Burulaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Burulaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2021 Cumartesi

Sanayideki çarklar dönüyor: Otomotivde yüzde 90'a ulaşıldı[ 21 Haziran 2020]

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, önceki gün uzun bir aradan sonra düzenlediği basın toplantısında, T2 tramvay hattından Çelik Palas ek binalarının yıkımına, millet bahçelerinden Hanlar Bölgesi'ndeki yıkımlara kadar 7 önemli konuyu tek tek tarih vererek açıkladı.

Toplantının ana mesajı 7 proje olduğu için haberler ve köşe yazıları bunlar üzerine yoğunlaştı. Aktaş, toplantıda pandemi sonrası sanayi çarklarının dönmesiyle ilgili görüşmeleri ve izlenimlerini de anlattı.

Vali Yakup Canbolat ile birlikte 30 sanayici ile akşam yemeğinde buluşan Aktaş, yeni normale dönüşle birlikte sanayideki durum hakkındaki izlenimlerini şöyle anlattı:

'1 Haziran'dan itibaren 2 otomotiv fabrikamız üretimde yeniden yüzde 90'lı rakamları görmeye başladı. Yan sanayide ise bu oran yüzde 75. Sevindirici olan durum ise yeni siparişlerin gelmesi.

Ahşap ve mobilya sanayi lüks tüketim olmasına rağmen yüzde65-70 rakamlarına ulaşıldı. Bunda pandemi döneminde ülkemizin iyi hamlesi ve dış ilişkilerdeki gelişmelerin faydasını görüyoruz'

++++

Türkiye'nin son yıllardaki en önemli yatırımlarından biri kuşkusuz Gemlik'te kurulacak olan yerli otomobil fabrikası.

Onlarca kentin talebine rağmen Bursa, sanayi deneyimi ve lojistik imkanları sayesinde bir adım öne geçmişti.

Aktaş, toplantıda fabrikayla ilgili de bilgi verdi. TOGG yetkilileri, 3 bakanlık ve DSİ bürokratlarıyla 2 hafta önce bir araya geldiklerini hatırlatarak, plan sürecinin tamamlandığını, zemin, içme ve kullanma suyu, çevresindeki derelerin ıslahı, yol ve kavşaklarla ilgili çalışmalara başlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İstanbul'da yaptığı bir buçuk saatlik görüşmede bu konuda da bilgi verdiğini ifade eden Aktaş, çok kısa bir sürede fabrikanın temelinin atılacağını belirtti.

Aktaş, 'pandemi süreciyle süreç sıkıntıya girer, otomobil fabrikası hayal olur ' eleştirilerine de yanıt vererek, 'Kesinlikle böyle durum söz konusu değil' dedi.

FARKLI MESAİ SAATİ İÇİN VALİ DOSYA İSTEDİ

Mesaiye başlangıç ve bitiş saatlerinin aynı olması pandemi öncesi de Bursa trafiğinin yoğunlaşmasının en büyük nedenlerinden biriydi. Vali Münir Karaloğlu döneminde OSB'lerin farklı saatlerde mesaiye başlamasıyla ilgili kararlar alınmıştı.

Koronavirüs süreci bu konuyu daha acil hale getirdi. Çünkü toplu taşım araçlarında eskisi gibi yolcu sayısı ve düzenin devamı hastalığa davetiye çıkarma anlamına geliyor.

Önce Burulaş Genel Müdürü Kürşat Çapar, daha sonra da Başkan Aktaş, konuyu gündeme getirerek, destek istedi.

Toplantıda bir soru üzerine bu konuda yapılan çalışmaları anlatan Aktaş, 'Henüz okullar da devreye girmedi. Mesai saatleriyle ilgili revizyon yapılması gerekiyor. 10 katlı yollar da yapsak meseleyi halledemeyiz. Herkesin saat 08.00'de mesaiye başlaması şart değil. Farklı mesai saatleri servis araçlarının da günde bir kaç kez kullanılmasına imkan sağlayacak.

Vali Canbolat, bu konuyla ilgili dosya hazırlanmasını istedi. Yakında ilgili taraflarla bir araya gelip konuyu görüşeceğiz' dedi.

ULU ŞEHİR'DEN KADİM ŞEHİRLERE YOLCULUK

Koronavirüs sürecinde evlere kapanmak, kısıtlı hayat ister istemez hepimizi olumsuz yönde etkiledi.

