Yunuseli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunuseli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2021 Perşembe

Şevket Orhan, bu projeyi tamamlarsa tarihe geçer [10 Haziran 2021]

Günümüzde bilgi ve zekanın ne kadar kıymetli olduğunu koronavirüs pandemisini döneminde bir kez daha gördük.

Bilim tarihinde görülmemiş bir hızla virüse karşı aşı geliştiren Almanya'da yaşayan iki Türk bilim insanı, hem insanlığa büyük katkı sunarken, hem de Forbes'un 2021 'dolar milyarderleri' listesine girmeyi başardılar. Tamamı akıl ürünü olan çalışmalarıyla 4 milyar dolarlık servet sahibi oldular.

Türkiye'ye dönüp baktığınızda böylesine bir servet sahibi olmak için köklü bir sanayi geçmişinin yanı sıra en az 20-25 yıllık emek ve çalışma gerekiyor.

Diğer bir örnek ise bugünlerde savunma sanayi alanında dünyanın konuştuğu isim olan Selçuk Bayraktar. 2005'te ilk videosunda imkan verilirse neler başarabileceğini anlatıyordu. O da zekasının yanı sıra çalıştı ve başardı. Türk İHA ve SİHA'ları savaşların temel prensiplerini altüst etti.

Bilginin ve onu kullanabilen özel yetenekli yani üstün zekalı insanların varlığı ülkelerin en büyük sermayesi.

Türkiye bunu cumhuriyetin ilk yıllarında fark ederek, 1929'da 'Harika çocuklar' yasasını çıkardı. Mustafa Kemal Atatürk'ün birçok alandaki öngörüsünün sonucu olan bu proje ile dünyaca ünlü bilim insanları ve sanatçılar yetiştirildi. Gerçi o yıllarda yurt dışında eğitim görenler dönüp Türkiye'de bir çok alanda öncü rol oynuyorlardı. Bugün ise gidenler gelmiyor.

Üstün yetenekli çocuklar için 1960'lı yıllarda birkaç deneme oldu, ancak onlar da saman alevi gibi geçti. Bugün Türkiye'de özel yetenekli öğrenciler için bağımsız iki okul var. Biri özel, İstanbul'daki bu okullarda lise düzeyinde eğitim veriyor. Diğer öğrenciler ise Milli Eğitim'in BİLSEM kurslarına devam edebiliyor.

AK Parti'nin kurucu il başkanı olan Şevket Orhan, 22'nci dönemde Bursa Milletvekilliği yaptı. Yıllar sonra kendi deyişiyle hiçbir beklentisi olmadan Kent Konseyi Başkanlığı görevine başladı.

Orhan, göreve geldikten sonra özel yetenekli öğrencilerin ailelerinin sorunlarını dinleyince ülkenin geleceği olacak bu çocuklar için araştırmaya başladı. Araştırdıkça konunun önemine vardı. Kent Konseyi'nde kurulan gruplarla dünyadaki uygulamalar, Türkiye'deki durum daha net bir şekilde ortaya çıktı.

Bu işin çözümü, tam zamanlı okuldan geçiyordu. Bir yıl boyunca uzman eğitimci, akademisyenler ve sivil toplum örgütleri ve özel yetenekli ailelerle yapılan görüşmeler sonucu hazırlanan okul projesi önerisi dün Şevket Orhan tarafından Merinos AKKM'de düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyuruldu.

52 sayfalık raporda, üstün zekalı çocukların özelliklerinden dünyanın farklı ülkelerindeki uygulamalarına kadar tek tek ülkelere göre detaylı bir biçimde anlatıldı.

Orhan da konuşmasında dünyadaki iki örnek üzerinde durdu. Bunlardan biri Güney Kore, diğeri ise İsrail. 1980'lerde 2 bin 300 dolar olan milli geliri bugün 30-40 bin dolara çıkan Güney Kore'deki olağanüstü yükselişinin arkasında köklü ve istikrarlı eğitim politikaları yer alıyor. Bu ülkenin yanı sıra İsrail, ABD, Çin, Rusya'da da özel yetenekli çocukların eğitimi koruma altına alınmış.

Yapılan araştırmalara göre, öğrencilerin en az yüzde 2'si özel yetenekli çıkıyor. Bursa'da şu anda 590 bin 380 öğrenci eğitim görüyor. Demek ki 11 bin 807 öğrenci bu kapsamda. BİLSEM'e gidenlerin sayısı ise 1232. Kalan çocuklarla ilgili hiçbir şey yapılmıyor.

Şevket Orhan'ın anlattığına göre, üstün zekalı veya dahi düzeyindeki çocuklar, normal okullarda neredeyse eziliyor. Örneğin dahi düzeyinde zekaya sahip bir çocuk, iki ay boyunca sınıfta ayakkabısız dolaştığı için ailesine çocuğunuz hasta okula devam edilemez deniliyor. Aile bu kez uzman psikologların kapısını çalıyor. Yapılan inceleme sonucu çocuğun dahi düzeyinde zekaya sahip olduğu ortaya çıkıyor. Çocuğun özel eğitimi başladığında birkaç günde okuma yazmayı, 10 günde 15 basamaklı sayı ile işlem yapmayı başarıyor.

