BTSO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BTSO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2021 Perşembe

Hazine yerelin sesini duymak istedi, Bursa ses verdi [19 Haziran 2021 ]

Koronavirüs pandemisi, başta insan sağlığı olmak üzere hayatın her alanını altüst etti.

Üretimden ticarete sosyal yaşamdan iletişime kadar önümüzdeki yıllarda da etkisini sürdürecek değişimler çağına girdik. Önümüzdeki yıllarda koronavirüs pandemisi öncesi ve sonrası konuşmaları yapılacak. İnsan uygarlığının milatlarından biri haline gelecek.

Bakanlar, pandemi nedeniyle zor günler yaşayan üretim ve ticaret sektörlerinin sesini çevrim içi toplantılarla duyuyorlardı. Dijital ortamda gerçekleştirilen bu toplantılar, gidip görme ve dinleme kadar etkili olmuyordu.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, pandeminin etkilerinin nispeten azalmasıyla yerelin sesini yerinde duymak için Anadolu turuna Bursa'dan başladı.

Bursa'nın seçilmesi önemli.

Her ne kadar İstanbul ihracat sıralamasında birinci sırada yer alsa da üretimin kalbinin attığı, birçok sektörün lokomotif işletmelerinin bulunduğu kent Bursa.

Zaten Bakan Elvan da konuşmasının başında şu sözlerle özellikle Bursa vurgusu yaptı:

'Otomotivin ve tekstilin kalbi burada atıyor. Türkiye'nin otomobilinin Gemlik'ten yola çıkacak olması elbette tesadüf değil. Çekim merkezi konumunda olan Bursa, bölgesel gelişme açısından da çevre illerin kalkınmasında bir kaldıraç görevi üstleniyor. Dolayısıyla taşıdığınız bu potansiyel, ülkemize de yüksek katma değer, üretim çeşitliliği ve istihdam olarak geri dönüyor. Bu etkileyici performans, sizleri bir rol model olarak da öne çıkartıyor'

Konuşmasında, pandemi döneminde üretimde sürdürülebilirliği sağlamak için benzersiz adımlar atıldığı vurgusu yapan Bakan Elvan, kısa çalışma ödeneği, işsizlik ödeneği, nakdi ücret desteği ve normalleşme desteği uygulamalarıyla 9,5 milyon kişiye 55 milyar liralık destek sunulduğunu, desteklerin toplam tutarının yılsonuna kadar 191 milyar liraya ulaşacağını ifade etti.

Bundan sonraki süreçte de ihtiyaç duyan her kesimin yanında olmaya devam edeceklerini ve gereken tedbirleri gereken zamanda alacakları mesajını veren Elvan, ' Kimsenin bundan en ufak bir kuşkusu olmasın' dedi.

Bakan Elvan konuşmasındaki asıl vurgusu ise enflasyonla ilgiydi. En önemli politika önceliğinin fiyat istikrarının sağlanması olduğuna dikkat çeken Elvan şöyle devam etti:

'Enflasyon nitelikli ve sürdürülebilir büyümenin önündeki en temel engeldir. Yüksek enflasyonun olduğu bir ortamda, sanayici de önünü göremez, sağlıklı karar alamaz, uzun vadeli yatırım yapmaya da cesaret edemez. İşte bu yüzden, enflasyonla mücadele tüm politikalarımızın merkezinde yer alıyor. Biz bu sorunu bir bütün olarak ele alıyoruz. Para, maliye, finansal sektör ve yapısal politikalarımız uyum içinde hareket ediyor. Kısa vadeli kazanımlar uğruna, asla enflasyon hedefimizden kopmayacağız. Enflasyonla mücadelede, beklentiler kanalının ne denli kritik bir rol oynadığını biliyoruz. Kararlı duruşumuz ve uygulanan politikalar, enflasyonda yukarı yönlü beklentilerin de kırılmasında rol oynayacak'

Geçmişte de benzer durumların yaşandığı hatırlatması yapan Elvan, 'Attığımız adımlar sayesinde enflasyonu gayet başarılı bir biçimde tek hanelere indirdik. Yine benzer bir başarı hikayesi yazacağız, ancak bunun için sizlerin de sabrınıza ve desteğinize ihtiyacımız var' mesajını verdi.

BTSO BAŞKANI BURKAY, BAKANDAN NELER İSTEDİ?

Bakan Elvan'dan önce konuşan toplantının ev sahibi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın 17 organize sanayi bölgesi ve 1 serbest bölge ile Türkiye'nin sanayi başkenti konumunda bulunan Bursa, ülkemizde gelir seviyesi en yüksek 4 ilden biri olduğu vurgusu yaptıktan sonra kent olarak 6,6 milyar dolarlık ticaret fazlası ve 26 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme hedeflerine katkı sağlamayı sürdürdüğünü ifade etti.

'Bursa'da ve ülkemizde çok ciddi bir yatırım iştahı bulunuyor' vurgusu yapan Burkay, iş dünyasının sahip olduğu bu potansiyeli ortaya çıkarabilmek için faiz ve enflasyon koşullar ile birlikte yatırım ortamını güçlendirici adımlar atılmasının önemli olduğunu söyledi.

Burkayardından Bursa'dan iş dünyasının taleplerini sıraladı:

* İşletmelerimiz ilave net işletme sermayesi ihtiyacını karşılamada zorluk yaşıyor. Bu ihtiyacın giderilmesi için uygun kredi paketi desteklerinin sağlanması bekliyoruz.