Belediyelerde görev yapanlar ise bu süreçte üslendikleri sorumluluk nedeniyle bizden iki kat daha fazla etkilendiler.

Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ali Mollasalih, şehirlerarası kısıtlamanın kalkmasını fırsat bilerek, stres atmak için arkadaşlarıyla birlikte Diyarbakır ve Şanlıurfa'nın yolunu tuttu. Çünkü stres atmanın en iyi yollarından biri seyahat ve mekan değişikliğidir.

Mollasalih, iş adamı arkadaşları Kaşif Kaşifoğlu, Feyiz Köroğlu, Eczacı Yavuz Atalayın 3 günde karayoluyla 3 bin 500 kilometre yol kat ettiler.

Geçmişteki gazetecilik deneyimini konuşturan Mollasalih, bu gezisini de çektiği videolarla sosyal medyadan Bursalılara anlattı.

Biz de izlenimlerini sorduk. Doğduğum toprakları bir de Mollasalih'den dinledim.

Bölgeyi üçüncü kez ziyaret etmesine rağmen, gezi onu ve arkadaşlarını oldukça heyecanlandırmış. Her gidenin dönüşünde burası eksik kaldı dedirten zenginliğe sahip Şanlıurfa'dan başlayayım.

Balıklı Göl, Halilürrahman Camii, Urfa klasiği. Bu kez Eyüp Peygamberin çile doldurduğu mağara ve suyundan şifa bulduğu yerleri dolaşmış.

Kapalı olduğu için Göbeklitepe eksik kalmış. Fıstık ağaçları ve damak çatlatan lezzetler ise işin keyifli tarafı.

Herkes Şanlıurfa'yı peygamberler şehri olarak bilir ama asıl peygamberler şehri Diyarbakır'dır 6 peygamberin makamı bu kadim şehirde yer alır. Mekke ve Medine'den sonra en çok sahabe yine Diyarbakır'dadır.

Videolarında Diyarbakır'ı içkale ve Ulu Camii'den çektiği görüntülerle anlatan Mollasalih'e göre, Diyarbakır hep yanlış algılarla gündeme geliyor. Oysa tarihi ve bugünkü modern Diyarbakır görülmeye değer şehirlerin başında. 1994 yılında görev yapan belediye başkanı Ahmet Bilgin'in kentin geleceğine dönük katkılarını da unutmamak gerekiyor.

Mollasalih ve arkadaşlarının Diyarbakır'daki mihmandarlığını ise AK Parti MKYK Üyesi Alaattin Parlak ve Bursa'dan atanan Basın ilan Kurumu Şube Müdürü Osman Başeğmez yapmış.

Unutmadan Mollasalih, Ulu Camii ziyaretinde günlerce gündemde yer alan Ramazan Hoca ile de tanışma fırsatı bulmuş...

 

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Yılmaz, hangi konuda Gemliklilerden özür diledi? [20 Ekim 2018 ]