NEREDE YAPILACAK VE NASIL BİR MODEL KULLANILACAK?

Bugüne kadar yapılan çalışmaların ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu ifade eden Orhan, tam zamanlı özel müfredat uygulanacak okulun nerede kurmak istediklerini ve modelini de anlattı.

Okulun üniversite kampusunde kurulması gerektiğini ifade eden Orhan, 'En iyi model vakıf kurulması. Bununla ilgili BTSO, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve İş insanlarıyla görüşmeler yapıldı. Vakıf tüzüğü neredeyse hazır. Bu konuda Bursa'da tüm kesimlerden destek bekliyoruz' dedi.

Şevket Orhan, bu iş için büyük emek harcadı. Proje hayata geçerse belki de Bilim ve Teknoloji Merkezi gibi model alınıp diğer illerde de hayata geçecek. Orhan, okulu açmayı başarırsa tarihe geçer.

'YUNUSELİ'NİN YEŞİL ALAN OLARAK KALMASINDAN YANAYIM'

Bursa'da, son aylarda en çok tartışılan imar konularından biri artık havaalanı olma vasfını yitiren ve bir bölümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredilen Yunuseli konusu.

Kent Konseyi Bursa Çalışma Grubu, kentlerin anayasası olarak nitelendirilen 1/100 binlik planla ilgili geniş bir rapor hazırladığı raporda, Yunuseli'nin Bursa yararına kullanılmasını gerektiğini açıklamıştı.

Kent Konseyi Başkanı Şevket Orhan, dünkü toplantıda Yunuseli ile ilgili bir soru üzerine, konuyla ilgili akademik odalarla toplantı yaptıklarını ve basın açıklamasıyla görüşlerini kamuoyuna duyurduklarını belirterek, şöyle devam etti:

'Tekrar bir araya gelip çalışmalar yapacağız. Buranın yeşil alan olarak kalmasından yanayız. Kendi fikrimi söylüyorum. Arkadaşlarımız konuşacağız ve her zeminde de böyle olması konusunda mücadelemizi vereceğiz. Bu benim fikrim. Bakanlık ne yapar? O da hep beraber buna vereceğiz tepki ile ortaya çıkar'

 

26 Haziran 2021 Cumartesi

Yunuseli için ilk adım: 750 dönüm bakanlığa geçti[ 29 Ocak 2021 ]

Bursa'da son ayların en çok tartışılan konularından biri Yunuseli Havaalanı'nın geleceği.
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın 'Yunuseli'ni Bursa'ya kazandıracağız' açıklamaları sonrası bu bölgenin çok katlı binalarla beton yığınına dönüşeceği endişesi yaşanıyor.
Dün, Bursa'nın yeni apolet kazanması için çalışmaların yürütüldüğü UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı programı sonrası Olay Gazetesi Yazarı meslektaşım Mustafa Özdal ile birlikte Aktaş'a Yunuseli'nin geleceğini sorduk.

Aktaş, yeni projeleri mart ayı sonunda iki yıllık başkanlık dönemini anlatacağı basın toplantısına saklıyor. Yunuseli de dönem sonuna yetiştirmek istediği projelerden biri. Israrlı sorularımız üzerine bazı ipuçlarını öğrendik.

Yeni gelişme; Yunuseli'nin yarıdan fazlasını oluşturan 750 dönümlük bölümü geçtiğimiz günlerde imzaların atılmasıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na geçti. Bu bölümler alanın havaalanı olan kısmını kapsıyor.
Anlamı ise şu; Bakanlık ve büyükşehir buranın değerlendirilmesi amacıyla ortak proje yürütebilecek. Ancak ortada henüz somut bir proje yok.
Aktaş, Yunuseli konusunu Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'la görüşerek, beklentilerini ve öngörülerini anlatmış.
'Yunuseli'de Bursa'yı üzecek bir şey olmayacak. Burası Bursalıların yaşam alanı olacak' güvencesini vererek, söze başlayan Aktaş, şöyle devam etti:
'Ben bu konuyu açtığımda herkesin aklına Doğanbey gibi bir proje geldi. Ben, Doğanbey'i doğru bulmuyorum zaten. Şehrin siluetini bozmuş bir proje. Ayrıca farklı sosyal sorunları da ortaya çıkmış. Bana bu saatten sonra kimse 20-25 katlı bina yaptıramaz'
'Allah aşkına bugüne kadar kaç kişi Yunuseli'ne girebildi' sorusunu soran Aktaş, bu bölgenin parkları bahçeleri, yaşam alanlarıyla bütün Bursa'ya açılmasını arzu ettiğini söyledi.
Aktaş, o bölgede ciddi bir yapı yoğunluğu oluştuğunu ve dönüşüme ihtiyaç olduğunu da vurgulayarak, bunların göz önüne alınarak planlama yapılması gerektiğini belirtti ve şöyle devam etti: 'Dönem sonuna kadar bitirmek istediğim bir proje. Bu yılın ikinci yarısında proje netleşir. Bakanlıkla yaptığımız tüm görüşmeleri de kamuoyuna açıklayacağım'

