOKİ binalarında oturanların güvenlik, giriş-çıkış, yeşil alan ve sosyal ihtiyaçlarla taleplerinin ele alındığını söyledi.
Büyükşehir Belediyesi, halen bölgede bir meydan düzenlemesi yapıyor. Kültür merkezi yapımı için de tarihi hamam kiralandı.
Doğanbey ile ilgili Büyükşehir Belediyesi konuyla ilgili daha önce ön çalışma yapmış ve yüksek binaların tıraşlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştı. Seçenekler ya binaların seyreltilmesi ya da bölgenin taşınmasıyla mümkün olabilecek.
Bölge sakinlerine mesaj veren Aktaş, bir proje uygulanacaksa hiç kimseyi mağdur etmeden yapacaklarını yineledi. Ortada mevcut bir durumun olduğunu kaydeden Aktaş, 'İki tane bina olsa devirelim gitsin ama 3 katlılarla birlikte 2 bin 700 daireden söz ediyoruz. Kaçak-göçek değil. Tapuları ellerinde' dedi.
Öyle anlaşılıyor ki Doğanbey'i hem seçim döneminde hem de daha sonrasında kentle ilgili her tartışmanın ilk maddesi olarak görmeye devam edeceğiz.

'T2 YENİDEN İHALE EDİLİRKEN HRS'YE ÇEVRİLSİN'

Doğanbey'in yanı sıra son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri de Kent Meydanı ile Terminal arasındaki T2 hattı oldu. Yüzde 80'i tamamlanan projede, birkaç üst geçidin yapımı dışında işler durdu. Büyükşehir Belediyesi müteahhide verilen Ocak 2019 tarihini bekliyor. Ardından ikmal yani yenileme ihalesi yapılacak. Başkan Alinur Aktaş'ın öngörüsüne göre, ihale, süreci uzatacak. Dolayısıyla seferler ancak Eylül 2019'da başlayabilecek.
Projenin ikmal ihalesi gündemdeyken hatla ilgili önemli bir mesaj da Bursa Büyükşehir Belediyesi geçmiş dönem başkanlarından Erdem Saker'den geldi. Ekohaber'deki köşesinde Başkan Aktaş'a seslenen Saker, projenin temelden yanlış olduğunu savundu. 'Lütfen yeniden tamamlama ihalesi yapıp bu yanlışın devamına alet olmayın' çağrısını yapan Saker, projenin doğru eksene oturtulmasını istedi. Bu hat için Osmangazi istasyonundan çıkış ağzı bırakıldığını kaydeden Saker, yol yakınken döşenen hattın hafif raylı sistem (HRS) özelliklerine göre revize ettirilerek, Kent Meydanı altından Osmangazi istasyonuna bağlanmasını önerdi.
Saker'e göre, bu yapılmadığı taktirde tramvay olarak işletmeye alınmasından çok kısa süre sonra kapasite yetmeyecek ve harcanan para boşa gidecek.
İlk günden beri birçok çevrenin dile getirdiği konuyu Saker bir kez daha anlatmış. Yeni ihale yeni imkan demek olduğuna göre, Bursa için bu öneriye kulak verilmeli...

 

Bakan Selçuk, protokol müjdesini Bursa vekili Işık'a verdi [07 Kasım 2018 ]

Bursa'nın denize açılan kapılarından Gemlik, geçmişten gelen zeytin ticaretinin yanı sıra sanayisi ve limanıyla önemli bir kent. Otoyolun açılmasıyla da İstanbul'a 45 dakika, Bursa'ya 15 dakika mesafedeki ilçe önümüzdeki yıllarda Marmara'nın parlayan yıldızlarından biri olacak.
24 Haziran seçimlerinde Gemlik, uzun yıllar sonra parlamentoya Zafer Işık'ı göndererek, temsil konusundaki yaşanan bir eksikliği giderdi.
Geçmiş dönem milletvekillerine haksızlık etmeyelim onlar da Gemlik ile ilgili sorunların çözümü için ellerinden geleni yaptılar ama insanın yaşadığı ve nefes aldığı kenti temsil etmesi ayrı bir özellik.
Zafer Işık, TBMM'de görev yaparken, Bursa ile birlikte Gemlik'in de çözüm bekleyen sorunları için özel çaba gösteriyor, bazen de diğer milletvekillerinden de destek alarak Gemlik lobisi olarak çalışıyor.
Bu görüşmelerinden birini de toplumun tüm kesimlerinin ne yapacağını merakla beklediği ve geçtiğimiz günlerde açıkladığı vizyon belgesiyle gündem oluşturan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'la gerçekleştirdi. Tesadüf bu ya hem 30 Ekim'de hem de dün yapılan AK Parti grup toplantısında Ziya Selçuk ile yan yana oturan Zafer Işık, bakanı önümüzde ay yapılması planlanan Lojistik Lisesi'nin temel atma töreni için Gemlik'e davet etti.
Ekim ayındaki grup toplantısında, okulların salonlar başta olmak üzere spor tesislerinden vatandaş ve spor kulüplerinin de yararlanması konusunu soran Zafer Işık, bu haftaki sohbette bunun yanıtını aldı.
Bakan Selçuk, önümüzdeki hafta bu konuyla ilgili Gençlik ve Spor Bakanlığı ile protokol imzalayacakları müjdesini verdi. 'Okullar Hayat Olsun Projesi' kapsamında imzalanacak protokolle okullardaki spor tesislerinin hafta sonu ve mesai saatleri dışında kullanılmasını sağlamak için Gençlik ve Spor Müdürlükleri tarafından personel görevlendirilecek. Bu sayede okul idarecilerinin endişeleri de giderilmiş olacak.
2011 yılında başlanan ve 2016 yılında 3 yıl uzatılan 'Okullar Hayat Olsun Projesi' ile okullar velilerin ve mahallenin eğitimi amacıyla kullanılıyor. İmzalanacak bu protokolle okulların spor tesisleri de vatandaş ve spor kulüplerine açılmış olacak.