Gemlik, son 30 yılda önce sanayi ardından ulaşım imkanlarının artmasıyla katlanarak büyüdü. Buna paralel olarak ilçe önce Manastır bölgesine, ardından ovanın derinliklerine doğru ve son yıllarda da Hisartepe bölgesine doğru gelişti. Serbest bölgedeki gelişme ise sanayi ve liman işletmeciliği üzerine ilerledi.
Çanak şeklindeki bir coğrafi yapıya sahip ilçede, yeni devlet hastanesi merkezden uzak bir noktaya, yapımı devam eden adliye sarayı Hisartepe bölgesine yapılıyor. Dolayısıyla artık kent merkezindeki yürüyüş mesafesindeki hedefler yerini toplu ulaşım araçlarına bıraktı. Örneğin yeni devlet hastanesine gitmek için iki araç değiştirmek gerekiyor.
Bu nedenlerle tıpkı Bursa gibi Gemlik'te de ulaşım birinci derecede vatandaşların şikayet konusu olmaya devam ediyor. Hizmet kalitesinin düşüklüğü ise tepkilere neden oluyor.
Baia Hotel'de yapılan 'Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz'ın da kent içi ulaşım konusunda oldukça dertli olduğunu öğreniyoruz.
'Gemlik halkından bu konuda özür diliyorum. Çözemediğim tek sorun bu' diye başlayan Refik Yılmaz, bugüne kadar 'Kol kırılır yen içinde kalır' anlayışı ile sorunu dile getirmediğini, ancak bıçak kemiğe dayandığı için konuştuğunu söyledi.
Yılmaz'ın anne ve babası, eş ve çocukları da Cumhuriyet Mahallesi'nde otuyor ve şehir içi otobüsleri de yoğun olarak kullanıyor. Ailesinin her otobüse bindiğinde vatandaşın kimi zaman da hakaret noktasına varan sitemlerine maruz kaldığını vurgulayan Yılmaz, konuyu defalarca başta genel müdürleri olmak üzere Burulaş yetkililerine iletmelerine rağmen hiçbir iyileştirme olmadığının altını çizdi.
Gelinen noktada haksız bir şekilde yıprandığını ve faturanın Refik Yılmaz adına kesildiğini kaydeden başkana göre, sorun Burulaş'ın sefer kontrolü, yeterli denetim yapmaması ve cezai işlem uygulamamasından kaynaklanıyor.
Yılmaz, konuyu geçen hafta Burulaş ile yapılan toplantıda yeniden gündeme getirdiklerini de hatırlatarak, tepkisini şu sözlerle iletti:
'Artık gerçekten bıçak kemiğe dayanmış durumda. Biz de insanız. İnsanımıza zorluk çıkarmaya eziyet etmeye değil hizmet etmeye geldik. Şu işi yapamayan ister genel müdür olsun, ister alt birim olsun artık onlar da kendilerine çeki düzen vermeli, yapmayan da ben yapamıyorum daha iyi yapan varsa buyursun yapsın diyebilmeli'
Yılmaz'ın bu sitem ve eleştirileri bakalım ne karşılık bulacak ve Gemlik'in ulaşımda yaşadığı sorunlar çözülebilecek mi?

GÖREV VERİLİRSE BURADAYIM, VERİLMEZSE AVUKATLIĞA DÖNERİM

Yerel seçimlerle ilgili takvim hızla işliyor. Konuk görevde olan belediye başkanı olunca hemen akla aday olup olmayacağı sorusu geliyor.
Gemlik Belediye Başkanı Yılmaz da hazırlıklı zaten. 90 aylık belediye başkanlığı görev süresine büyük hizmetleri sığdırdığını söylüyor.
AK Parti'nin aday belirleme için anketlere başladığını anlatan Yılmaz, hizmet ve anket sonuçlarına göre genel merkezin yapacağı değerlendirmeyi bekliyor; 'Büyüklerimiz bu işi yap derlerse, yaparız. Tamam derlerse mesleğimiz olan avukatlığa döneriz.'
' Eğer yeterli bulmazlarsa, bize düşen adeta kendimiz başkan adayı gösterilmişiz gibi çalışmak. Bu görevler bize verilirken iyi bizden alınıp başkasına verilirken kötü olamaz' diyen Yılmaz'ın gönlünde yatan, 5 yıl daha Gemlik Belediye Başkanlığı görevini sürdürmek.

TURİZMDE PROFESYONEL OLABİLMEK

Turizmin kalbi iki gündür Bursa'da atıyor. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde devam eden 3'üncü Turizm Zirvesi'nde, sektörün genel sorunlarının yanı sıra Bursa'nın turizmin potansiyelinin harekete geçirilmesi de konunun uzmanları tarafından ele alınıyor.
'Marka Kent Olma Yolunda Bursa' konulu panelin önemli konuklarından biri de İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü Handan Boyce'ydi. Boyce ve söyleyecekleri neden önemli. Çünkü önümüzdeki dönemde Bursa'nın hedefleri arasında kongre turizmi merkezi olmak da yer alıyor. Bu işi en iyi yapanlardan biri olan Handan Boyce'ye göre, Bursa'nın çok fazla potansiyeli var ama örgütlü ve profesyonel bir şekilde yapılamayan markalaşma ve destinasyon eksik. Bunun için strateji geliştirilerek, profesyonel bir ekip oluşturulmalı. Elbette ki en önemli konu sürdürülebilir olmak. Şehrin sadece doğal ve tarihi güzelliği olması da yetmez. Bunun şehirlerin yaşanabilirliğiyle, yeşiliyle, kültür ve öğrenci hareketliliğiyle de desteklenmesi lazım.
Yıllardan beri savunduğum görüşlerin konunun uzmanı biri tarafından dile getirilmesine sevindim. Çünkü sadece istemekle olmaz, bunun için çaba göstermeli ve hazırlık yapmalısınız. Örneğin Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi, son yıllarda aktif hale getirilse de, profesyonelce planlamalar yapan özel sektörün elinde olsa, Bursa kısa sürede kongre turizminin merkezi olur.

