Hürriyet Bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hürriyet Bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2017 Perşembe

Hürriyet Bursa Ekonomi Zirvesi notları



Bursa Ticaret ve Sanayi Odası dün çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Hürriyet’in düzenlediği Ekonomi Zirvesi’nde ele alınan konular,  Başkan İbrahim Burkay’ın göreve geldikten sonra belirlenen “Bursa Büyürse Türkiye Büyür” sloganı ile örtüşüyordu. 
Bursa ekonomisinin mercek altına alındığı toplantı öncesi BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran’ın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, zirve sponsorlarından Taş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, Bursa OSB ve Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz ve Hürriyet Ekonomi Müdür Yardımcısı Sadi Özdemir’in yaptığı sohbet aslında Bursa’nın Türkiye ekonomisinin nasıl dinamosu olduğunun göstergesiydi.
Taş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı Bursa’nın işsizlik oranının yüzde 7 olduğunu öğrenince şaşırdı.
Başkan Altepe, Bursa’nın aslında nitelikli iş gücüne ihtiyacı olduğunu kentte bulunan 140 bin Suriyeli sayesinde işletmelerin işgücü açığını kapattığını öğrenince şaşkınlığı gizlemeyerek, bunun Türkiye’ye örnek olması gerektiğini söyledi.
Bursa gerçekten bu konuda şanslı şehirlerden biri orta öğretimde meslek okulu oranı yüzde 60’a ulaştı. Ayrıca BTSO ve Büyükşehir Belediyesi mesleki eğitime büyük önem veriyor. Nitelikli eleman konusunda Bursa, diğer kentlere fark atmış durumda. O yüzden de yerli yabancı tüm yatırımcılar nitelikli işgücü için Bursa’yı tercih ediyor.
Zirvedeki panelde de dile getirildi. Sarkozy, Fransa Cumhurbaşkanlığı’nın ilk aylarında Renault Yöneticilerini çağırarak fabrikaların Fransa’da kurulmasını istemiş. Renault yönetimi ise en kaliteli otomobillerin Bursa fabrikasında üretildiğini belirterek buna karşı çıkmış. Altepe konuyu bir adım daha ileri götürerek, dünyada otomobil alacakların Türkiye fabrikalarında üretilenleri tercih etmeye başladığını anlattı.
Bursa, bu dinamiği ve kaliteyi otomobil endüstrisi sayesinde yakaladı. Bugün kalite denince akla Bursa geliyorsa bunda otomotivin payı büyük. Fas’a otomotiv fabrikası kuran yedek parçasını İspanya’dan almak zorunda kalıyor. Oysa Bursa’daki yan sanayi sadece Türkiye’deki fabrikalara değil dünya markalarına satış yapıyor.
Hüseyin Durmaz, Bursa’daki otomotiv sektörünü bir level atlatarak, vagon ve tramvay üretimine geçmiş ilk yerli firma olmanın gururu ile anlatıyor. Davutkadı’nın Dutluk Sokağanda doğan ve Bulgar zulmünden kaçan bir göçmen çocuğuyum. Babam Emirsultan’da yatıyor. Ben de onun yanına gömülmeyi vasiyet ettim. Dünyadan beklentim yok. Tek istediğim Bursa ve Türkiye’nin kalkınmasına katkı vermek.
Durmaz’ın verdiği katkı az buz değil. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışında 900 milyon liralık vagon ihalesini 460 milyon liraya indirerek katkı sağlamış bile.
Şimdi Samsun’dan Afyon’a Antalya’ya kadar hafif raylı sistem vagonları satıyor veya satacak.
Durmaz, Başkan Altepe’ye müjde de veriyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na atanan Vali Yardımcısı ile görüşmüş. Başkan, Samsun’dan bildiği Durmazlar’ı Diyarbakır için göreve çağırmış. İlk etapta 30 vagon isteniyor. Diyarbakır da yıllar sonra raylı sisteme kavuşacak. Üstelik kaynak da yurt dışından sağlanacak. Tıpkı Antalya’nın İslam Kalkınma Bankası’ndan bulduğu gibi… Henüz sonuç yok ama yerli firma olarak çağrılıp görüşülmesi bile önemli.
Durmaz, toplantıya inmek için hazırlananlara son cümlesini söyleyerek, ayağa kalkıyor.  Recep Altepe gibi başkanların sayısı artarsa işte o zaman dünyaya satacak markalarımız olur.
Neden Türkiye’nin kaynağı Çinlilere gitsin. Avrupa’da metro hatları eskidi. Milano’nun metro yenilemesini alsak, bitirmeye bizim ömrümüz yetmez….
Aslında anlatacak çok şey var…. 25 milyar yatırımla gerçekleşecek TEKSOSAB’ın  150 bin kişiye istihdam sağlayıp, 40 milyar dolarlık öngörüsünden, uçak fabrikasına Endüstri 4.0’dan Büyük Marmara projesine kadar…
Bursa özel sektörü küçük desteklerle böylesine büyürken, tıpkı Altepe gibi bakanlar da sanayicinin önünü açsa kim bilir ne Durmazlar çıkar…