ZEYTİN, GERÇEKTEN HAYATIN TADIYMIŞ...

Zeytin, Akdeniz havzasına tabiatın verdiği en güzel armağan. Kutsal kitaplarda da övgüyle anlatılan zeytin konusunda zengin bir ülke olmamıza rağmen maalesef bunu yeterince değerlendiremediğimiz rakamlarla ortada. Gerçi Marmarabirlik son yıllarda yaptığı atakla 49 ülkeye zeytini ihraç etmeyi başardı ama hâlâ bir İspanya, İtalya ve Yunanistan kadar katma değerli ürün haline getiremedik.
Hafta sonu Nilüfer Belediyesi'nin Büyükbalıklı'da bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Zeytin Festivali'ndeki zeytinli lezzetler yarışmasındaki jüri üyeliğim sayesinde zeytinin ne güzel bir doğa armağanı olduğunu bir kez daha anladım.
Öylesine bir ürün ki her zerresi değerlendirilebiliyor. Neredeyse sıfır atık. Üstelik sadece tuzlu olarak da değil, tatlı türlerinde de lezzetli hale gelebiliyor. Marmarabirlik'in ürettiği zeytinli çikolatanın ardından Büyükbalıklılı kadınlar da zeytini, 'Padişah yastığı' adını verdikleri yaş pastadan, Erzurum'un kadayıf dolmasına kadar tatlılarda başarılı şekilde kullanmışlardı.
Tuzlularda ise kadınların yaratıcılığı takdire yaşandı. Güneydoğu'nun içli köftesinde veya hamur işi mantıda zeytin kullanılması yemeklere ayrı bir lezzet katmıştı.
Gerçekten hayatın tadı olan zeytinin hak ettiği değere kavuşması için başta Marmarabirlik olmak üzere tüm yerel yönetimlerin bu tür yarışmalardaki kadınların yaratıcılığını kitap veya diğer etkinliklerle desteklemeleri gerektiğine inanıyorum.

SAKER'DEN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ UYARISI

Büyükşehir eski Başkanı Erdem Saker, görev yaptığı dönemde Bursa'ya çevreyi korumak adına önemli eserler bıraktı. Hayvanat Bahçesi ve Botanik Park olmasaydı bugün o bölge tıpkı çevresindeki yerleşim birimleri gibi kaçak yapıların işgaline uğrardı.
Saker, başkanlığı sonrası da çevre konusundaki duyarlılığını sürdürmeye devam ediyor. Ekohaber Gazetesi'ndeki köşesinde çevre ve şehircilik üzerine yazılar kaleme alan Saker, bu kez iklim değişikliği ile ilgili gerçekleri anlattı. Bilim adamlarının öngörülerine göre böyle giderse 2040 yılında hava sıcaklığı ortalamasının bir buçuk derece yükseleceği tahmin ediliyor. Bunun doğuracağı sonuçlardan milyonlarca insan zarar görecek.
Saker'in yazısından Paris İklim Sözleşmesi'nin henüz TBMM'nin onayından geçmediğini öğreniyoruz. Dünyada bunu meclisinden geçirmeyen sadece 15 ülke kalmış. İmzalayan ülke sayısı ise geçen hafta sözleşmeyi parlamentosundan geçiren Afrika Gine Bissau Cumhuriyeti ile birlikte 182'ye yükselmiş.
Çok geç kalmadan bu sözleşmenin imzalanması gerektiğini vurgulayan Saker, 'Bizler ve ülkemizi yönetenler, yerkürenin yüz yüze kalacağı bu acı gerçeğin farkına varır ve gerekenleri yapmaya başlarız' dedi.

 

22 Mayıs 2021 Cumartesi

Milli hasletimiz milli felaketimiz oluyor [09 Ağustos 2018]