*Geçen yıl uygulanan çek ödeme destek kredisinin yeniden devreye alınmasını da talep ediyoruz.

*Sanayi ve hizmet sektöründeki küçük ve orta ölçekli firmalara yönelik olarak özel kredi destek paketlerinin uygulanmasının faydalı olacağına inanıyoruz.

*200 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilmek için firmaların Eximbank nezdindeki hem kredi limitleri hem de alacak sigortası limitlerinin güncellenerek artırılmasını talep ediyoruz. Merkez Bankası kaynaklı TL cinsi reeskont kredileri uygulanmasının da faydalı olacağına inanıyoruz.

* Firmaların yeni kredi ihtiyacının artacağı önümüzdeki dönemde de KGF'nin imkanlarının genişletilmesini bekliyoruz.

*Esnaf ve sanatkarlar için sağlanan düşük faizli kredi, borç erteleme ve yapılandırma gibi olanaklardan, aynı sektörde yer alan ve pandeminin ekonomik etkilerinden aynı ölçüde etkilenen birinci sınıf defter tutan tüzel nitelikteki firmalarımızın da faydalanabilmesi önem arz etmektedir.

*Mevcut şartlarda pandemi döneminde uzun bir süre kapalı kalan ve ötelenen borçları ile tekrar karşı karşıya gelecek olan firmalarımızın tahakkuk eden kamu yükümlülüklerinin bir bölümünden vazgeçilmesi bu işletmelerimize toparlanma sürecinde önemli bir katkı sağlayacaktır.

*Başta turizm-konaklama, hizmet, kültür-sanat, eğitim gibi sektörlerimizi kapsayacak şekilde hibe desteklerinin genişletilmesi, kısa çalışma ödeneğinin yıl sonuna kadar uzatılması, 2020 yılında kullanılan destek kredileri için öteleme veya yeniden yapılandırma imkanı sağlanması ve 30 Haziran 2021 tarihinde sona erecek kanuni takibe alınma yasağının uzatılması da iş dünyamızın başlıca talepleri arasında yer almaktadır.

Bakalım, Burkay'ın iş dünyası adına yaptığı bu talepler nasıl karşılık bulacak?

KISA BİR MOLA...

Pandemi, ekonomi, müsilaj, Bursa'nın sorunlarıyla yüklü bir yıllık periyodu geride bıraktık. Biraz dinlenme ve tatil zamanı geldi.

Yine Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin turuna çıkıyorum. 15 gün sonra izlenimlerimi aktaracağım yazıyla döneceğim.

 

29 Haziran 2021 Salı

Muafiyet belgesi kaosu: Burkay'dan çağrı [02 Mayıs 2021 ]

Koronavirüsün karşı 17 günlük kısıtlama kararı, üretim devam edeceği için tam kapanmada sayılmazdı. Dolayısıyla bu sürede çalışanlar için getirilen e-Devlet üzerinden muafiyet belgesi alma zorunluluğu tam bir kaos yaşanmasına neden oldu.

Kendi kişisel ve yakın çevremde bu dönemde çalışmak zorunda olanların yaşadıkları deneyimi anlattıktan sonra neden kaos dediğime hak vereceksiniz.

Sadece ben değil, 40 bini aşkın üyesiyle Türkiye'nin en büyük örgütlerinden biri olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay da yaşadıkları zorluğu sosyal medyadan dile getirmek zorunda kaldı ve çözüm önerisinde bulundu.

Tam kapanmanın ilk gününde, yollardaki denetimlerin arttığını gören Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nca verilen Turkaz basın kartı sahipleri bile acaba e-devlet belgesi gerekiyor mu tereddüdü yaşadı.

Bursa Valiliği'nin sitesinde yayınlanan form örnekleri alelacele doldurularak onaylatıldı. Oysa bu belge pazartesi gününe kadar geçerliydi. Asıl önemli olan e-Devlet kapısı üzerinden alınacak olanıydı.

Bizimkiler yine şanslı. Çünkü hemen hemen hepsi internet kullanmayı biliyor ve e-Devlet şifreleri var. Fakat bu kez bilmek de kar etmedi. E-Devlet'e girip belge almak ne mümkün. Önce işleminiz yapılıyor diye 2 saate yakın bekliyorsunuz, ardından sistem sizi dışarıya otomatik olarak atıyor. Tekrar baştan dön. Bazı arkadaşlar gün boyu denedi ama alanını henüz göremedim.

Gelelim BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ın tepki ve çağrısına;

Çalışma muafiyet belgelerinin kişisel başvuru ile e-devlet sistemi üzerinden alınacağı hatırlatması yapan Burkay, sistemde yaşanan sıkıntıları şöyle anlattı:

'Çok sayıda çalışanın e-devlet şifresinin olmaması veya sistemi daha önce kullanmamış olmaları ayrıca yoğun talebin sistemin kilitlenme ihtimalini de beraberinde getirmesi üretim kaybına ve ihracat gecikmelerine sebebiyet vermektedir'

Devamında da, bunun yanı sıra üretim yapan firmaların NACE adı verilen kodlarının yer almaması veya kod uyumsuzluğu gibi sorunların Bursa'nın üretim ve dış ticaretini sekteye uğratacağına dikkat çekti.