1050 KONUTLAR'DA ÇÖZÜME DOĞRU

Aktaş'a ikinci sorumuz yine tartışma başlıklarından biri olan 1050 Konutlar'la ilgili.
Bu konuyla ilgili de yeni bir gelişme var. Çok yakında orada bir ofis kurulacak ve hak sahipleriyle görüşmeler başlayacak.
Aktaş'a göre, hak sahipleri de sürecin uzamasından şikayetçi. Bir an önce projenin gerçekleşmesini bekliyorlar.
Emlak Konut tarafından yapılacak projede hak sahipleri ortalama 80-100 bin lira arasında ödeme yapacak. Bölgeye özel hazırlanacak projeye göre, binalar zemin artı 5,6 ve 7 katlı olacak.
Örnek projeyi önlerine koyup en kısa sürede sözleşme imzalamak istediklerini söyleyen Aktaş, tamamlandığında Türkiye'nin örnek dönüşüm projelerinden biri olacağını sözlerine ekledi.

'DUBAİ PROJESİ'Nİ BURSA TARTIŞSIN'

Görükle ve çevresindeki mera alanında, yani Nilüfer Belediyesi sınırları içinde 10 yıldan beri yeni kent kurulması projesi var. Son dönemde Dubai'deki gibi projelendirme olacağı için Birleşik Arap Emirlikleri'nin ikinci büyük kentinin ismiyle anılmaya başlandı.
Meslektaşım Özdal, planın Nilüfer Belediye Meclisi'nden geçtiği hatırlatmasını yaparak, Aktaş'tan proje ile ilgili ne düşündüğünü sordu.
Konunun 10 yıldan beri tartışıldığı hatırlatması yapan Aktaş, görüşlerini şu sözlerle anlattı: 'Bu projeyi Bursa'nın tartışmasını istiyorum. Bir de İMSİAD, akademik odalar baksınlar. Projenin farklı yönleri var. Bu memlekette insanlar sadece Dubai konseptinde yaşamıyor. Tartışma sonucu Bursa projesi olsun'

'BURSALILARIN CEBİNDEN HER YIL 250 MİLYON ÇIKTI'

Bursa Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz yıl su faturalarının yükselmesine neden olan katı atık bedellerini toplama kararından vazgeçmişti. Bu karar önemli bir gelir kaynağını kaybeden ilçe belediyelerinin bazılarının tepkilerine neden oldu.

31 Aralık'ta yeni düzenleme bekleniyordu. Ancak, bakanlık eski kararını devam ettirdi. Uygulama zorunluluğunu bir yıl daha uzattı. Ancak, halen sadece 6 belediye bu zorunluluğa uyuyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş'ın o dönemki çıkışı gündem yarattığı için yeni düzenleme konusunda da onun görüşlerine başvuruluyor. Yeni düzenleme için Aktaş'ın önerisi bunun Çevre Temizlik Vergisi'yle birleştirilmesi.
Bu konuyu anlatırken Aktaş'tan ilginç bir yorum da geldi: 2011 yılından beri Bursalıların cebinden her yıl 250 milyon lira parayı aldık. Türkçesi bu. Tahsilatçılığını da büyükşehir belediyesi yaptı.

Başkan Aktaş, bu yorumu yaparken aklıma geldi. Yaklaşık 9 yıl katı atık bedeli ödeyen aboneler acaba dava açsa kazanır mı? 

Erdoğan, Bursa'daki hangi projeyi sordu? [09 Ocak 2021]

 Bursa, AK Parti için 31 Mart yerel seçimlerinde en yüksek oyun alındığı büyükşehir olması dolayısıyla sonrası en önemli kent haline geldi.

Seçimlerin ardından geçen iki yıla yakın süre içinde, yıllardan beri eleştiri konusu olan merkezi hükümetin desteği konusunda önemli adımlar atıldı.

Hanlar Bölgesi, Şehir Hastanesi- Emek arasındaki raylı sistem, millet bahçesi, spor yatırımları projelerinde bunların somut örnekleri.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Bursa'daki projeleri yakından takip ediyor. Seçim kampanyasında Gökdere'deki mitingde söz verdiği projelerin takibini de yapıyor.

Uzun süreden beri Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile sohbet imkanımız olmamıştı. Dün Sönmez Medya'yı ziyaretinde ve program çekiminde, 10 gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeyi de anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu görüşmede, Aktaş'a Gökdere Millet Bahçesi'nin ihalesini yaptın mı diye sormuş.

Erdoğan'ın bu kadar yakın takibi Aktaş'ı da şaşırtmış.