Piknik, Türk filmlerinin olmazsa olmaz sahnelerinden biridir. Kıyafetleri bile neredeyse standart hale gelmiştir. Çizgili pijama, üzerinde beyaz atlet, elde çoğu zaman kartondan yapılan bir yelpaze ile baba mangal başında ulvi görevini yaparken, çocuklar lastik topla oynar, anneler ise yere serilen kilim üzerinde evden getirdiği sarmaları tabaklara yerleştirmekle meşguldür.
Bu sahneler genellikle ailelerin mutluluk anlarını ifade etmek için kullanılır. Seçilen yerler ise genelde ormanlık alan ve şırıl şırıl akan bir dere kenarıdır.
Piknik, tipik Türk ailesinin bir nevi folklorik hareketi ve milli hasleti haline gelmiştir. Bu alışkanlığımız ülke sınırlarını aşarak, Almanya'da Cumhurbaşkanlığı Sarayı önüne kadar taşınmıştır.
Ancak, bu milli hasletimiz, bilinçsiz davranışlar nedeniyle maalesef milli felaketimiz haline geliyor. Birçok orman yangınının nedeni araştırıldığında yangının nedeni olarak ya mangal ateşinin tam olarak söndürülmemesi, ya da pikniğe gidenlerin orman içine attıkları sigara izmaritleri olduğu ortaya çıkıyor.
En son örnek de hemen yanı başımızda yaşandı. Uludağ'ın eteklerindeki Teferrüç- Sarıalan hattının doğusundaki bölgede akşam saatlerinde çıkan yangın, helikopterlerin havadan ve arazözlerin de karadan yaptığı müdahale ile büyümeden söndürüldü. Ama her zaman aynı sonuç ortaya çıkmıyor ve binlerce dönüm hatta hektar alan küle dönüyor.
Yapılan soruşturma sonucu birçoğu gibi bu yangının çıkış nedeni de maalesef doğa yürüyüşüne çıkan ve yaktıkları piknik ateşini söndürmeyenler.
Aslında Milli Park olan Uludağ'ın belirlenen alanlar dışında neredeyse tamamında piknik yakmak hele ateş yakmak yasak. Ancak dinleyen kim?
Bu konuda en radikal öneri, Bursa Büyükşehir eski Belediye Başkanı Erdem Saker'den geldi. Uludağ'da mangal yakıp, et pişirmenin yasaklanması için kampanya düzenlenmesini isteyen Saker, 'Ben Bursa Valisi olsam Uludağ'ın giriş noktalarında patlayıcı arar gibi mangal denetimi yapar ve el koyar, devriye yapan jandarmaya mangal üzerine kum dökme yetkisi tanırım' diyor.
Devlet elbette ki tedbir alacak ama bu konuda bize de biraz görev düşmüyor mu? 40 dereceyi aşan çöl sıcaklarından kurtulmak için Uludağ'ın serinliğinden yararlanmak herkesin hakkı ama bir yangınla yok olacak 33'ü sadece bu bölgede görülen endemik bitki, gelecek kuşaklara aktarmak için bize emanet edilen miras.
Mangalı yakarken bunu da düşünün lütfen...

KESTANE ŞEKERİNİ KİMSE BURSA'DAN ALAMAZ

Bunun değişik versiyonlarını Türkiye'ye karşı komşu ülkeler yapmıştı. Hacıvat Karagöz'den baklavaya kadar birçok ürünün kendilerine ait olduğunu Avrupa Birliği'ne tescil ettirmişlerdi. Türklerin binlerce yıllık temel yiyeceği olan ve birçok dile Türkçedeki adıyla giren yoğurt bile Yunanlılar tarafından sahiplenilmişti.
Aynı rekabet şimdi ülke sınırları içinde yaşanıyor. AB müktesebatı ile ilgili yasalar yaygınlaştıkça coğrafi işaret, patent gibi ürün ve markaları korumaya yönelik çalışmalar hızlandı.
Ödemiş de kestane şekerinin patentini almış.
Kestane şekeri, Bursa ile özdeşleştiği için haber, ulusal basının sürmanşetlerine taşındı. Bursa'dan da yanıt gecikmedi. BTSO Gıda Komitesi Başkan Yardımcısı Mümin Akgün, kestane şekerine patent alınması için başvuru yapıldığını belirterek, 'BTSO'da Gıda Komite 27. Grup olarak coğrafi işaret için yönetim kurulu kararı alındı başvurusu yapıldı' dedi.
Belli ki Bursa, bu konuda geç kalmış. Ancak, Türkiye'de kestane şekerinin hangi ile ait olduğu algısı net. Bunu ne kadar patent ve tescil belgesi alsanız da değiştirmeniz zor.
Test etmenin basit bir yolunu söyleyeyim: Her hangi bir kentteki yakınınızı arayarak oraya gideceğinizi bir şey isteyip istemediğini sorun. Alacağınız yanıt kesinlikle kestane şekeri olacaktır.

TURİST YAĞMURUNDAN BURSA DA NASİBİNİ ALIYOR

Birçok ekonomik gösterge olumsuz yönde seyrederken, turizmdeki rakamlar yüz güldürmeye devam ediyor. Geçen yıla göre Türkiye'ye inen uçak sayısı yüzde 14, turist sayısı da yüzde 30'un üzerinde artış göstermiş.
Peki, bu artıştan Bursa nasibini alıyor mu?
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Erdem'e sorduk. Bursa'daki artış da Türkiye ile paralel gidiyor. Arap turistlerin yanı sıra İranlılar da artık Bursa'ya geliyor. Otellerdeki doluluk oranı ise tıpkı Antalya ve Ege kıyıları gibi yüzde 95 düzeyine ulaşmış.
Hasan Erdem, turist artışında Türk lirasındaki düşüşün etkili olduğunu belirterek, 'Adam bin dolar cebine koyup geliyor. 500 doları bozdurup tatil yapıyor. Cebinde kalan 500 doları ise durduğu yerde değer kazanınca kalmaya devam ediyor. Yenileri de ucuz bulunca gelmeye devam ediyor. Dünyada böyle ülke nereden bulacaklar' dedi.