Türkiye'nin üretim, ihracat ve istihdam merkezi olan Bursa'da 230 bini Organize Sanayi Bölgelerinde olmak üzere sanayi alanında toplam 390 bin çalışan bulunduğu hatırlatması da yapan Burkay, şöyle devam etti:

'Bu kapsanmada üretim yapan ve üretime tedarikte bulunan firmalarımızın işlerinin salgın döneminde kolaylaştırılması amacıyla üretim ve çalışma izinlerinin e-Devlet yerine görev belgesi formunun firmalarca doldurularak, kısıtlama bitimine kadar süresiz olarak geçerli olacak şekilde düzenlenebilmesi tedarik zincirinin sorunsuzca sürdürülebilmesi önem arz etmektedir'

Valiliğin gönderdiği formlara göre hazırlanan belgeler yarın geçerliliğini yitiriyor. Bakalım pazartesi gününe kadar bir çözüm bulanacak mı?

KARAYOLLARI, GEMLİK KAVŞAĞINA ÇÖZÜM ARIYOR

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olan AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, Karayolları 14'üncü Bölge Müdürlüğü'nün başladığı ve projelendirdiği kavşak çalışmalarını anlattı.

Engürücük Kavşağı, yerli ve milli otomobilin üretileceği TOGG fabrikası için yeniden yapılıyor. Ayrıca Kavşaktan fabrika alanına kadar ağır yük taşıyan araçlar için çift yol açılacak. Bu kavşaktan her iki yöne rahat dönüş gerçekleştirilecek.

Gemlik çevre yolunda en çok kazaların meydana geldiği yer olan Yeni Mahalle Kavşağı'nın da ihale ve yer teslimi yapıldı. Yer teslimi yapılan firma yan yolların yapımına başladı. Önümüzdeki günlerde trafik yan yollardan verilerek ana yola köprü yapılacak. Armutlu ve Kumla yönüne yaz trafiği başlamadan köprünün yapımının tamamlanması planlanıyor.

Orhangazi-İznik kavşağına ise bat-çık yapılması onayı alındı. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından proje ihalesi de gerçekleştirildi. Projenin tamamlanmasının ardından yapım çalışmalarına başlanacak.

Kavşaklar konusu açılmışken, Gemlik girişini sormamak olmazdı. Zafer Işık da milletvekili seçildiği günden beri Gemlik'e giriş konusunda çözüm bulmaya çalışıyor. Otobüs terminalinin yakınındaki üst geçit artık trafiği kaldırmıyor. Hisartepe'deki yoğun yapılaşma ile hem Umurbey'den hem de yeni bölgeden trafik artışı oldu. Zaten Bursa yönünden gelen araçlar buradan geçiş yapıyordu.

Zafer Işık, Gemlik'e giriş ile ilgili birkaç proje çalışması yaptıklarını belirterek, 'Zor bir yer. Binalar ve yol yaklaşım mesafesi konusunda zorluklar yaşanıyor. Karayolları Genel Müdürü ile İznik ile ilgili görüşmemizde, Gemlik Kavşağı konusunda çalışma yapılması talimatı verdi' dedi.

TOGG NE ZAMAN İŞÇİ ALACAK?

AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, yerli ve milli otomobilin üretileceği TOGG fabrikasının yapımını en yakından izleyen vekillerden biri. Evinin balkonundan fabrika arazisi görüldüğü için her gün fabrikanın ne aşamada olduğunu görüyor.

Fabrikada zemin iyileştirme çalışmalarının ardından inşaat çalışmalarına başlandı. Karayolları yol, DSİ de yakınından geçen derenin ıslah çalışmalarını yapıyor. İşler planlandığı gibi giderse 2022 yılı sonunda ilk araçlar banttan inecek.

Merak edilen konulardan birisi ise fabrikanın sağlayacağı istihdam. Zafer Işık'a fabrikaya ne zaman işçi alımı yapılacağını sorduk.

TOGG'un Gebze'deki merkezinde beyaz yakalı personel alımı yapıldığını ve eğitim verilmeye başlandığını kaydeden Zafer Işık, 'Fabrika açıldığında TOGG merkezi de Gemlik'e taşınacak. 4 bin 300 kişi fabrikada çalışacak. Dolaylı olarak da 20 bin kişiye istihdam sağlanacak. Mavi yaka için önümüzdeki yılın başlarında eleman alınacak. TOGG'un takvimine göre biraz geri veya ileriye gidebilir. Fabrikada çalışmak isteyenlerin TOGG internet sitesini takip etmelerini öneriyorum. Burada tüm gelişmeler an be an veriliyor' dedi. 

27 Haziran 2021 Pazar

Efkan Ala, hazırlanan raporu Cumhurbaşkanı'na iletecek [10 Şubat 2021 ]

Koronavirüs pandemisinin önlenmesi amacıyla uygulanan kısıtlamalar en çok hizmet sektörünü etkiledi.

Tüm Türkiye'de olduğu gibi sektör temsilcileri ve çalışanları işyerlerinin kapanması nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları dile getirmek için çeşitli platformlar ve görüşmelerle seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Bursa'da her hafta pazartesi günleri bir araya gelerek, taleplerini dillendiren sektör temsilcileri, HES kodu uygulamasıyla müşteri kabulüne başlamanın yanı sıra ekonomik sıkıntılarının giderilmesi için de hibe yardımları bekliyor.

Sektör temsilcileri, bu kez Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın düzenlediği toplantıda sorunlarını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala ve Bursa Milletvekili Refik Özen ve AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'a ilettiler.


BTSO'da yapılan toplantıya Oda Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve hizmet sektörünün yer aldığı komite başkanları ile temsilciler katıldı.

Kendisi de sektörde yer alan ve sorunları yakından takip eden AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen'e toplantının ayrıntılarını sorduk.