'Biz demek Bursa'nın merkezinde nitelikli yeşil alanlar adına bir mesafe almışız ki sayın bakanımız ve Cumhurbaşkanımızın da takibine girmiş' değerlendirmesini yapan Aktaş, Bursa için bu dönemi iyi değerlendirerek, imkanlardan yararlanmak istediklerini söyledi.

Sönmez Medya programın çekiminde ise son ayların önemli tartışma konularıyla ilgili sorularımızı da yanıtlayan Aktaş, yeni proje ve çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Bunlardan en önemlisi, Aktaş'ın göreve başladığı ilk günden beri 'ortak akıl' vurgusunun ete kemiğe bürünmüş hali olacak bilim kurullarının oluşturulması.

Bunlar, Ulaşım, tarihi ve kültürel miras, iklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili bilim kurulları. Üniversiteler, akademik odalar ve kamu görevlilerinin de yer alacağı bu bilim kurulları, sorunlara çözüm üretmek için görev yapacak.

Yatırımlar konusuna gelince;

Bursa'da bugüne kadar 53 kilometrelik raylı sistemin tamamı büyükşehir tarafından yapıldı. İlk kez ulaştırma bakanlığının yapacağı Şehir Hastanesi-Emek hattında müteahhit firma yer teslimi yaptı ve şantiyesini kurdu. Aktaş'ın hedefi 3 yıl olarak açıklanan süreyi daha erkene çekmek.

Hanlar Bölgesi projesinin bir benzeri Yeşil-Emir Sultan güzergahında da yapılacak. Aktaş'ın verdiği bilgiye göre, daha önce Hikmet Şahin ve Recep Altepe döneminde gündeme gelen proje daha geniş kapsamlı hale getirilecek. Otoparkından yol geçişine, dinlenme alanlarından restorasyon ve kamulaştırmalara kadar geniş bir projeyi de Aktaş önümüzdeki günlerde açıklayacak. 2021'in ikinci yarısında bu projeye başlanması hedefleniyor.

'YUNUSELİ'Yİ BURSA'YA KAZANDIRMAK İSTİYORUM'

Aktaş'a Yunuseli ile ilgili tartışmaları sorduk. O da sözlerine sitemle başladı:

'Allah aşkına kimse benim ağzımdan Yunuseli'ni yeşil alandan çıkarıp 10 veya 20 katlı konutla bezeceğini mi? '

Sonra bizlere dönerek, 'Allah aşkına sizler Yunuseli'ni kaç sefer kullandınız' sorunu yönelttikten sonra yanıtını da kendisi verdi:

'Yunuseli'yi Bursa'ya kazandırmanın derdindeyim. Bir yerleri imara açıp belediye borçlarını ödemek adına buraları satıp imkan olarak düşünen varsa ben bu hayal veya heveste değilim. Kesinlikle Bursa'ya kazandırmanın derdi içindeyim Bursalılar istifade etsin. Yaptığımız tüm kamuoyu araştırmalarında şunu çok net bir şekilde görüyoruz. Bursalılar daha fazla yeşil ve daha rahat bir ulaşım istiyor'

Kentsel dönüşüm ve 1050 konutların geleceğiyle ilgili soru üzerine de, Aktaş, kentsel dönüşüm yapılacak bölgelerle ilgili Türkiye'nin en seçkin mimar grubuyla çalışma yaptıklarını söyledi ve ekledi: 'Bunların arasında Bursa için büyük önem taşıyan Altıparmak'ın dönüşümü de var. Yakında kamuoyuna açıklayacağız'

1050 konutlarla ilgili yeni teklifin daha cazip hale getirileceğini ve kabul edilmemesi halinde bu binalar riskli olduğu için yıkmak zorunda kalacaklarını söyledi.

Aktaş'ın kentsel dönüşümle ilgili uyarısı da altı çizilmesi gereken türden...

'Herkes şunu bilsin ben 40 yıllık binamı vereceğim yerine sıfır bina alacağım. Hatta üzerine para alacağım şeklinde kentsel dönüşüm bekleyenler varsa bu asla olmayacak'

İYİ PARTİ'Lİ PROF. DR. TATLIOĞLU, AKTAŞ'A NEDEN TEŞEKKÜR ETTİ

Muhalefetin eleştirileriyle ilgili sorumuz üzerine de Aktaş, hiçbir televizyon kanalına çıkmak için para vermediğini ifade ederek, şöyle devam etti:

'Bazıları Koza han içindeki birkaç taşa takılmış. Önemli değil ben orada takılmadım. Yaptığımız tüm işleri istişare ile yapıyoruz. Zaten mevcut yapı durumu işin aslına uygun değil ki baskı beton kullanılmış rezil bir durum var. Her taraf ranta çay bahçesine dönmüş. CHP Grup Sözcüsü Osman Bey aradı ve koruma korulu izniyle yapıyorsunuz ama bir de alternatifleri değerlendirmemizi istedi. Değerlendirdik'

Geçtiğimiz günlerde UNESCO Yaratıcı Şehir Ağlarıyla ilgili toplantıya İYİ Parti Grup Başkanı Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu'nun da katıldığını hatırlatan Aktaş şöyle devam etti.