2 Mayıs 2021 Pazar

Yeni başkana açık mektup[02 Kasım 2017]

 Bursa, hiç de alışık olmadığı bir şekilde seçim dönemi dışında, Büyükşehir Belediye başkanını değiştirdi.

Koltuğa kimin oturacağı ile ilgili 10 günlük süreçte tahminler, öngörüler havada uçuştu. Sonunda 16 ay sonra yapılacak yerel seçime kadar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna Alinur Aktaş oturacak.
Bu koltuk, neredeyse ateşten bir gömlek...
Son yıllarda ilgi alanım kent haberleri. Artık megapol olan Bursa'nın sorunlarının öyle ha deyince çözülecek cinsten olmadığının farkındayım. Ama alınması gereken acil tedbirler var.
Kendi tespitlerimin yanı sıra birçok kişiyle de görüşme yaparak bu açık mektubu yazmaya karar verdim. İnsanlara yönelttiğim 'Yeni başkandan hangi soruna çözüm bulmasını istersiniz?" sorusuyla da şekillenen talepleri yazmaya başlayalım.

Ulaşım herkesin önceliği

Son yıllarda Bursa'nın en önemli sorunu ulaşım. Dolayısıyla her söze başlayan yeni başkandan ulaşım konusuna acil çözüm istiyor. Tabii bunun alt başlıkları da var.
-Öncelik Kent Meydanı ile Otobüs Terminali arasında hizmet verecek olan T2 hattı inşaatının derhal durdurularak bedeli ne olursa olsun yeraltına indirilmesi.
-Toplu ulaşımda hem bekleme süresi hem de araçların konforunun artırılması, Ankara ve İstanbul yolu güzergahlarında minibüslerin kaldırılması istekler arasında yer alıyor.
-Burulaş ile ilgili hem tespit hem de şikayetler var. Burulaş, helikopter, uçak ve araç kiralama gibi hizmetler yerine kent içi ulaşımına öncelik vermeli. 30-40 yıllık vagonlar derhal yenilenmeli.
-Yeni alternatif yollar açılmalı ve kentin tüm trafiğinin iğne deliği gibi bir noktadan geçirilmesi uygulamalarına çözüm bulunmalı.

Kentsel dönüşümde öncülük

Bursa birinci derecede deprem bölgesinde ve üstelik binaların yüzde 60'ı kaçak veya imara aykırı. Bu yüzden kentsel dönüşüm büyük önem taşıyor. İlçe belediyeleri kendi projelerini üretip çözüm bulma peşinde. Ancak, konunun uzmanları bunun bütüncül bir plan çerçevesinde çözümünden yana. Büyükşehir Belediyesi'nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan aldığı yetki çok önemli. 0.50 emsal gibi tartışmalar yerine bütüncül plan hazırlamalı ve bu konuda koordinasyonu sağlamalı.
Görüşünü aldığım birkaç kişi de kente bir hançer gibi saplanan ve kentsel dönüşüm projelerinin önünü tıkayan Doğanbey'in kentin güzelliğini örten katlarının yıkılmasını öneriyor.

Bağlı şirketler ana konularına dönmeli

Burulaş'la ilgili eleştiriler, Besaş ve Burfaş konularında da yapılıyor. Besaş'ın ana üretim konusu ekmek ve unlu mamuller. Diğer alanlarda da zaten rekabet gücü yok. Bu yüzden ana faaliyet alanına dönmesi lazım. Burfaş ile ilgili eleştiri ise esnafla rekabeti konusunda. Birkaç tesis dışınca belediyenin restoran işletmemesi gerekiyor.

Büyükşehir Belediyesi'nin Tarım A.Ş. konusundaki faaliyetlerine de eleştiri var. Çiftçilerin tarımsal alet- edevat konusunda desteklenmesine evet, ama direkt ürün alıp, ihracat yapmak belediyenin işi değil.