 

11 Mayıs 2021 Salı

Kentin geleceğine yatırımda Bursa örneği [01 Temmuz 2018 ]

Şehirler, insan organizması gibi özelliklere sahip. Bursa'daki birçok önemli eserde imzası bulunan mimar Mithat Kırayoğlu, bu benzetmeyi yaptığında şaşırmış, sonra verdiği örneklerle ne kadar haklı olduğunu anlamıştım.

Bursa ile ilgili 'Obez Bursa'nın diyete ihtiyacı var' tesbitiyle çözümü de yine insan organizması benzetmesiyle vermişti.

Bursa Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı gezerken bu tesbiti düşündüm. Eğer yıllar öncesi dönemin belediye başkanı olan Erdem Saker, bu iki yeri Bursa'ya kazandırmasaydı ve hemen yanı başındaki ova katliamlarının bir benzeri yaşanacaktı.

Oysa bugün yeni kamulaştırmalarla hem hayvanat bahçesi hem de Botanik Park büyüyerek, Bursa'nın yeniden yeşil özelliğini kazanmasına katkı sağlıyor.

Saker, başkanlık görevinin sona ermesinden sonra da bu iki yerin gelişip korunması için elinden geleni yaptı. Halen başarıyla hayvanat bahçesi koordinatörlüğü görevini sürdürüyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın başkanlık koltuğuna oturduktan sonra ilk kez ziyaret edeceği hayvanat bahçesi gezisi öncesi Saker'le odasında sohbet ettik.

Saker, hayvanat bahçesinin bugün geldiği noktayı heyecanla anlatıyor. 20 yılda türlerin çoğalması bir yana alanın büyümesi de onu sevindiriyor.

En son filler için 8 dönümlük alan kamulaştırılmış. Yeni ikisi Avusturya'dan biri Fransa'dan 3 gergedan ise hayvanat bahçesine renk katmış.

1955'te zamanın Belediye Başkanı Reşat Oyal tarafından hizmete açılan Kültürpark'ın ardından Bursa'daki betonlaşmaya karşı ilk duruş Erdem Saker'in kente kazandırdığı Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı oldu.

Son yıllarda yeşile en büyük katkıyı Recep Altepe döneminde yapılan Hüdavendigar Kent Parkı sağladı. yıllar sonra bu parkında ne kadar önemli olduğu anlaşılacak.

Yeşile ve çevreye yatırımda bu 3 uygulama biz fark etmesek de diğer illere de örnek oldu.

Önce Gaziantep, ardından Kocaeli hayvanat bahçesi yaptı. Hem de örnek aldıkları Bursa'dan daha büyük ölçekte.

Her ikisine de tür, bilgi ve teknik desteği Bursa Hayvanat Bahçesi veriyor. örnekler de gösteriyor ki tıpkı insan organizması gibi hareket eden kentlerin geleceğine bu tür dokunuşlar geleceğe en büyük yatırım. Düşünün 60 yıl önce yapılan en prestijli beton yapılardan hangisi örnek gösteriliyor. Oysa Kültürpark içinde korunan asırlık çınarlarıyla dimdik ayakta.

Hayvanat bahçesinin yeni konukları

Kurulduğu 1988 yılında 70 türden yaklaşık 600 hayvan ile ziyaretçi kabulüne başlayan hayvanat bahçesi, bugün 120'ye yakın türden bin 200'ün üzerinde hayvana ev sahipliği yapıyor. Avrupa Hayvanat Bahçesi Akvaryumlar Birliği'ne (EAZA) üye olması sayesinde de tür sayısı her geçen gün artıyor. Bu artış beraberinde ziyaretçi sayısını da yükseltiyor. Her yıl ortalama 50 bin artan ziyaretçi sayısı 2017'de 750 bine ulaştı.

Avusturya ve Fransa'dan gergedanların gelişi de birliğe üye olma sayesinde gerçekleşmiş. Yoksa nesli tükenmekte olan beyaz gergedanlar Bursa'ya kolay kolay verilmez. Bursa Büyükşehir Belediyesi'de bu konuda elinden geleni yapmış. Avrupa standardının üzerindeki gergedan barınağının kapalı alanı tamamlanmış, açık alandaki çevre düzenlemesi de tamamlanınca değerli boynuzları için avlanan bu türü doğal ortamda görmeye başlayacağız.

İnsana en yakın tür

Erdem Saker'in mihmandarlığında Başkan Aktaş'ın kullandığı elektrikli araçla hayvanat bahçesini dolaşırken yeni konuklar gergedanların yanı sıra pengueninden zürafasına kadar birçok türü gördük. Ekipteki herkeste hayranlık uyandıran ise lemurlar oldu.

Bir hayvansever olarak insanlara bu kadar yakın davranan tür görmedim. Başkan Aktaş'ta eliyle muz ikram ettiği lemurlara hayran kaldı. En ilginç görüntüyü ise lemurlara ağzıyla muz ikram eden Nevruz İlimdaroğlu verdi. Bursa Zoo'ya özellikle çocuk ve gençlerin mutlaka gelmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Aktaş, anne ve babaları çocuklarına hayvan sevgisini sunabilecekleri en güzel mekan olan hayvanat bahçesine davet etti.