'Sayın Tatlıoğlu, burada yaptığı konuşmada 'Belediye başkanımıza iki konuda teşekkür ediyorum' dedi. Bunlardan birincisi, kendisinin de hayali olan ve belediye başkan adaylığında gündeme getirdiği hanlar bölgesiyle ilgili ortaya koyduğumuz iradeden dolayı. İkincisi de Bu toplantıya davetimiz için.'

21 Haziran 2021 Pazartesi

Aktaş'tan Yunuseli yanıtı: Yeni bir hata yapmayacağım[ 01 Eylül 2020 ]

Kimi okuyuculara göre uzun kimilerine göre ise kısa tatilin ardından yazı mesaisi başladı.

Geçen süre içinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş 19 Haziran'da tarih vererek açıkladığı projeleriyle ilgili startı verdi. Bursa Strateji Planı'nı açıkladı.

Haber ve köşe yazılarından takip ettiğim gelişmelerle ilgili orada olsaydım, 'şu soruyu yöneltirdim' diye iç geçirmiştim.

Tesadüf bu ya mesainin ilk günü Başkan Aktaş, Sönmez Medya'ya konuk olunca ilk günden bu imkanı yakaladım.

Bir bölümü televizyon için çekimli bir bölümü ise çay sohbeti şeklinde geçen görüşmeyle ilgili ayrıntıları aktarayım.

Birincisi uzun süredir hep konuşulan Bursa, merkezi hükümetten isteğini alamıyor önermesi son gelişmelerle sanki biraz etkisini yitirecek.

Nedenine gelince; Hanlar bölgesinin önünün açılmasından, Atatürk Spor salonunun yeniden yapılmasına, Gökdere Millet Bahçesi'nden, Kentsel dönüşüm projelerineEmek hattının Şehir Hastanesi'ne kadar uzatılmasından yeni yeşil alanlar yaratılmasına kadar neredeyse tüm projelerde merkezi hükümetin katkısı var.

Başkan Aktaş, 7 projeyle ilgili basın toplantısı düzenlediğinde belediye başkanlarının tarih vererek proje açıklamasının riskli olduğuna dikkat çekmiştim. Aradan geçen zaman içinde anlaşılıyor ki Aktaş'ın tüm yatırımlarla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla Ankara'nın desteğini alarak bu sözleri vermiş.

O toplantıda bir tek Yunuseli konusu kalmıştı.

Yunuseli ile ilgili soru üzerine de kentsel dönüşüm ve Yunuseli konularıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini ve önümüzdeki aylarda açıklanacağını söylemişti.

Geçen zaman içinde çok tartışılan Yuneseli'ni sorduğumuzda tereddütsüz şu yanıtı verdi:

'Alinur Aktaş olarak göreve geldiğimden beri şunu söylüyorum. Yeni bir hata yapmayacağım. Mevcut hataların da büyük çoğunluğunu telafi etmeye çalışacağım. Birileri, CHP İl Başkanı, Doğanbey tarzı 20'şer katlı binalar dikeceğimi söylüyor. Bunu cümle alem yapacak dese ben hayır derim. Asla izin vermem. Olamaz zaten bu konuda müthiş bir yaklaşım sergileyen Cumhurbaşkanımız var'

Peki, Yunuseli ile ilgili projeniz ne zaman açıklanacak? Sorumuza ise şöyle yanıt verdi:

'Çok uzak değil Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum açıklayacak. Bakanlıkla birlikte çalışıyoruz. Onun gibi birkaç projemiz daha var. Bursa'da gerçek bir kentsel dönüşümle ilgili hazırlık yapıyoruz. Bakan Kurum da Bursa gezisinde bunu açıklamıştı'

Yunuseli Havaalanı'nın bulunduğu bölge Bursa'nın akciğerlerinden biri. Umarız hazırlanan proje alanın değerlendirilmesini sağlarken, bu özelliğini de korumasını sağlar.

AKPINAR PROJESİ NEDEN GERÇEKLEŞMEDİ?

Başkan Aktaş, kentsel dönüşümle ilgili ilk önceliğinin Altıparmak ve Merinos altındaki mahalleler olduğunu vurgularken, gündemine aldığı Akpınar yani 1050 konutlar ile ilgili projenin neden gerçekleşmediğini de anlattı.

Bölgenin görselleriyle birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bilgi sunduğunu söyleyen Aktaş, şöyle devam etti:

'20-25 dönümü jandarmaya ait olmak üzere 430 dönümlük bir alan. Adı 1050 konutlar ama 2390 konut var. Bir blok boşaltıldı, biri de boşaltılmak üzere. Binaların zemin artı 4 ve 5 katlı olduğunu söyledi. Bunların yıkılıp, Türkiye'nin en büyük kentsel dönüşümünü gerçekleştirmek istediğimi söyledim. Zemin artı 7 kat konutları belediye şirketi veya Burkent aracılığıyla yapmak isteğimi anlattım. Cumhurbaşkanımız zemin artı 5'i geçmesin diyerek fotoğrafın arka planlarını göstererek, örnek teşkil edeceğini söyledi.