Hizmet sektöründe, hem işveren hem de çalışanlar açısından koronavirüs pandemisinden kaynaklanan ciddi sıkıntılar olduğunu vurgulayan Özen, şöyle devam etti:

'Sektörün içinden biri olarak zaman zaman bir araya gelip görüşüyorduk. Sektör temsilcilerini Genel Başkan Yardımcımız Efkan Ala ile bir araya getirdik. Çok faydalı bir toplantı oldu. Hem BTSO Başkanı Burkay, hem de sektör temsilcileri yaşanan sorunları anlatıp çözüm önerilerini ilettiler'

Özen, sağlıkla ilgili hassasiyet konusunda herkesin duyarlı olduğunu vurgulayarak, 'Kademeli olarak kısıtlamaların gevşetilmesi beklentisi var. Pandemi şartlarına bağlı olarak açılmayı arzu ediyorlar. Hafta sonu yasaklar yine devam edebilir. Ancak, HES kodu ve gerekli önlemler alınarak hafta içi işyerlerinin açılmasını bekliyorlar. Kurallara uymayanlara da ne ceza verilecekse verilsin diyorlar' dedi.

Toplantıda, sektör temsilcilerini dinleyen Efkan Ala, taleplerin bir rapor olarak kendisine iletilmesini istedi. Dün sabah kendisine gönderilen raporu Ala'nın MKYK toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ileteceği öğrenildi.

BURSA'DA DURUM İYİ AMA REHAVETE KAPILMAYALIM...

Koronavirüs pandemisinde Bursa, kasım ve aralık aylarında kabus dolu günler yaşamıştı. Günlük vaka sayısı 5 bini aşmış, can kaybı sayısı artmıştı.

Kısıtlamalar ve özellikle filyasyon önlemleri sayesinde sayılar oldukça geriledi. Bir ara tekrar yükselişe geçen vaka sayıları yeniden düşme eğilimine girdi.

Ancak, virüsün mutasyona uğraması yeniden endişelere neden oluyor. Son durumu Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz'a sorduk. O da anlattı.

Salgın yönetimi, temaslı takibi evde hasta izleme ve filyasyon çalışmaları sonucu Bursa önemli ilerleme kaydetti. Vaka sayıları halen 200'ün altında seyrediyor. Bursa nüfusunun üçte birine sahip kentlerden bile daha az sayıda vaka olması sevindirici. O yüzden hastane yoğunluğu ve yoğun bakımlarda sıkıntı yaşanmıyor.

'Rahatız ama biz rahat demeyi sevmiyoruz. Çünkü biz rahatız dediğimizde vatandaş rehavete kapılıyor' diyen Dr. Yavuzyılmaz, şöyle devam etti:

'Süreçte herhangi bir gevşeme yok. Filyasyon ekipleri çalışıyor. Vatandaşlarımız duyarlı olursa daha iyi duruma geliriz'

Sağlık Müdürü'nün vatandaşın rehavetiyle ilgili sözlerine katılmamak mümkün değil. Geçen haftasonu Bursa, sanki sokağa çıkma yasağı yokmuş gibi görüntülere sahne oldu. Güneşi gören herkes neredeyse dışarıdaydı. Gazeteci olarak iznimiz olduğu için Sönmez Medya'ya gelirken, inanın trafik normal günlerdeki kadar kalabalıktı.

Sokaklar, parklar deniz kıyısı yasağa aldırmayan insanlarla doluydu.

Kısıtlamayı anlamsızlaştıran bu davranışlar devam ederse korkarım mutasyonlu virüs yüzünden daha kötü günler yaşarız.

95 BİN KİŞİ AŞILANDI, YENİ GRUP YAKINDA BAŞLIYOR

Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz'a aşılama ile ilgili son durumu da sorduk. Dün itibarıyla Bursa'da 95 bin kişi aşılandı.

İlk etapta sağlık çalışanları ve 75 yaş üstü vatandaşların aşılandığını belirten Dr. Yavuzyılmaz, bugünlerde yeni grubun sisteme dahil olacağını ve 75 yaş altı vatandaşların aşılamasına başlanacağını söyledi.

Dr. Yavuzyılmaz, aşılama çalışmalarının bir sistem dahilinde yürütüldüğünü ve sırası gelmeyen hiç kimseye aşı yapılmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

'Sistemde ismi yer almayan kimseye aşı yapılamaz. Ben ve eşim sağlıkçı olduğumuz için aşı olduk ama oğlumuz sırasını bekliyor. Aynı şekilde Bursa Valisi Yakup Canbolat aşı gönüllüsü olduğu için aşı yapıldı. Diğer illerdeki valiler sıralarını bekliyor. Sırası gelene aşı yapılırken barkod okutuluyor. Fabrikadan çıkan aşı ile kimde sonlandığı sistemde belli'

GÖZLEM KULESİ'NDE KONUK: KIRAYOĞLU

Bursa son günlerde Hanlar Bölgesi ve Çarşıbaşı Projesi için açılan yarışmanın sonuçlanması ve Merkez Bankası binasını tartışıyor.

Yarışmanın jürisinde yer alan Çekül Vakfı Başkan Yardımcısı Mimar Mithat KırayoğluBursa'daki tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkılması ve ayağa kaldırılması için 1984'ten beri çaba sarf eden isimlerden biri.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programının konuğu olacak Kırayoğlu ile hem Bursa'daki tarihi miras ve Hanlar Bölgesi projesini hem de hazırlanmasına katkı koyduğu Tirilye'deki çalışmaları ele alacağız.