Çevre en önemli konu

Bursa maalesef yoğun göç ve hızlı sanayileşme nedeniyle çevre konusunu uzun yıllar göz ardı etti. Nilüfer hâlâ siyah akıyor, kış aylarında hava kirliliği nedeniyle neredeyse nefes alamıyoruz. Belediyenin hem etkin proje üretmesi hem de denetim konusuna ağırlık vermesi gerekiyor.

Bu konu da çevreye girer sanıyorum; Yılan hikayesine dönen Mudanya Sahil projesi, siyasi tartışmalar bir yana bırakılarak, bir an önce tamamlanmalı.

Kazanan Bursa olur

En önemli konu olan 'Yönetişim Kavramı'nı en sona bıraktım.
Artık, 'ben yaptım oldu' dönemi bitti. Çağın anlayışı birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetim sistemi. O yüzden kentsel dönüşümden hava kirliliğine trafikten yeni sanayi bölgelerine kadar Bursa'nın başkanı kent dinamikleriyle bir masa etrafında oturup konuşabilmeli.
Başkan vatandaşı ve onların temsilcilerini dinlerse hiçbir şey kaybetmez, kazanan Bursa olur.

Kabul yerine tanışma toplantısı

Çok kötü bir alışkanlığımız daha var; yeni seçilen başkana günlerce 'hayırlı olsun' ziyaretleri başlayacak. Bu, belediye başkanının çalışmasını engelleyecek ve Bursa'ya zaman kaybettirecek.
Öneri Ali Mollasalih'ten...
Aylarca protokol kabulü yerine Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu gibi tek etkinlikle tebrik kabulü yapılmasını öneriyor.

26 Kasım 2016 Cumartesi

REKABETİN TATLI MEYVESİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım konusundaki en önemli adımı hangisi diye sorarsanız, benim gibi çok sayıda insanın vereceği yanıt hazırdır. Tabii ki BUDO. 
BUDO’nun kuruluşu ile ilgili her şey 2012 yılının yaz aylarında başlamıştı. İDO özelleştirilmesi yapılırken her zaman İstanbul’un yanında üvey evlat sayılan Bandırma, Yalova Bursa hatlarıyla ilgili yolcu taşıma ücretleri konusu boşlukta kalmıştı. İstanbul ile ilgili fiyat tarifelerinde Büyükşehir belediyesinin onayı gerekiyordu. İDO’yi alan şirkette netice itibarıyla kar amacı güttüğü için hatların en çok kullanıldığı yaz aylarında “Esnek ve Dinamik” fiyat uygulamasına başladı.
Artan fiyatlar nedeniyle vatandaşların tepkisine Bursa Büyükşehir Belediyesi kulak verip ortak oldu. Aradan 2 ay geçmeden deniz otobüsleri alındı. Burulaş zaten belediyeye bağlı şirket olduğu için birçok bürokratik işlem kolayca aşılarak önceki gün tanıtım seferi, 23 Ocak 2013’te ilk resmi sefer gerçekleşti.
 İki deniz otobüsüyle başlayan seferler, dalga dalga büyüyerek geçen süre içinde 8 deniz otobüsüyle tüm Güney Marmara’ya yayıldı. BUDO halen 6 sefer Eminönü ve Büyükçekmece seferleri devam ediyor.
Geçen süre içinde yaşanan binbir zorluğa geçtiğimiz günlerde Kabataş İskelesi’nin sabahın köründe zabıta tarafından kapatılması bile eklendi ama BUDO yılmadı. Martı Projesi nedeniyle artık Mudanya- Eminönü arasında seferler devam ediyor.
Rakip olduğu İDO da bu süre içinde boş durmadı. BUDO, Kabataş’a sefer düzenleyince daha önce kullanmadığı Beşiktaş İskelesi’den Bursa’ya sefer başlattı. Bu kez fiyatlandırma konusu ortaya çıktı. BUDO’nun kuruluş amacı hizmet, İDO’nunki karlılık olduğu için artan rekabet son günlerde zirveye çıktı. Geçtiğimiz günlerde İDO’nun üst düzel yöneticilerinden öneri geldi; taşıma ücretlerini 28 liraya taşıyın. BUDO’nun yanıtı hazırdı: Biz hizmet için varız 22 liraya taşıyacağız.  Bunun üzerine İDO, Bursa’ya yaptığı seferleri  durduracağını bildirdi.
BUDO’nun yapacak bir şeyi yoktu. Beklemeye başladılar. Bu kez İDO’dan kapatma yerine farklı bir hamle yapıldı. Yine esnek fiyat ama bu kez yolcular lehine esnek fiyatla taşıma ücreti 14 liraya kadar düşürüldü. BUDO’nun hamlesi zaten devam ediyordu. 5 gün önce 9.90 olan bilet fiyatı 3 gün önce alınırsa 13.90’a çekilmişti.
Rekabet, Bursalının işine yaramıştı.
Zaten Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, seferleri başlatırken de aynı şeyleri söylemişti. Amaç hizmetti ve bu amaca ulaşıldı.
Şimdi, Bursalıların artık bu kentin en önemli markası olan BUDO’ya sahip çıkma zamanı. Elbetti ki sadece vatandaş veya yolcu olarak yararlananlar değil, politikacıların da artık devreye girmesi gerekiyor. Çünkü yine bir sabah zabıta ile yolcu terminalinin kapatılması kabul edilebilecek bir durum değil. 