Yan tarafta Korupark var. Arkasında da 15 katlı binalar. Ne zaman yapıldığını sordu. Rahmetli Hikmet Başkan deyince yanlış olmuş dedi.

Cumhurbaşkanımız Bakan Kurum'la görüşmemizi istedi. Görüştüm. Ardından ilgilileri çağırdık. Emlak Konut aracılığıyla zarar edileceği hesaplanarak beş artı bir sözü verildi. 10 yıl vadeyle 100-150 bin fark istendi. Gidip düşündüler ve olumsuz yanıt verdiler. Daha yüksek emsal istiyorlar. Bu mümkün değil.'

'AVM'NİN EK BİNASINI YIKACAĞIM'

Hanlar Bölgesi'nin çevresinin açılmasıyla ilgili yıkımlar başlayınca Bursa'nın tartıştığı konulardan biri de Pirinç Hanı önündeki bir AVM'ye ait ek binaydı.

Soruyu yöneltince Aktaş yine tereddüt etmeden yanıtı verdi: Çok kısa zamanda karar alıp yıkacağım. Bizim ortak olduğumuz yer.

Ardından sözlerini şöyle sürdürdü:

UNESCO Dünya Mirası listesinin etrafını sakalı şerif sarar gibi sarmışsın. Onu da yıkacağım. Oturup karşılıklı konuşacağım. Hissemin bir miktarından vazgeçeceğim. Bana göre en kolay iş orayı yıkmak teknik ayrıntılar alttan bağlantı. Bunların hepsi halledilir. Bir ölüme çare yok. O bina kesinlikle yıkılacak'

Aktaş ile sohbetimiz bu konularla sınırlı değil. Yarın da ulaşımda yeni alternatifler, mesai saatlerinin değişmesi, AK Parti ile ilgili gelişmeleri anlatacağım.

 

22 Şubat 2017 Çarşamba

KIRSAL KALKINMA, SSCB'DEKİ KOLHOZ MODELİ!



Bursa Büyükşehir Belediyesi 2014 yılında kurduğu Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı ile çok önemli işlere imza atıyor. Başkan Recep Altepe, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında geçmiş yıllarda olduğu gibi tüm belediye çalışmaları yerine kırsal kalkınma çalışmaları spesifik olarak ele alıp anlattı. 
Neler yok ki, kozadan, süt üretimine hayvancılıktan arıcılığa, sulama tesislerinden köylülere salça makinası dağıtımına hatta İnegöl’de çekirdek kurutmak için asfaltlanan caddelere kadar kırsal kalkınma ve tarımsal üretimin arttırılması için önemli işlere imza atılmış.
2014 yılından beri yapılan toplam yatırım tutarı ise Bursa ölçeğine göre az buz bir rakam değil. Nerdeyse 125 milyon lira.
Başkan anlatırken birden aklıma Sovyetler Birliği dönemindeki ‘Kolhoz’lar geliverdi. O dönemdeki kooperatiflerin Sovyet versiyonu.
Türkiye’de geçmiş yıllarda o kadar kötülendi ki kooperatifçilik, sonunda tarımsal üretimi nerdeyse tüketir hale geldik. Oysa çiftçinin birlik olması, devletin de desteklemesi tarımın olmazsa olmazlarından. Basın toplantısı sonrası Başkan Altepe ile yaptığımız sohbette de gündeme geldi. Başkan da haklı olarak dünyada tarımı desteklemeyen var mı diye soruyla karşılık verdi.
En son Siyez buğdayından yaptığı ekmekle bir kez daha kamuoyunun gündemine gelen ve başarılı çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olan Besaş Genel Müdürü Mustafa Bektaş da konuşmamızı duyunca, ‘Siz asıl hayvancılık projelerimizde kolhozu gereceksiniz” diye espri yaptı.
Başkan Altepe’nin de altını önemli çizdiği gibi bu çalışmalara 10 yıl önce başlansaydı belki bugünlerde başta dağ ilçeleri olmak üzere boş köy kalmaz, kırsal alanlarda yaşayan nüfus yüzde 10’lara düşmezdi.  El değmemiş kirlilikten uzak bu topraklardaki organik ürünler de tıpkı kiraz ve Bursa Siyah inciri gibi dünya piyasalarının hakimi olurdu.
Ancak, hiçbir şey için geç değil.
Başkan Altepe artık yurt dışı seyahatlerinde sabah 05.00’te kalkarak halleri ziyaret ediyor. Fransa ve Almanya gezilerinde de bunları yapmış. Acaba ne gönderebiliriz diye…
Geçen yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş. aracılığıyla incir, biber, armut, ayva alımı yaparak fiyatların düşmesini engellemiş, üstelik bunları da direkt ihraç etmişti.
Hikmet Şahin Kent Hali’nin de Tarım A.Ş.’ye aktarılmasıyla zarardan 5 milyon kara geçmiş… Hal demişken Besaş Genel Müdürü Beştaş, halin çatısına güneş enerjisi santrali projesini anlattı. 2 milyon Euro’luk harcamayla yapılacak çatı 2 megavat enerji üretecek. Üstelik proje kooperatiflerle ortaklı gerçekleşecek.
Daha yüzlerce proje var… Ukrayna’dan kaz Güney Amerika’dan büyükbaş hayvan ithalatından tutun da ipekevine kadar.
Umarız tüm bu projeler özellikle kırsal alandaki göçü geri çevirir.