Gözlem Kulesi bu akşam saat 20.30'da canlı yayınla ASTV'de 

24 Haziran 2021 Perşembe

İş dünyasından hibe mesajı: Yeterli değil [16 Aralık 2020]

Pandeminin başladığı bahar aylarında, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla tüm dünyada ilk tedbirlerden biri olarak kapanma seçeneği tercih edilmişti.

Kapanma ekonominin durması anlamına geliyordu. O yüzden ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri deyim yerindeyse kesenin ağzını açtı. İş dünyasına yapılan desteklerin büyük bölümü de hibe özelliği taşıyordu.

Türkiye ise ekonomisinden elverdiği ölçüde destekler yaptı. Hibe miktarları Avrupa'nın yanına bile yaklaşmazken, genellikle erteleme ve kredi tercihleri devreye sokuldu. Pandemideki beklenti yaz aylarında azalma, ardından normale dönüş yönündeydi. O yüzden kredi ve ertelenen vergi, sigorta ödemeleri için sonbahar aylarında başlayacaktı.

Ancak, işler beklenildiği gibi gitmedi. Sonbaharda salgın azalacağına, bahar aylarını kat be kat geçti. Yine kapanma kararları devreye girdi.

Bu karar özellikle geçimini günlük, haftalık veya aylık olarak sağlayan esnafı zor durumda bıraktı. Bir yandan kredi geri ödemesi, diğer yandan vergi ve sigortaların ertelenen ödemeleriyle tam kıskaca giren esnaf ve iş dünyası bu kez hibe talebini yüksek sesle duyurmaya çalıştı.

Bu işin öncülerinden biri de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay oldu. Burkay'ın hibe çağrıları, iş dünyasından büyük destek gördü. TOBB aracılığıyla bakanlıklara ve Cumhurbaşkanlığına iletildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın esnafa yönelik kira hibe desteği ve kira stopaj oranlarındaki indirimler BTSO'nun talepleri arasında yer alıyordu. Ancak beklentiler bunun çok ötesindeydi. Çünkü açıklanan hibe sadece küçük esnaf ve basit usulde vergilendirme yapılanları kapsıyordu.

Burkay da dün yaptığı açıklamada bunu bir kez daha dile getirdi ve kira desteğinin yeni hibe destekleriyle devam etmesinin sektörlere nefes aldıracağına dikkat çekti.

Peki, neydi bu destekler? Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür eden Burkay, beklentilerini ise şöyle sıraladı:

'BTSO olarak iş dünyası temsilcilerine yönelik hibe desteği verilmesini isteyen ilk kurum olmuştuk. Bu çağrımızın bir kısmının sonuçlanması memnuniyet verici bir gelişme. Vergi borçlarının kapatılması, ertelenen muhtasar, SGK prim ve KDV'lerin alınmaması gibi yeni hibe desteklerinin devreye girmesi, üyelerimize büyük kolaylık sağlayacaktır.'

ÇEVİKEL: DEVAMINI BEKLİYORUZ

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel de sanayideki büyüme rakamlarıyla ilgili açıklamasında hibe konusuna da yer verdi.

Haziran ayı ile birlikte üretimde eski düzene dönüşün başladığına vurgu yapan Çevikel'e göre, bu büyüme pandemide ikinci dalga ile başlayan kısıtlamalar nedeniyle kasım ve aralık ayı beklentileri negatife döndü.

Bu süreci yeniden artıya çevirmek gerektiğini vurgulayan Çevikel, şu değerlendirmeyi yaptı:

'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bazı hibe desteklerini açıkladı. Teşekkür ederiz, fakat yeterli değil. Sürdürülebilir büyüme için devamı gerekli. Hazırlanan hukuk ve ekonomik reformların da hayata geçmesi gerekiyor'

Dün görüştüğüm özellikle hizmet sektöründe faaliyet gösteren iş dünyasının temsilcileri de karamsar bir tablo çizdi. Nedenine gelince; alınan kararlarla işyerleri kapatılmış görünmüyor. Sadece paket servisi yapan bir işletmenin ise ayakta durma ihtimali yok.

Bakalım hükümet önümüzdeki günlerde yeni paketlerle sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilecek mi?

FARKINDALIK VİDEOSUYLA BAŞLAYAN TARTIŞMADA UZLAŞMA

İnegöl Belediyesi ve özellikle Belediye Başkanı Alper Taban'ın sosyal medyadaki paylaşımları ve oluşturduğu farkındalık dikkat çekiyor.

Tabela tartışmasından çöpü araziye dökenlere, uçan halıdan dilencilerin nasıl duygu sömürüsü yaptıklarına kadar birçok farkındalık yaratan çalışma büyük destek ve beğeni toplamıştı.

İnegöl Belediyesi geçtiğimiz günlerde yine farkındalık oluşturmak amacıyla geçtiğimiz aylarda dilenci kılığına giren tiyatrocuyla yeni bir çalışma yaptı. Virüs kılığına giren tiyatrocunun İnegöl'de dolaşmasını Başkan Taban, 'Virüs gerçekten aramızda sırıtan surat' yazısıyla sosyal medya da paylaşmış, yapılan haber birçok ülkedeki medya organlarında yayınlanmıştı.

Ancak, son yıllarda sosyal medya üzerinden yayın yapan Gazeteci Cüneyt Özdemir, yapılacak onca iş varken, virüs kılığında farkındalık oluşturulmasını eleştirmişti.