 

6 Mayıs 2021 Perşembe

Dobruca'da 'Ortak Akıl' için ilk toplantı [22 Nisan 2018 ]

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 3 Kasım'da göreve başladığı günü 'Ortak Akıl' vurgusu yaparak, kenti Bursalılarla birlikte yöneteceğini söylemişti.
Aktaş, bu ayın ilk günlerinde göreve yeni seçilen Makine Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Fikri Düşünceli'yi, Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Murat Arabacı ve Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Ömer Faruk Şahin'i yönetim kurulu üyeleriyle birlikte kabul etmişti. Bu görüşmede, Makine Mühendisleri Odası'nın Akademik Kurul önerisine yeşil ışık yakan Aktaş, önceki akşam yeni seçilen İmar ve Bayındırlık Komisyonu üyeleri ile birlikte Akademik Oda temsilcileriyle buluştu.
Dobruca'daki tesiste yapılan toplantıya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Albayrak, Mimarlar Odası Başkanı Ömer Faruk Şahin, Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Murat Arabacı, Şehir Plancıları odası Başkanı Sevilay Çetinkaya ile Harita Mühendisleri odası yönetimi katıldı.
Başkan Aktaş da toplantıyı sosyal medya hesabından, ' Akademik Odalar Birliğimizin değerli yöneticileri ve İmar Komisyonu üyelerimizle birlikte nasıl bir Bursa görmek istiyoruz, şehrimizin daha iyiye ulaşması için neler yapılmalı hususunda güzel bir istişare toplantısı gerçekleştirdik' notuyla duyurdu.
İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, toplantıda ağırlıklı olarak kentsel dönüşüm konusunun ele alındığını ve Başkan Aktaş'ın oda temsilcilerinin görüşlerini dinlediğini söyledi.
Albayrak, toplantıda, Bursa'nın riskli yapı stokunun bulunduğunu ve bu bölgelerde kentsel dönüşümün devam etmesini istediklerini belirtti. Bursa'ya yeni planlama bölgeleri gerektiğini ifade etti ve bunlar yapıldıktan sonra arkasında durulması gerektiğini bildirdi. Albayrak, toplantıda yaptığı öneriyi de şöyle anlattı:
'Yerel yönetim seçimlerine bir yıl var. Bir komisyon kuralım. Bursa'nın sorunlarıyla ilgili proje ve çözüm önerileri hazırlasınlar. Yeni seçilen başkanlara verelim ve 4 yıl bunu hayata geçirmek için çalışsınlar'

Aktaş'ın konuşması umut verdi

Toplantıya katılanlar arasında yer alan Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Ömer Faruk Şahin de, Akademik Kurul oluşturulmasının doğru bir fikir olduğunu ve başkanın bu yönde attığı adımların da umut verici olduğunun altını çizdi.
Bursa'nın geleceğinin iyi planlanması gerektiğini ifade eden Şahin, toplantıda şu görüşleri dile getirdiklerini anlattı:
'Kentsel dönüşüm Bursa için çok önemli. Riskleri azaltmaya yönelik çalışmalar yapılmalı. 1/100 ölçekli plan bu açıdan çok önemli. Bu planda ulaşım ve yoğunlukların azaltılmasına dikkat edilmeli. Biz akademik odaların da bu planlama içinde yer alması gerektiği söyledik'
Şahin, Büyükşehir İmar Komisyonu'nda 4 mimarın yer almasının da Bursa için önemli olduğunu ve ortak çalışmayla kentin geleceğiyle ilgili adımlar atılacağını sözlerine ekledi.
Bu toplantı Bursa'nın geleceği açısından önem taşıyor. Geçtiğimiz yıllarda, akademik odaların görüşü alınmadan verilen birçok karar yargıya taşınmış, bu, hem projelerin aksamasına hem de zaman kaybına yol açmıştı. Ortak akıl yolunda atılan bu adım, önemli projeler bekleyen Bursa'nın önünün açılmasını sağlayacak.

Hayvanat Bahçesi'ne 3 gergedan geliyor

Bursa Büyükşehir Belediye eski Başkanı Erdem Saker, meclis toplantılarını kaçırmıyor. Geçen hafta toplantı öncesi Saker'le sohbet etme imkanı bulduk. Saker'in başkanlık dönemindeki bana göre en önemli eseri Botanik Parkı ve Hayvanat Bahçesi. Hafta sonları bu iki mekan da ziyaretçi akınına uğruyor. Birinde dünyanın dört bir yanından getirilen bitki, diğerinde ise hayvan türleri yer alıyor. Her geçen gün de zenginleşmeye devam ediyor.
Erdem Saker, hâlâ haftanın büyük bir bölümünü bu mekanlarda geçirip projelere katkıda bulunuyor. Ayaküstü görüşmemizde Saker, Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği'nin Üyesi Bursa Hayvanat Bahçesi'ne mayıs ayında yeni konuklar geleceği müjdesini verdi. Avusturya Hayvanat Bahçesi'nden gelecek bir anne ve iki yavru gergedanın yerleri hazırlandı. Yeni konuklarla bahçeye ilgi daha da artacak.
Saker'e Afrika Savanı ve filleri soruyoruz. Saker, filin yerinin hazır olduğunu ve ihale beklediğini belirterek, 'Başkan onay verir ve filin kalacağı yer yapılırsa o da gelir' dedi.