TİMSAH ARENA’YA ULAŞIM ÖNERİSİ

 
İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Ulaşım Komisyonu Üyesi Cengiz Duman’dan son günlerde en çok tartışma konusu olan Timsah Arena ‘ya ulaşım ile ilgili ilginç bir öneri geldi.
 Timsah Arena Stadyumu çevresinde ulaşım ve otopark sıkıntısının mevcut proje ile çözülemeyeceğini savunan Duman’a göre,  şu an otopark olan kısım yakın zamanda başlayacak hastane alanı olmakla birlikte, gerek mevcut yol gerekse yapımı devam eden Mihraplı Kavşağı bittiğinde de bu trafik yoğunluğuna cevap veremeyecek.
Duman’ın önerisi ise şöyle:
“Trafik ve otopark yoğunluğunu yolun karşısına hiç taşımadan ana yolun kuzeyinde bırakıp, hali hazırda boş ve atıl duran (bir kısmı BUSKİ otoparkı) eski otobüs işletmesi arazisi üzerinde kullanıp, insanları anayol üzerinden üst geçit yardımı ile karşıya taşıyabiliriz. Hatta mevcut otobüs durak alanı genişletilip otobüs ile gelen taraftarı da yine bu üst geçit ile stadyuma ulaştırabiliriz. Yine Acemler ve Soğukkuyu civarından gelecekler için merdiven bağlantısı yapılabilir ve yürüme yolu mesafesi kısaltılabilir. Sürekli sıkıntıyı çeken biri olarak hem bölgenin yoğunluğu azaltılabilir, hem de taraftar için rahat bir nefes alınması sağlanabilir. Ayrıca Nilüfer Deresi boyunca çevre düzenlemesi yapılarak otopark alanı sadece stadyuma gelen taraftar için değil o bölgeye piknik alanı için gelen vatandaşlar içinde kullanımı sağlanabilir”
Bence değerlendirilmesi gereken bir proje…


2 Kasım 2014 Pazar

LÜTFEN BU SESE KULAK VERİN



Hürriyet Bursa’dan defalarca dile getirdim. Ancak, 65 yaş ve üstü vatandaşların şehir içi toplu taşıma araçlarında ücretsiz seyahat etmeleri sorunu hala çözülemedi. Üstelik, her geçen gün yeni sıkıntılarla yaşlıların karşısına çıkıyor.
Emekli-Sen Bursa Şube Başkanı Günay Onayman, üyelerinden gelen şikayetler üzerine yaptığı başvurulardan sonuç alamaması üzerine adeta isyan ediyor.
12 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6495 sayılı Kanun ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın çıkardığı yönetmelikle bu hakkın kullanımı için, kişinin resmi Nüfus Cüzdanını göstermesinin yeterli olduğu ifade edilmesine rağmen maalesef Bursa’da sadece şehir içindeki Burulaş otobüslerinde uygulanıyor. Üstelik, 5 liraya alınan kartların yılda bir 15 lira karşılığı vize yaptırılması gerekiyor.
Kartı olsa bile Bursa Büyükşehir Belediyesi ve bir kısım ilçe belediyelerinden verilen yetkiyle çalışan halk otobüslerinden yararlanamayan yaşlılar üstüne üstlük bir de olmadık hakaretlere maruz kalıyorlar.
Onayman, yaşadıkları tüm bu sıkıntıları anlatmak için Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’den randevu talep etmiş, bir türlü yanıt alamayınca da sıkıntıları içeren dosyayı Altepe’nin özel kalemine bırakmış.
Sayın Altepe, lütfen bu sese kulak verin. Geçen yazımda belirttiğim gibi bir toplum ancak yaşlılarına verdiği değerle yücelir. Unutmayın hepimiz bir gün yaşlanacağız.