Başkan Taban da, bu eleştiri üzerine Özdemir'e sosyal medyadan yanıt vererek, 'Şaşırdım. İnegöl Belediyesi olarak yaptığımız çalışmaları sizlere anlatmak isterdim. Sizleri İnegöl'ümüze davet ediyorum. Hem çalışmalarımızı yerinde görmüş olursunuz, hem de meşhur köftemizi ikram ederiz' dedi.

Taban'ın çağrısına Özdemir'in videolu yanıtı gecikmedi. Espri olsun diye açıklamayı yaptığını söyleyen Özdemir, Başkan Taban'a sıcak mesajlar verdi.

Aslında işin diğer bir yönüne bakarsak, bu tartışmadan yine İnegöl ve onun meşhur köftesi karlı çıktı. Çünkü milyonu aşan takipçisi bulunan Özdemir, İnegöl'ün reklamını yaptı.

GÖZLEM KULESİ'NİN KONUĞU ÖZEN

Türkiye'de bu haftasının gündemi ABD'nin S 400 füzeleri nedeniyle aldığı yaptırım kararı.

Karara tepkiler devam ederken, bazı uzmanlara göre, yaptırım kararı büyük bir krize yol açmayacak ve Türk savunma sanayisinin gelişimine olumlu yansıyacak.

ABD, aslında 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan beri aynı yöntemi kullanmaya devam ediyor. Son yıllarda bunun benzerlerini başka alanlarda görüyoruz.

Bu yönde atılan her adım yerli ve milli savunma sanayinin daha da güçlenmesini sağlarken, diğer yandan ABD'nin dost ve müttefikliği de bir kez daha sorgulanıyor.

ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programında ABD'nin aldığı kararı ve yerli ve milli savunma sanayi üretimini TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Refik Özen ile masaya yatıracağız.

Karar üzerine sosyal medya hesabından, 'Mesele S 400 değil güzel kardeşim; Siz artık çok oluyorsunuz meselesi....' yorumunu yapan Özen'in katılacağı Gözlem Kulesi, bu akşam 20.30'da ASTV'de 

Bursa iş dünyası, kredi değil hibe bekliyor... [02 Aralık 2020 ]

Koranavirüs salgının önlenmesi amacıyla 2 hafta önce yeni bir dizi tedbir alınmıştı. Ancak geçen süreçte yeni hasta ve can kayıplarının artması üzerine kısıtlamaların kapsamı genişletildi.

Getirilen kısıtlamalar, özellikle lokanta, restoran, kafe gibi hizmet sektörü işletmelerini tamamen kapattı. Gel-Al uygulaması paket servisine dönüşünce açık kalanlar da işyerlerini kapatmak zorunda kaldı.

Devam eden süreçte sadece hizmet sektörü değil, birçok alanda işletmeleri zor günler bekliyor. Bir yanda bahar aylarında ötelenen vergi ve SGK primleri, diğer yanda kredilerin geri ödemeleri de devam ederken işletmeler nefes almak için yeni destekler bekliyor.

İş dünyası temsilcileri bu taleplerini her platformda dile getiriyor. En son Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı Ekonomi Şurası'nda aktarılan taleplerle ilgili başta Ticaret Bakanlığı olmak üzere birçok bakanlık iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelerek, görüşlerini alıyor.

Bu toplantılardan biri dün Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda gerçekleştirildi. Online yapılan toplantıya Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak katıldı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve 20 bine yakın işletmenin yer aldığı odanın hizmet, tekstil ve hazırgiyim, perakende, turizm ve mobilya sektör temsilcilerinin yer aldığı komite başkanları, sorunlarını bakan yardımcısına aktardılar.

Toplantıda, konuşan Burkay, daha önce birçok platformda açıkladığı hibe desteği ile ilgili görüşlerini aktardı.

Burkay, geçtiğimiz akşam katıldığı bir televizyon programında pandeminin ikinci dalgasının mart ayı sonuna kadar özellikle yiyecek-içecek, gıda, hizmet ve perakende sektörlerini etkileyeceğini, bu sektörlerde faaliyet gösteren küçük esnafın sorunlarının önemli boyutlara ulaştığına dikkat çekmişti.

Faaliyetleri kısıtlanan ve işletmelerini idame ettirecek gelir sağlayamayan söz konusu işletmeler için 2020 yılı bütçesinin hibe kalemlerinin bittiğini ifade eden Burkay, 'Hibelerle ilgili ilave bütçeye ihtiyaç var. Bu işletmeler için tahakkuk eden vergi, SGK ve diğer ödemelerle ilgili hibe destekleri bekliyoruz' dedi.

Burkay'ın dikkat çektiği önemli nokta da sosyal barış vurgusu. Burkay, hibe desteğinin küçük esnafı pandemi dönemi sonrasına sağlıklı bir şekilde ulaştırılması açısından önemli olduğuna dikkat çekti.

TÜRKKAN: TAM KAPATMA OLMADAN ÖNLENMEZ

Koranavirüsün yayılmasını önlemek amacıyla getirilen yeni kısıtlamalarla ilgili değerlendirmesini sormak için Bursa Tabip Odası Başkanı Alpaslan Türkkan'ı aradım.

'AVM'ler açık' sözleriyle başlayan Türkkan'a göre, HES kodu yüzde 100 hastalık taşınmadığı anlamına gelmiyor. Çünkü HES kodu güvenli olsa da kişi bulaştırma döneminde olabilir. AVM'leri kapatmayıp bazı yaş grupları, bazı yerleri kapatmak çok mantıklı değil. Hafta sonları insanları içeriye almakla çözemezsiniz bu iş çözülmez.