YUNUSELİ TARTIŞMASI

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile basın toplantısı sonrası sohbetimizin ana konusunu günlerdir tartışılan Yunuseli Havaalanı oluşturdu. 1 Şubat’ta açılan havaalanı, yapılan şikayetler üzerine Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından ticari uçuşlara kapatıldığı konusunda hem sosyal medyada hem de internet sitelerinde bir haftadan beri haberler dolaşıyor.
İşin aslını en iyi Altepe bilir diye ona sorduk.
Yapılanlar, Altepe’yi sinirlendirmiş sanırım. Direkt ‘hazımsızlık var” cümlesiyle başlıyor yanıtına. Belediyenin bu işi yapmasını havacılık sektöründe söz sahibi olanlar hazmedememiş. Yapılan şikayetler üzerine de ortaya bu durum çıkmış. Başkan Altepe, sorunun çözülmek üzere olduğunu söylüyor. Mevzuatla ilgili ufak tefek eksiklikler giderilmiş. Yazı bugün veya yarın çıkarsa yeniden Yunuseli’nden Haliç’e deniz uçak seferleri devam edecek. Yoksa Yunuseli’nin uçuşlara tamamen kapatılması söz konusu değil.
Başkan Altepe, ayrıca ilk etapta kule ihtiyacı olmamasına rağmen 22 Şubat’ta kule inşaatının başlayacağını da ve10 günde bitireceklerini söylüyor. Altepe,  "Kendi uçaklarımızın güvenliği için zaten itfaiyeyi biz tutuyoruz. Onda sıkıntı yok. Ancak tarifeli seferlerle ilgili evrak sıkıntısı bugün yarın çözülüyor. Şu anda özel uçaklar gidiyor, geliyor. Bugüne kadar Yunuseli Havalimanı’nın kapatılması saçmaydı. Büyük uçaklar başka yerden kalsın. Bize burası da yetmeyecek. Üniversiteyi de açacağız. 3 milyonluk nüfus, 25 sanayi bölgesi olan, turizmi kaplıcası, yayla turizmi olan aktif bir şehir. İşadamı uçakla gelecek inecek. Adam niye İstanbul’dan karayolu ya da deniz yoluyla gelsin. Atlasın uçağına 15 dakikada gelsin, park etsin. Tatilini yapsın, yine aynı rahatlıkla geri dönsün. Bunun önünü açıyoruz" dedi.
Ancak, burada bir konuya dikkat çekmeden geçmek istemiyorum. Bazı işleri aceleye getirmemek lazım. Yunuseli’nde de sanırım aynı acelecilik yaşandı. Çünkü bürokrasi eksik kabul etmiyor. Havacılık konusunda herkesin gözü Bursa’nın üzerinde o yüzden adımları da dikkatli atmak gerekiyor. Siz işi eksiksiz yaparsanız, çekemeyenler veya hazımsızların eline koz vermemiş olursunuz.
20-30 KİŞİLİK UÇAKLAR ALINACAK
Başkan Altepe, Yunuseli ile ilgili çalışmalarının sadece Haliç seferleri ile sınırlı kalmayacağını da söylüyor. Önümüzdeki günlerde yurtdışı terminali de kurulacak. Yani Bursa’dan uçağa binen Amerika’ya veya Avrupa’ya başka işlem yapmadan yoluna devam edecek. Üçüncü havaalanı da Bursa ile bağlantılı çalışacak. Buradan uçakla üçüncü havaalanına giden yolcu dünyanın her yerine uçacak.
Bunun için Büyükşehir Belediyesi 2-3 tane 20-30 yolcu kapasiteli uçak almak için piyasa araştırması yapıyor. Halen 4 tane deniz uçağımız var. Karadan karaya uçaklar ise şehirlerarası dolmuş çalışacak. İstanbul’un yanı sıra Etimesgut’a da uçabilir.



18 Haziran 2014 Çarşamba

‘BURSA HALKI OLARAK BUNU HAKKEDECEK NE YAPTIK?’