ODYOMETRİ TEKNİSYENLERİ İSYANDA

Sağlık Bakanlığı’nın Protez ve Ortez ile İşitme Cihazı merkezlerinde görev yapan sorumlu müdür ve odyometri teknisyenleri için eğitim programı tepkilere neden oldu.
Sağlık Bakanlığı kendisine yönetmelikle tanınan sorumlu müdür ve odyometri teknisyenlerinin eğitimden geçirmesi kadar doğal ne olabilir ki diye sorabilirsiniz. Ancak tepki eğitime değil, tüm Türkiye’de görev yapan 750 odyometri teknisyeni aynı günlerde Antalya’ya eğitime çağrılıyor. Zorunlu olan 3 günlük bu eğitim için katılımcılardan 500 lira ücret isteniyor. Organizasyonu yapan ise kısa adı İŞİTSAD olan İşitme Satıcıları Derneği.
Tepki şuna; neden yerinde ya da bölgesel eğitim yerine tüm Türkiye’deki odyometri teknisyenleri Antalya’ya çağrılıyor. Meblağ da büyük toplamda 375 bin lira gibi bir rakam ortaya çıkıyor.
Soru işaretleri çok. Üstelik sadece odyometri teknisyenleri değil, onları istihdam eden özel işletmeler de bundan şikayetçi. Çünkü, tüm teknisyenleri eğitime gidecek olan işletmeler, satış yapamayacak yani işyerlerine bir nevi kilit vurulacak.
Kim haklı akılla ya da ne amaçla bu eğitim seminerini Antalya’da düzenliyor anlamak mümkün değil. 

EMEĞE SAYGI

Biraz dert köşesi gibi oldu farkındayım ama yazmak gerektiğine de inanıyorum.
Jandarma, kolluk kuvveti olarak görev yapmanın yanı sıra çevre ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla son yıllarda öne çıkmaya başladı.
Geçen hafta,
 Uludağ eteklerinde kent merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Bağlı Köyünde oğulları 8 yıl önce bir cinayete kurban giden ve bakıma muhtaç kalan 80 yaşındaki Makbule ve 85 yaşındaki Süleyman Durmuş çiftine Yiğitali Jandarma Komutanlığı ekipleri sahip çıktı. Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte evlerindeki sobaları bile yakmaya güçleri yetmeyen çifte, yaz boyunca her gün Jandarma ekipleri sabahları sıcak çorba öğle ve akşamları ise yemek götürerek komşularının yardımıyla bakımlarını sağlıyordu.
Hava koşulları artık tepelerine su geçen evde yalnız yaşamalarına elverişli olmadığı için Jandarma ekipleri yaşlı çifti Huzurevine yerleştirmek için girişimlerde bulundu. Yazışmalar yapıldı artık yaşlı çift yaşamlarının geri kalan kısmını geçirmek için Huzurevine kabul edildiler. Yiğitali Jandarma Komutanlığı ekipleri Makbule ve Süleyman Durmuş çiftinin sağlık kontrollerini yaptırmak için kucaklarına alarak taşıdılar.
Gerçekten saygı duyulacak ulvi bir davranış.
Ne güzel bir uygulama şikayet bunun neresinde diyebilirsiniz. Şikayet bu kez olayı izleyen DHA muhabirlerinden Hüseyin Tüccar ve Sebile Çetin’den. İki arkadaşımız bu özel haber için tüm gün mesailerini harcadılar.
Tam haberden dönerken, Osmangazi İlçe Jandarma Komutanı arkadaşımız Hüseyin Tüccar’ı arayarak denetlemede göstermek için çektiği fotoğraflardan istedi. Arkadaşımızda üç kare fotoğrafı verdikten sonra, “Sadece dosyanızda dursun gazetecilere servis yapılmasın” uyarısında bulunuyor. Hüseyin Tüccar, özel haberin başka yerlere gideceği kaygısıyla işini garantiye almak için bir de Jandarma Basın Bürosu’nu da arayarak özel haber yaptıklarının altını çiziyor.
Ancak, Hüseyin’in ne yazık ki korktuğu başına geliyor. Kendisinden alınan fotoğraflar, jandarma tarafından gazete ve ajanslara servis edilince özel haberinin hiçbir anlamı kalmıyor.
Tabi olay bülten haberine de dönünce gazetelerde de hak ettiği değeri bulmuyor.
Tekrar belirteyim jandarmayı bu tür sosyal faaliyetlerinden dolayı kutlamak gerekir ama emeğe saygıyı da unutmamak lazım.