Tam bir kapanma olması halinde salgının önüne geçilebileceğini savunan Türkkan, 'Yeni önlemlerle bir parça azalma sağlanabilir ama istenilen seviyeye inmez. Koranavirüs sadece akşam saatleri veya hafta sonu mu bulaşıyor' dedi.

'Peki, Bursa'da durum nasıl' diye sorduğumda, daha önceki basın toplantısında hazırlığını yaptıkları ölüm sayılarıyla ilgili çarpıcı rakamları paylaştı.

Oda, 2016-2019 yılları arasındaki aylık ölüm sayılarını inceledi. Önceki aylardaki artışlar 300-400 ile sınırlı kalırken, kasım ayı rakamları oldukça endişe verici çıktı.

4 yılın kasım ayı ortalaması 1320 iken, bu yılın kasım ayında Bursa'daki toplam ölüm sayısı 2993. İki katından fazla bir artış söz konusu.

Kayıtların tamamının kendilerine ulaşmadığını ve bu sayının 3 bini geçeceğini söyleyen Türkkan, '1600'ün üzerinde fazladan ölüm var. Bilimsel olarak bunların hepsini kovite bağlayamam ama çok ciddi fikir veriyor. Ancak bulaşıcı hastalıklarda bu kadar ciddi fark olur' dedi.

'Gerçekten korkulacak bir noktadayız' vurgusu yapan Türkkan, vaka sayındaki artışın vatandaşlarla sınırlı olmadığını, sağlık çalışanlarını da kapsadığını ifade etti ve şöyle konuştu:

'Sağlık hizmetleri sunumunda sıkıntı yaşanmasından korkuyorum. Bunun için halkımızdan kurallara uymaları konusunda destek bekliyoruz'

Türkkan'ın verdiği bilgiler açıkçası bana pek şaşırtıcı gelmedi. Nedenine gelince; sosyal medya hesapları son bir ayda ölüm ilanları listesine döndü.

O yüzden, yine Türkkan'ın daha önce dediği gibi karşımızdaki herkese koronalı gibi bakıp ona göre tedbirli olalım. Çünkü, aşının yaygın bir biçimde kullanılmasına daha çok zaman var.

GÖZLEM KULESİ'NİN KONUĞU MALKOÇ

TBMM'de 11 Kasım'da yapılan oylamada, Şeref Malkoç, bir kez daha Kamu Başdenetçisi olarak seçildi.

Dün, Meclis kürsüsünden yemin eden Malkoç, bu hafta ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nin konuğu olacak.

Kamu Denetçiliği ya da diğer adıyla Ombudsmanlık, anayasal bir kurum. İdarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, her türlü eylem, işlem, tutum ve davranışları, insan hakları, hukuk ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceleyip, araştırıyor ve idareye önerilerde bulunuyor.

Yani bir nevi halkın avukatlığını yapan kuruma, yapılan başvurular titizlikle incelenerek, sonuçlandırılıyor.

Programda yeniden seçilen Malkoç ile hem kurumu, hem de Bursa'dan gelen şikayetleri konuşacağız.

Gözlem Kulesi, saat 20.30'da ASTV'de 

22 Haziran 2021 Salı

Korona ertelemesi sona eriyor, iş dünyası borç yapılandırması bekliyor[ 12 Eylül 2020 ]

Koronavirüs salgının başladığı mart-nisan aylarında hükümet, ekonomi çarklarının dönmesi için para musluklarını açmıştı.

Kısa çalışma ödeneği, işten çıkarma yasakları, vergi ertelemeleri ve düşük faizli kredilerin amacı üretimi ve istihdamı korumaktı. İlk dalga, borçla ertelemeyle savuşturuldu. O sıcak günlerde bu ödemelerin başlayacağı sonbahar aylarının ekonomi açısından oldukça kritik geçeceği öngörülüyordu.

Beklenen oldu. Kredilerin geri ödemesiz dönemi bu ay içinde sona erdi. Ertelenen vergiler ise ekim, kasım ve aralık aylarında mevcut ödemelerle çakışacak.

Bireysel tüketici kredileri için de aynı şey geçerli. O aylarda özellikle kamu bankalarının koronadan etkilenenler için başlattığı düşük faizli ve 6 ay sonra ödemeli tüketici kredilerinin ödeme vakti geldi. Bireysel tüketiciler olarak su faturaları ödemelerinde ertelemenin aile bütçesine nasıl yük getirdiğini gördük.

İş dünyasının temsilcileri yaşanan ve yaklaşan risklere dikkat çekmek amacıyla iki günden beri açıklama üstüne açıklama yapıyor. Demek ki üyelerin durumu pek de iç açıcı değil...

Önceki gün Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, dün de Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Anıl Alirıza Şohoğlu yaptıkları açıklamalarda reele sektörün yükünün azaltılması için borçların yeniden yapılandırılmasını istediler.

Burkay'dan başlayalım...