 

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Bursa nefes alsın, anısı da yaşasın [13 Şubat 2018 ]

 Türkiye genelindeki birçok stadyum yıkılarak, elde edilen alanlar AVM veya rezidanslara dönüştürüldü.

Bursa Atatürk Stadyumu, bu işin kıyısından döndü.
Merhum Hikmet Şahin dönemindeki hazırlanan proje, o yıllarda Osmangazi Belediye Başkanı olan Recep Altepe'nin de aralarında bulunduğu itiraz sesleri üzerine yapılamadı.
Bunda helikopterle stadyumun üzerinde inceleme yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Stadyumun yeşil alan yapılarak Kültürpark'a dahil edilmesi' talimatı da etkili oldu.
Ardından Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Altepe, bu kez alanı betonlaştıracak projeyi meclisten geçirdi.
Bursa Barosu, Mimarlar Odası Bursa Şubesi ve Bursa Atatürk Stadyumunu ve Çevresini Koruma Derneği (BASKOD) konuya müdahil olarak plan değişikliğini yargıya taşıdı.
İdare Mahkemesi'nin verdiği iptal kararının ardından Büyükşehir Belediyesi eski başkanlarından Erdem Saker'in önerisini de dikkate alan Altepe, projeden vazgeçtiğini açıklayarak stadyumun anısının yaşatılacağını söyledi.
Altepe'nin açıkladığı ve tarihi tribünün müze olarak değerlendirileceği belirtilen hatta maketleri billboardlara asılan proje destek gördü. Her ne hikmetse bir sabah anılarla dolu tarihi tribün yerle bir edildi.
Geçtiğimiz hafta başkanlık koltuğundaki 100 gününü tamamlayan Alinur Aktaş inceleme yaptı. Diğer kentlerdeki uygulamaların şehirlerde ciddi yoğunluklar yarattığının altını çizen Aktaş'ın kafasındaki proje daha geniş ölçekli. Birkaç yerde söylemişti. Stadyumun yanındaki spor salonu ve diğer binaları da bu alana dahil etmek istiyor.
Bugünlerde hummalı bir biçimde ağaçlandırma çalışması yapılıyor. Meşe, huş ve akçaağaç gibi türler için 800-900 bin liralık harcama yapılmış. Başkan Aktaş, 30 bin metrekarelik alanın mayısın 15'inden itibaren vatandaşların kullanımına açılacağını da söyledi.
Başkanın bu açıklamasından sonra, bölgenin yeşil alan olarak kalmasında büyük katkısı bulunan BASKOD Başkanı Ali Küçüksarı'dan değerlendirme geldi. Konunun ilk günden beri takipçilerinden biri olan Küçüksarı, bölgenin ağaçlandırılmasını desteklediklerini belirterek, "Başkan Aktaş, koltuğa oturduğu günden beri Bursa'yı ortak akılla yöneteceğini söylemişti. Daha önce yaşananlarla ilgili görüşleri dinlemesinde fayda var. Buna göre yeniden bir fikir üretebilir. Yeni bir açılım getirilebilir' dedi.
Daha önce tarihi tribünün yerinde kalacağının açıklandığını hatırlatan Küçüksarı, şampiyonluk dahil birçok anıyı barındıran stadyumda platform olarak da kullanılabilecek tarihi tribünün prototipinin yapılmasını önerdi.
Daha önce birkaç kez dile getirmiş, hatta Başkan Altepe'ye de iletmiştim. Tarihi tribünün Yeşil Beyaz sevdanın şampiyonluk anısını yaşatacak Bursaspor müzesi yapılması gerektiğine inanıyorum.
Böylece hem yeşil alan sayesinde Bursa nefes alacak hem de temelinde Atatürk'ün verdiği destek bulunan stadyumun anısı da yaşatılacak.

'İmar anayasası bir daha delinmesin

'Bursa Büyükşehir eski Başkanı Erdem Saker'le yazılarımızda adeta paslaşır hale geldik.
Saker, bir Bursa sevdalısı ve yanlış giden bir şeyler olduğunda hemen müdahale edip görüşlerini açıklıyor. Belediye meclisi toplantılarını da hiç aksatmıyor.
Geçtiğimiz günlerde yazdığım 'Bursa'nın imar anayasası revize ediliyor' başlıklı yazıma gönderme yaparak görüşlerini Ekohaber'deki köşesinde açıklamış.
Özenerek hazırlandığını anlattığı ve imar anayasası olarak adlandırdığı 1/100 binlik Çevre Düzeni Planı'nın ne halde geldiğini üzülerek şöyle ifade etmiş:
'Ne yazık ki kentimizde sanayileşmenin çok hızlı ve kural tanımaz gelişmesi, bunun paralelinde hızlı göç hareketi nedeniyle oluşan plansız ve kaçak yerleşimler, planı bırakın delmeyi, paramparça ettiğini ve diğer bir deyimle anayasa delindi!!'
Değerli tarım topraklarının verimini artırmak üzere inşa edilen sulama kanallarının bile sökülerek yerine sanayi bölgeleri kurulduğunu ifade eden Saker, 'Plana onay veren taraflardan hiç ses çıkmadı' siteminde de bulundu.
Saker, yeni anayasa hazırlıkları öncesi bu yazıyı, tüm bu acı gerçeği ortaya koymayı ve belki ders çıkarılır, yeniden delinmemesi için gerekli koşullar başından oluşturulur umuduyla yazdığını ifade ederek, 'Bunu bir Bursalı olarak görev sayıyorum' sözleriyle tamamladı.
Doğru söze ne denir ki, umarız Saker'in uyarıları dikkate alınır.