 


  

17 Ağustos 2014 Pazar

ÇÖZÜMÜ BULMAK SİZİN GÖREVİNİZ

Bir dokun bir ah işit misali. “Yaşlılara hakaret etmeyin bırakın artık” başlıklı yazımın ardından Hürriyet Bursa’ya gelen telefonlar ve gönderilen elektronik postalar konunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
www. hurriyet.com.tr’nin iletişim platformundan ulaşanlar bile oldu.
Kimi diyaliz hastası babasından bile otobüste zorla ücret alındığını anlatırken, kimi  yaşlıları gören otobüslerin durak da bile durmadığını dile getirdi.
Küçük Kumla’daki otobüsler işi daha ileri götürüp, aracın girişine “Yaşlıların ücretsiz seyahati mahkeme kararıyla durdurulmuştur” ibaresi asarak ücret almaya devam ediyor.
Gelen şikayetleri sormak üzere aradığımız konunun birinci derece ilgilisi Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy’a öncelikle böyle bir mahkeme kararı olup olmadığını sorduk.
Mahkeme kararı yokmuş.
Tıpkı verilen haklarını kullanamayan yaşlılar gibi Fidansoy da, bu konudan yana oldukça dertli. Ama onun derdi finansmanla ilgili. İş o kadar büyük boyutlara varmış ki, böyle giderse Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım şirketi çok zor durumda kalacak.
Güzelyalı hattındaki özel halk otobüsleri seferleri durmuş, Küçük Kumla da kapatmak üzereymiş.
AYDA 3 MİLYON ZARAR
Gelelim finansman konusuna Burulaş’ın Valilik ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na gönderdiği rapordaki rakamlar doğruysa durum vahim.
Rapora göre, ücretsiz taşıma yüzünden Burulaş ayda 2.2 milyon, Özel Halk Otobüsçüleri de 800 bin lira zarar ediyor.
65 yaş ve üzeri vatandaşlara da ücretsiz biniş hakkının verildikten bir ay sonra yani nisan ayında 65 yaş üzeri seyahat kartı 46 bin 503 iken haziran ayında bu sayı , iki ay içinde yüzde 55 artarak 72 bin 290’a ulaşmış.  Üç milyona yakın Bursa’nın nüfus yapısına göre 65 yaş üzeri nüfus 230 bin dolayında eğer bu rakamlara ulaşılırsa, ulaşımın finansmanı imkansız hale gelecek.
Fidansoy’a göre, yasa çıktı ama sorunlar nedeniyle yeni düzenleme gerekiyor. İlk aşamada saat uygulaması meclisten gelen tepkiler üzerine kaldırılmış. O dönemde saat 10.00-16.00 ve 20.00-24.00 saatleri arası yaşlılar ücretsiz seyahat edebiliyorlarmış.
Şimdi tüm gün boyunca ücretsiz.
DEVLET FİNANSE ETSİN
Fidansoy, dünyanın her yerinde ücretsiz taşıma olduğunu ancak hükümet tarafından bunun sübvanse edildiğini söylüyor.
Kırgızıstan ve Malta örnekleri de veriyor. Malta’da toplu taşım ihalesine giren şirketlere devlet ücret ödüyormuş, ödenecek bedele göre ihale gerçekleştiriliyormuş.Kırgızıstan’da ise devlet yolcu başına belirli bir miktar ödeme yapıyormuş.
Türkiye’de de aynı sübvansiyonun uygulanmasını istiyor.
Peki bunda yaşlıların suçu ne?

Kanun çıkarıyorsunuz, sonra uygulamaya gelince, “finansman sıkıntısı var, batacağız” böyle gerekçe olmaz.
İnsanları umutlandırdıktan sonra yüzüstü bırakmak, Türkiye gibi yaşlısına saygının gelenek olduğu bir ülkeye hiç yakışmıyor.
Çözümü bulmak kanunu çıkaran ve uygulayanların görevi 

Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...