BURSA BÜYÜRSE TÜRKİYE BÜYÜR
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası dün çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Hürriyet’in düzenlediği Ekonomi Zirvesi’nde ele alınan konular,  Başkan İbrahim Burkay’ın göreve geldikten sonra belirlenen “Bursa Büyürse Türkiye Büyür” sloganı ile örtüşüyordu.
Bursa ekonomisinin mercek altına alındığı toplantı öncesi BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran’ın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, zirve sponsorlarından Taş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, Bursa OSB ve Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz ve Hürriyet Ekonomi Müdür Yardımcısı Sadi Özdemir’in yaptığı sohbet aslında Bursa’nın Türkiye ekonomisinin nasıl dinamosu olduğunun göstergesiydi.
Taş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı Bursa’nın işsizlik oranının yüzde 7 olduğunu öğrenince şaşırdı.
Başkan Altepe, Bursa’nın aslında nitelikli iş gücüne ihtiyacı olduğunu kentte bulunan 140 bin Suriyeli sayesinde işletmelerin işgücü açığını kapattığını öğrenince şaşkınlığı gizlemeyerek, bunun Türkiye’ye örnek olması gerektiğini söyledi.
Bursa gerçekten bu konuda şanslı şehirlerden biri orta öğretimde meslek okulu oranı yüzde 60’a ulaştı. Ayrıca BTSO ve Büyükşehir Belediyesi mesleki eğitime büyük önem veriyor. Nitelikli eleman konusunda Bursa, diğer kentlere fark atmış durumda. O yüzden de yerli yabancı tüm yatırımcılar nitelikli işgücü için Bursa’yı tercih ediyor.
Zirvedeki panelde de dile getirildi. Sarkozy, Fransa Cumhurbaşkanlığı’nın ilk aylarında Renault Yöneticilerini çağırarak fabrikaların Fransa’da kurulmasını istemiş. Renault yönetimi ise en kaliteli otomobillerin Bursa fabrikasında üretildiğini belirterek buna karşı çıkmış. Altepe konuyu bir adım daha ileri götürerek, dünyada otomobil alacakların Türkiye fabrikalarında üretilenleri tercih etmeye başladığını anlattı.
Bursa, bu dinamiği ve kaliteyi otomobil endüstrisi sayesinde yakaladı. Bugün kalite denince akla Bursa geliyorsa bunda otomotivin payı büyük. Fas’a otomotiv fabrikası kuran yedek parçasını İspanya’dan almak zorunda kalıyor. Oysa Bursa’daki yan sanayi sadece Türkiye’deki fabrikalara değil dünya markalarına satış yapıyor.
Hüseyin Durmaz, Bursa’daki otomotiv sektörünü bir level atlatarak, vagon ve tramvay üretimine geçmiş ilk yerli firma olmanın gururu ile anlatıyor. Davutkadı’nın Dutluk Sokağanda doğan ve Bulgar zulmünden kaçan bir göçmen çocuğuyum. Babam Emirsultan’da yatıyor. Ben de onun yanına gömülmeyi vasiyet ettim. Dünyadan beklentim yok. Tek istediğim Bursa ve Türkiye’nin kalkınmasına katkı vermek.
Durmaz’ın verdiği katkı az buz değil. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışında 900 milyon liralık vagon ihalesini 460 milyon liraya indirerek katkı sağlamış bile.
Şimdi Samsun’dan Afyon’a Antalya’ya kadar hafif raylı sistem vagonları satıyor veya satacak.
Durmaz, Başkan Altepe’ye müjde de veriyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na atanan Vali Yardımcısı ile görüşmüş. Başkan, Samsun’dan bildiği Durmazlar’ı Diyarbakır için göreve çağırmış. İlk etapta 30 vagon isteniyor. Diyarbakır da yıllar sonra raylı sisteme kavuşacak. Üstelik kaynak da yurt dışından sağlanacak. Tıpkı Antalya’nın İslam Kalkınma Bankası’ndan bulduğu gibi… Henüz sonuç yok ama yerli firma olarak çağrılıp görüşülmesi bile önemli.
Durmaz, toplantıya inmek için hazırlananlara son cümlesini söyleyerek, ayağa kalkıyor.  Recep Altepe gibi başkanların sayısı artarsa işte o zaman dünyaya satacak markalarımız olur.
Neden Türkiye’nin kaynağı Çinlilere gitsin. Avrupa’da metro hatları eskidi. Milano’nun metro yenilemesini alsak, bitirmeye bizim ömrümüz yetmez….
Aslında anlatacak çok şey var…. 25 milyar yatırımla gerçekleşecek TEKSOSAB’ın  150 bin kişiye istihdam sağlayıp, 40 milyar dolarlık öngörüsünden, uçak fabrikasına Endüstri 4.0’dan Büyük Marmara projesine kadar…
Bursa özel sektörü küçük desteklerle böylesine büyürken, tıpkı Altepe gibi bakanlar da sanayicinin önünü açsa kim bilir ne Durmazlar çıkar…