Defalarca bu köşeden dile getirdiğimiz Yenişehir Havaalanı’na işlerlik kazandırılması ile ilgili tek gelişme 23 Haziran’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) direkt seferlerin başlaması.
Nisan ayında Bursa’daki yerel gazeteler, yine bir sefer müjdesini manşetlerine taşımıştı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türk Hava Yolları ile görüşmüş,  Mayıs ayında Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, Bodrum, Antalya ve Üsküp seferleri başlayacakmış.
Neredeyse Haziran ayının sonuna geliyoruz.
Ne THY’den ne de görüşmeleri yürüten Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden ses seda yok.
Verilen müjdeleri manşetlerine taşıyan gazeteler ve köşe yazarları (Ben de dahil) yalancı çobana döndük.
Bursa Büyükşehir Belediyesi bürokrasi olmazsa kendi başına projeleriyle büyük işlere imza atıyor. Haliç-Gemlik arasındaki deniz uçağı seferleri Bandırma, Çeşme ve Bodrum’a kadar uzandı.
Bursa’dan 40 kilometre uzaklıktaki Yenişehir Havaalanı milyonlarca lira para dökülmesine rağmen hala atıl vaziyette düzenlenen seferler ise görev savma babından öteye geçmiyor.
Yenişehir Havaalanı ve Bursa’nın hava ulaşımında yaşadığı sıkıntıları dile getirdiğim için olsa gerek, Merkez Sağ Hareketi Bursa Proje Direktörü Cengiz Duman, bir ön yazı ile birlikte Yenişehir Havaalanı ile ilgili hazırladığı raporu göndermiş.
Cengiz Duman, aslında Bursa’nın havaalanı konusunda şanslı olduğunu ancak bunların yeterince değerlendirilemediğine vurgu yapıyor.
Yenişehir Havaalanı’nın gerek pis uzunluğu gerekse terminal kalitesi yönünden Anadolu’daki bir çok havaalanından birkaç gömlek üstün olduğu tartışılmaz.
Ancak, sürekli dile getirilen konu kent merkezine uzaklığı. Duman, raporunda, bu konuya da dikkat çekerek, Yenrişehir’in 200 kilometre uzakta olan Sabiha Gökçen’den daha yakın olduğunu vurguluyor.
Raporun en önemli kısmı ise Bursa’nın aldığı göçlerle büyüyen nüfusu ve nüfusun yapısı. Seçim dönemi çok popüler olan "hemşehri dernekleri"ni çok iyi biliyoruz.
Duman soruyor? Artvinliler, Erzurumlular, Trabzonlular, Samsunlular, Karslı, Ardahanlı, Urfalı, Diyarbakırlı, Balkan Göçmeni Arnavutlar, Bulgaristan ve Yunanistan göçmenleri  insanlar hiç mi memleketlerine gitmiyorlar.
Elbette ki gidiyorlar ama ya 20 saati aşkın otobüs yolculuğu ya da kulağı tersten tutar gibi Bursa’dan İstanbul’a oradan da memleketlerine gitmek zorunda kalıyorlar.
girmiyorlar? Buda gerekliliğini açıkça ifade edebiliyordur sanırım.
Raporda, yapılan araştırma sonuçlarına da yer veriliyor. Bursa’dan Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu’ya sefer yapılması halinde yolcu sayıları bile çıkarılmış.
Duman, bir de düzenlenen seferlerin neden tutmadığıyla ilgili çarpıcı bir sonuca intertte yaptığı kısa bir gezinti sonucu ulaşmış.
Bursa’dan 23 Haziran’da KKTC seferleri başlıyor. Bununla başlatmış araştırmasını. Borajet’in pervaneli uçaklarla haftada 3 gün yapacağı seferlerde Bursa-Kıbrıs için bilet fiyatı 199,60 TL iken aynı tarih ve hemen hemen aynı zaman diliminde Sabiha Gökçen - Kıbrıs arası 90,80 TL (farklı tarihlerde fiyat 70,80 Tl ye kadar inebiliyor) Başka bir firma özel firmanın bilet fiyatı ise Sabiha Gökçen - Kıbrıs arasında 63,99 ile 163,99 arasında değişiyor. Aynı şeyler, diğer yönlerde de var. Bursa - Ankara 110 TL, Bursa - Adana 170 TL, Bursa - Diyarbakır (Adana aktarma 30 dakika beklemeli) 260 TL, Bursa - Siirt (Ankara aktarma 30 dakika beklemeli) 304 TL, Bursa - Hatay ( Ankara aktarma 6,5 saat beklemeli) 264 TL. Oysaki bu hatlara direkt uçuşlar İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan yarı fiyatına.
Duman, soruyor?  ‘Bursa halkı olarak bunu hakkedecek ne yaptık?”
“Suçumuz çok çalışıp, üretip, ihraç edip, ülkemize katma değer sağlamak mıydı yoksa?
Sorumluların biran önce duruma el atıp Yenişehir Havaalanı'nı hakkaniyetle kullanılması ve Bursa Halkının da hakkı korunarak seferlerin devam etmesi gerektiğini istiyoruz”



Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...