Koronavirüsün ticari hayatı olumsuz etkilemeye devam ettiğini hatırlatan Burkay, bu süreçte işletmelere sunulan desteklerin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını ifa etti. Çağrısını da şu sözlerle yaptı:

' Bu kapsamda 2020 yılında ödenmesi gereken ve ödenemeyen vergiler için yeniden yapılandırma ve taksitlendirme olanağı sağlanmasını bekliyoruz. Ayrıca nisan-haziran döneminde ötelenen vergi ve sigorta primleri, 1 Ekim 2020 tarihinden itibaren ödenmeye başlanacak. Bu yükümlülüklerin 2021 yılından itibaren başlayacak şekilde 24 ay taksitle ödenmesi işletmelerimize rahat nefes aldıracaktır'

Burkay gibi destek paketlerinin bir bölümünün sona ereceği hatırlatan Şohoğlu da, şunları söyledi:

"Bu krizi sağladığımız dayanışmayla dünyada en iyi yöneten ülkelerden biri olarak aynı başarıyla sürdürülebilmek adına hükümetimizin mevcut destekleri devam ettirmesi ve işletmelerimize nefes aldıracak yeni teşvik ve destek paketlerini hayata geçirmesi iş dünyamızın ve özel sektörümüzün en önemli beklentileri arasında. Bu noktada devletimizin mümkün olduğunca özel sektör alacaklarına ödeme kolaylığı getirmesi, kamu maliyesi açısından zorunlu görülen ödemelerin ise daha uzun bir vadeye yayılacak yeni bir yapılandırma imkânı oluşturulmasını gerekli görmekteyiz'

Sağlığımız açından büyük risk oluşturan koronavirüsün nisan ayındaki ilk zirvesinin benzerini bugünlerde yeniden yaşıyoruz. İş dünyasının beklediği yeni tedbirler alınmazsa korkarım özellikle reel sektörde de ikinci pik dönemini yaşayacağız.

BURSA BİR WAGENİNGEN OLUR MU?

Önce başlıktaki Wageningen'in ne olduğunu anlatarak başlayayım.

Wageningen, Dünya'da modern tarım teknikleri ve tarımsal üretim ile ilgili eğitim denince akla gelen Hollanda'daki bir eğitim kurumu. Belki de Hollanda'nın tarımsal üretimde bu kadar başarılı olmasındaki başrol oyuncusu.

Gelelim Bursa ile ilgisine;

Bursa Büyükşehir eski Başkanlarından Erdem Saker, yazılarında tarımsal üretim ve eğitim ile ilgili yazılarında Wageningen'i sürekli örnek verir. Geçen hafta Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit da başlıktaki soruyla önerisini yaptı.

Avrupa Komisyonu'nun geçtiğimiz mart ayında AB'nin 2050 yılında net sıfır emisyon hedefini yasal olarak bağlayıcı kılan İklim Yasası'nın onayladığını hatırlatan Bayazit, bu çerçevede, tarımsal üretimde kullanılan ilaçların 2030 yılına kadar yüzde 50, gübrenin yüzde 20 azaltılarak, yüzde 8 olan organik tarımın yüzde 25'e çıkarılmasının tavsiye edildiğini vurguladı.

Tarımda verimliliğin ve kimyasal ilaçlar kullanılmadan yapılan üretimin gittikçe önemli hale geldiği günümüzde, tarımsal üretim teknikleri ve bu yolda alınacak mesafeler en az savunma sanayi kadar ülkeler açısından milli güvenlik meselesi haline geldiğine işaret eden Bayizit, bu nokta da 'peki, biz bu işin neredesindeyiz? Sorunu yönelterek, kendisi yanıtladı:

'Türkiye, yılda 3 milyar liralık tarım ilacı kullanıyor ve bunun büyük bölümü de ithal ediliyor. Son yıllarda ülkemizde özellikle biyopesitisit üretimi alanında önemli gelişmeler olmakta ve bitki besleme materyalleri üretimi noktasında yeni firmaların kurulduğu görülmektedir. Bu alan geleceğin en önemli bilim dallarından ve mesleklerinden biri olacaktır'

Türkiye'nin ihtiyacının gıda güvenliğinin sürdürülebilir kılınması bir devlet politikasına ihtiyaç olduğunu ve tarla, iklim, işgücü, yetişmiş bilim adamı, vizyon parametlerini bünyesinde barındıran şehirlerde 'Tarım Uygulamaları Mükemmeliyet Merkezi'' (Center of Excellence for Agricultural Practises) kurulması gerektiği önerisinde bulunan Bayizit, bu merkezin kurulacağı kent olarak da Bursa'yı adres gösterdi.

EN İSABETLİ ADRES PAŞA ÇİFTLİĞİ

Wageningen Üniversitesi ile birliği kurulacak mükemmeliyet merkezinin Bursa'daki iki üniversite ile de işbirliği yaparak Türkiye'ye rol model olabileceğine dikkat çeken Bayizit, Erdem Saker'in Paşa Çiftliğinde Uygulamalı Meslek Okulu önerisinin Tarımsal Biyoteknoloji merkezi için isabetli bir karar olacağını ifade etti. Bayizit önerisini şu sözlerle tamamladı:

'Tarım eğitimi konusunda dünyaya örnek olmuş Wageningen Üniversitesi ile yapılacak işbirliği, halen aktif Türkiye'nin en eski Ziraat Lisesi'ni bünyesinde barındıran Bursa'nın mevcut Ziraat Fakültesi, Gıda Mühendisliği ve Biyosistem Bölümlerinin desteği, ekonominin çatı kuruluşu BTSO vizyonu ile birlikte Bursa'nın Wageningen den de öte bir tarımsal eğitim ve teknoloji merkezi olmaması için hiçbir neden yok diye düşünüyorum'

Hem Erdem Saker hem de Murat Bayizit'in önerileriyle kurulacak mükemmeliyet merkezi Bursa'nın asli kimliği olan tarımın geleceğini şekillendirir. Bu konuda öncü rol ise sanırım yine daha önce benzerlerini başka alanlarda kuran BTSO'ya düşer... 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...