7 Eylül 2014 Pazar

BURSA’YI GÖZ GÖRE GÖRE YOK EDİYORUZ













Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak”                                                                                      Kızılderili Atasözü

Avrupa’dan yaşanan göçler nedeniyle Amerika’da çevre katliamları üzerine söylenen bu atasözü yüzyıllar geçmesine rağmen günümüzde de para hırsı yüzünden aynı davranışları sergileyen insanlar için maalesef geçerliliğini koruyor.
Dünyanın belki de en güzel coğrafi ve iklim yapısına sahip yerlerinden biri olan Bursa her geçen gün tükeniyor.
Farkında mıyız? Buna verilecek yanıt maalesef hayır.
Bu iklim ve coğrafya Bursa’ya başka yerlerde üretilmesi imkansız ürünleri de sunuyor. Örnek mi istiyorsunuz.
Gemlik zeytini başka yerde yetişmiyor. Çok deneyen oldu. Orhangazi’deki istasyonlarda üretilen milyonlarca Gemlik tipi zeytin fidanı önce Ege’ye ardından Suriye sınırındaki arazilere kadar ekildi. Sonuç? Üç yıl Gemlik tipi zeytin üreten ağaçlar, dördüncü yıldan sonra başka türlere dönüşüp özelliğini kaybetti.
Siyah incir dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Evet, Siyah İncir, halen sadece ve sadece Bursa’nın belirli köylerinde üretilebiliyor. Avrupa’nın lüks marketlerinde doğal afrodizyak olarak satılıyor.
Gürsü’nun Deveci armudu, ovanın şeftalisi.
Tüm ürünler maalesef vahşi ve geleceği hesaplamadan yapılan kıyımların kurbanı olmak üzere.
Zeytinden başlayalım. Daha yeni yasa tehdidi olmadan zeytinlikler, beton yığınları için birer birer yok ediliyordu. Gemlik, Orhangazi ve Mudanya’da zeytinliklerin yerlerini betonarme siteler aldı bile. Zeytin ağaçlarını kestikten sonra bahçe önüne iki palmiye alın size yeşillik. Hepsi bu. Bugünlerde İstanbul-Bursa-İzmir otoyolu için binlercesi daha kesiliyor. Yoldan geçecek araçların yaratacağı kirlilikte çevresindekileri yok edecek.
Üreticiler iyi para kazandıklarını fark ettiği için siyah incir son yıllarda bir nebze olsun kıymete bindi. Yarın o araziler de değer kazanınca onları da zeytin ağaçlarının akibeti bekliyor.
Gürsu ve Kestel’deki şeftali ve armut bahçelerinin çevresini önce kaçak ardından ruhsatlı organize sanayi bölgeleri kuşattı. Yapılan arıtma tesisleri ise ihtiyacı karşılamaktan uzak. Bir çoğu da ücret ödememek için atıklarını en yakındaki dereye bırakıyor. Olan tabi ki belki de lezzeti ve tadı dünyanın hiçbir yerinde olmayan armut şeftaliye oluyor.
Hürriyet Bursa’nın geleneksel yazarlar toplantısının sonuncusunu Okan Aras’ın daveti üzerine Kestel Kavşağı yakınlarındaki bir bahçede yaptık. Ortak konu çevre kirliliği ve Bursa’nın her yerini saran kokuydu.
Hürriyet Marmara Temsilcisi Burcu Başar, Mudanya yolunu anlatırken, Demet Çoraklı Yıldız, İstanbul güzergahını, Tıp doktoru spor yazarı Prof. Dr. Sinan Çavun da İzmir yolundan örnek veriyordu. Kısacası Bursa’nın dört bir yanı kokuyordu.
Yemek sonunda Yakın Çevre Yolu güzergahına çıktığımızda, tartıştığımız konu, gerçek kokusuyla kendini gösterdi. Otosansit Kavşağı’ndan çevre yoluna girdiğimizde önce yanık lastik kokusu karşıladı. Ardından sanayi atığı olduğu her halinden belli metan, kükürt ve tanımlayamadığım birkaç koku eşliğinde İstanbul yoluna ulaştık. Geçtiğimiz köprülerden akan dere ve çaylar ise simsiyah akmaya devam ediyordu.
Bu güzelim kenti göz göre göre yok ettiğimizin bir kez daha farkına varmanın üzüntüsüyle eve ulaştık.
Yeşil Bursa zaten bitmişti. Şimdi de son kalıntılarını bizler yok ediyoruz.
Kızılderili atasözü ile başladık. Yine atasözü ile bitirelim.
“Doğa, bize dedelerimizden kalan bir miras değil, torunlarımıza bırakacağımız bir emanettir.”







Yatırımcı çıkmayınca Büyükşehir yapacak

  27 Ekim 2021 Çarşamba, 07:56     Bursa'da yerel gündem son aylarda oldukça hareketlendi. Emek-Şehir hastanesi metro hattından T2'y...