4 Mayıs 2021 Salı

İlk Yabancılar Meclisi kuruluyor [28 Ocak 2018 ]

 Dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, dünyayı yakından takip eden bir kent yöneticisiydi. Gündem 21 toplantılarına katıldıktan sonra Bursa'daki gazetecilere gelecekte artık ülkelerin değil, şehirlerin konuşulacağını anlatmıştı.

İkinci önem verdiği konu ise Yerel Gündem 21 olmuştu.
'Kentlerde yerleşik yerel yönetimlerle, sivil toplumu, kent gündemini belirlemek amacı etrafında birleştirerek, hem katılımcı demokrasiyi hem de, çevre ve yaşam kalitesini geliştirmek' olan Yerel Gündem 21 ile ilgili ilk adımlar da o dönemde atılmıştı. Şimdiki tarihi binanın Orhan Camii tarafındaki zemin katındaki taş duvarlı bölüm, bu birime ayrılmıştı.
O günlerde temeli atılan bu yapı evrilerek Kent Konseyi'ne dönüştü.
Yerelde, vatandaşın doğrudan yönetime demokratik katılımının adresi artık kent konseyleri.
Bursa Kent Konseyi, hemşerilik, kentlilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, çevreye duyarlılık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yönetişim ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.
Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nin mekan imkanlarıyla Bursa Kent Konseyi bugün Türkiye'nin birçok kentine örnek olacak bir yapıya ulaştı. Kadın, Gençlik, Engelliler ve çocuk meclisleri, 30 çalışma grubu, yüzlerce gönüllüsü ile Bursa Kent Konseyi yılda 2 bin etkinlik düzenleyecek hale geldi.
AS TV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olan Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni, Türkiye'de bir ilk olacak yeni çalışmayı açıkladı.
Bursa bilindiği gibi Suriyeli sığınmacıları saymazsak Türkiye'de yabancıların yoğun olarak yaşadığı kentler arasında yer alıyor. Çepni, araştırmış; Bursa'da 156 ülkenin vatandaşı yaşıyor. Kimi öğrenci, kimi yatırımcı, kimi Bursa'daki şirketlerde çalışan, kimi de bir Türk'le evlenerek Bursa'ya yerleşmiş.
Bursa Kent Konseyi'nde henüz sayısı tam olarak belli olmayan bu yabancılar için meclis oluşturuluyor. Yabancılar kendi aralarında toplanarak mecliste yer alacak üyeleri belirleyecek ve buradan görüşlerini, isteklerini kent yöneticilerine daha rahat ulaştırabilecekler.

144 öneri Başkan Aktaş'ın masasında

Bursa Kent Konseyi'nin son aylardaki en önemli çalışmalarından biri 'Bursa Konuşuyor' etkinlikleri kapsamında, 21 Aralık'ta düzenlenen 'Nasıl bir Bursa görmek istiyorsunuz' toplantısı oldu. Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra Bursaray'la yolculuk yapan, 'Bereket Sofraları'nda Bursalılarla buluşan Alinur Aktaş'ın isteği üzerine gerçekleştirilen bu toplantıya katılanlar, görüşlerini yazılı ve sözlü olarak aktardılar.
Keşke toplantıya Başkan Aktaş da katılsaydı ama sonuçta hazırlanan 17 başlıktan oluşan 144 öneri, Büyükşehir Meclisi'nden oy- birliği ile geçerek onun masasına ulaştı.
Raporu teslim alan Aktaş, bunun bir yol haritası olacağını söyledi. Bu çok önemli bir gelişme. Çünkü artık 'ben yaptım oldu' dönemi bitti. Çağın anlayışı birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetim sistemi. O yüzden kentsel dönüşümden hava kirliliğine trafikten yeni sanayi bölgelerine kadar Bursa'nın başkanı kentin sesine kulak vermeli.
Bu arada, aralarında kent estetiğinden doğal yaşama, çevreden ulaşıma, tarihi mirastan kentsel dönüşüme kadar 17 başlıkta toplanan 144 öneri arasında, köşe yazılarımdaki 6 önerimin ismim yazılarak yer almasına da sevindim.

Sırada kent kültürü ve kentsel dönüşüm var

Kent Konseyi geçen yıl Bursa Konuşuyor etkinlikleri kapsamında rapor haline getirilen 'Nasıl bir Bursa istiyorsunuz?' temasından önce 'Bursa'da alternatif ulaşım' konusunu da ele almıştı. Çepni, bu yıl iki önemli toplantı daha düzenleneceğini, bunlardan birinin Kent Kültürü ve Kentlilik Bilinci, diğerinin de Bursa'da son aylarda en çok tartışılan Kentsel Dönüşüm olacağını kaydetti.

Erdem Saker'den yeni fuar merkezi uyarısı [24 Ocak 2018 ]

 Bursa Büyükşehir Belediyesi eski başkanlarından Erdem Saker, kent sorunlarının en yakın takipçisi. Büyükşehir meclislerini aksatmadan izlerken, Sivilay Derneği'nde ve haftalık Ekohaber gazetesinde Bursa ile ilgili tespit ve önerilerini kamuoyuna aktarıyor.

Saker, geçtiğimiz ay yazdığım 'Fuar treni kaçırılmadan yeni merkez kurulmalı' başlıklı yazımdaki rakamlardan yola çıkarak iki hafta üst üste fuar alanıyla ilgili tespitlerini Ekohaber'deki yazısında anlattı.
Yeni fuar alanı açıklamaları yapan kent yöneticilerine seslenen Erdem Saker, 1994-1999 döneminde hazırlanan Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Projesi'nin incelenmesini istedi.
Avrupa'da yapılan incelemeler sonrası Münih fuar merkezinin Bursa için örnek seçildiğini anlatan Saker, buna kongre merkezi ve otel projelerinin de eklendiğini hatırlattı. 500 dönümlük alana fuar merkezinin yerleştirildiğini ifade eden Saker, bu projenin belediye yönetimi değişince 'Geçmiş dönem projesi' sari hastalığına yakalanarak çöpe atıldığını ve daha sonraki yıllarda görev yapan belediye başkanları ve BTSO yöneticilerinin böyle bir projeden haberdar olmadığını ifade etti.
Atatürk Kong-re ve Kültür Merkezi yapılırken de bu konuyu kent gündemine sunduğunu ve 'Yanlış yapıyorsunuz. Kongre merkezi fuar merkezinin içinde yer alıyor. Projesi hazır onu yapın' uyarısında bulunduğunu hatırlatan Saker, sitemini şöyle ifade etti:
'Ama dinleyen olmadı. Yetmiyormuş gibi bir de adına fuar eklediler ve kongre salonlarının arasına sıkıştırılmış ancak sergi açılabilecek fuaye alanlarını fuar adıyla işletmeye aldılar. Oysa kongre merkezi fuar alanı ile bütünleşik olacaktı'
Saker bu da yetmezmiş gibi fuar alanından bir bölümünün Adalet Sarayı'na, bir bölümünün de Bilim ve Teknoloji Merkezi'ne tahsis edildiğini belirterek, "Bu yanlışlıklara rağmen Bursa'nın yeni fuar alanına ihtiyacı yok. Mevcut alanı yok saymaya da kimsenin hakkı yok. Halen eldeki fuar projesinin 4 aksı yani yarısı kullanılmaktadır' dedi.

'İsraf hastalığına yakalanmayın'

Yöneticilere seslenen Saker, 'Haydi gelin elinizdeki projeyi tamamlayın. 4 aks daha inşa ederek kullanım alanını katlayın ve 5 bin firma ağırlama kapasitesine ulaşın. Bu da yetmedi diyorsanız. Mevcut alana 4 aks daha yerleştirme imkanınız var. Vali ve büyükşehir belediye başkanına sesleniyorum: Lütfen bu önerileri değerlendirin ve ekonomimizi israf hastalığına yakalatmayın'

Erdoğan, Bursa'daki hangi siyasetçiyle aynı gün doğdu

' Bursa ışığı olduğu gibi yine dört bir yanda çınlıyor, su sesleri ledünni bir rüya gibi etrafı dolduruyor ve yıkılmış imparatorluğun dört yanından gelmiş muhacir çocukları bu ışığın altında ve bu su sesleri içinde tıpkı kuruluş asrının çocukları gibi oynuyorlar'
Bu sözler, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 77 yıl önce 8 Mart 1941'de yayınladığı 'Beş Şehir' kitabının başlangıç bölümünde yer alıyor.
Aynı yıl, artık hafızalarımıza kazınan Bursa'da Zaman şiirini de yayınlıyor Tanpınar...
Bacıbey Kent Kültürü Derneği ve Uludağ Organize Sanayi Bölgesi, bu güzel şiirin 77'nci yıl anısına 'Bursa ışığına ışık katanlar' ajandası hazırlamış.
Ajanda, bilinenin aksine 24 Ocak'ta başlıyor. Çünkü 24 Ocak 1962 Tanpınar'ı kaybettiğimiz tarih. Sayfaları ise Bursa'nın yetiştirdiği bugün aramızda olmayanların da yer aldığı Bursa'nın ışığına ışık katanlara ayrılmış.
Bacıbey Kent Kültürü Derneği Başkanı Sosyolog Mutlu Çınar tarafından hazırlanan ve milletvekillerinden belediye başkanlarına, gazetecilerden tarihsel kişiliklere kadar doğum günleri de yer verilmiş.
Ajandanın 26 Şubat tarihli sayfasına geldiğinizde ilginç bir tesadüfle karşılaşıyorsunuz. 26 Şubat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğum günü. Aynı gün Başbakan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu da dünyaya gelmiş. Tabii aralarında 18 yıl farkını da unutmamak lazım.

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...